iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
America's Deadliest Home Video (1991) filminin perde arkası: Yönetmen Jack Perez, kısıtlı bütçeyle tek planda bir kadının vurulma sahnesini çekmek için ikiz oyuncular kullanıyor.

“Kameranın kayıt tuşu, tetiği çekmekten daha ağır bir suçtur bazen.”

Son zamanlarda üst üste birbirini tekrar eden işlerden, genel olarak film izlemekten fena halde sıkıldığımı fark ettim. Ekrana boş boş bakıp durduğum bir gece, öylesine Cinemageddon’un dehlizlerinde gezinirken bu film dikkatimi çekti. Buluntu (found footage) filmlere karşıda az da olsa ilgim var ama kabul edelim, genel geçer sinema izleyicisi meşhur titrek mide bulandıran kameralı Blair Witch filmini türün miladı olarak kabul eder. Oysa türün gerçek miladı hakkındaki tartışmalara çok takılmadan, 1993 yılında cebinde sadece 7.000 doları olan Jack Perez adlı bir adamın otoyollara düşmesiyle hikayemiz başlamıştı. Ana akım sinemanın ışıltılı setlerinde piksellerin yeni yeni konuşulduğu bir dönemde, Perez, Hi-8 kasetinin hamlığını ve çamur gibi grenli dokusunu bir silah olarak kullanmayı kafasına koymuş.

America's Deadliest Home Video 1991 filminden bir kare: Dougie, Hi-8 kamerasıyla bir karavanın içinde, huzursuz ve ezik bir duruşla sadakatsizliği kaydederken.

Film, karısının sadakatsizliğini kayda alan pısırık (Dougie) karakterinin kamerayı adeta dünyayla arasına bir kalkan gibi koymasıyla açılıyor. (Danny Bonaduce), eski çocuk yıldız olmanın getirdiği havayı ve sönük enerjiyi adamın kambur duruşuna, titreyen nefesine öyle bir yedirmiş ki, ekranda belirdiği an üzerinize bir huzursuzluk çöküyor. Yönetmen kamerayı asla mide bulandıran bir sallantıyla heba etmiyor; bunun yerine uzun, dikizleyici açılarla karavanın içindeki basık havayı solumamızı sağlıyor. Burada asıl mesele, filmin kurgusal röntgencilik üzerinden yarattığı o tuhaf suç ortaklığı. Tesadüfen bir suça tanık olup kaçırıldıktan sonra, çetenin lideri (Clint) karakterinin (Mick Wynhoff) hastalıklı şöhret tutkusu devreye giriyor ve şiddet bir anda performans sanatına dönüşüyor. Adamın kameraya attığı o donuk bakışlar, elindeki ucuz çakmakla oynarken kadrajın dışına taşan iğrenç kahkahaları sinir bozucu. Masadaki o ezik bira kutuları, kameranın merceğine sıçrayan kan, hepsi bu kaosun bilinçli birer parçası.

Perez’in sırf bir kadının yüzünden vurulma sahnesini kesmeden, tek planda çekebilmek için ikiz oyuncular kullanması tek kelimeyle bütçesizliğin getirdiği muazzam bir yaratıcılık. Filmin ikinci yarısının ortalarında, karavanın içinde sıkışıp kalınan diyalog sekansları tempoyu fena halde düşürüyor. Diyalogların gereksiz uzatılması filmin en büyük falsosu. Finalde, rakip video ekibiyle yaşanan çatışma sekansı, ironi dozunu tam ayarlayamasa da filme değişik bir mizah katıyor.

America's Deadliest Home Video 1991 filminden bir kare

Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm