iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
Once Upon a Time in the West (1968) filminden ikonik bir sahne sergio leone epik bir western hikayesi

C’era una volta il West ya da bilinen diğer adıyla Once Upon a Time in the West yönetmenliğini Sergio Leone’nin yaptığı bir epik spaghetti western. 1968 yılında vizyona giren ve Leone’nin ünlü “Dolar Üçlemesi” sonrasında imza attığı “Amerika Üçlemesi”nin ilk filmi kabul edilen film yaklaşık 3 saatlik devasa süresi boyunca yalnızca 15 sayfa civarında yazılı diyalog bulunuyor ve anlatım ağırlıklı olarak görsellikle yürütülüyor. Filmin oyuncu kadrosunda Frank rolüyle Henry Fonda, Frank’in güçlü düşmanı Harmonica rolünde Charles Bronson, haydut Cheyenne’yi canlandıran Jason Robards ve Jill rolüyle Claudia Cardinale yer alıyor. Filmin senaryosu Leone ve Sergio Donati’ye ait. Filmin hikayesi ise Leone, Bernardo Bertolucci ve Dario Argento’nun eseri.

Sergio Leone The Good, The Bad and The Ugly filminden sonra Western filmi yapmamaya karar verir. Çünkü söylemek ve anlatmak istediği bütün her şeyi anlattığı düşüncesindedir. Fakat Hollywood Stüdyoları kendisine sürekli Western filmleri yapması konusunda tekliflerde bulunur. Bu tekliflerden birisi United Artists tarafından yapılan ve oyuncu kadrosunda Charlton Heston, Kirk Douglas ve Rock Hudson’ın oynayacağı bir filmdir. Fakat bu teklifi Leone reddeder. Daha sonra Paramount kendisine oldukça büyük bir bütçeye sahip ve Henry Fonda’nın başrolünde olacağı bir film teklifinde bulunur. Leone bir daha Western yapmama inadından kendisinin favori oyuncusu olan ve hep film çekmek istediği Henry Fonda sayesinde vazgeçer ve ortaya Once Upon a Time in The West çıkar. Ağırlıklı olarak İspanya’da çekilen filmin dış mekanlarında, türün klasiği John Ford’un ikonik filmlerini çektiği Utah ve Arizona’daki Monument Valley bölgeleri kullanılmıştır. Nicholas Ray’in Johnny Guitar klasiğinden ve Ford sinemasından belirgin izler taşıyan film, klasik Hollywood Western kalıplarını hem saygıyla anarken kendine özgü şekilde dönüştürüyor.

sergio leone efsanesi filmde henry fonda, Charles Bronson gibi yıldızlar oynuyor

Filmin konusu kısaca şöyle, Frank (Henry Fonda) kanun dışı işler yapan bir adamdır. Adamlarıyla birlikte yaşadığı yerdeki demiryolu projesiyle ilgili bir takım kirli işlerin içindedir ve sakat, kemik tüberkülozu hastası olan, demiryolunu Pasifik ile Atlantik kıyısına ulaştırma hırsıyla yanıp tutuşan acımasız iş insanı Morton (Gabriele Ferzetti) adına çalışmaktadır ve bu sebeple birçok cinayet işlemiştir. Öldürdüklerinin içinden Brett McBain’in eşi olan, kocasının yanına gelmek üzere New Orleans’tan Flagstone kasabasına varan eski fahişe Jill (Claudia Cardinale) eşinin ve katledilen çocuklarının intikamını almaya, kasabadan kaçmak yerine araziye sahip çıkmaya karar verir ve Frank’in düşmanları olan, intikamının arkasındaki trajik geçmişini finale kadar saklayan, az konuşan gizemli Harmonica (Charles Bronson) ve üzerine suç atılmış esprili Cheyenne (Jason Robards) ile birlikte Frank’e karşı gelmeye başlarlar. Oyuncu kadrosunun zenginliği ve performanslarındaki başarı övgüyü hak ediyor. Henry Fonda Frank rolüyle harika bir iş çıkarmış. Zaten kendisi de bir röportajında Once Upon a Time in The West’in favori filmi, Frank’in ise en başarılı bulduğu rolü olduğunu belirtmiş. Canlandırdığı rol kuşkusuz sinema tarihindeki en iyi “kötü adam” performanslarından birisi. Geleneksel dürüst kahraman imajını yıkan ve kiralık katillikten yozlaşmış demiryolu dünyasına geçen bu rolde Leone, şok etkisini artırmak adına Fonda’nın imajını hiç değiştirmemiştir. Bronson, Cardinale ve Robards da çok iyi oyunculuk sergilemiş filmde. Cardinale geleneksel Western filmlerindeki pasif kadın rollerine inat geçmişin gölgelerine rağmen hayatta kalan çok daha güçlü ve bağımsız bir figür çizerken; açılış sahnesindeki üçlü kiralık katili canlandıran Woody Strode, Jack Elam ve Al Mulock’un yanı sıra Frank Wolff ile Lionel Stander’dan oluşan yan kadro da filme büyük güç katıyor.

batıda kan var filmi kült bir western kovboy filmi

Film hiç şüphe yok ki Sergio Leone’nin başyapıtı ve Western filmleri içinde belki de en iyisi. Özgür ve vahşi Batı döneminin sona erişini, silahşörlerin yerini sanayileşmeye, paraya ve demiryolunun getirdiği dönüşüme bırakmasını tematik bir derinlikle anlatan film; Çekimler, oyuncu kadrosu, senaryo ve filme diyaloglar kadar büyük etkisi olan Ennio Morricone’nin harika müzikleriyle izlemesi oldukça keyifli bir film. Görüntü yönetmeni Tonino Delli Colli, Techniscope formatında hem geniş arazi çekimlerini hem de karakterlerin yüzlerindeki teri ve ifadeyi öne çıkaran aşırı yakın çekimleri ustalıkla kullanmıştır. Özellikle üç kiralık katilin istasyonda beklediği yaklaşık 10 dakikalık ikonik açılış sahnesi, geleneksel müzik yerine rüzgar gülü gıcırtısı, sinek vızıltısı, su damlaması ve telgraf sesleriyle ritmik bir gerilim inşa ederek sinema tarihine geçmiştir. Sergio Leone bu filminde de çoğunlukla beraber çalıştığı besteci Ennio Morricone’nin müziklerine yer vermiş. Morricone, yönetmen Leone’nin yönlendirmeleriyle filmin müziklerini henüz çekimler başlamadan tamamlamış. The Good, The Bad and The Ugly’de olduğu gibi bu unutulmaz müzik filmin ihtişamına çok büyük katkıda bulunmuş. Karakterlerin ruhunu çok iyi yansıtan müzikler ortaya çıkmış. Müziklerin filmin çekimlerine başlanmadan bitmiş olması, Leone’nin hep yapmak istediği filmin çekimleri boyunca, oyunculara backgroundda filmin müziklerinin eşlik etmesi isteğini gerçekleştirmiş.

Once Upon a Time in The West oyunculuk, senaryo, yönetmenlik, sinematografi, müzikler ve sahip olduğu bütün her şey ile çok başarılı bir film. ABD vizyonu sırasında sinema salonlarında süresi yaklaşık 20 dakika kesilen, ilk çıktığı dönemde ağır temposu nedeniyle eleştirilip gişede başarısız olan yapım; Avrupa’da, özellikle Fransa’da bir sinemada 48 ay kesintisiz gösterimde kalarak müthiş bir başarı yakalamıştır. Her sahnesiyle izleyici üzerinde büyük etki bırakan izlemeye değer bir film. Quentin Tarantino, Martin Scorsese, George Lucas, John Carpenter ve Edgar Wright gibi pek çok çağdaş yönetmenin sinema anlayışını derinden etkileyen film, günümüzde sayısız eleştirmen tarafından tüm zamanların en iyi Western filmi olarak kabul edilmektedir.

Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


1 Yorum

  1. Mehmet Tan 14 Ocak 2011 - 03:55

    Bu filmi çok beğenmiştim. Çocukluğumun filmlerindendi.

    Ne kadar güzel bir kadındır Claudia Cardinale. Yakında onu bir Türk filminde görücek olmak cidden bizim kuşak için hoş bir süpriz olucak

    Yanıtla

Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm