iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
13
May
2026

Invisible Man: Rape! (1978)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı. Yorum Yok
70’ler Japon istismar sinemasından Invisible Man: Rape! görüntüsü

“Görünmez olmak bazı erkeklere süper güç değil, mazeret veriyor.”

Nikkatsu’nun Roman Porno dönemine dışarıdan bakan biri, stüdyonun sadece erotik film üreten dev bir fabrika olduğunu sanabilir. O kadar basit değil mesele. 70’lerin sonunda Nikkatsu bazen pembe film çekiyor, bazen gençlik komedisi çekiyor, bazen de düpedüz hastalıklı fikirleri slapstick’le paketleyip seyircinin önüne bırakıyordu. Invisible Man: Rape! tam o kırılma noktasında duran filmlerden biri. İsmi zaten merak unsurunu baştan ortaya atıveriyor. Film sürekli uçlarda gezip bunu şakaya yapıyorum havasıyla izleyiciye sunup eleştirileri ve tepkileri törpülemeye çalıştığı çok açık.

İşin daha tuhaf tarafı, filmin bunu neredeyse çocuk filmi ritmiyle yapması. Tuhaf yüz mimikleriyle ortada dolaşan dolaşan Ippei’nin (Ken Yoshizawa) etrafa görünmez prezervatif fırlattığı sahneleri izlerken bir anlığına kötü bir Carry On serisi parodisine denk geldiğinizi sanıyorsunuz. Ses efektleri tam bir felaket. Kamera bazen karakterin sakarlığını öyle bir abartıyor ki insan Nikkatsu’nun böyle bir film çıkarabileceğini düşünemiyor.

Ama film ilerledikçe o aptallık başka bir şeye dönüşüyor.

Çünkü ortada hafifletilemeyecek bir suç var ve film bunu hafifletmek için inanılmaz uğraşıyor. Kadınların aslında hoşuna gidiyor çizgisine kayan sahneler bugün sadece problemli değil, düpedüz mide bulandırıcı. Üstelik film bunu bilinçli yapıyor. Ippei’nin karısı Momoko’nun (Izumi Shima) daha baskın bir karakter olması, prezervatif kullanma konusunda diretmesi ya da çevredeki diğer karakterlerin ahlaki bozuklukları, senaryonun gözünde Ippei’ye alan açan bahaneler haline geliyor. Bu noktada film artık seks komedisi falan değil. Erkek fantezisini çocukça bir mizahla aklamaya çalışan karanlık bir istismar filmine dönüşüyor.

Nikkatsu Roman Porno dönemi Invisible Man: Rape! film karesi

Ve açık konuşmak lazım: Bu yaklaşımın dönemin ruhu diyerek geçiştirilecek tarafı yok.

Burada Isao Hayashi’nin yönetmenliğine de biraz değinmek gerekiyor. Çünkü ilginç bir figür. Kaynakları karıştırınca Hayashi’nin Nikkatsu’nun Roman Porno sisteminin en başından beri içinde olduğu görülüyor. Castle Orgies gibi erken dönem yapımlarda çalışmış olması önemli. Tarihi dramalardan gelmiş biri sonuçta; o yüzden bazı sahnelerde tuhaf bir didaktik hava hissediliyor.

Görünmezlik fikri ilk başta saf exploitation enerjisi taşıyor. Hatta birkaç dakikalığına, düşük bütçeli Japon varyasyonu bir HG Wells fikri izleyeceğiz sanıyorsunuz. Sonra film birden ergen seks fantezisine saplanıyor. Halbuki görünmezlik üzerinden paranoya, gözetleme ya da beden korkusu üretilebilirdi. O alanı hiç kullanmıyor. Bence filmin en büyük kaybı burada. Elindeki fikri ucuz şakaya boğuyor. Bunu da bilinçli bir şekilde ticari kaygılarla yapıyor.

Filmin en güzel detayı Izumi Shima’ya değinmeden tabii ki geçmeyeceğim. Çünkü Shima’nın kariyeri doğrudan Nikkatsu’nun dönüşümünü gösteriyor. Stüdyonun en güzel oyuncusu diye pazarladığı bir isim önce beklentiyi karşılayamıyor, sonra Oniroku Dan uyarlamalarıyla yeniden doğuyor. 1982’de gelen Dark Hair, Velvet Soul filmlerinden performansı kariyerindeki kırılma noktalarından. Shima’nın yüzünde o dönemin Roman Porno yıldızlarında sık görülen utangaç erotizm yok. Daha sert, daha mesafeli bir ekran enerjisi var. Zaten Dan uyarlamalarında da bu yüzden çalışıyor. Nikkatsu’nun 80’lerde S&M damarına yönelmesiyle birlikte Shima bir anda stüdyonun merkez yüzlerinden biri oluyor. İlginçtir, Invisible Man: Rape! gibi bir film bugün daha çok bu kariyer dönüşümünün erken durağı olarak anlam kazanıyor.

Roman Porno tarihini kurcalıyorsanız, Nikkatsu’nun nasıl bir zihniyetle hareket ettiğini görmek için filmi izlenecekler listesine kesinlikle almalısınız.

Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm