iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
Ajita Wilson Macumba Sexual Filmi Prenses Obongo Karakteri

Macumba Sexual, yönetmen Jess Franco’nun 15 yıl boyunca farklı ülkelerde çalıştıktan sonra döndüğü İspanya’da, Golden Production şirketiyle birlikte imza attığı ilk filmlerden biridir. Golden Production’ın Franco’ya tanıdığı özgürlük alanı, yönetmenin vizyonunu perdede dilediğince sergilemesine olanak tanımıştır.

Filmin konusuna kısaca değinecek olursak; Alice (Lina Romay) erkek arkadaşıyla birlikte Kanarya Adaları’na tatile gider. Günlerini güneşlenerek ve aşklarını tazeleyerek geçiren çiftin hayatında her şey yolundadır; hatta Alice’in erkek arkadaşı bu esnada yeni romanı üzerinde çalışmaktadır. Ancak bu huzurlu atmosfer, Alice’in görmeye başladığı korkunç kabuslarla sarsılır. Kabuslarında uzun boylu, koyu tenli bir kadın ve onun yanındaki iki evcil “hayvan” belirmektedir. Bir gün emlakçı olan Alice, patronundan bir telefon alır. Patronu, bir ev satın almak isteyen Prenses Obongo (filmde transseksüel ikon Ajita Wilson tarafından canlandırılıyor) ile görüşmesini ister. Alice prensesle karşılaştığında, karşısındaki kadının kabuslarındaki gizemli figür olduğunu dehşetle fark eder.

Macumba Sexual Filminden Alice Karakteri Lina Romay Kanarya Adaları

Bu noktadan itibaren filmde gerçeklik ve fantezi arasındaki sınırlar bulanıklaşmaya başlar. Franco bizi öyle bir atmosfere sürükler ki, neyin gerçek neyin hayal ürünü olduğunu anlamak imkansızlaşır; film tam da bu belirsizlik sayesinde ilginç bir estetik kazanır. Diyalogların oldukça az tutulduğu yapımda, Franco’nun niyetinin hikayeyi tamamen görsel bir dil üzerinden anlatmak olduğu aşikârdır ve yönetmen bu konuda oldukça başarılıdır.

Her ne kadar atmosferiyle yer yer erotik bir yapımı anımsatsa da Franco; kullandığı büyü sahneleri, Afrika’ya özgü heykeller, kabile objeleri ve seçilen mekanlarla izleyiciye oldukça farklı bir deneyim yaşatır. Macumba Sexual, Jess Franco’nun kariyerindeki son sanatsal erotik filmlerden biri olarak kabul edilir. Bu dönemden sonra Franco sinemasındaki kalite, bütçeyle doğru orantılı olarak düşmeye başlayacak; yönetmen daha çok sert seks epikleri ve düşük bütçeli yapımlara yönelecektir.

Belki de şu kelimeler Jess Franco ve onun sıra dışı sinemasını en iyi biçimde tasvir ediyor: “Yaklaşık kırk yıl boyunca birbirinden tuhaf şeyleri filme aktarmış ve olağandışı dürtülerini çok çeşitli biçimlerde korumayı başarmıştı. O, gerçek bir mücadele adamı sayılabilir. Aslında kendi kuşağının en iyi Avrupalı sinemacısı olma potansiyeline sahipti; ama gölgelerin arasına saklanarak çalışmayı ve küçük marjinal filmler çekmeyi tercih etti. Belirsizlikle fazla inatçı bir şekilde flört etmişti. Tıpkı Milton’ın Lucifer’ı gibi o da toplum dışına itilmiş biriydi, başkalarının söylediklerini izlemektense kendi kurduğu dünyada yaşayan biriydi.”

Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


1 Yorum

  1. wherearethevelvets 3 Eylül 2010 - 12:31

    Ya şu Ajita Wilson’ın kaderi nedir yahu. Erkekken kadın ol, sonra da lezbiyen sahneler çek! Olacak iş mi? Ayrıca Ajita ablamız makyajsız haliyle çirkin bir erkeğe benziyormuş, öyle diyorlar. O yüzden porno kraliçesi olamamışmış.
    Jess Franco’nun bu filmini seviyorum. Belki de içinde Lina Romay olduğu içindir.

    Yanıtla

Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm