iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
10
Şub
2009

Dellamorte Dellamore (1994)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı. 1 Yorum Var

Filmimiz, ilginç konusu kadar açılış sahnesiyle de izleyiciyi hemen avucunun içine alıyor. İlk sahnede kamera bir kuru kafaya odaklanıp ardından telefonda konuşan genç bir adamın odasına doğru süzülüyor. Tam o esnada kapı çalıyor ve kahramanımız Francesco Dellamorte, kapıyı açtığında karşısında dikilen zombiyi son derece sıradan bir iş yapıyormuşçasına kafasından vurup telefon görüşmesine kaldığı yerden devam ediyor. Kamera tekrar uzaklaştığında ise Francesco’nun bir mezarlığın içindeki küçük bir kulübede yaşadığını görüyoruz. Bu etkileyici girişle tanıştığımız Francesco, küçük bir İtalyan kasabasında mezarlık görevlisi olarak çalışmaktadır; ancak o, kasabalıların “iktidarsız” yakıştırmalarıyla dalga geçtiği, mutsuz ve derin bir yalnızlık içine hapsolmuş bir adamdır.

Tek Yüz, Birçok Aşk: Anna Falchi

Francesco’nun hayatındaki tek yoldaşı, akıl sağlığı yerinde olmayan yardımcısı Gnaghi’dir. İkili, her akşam sessizce mezarlıkta zombi avına çıkar çünkü bu mezarlığa gömülen ölüler yedi gün içinde gizemli bir şekilde yeniden canlanmaktadır. İşini kaybetmekten korkan Francesco bu doğaüstü durumu bir sır gibi saklarken, film boyunca karşısına çıkan ve tamamı büyüleyici Anna Falchi tarafından canlandırılan isimsiz kadınlara aşık olur. Fakat her aşk hüsranla, her tutku ölümle sonuçlanır. Bu başarısız ilişkilerin ağırlığı altında Dellamorte’nin bir seri katile dönüşüp dönüşmediği ya da bu cinayetlerin arkasındaki gerçek failin kim olduğu sorusu, izleyiciyi gerçekle hayal arasındaki o ince çizgide yürütür.

İtalyan Korku Sinemasında Kara Mizah

Dellamorte Dellamore, alışılagelmiş İtalyan korku filmlerinden keskin bir şekilde ayrılan, güçlü karakter analizleri ve karanlık bir mizah barındıran sıra dışı bir yapımdır. Bu kara mizahın en çarpıcı örneğini, Gnaghi’nin Valentina’ya duyduğu ve ancak ölümden sonra (en azından bir kısmına) kavuşabildiği trajikomik aşkında görüyoruz. Genellikle zayıf oyunculuklarla eleştirilen İtalyan korku sinemasının aksine bu filmde Rupert Everett, kariyerinin en etkileyici performanslarından birini sergiliyor. Aktörün Madonna ile oynadığı popüler işlerinden ziyade bu filmdeki derinliği takdire şayandır. Bizim için filmin en şaşırtıcı ve kıymetli detayı ise müziklerinde Sezen Aksu’nun “Hadi Bakalım” şarkısının yankılanmasıdır. Bu küçük ama devasa ayrıntı, filmi bizler için çok daha unutulmaz kılıyor.

Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


1 Yorum

  1. kobay yorumcu 3 Mart 2012 - 17:53

    Sezen Aksu’nun Hadi Bakalım şarkısının çaldığı sahne bayaa iyiydi.. 🙂

    Yanıtla

Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm