iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
1
Şub
2026

Neon Nights (1981)

XXX kategorilerinde yayınlandı. Yorum Yok

Porno film endüstrisinin 1970’ler ve 80’lerdeki o meşhur Altın Çağ’ından bahsedildiğinde, akla gelen en vizyoner figürlerden biri şüphesiz Cecil Howard’dır. Çoğu meslektaşının aksine, kariyerine bir yayınevi olan Lancer Books’ta sanat yönetmeni olarak başlayan Howard, bu geçmişini sinemaya taşıyarak türün standartlarını, bugün bile aşılması zor bir seviyeye yükseltmiştir.

Bir Sanat Yönetmeninden “Erotik Sinema Sektörünün Büyük Ustasına”

1932 doğumlu Cecil Howard, sektöre ilk adımını çocukluk arkadaşı Armand Weston ile softcore filmler için fotoğrafçı ve yatırımcı olarak çalışarak atmıştır. Ancak Howard’ı, dönemin diğer yönetmenlerinden ayıran temel özellik, sinema filmi yapma ve atmosfer yaratma konusundaki ısrarıdır.

Howard, ana akım sinemanın teknik yeterliliğine sahip filmler üretmeyi amaçlamıştır. Sadece cinsel içerik üretmek yerine; komedi ve dram tonlarını harmanlayan, birlikte çalıştığı isimlerden gerçek oyunculuk performansları talep eden ve yüksek prodüksiyonlu işlere odaklanmıştır. Bu vizyonu ona sektörde Erotik Film Yapımının Büyük Ustası unvanını kazandırmış; Scoundrels (1982), Snake Eyes (1984) ve Star Angel (1986) gibi filmlerle porno sektörünün Oscar’ını tam üç kez AVN En İyi Yönetmen ödülünü almasını sağlamıştır.

Neon Nights: Psikolojik Bir “Alice” Kabusu

Cecil Howard’ın filmografisinde bir dönüm noktası olarak kabul edilen Neon Nights (1981), yönetmenin senarist Anne Wolff (Anne Randall) ile ilk iş birliğidir. Film, sadece erotik bir yapım olmanın ötesinde, psikolojik derinliği ve sürrealist anlatımıyla dikkat çeker.

Hikaye, annesi Linda Vale ve onun tuhaf erkek arkadaşı Robert ile yaşayan, duygusal karmaşa içindeki genç Sandy’nin (Lysa Thatcher) dramıyla başlar. Robert’ın Sandy’i duşta sıkıştırması ve annesine yakalanması ile gelişen olay Sandy’nin evden kaçışını tetikleyen kırılma noktası olur. İkiz kardeşi Denise’i bulmak için New York’a giden Sandy’nin yolculuğu, klasik bir evden kaçış hikayesinden ziyade, karanlık bir masal atmosferine dönüşür.

Filmde karakterlerin bilinçli olarak masal arketipleri üzerine kodlandığını görürüz: Sandy, kötü kalpli bir anneye sahip masum bir Alice figürüdür; New York’ta karşılaştığı Rhonda kötü cadı, Snow avcı, Lilah ise iyi peri rollerini üstlenir.

Psycho Göndermesi ve Sürrealizm

Neon Nights‘ı teknik açıdan üstün kılan en önemli unsur, daha önce belirttiğim gibi Cecil Howard’ın atmosfer yaratma becerisidir. Film, 1980’lerin New York’unun o kendine has kirli ve tehlikeli havasını izleyiciye mükemmel yansıtır.

Sandy New York’a vardığında film, Hitchcock’un meşhur Psycho (Sapık) filmindeki duş sahnesine zekice bir gönderme yaparak “kötü karakterler” Rhonda (Veronica Hart) ve Snow (Eric Edwards) ile tanıştırır bizi.

Filmin en unutulmaz anı ise şüphesiz sihirbaz sahnesidir. Yolculuk sırasında karşılaşılan sihirbaz Harlan (Jake Teague), Sandy’e dokunmadan, sadece telekinezi yoluyla birlikte olur. Bu an, erotik sinema tarihinin en sıra dışı ve yaratıcı sahnelerinden biri olarak kabul edilir.

Howard, ayna yansımaları ve ustalık gerektiren kadrajlamalarla ana akım sinemanın görsel dilini kullanır. Filmin sonundaki kabul töreni ise filmi gerçekçilikten tamamen koparıp sanatsal bir çılgınlığa dönüştürür. Renkli jellerin kullanımı, kurgusal ritim ve finalde izleyiciye “benim izlediklerim gerçek mi?” sorusu, filmi İtalyan sanat sinemasına göz kırpan bir atmosfere çevirir.

Oyuncu Yönetimi ve Performanslar

Howard’ın filmdeki başarısının bir diğer ayağı, oyuncularından aldığı üst düzey performanslardır. Kötü çocuk rolleriyle tanınan Jamie Gillis, filmin başında o kadar tehditkâr bir enerjiyle yer alır ki, sahneleri adeta bir ev içi gerilim filmine dönüşür. Başroldeki Lysa Thatcher ise film boyunca o şaşkın bakışı ile karakterin deliliğin sınırındaki halini harika yansıtır. Sektörün dev isimleri Veronica Hart ve Eric Edwards ise alışılagelmiş rollerinin dışına çıkarak, filmin kötüleri olarak adeta kariyerlerinin en karakteristik performanslarını sergilerler.

Cecil Howard, 2016 yılında hayatını kaybettiğinde, arkasında sadece yetişkin filmlerden oluşan bir miras değil, sinematografik bir vizyon bırakmıştır. Neon Nights; günümüzün gonzo tarzı, senaryosuz ve ruhsuz yapımlarının aksine; olay örgüsü, karakter gelişimi ve teknik işçiliğin ön planda olduğu bir dönemin en güçlü kült temsilcilerinden biridir.

Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm