iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
Sira Sende Yosmam filmi seri cinayet sahnesi yesilcam giallo

Yeşilçam yapımı az sayıdaki seri cinayet filmlerinin, Yunanistan merkezli Onar Films tarafından 2000’lerin ilk on yılında dvd’lerinin çıkarılmış olmalarının da katkısıyla en tanınmışları olarak Kadın Düşmanı (1967) ve Aşka Susayanlar: Seks ve Cinayet (1972) sayılabilir (*). Bu minvaldeki nispeten az bilinen bir Yeşilçam filmi ise artık daha çok Dünyayı Kurtaran Adam’ın (1982) yönetmeni olarak tanınan Çetin İnanç’ın yönettiği Sıra Sende Yosmam (1975). Aşka Susayanlar: Seks ve Cinayet (1972) giallo olarak anılan İtalyan yapımı stilize cinayet filmlerinin başyapıtlarından Lo strano vizio della signora Wardh’ın (1971) yeniden çevrimiydi. Sıra Sende Yosmam da giallo filmlerinin siyah deri eldivenli katil gibi görsel unsurlarını içermek başta olmak üzere giallo filmlerinden etkilenmiş, onlara öykünen ama giallo esinlenmesi unsurların son tahlilde “vurdulu kırdılı” aksiyon filmleri konvansiyonları içine yedirildiği bir çalışma.

Sıra Sende Yosmam’ın senaryo aşamasındaki ilk adı Kaatil Üçün Biri’ymiş ancak o dönemde filmlerin senaryolarını da önceden denetlemekle yetkili sansür kurulu bu adı, argo çağrışımlarından dolayı olsa gerek, reddetmiş ve senaryonun başlığı Sıra Sende Yosma olarak değiştirilmiş; film çekildiğinde ise ismi Sıra Sende Yosmam olacaktı. İşin ilginci Yeşilçam’da 1971’de Sıra Sende Yosmam adlı bir başka film daha çevrilmiş. 1975 yapımı filme dört yıl öncesinden bir filmin adının verilmesinin sebebi yeni filmin sansürden geçememesi olasılığına karşı aynı adlı diğer filmin sansür izin belgesiyle vizyona sunulabilmesi olanağını cepte hazır tutma isteği olabilir; 1970’lerde bazı Yeşilçam filmleri bu yöntemle sansürü baypas ederek vizyona girmişti. Öte yandan “Sıra Sende Yosmam” ibaresinin muhtemel esin kaynağı ise Jean-Luc Godard’ın Alphaville’i (1965) dahil çok sayıda filmle beyazperdelerde de görünmüş olan Lemmy Caution adlı FBI ajanı kahramanın serüvenlerini içeren popüler ucuz roman serisinin bir kitabına Türkiye’de verilmiş olan Sıra Sende, Yosma! başlığı. Bu arada Sıra Sende Yosmam’ın senaristi olarak tüm kaynaklarda filmin başrol oyuncusu Tamer Yiğit’in adı geçiyor ki bu künye verisinin menşei Agah Özgüç’ün hazırladığı bir film dizinindeki künye. Ancak sansür kurulu kayıtlarına göre sansüre sunulan senaryoda doğrudan Çetin İnanç’ın adı yer alıyor, filmin jeneriğinde ise senaristin adına yer verilmemiş!

Sıra Sende Yosmam (1975) izbe bir sokakta sokak sakinlerinin bir gazeteden polisin bir katilin izini kaybettiğine dair bir haberi okumasıyla açılıyor. Daha sonra Yeşilçam filmlerine aşinalığı bu filmlerin televizyonlarda gösterilen sansürlü sürümlerinden ibaret olanların ağzını hayretten açık bırakacak bir mizansenle gözlerinden ve göğsünden kanlar sızan yarı-çıplak (üstsüz) bir kadının yüzü görünmeyen bıçaklı bir saldırgan karşısında dehşet içinde çırpınışını izliyoruz ki böylesi bir görüntü İtalyan ya da Amerikan seks ve şiddet filmlerinde dahi çok sık rastlanmayacak çarpıcılıkta. Bu saldırı ve çırpınma sahnesi esnasında kırmızı ışık altında balık gözü çekimle kimliği anlaşılamayacak şekilde çarpıtılmış bir yüz görüntüsü de zaman zaman perdeye geliyor. Derken yarı-çıplak kadın pencereden aşağı atılıyor ve karşı pencerede bir başka kadın diğer kadının dışarı atıldığı pencerede maskeli bir adam görerek polise telefon ediyor ve akabinde filmin jeneriği başlıyor.

Tamer Yiğit’in Dirty Harry tarzındaki sert bir polisi canlandırdığı Sıra Sende Yosmam’ın jeneriğinde daha sonraki yıllarda porno filmler yönetecek iki isim geçiyor: prodüksiyon amiri Semih Servidal ve reji asistanı Engin Temizer. Sıra Sende Yosmam’ın çekildiği 1975 yılı Yeşilçam’da “seks filmlerinin” özellikle “seks komedileri” üzerinden patlama yaptığı yıldır (her ne kadar “seks filmlerinin” gişe başarısı bu filmlerin hem muarızları hem de sevenleri tarafından bir hayli abartılıyor olsa da; örneğin Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı’nın gişe hasılatı aynı yıl vizyona girip tüm zamanların en çok hasılat getiren erotik filmi olan Civciv Çıkacak Kuş Çıkacak’ın neredeyse iki misliydi) ve birkaç yıl öncesinden zaten tarihsel kahramanlık filmleri ile bazı “fantastik” filmlerde usulca boy göstermeye başlamış olan çıplaklık, daha doğrusu kadın çıplaklığı ve softcore seks sahneleri 1970’lerin ortalarına geldiğimizde neredeyse B-tipi tüm “avantür” filmlerin, bu arada “vurdulu-kırdılı” filmlerin de olmazsa olmazı olmuştu. Sıra Senden Yosman’ın ayırt edici özelliği ise kadın çıplaklığının cinayetler bağlamında da perdeye gelmesi; yukarıda andığım açılış sahnesinin yanı sıra filmin ilerleyen bölümlerinde kanlar içinde birden fazla çırılçıplak kadın cesedi perdeye geliyor. Filmin istismar sineması yönelimindeki bir diğer mizanseni ise üstsüz iki genç kadının üzerinde dans ettiği bir masa etrafında dans eden gençler arasında elden ele uyuşturucu dolaştırılan bir parti sahnesi ki bu sahnede Baykal Kent de gençler arasında görülüyor!

Bu arada Sıra Sende Yosmam’da 1970’ler Türkiyesinin bugün unutulmuş bazı alameti farikalarının temsilleri filmi o açılardan ilginç bir tarihsel rezervuar niteliğine de büründürüyor. Yabancı sigara ithalatının yasak ve kaçak getirilen yabancı sigaraların da çok pahalı olduğu o yıllarda kazananın kaçak yabancı sigara kazandığı tombalacıların bir örneği filmin ilk sahnesinde görünüyor. Filmin ortalarında bir “beyaz” satıcısının “Tekel’de mal biter, bizde bitmez” deyişi ise ülkedeki yokluklara muzip bir nazire niteliği taşıyor.

Sıra Sende Yosmam’da olay örgüsünün bir damarı Tamer Yiğit’in canlandırdığı komiser İsmet’in katil zanlısı olduğundan şüphelendiği Cahit adlı bir gencin, babası Cevahir Bey tarafından korunmasına dair. Cahit Bey’in grevci işçilerin elebaşını öldürten bir patron olarak sunulması Sıra Sende Yosmam’a toplumsal-eleştirel bir doz nakşedermiş gibi görünse de İsmet’in Cahit’i gözaltındayken döverek konuşturmaya çalışması, Cahit’i yara bere içinde gören avukatına alaycı bir ifadeyle “yakalandığı zaman merdivenden düşmüş” denilmesi ve bunların izleyiciye normal, komik şeylermiş gibi sunulması filmin poliste kötü muameleyi normalize eden sevimsiz bir yönü.

Cevahir Bey İsmet’in amirini devreye sokup Cahit’i gözaltından kurtarıyor, hala inatla Cahit’in peşini bırakmayan İsmet’i adamlarına dövdürtüyor. Sansür kurulu Türk polisinin itibarına toz kondurmama kaygısıyla, İsmet’in Cevahir’in adamları tarafından dövülme sahnesinin ve emniyet amirinin “suçlularla berabermiş hissini veren” bir diyalogun çıkarılmasını şart koşmuş! Seks sahnelerine, çıplaklık içeren diğer sahnelere, bu arada esrar partisi sahnesine sansür kurulundan itiraz gelmemiş olması ise filmin o dönemde sansürü aldatmak için çok sık başvurulan bir yöntemle, sansür kurulunun kabul etmeyeceğine peşinen kesin gözüyle bakılan bu sahnelerden geçici olarak arındırılmış ‘nezih’ bir kurgusunun sansüre sunulmuş olduğunun göstergesi…

(*) Kadın Düşmanı (1967) hakkında bkz.: https://iyikotufilm.com/kadin-dusmani-1967/ ve Aşka Susayanlar: Seks ve Cinayet (1972) hakkında bkz.: https://iyikotufilm.com/aska-susayanlar-seks-ve-cinayet-1972/

Kaya ÖZKARACALAR

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


1 Yorum

  1. Tamer Yiğit 28 Şubat 2026 - 12:42

    Gelen esrarengiz telefonlar , ısrarla çalan kapı zili, kapı deliğinden zoom ve gerilim. Çetin İnanç tadında bir yönetim ve Muzaffer Turan’ın çeşitli açılar kullandığı kamerası ile o dönemin keyif veren filmlerinden.

    Yanıtla

Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm