iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
Alman Sex Report filmleri akımını başlatan 1970 yapımı Schulmädchen-Report filminden bir sahne

Sinema tarihinin en garip, en çok kazandıran, en tartışmalı ve en seksi furyalarından birine, 1970’lerin Alman “Rapor” filmlerine yakından bakıyoruz. Mondo’dan Mockumentary’ye, Bavyera usulü seks komedilerine, Andy Warhol bağlantılı sanat filmlerinden sahte Afrika kabile ritüellerine uzanan keyifli ama bir o kadar da seksi bir yolculuğa çıkıyoruz.

1970’lerin başında Avrupa sinemasında, özellikle de Almanya’da patlak veren bir fenomen vardı: “Report-Filme”. Toplumsal bir konuyu, cinsel yaşamı veya belirli bir meslek grubunu inceleyen sözde belgeseller gibi dursalar da, aslında bunlar saf birer sexploitation örneğiydi. Kinsey Raporları ve dönemin seks eğitim filmleri (Aufklärungsfilme) geleneğinin ticari bir mutasyonu olan bu tür, kısa sürede devasa bir endüstriye dönüştü.

Report Filmlerinin Başlangıcı

Her şey 1970 yılında “Schulmädchen-Report: Was Eltern nicht für möglich halten” filminin gişeleri altüst etmesiyle başladı. Yapımcı Wolf C. Hartwig ve yönetmen Ernst Hofbauer, turnayı gözünden vurmuştu.

Hofbauer aslında türe, 1970 yapımı Prostitution Heute ile nispeten ciddi bir giriş yapmıştı. Ancak Schulmädchen-Report ile işin rengi değişti. Münihli bir jinekoloğun anlatımıyla izleyiciye sunulan bu filmler, “eğitici” kılıfı altında röntgenciliğin (voyeurism) kapılarını sonuna kadar açtı. Hofbauer’in vizyonu, ticari başarıyla birleşince ortaya “Urlaubsreport” (Tatil Raporu) gibi mizah ve erotizmin harmanlandığı, Sybil Danning gibi kült isimlerin boy gösterdiği yapımlar çıktı.

alman seks raporu filminden bir sahne

Türün Zirvesi: Rahibeler, Sekreterler ve Seksi Ev Hanımları

Bu filmler o kadar ucuz ve üretimi o kadar kolaydı ki, piyasa bir anda “Report” ile biten filmlerle doldu taştı. 1973 yılı, vizyona giren tam on yedi yeni filmle türün zirve noktası oldu. Endüstri; yalnız ev kadınları, sekreterler, manastırdaki rahibeler, hostesler ve hatta gerdek gecesi gibi akla gelebilecek her temayı sömürdü.

Türe Yön Veren Yönetmenler

Türün mutfağında işler karışıktı. Amerika’da Roger Corman’ın Night Call Nurses filminin başarısını gören Walter Boos hemen kolları sıvadı ve bir “Report” rip-off’unu (taklidini) çekti. Diğer yanda “ev hanımları” ve “kürtaj” gibi konularla türe ciddiyet katmaya çalışan Eberhard Schröder vardı.

Bu dönemin en ilginç ve kafa karıştırıcı detaylarından biri, Hubert Frank’ın sıklıkla efsanevi yönetmen Jess Franco ile karıştırılmasıdır. Aslında bu hatanın suçlusu, dönemin kaotik dağıtım şartlarıydı. 1970’lerin o meşhur sexploitation patlamasında Jess Franco’nun “Jess Frank” takma adını kullanması, dağıtımcıların aklını karıştırdı. İki yönetmen de aynı düşük bütçeli, erotik-sleaze sularda yüzünce, “Jess Frank” imzalı filmler kataloglara yanlış işlendi ve filmler yıllarca birbirine karıştırıldı.

Teknik benzerliklere rağmen, perdeye yansıyan vizyon farkı çok açıktı. Hubert Frank’ın Report işleri; ikinci sınıf seks şakalarından ibaret, erotizmden yoksun ve sinematografi açısından sönük işlerdi.

Buna karşın Jess Franco’nun Report filmi ise bambaşka bir seviyeydi. Berlin’de çekilen harika röportajlarla bir “Mondo” filmi havası taşıyan bu yapım, sadece modern zamanı değil, Taş Devri ritüellerini ve Afrika kabilelerini de işliyordu. Tam cepheden çıplaklık ve kanlı kızlık bozma ritüelleri nedeniyle Almanya’daki video sürümlerinden 11 dakika kesilmek zorunda kalan bu film, tam bir kült klasiktir.

jess franco virging report filminden bir sahne

Türün Bitişi ve Yükselen Bavyera Seks Filmleri

Rapor filmleri popülerleşince, aslında bu türle alakası olmayan filmler de pazardan pay kapmak için isim değiştirdi. İşin aslı türün cılkı çıkmış ve can çekişmeye başlamıştı. 1970’lerin sonuna gelindiğinde pazar artık doymuştu. Rapor filmlerindeki “ciddiyet” ve “sahte belgesel” havası tamamen kaybolmuş, yerini “Bayernfilme” (Bavyera Filmleri) veya Skihaserl Report gibi, kötü komedi ve seksin harmanlandığı ucuz yapımlara bırakmıştı. Aşırı üretim, Rapor filmlerini bitirdiği gibi bu türü de bitirdi. 1980 yılına gelindiğinde, geriye sadece sinema tarihinin tozlu raflarında kalan bu tuhaf, komik ve “ucuz” arşiv kaldı.

Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm