iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram

Korku filmlerinin beslendiği konular o kadar fazladır ki; “bu tarzı sevmem, korkmam” diyenler olsa bile, meraklısı için muhakkak korkacak ve izleyecek bir şeyler bulunur. Dönemin popüler korku filmi şirketi Hammer Film Productions tarafından çekilen The Nanny (1965), tam da bu türden bir yapım. Filmi çok büyük beklentilerle izlememiş olmama rağmen, sonuç beklentilerimin çok üstündeydi. Hammer Film’in o dönemlerde genelde Vampir, Kurt Adam, Canavar filmleri veya “Çatlak Doktor” temaları üzerine yoğunlaştığını görürüz. Fakat The Nanny filminde, alışılmışın dışında kötü bir dadının hikâyesi işleniyor.

Bette Davis ve Gotik Gerilim Esintileri

Filmin başrol oyuncusu Bette Davis, Hammer Film şirketi ile ikinci projesi olan The Nanny ile karşımıza çıkıyor. Davis’in bu dönemdeki diğer önemli işleri arasında gotik gerilim türündeki What Ever Happened to Cousin Charlotte? (1964) ve kara komedi tarzındaki The Anniversary (1968) yer alıyor. 1962 yılında rol aldığı What Ever Happened to Baby Jane? ile Oscar’a aday gösterilen Davis, bence bu filmde canlandırdığı üst sınıf bir İngiliz ailesinin itaatkâr yardımcısı rolüyle de bir adaylığı hak ediyordu.

Filmi kısaca özetleyecek olursak; Davis’in yanlarında çalıştığı ailenin küçük kızlarını korkunç bir kazada kaybettiğini öğreniyoruz. Aile, bu trajik olayda 10 yaşındaki oğulları Joey’i (William Dix) suçlamaktadır. Joey, psikiyatri kliniğinde geçen 2 yılın ardından eve geri döner. Joey’in eve dönüş sahnesi, unutulmaz bir açılışa sahip olan Harold and Maude filmindeki sahte intihar sahnelerini anımsatıyor. 10 yaşındaki bir çocuk için zihninin sürekli ölümle meşgul olması garip görünse de, ölümü yakından tatmış bir çocuk için bu durum belki de olağandışıdır.

Dadıya Karşı Duyulan Büyük Güvensizlik

Okuldan ayrılırken doktoru, Joey’in orta yaşlı kadınlara karşı ilginç bir nefret beslediğini söyler. Eve dönüş yolunda bu hislerin ne kadar gerçek olduğu ve dadıya karşı duyduğu güvensizlik netleşir. Küçük Joey ondan o kadar çok korkmuştur ki, gerekli olduğunda kaçabilmek üzere yangın kaçışı olan bir odaya yerleşir ve dadının hazırladığı yemekleri yemeyi reddeder. Huysuz babası James Villiers ve duygusal olarak oldukça gelgitleri olan annesi Wendy Craig, oğullarının bu davranışlarından oldukça tedirgin olmaktadırlar ve onu okuldan almamaları gerektiği konusunda şüphe duymaya başlarlar.

Joey’in babası iş için evden ayrılmak durumunda kalınca evde Joey, annesi ve dadı kalır. Dadı çok uzun zamandan beri onlarla yaşamaktadır; hatta Joey’in annesi küçük bir kızken de onun dadılığını yapmıştır. Joey’in annesini oynayan İngiliz aktris Wendy Craig oldukça başarılı bir performans sergileyerek kızını umulmadık bir anda kaybetmenin yarattığı depresif hali izleyiciye geçiriyor. Annesi bir gün gıda zehirlenmesi yaşayınca tüm oklar Joey’e çevrilir; fakat o dadıyı suçlamaktadır. Hatta bir gün komşusuna, yani Pamela Franklin’e dadının kardeşini öldürdüğünü ve yakında kendisini de öldüreceğini düşündüğünü söyler.

Yönetmen ve Senaryo Notları

Filmin yönetmenliğini yapan Seth Holt, filmde flashbackleri oldukça güzel bir şekilde kullanmış ve filmde bolca tüyler ürpertici sahne mevcut. Ayrıca Joey’i oynayan küçük oyuncu William Dix de rolünü büyük bir gerçeklikle canlandırarak oldukça güzel bir performans sergilemiş. Filmin senaryosu Jimmy Sangster tarafından yazılmış olup, film Marryam Model’in (Evelyn Piper rumuzunu kullanıyor) yazdığı bir kitap uyarlamasıdır. Yazarın bir diğer kitabı Bunny Lake is Missing de aynı yıl Otto Preminger tarafından çekilmişti. Yetenekli yönetmen Seth Holt, kariyerine İngiliz Ealing Studios’da yardımcı yönetmen olarak başlamış ve özellikle Hammer Studios’a çektiği eğlendirici thrillerlarla bilinmiştir. Holt’un ilk filmi ise unutulmaz bir suç-drama filmi olan Nowhere to Go yapımıdır.

Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm