iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
Revenge of the Ninja filminde siyah kostümü

80’ler ninja furyası, ninja filmleri tarihinin en tuhaf ve en popüler dönemlerinden biridir. 80’lerin o puslu video kaset dükkanlarını hatırlayın. Raflarda duran, kapaklarında neon renkli kıyafetler ve kılıçlarla poz veren adamlar aslında Japon tarihinden değil, tamamen Amerikan pazarlama dehasından ürünleriydi. Ninja figürünün bir gecede küresel bir çılgınlığa nasıl dönüştüğünü anlamak için 1980’lerin o tuhaf sinema anlayışına bakmak şart. Bu dönemde ninjalar sadece filmlerde değil; televizyon şovlarında, çizgi romanlarda, video oyunlarında ve hatta tüketici ürünlerinde her yerde karşımıza çıkmaya başlamıştır.

Cannon Films ve Sho Kosugi: Amerikan Ninjasının Doğuşu

Aslında modern popüler kültürde üç büyük “ninja patlaması” yaşanmıştır; bunlardan ilki 1910’lar-20’lerde, ikincisi 1960’larda Japonya’da gerçekleşmişken, 1980’lerdeki üçüncü dalga ninjayı küresel bir fenomene dönüştürmüştür. Kuzey Amerika’da bu ilgi, 1970’lerdeki Bruce Lee ve kung fu filmlerinin başarısının ardından eğlence şirketlerinin Asya’dan yeni bir dövüş sanatları furyası arayışıyla başlamıştır.

Bu dönüm noktasının en önemli yapımlarından biri, Menahem Golan’ın yönettiği ve Cannon Films tarafından 1981’de yayınlanan Enter the Ninja filmidir. Bu filmin başarısı, Amerikan popüler kültüründe büyük bir ninja dalgası başlatmış ve Sho Kosugi’yi bir yıldız haline getirmiştir. Sho Kosugi, “ilk Japon milyon dolarlık süperstar” olarak nitelendirilmiş ve Revenge of the Ninja (1983) ile The Master (1984) dizisi gibi yapımlarda rol alarak bu dönemin yüzü olmuştur.

Ancak Amerikalıların ninja yorumu, Japon tarihsel gerçekliğinden oldukça uzaktı. Japon izleyiciler, Amerika’nın bu “tarihsel figürü” ele alış biçimini hem eğlenceli hem de kafa karıştırıcı buluyordu. Amerikan versiyonu ninjalar, gündüz vakti makineli tüfeklere karşı shuriken (fırlatma yıldızı) kullanıyor, gizlilik ve gölgeler yerine kırmızı saç bantları takıyor ve süper kahraman benzeri armalar taşıyorlardı. Bu filmlerdeki silahlar genellikle krom veya altın kaplamaydı ve dövüş sanatları mağazalarında bulunan herhangi bir ülkenin geleneksel silahları cephaneliğe dahil ediliyordu.

american ninja filminden bir sahne

Richard Harrison’ın Ninja Kâbusu: Habersiz Başrol Olduğu 24 Film!

80’lerin ninja sineması sadece Cannon Films ile sınırlı değildi. Filmark International Ltd. gibi stüdyolar ve Godfrey Ho gibi yönetmenler, Ninja Terminator, Ninja Knight Thunder Fox ve Shadow Killers Tiger Force gibi gösterişli isimlere sahip, birbirinden bağımsız filmlerin parçalarının birleştirildiği (cut-and-paste) filmler ürettiler. Bu filmler genellikle karmaşık yapım geçmişlerine sahip olsa da dönemin kült sinemasının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.

1960’larda Avrupa’da “Spaghetti Western” ve “Eurospy” filmlerinde tanınan bir oyuncu olan Amerikalı Richard Harrison, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde Hong Kong yapımı düşük bütçeli aksiyon filmlerine yönelmişti. Harrison, yönetmen Godfrey Ho ile az sayıda ninja filmi için anlaştığını düşünüyordu. Ancak Ho, “kes-yapıştır” (cut-and-paste) olarak bilinen bir teknik kullanarak Harrison’ın sahnelerini, konuyla tamamen ilgisiz başka Asya filmlerinin içine monte etti.

Sonuç olarak Richard Harrison, kendisinin haberi veya rızası olmadan, Ninja Terminator, Golden Ninja Warrior, Diamond Ninja Force ve Cobra vs. Ninja gibi isimlere sahip en az 24 farklı filmin başrolü haline geldi. Gariptir ki, bu filmler; tutarsız senaryoları, Harrison’ın sıkılgan görünen oyunculuğu ve “Ninja Master Gordon” gibi basmakalıp karakterleriyle ünlendi. Harrison, ortaya çıkan bu yapımlardan “iğrendiğini” ve bu durumun itibarını zedelediğini belirterek ABD’ye dönse de bu filmler ne kadar absürtse o kadar sevildi ve zamanla garip bir kült statüsüne ulaştı. Harrison’ın kırmızı ve kamuflaj desenli ninja kostümleri içindeki görüntüleri, 80’lerin ninja çılgınlığının en absürt ve unutulmaz sembollerinden biri olarak tarihe geçti.

ninja the protector filmi richard harrison filmden bir sahne

Sadece Sinema Değil: Ninja Kaplumbağalar’dan Kawasaki’ye Ninja Markası

Ninja çılgınlığı sinema salonlarının çok ötesine geçti. Eric Van Lustbader’ın 1980 tarihli The Ninja romanı New York Times çok satanlar listesine girdi. Televizyonda Knight Rider ve Magnum P.I. gibi dizilerde ninjalar görünürken, G.I. Joe (Storm Shadow ve Snake-Eyes karakterleri ile) ve 1984’te çizgi roman olarak başlayıp 1987’de çizgi filme dönüşen Teenage Mutant Ninja Turtles (Ninja Kaplumbağalar) bu kültürü çocuklara taşıdı.

Video oyun dünyası da bu akımdan nasibini aldı. Sega’nın 1987 yapımı Shinobi oyunu, serinin en uzun soluklu ninja oyunu olmasını sağlarken, Taito’nun The Legend of Kage (1985) ve Tecmo’nun Ninja Gaiden serileri dönemin klasikleri arasına girdi.

Pazarlama dünyası da “ninja” kelimesinin satış gücünü keşfetti. 1985 yılına kadar 20 milyon dolarlık satış yapan “Ninja” markalı bir parfüm piyasaya sürüldü ve Kawasaki, 1984 yılında ünlü “Ninja” motosiklet serisini tanıttı. 80’lerin ortalarına gelindiğinde Amerikalı çocuklar kovboy kostümlerini bırakıp ninja kostümleri giymeye başlamıştı. O dönem kimse bunun bu kadar büyüyeceğini tahmin etmiyordu.

godfrey ho ninja filmlerinden bir ilüstrasyon

1980’lerin ninja çılgınlığı, tarihsel Japon figürlerinin Batı’nın aksiyon anlayışı, renkli estetiği ve tüketim kültürüyle harmanlandığı eşsiz bir dönemdi. Japonya’daki köklerinden farklılaşarak krom silahlar ve neon renklerle bezeli bu “Amerikan Ninjası”, bir neslin hafızasında silinmez bir iz bırakmıştır.

80’lerin ninja furyasını asıl ‘kült’ kılan şey, Godfrey Ho gibi yönetmenlerin elinde bir ‘kes-yapıştır’ sanatına dönüşmesidir. Hong Kong stüdyolarında çekilen ucuz dövüş filmlerinin arasına, parlak mor veya neon sarısı pijamalar giymiş Batılı aktörlerin sahnelerini ekleyerek yaratılan o tuhaf evren, sinema tarihinin en eğlenceli ve ‘kötü’ örneklerini bize miras bıraktı. Bugün ciddiye alarak izlemek imkansıza yakın olsa da, saç bantları, çelik yıldızlar, sis bombaları ve krom katanalar 80’ler ninja filmlerinin en saf halini temsil ediyor.

Aslında biz bu çılgınlığa pek yabancı değiliz; Cüneyt Arkın’ın ‘Ölüm Savcısı’ndaki ya da Nihat Yiğit’in Ölüm Vuruşu’ndaki o meşhur ninja sahnelerini hatırlayınca, 80’lerin ninja çılgınlığına bizim de ne kadar iştahla katıldığımızı görmek mümkün.

80’ler Ninja Filmleri Listesi (Öne Çıkanlar)

Bu dönemi anlamak için öne çıkan bazı filmler:

  • Enter the Ninja (1981)
  • Revenge of the Ninja (1983)
  • Ninja III: The Domination (1984)
  • Ninja Terminator (1985)
  • American Ninja (1985)

Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm