iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
Zaat 1971 filmi yürüyen yayın balığı kostümü ve canavar Dr. Kurt Leopold

Filmin ilk on dakikası derin deniz canlılarını anlatan bir belgesel kıvamında başlıyor. Dış ses anlatıyor, görüntüler National Geographic arşivinden çalınmış gibi duruyor. Sonra çılgın bilim adamı Dr. Kurt Leopold çıkıyor. Balıkların dünyayı yönetmesi gerektiğine inanıyor. Bu fikri nereden aldığını sormayın çünkü senaryo da sormuyor. Leopold kendine Zaat adlı bir serum enjekte ediyor, dev bir tanka atlıyor ve yürüyen bir yayın balığına dönüşüyor. Yürüyen yayın balığı kavramının gerçek bir biyolojik araştırmaya dayandığını öğrenince insan ister istemez “gerçekten mi?” diyor.

Bu filmi niye izliyoruz? İyi sinema olduğu için değil.

Barton yönetmenlik nedir bilmiyor ki zaten bu filmden sonra böyle bir işe bir daha kalkışmamış. Filmde kamera hareketi diye bir şey yok sadece zoom var. Yakınlaştır, uzaklaştır, tekrar yakınlaştır. Sahne geçişleri yok, tempo yok, ritim yok. Oyuncuların çoğu bu filmle sinemaya veda etmiş. Başrol dahil. Kostüm o kadar kötü ki, canavar her adımda tökezliyor. Yüz ifadesi donuk. Elleri lastik. Yine de filmin neredeyse tamamında ekranda. Yani yönetmen elindeki tek şeyin bu olduğunu biliyor ve onu saklamak yerine en öne koyuyor. 

Şimdi asıl meseleye gelelim. Leopold dünyayı ele geçirmek istiyor. Bunun için elinde bir sprey şişesi var. Göllere Zaat formülü sıkıyor. Bu kadar. Ordu yok, strateji yok, laboratuvar yok. Bir noktada bu plan tamamen unutuluyor ve canavar kadın kaçırmaya başlıyor – kendine eş yapacak, yani Lady Zaat’ı yaratacak. Filmin mantığı burada çöküyor aslında hiç oturmamıştı zaten. Barton neyin peşinde olduğunu bilmiyor ama elindekiyle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Sonuç bir Frankenstein hikayesi, bir doğa belgeseli, bir intikam filmi ve bir müzikal hepsi aynı anda, hiçbiri tam olarak değil.

Zaat filmi yürüyen yayın balığı kostümü

Mystery Science Theater 3000 ekibi 1999’da filmi Blood Waters of Dr. Z adıyla yaklaşık 30 dakika kesilmiş haliyle yeniden yayınlandı. Yönetmen daha sonra Syfy’ye dava açtı – yayın hakkı ihlali yüzünden. Bu dava kazanıldı, bölüm yıllarca yayından kaldırıldı. Yani bu filmin etrafındaki efsane, filmden daha ilginç.

Filmin afişine gelecek olursak afişteki yaratık, filmdeki tökezleyen balık adamla aynı değil. Yani afiş tam bir düzmece. Ama 70’lerin korku filmleri afişleri için o dönem de bu kural gibi bir şeydi. Bu filmde yalan o kadar açık ki neredeyse masum kalıyor.

Filmin en büyük zaafı? Canavarın acınası hali. Onu izlerken dünyayı ele geçirmesini istemiyorsunuz. Lisede dışlanmış, kimseyle arkadaş olamamış, bir partide köşede tek başına duran çocuğu izler gibi izliyorsunuz. Bir an geliyor, Leopold’un bir kadını kaçırdığı sahneyi izlerken “bari şu işi başarsın” diyorsunuz. Bu tepki filmin başarısı mı, yoksa sizin sinirlerinizin iflası mı – emin değilim.

Don Barton bir daha film yapmadı. Zaat onun ilk ve son deneyimi oldu. Kim bilir, belki de farkındaydı. Belki sette bir gün “bu iş olmuyor” dedi ve eve gitti. Ama ortada bir film var. Ve bu film, teknik kusurların nasıl olup da izlenebilir – hatta sevilir – hale gelebildiğinin saf kanıtı.

Zaat’ı izleyecekseniz, doğru kafada olun. İyi sinema beklemeyin. Bir şaheser beklemeyin. Sadece “70’lerde Florida bataklığında bir grup insan bir yayın balığı kostümü giydi ve bunu film sandı” gerçeğinin içinde kaybolun. Bir noktada film biterken “ben ne izledim” diyeceksiniz. Bu sorunun cevabını aramayın. Çünkü cevap yok. Sadece tökezleyen bir balık adam var. Ve o balık adam, bir şekilde, sinema tarihinde yaşamaya devam ediyor.

Zaat Blood Waters of Dr. Z orijinal film afişi ve 70ler kült korku sineması

Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


1 Yorum

  1. extremeb 8 Nisan 2009 - 10:27

    Hmm… Teşekkürler. İlginç bir esere benziyor..

    Yanıtla

Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm