iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
Necla Fide olgunluk dönemi sinema ve televizyon dizisi oyunculuğu

Asıl adı Nejla Ural olan Necla Fide, 2 Şubat 1958 İstanbul doğumlu. Bugün genç kuşak onu daha çok Kıvılcım Ural’ın annesi olarak tanıyor olabilir ama o, Türk sinemasının geçirdiği en çalkantılı dönemlerin bizzat içinden geçmiş, bir karakter oyuncusu.

Eski bir manken, bir dönem reklamların aranan yüzü… Necla Fide’nin sinema yolculuğu, kısıtlı imkânlarla, derme çatma setlerde çekilen B-tipi avantürlerden, 70’lerin meşhur erotik furyasından başlıyor ve günümüzün prime kuşağı televizyon dizilerine kadar uzanıyor.

İlk adımlar ve erotik furyaya giriş

Genelde Necla Fide’nin sinemaya doğrudan erotik filmlerle başladığı sanılır ama bu doğru değil. İlk kamerayla tanışması 1973’te Gecelerin Hakimi filmiyle oluyor. Asıl dikkat çekmesi ise Çetin İnanç’ın kendine has temposuyla yönettiği 1974 yapımı İntikam filmiyle. Gülten Ceylan ve Melek Görgün gibi dönemin popüler isimleriyle kamera karşısına geçince “seks sembolü” etiketi bir şekilde yapışıyor üzerine.

1975’e gelindiğinde sinema sektörü derin bir krizin içindeydi; salonları ayakta tutan neredeyse tek şey erotik komedilerdi. Fide de bu akıntıya kapıldı. Ali Poyrazoğlu, Arzu Okay, Aydemir Akbaş gibi isimlerle çektiği Beş Atış Yirmi Beş filmiyle birlikte yer aldığı projelerdeki erotizm dozu belirgin biçimde arttı.

Yeşilçam karakter oyuncusu Necla Fide portresi

Gerilim, avantür ve kült işler

Necla Fide’nin 70’lerdeki kariyerini yalnızca erotik komedilere indirgemek haksızlık olur. Dönemin popüler olduğu neredeyse her türde boy gösterdi. Behçet Nacar’la oynadığı Kadı Han filminde, kendine özgü dişlek ağız yapısıyla çizdiği Bizanslı kadın portresi dönemin alışılmış güzellik kalıplarının çok dışında bir ilgi topladı. Yine Çetin İnanç imzalı Eden Bulur adlı gangster filminde ise çıplaklık neredeyse sıfır, tamamen aksiyona odaklanmış bir avantür söz konusu. Fide’nin her role uyum sağlayabilen çok yönlü bir oyuncu olduğunun kanıtı.

1978 yılı filmografisinin en çeşitli dönemi. Savaş Eşici’nin yazdığı ve yönettiği Sapık: Ölüm Dönemeci adlı psikolojik gerilim, kariyerinin en karanlık işi. Aynı yıl erotik-bilimkurgu hibriti Astronot Fehmi’de seksi sekreteri canlandırıyor; filmde verdiği etek altı frikiklerle hala hafızalardaki yerini koruyor. 1979’da Gizli İlişkiler ile “softcore” sınırları zorlayıp hemen ardından Aşk Körfezi ile bu defteri kapatıyor.

Bir erkeklik anatomisi: “Yengen” filmi

Ülkü Erakalın’ın yönettiği 1978 yapımı Yengen, sosyolojik açıdan ayrıca incelemeye değer bir film. Bugün sosyal medyada dolaşan o meşhur diyaloglar tam da bu filmden çıkma. Bülent Kayabaş, Kazım Kartal ve Necla Fide’nin paylaştığı başroller, Türk sinemasında bu diyaloglarla erkek egemen zihniyetin perdeye yansıdığı en çarpıcı örneklerden birini oluşturuyor.

Konu tam bir kara komedi: Hapishanede bunalıma girmiş bir mahkum (Bülent Kayabaş), miras davası nedeniyle formalite evliliği yapmak isteyen bir kadına (Necla Fide) kur yapmaya çalışıyor. Sadettin Erbil’in seslendirmesiyle Kayabaş’ın ağzından dökülen replikler, toplumun kadına bakışını gözler önüne seriyor:

“Madem ki karım olacaksın son dileğim seninle bir yere yatmak…”

“Evet çıldırdım.. kadınsızlıktan… 31 çekmekten çıldırdım…”

“…böbürlenme seni değil bi dişiyi istiyorum… Bir dişiyi istiyorum isterse bir köpek olsun…”

Necla Fide Dünyayı Kurtaran Adam filminde Kraliçe rolünde

80’ler ve “Turkish Star Wars”

80’lere girilip erotik furya bıçak gibi kesilince Necla Fide sinemaya Üç Kardeştiler (1981) filmiyle döndü. Eski başroller ve vamp kadın havaları geride kalmıştı; artık daha çok arabesk filmlerde ya da irili ufaklı yardımcı karakter rollerinde karşımıza çıkıyordu.

Ama onu dünya fantastik sinema literatürüne sokan, yabancı sinefillerin ezbere bilmesini sağlayan asıl olay 1982’de yaşandı. Uluslar arası piyasada “Turkish Star Wars” olarak bilinen Dünyayı Kurtaran Adam filminde “Kraliçe” rolünü üstlendi. Cüneyt Arkın’ın başrolündeki bu yapım sayesinde Necla Fide, farkında olmadan uluslararası bir kült figüre dönüştü.

Sessizlik ve setlere dönüş

İftira, Ölüm Savaşçısı, Gülçiçek gibi onlarca filmde oynayan Fide, 1987 yapımı Füze Nuri’den sonra kamera önünden uzaklaştı. Sektörün içine girdiği kriz, arabesk ve avantür sinemasının tükenmesiyle birlikte tam 20 küsur yıl setlerden uzak kaldı. Sinema bu süreçte kabuk değiştirdi, dijitalleşti, bambaşka bir yapıya büründü.

2008 yılı sessizliğin sonu oldu. Kadir İnanır’ın Son Cellat filmindeki Fitnat rolüyle uzun aranın ardından yeniden kamera karşısına geçti. Aynı yıl Çağan Irmak’ın gişe rekorları kıran Issız Adam filminde “Şeyma” karakteriyle sinemaseverlerin önüne çıktı.

Günümüzde onu daha çok televizyon ekranlarında izliyoruz. Geçmişin cesur sahneleriyle anılan oyuncu yerini, olgun bir karakter oyuncusuna bıraktı. Bir dönemin “Kraliçesi”, bugün ekranların aranan tanıdık yüzü olarak yoluna devam ediyor — ve iyi ki ediyor.

Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm