iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
La Bête (1975): Walerian Borowczyk polonyalo yönetmen sansasyonel filmi

Polonyalı yönetmen Walerian Borowczyk’in yönetmenliğini üstlendiği La bête / The Beast / Hayvan belki de günümüze dek yapılmış en tartışmalı ve en cesur filmlerden birisi. İnsan doğasına aykırı ve kabul edilemez çoğu şeyi cesurca sergileyen bir film. Filmin yapımcılığını Anatole Dauman üstlenmiş, Borowczyk ise yönetmenliğin yanı sıra filmin senaryosunu ve kurgusunu da yapmıştır.

Lucy Broadhurst (Lisabeth Hummel) Amerikalı, büyük bir mirasın varisi bir kadındır. Genç kadın teyzesi Virginia (Elizabeth Kaza) ile beraber Fransa’nın bir kasabasına evleneceği adam Mathurin’i (Pierre Benedetti) ziyerete gider. Adamın babası Pierre de l’Esperance (Guy Trejan) perişan halde bir Fransız aristokratıdır. İki tarafında aileleri ve akrabaları oldukça heyecanlıdır. Lucy ve annesi adamın evine yerleşirler. Burada ormanda yaşayan efsanevi bir hayvandan haberdar olur. Efsaneye göre evin eski hanımı bu yaratıkla ters ilişkiye girmiştir ve duyduğu bu hikayeden sonra Lucy kendisini bu olayla ilgili hayallerin içinde bulur. Lucy’nin şatoda karşılaştığı ailenin geçmişi de bu hikâyenin önemli bir parçasıdır. Ailenin yaklaşık 200 yıl önce yaşamış atası Romilda de l’Esperance’ın (Sirpa Lane) bir canavarla karşılaşmasını anlatan günlük, Lucy’nin bu tuhaf geçmişe daha fazla yaklaşmasına neden olur.

Filmin açılış sahnesinde izleyici ilk olarak aristokratın oğlu Mathurin ile tanışıyor. Mathurin harasında bir atla kısrağın çiftleşmesine nezaret etmektedir. Bu olayı Lucy de görür ve makinesiyle anın fotoğraflarını çeker. Lucy gördükleri karşısında büyük heyecan duymaya başlar ve yoğun fanteziler kurmaya başlar. Kurduğu fanteziler onu Mathuri’nin Pierre’in oğlu değil ölen eşi ve ormandaki hayvanın çocuğu olduğunu düşünmeye iter. Lucy zamanının büyük bir çoğunluğunu cinsel fanteziler kurarak geçirmeye devam eder fakat bu fanteziler normalin oldukça dışındadır. Bir kadın (Mathuri’nin annesi) ve bir ayıya benzeyen bir hayvanı sürekli cinsel ilişkiye girerken görmektedir. Şatoda karşılaştığı erotik sanat eserleri ve Romilda’nın günlüğü de Lucy’nin zihnindeki bu fantezilerin giderek daha yoğun hale gelmesine katkıda bulunur.

la bete filmindeki yaratık hayvan 70ler erotik sinema

Bir gün kurduğu fantezide hayvan ölür. Bundan sonra Lucy Mathuri’nin odasına girdiğinde onu da odada ölü bulurlar. Adamın giysilerini çıkarttıklarında bir hayvan gibi tüylü ve bir kuyruğu olduğunu görürler. Mathuri’nin sargıda olan elini açtıklarındaysa eli bir pençe gibidir. Lucy ve annesi evi arkalarına bile bakmadan terk ederler. Gerçeklikte yaşanan bu sonucun arkasında ise aile içindeki başka bir hesaplaşma vardır; Pierre, evliliğin gerçekleşmesini engellemeye çalışan amca Rammaendelo’nun boğazını keser.

Filmle ilgili buraya kadar anlatılanlardan basit bir pornoya indirgemek Borowczyk ve sinemasına haksızlık olur. Filmdeki statü, aile içi çıkar ve kişisel kazanç peşindeki çarpık bir aileyi bir kadının cinsel gücü ile tahrib edişini izliyoruz bir yandan. Filmin merkezinde yalnızca Lucy’nin cinsel fantezileri değil, iflasın eşiğindeki aristokrat ailenin maddi çıkarları da vardır. Marquis Pierre, ailesini finansal yıkımdan kurtarmak amacıyla oğlu Mathurin’i zengin İngiliz mirasçı Lucy ile evlendirmeye çalışmaktadır.

La Bête sürreal bir korku- porno filmi. Ayrıca film yaklaşık 30 sene boyunca yasaklı kalmış, tek başına bu sebep bile bu filmi izlemeye yetebilir. Film çoğu eleştirmen tarafından bir sanat eseri muamelesi görmekte. Filmin ana temasına yaklaşım biçimi ya da konunun direkt kendisi çekildiği zamanın yıllarca ilerisinde. Hatta günümüzde bile işlenmesi oldukça cesaret isteyen bir konu. Sanat eseri payesinin yanı sıra çoğu kişi tarafından derin bir trash yakıştırmasını da üzerine almış. Konunun şok edici ve çarpıcı doğası oldukça absürd bir üslupla ele alınmış. Filmin yarattığı tartışmanın temelinde teratofili, simüle edilmiş sodomi, atların çiftleşme görüntüleri ve protez sperm kullanılan açık sahneler bulunuyordu. Bu nedenle film bir tarafta ucuz müstehcenlik ve çöp olarak görülürken, diğer tarafta sürrealist bir hiciv, burjuvazi eleştirisi ve kadın özgürleşmesinin bir metaforu olarak değerlendiriliyor.

la bete filminden erotik bir sahne

Film Prosper Merimée tarafından yazılmış Lokis isimli kısa hikayeden esinlenilerek yaratılmış. Ayrıca filmin ilk başlangıcı yönetmenin 1973 yılında çektiği 18 dakikalık kısa film Immoral Tales filmindendir. Bu kısa film 17. Londra Film Festivali’nde yayınlandığında yer yerinden oynamıştı. Filme yapılan eleştiriler oldukça sertti ve bu filmin ilk gösterimini dört yıl geriye atacaktı. Walerian Borowczyk filmlerinde genellikle cinsellik ve bastırılan cinselliğin yıkımını işlemesiyle ünlüdür. Ve yönetmenin tartışılmaz en sansosyenel filmi La Bete (1975) dir. Filmin hikâyesinde Prosper Mérimée’nin Lokis adlı eserinin yanı sıra Güzel ve Çirkin masalının da etkisi bulunur. Projenin geçmişi ise daha da ilginçtir: Başlangıçta Anatole Dauman’ın talebiyle Alain Fleischer’ın 1972 tarihli Les Rendez-vous en forêt filmi için alternatif bir erotik final olarak düşünülmüş, ancak Fleischer’ın hukuki engellemesi üzerine bağımsız bir kısa filme dönüşmüştür. Borowczyk daha sonra bu çekimleri, 1974 yapımı Contes Immoraux (Ahlaksız Masallar) antolojisinden çıkartılan La véritable histoire de la bête du Gévaudan adlı bölümün malzemelerini kullanarak günümüzde geçen hikâyeye bir rüya sekansı olarak yerleştirmiş ve ortaya bağımsız bir uzun metraj çıkarmıştır.

Filmin İngiltere’deki gösterim macerası da en az kendisi kadar sansasyoneldir. İngiliz Film Sınıflandırma Kurulu (BBFC) filmin genel gösterimini yıllarca reddetti. 1978 yılında Londra’da yalnızca tek bir sinemada kısıtlı gösterimine izin verildi ve bu gösterim Müstehcen Yayınlar Yasası kapsamında soruşturma konusu oldu. Film İngiltere’de ancak 2001 yılında tamamen kesintisiz olarak onaylanabildi.

La Bête, canavar erotikası ve erotik korku sinemasının en önemli kült filmlerinden biri olarak görülüyor.

Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


6 Yorum

  1. Can Evrenol 15 Ağustos 2009 - 11:52

    10 numara bir insansın Tolga

    Yanıtla
  2. Nyarlathotep 24 Şubat 2010 - 11:38

    La bête’yi nasıl es geçtim anlamıyorum. Bu tatlardaki filmler Marquis de Sade’nin yıkıcı, sapkın ve aykırı, fakat sıradanlığın ötesinde heyecan verici, sanatsal ve şiirsel yazılarını anımsatıyor. Aynı his, yalnızca edebiyat-sinema ayrımı.

    Yanıtla
  3. wherearethevelvets 3 Eylül 2010 - 12:43

    Ben bu filmi asıl haliyle, yani sadece ormandaki genç kız ve yaratık arasında geçen sahnelerinden ibaret olan kısa haliyle ele almak istiyorum. Yani Immoral Tales’in bir bölümü olarak.
    Benim de çokça düşündüğüm birşeydir bu; Güzel ve Çirkin masalının gerçekte nasıl olabileceği. Küçük kuzusunun ardından ormana giden genç kız, bir atın cinsel organına sahip tüylü bir canavara rastlar ve onun tecavüzüne uğrar. Fakat olaydan zevk alan kız daha istekli hale gelir. Bu doyumsuz kızın elinde, boşaldıkça boşalan hayvan en sonunda ölür. Masalda da öyle değil midir. Güzel, önce Çirkin’den korkar, ondan kaçar, fakat sonra aşık olur.
    La Béte, 70’li yıllar Avrupa sinemasının en sevdiğim nadide parçalarından biridir. Herkesin öyleymiş anlaşılan 🙂

    Yanıtla
  4. Tolga D. 3 Eylül 2010 - 22:21

    açıkca söylemem gerekirki beni konusu itibariyle izlediğim bir kaç sıradışı filmden biri.

    Yanıtla
  5. Fatih ÖZTÜRK 13 Ekim 2010 - 17:16

    filmde ki bir çok kare bir kaç gün gözümün önünden gitmedi 🙂 .acaip iyi ve sıradışı bir film di teşekkürler tolga

    Yanıtla
  6. tuhafakıllımuzırserseri 22 Ekim 2015 - 09:55

    sürrealist bir fantezi filmi. bir kaç sahnede kıllı kukularla karşılaşmanız gerekebilir.ayrıca film yaklaşık 30 sene boyunca yasaklı olmuş.güzel ve çirkin yorumu olduğunu nereden anlıyoruz?
    — spoiler —
    güzel kızımızın masum-abaza canavarı ağır tahrik gücünü kullanarak boşalta boşalta öldürmesinden.
    — spoiler —

    la bete kendi çapında benzersiz bir sinema deneyimi.oyunculuklar,sinematografi üst düzeyde.yaratık ve yaratığın penisinin tasarımı(!) absürd derecede ilgi çekici.hayatında hiç penis görmemiş genç bir kızın psikolojisini bozabilir.büyüyene kadar penis karabasanı olabilir.inanılmaz ilginç ve sanatsal sahneleri var.mesela: http://40.media.tumblr.com/3bc4af1c787d33ccc0746fe0ddf6b1c6/tumblr_n7qwe3hVYZ1rwye4jo1_500.png bu ilginç filmi bulun ve izleyin.

    Yanıtla

Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm