iyiköfüfilm

2
May
2013

Gandahar (1988)

Bilimkurgu Filmleri kategorilerinde yayınlandı. Yorum Yok

gandaharRené Laloux ilginç, sürreel, öncü bir Fransız animasyon yönetmeni. Bahsedeceğim filmi dışında izlediğim La Planéte Sauvage (The Fantastic Planet) ve Les Maîtres du temps (Time Masters) daha zor anlaşılır yapımlardı. Adamın hayal gücü o denli geniş ki sembollerle yüklü filmlerinden bir sürü alt metin çıkarılabilir. Kuşku yok ki başyapıtları sayılan bu iki filmi anlatmak, Gandahar’dan daha zor. Ben daha kolayına yöneldim. Fakat Amerikan film endüstrisi her yere bulaşıyor. Bu filmin “Light Years” adında bir dublajlı versiyonu var. Üstelik orijinal müzikleri de değiştirilmiş. Mümkünse Fransızca versiyonunu ve gerçek score’lusunu bulup izleyin.

Gandahar adlı gezegende her şey mutluluk içinde sürüp gitmektedir. İlk insanları andıran çıplak insanlar, peri ülkesine benzer bahçelerde garip hayvanları beslemektedir. Bu esnada nereden geldiği belli olmayan bir ışın, tüm insanları ve hayvanları taşa dönüştürür.

Bir yamacın üzerine kurulmuş, tanrıça heykeli benzeri bir sarayda yaşayan kraliçe Ambisextra ve konsül üyeleri, bu sancılı durumu tartışırken olayı aydınlatmak için bir savaşçıyı görevlendirmeye karar verirler. Sylvain adlı bu adam, topraklarının sınırındaki “deformeler”in ülkesine gönderilir, çünkü bu saldırının “deformeler” tarafından yapıldığı düşünülmektedir. Sylvain vatoz benzeri uçağına biner ve yola koyulur fakat gelen ışınlardan yaralanan uçağı, deformelerin toprağına düşer. Şuurunu kaybeden Sylvain kendine geldiğinde çevresinde deformeleri görür. Geçmişte yaşadıkları bir savaş nedeniyle kurak topraklarda yaşamaya mahkum edilen deformeler Sylvain’in ırkına karşı düşmanlık beslemektedir. Sylvain’e önce önyargılı yaklaşırlar fakat gezegenin şu anki durumu göz önünde bulundurularak olaya bir açıklık getirmeye karar vermek üzere işbirliğine açık hale gelirler.

Deformeler, adları gibi, şekil bozukluğu gösteren insan benzeri yaratıklardır. Şeflerinin birden çok başı ve her başından çıkan ayrı ayrı sesi vardır. Shayol adlı bir bacağı diğer bacağından daha kalın, yarı şişman yarı cılız deforme, Sylvain”i bulup şefin huzuruna getirmiştir. Optalow’un birden çok dizi vardır. Maxium sadece büyük bir baş ve bunun etrafından çıkan el ve bacaklardan oluşmuştur. Apod’un bacakları yoktur, elleri üzerinde yürümektedir. Octum’un ise bir sürü kolu vardır.

Deformelerin şefi, gizemli ışınların geldiği yönü gösterir; yani düşman kendileri değildir. Sylvain’in yanına bir adamını vererek, kurak ve yalçın topraklardan geçmesine yardım eder. Siyah zırhlardan oluşmuş bir orduyu keşfeden Sylvain, bu yaratıkların ışınlarla canlıları nasıl taşa çevirdiklerini görür. Fakat bu durum geçicidir. Metal adamlar taşa çevirdikleri yaratıkları yumurtalar içine koyup yeniden canlandırmaktadırlar. Makineleri yardımıyla sadece kırmızı bir öze dönüştürdükleri bu canlılar, metal askerlere can vermek için kullanılmaktadır. Sonuçta tüm yaratıklar soğuk tenekelere dönüştürülmektedir.

Yanlışlıkla yakalanan ve taşa dönüştürülen Sylvain, bir yumurtanın içine absorbe edilir. Burada kendi dışında, çıplak bir kız daha vardır. Airelle adındaki bu güzel kız, barış ve huzur içinde klanıyla yaşarken esir düşmüştür. Sylvain, içinde bazı güzel hisler uyandıran bu kızla beraber, büyük, tank benzeri araçlar içinde; gezegenin başka bir ucunda, beyin benzeri dev bir yapıya taşınır. Bu devasa beynin adı Métamorphe’dur. Métamorphe, Sylvain ve Airelle’i, bazı kanallar yardımıyla içine çeker. Amorf bir yapı içinde yüzen Sylvain, neden böyle bir kötülüğe yol açtığını sorar.  Métamorphe’un cevabı ilginçtir. Tüm bu asimilasyona neden olan robotları, 1000 yıl sonraki kendisi yollamaktadır! Yani bu savaşı bitirmenin tek yolu 1000 yıl sonaki  Métamorphe’u yok etmektir, şimdiki değil!

Krallığa doğru yola çıkan Sylvain ve Airelle, öğrendiklerini kraliçe Ambisextra’ya iletir. Kraliyet büyücüsü Blaminhor, girdiği bünyede kontrolsüz büyüyerek onun ölmesine neden olan bir kök verir Sylvain’e. Metal ordu sarayın eteklerine dek yaklaşmıştır ve zaman sınırlıdır. Sylvain bir zaman kapsülüne konurken kara ordu tüm gezegeni ele geçirir. Deformeler, kara ordudan arda kalan zırh parçalarının ışın geçirmediğini farkederler. Zırhı ilk üzerine geçiren Maxium olur. Acaba Sylvain 1000 yıl sonra uyanıp, elindeki silahı Métamorphe’un içine yerleştirebilecek midir? 

Yönetmenin sınırsız hayal gücü bu filmde de karşımıza çıkıyor. Özellikle hayvan, bitki karışımı tasarım harikası organik yapılar görülmeye değer. Politik göndermelerin en kolay okunanı Nazizm eleştirisi gibi görünüyor. Özellikle Sylvain’in kara orduyu ilk gördüğü yerdeki seremoni, bir kürsüde konuşma yapan başkan ve onu dinleyen ordunun verdiği selam, bir Nazi propaganda filminden fırlamış gibi. Tüm güzelliklerin sömürülerek dönüştürülmesi, asimile edilerek içi boş, uniform metal yığını haline getirilmesi; bu savaştan kurtulmak için Gandaharlılara yardım edenlerin ise, bizzat düşmanları kabul ettikleri çirkin ve dışlanmış deformeler olması da düşündürücü…

Murat ‘Wherearethevelvets’ Akçıl

Gandahar-2-vert

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...


  1. Henüz yorum yapılmamış.

Yorumunuz:


Attack From Planet B Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korku Sitesi Once upon in a time in Western Öteki Sinema SİBB Sinematik Ters Ninja B-Film Blog


yeni