iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
26
Nis
2009

Suspected Death Of A Minor (1975)

Giallo kategorilerinde yayınlandı. 5 Yorum Var

Sergio Martino’nun yönetmen koltuğunda oturduğu 1975 yapımı Morte sospetta di una minorenne (Suspected Death of a Minor / Bir Reşitin Şüpheli Ölümü), İtalyan tür sinemasının altın çağında karşımıza çıkan, sınıflandırılması en zor ve en nevi şahsına münhasır yapımlardan biri. Genelde yönetmenlerin belirli formüllere sırtını yasladığı bir dönemde Martino, bu filmle alışılmadık şeyler deniyor. Birçok farklı janrda eserler üretmiş olsa da sinemaseverlerin gönlünde giallolarıyla taht kuran Martino (ki bence kendisini sevmemizin ve sinema tarihine kazımasının en büyük sebebi 1973 yapımı o muazzam I corpi presentano tracce di violenza carnale (Torso) filmidir) bu kez karşımıza çok daha melez bir yapıyla çıkıyor. Klasik bir giallo’dan ziyade, sert bir polisiye aksiyon (poliziottesco) ve beklenmedik bir slapstick komedinin iç içe geçtiği, ilginç bir deneyim.

Filmden konusundan bahsedecek olursak; Dedektifimiz Paolo Germi (Claudio Cassinelli) ile gizemli ve genç Marisa, bir dans salonunda tanışırlar. Ancak bu tanışmanın üzerinden çok geçmeden Germi, genç kızı vahşice öldürülmüş halde bulur. Bu acımasız cinayetin peşine düşen dedektifimiz, kendini çocuk istismarından uyuşturucu trafiğine, oradan da toplumun en üst kademelerindeki yozlaşmış elitlerin karanlık ve entrika dolu dünyasına uzanan bir insan kaçakçılığı ağının tam ortasında bulur. Artık bolca kanın döküleceği, geri dönüşü olmayan bir yola girilmiştir.

Morte sospetta di una minorenne filminde dedektif Paolo Germi elinde silahıyla yakın plan

Yayım tarihi itibariyle film, İtalyan sinemasında gialloların altın çağının sonuna, buna karşılık sokakların hareketlendiği poliziottesco filmlerinin ise yükseliş dönemine denk geliyor. Bu geçiş ruhu filmin genetiğine de yansımış durumda. Yapım, karanlık bir odada güneş gözlüklü, usturalı bir katilin sessizce avına yaklaşıp kadını bıçaklamasıyla tam bir saf giallo gibi açılıyor. Fakat ilk cinayetin ardından hikaye direksiyonu başka bir yöne kırıyor ve bir İtalyan polisiye aksiyonuna evriliyor.

Martino ve usta senarist Ernesto Gastaldi, filmde türler arasında öyle keskin geçişler yapıyorlar ki, bazı sinema severler bu ton değişimlerini rahatsız edici bulsa da, filme muazzam bir dinamizm kattığı kesin. Bir yanda trajik ve kasvetli bir çocuk istismarı hikayesi akarken, diğer yanda ana karakter Germi’nin sürekli kırılan gözlükleri ve kapıları dökülen emektar Citroen otomobiliyle giriştiği absürt takip sahneleri, filme bambaşka bir mizah sosu katıyor. Özellikle lunaparktaki roller coaster üzerindeki silahlı çatışma sahnesi ve sinema çatısındaki o harika kovalamaca, Martino’nun aksiyon yönetimindeki yaratıcılığını ve becerisini kanıtlar nitelikte. Ayrıca Gastaldi’nin senaryoyu kaleme alırken, Massimo Dallamano’nun reşit olmayan kızları merkezine alan o meşhur üçlemesinin ilk halkası La Polizia Chiede Aiuto (1972) filminden tematik olarak ciddi anlamda etkilendiğini de söyleyebiliriz.

Morte sospetta di una minorenne filminden Claudio Cassinelli ve Jenny Tamburi yatak odası sahnesi

Kült filmlerin ve İtalyan istismar sinemasının müdavimleri için bu yapım tam bir resmigeçit niteliğinde. Dedektif Paolo Germi karakterine hayat veren Claudio Cassinelli, güçlü varlığıyla en büyük kozu. Kendisini Flavia the Heretic, Mountain of the Cannibal God ve Lucio Fulci’nin The New Gladiators ile Murder Rock filmlerinden zaten çok iyi tanıyoruz. Ona eşlik eden kadroda ise: Nightmare City ve The Great Alligator gibi filmlerden hatırlayacağımız ve bu filmde kendi sesini kullanan Mel Ferrer, Lucio Fulci klasiği Seven Notes in Black ve The Sinful Nuns of Saint Valentine’da izlediğimiz Jenny Tamburi, deneyimli aktör Massimo Girotti ve ve Suspiria’nın sarışın kurbanı Barbara Magnolfi.

Görüntü yönetmeni Giancarlo Ferrando’nun şık görsel şovu, Luciano Michelini’nin enfes müzikleriyle birleşiyor. Müziklerin, aynı yıl vizyona giren Dario Argento başyapıtı Profondo Rosso’nun meşhur Goblin tınılarını fazlasıyla anımsatması ve sahnelerin gerilim dozunu yukarı taşıdığını söylemek gerek.

Karşımızda saf, katıksız bir giallo bekleyenleri ters köşeye yatıracak, ancak İtalyan istismar sinemasının sunduğu tüm o çılgın, tezat unsurları tek bir potada eritebilen enerjik bir film var. Farklı türlerin iç içe geçtiği, eğlenceli bir yapım izlemek isteyen tüm iyi “kötü film”cilere hararetle önerilir.

Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


5 Yorum

  1. Bill 1 Mayıs 2009 - 07:35

    I just downloaded this a couple weeks ago. Will probably be awhile before I watch it. I have a lot of movies on my hard drive and burned to disk to watch, but I am about to watch some giallo soon I think.

    Bill

    Yanıtla
  2. Tolga Demirtaş 1 Mayıs 2009 - 11:39

    i propose this film but i think director’s other movie “Torso” is better than this movie.

    Yanıtla
  3. Bill 1 Mayıs 2009 - 20:10

    I ave that one as well by Martino and as well as something called the Scorpion’s Tail… I forget. Sometimes I select a theme and watch those films for a while. Such as Hercules films, then Japanese black and white films, then even older comedy (like I did yesterday)… But I watch more movies than I can post about and forget about them later. I actually forget about films I have seen!!!

    I used to hate Italian horror and suspense but have learned to appreciate it more and more.

    Bill

    Yanıtla
  4. Tolga Demirtaş 2 Mayıs 2009 - 05:07

    Bill, i think one day you should select Turkish movies theme. if you want i can advice you some movies.

    Yanıtla
  5. quattromosche 4 Mayıs 2009 - 13:46

    Sergio Martino’nun pek çok giallosunu izledim. Ama halüsainatif Tutti I Colori Del Buio, heyecanlı I Corpi Presentano Tracce Di Violenza Carnale ve sömürünün doruk noktalarından Le Montagna Del Dio Cannibale başucu filmlerim sayılır. Bu filmi ise pek duymadım ama yazı sonunda merak ettim. Yakın zamanda izleyeceğim. Bir de Martino’nun L’Isola Degli Uomini Pesce diye bir filmi var ki daha kanlı olan Amerikan versiyonu yerine orijinal İtalyan versiyonu için meraktan çatlıyorum. Tolga, biraz istek şarkısı gibi olacak ama umarım gelecek program listende vardır. 🙂

    Yanıtla

Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm