iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
23
Ağu
2009

Cemile’nin Kaderi (1979)

Yeşilçam kategorilerinde yayınlandı. 2 Yorum Var
cemilenin kaderi dilber ay

Yeşilçam’ın o meşhur masumiyet perdeleri 70’lerin sonunda hışımla yırtılırken, ortaya çıkan manzara ne bir estetik harikasıydı ne de Avrupa’daki benzerleri gibi sanatsal bir erotizm taşıyordu. Oksal Pekmezoğlu’nun başlattığı o hafif seks komedisi rüzgarı, 1979’a gelindiğinde yerini tam bir fırtınaya, daha doğrusu kontrolsüz bir sele bıraktı. Sadece o yıl çekilen 131 seks filminin arasında dördü var ki, bunlar artık oyunun kuralını değiştirmişti. Sert, tavizsiz ve teknik olarak dökülen ama sosyolojik olarak tam bir enkaz bırakan yapımlar. İşte Dilber Ay ismi tam burada, o karmaşanın ve sömürünün en trajik noktasında devreye giriyor.

Cemilenin Kaderi’ni izlemek isteyenler bugün büyük ihtimalle o filmin ne olduğunu zaten biliyor; aslında Yavuz Figenli’nin elinden çıkmış, prodüksiyon kalitesi yerlerde sürünen bir sömürü örneği bu. Film, elinde cikleti, üzerinde mini şortuyla sokaklarda salınan Cemile’nin (Dilber Ay) absürt tesadüflerle bir eve girmesiyle başlıyor. Senaryo matematiği diye bir şeyden bahsetmek imkansız; olaylar sadece bir sonraki soyunma sahnesine zemin hazırlamak için var. Fakat bu filmi, bugün bile üzerine konuştuğumuz bir fenomen haline getiren o meşhur banyo sahnesi. Sağa sola oynayan, her an kırılacakmış gibi duran o musluk.

İşin aslı, bu sahnenin yarattığı toplumsal histeri üzerine bir tez yazılsa yeridir. Evindeki muslukları söküp satanlar mı dersiniz, sevgilisinin adı Cemile diye karalar bağlayanlar mı… İnsanımızdaki o bastırılmışlık, perdede gördüğü bir metal parçasına bile anlam yükleyecek kadar büyüktü. Bu durumu bir sinefil olarak hem komik hem de korkutucu buluyorum; sinema aygıtının, tekniği ne kadar zayıf olursa olsun, doğru (!) nesneyle nasıl bir kitle imha silahına dönüştüğünün kanıtı bu.

Dilber Ay’ın Cemile filmindeki kimliği de parantez açmak gerekirse tam bir muamma. Gülşen Demirci mi, Gülşah Dinçeler mi yoksa Gülşen Dinçerler mi olduğu hala net değil. İsmindeki bu belirsizlik aslında hayatının özeti gibi. Üvey baba tacizinden kaçıp sinemanın kucağına düşen, içirilen kanyakla soyunmaya ikna edilen bir çocuk aslında.

Cemilenin Kaderi izle (1979) Dilber Ay Türk Filmi yeşilçam

Bence bu filmin en sarsıcı tarafı, perdedeki o porno yıldızı imajı ile oyuncunun gerçekliği arasındaki absürt uçurumdur. Düşünsenize, perdede her türlü cinsel eylemi sergileyen kadın, gerçek hayatında bir bakire. Hatta set ekibinin yönetmenin “Dikkatli olun, kız bakiredir” uyarısına kahkahalarla gülmesi, sistemin ne kadar acımasız olduğunu gösteriyor. Bir noktayı yarım bırakmış olmayayım; bu sahte hazların bedelini Dilber Ay, gerçek hayatında hiçbir erkekle orgazm olamayarak, yatakta aniden “Stop!” diyen bir yönetmen sesi duyarak ödedi. Sinema, onun cinselliğini daha inşa edilmeden yıkmıştı.

Filmin en ciddi zaafı, sadece teknik yetersizlikleri değil, kadını tamamen bir et parçasına indirgeyen o çiğ bakış açısıdır. Ama işte, 12 Eylül darbesi gelip bu filmleri yasakladığında Dilber Ay’ın “Maddi sıkıntıya düştüm ama huzuru buldum” demesi, Yeşilçam’ın o karanlık arka odalarının ne kadar kirli olduğunun en net ilanıdır.

Dilber Ay, 1995 yılında bir pavyon çıkışında şaibeli bir şekilde öldüğünde, geriye ne o meşhur musluk ne de Cemile kaldı. Yeşilçam’ın bu “öteki” yüzü, bugün hala koleksiyoncuların ve meraklıların radarında olsa da, aslında sadece bir sömürü endüstrisinin öğütüp attığı bir genç kadının sessiz çığlığıdır. İzlerken bunu bilmek, o “kült” sahnelerin tadını biraz kaçırıyor ama gerçeği bilmek her zaman daha iyidir.

Yeşilçam’ın bu dönemine meraklıysanız, filmleri sadece birer erotik materyal olarak değil, dönemin insan anatomisi olarak okumayı deneyin.

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


2 Yorum

  1. sedat kilinç 9 Ekim 2011 - 00:24

    1978-79 döneminde ilk ergenlik döneminde seyredip etkilenmiş bir turk genci olarak yorumunuza bayıldım…işte yorum bu…Bir kuşağı yedi bitirdi Cemile. Verem olanlar, kuruyanlar, askerde kendine jilet atanlar, kız arkadaşının adı Cemile diye cinayet işleyenler, evin banyosundaki muslukları, boruları söküp satanlar, karısını musluktan kıskananlar…

    Yanıtla
  2. Cem 29 Haziran 2015 - 22:35

    Bu filmi çok aramama rağmen bulamadım ve doğal olarak izleyemedim. Film bulmamda yardımcı olabilir misiniz?

    Yanıtla

Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm