iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
10
Şub
2009

Okasu! aka Rape! (1976)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı. Yorum Yok

Japon sinemasının stüdyo sisteminde üretilen erotik filmler, Batılı normlara göre her zaman şaşırtıcı ve sarsıcı unsurlar içermiştir. Özellikle bu türün en büyük üreticisi olan Nikkatsu stüdyosunun işleri, sadece cinsellik değil, sinematografik bir başkaldırı niteliğindedir. (Nikkatsu stüdyolarıyla ilgili yazıya buradan ulabilirsiniz.)

Aslında her şey 1960’lı yıllarda Japon sinemasının büyük bir çıkmaza girmesiyle başladı. Samuray filmleri hem iç hem dış pazarda popülaritesini kaybedince, düşük bütçeli B tipi stüdyolar ayakta kalabilmek için erotik ve soft-porno filmlere yöneldiler.

Pinku eiga (Pembe Filmler) olarak adlandırılan bu tür, 60’larda sansürle boğuşsa da 70’lere gelindiğinde artık rüştünü ispat etmişti. Özellikle bu dönemde çekilen tecavüz temalı filmler, uluslararası piyasada büyük ses getirdi.

7 Şubat 1976’da gösterime giren Okasu! (Rape!), işte bu dönemde çevrilmiş diğer yapımlardan hem konu derinliği hem de performans açısından ayrılır. Yönetmen Yasuharu Hasebe, dramı ve psikolojik yıkımı ön plana çıkararak iyi bir iş çıkarmış.

Travmadan Uyanan Sapkınlık

Filmin merkezinde, Natsuko Yashiro’nun canlandırdığı; kendi halinde, yalnız yaşayan ve oldukça içe kapanık bir kütüphane/ofis çalışanı olan Natsuko bulunur. Natsuko’nun hayatı, bir gün iş çıkışı karşılaştığı ve evine kadar onu takip eden bir kamyon şoförü (Keizo Kanie) tarafından asansörde vahşice saldırıya uğramasıyla altüst olur. Ancak Hasebe, burada alışıldık bir mağdur portresi çizmek yerine, çok daha karanlık bir dönüşümü başlatır.

Saldırının ardından Natsuko’nun davranışları tuhaflaşır. İlk başta yaşadığı tiksinti, yerini kontrolsüz ve sapkın bir arayışa bırakır. Normal seksten zevk alamamaya başlar; geceleri tekin olmayan ıssız sokaklarda gezerek adeta kendi belasını arar. Hatta ofis arkadaşı ve patronuyla yaşadığı deneyimlerde bile o ilk travmanın yarattığı şiddetli hazzın peşindedir. Biz bu amaçsız gezintilerin aslında asansördeki o tecavüzcüyü bulmaya yönelik bir takıntı olduğunu filmin ilerleyen dakikalarında anlıyoruz.

Failin Psikolojisi

Yönetmen sadece kurbana odaklanmakla kalmaz, faili de bize tanıtır. Keizo Kanie tarafından canlandırılan kamyon şoförü, yalnızca kendisine direnen kadınlardan zevk alan seri bir tecavüzcüdür. Güce olan açlığı o kadar hastalıklıdır ki, kendisine karşı koymayan veya zevk alır gibi görünen kadınlardan (filmdeki Naomi Tani sahnesi gibi) nefret eder; o an tecavüzden vazgeçecek kadar geri çekilir.

Saldırganın asansörde düşürdüğü ve kadının saklayarak daha sonra mastürbasyon için kullandığı cevizler, aslında adamın parçalanmış erkekliğinin ve kadının bu travmayı sahiplenerek gücü geri kazanmasının adeta bir metaforudur.

Roller Değişiyor

Natsuko ve Keizo’nun yolları tekrar kesiştiğinde, ilginç bir final yaşanır. Natsuko soyunmaya başladığında Keizo ne olduğunu anlayamaz; elindeki güç tekeli yok olmuştur. Çıkan arbedede bıçak Keizo’ya saplanır ve roller tamamen değişir. Natsuko, can çekişmekte olan adamın üzerinde çıkar ve sonunda orgazma ulaşır. Orgazma ulaştığı an, failin son nefesini verdiği andır.

Hasebe’nin bu filmi, dönemin diğer pinku filmlerine göre çok daha sanatsal, dramatik ve ahlaki sınırları zorlayan bir yapıdadır. Benzer temaları işlediği “Assault! Jack the Ripper” ve “Rape! 13th Hour” gibi filmleri olsa da Okasu! kurbanın dönüşümü ve dönüştüğü çizgiyi sorgulatmasıyla türün diğer filmlerinden ayrılıyor.

Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm