iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
13
Mar
2026

Rabid Grannies (1988)

B-Film Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı. Yorum Yok

Belçika sinemasının bağımsız yapımlarından biri olan 1988 yapımı Rabid Grannies (orijinal Fransızca adıyla Les Mémés Cannibales), B-tipi korku sineması ile kara mizahı harmanlayan son derece ilginç ve kült bir korku filmi. Yönetmenliğini Emmanuel Kervyn’in üstlendiği bu yapım, ilk bakışta sıradan bir aile içi gerilim veya korku filmi gibi görünse de barındırdığı aşırı kanlı sahneler, absürt komedi unsurları ve ilginç yapım süreciyle türünün meraklıları için izlemesi keyifli bir yapım.

Film, yaşlı ve son derece zengin iki kız kardeş olan Victoria (Ann Marie Fox) ve Elizabeth (Danielle Daven) Remington’ın, devasa ve ürkütücü malikanelerinde ortak doğum günlerini kutlamak için aile üyelerini bir araya getirmesiyle başlar. Partiye katılan akrabaların neredeyse tamamı, yaşlı teyzelerin mirasında kendilerine cömert bir yer bulabilmek umuduyla onların gözüne girmeye çalışan ikiyüzlü, açgözlü ve son derece itici karakterlerden oluşur. Bu misafirler arasında silah tüccarı, çocuklardan nefret eden bir rahip, zampara bir adam, gösterişli bir iş kadını ve paspal bir iş adamı ile onun genç eşi gibi, korku sineması kurbanları olmak için ideal stereotipler yer almaktadır. Akrabalar teyzelere karşı şirin gözükmeye çalışsalar da kendi aralarında maskelerini düşürüp gerçek niyetlerini belli ederler.

Ancak bu sıradan miras kapışması, ailenin dışlanmış, şeytana tapan yeğeni Christopher’dan gelen görünüşte masum bir hediye kutusunun açılmasıyla cehenneme döner. Kutudan yayılan şeytani bir sis, iki yaşlı teyzeyi cehennemden gelmiş, kana susamış ve pençeli şeytanlara dönüştürür. Bu noktadan itibaren film, misafirlerin malikanenin içinde kapana kısıldığı ve yaşlarına veya ahlaki erdemlerine bakılmaksızın şeytani teyzeler tarafından avlandığı kanlı bir hayatta kalma mücadelesine evrilir.

Temalar ve Sinematik Etkilenmeler

“Rabid Grannies”, Agatha Christie’nin ünlü kapalı oda cinayet gizemlerini andıran bir şablona sahip olsa da bunu güçlü doğaüstü öğelerle birleştirir. Teyzelerin misafirleri öldürme biçimleri sıradan bir vahşetin ötesinde, her bir karakterin ahlaki kusurunu cezalandıran bir tema taşır; örneğin, silah tüccarı ya da ikiyüzlü rahip kendi günahlarıyla yüzleşmek zorunda kalır. Rahibin teyzeler tarafından köşeye sıkıştırıldığı sahnede, şeytani yaratıklar ona kurnazca bir teklif sunar: Ya elindeki makineli tüfekle intihar edip cehenneme gidecektir ya da ruhunu kurtarmak adına şeytanların kendisine yapacağı akıl almaz işkencelere katlanacaktır.

Eser, Lamberto Bava’nın kapalı alanda geçen şeytani istila filmi Demons ile Sam Raimi’nin The Evil Dead serisinin aşırı kanlı, absürt komedi tarzından derin izler taşımaktadır. Aynı zamanda, yıllar sonra Peter Jackson’ın Braindead filmiyle popülerleştireceği türden cıvık vahşet dolu ve grotesk slapstick komedinin de öncüsü gibidir.

Arka Plan, Prodüksiyon ve Özel Efektler

Filmin yapım öyküsü en az konusu kadar enteresandır. Eski bir Belçika karate şampiyonu olan yönetmen Emmanuel Kervyn, projeye ilk olarak bir aksiyon filmi niyetiyle başlamış fakat bütçe yetersizliği sebebiyle elindeki projeyi bir korku filmine çevirmiştir. Aksiyon sahnelerinde uzman olan Kervyn’in kanlı korku efektleri hakkında hiçbir tecrübesi yoktu ve Belçika’da bu tarz efektleri yapabilecek yetkinlikte bir ekip de bulunmuyordu. Çözüm, Mad Movies dergisi aracılığıyla ulaşılan Fransız kardeşler Sébastien ve Bertrand Fernandez’i projeye dahil etmekte bulundu. Fernandez kardeşler, düşük bütçe ve amatör prodüksiyon şartlarına rağmen yaratıcı kopan uzuvlar, mutasyonlar ve kanlı sahnelerde harikalar yaratarak Paris Fantastik Film Festivali’nde özel efektler dalında ödül kazanmayı başardılar. Teyzelerin uzun pençeli şeytanlara dönüşüm sürecindeki efektleri ve makyajları, ucuz film hissiyatına rağmen dönemi için oldukça başarılıdır.

Kurgu, Sansür Karmaşası ve Dublaj

Yapımın izleyiciyle buluşma süreci, ağır sansür ve farklı versiyonların yarattığı karmaşalar yüzünden tam bir kaosa dönüşmüştür. Filmin dağıtım haklarını alan ve normalde şiddet içeren B-filmleriyle tanınan Troma stüdyosu, oldukça şaşırtıcı bir biçimde filmin en kanlı sahnelerini  keserek sansürlü bir versiyonunu piyasaya sürmüştür. Bu sansür müdahaleleri, filmin yıllarca atlamalı sahnelerle dolu, eksik ve kopuk kurgularla seyredilmesine yol açmıştır. Orijinal uzunluğunun 88-89 dakika dolaylarında olmasına rağmen, film 66 dakika olarak piyasaya sürülmüş.

Şanslıyız ki, film nihayet 2023 yılında Vinegar Syndrome şirketi tarafından 35mm orijinal negatiflerinden 4K olarak taranıp onarılmış ve hiçbir vahşet sahnesinin eksik olmadığı, 95 dakikalık en uzun “uncut” versiyonuyla Blu-ray formatında izleyiciyle buluşmuştur. Filmle ilgili bir diğer teknik handikap ise filmin sonradan eklenen İngilizce dublajıdır.

Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm