iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
30
Kas
2025

Exposé (1976)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı. Yorum Yok
Expose (1975) filminden Fiona Richmond’un yer aldığı gerilim sahnesi

70’lerin ortasına gelindiğinde İngiliz korku sineması büyük bir değişim içindeydi. Straw Dogs (1971), A Clockwork Orange (1971), Last Tango In Paris (1972) ve hatta Confessions of a Window Cleaner (1974) gibi filmlerin yarattığı devasa ticari ve kültürel etki, perdedeki cinselliği ana akım sinemanın olağan bir parçası haline getirmişti. Bu durum, korku filmlerinde sıkça başvurulan o “anlık” çıplaklığın şok edici etkisini de büyük ölçüde öldürmüştü.

Vampyres (1974) ve Satan’s Slave (1975) gibi yapımların öncülük ettiği yeni dalga İngiliz korku sineması ise artık daha cüretkar bir cinsellik sunuyordu. Haliyle bu durum, daha sıkı denetim isteyen ahlakçı baskı gruplarının baskısı altındaki İngiliz Film Sansür Kurulu (BBFC) ile yapımcıları karşı karşıya getirdi. O dönem çok az İngiliz filmi gerçekten tartışmalı kabul edilse de içlerinden bir tanesi, BBFC’nin en nefret ettiği iki unsuru —seks ve şiddeti— öyle bir harmanlamıştı ki; film önce ağır kesintilere uğradı, seksenlerin başındaki video patlaması sırasında ise tamamen yasaklandı. O film Expose idi.

Belgeselcilikten “İstismar” Sinemasına

James Kenelm Clarke, büyümekte olan İngiliz istismar sinemasıyla ilk temas ettiğinde aslında oldukça saygın bir belgesel yapımcısıydı. 1960 yılında bağımsız bir şirket olan Anglia’da araştırmacı olarak televizyon endüstrisine giren Clarke, yedi yıl sonra BBC’ye geçti. Burada, araştırmacı belgesel dizisi Man Alive‘ın bölümlerini yöneterek büyük övgü topladı.

Clarke, bu sürecin softcore seks filmleri yönetmeye olan ilgisini nasıl tetiklediğini ise şöyle açıklıyor: “Exploitation adında 50 dakikalık bir Man Alive bölümü hazırladım. Muhabirim John Pittman’dı; oldukça ilginç ve ufuk açıcı bir bölümdü. Bu işe giriştim çünkü seks filmi sektörü hakkında daha fazlasını öğrenmek, içeride neler döndüğünü keşfetmek niyetindeydim. Ve bunu yetkin bir şekilde yapabilmenin tek yolu, konu hakkında bir belgesel çekmekti.”

David McGillivray’in de yer aldığı bu program, Kenelm Clarke’ı sektöre bizzat girmesi konusunda cesaretlendirdi. Kısa süre önce Vampyres ile bağımsız yapımcılığa adım atan arkadaşı Brian Smedley-Aston ile yaptığı bir görüşme ise ortaklığın temelini attı. Clarke, arkadaşını Expose filmini çekecekleri “Norfolk International Films” şirketinin yönetim kuruluna davet etti.

Expose 1975 filminden karakterler arası gerilim ve yakınlık içeren bir sahne

Miras Kalan Evden Doğan Senaryo

James Kenelm Clarke, senaryonun çıkış noktasını ise şöyle açıklıyor: “Fikir tamamen mekandan doğdu. Elimde bir mekan vardı ve filmi oraya uydurmam gerekiyordu. Essex’te, vaftiz babama ait olan ve ‘Gibb’ adını taşıyan bir evim vardı; Chelmsford ile Malden arasında kalıyordu. Ben de bu mülkle yapılacak en iyi şeyin, onu bir film seti olarak kullanmak olduğunu düşündüm.”

Kenelm Clarke’ın The House On Straw Hill adını verdiği senaryosu; Straw Dogs ve I Spit On Your Grave benzeri temaları, tek bir mekana sıkışmış üç karakterli, Hitchcockvari bir gerilim örgüsünde harmanlıyordu.

Hikaye, ilk kitabı Deadly Silence ile büyük başarı kazanan ancak devam kitabında yazar tıkanıklığı yaşayan Paul Martin’i merkeze alıyor. Kanlı halüsinasyonlarla boğuşan ve bir yandan da mesafeli ama şehvet düşkünü sevgilisi Suzanne tarafından darlanan Paul, menajerinin tavsiyesine uyarak bir sekreter tutar. Sekreter Linda gelmeden hemen önce Suzanne, kaprisli bir tavırla evi terk eder.

Paul, Linda’yı istasyondan almaya gittiğinde, saldırgan iki gencin tacizine uğrarlar; Paul bu durumu pek de inandırıcı görünmeyen bir karate numarasıyla halleder. Eve dönüp çalışmaya başladıklarında ise işler garipleşir. Aralarındaki bariz kimyaya rağmen Linda, Paul’un yakınlaşma çabalarını reddeder ve kendi cinsel hayal kırıklıklarını gidermek üzere üst kata çekilir.

Linda tarlalarda yürüyüşe çıktığında, istasyonda kendisine bulaşan o iki serserinin saldırısına uğrar. Biri ona pompalı tüfek doğrultmuşken diğeri tecavüz eder. Ancak Linda saldırıdan zevk alıyormuş gibi yaparak onları gafil avladığında rüzgar tersine döner; gençleri kendi silahlarıyla oracıkta vurup öldürür.

Bu sırada evde Linda’nın eşyalarını karıştıran Paul, kendi kitabının bir kopyasını bulur: Linda’nın yeni işiyle ilgili yaptığı araştırma biraz fazla saplantılı görünmektedir. Eve dönen Linda ise ayak bağı olan yaşlı kahya Bayan Aston’dan kurtulmaya çalışır; kadın inatlaşınca da onu vahşice katleder.

Ertesi gün Linda’dan yüz bulamayan Paul, çareyi Suzanne’i eve geri çağırmakta bulur. Bu sürpriz misafir karşısında strateji değiştiren Linda, büyük bir kumar oynayarak Suzanne’i baştan çıkarmaya çalışır. İkili mutfakta yakınlaşırken içeri giren Paul, Suzanne’i çekip alır ve ona sahip olur. Ancak sevişmenin ortasında, aynada kendilerini izleyen Linda’nın yansımasını görünce dehşete düşer.

expose trauma ingiliz korku filminden ikonik bir sahne

Kumar ve Oyuncular

Senaryo ve mekan hazırdı ancak para yoktu. Clarke ve ortağı, evlerini ipotek ettirmek pahasına Lloyd’s sigortacılarından oluşan küçük bir sendika kurarak finansman sorununu çözdüler.

Cebinde 40.000 sterlinlik bütçeyi garantileyen Clarke, oyuncu seçimine başladı. Efsanevi kast direktörü Miriam Brickman, radyoda sesini duyup çok etkilendiği Fiona Richmond’ı hiç düşünmeden kadroya dahil etti.

Başrol Udo Kier içinse durum biraz daha karışıktı. Yönetmen Clarke, Udo’nun o meşhur tekinsiz ve gergin duruşunu çok beğeniyordu. Ancak yıllar sonra, kötü senaryo yüzünden oyuncunun potansiyelini harcadığını itiraf edecekti. Clarke’a göre sorun Udo’nun oyunculuğunda değil, karakterin derinliğinin yazılamamış olmasındaydı.

Linda rolü, Blood On Satan’s Claw ve Vampira gibi yapımlarla korku sinemasında yerini sağlamlaştıran Linda Hayden’a gitti. Hayden o dönem sürekli Susan George ile kıyaslanıyor, benzerlikleri yüzünden rolleri ona kaptırıyordu. Hatta bu filmdeki karakterinin, Straw Dogs‘taki Amy ile olan benzerliği de dikkat çekiciydi. Yönetmen Clarke, filmin en büyük artısının Hayden olduğunu kabul ediyor: “Dürüst olmak gerekirse zayıf bir film ama Linda tek başına sırtlıyor. Kesinlikle o dönemin en hafife alınan, müthiş bir aktristi.”

Suzanne karakteri aslında hikayede geri plandaydı, ta ki Fiona Richmond role seçilene kadar. Aslında yönetmenin ilk tercihi Absolutely Fabulous’tan tanıdığımız Joanna Lumley idi. Ancak Fiona’nın “kötü şöhreti” onu ticari açıdan reddedilemez bir seçenek haline getiriyordu. Bir rahibin kızı olan Richmond, Playboy Kulübü’nde “tavşan kız”lıktan, İngiliz erotizm kralı Paul Raymond’ın ilham periliğine yükselmişti. Raymond’ın Men Only dergisinde yazdığı (çoğu tamamen uydurma olan) seks maceraları o dönem ortalığı ayağa kaldırıyordu.

Filmdeki saldırgan gençleri canlandıranlar, o dönem tanınmasalar da sonradan kariyerlerinde çok ilginç noktalara geldiler. Karl Howman, 80’lerde BBC’nin popüler komedi yüzü oldu. Diğer genç Vic Armstrong ise bugün James Bond ve Indiana Jones serileri dahil birçok dev yapımın arkasındaki efsanevi dublör koordinatörü olarak tanınıyor.

expose filminden erotik bir sahne

Sansürle Dans

Dönemin BBFC başkanı James Ferman, sinemacılar tarafından genellikle “sanattan anlamayan, filmleri mahveden bir yobaz” olarak görülürdü. Ancak Clarke yıllar sonra hakkını teslim ediyor; o dönem onu düşman gibi görseler de, geriye dönüp baktığında Ferman’ın neyi neden yaptığını çok iyi açıklayabilen, son derece zeki ve adil bir adam olduğunu kabul ediyor.

Yine de bu adillik filmi kurtarmadı. Ferman özellikle üç sahneye neşteri vurdu. İlk olarak, Linda’nın saldırganları tuzağa düşürmek için onları teşvik ettiği o karmaşık ve rahatsız edici tecavüz sahnesi Ferman’dan geçer not alamadı. Ardından, kahya Bayan Ashton’ın bolca bıçak darbesi ve kan içeren ölüm sahnesi kesildi. Son olarak da Fiona Richmond’ın duşta doğrandığı sahne makastan nasibini aldı.

İngiliz Film Sansür Kurulu’nun (BBFC) derdi belliydi; seks ve şiddetin bu denli iç içe geçmesi onları rahatsız ediyordu ve bu iki unsurun birbirinden ayrılması için makası ellerinden bırakmadılar.

Kesintiler bitti derken film bu kez de yönetmen Clarke’ı üzen bir isim değişikliğine uğradı. Target International’ın patronu Neil Agran, The House On Straw Hill ismini çok karışık bularak filmin adını Expose olarak değiştirdi. Clarke’a göre bu yeni isim fazla basit, hazırcevap ve gizemden uzaktı ama yapımcının dediği oldu.

Yıldızının Nefret Ettiği Film

Asıl kıyamet ise 2 Mart 1976’daki sektörel gösterimde koptu. Başrol oyuncusu Linda Hayden, senaryosunu okuyup imza attığı o gerilim filminin, kurguda vurgunun tamamen sekse kaydırılmasıyla bambaşka bir şeye dönüştüğünü görünce hayatının şokunu yaşadı. Kendisine haber verilmeden yapılan bu değişikliklere öfkelenen Hayden, filmin tanıtımını yapmayı reddetti. O sert gerilim filminin, ucuz bir Fiona Richmond aracına dönüştürülmesini hazmedemeyen aktris, yıllar sonra bile “Keşke yapmasaydım, büyük bir hataydı” diyerek pişmanlığını dile getirecekti.

Yıldızının nefretine rağmen Expose, “Hayal gücüne hiçbir şey bırakılmadı” sloganı ve Fiona Richmond’ın kötü şöhreti sayesinde gişede iyi iş çıkardı; ilk haftasında listelere 6. sıradan girdi. Ancak filmin asıl kaderi video kaset döneminde çizilecekti. Film Amerika’da Trauma adıyla kesintisiz olarak yayınlanmıştı. Bu kopyalar 1983’te İngiltere’de videoya basılınca olanlar oldu. Ertesi yıl çıkan “Video Kayıt Yasası” devreye girdi ve film yasaklandı. Böylece Expose, o meşhur ve kötü şöhretli “Video Nasties” listesine girmeyi başaran tek İngiliz filmi olma gibi tartışmalı bir ayrıcalık kazandı.

Film teknik olarak kusurlu olsa da, Pete Walker gibi İngiliz çağdaşlarından ayrılan, daha Avrupai bir havası var. Bu havayı da o tuhaf kadroya borçlu: Oyunculuğu dökülse de karizmasıyla işi götüren Udo Kier, filme egzotik bir erotizm katan Fiona Richmond ve her şeye rağmen filmi sırtlayan Linda Hayden. Özellikle Hayden’ın yazlık elbisesi ve elinde pompalı tüfeğiyle tarlada dikildiği o kare, İngiliz korku sinemasının en ikonik anlarından biri olarak tarihe geçti.

Yıllarca “daha uzun bir versiyonu var” dedikodularıyla ve yasaklı listesindeki şöhretiyle beslenen Expose, bugün artık tartışmasız bir kült.

Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm