iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
Dead Heat (1988) filminden zombi polis Roger Mortis ve ortağı Doug Bigelow'un ellerinde tabancalarla yer aldığı absürt kanka polisiye aksiyon sahnesi.

1988 yapımı ABD menşeli, New World Pictures (Roger Corman bağlantılı şirket) ve Helpern / Meltzer Productions imzalı Dead Heat, izlediğim en “çizgi film vari” filmler listemde üst sıralarda yer alıyor. Aksiyon, korku, komedi ve bilim kurguyu bir araya getiren yapım, sanki 90’larda televizyonda yayınlanan çizgi filmlerin biraz daha şiddet içeren bir versiyonunun ete kemiğe bürünmüş halini izliyor gibisiniz. Olay örgüsü, karakterler, setler ve figürler sanki bir çizgi filmin içinden fırlamış gibi. Ghostbusters, Bravestarr, G.I.JOE ile büyümüş birinin bu uçuk B-filmi sevmemesi mümkün mü? Elbette hayır!

Vizyonda başarısız olan Dead Heat, yıllar geçtikçe kıymete bindi. Çizgi film tarzı yapısı o dönemin izleyicisinin gözünden maalesef kaçtı. Mayıs 1988’de ABD’de vizyona girmesinin ardından 5 milyon dolarlık bütçesini karşılayamayarak sadece 3,5 milyon dolar civarında hasılat elde eden yapım ticari bir başarısızlık yaşadı. Ancak yavaş yavaş, 1980’lerin pek çok yapımı gibi VHS dağıtımları sayesinde kült bir ün kazandı. Bu sayede, Fantasporto 1990 Festivali’nde ‘En İyi Film’ adaylığı getirdiği gibi, 2022’de Vinegar Syndrome tarafından 35mm orijinal kamera negatifinden 4K restore edilerek Ultra-HD olarak piyasaya sürüldü.

Los Angeles’lı iki polisin yaşayan ölülerin peşine düştüğü, Lethal Weapon, Re-Animator, The Terminator ve D.O.A. filmlerinin hibrit-parodisi hissi veren bir kanka polisiye filmi! Şehirde art arda patlak veren, vurulmalarına rağmen ölmeyen maskeli hırsızların gerçekleştirdiği bir mücevher soygunu dalgası vardır ve polisler Roger Mortis ile Doug Bigelow bu işin peşine düşerler. Haydutlardan ikisini öldürürler ve morga getirirler. Orada Dr. Rebecca Smythers (Clare Kirkconnell) adındaki adli tabip, bu iki cesedin daha önce de morgda bulunduğunu, fotoğraflarının ve önceki otopside oluşan yara izlerinin olduğunu kanıtlar. Ölülerin vücudunda bulunan kimyasal bir madde, iki polis ortağını, yakın zamanda bu maddeden büyük miktarda sipariş etmiş olan Dante Laboratories adlı biyoteknoloji şirketine götürür. Orada, ölü bedenleri yeniden hayata döndürebilen bir makine keşfederler ve tüm bunların arkasında şirketin zengin sahibi Arthur P. Laudermilk ile polisin içinden bir işbirlikçi gizlidir. Aslında olayların arkasındaki asıl isim, dirilttiği Laudermilk ile makineyi zenginlere açık artırmayla satmayı planlayan baş adli tabip Dr. Ernest McNab’dır.

Dead Heat (1988) B-movie filmindeki başarılı pratik makyaj ve gore efektlerini yansıtan, dirilmiş çürüyen zombi kadın karakteri.

Filmin yönetmeni Mark Goldblatt Hollywood’da başarılı bir kurgucu. (The Terminator, Rambo: First Blood Part II, Commando, Piranha ve The Howling gibi filmlerin kurgusuna imza atmıştır) ancak sadece iki film yönetmiştir. RoboCop’un da ikinci ekip yönetmenliğini yapmış olan Goldblatt’ın ilk uzun metrajlı yönetmenlik deneyimi olan Dead Heat ve bir yıl sonra Marvel’in çizgi roman kahramanı rolünde Dolph Lundgren’in oynadığı The Punisher. Goldblatt’ın her iki filmi de kült bir ün kazandı ancak iki filmde gişede iyi gitmediler, ki bu da yönetmenlik kariyerini etkilemiş gibi görünüyor. Kurgucu geçmişinin de etkisiyle çok hızlı tempolu, iyi replikleri olan ve günümüze kadar ayakta kalmayı başaran çok iyi efektlere sahip şiddet dolu ama tamamen çizgi film tadında bir B-movie yaratıyor. Film, içerdiği şiddet ve gore efektleri nedeniyle sansür kurullarından epey çekmiş, Fransa’da 12 yaş altı yasağı almış, 1989 yılında Almanya’da yasaklanmış (toplamda yaklaşık 17 dakikalık makas yemiş sahnesi bulunmaktadır).

Filmin senaryosu ise sinema filminde daha önce hiç çalışmamış, sadece televizyon dizileri işlerinde yer almış olan Terry Black. Oldukça zekice bir hikaye kurgulamış ve olay örgüsünü geliştirmeye özen göstermiş. Hatta filmin arkasındaki stüdyo, kendisinden bir devam filmi yazmasını istemiş; Black tüm karakterlerin öldüğünü söylediğinde stüdyodan “Resurrection machine var, bir yolunu bul” yanıtını almış olsa da bu devam filmi hiçbir zaman çekilmemiştir.

Dead Heat (1988) filminden devasa mutant zombi karakteri ile polis memuru arasında geçen şiddet dolu çizgi film vari çatışma sahnesi.

Filmdeki karakterler bir b-movie için derinlemesine analizi hak etmeyecek türden, ancak filmin ambiyansı öyle iyi ki bu sizi gerçekten pek de ilgilendirmiyor. 1980–1984 yılları arasında Saturday Night Live’da Frank Sinatra taklitleriyle ün kazanmış olan Joe Piscopo ve Treat Williams’ın oyunculuk performansı diğerlerine göre oldukça iyi diyebilirim. Geri kalanlardan ise vasat işler çıkıyor. Bu durum, yönetmenden ve oyuncu yönetiminden kaynaklandığına inanmamı sağlayan ise korku sinemasının kült ismi, Vincent Price’ın bile kötü bir performans sergilemesi. Lindsay Frost ile usta oyuncu Darren McGavin gibi isimlerin de kadroda yer aldığını belirtmek gerek.

Eğer oyunculara biraz daha fazla ağırlık verilseydi ve diyaloglar üzerinde biraz daha çalışılsaydı, Dead Heat çok daha iyi ve eğlenceli bir film olabilirdi. Muazzam replikleri, sıradan ve zaman zaman aptalca olanlar takip ediyor. B-movie absürt komedisi olarak ilerleyen filmin, ana karakterlerin vahşice ölmesiyle birden karamsar ve karanlık bir tona bürünmesi ise şaşırtıcı bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Belki de pek çok noktadaki bu özensizlik insanı daha da rahatlatıyor ve meydana gelen absürtlükleri daha kolay kabullenmenizi sağlıyor!

80’li yılların, kanka polisiye filmlerinin ve fantastik filmlerin hayranları için muhakkak izlenmesi gereken bir iş.

Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm