iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
Au Pair Girls 1972 Randi ve Stephen samanlık sahnesi Danimarkalı Randi (Gabrielle Drake Stephen (Richard O'Sullivan)

Au Pair Girls (ABD’deki adıyla The Young Playmates), 1972 yapımı bir İngiliz sexploitation filmi. Yönetmenliğini Val Guest’in yaptığı filmin senaryosu, David Grant’in hikayesinden hareketle David Adnopoz tarafından yazılmış. Yapımcılığını ise Guido Coen ve Kenneth Shipman üstlenmiş. Başrollerde Astrid Frank, Johnny Briggs, Gabrielle Drake, Me Me Lai ve Nancy Wait yer alıyor. Film için aynı zamanda bir komedi demek de yanlış olmaz. İçinde çıplaklık barındıran, Benny Hill Show tadında bir film. Bu eğlenceli hava, Roger Webb’in bestelediği ve film boyunca sık sık tekrarlanan, sözlerinde “Take care if you fall in love with a new au pair” geçen jenerik şarkısıyla da pekişiyor.

Film çeşitli ülkelerden au pair olarak İngiltere’ye gelmiş dört kızın maceralarını konu alıyor. Londra’daki bir istihdam ajansına ulaşmalarıyla başlayan bu macera, kurgusal olarak birbirinden bağımsız dört paralel hikaye ekseninde gelişiyor. Tabii ki dadılık değil, seks maceralarını. Kızlardan birisi Alman, biri Çinli, diğerleri ise İsveçli ve Danimarkalıdır. Randi (Gabrielle Drake), Anita (Astrid Frank), Nan Lee (Me Me Lai) ve Christa (Nancy Wait) aynı gün Londra’ya au pair olarak gelirler ve başlarından komik, seksi maceralar geçer.

Çekimler Ocak 1972’de Londra ve çevresinde yapılmış. Heathrow Havalimanı, Euston Tower ve Oakley Court gibi mekanları da filmin çeşitli sahnelerinde görmek mümkün. Hikâyeler birbirinden bağımsız ilerlediği için dört kızın başına gelenler de birbirinden oldukça farklı. Danimarkalı Randi, onu havalimanından alan zengin iş insanının oğlu Stephen (Richard O’Sullivan) ile lastiğin patlaması sonucu günü kırda ve bir samanlıkta geçirmek zorunda kalıyor ve sonunda çıplak halde yakalanıyor.  Eğlenceli İsveçli Anita, evde duş alırken banyoyu su basmasına neden olur ve ardından zengin Şeyh El Abab (Ferdy Mayne) ile tanışır. Alman ve bakire olan Christa ise yanına yerleştiği ailenin kızı tarafından gece kulüplerine götürülüp pop yıldızı Ricky Strange’in onu sadece kullanmak için kurduğu bir tezgaha düşer. Çinli Nan Lee ise Lord ve Lady Tryke’ın olgunlaşmamış çocuksu oğulları Rupert’e oyun arkadaşı olarak atanıp onu baştan çıkarır. Filmin finalinde ise hepsi bu ilk işlerinden kovulup ajansa geri dönmüşken, Anita’nın davetiyle Şeyh El Abab’ın haremine katılmayı kabul ederek onun lüks limuziniyle Londra’dan ayrılırlar.

Dönemin İngiltere’sinde henüz hard core porno filmleri izlemek mümkün değilken bu tarz filmler oldukça revaçtaydı. Özellikle de Amerikan stüdyolarının İngiliz pazarından çekilmesiyle oluşan boşluğu doldurup sinemaya ticari canlılık katan bu erotik komedi dalgası, o yıllarda iyice yaygınlaşan yabancı au pair çalıştırma trendinden faydalanıyordu. Yani Benny Hill tarzı bir komedi anlayışı ve içinde bolca çıplak güzel kızın olduğu görüntüler. Bugün bakıldığında bu filmler çoğu izleyiciye oldukça ucuz gelebilir. Dönemin bazı eleştirmenleri de senaryoyu adeta okul seviyesinde bulmuştu. Buna rağmen seks komedileri o yıllarda seyirciden ciddi ilgi görüyordu. Öyle ki film düşük bütçesine rağmen gişede büyük bir ticari başarı yakalamış, televizyon ve kaset haklarıyla uzun yıllar gelir getirmiştir. Au Pair Girls filmi için şunu belirtmekte fayda var ki film bolca çıplaklık içeriyor seks değil. Hatta filmin asıl çıkış noktası, kendini “Seksploitation Kralı” ilan eden pornografik film yapımcısı David Grant’in bir hikayesi olmasına rağmen, yönetmen Guest aşırı cinsel içerikten rahatsız olmuş ve çekimleri kabul etmeden önce senaryoyu özel olarak yumuşatmıştır.

Au Pair Girls filmi Londra istihdam ajansı oyuncuları

Yönetmen Val Guest İngiliz film endüstrisinde oldukça saygın bir figür. Bu saygınlık, Hammer Films çatısı altında çektiği The Quatermass Xperiment, Quatermass 2 ve The Day the Earth Caught Fire gibi bilimkurgu klasikleri ile 1967 yapımı Casino Royale’den geliyordu. Diğer birçok saygın yönetmen ve oyuncu gibi 1970lerde, o da dönemin furyası olan seks komedilerine el atmış, atmak zorunda kalmış. Kariyerindeki bu ilk seks komedisi öncesinde türü incelemek için eski Sansür Kurulu başkanı John Trevelyan’ın tavsiye ettiği yabancı erotik filmleri bile izlemiştir. Daha sonraları otobiyografisinde bu yapımlardan mesafe koyup asıl bilimkurgu eserleriyle anılmayı tercih ettiğini söylese de, pornografik iddialarını reddederek filmi “şiddet içermeyen, zararsız ve eğlenceli bir balon” olarak nitelemiştir. Üstelik Guest’in üstün yönetmenlik yetkinliği ve görüntü yönetmeni John Wilcox’un vizyonu sayesinde, filmdeki tamamen kopuk bu dört ayrı hikaye son derece profesyonel ve akıcı bir kurguyla birbirine bağlanmıştır. Au Pair Girls’den iki yıl sonra ise kendisine büyük bir başarı getiren Confessions of a Window Cleaner isimli, aynı tarzda filmin yönetmenliğini yapmış.

Bu arada Val Guest, yapımın sıradan ve ucuz bir çıplaklık işi olmasını önlemek adına kadroya prestijli televizyon ve tiyatro oyuncularını da dahil etmiştir; nitekim John Le Mesurier, John Standing, Rosalie Crutchley, Geoffrey Bayldon ile ünlü komedi dizisi Are You Being Served? kadrosundan Trevor Bannister ve Harold Bennett gibi isimler yan rollere değer katmıştır. Filmle ilgili bir ayrıntı ise filmde Çinli kızı oynayan Me Me Lai’nin, oynadığı cannibal filmleriyle oldukça ün yapmış bir aktrist olması. ‘Man From Deep River’, ‘The Last Cannibal World’ ve ‘Eaten Alive’ bu filmlerden bazıları. Au Pair Girls ise Me Me Lai’nin oynadığı cannibal olmayan nadir rollerden birisi. Üstelik onun sahnelerinin büyük bir bölümü The Beatles üyesi George Harrison’ın Henley-on-Thames’teki malikanesi olan Friar Park’ta çekilmiştir.

Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


2 Yorum

  1. quattromosche 27 Temmuz 2009 - 14:33

    Val Guest’i Quatermass serisinden veya Casino Royale’den bilen biri olarak bu türe el atması şaşırtıcı gelmişti bana. Diğerlerini çok merak ettiğimi söyleyemeyeceğim ama bu film tüm bayağılığı (!) ile gayet eğlenceliydi. Bu film için erotik film değil de çıplak film tanımı daha bir uygun geliyor bana. Yalnız, Me Me Lai’yi nasıl atlamışım, onu anlayamadım. 🙂

    Yanıtla
  2. cem 3 Ağustos 2009 - 01:08

    Çok güzel bir kaynak olmuş Tolga bey, kendi sitemde alıntı olarak link vererek yayınladım haberiniz olsun.

    iyi çalışmalar

    Cem

    Yanıtla

Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm