iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
Kadın Kadına Karşı 1978 filminden firari mahkûmların rehineyi silahla tehdit ettiği sahne

Orijinal adı Firariler anlamına gelen İtalyan “seks ve şiddet” filmi Le evase (1978), dışsatımlar için İngilizce adı önceden Women Against Women (Kadınlar Kadınlara Karşı) olarak belirlenmiş olsa da ABD’de 1984’te vizyona girdiğinde kadınlar hapishanesi filmlerinin gördüğü ilgiden nasiplenmek amacıyla dağıtımcılar filme kısmen yanıltıcı biçimde Escape from Womens Prison (Kadınlar Hapishanesinden Firar) adını vermişlerdi. Kadınlar hapishanesinin başlığa taşınması sanki filmin ana gövdesi bir kadınlar hapishanesinden firar olayının gerçekleşmesini konu alacak ve dolayısıyla filmin önemli bölümü kadınlar hapishanesinde geçecek izlenimi yaratıyordu. Oysa söz konusu filmde bir hapishanenin içinde geçen hiçbir sahne yok, firar olayı da filmin en başlarında dört kadının bir ip sarkan bir duvar dibinden koşarak uzaklaşmalarıyla perdeye geliyor yalnızca! İçlerinden biri devrimci bir militan, diğerleri adi suçlular olan bu dört firarinin bir grup kadın sporcuyu, şoförleri ve antrenörleriyle beraber, kaçırıp bir villada rehin tutmasını izliyoruz filmin geri kalanında.

Türkiye’de zamanında video kaset mecrasında Kadın Kadına Karşı adıyla Türkçe seslendirmeli olarak piyasaya sürülmüş olan filmin yönetmeni, sinema kariyeri aslen oyunculuk üzerinden olan ve yönetmen koltuğuna oturduğu bu yegâne filmde yönetmen bahsinde “Conrad Brueghel” mahlasını kullanan Giovanni Brusatori.  Militan Monica’yı canlandırarak başrolde yer alan Lilli Carrati ise 1970’lerdeki İtalyan erotik filmleri furyasının pek öne çıkamamış ikincil yıldızlarından; Carrati daha sonra 1980’lerin ortalarında emektar Joe D’Amato’nun bir dizi erotik filminde kısa süreli bir ikinci bahar yaşayacaktı.

Le evase (Kadın Kadına Karşı) filminde kadınlar arası şiddet ve gerilim sahnesi

Kadın Kadına Karşı’da soyunma, banyo ve benzeri vesilelerle seyircilerin röntgenci hazlarına hitap eden kadın çıplaklığı mizansenlerinin ekrana gelmesinin yanı sıra bir dizi tecavüz ya da tecavüz girişimi sahnesi de ekrana geliyor. Bu tecavüz sahnelerinin yalnızca biri bir erkeğin bir kadına tecavüzüne ilişkin, çoğu ise kadın-kadına mizansenler. Bunlardan birinde firari kadın mahkûmlardan birinin gözüne kestirdiği genç kadın sporcuya “aptal olma, çok zevk alacaksın, gelecek sefere yapmam için sen yalvaracaksın” demesi tecavüzü sözüm ona rasyonelleştirilmeye dönük erkek-egemen söylemleri tekinsizce çağrıştırıyor. Öte yandan firari kadınlardan birinin erkek bir rehineyi- sporcuların şoförünü- “dört yıldır bunu bekliyordum, seninle beraber çok eğleneceğiz” diyerek kendisiyle sevişmeye zorlaması ve film boyunca onu adeta “seks kölesi” gibi elinin altında bulundurması istismar sinemasında dahi seyrek rastlanan bir motif.

Kadın Kadına Karşı’yı diğer istismar filmlerinden ayrıksı bir konuma getiren esas unsur ise baş karakterin devrimci bir militan olması. 1970’li (ve 1980’li) yıllar İtalya’nın toplumsal-siyasal tarihinde siyasal şiddet olaylarının ön plana çıktığı bir dönemdi ve şiddet eylemlerinin taraflarından biri de muhtelif devrimci sol gruplardı. Kadın Kadına Karşı’da Monica, adı verilmemekle birlikte böyle bir silahlı örgütün militanı, hapishaneden firar eylemini de o organize etmiş, diğer üç kadın mahpus onunla beraber firar etmişler. Film boyunca Monica adi suçlardan hapse girmiş diğer firari kadınlara oranla daha aklı başında, soğukkanlı ve marazları olmayan bir kişilik olarak canlandırılıyor; hatta filmin ikinci yarısında kaldıkları villa polis tarafından kuşatılınca Monica nasıl olsa ileride tekrar firar etme şansları olabilir diye teslim olma yanlısı bir tutum sergiliyor ve diğer firarilerle ters düşüyor.

Filmin Escape from Womens Prison adı verilmiş 1984 tarihli Amerikan sürümü, İtalyan -ve Türkçe Kadın Kadına Karşı video sürümünün kaynaklandığı asıl dışsatım- versiyonundan yaklaşık 10 dakika daha kısa. Fakat burada seks ya da şiddet sekanslarının makaslanması değil, herhalde filmin temposunu artırmak amacıyla olsa gerek, muhtelif sahnelerden “gereksiz” addedilen kısa sekansların ayıklanması söz konusu.

Kadın Kadına Karşı (Le evase, 1978) filminde Lilli Carrati firari militan Monica rolünde

Ancak bir sahnedeki ayıklama işleminin üzerinden durmaya değer. Filmin ortalarına doğru rehinelerden bazıları kaçmayı deneyip yakalandıklarında Monica rehineleri sorguya çekerken siyahi bir rehine bu kaçma denemesinin hangi rehinenin başının altından çıktığını Monica’ya ifşa ediyor ve “ben de her zaman senin gibi düşünmüştüm ve bir örgüte üye olmak istemiştim; gerçekten fikirlerimiz çok uyuşuyor, ben de her zaman sizin gibi bir şeyleri değiştirmek istedim” diyor! Monica bu beklenmedik beyan karşısında elindeki silahı siyahi genç kadına verip diğer rehineyi öldürmesini istiyor: “Politik fikirlerimiz aynı demiştin, ispat et, vur onu!” Siyahi sporcu, arkadaşını tabii ki öldüremiyor. Söz konusu rehineyi Monica’nın da öldürmemesinden onun amacının diğer kadını caydırmak olduğu anlaşılıyor. Bu sahnede siyahi sporcunun Monica’ya onun tarafını tuttuğunu beyan ettiği replikler filmin Amerikan sürümünde makaslanmış! İşin tuhafı, siyahi genç, arkadaşını öldüremeyince Monica’nın “hani aynı görüşteydik?” demesi ayıklanmamış ve bu sahne oldukça anlamsız bir hal almış…

Kadın Kadına Karşı İtalyan popüler sineması içinde ilginç bir ürün. Ağırlıklı olarak kadın çıplaklığına dayalı bir istismar filmi. Öte yandan, siyasi görüşlerin beyan edildiği kimi repliklerdeki çiğlikler bir yana, yalnızca Monica’nın “gözünü kan bürümüş terörist” şablonundan fersah fersah farklı temsili açısından değil polisin yargısız infazcılığının teşhiri açısından da siyasi açıdan ilerici bir niyet de kendini hissettiriyor.

Kaya Özkaracalar

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm