<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Giallo arşivleri - İyi Kötü Film</title>
	<atom:link href="https://iyikotufilm.com/kategori/giallo/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Unutulmuş Korku Filmleri: B-Film, Trash ve Exploitation Dünyası</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Mar 2026 08:17:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>
	<item>
		<title>Lucio Fulci ve The New York Ripper (1982)</title>
		<link>https://iyikotufilm.com/the-new-york-ripper-lucio-fulci/</link>
					<comments>https://iyikotufilm.com/the-new-york-ripper-lucio-fulci/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 08:16:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[Korku Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Film İncelemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Giallo Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[korku sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Lucio Fulci]]></category>
		<category><![CDATA[The New York Ripper]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://iyikotufilm.com/?p=13545</guid>

					<description><![CDATA[<p>1982 yılındayız ve İtalyan korku sineması o bildiğimiz estetik, kadife perdeli, operatik giallo atmosferinden kopup Manhattan’ın izbe sokaklarına, morglarına ve barlarına uzanıyor. The New York Ripper (Lo squartatore di New York) sadece bir tür giallo değil; Fulci’nin kendi filmografisine ve izleyicinin suratına salladığı bir ustura darbesi. Daha ilk sahnede Brooklyn Köprüsü’nün dibinde bulunan o çürümüş [&#8230;]</p>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/the-new-york-ripper-lucio-fulci/">Lucio Fulci ve The New York Ripper (1982)</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="798" height="448" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/the_new_york_ripper.webp" alt="" class="wp-image-13546" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/the_new_york_ripper.webp 798w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/the_new_york_ripper-300x168.webp 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/the_new_york_ripper-768x431.webp 768w" sizes="(max-width: 798px) 100vw, 798px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">1982 yılındayız ve İtalyan korku sineması o bildiğimiz estetik, kadife perdeli, operatik <a href="https://iyikotufilm.com/italyan-giallo-filmleri/">giallo</a> atmosferinden kopup Manhattan’ın izbe sokaklarına, morglarına ve barlarına uzanıyor. <em>The New York Ripper</em> (Lo squartatore di New York) sadece bir tür giallo değil; <a href="https://iyikotufilm.com/lucio-fulci/">Fulci</a>’nin kendi filmografisine ve izleyicinin suratına salladığı bir ustura darbesi.</p>



<span id="more-13545"></span>



<p class="wp-block-paragraph">Daha ilk sahnede Brooklyn Köprüsü’nün dibinde bulunan o çürümüş el, aslında bize neyle karşılaşacağımızı söylüyor: Burada güzellik yok. Estetik cinayetler yok. Sadece et, kemik ve sapkınlık var.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Teğmen Williams dünyadan bezmiş. Etrafındaki fahişelerle, her şeye burnunu sokan ev sahipleriyle ve o vıcık vıcık New York sıcağıyla uğraşırken karşısına çıkan katil ise tam bir tuhaflık abidesi. Donald Duck gibi vakvaklayarak konuşan bir seri katil fikri kağıt üzerinde komik durabilir, ama Fulci bunu öyle bir güzel harmanlıyor ki, o telefon çaldığında tüyleriniz diken diken oluyor. Bu, yönetmenin izleyiciyle kurduğu o hastalıklı oyunun en somut hali. Fulci, şöyle diyor; &#8220;en saçma şey bile sizin uykularınızı kaçırabilir.&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fulci’nin bu filmdeki tavrı net: Merhamet falan beklemeyin. BAM BAM BAM!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aslında filmin mutfağında işler pek de iyi ilerlememiş. Yapımcı Fabrizio De Angelis, Gianfranco Clerici ve Vincenzo Mannino&#8217;nun yazdığı senaryoyu yetersiz bulunca devreye türün gediklisi Dardano Sacchetti girmiş. Sacchetti’nin anlattığına göre film aslında progeria hastası bir katilin yaşlılık ve insani çöküş üzerine bir meditasyonu olacakmış. Fulci ise bunu pek oralı olmamış. Sacchetti yapıyı bozmadan beş günde sahneleri ve o meşhur giallo mekanizmalarını baştan yazmış. Sacchetti&#8217;ye göre Fulci&#8217;nin kadınlara karşı beslediği o derin sadizm, filmin her hücresine sızan cinsel şiddetin de ana kaynağı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fulci ise çekimler öncesinde filmi Hitchcock’un yeniden ziyareti olarak pazarlıyordu. Zombiler yok, karanlıkta çalışan bir katil, bol şiddet ve cinsellik var&#8230; 1981 sonbaharında New York sokaklarında ve Roma’daki stüdyolarda çekilen film, başrol oyuncusu Jack Hedley çekimler başladıktan sonra kadroya dahil edilince iyice kaotik bir hal almış.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" width="768" height="335" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/fulci_new_york_ripper.webp" alt="fulci filminden bir gore sahne" class="wp-image-13547" style="width:818px;height:auto" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/fulci_new_york_ripper.webp 768w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/fulci_new_york_ripper-300x131.webp 300w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bazı sahneler var ki, insanı gerçekten koltuğuna çiviliyor. Alexandra Delli Colli’nin canlandırdığı Jane karakterinin cinsel tacize uğradığı, o çiğ ve seksi anlar&#8230; Fulci burada sadece bir katili anlatmıyor, kamerasını adeta bir röntgenci gibi karakterlerin üzerine dikiyor. Jane’in o sınır tanımayan arzularının sonu, giallo tarihinin en unutulmaz ama en mide bulandırıcı sahnelerinden birine bağlanıyor. Şarap şişesi ve ustura. Evet, Fulci kadın düşmanlığıyla suçlanıyor, bu bir gerçek. İngiliz sansürcü Carol Topolski’nin film için &#8220;hayatımda gördüğüm en zarar verici film&#8221; demesi ve İngiltere&#8217;de 2002&#8217;ye kadar yasaklı kalması bu yüzden.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sergio Salvati’nin daha önce kullandığı gibi Gotik kadrajlarını bekleyenler hiç de alışık olmadıkları şeylerle karşılaşacaklar bu filmde. Luigi Kuveiller, kamerayı öyle bir soğuklukla kullanıyor ki, New York’u daha önce hiç böyle görmemişsinizdir. Karanlık barlar, şehrin neon ışıklarının altındaki pespayelik ve her daim ön planda olan o soğuk morglar. Argento’nun <em>Tenebre</em>’siyle aynı yıl çıkan bu film, onun tam zıttı bir kutupta duruyor. Argento ne kadar geometrik ve sanatsalsa, Fulci o kadar organik ve trash.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Daniela Doria’nın o meşhur ustura saldırısına maruz kaldığı an&#8230; İşte orada film duruyor. Fulci favori kurbanına öyle bir veda hazırlamış ki, <em>City of the Living Dead</em>’deki o gözlerinden kan gelerek ağladığı sahne yanında masum kalıyor. Yakın planlar, etin kesilişi, o saf fiziksel acı&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Katilin motivasyonuna gelince. O ördek sesi. Altında yatan o sakat çocuk ve Peter’ın zihnindeki o karanlık dehlizler. Fulci burada <em>Don’t Torture a Duckling</em>’deki o eski temalarına, toplumsal ikiyüzlülüğe bir selam gönderiyor ama bu sefer çok daha hırçın. Suçluluğu bir hayvana, bir ördeğe yıkıp arınmaya çalışmak&#8230; Peter’ın zihninde kopan o fırtına aslında modern insanın ta kendisi. Kendi vahşetimizi bir maskenin, bir sesin arkasına saklıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Film biterken o ördek sesinin kulaklarınızda yankılanması tesadüf değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonunda ne mi kalıyor? Büyük bir rahatsızlık hissi ve Fulci’nin o alaycı gülümsemesi. <em>The New York Ripper</em>, &#8220;Video Nasty&#8221; listelerine girmeyi sonuna kadar hak eden, sansürcüleri çıldırtan, muhafazakar bir damarı olan ama bir o kadar da sınırları yıkan kült bir şaheser.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" width="768" height="329" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/the_new_york_ripper_1982.webp" alt="the new york ripper giallo filminden bir sahne" class="wp-image-13548" style="width:805px;height:auto" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/the_new_york_ripper_1982.webp 768w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/the_new_york_ripper_1982-300x129.webp 300w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/the-new-york-ripper-lucio-fulci/">Lucio Fulci ve The New York Ripper (1982)</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://iyikotufilm.com/the-new-york-ripper-lucio-fulci/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öteki Yeşilçam – Ertem Göreç’in Giallo Filmi Korkunç Tecavüz</title>
		<link>https://iyikotufilm.com/korkunc-tecavuz-ertem-gorec-giallo/</link>
					<comments>https://iyikotufilm.com/korkunc-tecavuz-ertem-gorec-giallo/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Mar 2026 07:01:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Ertem Göreç]]></category>
		<category><![CDATA[Korkunç Tecavüz]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Cinema]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam Korku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://iyikotufilm.com/?p=13533</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yönetmenlik kariyerinin başlangıcında Otobüs Yolcuları (1961) ve Karanlıkta Uyananlar (1964) gibi toplumsal-gerçekçi filmlerle adını duyurmuş olan Ertem Göreç 1960’ların ikinci yarısından itibaren popüler sinemaya, janr filmlerine kaymıştı. Göreç’in bu minvaldeki çalışmaları James Bond tarzı Altın Çocuk Beyrut’ta’dan (1967) Pamuk Prenses ve 7 Cüceler’e (1970) uzanan büyük bir çeşitlilikte gerçekleşiyordu. Göreç’in kariyerinin ikinci döneminde yönettiği yapımlarından [&#8230;]</p>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/korkunc-tecavuz-ertem-gorec-giallo/">Öteki Yeşilçam – Ertem Göreç’in Giallo Filmi Korkunç Tecavüz</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1245" height="918" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/Korkunc_Tecavuz_1972.webp" alt="Korkunç Tecavüz (1973) Filmi Orijinal Jenerik Başlığı - Ertem Göreç" class="wp-image-13534" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/Korkunc_Tecavuz_1972.webp 1245w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/Korkunc_Tecavuz_1972-300x221.webp 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/Korkunc_Tecavuz_1972-1024x755.webp 1024w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/Korkunc_Tecavuz_1972-768x566.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 1245px) 100vw, 1245px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yönetmenlik kariyerinin başlangıcında Otobüs Yolcuları (1961) ve Karanlıkta Uyananlar (1964) gibi toplumsal-gerçekçi filmlerle adını duyurmuş olan Ertem Göreç 1960’ların ikinci yarısından itibaren popüler sinemaya, janr filmlerine kaymıştı. Göreç’in bu minvaldeki çalışmaları James Bond tarzı Altın Çocuk Beyrut’ta’dan (1967) Pamuk Prenses ve 7 Cüceler’e (1970) uzanan büyük bir çeşitlilikte gerçekleşiyordu. Göreç’in kariyerinin ikinci döneminde yönettiği yapımlarından biri de İtalyan giallo filmlerinden esinlenmiş görünen Korkunç Tecavüz. Her ne kadar Korkunç Tecavüz’ün ismi tecavüz odaklı bir istismar filmi izlenimi verse de söz konusu film aslında ‘katil kim?’ izleğinde bir gerilim filmi.</p>



<span id="more-13533"></span>



<p class="wp-block-paragraph">Sinema referans kitaplarında <em>Korkunç Tecavüz</em> 1972 yapımı olarak geçiyor. Ancak filmin yapımcısı Birlik Film’in resmi kuruluş tarihi 6 Nisan 1973 ve bir sahnede görünen <em>Günaydın</em> gazetesinin arka sayfasındaki resimli roman o gazetede 1973 yılında yayınlanmış, dolayısıyla filmin ya da en azından bazı sahnelerinin çekimleri 1973’te gerçekleşmiş olmalı. Nitekim gazete arşivlerinden saptayabildiğim kadarıyla <em>Korkunç Tecavüz</em> İstanbul’da ilk olarak 14 Ocak 1974’te gösterime girmiş. Öte yandan <em>Hürriyet 1973 Ansiklopedik Yıllığı</em>’nda 1972’de çevrilen yerli filmlerin listesinde <em>Korkunç Tecavüz</em> de yer alıyor, dolayısıyla referans kaynaklarındaki 1972 yılı kaydı temelsiz değil. Tüm bunların ışığında <em>Korkunç Tecavüz</em>’ün bir proje olarak 1972’de anons edildiğini ve/veya yapımına o yıl başlandığını ama tamamlanmasının 1973’e sarkmış olduğunu varsayabiliriz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="767" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/turkish_giallo-1024x767.webp" alt="Ertem Göreç Korkunç Tecavüz Filmi Sahnesi - Yeşilçam Giallo Gerilim" class="wp-image-13538" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/turkish_giallo-1024x767.webp 1024w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/turkish_giallo-300x225.webp 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/turkish_giallo-768x575.webp 768w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/turkish_giallo.webp 1251w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüzde orijinal jeneriğinden yoksun, renklerin sık sık bozulduğu, hatta ses kuşağında yer yer boşluk olan kötü kalitede bir video kopya kaynaklı sürümünden izlenebilen <em>Korkunç Tecavüz</em> bir kadın voleybol takımının kamp için Abant’a gelmesiyle açılıyor. Gerek antrenman gerekse de diskodaki eğlence sahnelerinde kameranın genç kadınların bacaklarına odaklanmasıyla röntgenci hazlara yönelik düşük ölçekte erotizmin ekrana geldiği filmde kadın oyunculardan ikisi çevredeki ormanda dolaşmaya çıkıyorlar ve bilahare yarı çıplak cesetleri bulunuyor. Olay mahallindeki küçük bir erkek çocuk cinayetlere besbelli tanık olarak şoka girmiştir. Dolayısıyla kimliği meçhul katil bu çocuğu konuşmaya başlamadan öldürmek zorundadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başlangıçtaki cinayet sahnelerinin doğrudan ekrana gelmemiş olduğu <em>Korkunç Tecavüz</em>’ün dehşet mizansenleri açısından doruk noktası katilin çocuğu müşahede altında tutulmakta olduğu hastaneden kaçırdığı sahne: Yaklaşık iki dakika süren bu sahnede yüzü kadraj dışı kalan siyah eldivenli bir saldırganın çocuğun bulunduğu odaya gelip bakıcı hemşirenin üstündeki elbiseleri parçaladıktan sonra onu öldürmesini ve zaten travmatize durumdaki küçük çocuğun bütün bunlara da tanık olmasını izliyoruz! Bu yeni cinayetten sonra zavallı çocuğun öğretmeni olan genç kadın, polis tarafından katili yakalamak için yem olarak kullanılıyor…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Katilin kimliği, daha doğrusu siması filmin sonunda belli olduğunda ismi filmin afişinde yazmayan (ama video kopyasındaki sonradan oluşturulmuş kısa jenerikte yazan) bir oyuncunun ilk sinema deneyimlerinden birini izlemiş olduğumuzu idrak ediyoruz. Yan rollerden birindeki diğer önemli isim yerli korku filmlerimizin meraklılarının <em>Drakula İstanbulda</em>’dan (1953) anımsayacağı emektar oyuncu Ayfer Feray. Başroldeki öğretmeni ise <em>Yarasa Adam Betmen</em> (1973), <em>Çılgın Kız ve 3 Süper Adam</em> (1973) ve çok sayıda Behçet Nacar filminde rol almış olan Emel Özden canlandırıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="630" height="463" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/korkunc_tecavuz_turkish_giallo.webp" alt="Ertem Göreç Korkunç Tecavüz Filmi Sahnesi - Turkish Giallo Film" class="wp-image-13536" style="width:800px;height:auto" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/korkunc_tecavuz_turkish_giallo.webp 630w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/korkunc_tecavuz_turkish_giallo-300x220.webp 300w" sizes="auto, (max-width: 630px) 100vw, 630px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Korkunç Tecavüz</em>’ün Volkan Kayhan imzalı senaryosunun finalde siması perdeye gelen katilin kimin nesi olduğu ve benzeri noktalarda herhangi bir açıklama getirmemesi açısından boşluklar içerdiği söylenebilir. Öte yandan Ertem Göreç öğretmenin motelde bir koridorda yürüdüğü sahnede olduğu gibi gerilimi yüksek bazı mizansenleri başarıyla gerçekleştirmiş. Bu arada katilin finale doğru eline aldığı bıçağın yüzeyinde kendi yüzünün yansımasına bakışı gibi görsel trükler mevcut video kaydının kötü kalitesi dolayısıyla zar zor seçilecek şekilde belli belirsiz ekrana gelerek mevcut seyir koşullarında heba olmuş durumda; filmin kaliteli bir transferi mevcut olsa belki de renk paletinin takdir edilesi olduğunu gözlemleyecektik.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Korkunç Tecavüz</em>’e ilişkin son bir not ise yönetmen olarak yine Ertem Göreç’in adının kaydedildiği ve oyuncu kadrosunun tamamen değil ama büyük ölçüde <em>Korkunç Tecavüz</em>’le örtüştüğü <em>Vur Öp Okşa</em> adlı bir filmin afişin mevcut oluşu. <em>Vur Öp Okşa</em> adlı 1970 yapımı bambaşka bir film var ama bu afiş muhtemelen <em>Korkunç Tecavüz</em>’ün araya “parça” eklenerek ve/veya başka bir film ya da filmlerden sahne ya da sahnelerle yeniden kurgulanarak farklı bir ad altında tekrar vizyona sürülüşünden baki.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="716" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/Korkunc_Tecavuz_Poster-1024x716.webp" alt="Korkunç Tecavüz Film Afişi - Emel Özden ve Ayfer Feray" class="wp-image-13535" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/Korkunc_Tecavuz_Poster-1024x716.webp 1024w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/Korkunc_Tecavuz_Poster-300x210.webp 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/Korkunc_Tecavuz_Poster-768x537.webp 768w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/03/Korkunc_Tecavuz_Poster.webp 1094w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaya ÖZKARACALAR</strong></p>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/korkunc-tecavuz-ertem-gorec-giallo/">Öteki Yeşilçam – Ertem Göreç’in Giallo Filmi Korkunç Tecavüz</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://iyikotufilm.com/korkunc-tecavuz-ertem-gorec-giallo/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Washing Machine (1993) — Vortice Mortale</title>
		<link>https://iyikotufilm.com/the-washing-machine-vortice-mortale/</link>
					<comments>https://iyikotufilm.com/the-washing-machine-vortice-mortale/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Mar 2026 06:34:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[90lar Korku Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gemini şunu dedi: İtalyan Korku Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Kült Film İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ruggero Deodato Filmleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://iyikotufilm.com/?p=13419</guid>

					<description><![CDATA[<p>İtalyan tür sinemasının, özellikle de Giallo ve istismar (exploitation) filmlerinin altın çağı 1970&#8217;ler ve 80&#8217;ler boyunca etkisini sürdürdükten sonra, 90&#8217;lı yılların başlarında bu türlerin popülaritesini yitirmeye başlamıştı. Tam da bu geçiş döneminde, sinema tarihine Cannibal Holocaust (1979) gibi sarsıcı ve tartışmalı şaheser kazandıran yönetmen Ruggero Deodato, televizyon projelerine uzun bir ara vermeden önceki son sinema [&#8230;]</p>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/the-washing-machine-vortice-mortale/">The Washing Machine (1993) — Vortice Mortale</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1001" height="552" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/the-washing-machine-1993.webp" alt="" class="wp-image-13421" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/the-washing-machine-1993.webp 1001w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/the-washing-machine-1993-300x165.webp 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/the-washing-machine-1993-768x424.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 1001px) 100vw, 1001px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">İtalyan tür sinemasının, özellikle de Giallo ve istismar (exploitation) filmlerinin altın çağı 1970&#8217;ler ve 80&#8217;ler boyunca etkisini sürdürdükten sonra, 90&#8217;lı yılların başlarında bu türlerin popülaritesini yitirmeye başlamıştı. Tam da bu geçiş döneminde, sinema tarihine Cannibal Holocaust (1979) gibi sarsıcı ve tartışmalı şaheser kazandıran yönetmen Ruggero Deodato, televizyon projelerine uzun bir ara vermeden önceki son sinema filmlerinden biri olan <em>Vortice Mortale</em> (The Washing Machine &#8211; 1993) ile karşımıza çıkar. Dario Argento&#8217;nun görsel stilinden ve geleneksel Giallo kalıplarından yoğun bir şekilde beslenen bu film, klasik bir polisiye cinayetinden çok, erotizm ve psikolojik manipülasyonun ön planda olduğu erotik bir kabus sunar.</p>



<span id="more-13419"></span>



<p class="wp-block-paragraph">Senaryosu Luigi Spagnol&#8217;un deneysel bir tiyatro oyunundan uyarlanan film, gotik ve soğuk mimarisiyle filme karanlık bir atmosfer katan Budapeşte&#8217;de geçer. Olaylar, aynı evi paylaşan üç çekici kız kardeşin etrafında şekillenir. Vida&#8217;nın sevgilisi olan, aynı zamanda beyaz kadın ticareti yapan ve uyuşturucu/sahte para işlerine bulaşmış mafya figürü Yuri&#8217;nin (Yorgo Voyagis) cesedinin, sarhoş Ludmilla tarafından evdeki çamaşır makinesinin içinde parçalanmış halde bulunmasıyla olaylar başlar. Ancak Polis Müfettişi Alexander Stacev (Philippe Caroit) bu olayda bir şeylerin ters gittiğini anlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Budapeşte’de Bir Ölümcül Girdap: Manipülasyon ve Sapkınlık</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Hikaye ilerledikçe, her bir kız kardeş olaya dair farklı ve çelişkili ifadeler vererek müfettişi kendi ağlarına çeker. Çoklu bakış açısına sahip bu anlatım yapısı, tıpkı kurban durumundaki müfettiş gibi izleyiciyi de kimin doğruyu söylediği konusunda sürekli bir belirsizlik içinde bırakır. İçi nakit para ve mücevher dolu bir bavulun da olayların merkezine yerleşmesiyle, ardı arkası kesilmeyen geri dönüşler (flashback) ve rüya sekansları gerçeği yansıtmak yerine algıyı bilerek bulanıklaştırır.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="982" height="546" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/the-washing-machine-italian-horror.webp" alt="" class="wp-image-13422" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/the-washing-machine-italian-horror.webp 982w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/the-washing-machine-italian-horror-300x167.webp 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/the-washing-machine-italian-horror-768x427.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 982px) 100vw, 982px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Film, cinayetin çözülmesinden ziyade karakterlerin cinsel takıntıları ve sapkın oyunları üzerinden ilerler. Kız kardeşlerin, cinselliklerini tıpkı erkeklerin yaptığı gibi baskın bir şekilde kullanmaları ve kendi burlesk kulüplerini açmak gibi ortak bir hedefe sahip güçlü kadınlar olmaları, hikayeye feminist bir okuma imkanı da sunmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu röntgenci ve sapkın tonu açılış sahnesinde izleriz: Vida ve Yuri açık bir buzdolabının önünde cinsel ilişkiye girerken, kız kardeşi Ludmilla merdivenlerde bacakları açık bir şekilde onları izler ve bu sevişmeye röntgenci bir bakışla eşlik eder. Bir diğer şok edici sahnede ise Maria (Sissy), görme engelli öğrencileri gezdirdiği bir müzenin ortasında, etraftaki kalabalığa aldırmadan müfettişle cinsel ilişkiye girer.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Müfettiş Stacev&#8217;in bu üç kadının manipülatif baştan çıkarma oyunlarına bu kadar kolay teslim olmasının anahtarı ise onun gizli sadomazoşizm tutkusudur. Uzun süredir birlikte olduğu kız arkadaşı Irina&#8217;ya, içi kırbaç ve BDSM aletleriyle dolu dolabını göstererek üç kız kardeşle birden birlikte olduğunu itiraf etmesi, hikayenin kırılma anlarından biridir. Dehşete düşen Irina&#8217;nın müfettişin silahını alarak ortadan kaybolması, müfettişin ahlaki değerlerden kopuşunu ve karanlığa doğru yaptığı geri dönülmez yolculuğu gözler önüne serer.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Teknik Başarı ve Beklentilerin Ötesinde Bir Değerlendirme</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Deodato bu filmiyle Giallo türüne geç bir giriş yapar. Filmde <em>Don&#8217;t Torture a Duckling</em> (1972) gibi önemli filmlerin de görüntü yönetmeni olan Sergio D&#8217;Offizi ile çalışır. D’Offizi yüksek açılı, gölge oyunlarıyla dolu Argento-vari sinematografisiyle öne çıkar. Budapeşte&#8217;nin otantik mekanları, filme soğuk ve gotik bir hava katar. Filmin müzikleri ise efsanevi <em>Goblin</em> grubundan Claudio Simonetti&#8217;nin hazırladığı, 70&#8217;ler İtalyan sinemasının ruhunu yansıtan etkileyici elektronik tınılar tamamlar.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="780" height="439" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/vortice-mortale.webp" alt="Vortice Mortale filmi kız kardeşler" class="wp-image-13423" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/vortice-mortale.webp 780w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/vortice-mortale-300x169.webp 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/vortice-mortale-768x432.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 780px) 100vw, 780px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm bu ilgi çekici unsurlara rağmen, yönetmen Ruggero Deodato röportajlarında ortaya çıkan işten memnun kalmadığını. Filmin samimi ve kapalı bir yapısı olduğunu, bu yüzden daha tanınmış yıldız oyuncularla çalışmak istediğini ancak düşük bütçe yüzünden bunun gerçekleşmediğini, projenin aceleye getirildiğini söylemiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Film, zayıf olay örgüsü ve mantık hataları filmle ilgili en büyük eleştiriler olabilir. Senarist Luigi Spagnol&#8217;un, müfettişin BDSM tutkusu veya Ludmilla&#8217;nın alkolizmi gibi detayları sanki o an aklına gelmiş gibi hissettirir. Özellikle Fransız oyuncu Philippe Caroit&#8217;in müfettiş rolündeki fazla soğuk, figüran gibi duran ve ilgisiz performansı inandırıcılıktan uzaktır. Filmin gerilim yaratmak yerine aşırı dozdaki çıplaklığa ve fetiş giysilere bel bağlaması, ana hikayenin gücünü zayıflattığı da bir gerçektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Filmin adını ilk gördüğümde Deodato’dan katil bir çamaşır makinesi filmi izleyeceğimi düşünmüştüm. Açılış sahnesindeki tetikleyici olay dışında filmde çamaşır makinesi ile ilgili bir detay yok. &#8220;The Washing Machine&#8221; (Çamaşır Makinesi) olarak çevrilerek yanlış bir beklenti yaratan bu film, orijinal adıyla <em>Vortice Mortale</em> (Ölümcül Girdap) olarak anılmayı çok daha fazla hak etmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/the-washing-machine-vortice-mortale/">The Washing Machine (1993) — Vortice Mortale</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://iyikotufilm.com/the-washing-machine-vortice-mortale/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öteki Yeşilçam – Yerli Giallo / Seri Cinayet Filmi: Sıra Sende Yosmam</title>
		<link>https://iyikotufilm.com/sira-sende-yosmam-yerli-giallo/</link>
					<comments>https://iyikotufilm.com/sira-sende-yosmam-yerli-giallo/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 15:31:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Çetin İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Kaya Özkaracalar]]></category>
		<category><![CDATA[Sıra Sende Yosmam]]></category>
		<category><![CDATA[Yerli Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://iyikotufilm.com/?p=13338</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeşilçam yapımı az sayıdaki seri cinayet filmlerinin, Yunanistan merkezli Onar Films tarafından 2000’lerin ilk on yılında dvd’lerinin çıkarılmış olmalarının da katkısıyla en tanınmışları olarak Kadın Düşmanı (1967) ve Aşka Susayanlar: Seks ve Cinayet (1972) sayılabilir (*). Bu minvaldeki nispeten az bilinen bir Yeşilçam filmi ise artık daha çok Dünyayı Kurtaran Adam’ın (1982) yönetmeni olarak tanınan [&#8230;]</p>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/sira-sende-yosmam-yerli-giallo/">Öteki Yeşilçam – Yerli Giallo / Seri Cinayet Filmi: Sıra Sende Yosmam</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="704" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/sira-sende-yosmam-1975-1024x704.jpg" alt="Sira Sende Yosmam filmi seri cinayet sahnesi yesilcam giallo" class="wp-image-13339" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/sira-sende-yosmam-1975-1024x704.jpg 1024w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/sira-sende-yosmam-1975-300x206.jpg 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/sira-sende-yosmam-1975-768x528.jpg 768w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/sira-sende-yosmam-1975.jpg 1394w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeşilçam yapımı az sayıdaki seri cinayet filmlerinin, Yunanistan merkezli Onar Films tarafından 2000’lerin ilk on yılında dvd’lerinin çıkarılmış olmalarının da katkısıyla en tanınmışları olarak <a href="https://iyikotufilm.com/kadin-dusmani-1967/"><em>Kadın Düşmanı</em> (1967)</a> ve <a href="https://iyikotufilm.com/aska-susayanlar-seks-ve-cinayet-1972/"><em>Aşka Susayanlar: Seks ve Cinayet</em> (1972)</a> sayılabilir (*). Bu minvaldeki nispeten az bilinen bir Yeşilçam filmi ise artık daha çok <em>Dünyayı Kurtaran Adam’</em>ın (1982) yönetmeni olarak tanınan Çetin İnanç’ın yönettiği <em>Sıra Sende Yosmam</em> (1975). <em>Aşka Susayanlar: Seks ve Cinayet</em> (1972) <a href="https://iyikotufilm.com/italyan-giallo-filmleri/">giallo</a> olarak anılan İtalyan yapımı stilize cinayet filmlerinin başyapıtlarından <em>Lo strano vizio della signora Wardh</em>’ın (1971) yeniden çevrimiydi. <em>Sıra Sende Yosmam</em> da giallo filmlerinin siyah deri eldivenli katil gibi görsel unsurlarını içermek başta olmak üzere giallo filmlerinden etkilenmiş, onlara öykünen ama giallo esinlenmesi unsurların son tahlilde “vurdulu kırdılı” aksiyon filmleri konvansiyonları içine yedirildiği bir çalışma.</p>



<span id="more-13338"></span>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Sıra Sende Yosmam</em>’ın senaryo aşamasındaki ilk adı <em>Kaatil Üçün Biri</em>’ymiş ancak o dönemde filmlerin senaryolarını da önceden denetlemekle yetkili sansür kurulu bu adı, argo çağrışımlarından dolayı olsa gerek, reddetmiş ve senaryonun başlığı <em>Sıra Sende Yosma</em> olarak değiştirilmiş; film çekildiğinde ise ismi <em>Sıra Sende Yosmam</em> olacaktı. İşin ilginci Yeşilçam’da 1971’de <em>Sıra Sende Yosmam</em> adlı bir başka film daha çevrilmiş. 1975 yapımı filme dört yıl öncesinden bir filmin adının verilmesinin sebebi yeni filmin sansürden geçememesi olasılığına karşı aynı adlı diğer filmin sansür izin belgesiyle vizyona sunulabilmesi olanağını cepte hazır tutma isteği olabilir; 1970’lerde bazı Yeşilçam filmleri bu yöntemle sansürü baypas ederek vizyona girmişti. Öte yandan “Sıra Sende Yosmam” ibaresinin muhtemel esin kaynağı ise Jean-Luc Godard’ın <em>Alphaville</em>’i (1965) dahil çok sayıda filmle beyazperdelerde de görünmüş olan Lemmy Caution adlı FBI ajanı kahramanın serüvenlerini içeren popüler ucuz roman serisinin bir kitabına Türkiye’de verilmiş olan <em>Sıra Sende, Yosma!</em> başlığı. Bu arada <em>Sıra Sende Yosmam</em>’ın senaristi olarak tüm kaynaklarda filmin başrol oyuncusu Tamer Yiğit’in adı geçiyor ki bu künye verisinin menşei Agah Özgüç’ün hazırladığı bir film dizinindeki künye. Ancak sansür kurulu kayıtlarına göre sansüre sunulan senaryoda doğrudan Çetin İnanç’ın adı yer alıyor, filmin jeneriğinde ise senaristin adına yer verilmemiş!</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="480" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/turkish-gialli-1024x480.png" alt="" class="wp-image-13377" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/turkish-gialli-1024x480.png 1024w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/turkish-gialli-300x141.png 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/turkish-gialli-768x360.png 768w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/turkish-gialli.png 1343w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph"><em>Sıra Sende Yosmam</em> (1975) izbe bir sokakta sokak sakinlerinin bir gazeteden polisin bir katilin izini kaybettiğine dair bir haberi okumasıyla açılıyor. Daha sonra Yeşilçam filmlerine aşinalığı bu filmlerin televizyonlarda gösterilen sansürlü sürümlerinden ibaret olanların ağzını hayretten açık bırakacak bir mizansenle gözlerinden ve göğsünden kanlar sızan yarı-çıplak (üstsüz) bir kadının yüzü görünmeyen bıçaklı bir saldırgan karşısında dehşet içinde çırpınışını izliyoruz ki böylesi bir görüntü İtalyan ya da Amerikan seks ve şiddet filmlerinde dahi çok sık rastlanmayacak çarpıcılıkta. Bu saldırı ve çırpınma sahnesi esnasında kırmızı ışık altında balık gözü çekimle kimliği anlaşılamayacak şekilde çarpıtılmış bir yüz görüntüsü de zaman zaman perdeye geliyor. Derken yarı-çıplak kadın pencereden aşağı atılıyor ve karşı pencerede bir başka kadın diğer kadının dışarı atıldığı pencerede maskeli bir adam görerek polise telefon ediyor ve akabinde filmin jeneriği başlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tamer Yiğit’in Dirty Harry tarzındaki sert bir polisi canlandırdığı <em>Sıra Sende Yosmam</em>’ın jeneriğinde daha sonraki yıllarda porno filmler yönetecek iki isim geçiyor: prodüksiyon amiri Semih Servidal ve reji asistanı Engin Temizer. <em>Sıra Sende Yosmam</em>’ın çekildiği 1975 yılı Yeşilçam’da “seks filmlerinin” özellikle “seks komedileri” üzerinden patlama yaptığı yıldır (her ne kadar “seks filmlerinin” gişe başarısı bu filmlerin hem muarızları hem de sevenleri tarafından bir hayli abartılıyor olsa da; örneğin <em>Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı</em>’nın gişe hasılatı aynı yıl vizyona girip tüm zamanların en çok hasılat getiren erotik filmi olan <em>Civciv Çıkacak Kuş Çıkacak</em>’ın neredeyse iki misliydi) ve birkaç yıl öncesinden zaten tarihsel kahramanlık filmleri ile bazı “fantastik” filmlerde usulca boy göstermeye başlamış olan çıplaklık, daha doğrusu kadın çıplaklığı ve softcore seks sahneleri 1970’lerin ortalarına geldiğimizde neredeyse B-tipi tüm “avantür” filmlerin, bu arada “vurdulu-kırdılı” filmlerin de olmazsa olmazı olmuştu. <em>Sıra Senden Yosman</em>’ın ayırt edici özelliği ise kadın çıplaklığının cinayetler bağlamında da perdeye gelmesi; yukarıda andığım açılış sahnesinin yanı sıra filmin ilerleyen bölümlerinde kanlar içinde birden fazla çırılçıplak kadın cesedi perdeye geliyor. Filmin istismar sineması yönelimindeki bir diğer mizanseni ise üstsüz iki genç kadının üzerinde dans ettiği bir masa etrafında dans eden gençler arasında elden ele uyuşturucu dolaştırılan bir parti sahnesi ki bu sahnede Baykal Kent de gençler arasında görülüyor!</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="687" data-id="13367" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/93be3b5a-d6df-4a58-ba88-91e8ac65b92c-1-1024x687.jpg" alt="Sira Sende Yosmam filmi seri cinayet sahnesi yesilcam giallo çetin inanç" class="wp-image-13367" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/93be3b5a-d6df-4a58-ba88-91e8ac65b92c-1-1024x687.jpg 1024w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/93be3b5a-d6df-4a58-ba88-91e8ac65b92c-1-300x201.jpg 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/93be3b5a-d6df-4a58-ba88-91e8ac65b92c-1-768x515.jpg 768w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/93be3b5a-d6df-4a58-ba88-91e8ac65b92c-1.jpg 1423w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu arada <em>Sıra Sende Yosmam</em>’da 1970’ler Türkiyesinin bugün unutulmuş bazı alameti farikalarının temsilleri filmi o açılardan ilginç bir tarihsel rezervuar niteliğine de büründürüyor. Yabancı sigara ithalatının yasak ve kaçak getirilen yabancı sigaraların da çok pahalı olduğu o yıllarda kazananın kaçak yabancı sigara kazandığı tombalacıların bir örneği filmin ilk sahnesinde görünüyor. Filmin ortalarında bir “beyaz” satıcısının “Tekel’de mal biter, bizde bitmez” deyişi ise ülkedeki yokluklara muzip bir nazire niteliği taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Sıra Sende Yosmam</em>’da olay örgüsünün bir damarı Tamer Yiğit’in canlandırdığı komiser İsmet’in katil zanlısı olduğundan şüphelendiği Cahit adlı bir gencin, babası Cevahir Bey tarafından korunmasına dair. Cahit Bey’in grevci işçilerin elebaşını öldürten bir patron olarak sunulması <em>Sıra Sende Yosmam</em>’a toplumsal-eleştirel bir doz nakşedermiş gibi görünse de İsmet’in Cahit’i gözaltındayken döverek konuşturmaya çalışması, Cahit’i yara bere içinde gören avukatına alaycı bir ifadeyle “yakalandığı zaman merdivenden düşmüş” denilmesi ve bunların izleyiciye normal, komik şeylermiş gibi sunulması filmin poliste kötü muameleyi normalize eden sevimsiz bir yönü.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="616" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/turkish-giallo-1024x616.png" alt="" class="wp-image-13373" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/turkish-giallo-1024x616.png 1024w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/turkish-giallo-300x180.png 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/turkish-giallo-768x462.png 768w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/turkish-giallo-1536x924.png 1536w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/turkish-giallo.png 1623w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Cevahir Bey İsmet’in amirini devreye sokup Cahit’i gözaltından kurtarıyor, hala inatla Cahit’in peşini bırakmayan İsmet’i adamlarına dövdürtüyor. Sansür kurulu Türk polisinin itibarına toz kondurmama kaygısıyla, İsmet’in Cevahir’in adamları tarafından dövülme sahnesinin ve emniyet amirinin “suçlularla berabermiş hissini veren” bir diyalogun çıkarılmasını şart koşmuş! Seks sahnelerine, çıplaklık içeren diğer sahnelere, bu arada esrar partisi sahnesine sansür kurulundan itiraz gelmemiş olması ise filmin o dönemde sansürü aldatmak için çok sık başvurulan bir yöntemle, sansür kurulunun kabul etmeyeceğine peşinen kesin gözüyle bakılan bu sahnelerden geçici olarak arındırılmış ‘nezih’ bir kurgusunun sansüre sunulmuş olduğunun göstergesi…</p>



<p class="wp-block-paragraph">(*) <em>Kadın Düşmanı</em> (1967) hakkında bkz.: <a href="https://iyikotufilm.com/kadin-dusmani-1967/">https://iyikotufilm.com/kadin-dusmani-1967/</a> ve <em>Aşka Susayanlar: Seks ve Cinayet</em> (1972) hakkında bkz.: <a href="https://iyikotufilm.com/aska-susayanlar-seks-ve-cinayet-1972/">https://iyikotufilm.com/aska-susayanlar-seks-ve-cinayet-1972/</a></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaya ÖZKARACALAR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/sira-sende-yosmam-yerli-giallo/">Öteki Yeşilçam – Yerli Giallo / Seri Cinayet Filmi: Sıra Sende Yosmam</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://iyikotufilm.com/sira-sende-yosmam-yerli-giallo/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Giallo Filmlerinin Vazgeçilmez Klişeleri</title>
		<link>https://iyikotufilm.com/giallo-filmlerinin-vazgecilmez-kliseleri/</link>
					<comments>https://iyikotufilm.com/giallo-filmlerinin-vazgecilmez-kliseleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Feb 2026 08:47:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[Kavram-Kuram-Fenomen]]></category>
		<category><![CDATA[1970s horror]]></category>
		<category><![CDATA[Dario Argento]]></category>
		<category><![CDATA[Giallo Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[giallo films]]></category>
		<category><![CDATA[Italian horror cinema]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyan korku sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Mario Bava]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://iyikotufilm.com/?p=13313</guid>

					<description><![CDATA[<p>1960&#8217;ların İtalya&#8217;sında, polisiyenin sınırlarını zorlayan ve korkunun estetiğini yeniden tarif eden bir memba ortaya çıkar. Giallo, suç anlatısını sadece &#8220;kim yaptı?&#8221; ya da “katil kim?” sorusuna indirgemez; bakışın kendisini de suç mahalline dönüştürür. Bugün slasher sinemasında gördüğümüz birçok anlatısal ve görsel tercih, ilk kez burada bu kadar bilinçli ve stilize biçimde yan yana gelir. Giallo&#8217;nun [&#8230;]</p>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/giallo-filmlerinin-vazgecilmez-kliseleri/">Giallo Filmlerinin Vazgeçilmez Klişeleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="825" height="348" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/Suspiria.avif" alt="" class="wp-image-13314" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/Suspiria.avif 825w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/Suspiria-300x127.avif 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/Suspiria-768x324.avif 768w" sizes="auto, (max-width: 825px) 100vw, 825px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">1960&#8217;ların İtalya&#8217;sında, polisiyenin sınırlarını zorlayan ve korkunun estetiğini yeniden tarif eden bir memba ortaya çıkar. Giallo, suç anlatısını sadece &#8220;kim yaptı?&#8221; ya da “katil kim?” sorusuna indirgemez; bakışın kendisini de suç mahalline dönüştürür. Bugün slasher sinemasında gördüğümüz birçok anlatısal ve görsel tercih, ilk kez burada bu kadar bilinçli ve stilize biçimde yan yana gelir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Giallo&#8217;nun yıllar içinde kemikleşmiş bazı vazgeçilmezleri var:</p>



<span id="more-13313"></span>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Siyah Deri Eldivenler ve Gizemli Katil: </strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Kamera önce eli gösterir. Yüzü değil — eli. Siyah deri, metal bir yüzeye değer; parmaklar bir kapıyı aralar, sonra kadraj kesilir. Bu görsel sözleşmeyi imzaya dönüştüren Argento değil, Mario Bava&#8217;dır — 1964&#8217;te <em>Kan ve Siyah Dantel</em> çıktığında türün tüm belirgin ögeleri neredeyse tek filmde oturdu. Pardösü, fötr şapka, bazen maske; ve o siyah deri eldivenler. <em>Seven Shawls of Yellow Silk</em>, <em>Your Vice Is a Locked Room and Only I Have the Key</em> — bu filmler Bava&#8217;nın kurduğu dili konuşur. Kimlik o kadar sistematik biçimde ertelenir ki izleyici bir noktada yüzü aramayı bırakır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="439" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/giallo-black-gloves-1024x439.jpg" alt="" class="wp-image-13315" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/giallo-black-gloves-1024x439.jpg 1024w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/giallo-black-gloves-300x129.jpg 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/giallo-black-gloves-768x329.jpg 768w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/giallo-black-gloves.jpg 1350w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Amatör Dedektif ve İşe Yaramaz Polisler: </strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Polis neden hiçbir zaman işe yaramaz? Bu soru giallo&#8217;nun yapısında o kadar derine işlemiş ki artık sormak bile tuhaf geliyor. Anlatının yükü kaçınılmaz olarak tesadüfi tanığa düşer — bir turist, bir yazar, yanlış anda yanlış pencereden bakan biri. Roma&#8217;nın modernist apartmanları ya da Torino&#8217;nun geometrik sokakları bu yabancının gözünde labirente dönüşür. Çözüm arayışı bir noktada kişisel takıntıya evrilir; ve o eşiği geçince&#8230;</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="433" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/the-bird-with-the-crystal-plumage-1970.png" alt="" class="wp-image-13316" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/the-bird-with-the-crystal-plumage-1970.png 1024w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/the-bird-with-the-crystal-plumage-1970-300x127.png 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/the-bird-with-the-crystal-plumage-1970-768x325.png 768w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Stilize Cinayetler ve Manzara Pornosu: </strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Ölüm burada kompozisyondur. Nokta. Argento&#8217;nun <em>Derin Kırmızı</em>&#8216;sında (1975) o kristal ayna sahnesini düşünün — cam parçalanır, kan duvara sıçrar, ama kamera bir an için mimariyle ilgilenir; köşeli art deco çerçeve, şiddetin kendisinden daha uzun süre kadrajda kalır. Martino da bunu biliyordu. Kan rengi gerçekçi değil — bilinçli olarak abartılmış, neredeyse dekoratif. Bu klişe 70&#8217;lerin ortasında iyice formüle dönüştü; ama Argento&#8217;nun elinde formül hiç bu kadar güzel görünmemişti.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1000" height="511" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/giallo-film-murder.jpg" alt="" class="wp-image-13317" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/giallo-film-murder.jpg 1000w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/giallo-film-murder-300x153.jpg 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/giallo-film-murder-768x392.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Cinsellik ve Şiddetin Kesişimi</strong>: </h2>



<p class="wp-block-paragraph">Arzu ile tehdit aynı anda çerçeveye girer neredeyse el ele. Şunu söylemek gerekiyor: bu tercih bugün rahatsız edici, o zaman da öyleydi, sadece kimse pek sormadı. Kamera bedeni estetize ederken aynı anda onu savunmasız kılar; güzellik burada bir lanet gibi işlev görür tamamlanmamış bir ceza gibi. Kurbanların çoğu dikkat çekici derecede güzel kadınlardır. Bu tesadüf değil, ama ne olduğunu tam olarak adlandırmak da o kadar kolay değil.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="750" height="419" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/laonora-fani-giallo-sex-scenes.png" alt="" class="wp-image-13318" style="width:840px;height:auto" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/laonora-fani-giallo-sex-scenes.png 750w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/laonora-fani-giallo-sex-scenes-300x168.png 300w" sizes="auto, (max-width: 750px) 100vw, 750px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Travmatik Geçmiş ve Uzun İtiraflar: </strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Maske düştüğünde konuşma başlar. Bastırılmış bir çocukluk, kırılmış bir aile ve uzun, bazen fazlasıyla uzun bir itiraf sahnesi. Psikoloji burada bıçak kadar keskindir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/giallo-film-1024x576.webp" alt="" class="wp-image-13319" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/giallo-film-1024x576.webp 1024w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/giallo-film-300x169.webp 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/giallo-film-768x432.webp 768w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/giallo-film.webp 1245w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Çarpıcı Renkler ve Kamera Oyunları: </strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Renk gerçekliğin hizmetinde değildir. Kırmızı, mavi, yeşil; mekânı doğallıktan çıkaran, karakterleri ışığın içine değil ışığın <em>altına</em> gömen tonlar. Sert gölgeler yüzleri böler. Ani zoom&#8217;lar, beklenmedik açılar ve gözbebeklerine yapılan o yakın planlar, bakışı tehdit unsuruna dönüştürür. Bu görsel dili ilk kez sinemalarda görenler ne hissetmiş olabilir ki?</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="506" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/color-giallo-films.jpeg" alt="" class="wp-image-13320" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/color-giallo-films.jpeg 900w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/color-giallo-films-300x169.jpeg 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/color-giallo-films-768x432.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Tekinsiz Müzikler: </strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Önce sessizlik. Sonra bir şey kırılır ama görüntüde değil, sestedir. Morricone&#8217;nin deneysel dokunuşları ya da Goblin&#8217;in progresif rock temaları görüntüye eşlik etmez; onu yönlendirir, bazen önüne geçer. Çocuk seslerini andıran bir melodi, aniden bir bas yürüyüşüne dönüşür. Bu müzikler giallo&#8217;nun atmosferini kalıcı kılar; bir sahneyi hatırlatan çoğu zaman görüntü değil, o ezgidir… kulağa yapışır ve oradan&#8230;</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-4-3 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Bruno Nicolai - La dama rossa uccide sette volte" width="500" height="375" src="https://www.youtube.com/embed/_hU0sgKXkBg?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Hayvan Motifleri ve İlginç İsimler: </strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Kristal Tüylü Kuş. Tarantulanın Siyah Göbeği.</em> Bu başlıkların ne anlama geldiğini sormak yanlış soru. Doğru soru, neden bu kadar işe yaradıkları. Hikâyeyle doğrudan ilgileri yoktur; daha çok bir rüyanın başlığı gibidir, tehdidin kendisinden önce gelen tuhaf bir his. Seyirci afişte zaten içeri çekilmiştir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="427" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/lizard-in-a-womans-skin-fulci-1024x427.jpg" alt="" class="wp-image-13321" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/lizard-in-a-womans-skin-fulci-1024x427.jpg 1024w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/lizard-in-a-womans-skin-fulci-300x125.jpg 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/lizard-in-a-womans-skin-fulci-768x320.jpg 768w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/lizard-in-a-womans-skin-fulci.jpg 1050w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Ürün Yerleştirme: </strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">O J&amp;B şişesi yine kadrajın köşesinde duruyor kimse koymadı, hep oradaydı. Gaetono Bandini’nin bir pazarlama dehası olarak giallo filmlerinde yaşamaya devam ediyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="525" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/jb-whiskey-giallo-films-1024x525.jpg" alt="" class="wp-image-13322" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/jb-whiskey-giallo-films-1024x525.jpg 1024w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/jb-whiskey-giallo-films-300x154.jpg 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/jb-whiskey-giallo-films-768x394.jpg 768w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2026/02/jb-whiskey-giallo-films.jpg 1150w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/giallo-filmlerinin-vazgecilmez-kliseleri/">Giallo Filmlerinin Vazgeçilmez Klişeleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://iyikotufilm.com/giallo-filmlerinin-vazgecilmez-kliseleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Le orme (1975)</title>
		<link>https://iyikotufilm.com/le-orme-1975/</link>
					<comments>https://iyikotufilm.com/le-orme-1975/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2016 16:16:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilimkurgu Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[Exploitation]]></category>
		<category><![CDATA[Footprints on the Moon]]></category>
		<category><![CDATA[horror]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[italyan film]]></category>
		<category><![CDATA[italyan güzelleri]]></category>
		<category><![CDATA[italyan korku filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Klaus Kinski]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=11428</guid>

					<description><![CDATA[<p>Florinda Bolkan Roma’da yaşayan ve Profesör Blackmann’ın (Klaus Kinski) gizemli bir deneyinin parçası olarak Ay’da yalnız bırakılmış bir astronot hakkında tuhaf rüyalar gören, Alice adında bir çevirmendir. Alice, bu rüyaların aslında yıllar önce izlediği “Orme sulla Luna” (Ay’daki İzler) adlı bir bilim kurgu filminden sahneler olduğunu fark eder. Bir sabah uyandığında bilimsel bir konferansın notlarının [&#8230;]</p>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/le-orme-1975/">Le orme (1975)</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2016/01/la-orme-giallo.webp" alt="" class="wp-image-13461" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2016/01/la-orme-giallo.webp 1024w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2016/01/la-orme-giallo-300x169.webp 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2016/01/la-orme-giallo-768x432.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Florinda Bolkan Roma’da yaşayan ve Profesör Blackmann’ın (Klaus Kinski) gizemli bir deneyinin parçası olarak Ay’da yalnız bırakılmış bir astronot hakkında tuhaf rüyalar gören, Alice adında bir çevirmendir. Alice, bu rüyaların aslında yıllar önce izlediği <strong>“Orme sulla Luna” (Ay’daki İzler)</strong> adlı bir bilim kurgu filminden sahneler olduğunu fark eder. Bir sabah uyandığında bilimsel bir konferansın notlarının çevirisini teslim etmek için işyerinin yolunu tutar ancak işi teslim ettiği zaman onu 3 gün geciktirdiğini keşfeder. Aslında günlerden salı olduğunu sanırken perşembe olduğunu öğrenir; hayatından silinen o iki gün (salı ve çarşamba) hakkında hiçbir anısı bulunmamaktadır. Hatırlamaya çalıştığında bir kaydın çevirisini yaptığını anımsar ama gerisi gelmez. Ayrıca elinde bir Türk kasabası olan Garma’dan gönderilmiş, parçalanmış bir kartpostal ve bir tavus kuşunu betimleyen vitray penceresi olan bir odaya dair belli belirsiz bir hisse sahiptir. Dahası, mutfakta tek bir küpesinin kayıp olduğunu fark eder ve giysi dolabında kan lekeli sarı bir elbise keşfeder.</p>



<span id="more-11428"></span>



<p class="wp-block-paragraph">Bunun üzerine yapbozun parçalarını bir araya getirmek için Garma’ya bir uçak bileti alır. Kasaba yakınlarında bir plajda herkesin Paula diye hitap ettiği ama isminin Mary olduğunu söyleyen kızıl saçlı bir kız ona yanaşır (Nicoletta Elmi tarafından canlandırılmaktadır). Alice’e onunla daha önce tanışmış olduğunu, onu &#8220;Nicole&#8221; ismiyle hatırladığını söyler. Alice ada sakinlerini sorguladıkça herkesin onu kızıl saçlı biri olarak hatırladığını görür. Sahilde bulduğu <strong>kızıl bir peruk</strong>, Alice’in o kayıp günlerde gerçekten orada olduğunu ve Nicole kimliğine büründüğünü doğrular.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2016/01/la-orme-1975.webp" alt="" class="wp-image-13462" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2016/01/la-orme-1975.webp 1024w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2016/01/la-orme-1975-300x169.webp 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2016/01/la-orme-1975-768x432.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Alice, rüyalarındaki o vitraylı evi bulur ve burada çocukluk arkadaşı Harry (Peter McEnery) ile karşılaşır. Harry ile yaşadığı yakınlaşma, geçmişteki bir &#8220;terk edilme&#8221; travmasını (tıpkı aydaki astronot gibi) tetikler. Alice, Harry’nin Dr. Blackman ile iş birliği yapıp kendisini kaçıracağına dair bir sanrıya kapılır ve onu bir makasla öldürür. Finalde sahilde kendisini yakalayan &#8220;astronotlar&#8221; ise aslında Harry’nin çağırdığı hastabakıcılardır. Film, Alice&#8217;in şizofrenik zihninde astronot olarak gördüğü bu adamların onu bir akıl hastanesine götürmesiyle trajik bir şekilde sonlanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Le orme</strong>, tek bir kelime ile özetlenebilecek bir filmdir… tuhaf! Her ne kadar bazen 1970lerde İtalya’da popüler olan <strong>Giallo</strong> furyasına yaklaşsa da, aslında türün o klasik eldivenli katil klişelerini bir kenara bırakarak daha çok &#8220;kadınsı yabancılaşma&#8221;, şizofreni ve varoluşçu sancılar üzerine odaklanan bir psikolojik gizem bilmecesidir. Film, adeta bir &#8220;paranoia-movie&#8221; gibi işler; karakterin kendi zihinsel evreninde kayboluşunu, kaçmaya çalıştığı patolojik kaderin kaçınılmazlığını vurgular. Film oldukça yavaş ilerler ama tamamen “trip gibi” ve tek kelimeyle kaçık olmayı başarırken her şeyi bir araya getiren (bir bakıma) sonu ile izlemeye değerdir. Bu final, izleyiciyi de karakterin o sersemletici şaşkınlık haliyle baş başa bırakır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Filmin görsel yanı onun başlıca güçlü noktasıdır. Daha sonra çeşitli Bernardo Bertolucci filmleri ve <em>Apocalypse Now</em>’da çalışmış olan <strong>Vittorio Storaro</strong> sinematograf olarak karşımıza çıkar. Storaro, İtalyan tür filmlerindeki o alışıldık renkli dünyadan uzaklaşarak; beyazın baskın olduğu, geometrik dekorların ve keskin ışık-gölge oyunlarının öne çıktığı bir atmosfer kurar. Özellikle final sahnesindeki &#8220;termal kamera&#8221; efektine benzer mavi tonlar ve flashbacklerdeki sepya kullanımı deneysel bir zirvedir. Barok otel mimarisini, Türkiye’deki lokasyonları (<strong>Phaselis/Kemer</strong>) ve Roma’nın modernist bölgelerini hem başrolün hem de izleyicinin içerisinde kendisini kaybedeceği detayları bakımından zengin manzaralara dönüştürür. Müziklerde ise <strong>Nicola Piovani</strong>’nin imzası filmin o tekinsiz havasını kusursuz tamamlar.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2016/01/footprints-on-the-moon.webp" alt="" class="wp-image-13463" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2016/01/footprints-on-the-moon.webp 1024w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2016/01/footprints-on-the-moon-300x169.webp 300w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2016/01/footprints-on-the-moon-768x432.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Kızıl saçlı çocuk aktris <strong>Nicoletta Elmi</strong> bu dönemde çok sayıda İtalyan Giallo’su ve korku filminde rol almıştır; bu filmle aynı yıl içerisinde <em>Deep Red</em> ve <em>The Cursed Medallion</em>’da karşımıza çıkmış ve daha önceki yıllarda <em>Bay Of Blood</em>, <em>Flesh For Frankenstein</em> ve <em>Who Saw Her Die?</em> gibi filmlerde göz doldurmuştur. Başroldeki Florinda Bolkan, bazen fazla dramatik tavırlara bürünse de Alice rolünde oldukça başarılıdır (ki kendisini <em>A Lizard in a Woman&#8217;s Skin</em> ve <em>Don&#8217;t Torture a Duckling</em> gibi türün zirvelerinden de hatırlıyoruz). Kadroda dikkati çeken diğer isimler ise <strong>Lila Kedrova</strong>, <strong>Peter McEnery</strong> ve kısa ama her zamanki gibi &#8220;sanguine&#8221; (kanlı/canlı) tarzıyla karşımıza çıkan <strong>Klaus Kinski</strong>&#8216;dir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zamanla değeri daha çok anlaşılan ve hak ettiği hayran kitlesine kavuşan <em>Le orme</em>, sessizliğin ve yavaşlığın yalnızlık hissini beslediği, asla sıradan olmayan bir yapım. Ancak baştan uyaralım; bu film kesinlikle &#8220;hafif bir akşam eğlencesi&#8221; isteyen ana akım izleyici için uygun değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Tolga Demirtaş (tolga@iyikotufilm.com)</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Le Orme (Trailer Americano)" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/G4J2rZ5Xj3U?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/le-orme-1975/">Le orme (1975)</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://iyikotufilm.com/le-orme-1975/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>I ragazzi del massacro (1969)</title>
		<link>https://iyikotufilm.com/i-ragazzi-del-massacro-1969/</link>
					<comments>https://iyikotufilm.com/i-ragazzi-del-massacro-1969/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Jan 2015 10:21:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[dedektif filmler]]></category>
		<category><![CDATA[italyan suç filmi]]></category>
		<category><![CDATA[okul filmi]]></category>
		<category><![CDATA[okulda geçen filmler]]></category>
		<category><![CDATA[suç filmleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=11016</guid>

					<description><![CDATA[<p>I ragazzi del massacro, ya da bilinen diğer adıyla Naked Violance suç filmlerinin usta ismi Fernando Di Leo’nun ilk işlerinden. Sinemaya ilk olarak senaryo yazarak başlayan Di Leo ilk döneminde genellikle Western türüyle ilgilendi ve Sergio Leone gibi yönetmenlerle çalışma fırsatı buldu. Daha sonra yönetmenlik ve oyunculuk da yapan Di Leo yirminin üzerinde film yönetti. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/i-ragazzi-del-massacro-1969/">I ragazzi del massacro (1969)</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft"><a href="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2015/01/I-ragazzi-del-massacro-1969.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="579" height="933" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2015/01/I-ragazzi-del-massacro-1969.jpg" alt="I ragazzi del massacro (1969)" class="wp-image-11017" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2015/01/I-ragazzi-del-massacro-1969.jpg 579w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2015/01/I-ragazzi-del-massacro-1969-186x300.jpg 186w" sizes="auto, (max-width: 579px) 100vw, 579px" /></a></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph"><strong>I ragazzi del massacro</strong>, ya da bilinen diğer adıyla <strong>Naked Violance</strong> suç filmlerinin usta ismi <em>Fernando Di Leo</em>’nun ilk işlerinden. Sinemaya ilk olarak senaryo yazarak başlayan Di Leo ilk döneminde genellikle Western türüyle ilgilendi ve <em>Sergio Leone</em> gibi yönetmenlerle çalışma fırsatı buldu. Daha sonra yönetmenlik ve oyunculuk da yapan Di Leo yirminin üzerinde film yönetti. Özellikle <em>Poliziotteschi</em> filmleri ve Milano üçlemesiyle hatırlanır. Bu filmler <strong>Milano Calibro 9 (1972)</strong>, <strong>La mala ordina</strong> <em>(Manhunt, 1972)</em> ve <strong>Il boss</strong> <em>(The Boss, (1973)</em> dur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yönetmenlik kariyerine başladığı 60’lı yıllarda peşpeşe beş filme imza atan Di Leo ilk iki filmiyle dram ağırlıklı bir yol izlemiş ve <strong>Brucia ragazzo, brucia (1969)</strong> ile filmlerindeki erotizm dozunu arttırmıştır. I ragazzi del massacro ile şiddet ve çıplaklığın doruklarında gezinmeye başlamıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">I ragazzi del massacro plizziotteschi ve giallo’nun iç içe geçtiği en iyi filmlerden biri. Filmimizin açılış sekansı bir sınıfta gerçekleşir. Genç ve güzel bir kadın öğretmen, erkeklerden oluşan lise öğrencilerine ders anlatmaktadır. Bu sırada giallo filmlerinde görmeye alıştığımız üzere saykodelik bir müzik ve yüzlere yapılan zoomla öğrencilerin ruh hallerindeki değişikliği gözlemleriz. Öğrenciler yerlerinden kalkıp öğretmene doğru giderler ve öğretmene tecevüz edip onu öldürürler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Olayı araştırmak için görevlendirilen Müfettiş Duca, çocukları sırayla sorgular ve bunu neden yaptıklarını araştırmaya başlar. Çocukların bir çoğunun sosyal problemleri vardır. Parasızlık, ailevi sorunlar, fuhuş ve uyuşturucu gibi. Filmimiz uzunca bir süre bu çocukların sosyal meselelerine kafa patlatıyor ve çocukların bunu neden ya da kim tarafından yönlendirilerek yaptıklarını bulmaya çalışıyor.</p>



<span id="more-11016"></span>



<p class="wp-block-paragraph">Film aynı zamanda İtalyan polisiye roman yazarı <em>Giorgio Scerbanenco</em>’nun aynı isimdeki romanından bir uyarlama. Filmde tipik İtalyan giallolarında gördüğümüz gerilimi bulmak pek mümkün değil. Özellikle sorgu ve çocukların problemlerine odaklanan bölümlerde Di Leo’nun diğer epik suç filmlerinin aksine tempo oldukça düşmekte. Filmimiz karakter odaklı bir film.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Filmdeki kaliteli oyunuluk için bir şey yazmazsak olmaz. Dedektif rolündeki <em>Pier Paolo Capponi</em> ve <em>Nieves Navarro (Susan Scott)</em> oldukça başarılı oyunculuk performansı sergilemişler. İkiliyi sık sık İtalyan korku ve suç filmlerinde görmek mümkün.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son olarak I ragazzi del massacro, yönetmen Di Leo’nun sıradışı işlerine göz atmak için en yumuşak ve doğru seçim olacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Tolga Demirtaş (tolga@iyikotufilm.com)</strong></p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter"><a href="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2015/01/I-ragazzi-del-massacro.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="616" height="1560" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2015/01/I-ragazzi-del-massacro.jpg" alt="I ragazzi del massacro" class="wp-image-11021" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2015/01/I-ragazzi-del-massacro.jpg 616w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2015/01/I-ragazzi-del-massacro-118x300.jpg 118w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2015/01/I-ragazzi-del-massacro-404x1024.jpg 404w" sizes="auto, (max-width: 616px) 100vw, 616px" /></a></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"><iframe loading="lazy" title="I ragazzi del massacro (1969)  - Open Credits" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/jFgHGF8RYzo?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/i-ragazzi-del-massacro-1969/">I ragazzi del massacro (1969)</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://iyikotufilm.com/i-ragazzi-del-massacro-1969/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşka Susayanlar, Seks ve Cinayet (1972)</title>
		<link>https://iyikotufilm.com/aska-susayanlar-seks-ve-cinayet-1972/</link>
					<comments>https://iyikotufilm.com/aska-susayanlar-seks-ve-cinayet-1972/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 May 2014 15:31:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Aşka Susayanlar Seks ve Cinayet]]></category>
		<category><![CDATA[Aykut Düz]]></category>
		<category><![CDATA[Cult film]]></category>
		<category><![CDATA[Erotica]]></category>
		<category><![CDATA[gossip]]></category>
		<category><![CDATA[Hallucination]]></category>
		<category><![CDATA[Human Sexuality]]></category>
		<category><![CDATA[Independent Film]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir İnanır]]></category>
		<category><![CDATA[Lo strano vizio della Signora Wardh]]></category>
		<category><![CDATA[Maniac]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Aslan]]></category>
		<category><![CDATA[Meral Zeren]]></category>
		<category><![CDATA[Motorcycle]]></category>
		<category><![CDATA[Nudity]]></category>
		<category><![CDATA[Obsession]]></category>
		<category><![CDATA[obsessive love]]></category>
		<category><![CDATA[Panties]]></category>
		<category><![CDATA[Psycho]]></category>
		<category><![CDATA[Psycho Killer]]></category>
		<category><![CDATA[Psychopath]]></category>
		<category><![CDATA[Psychopathic Killer]]></category>
		<category><![CDATA[Psychotic]]></category>
		<category><![CDATA[Rape!]]></category>
		<category><![CDATA[Repression]]></category>
		<category><![CDATA[Revenge]]></category>
		<category><![CDATA[rip off]]></category>
		<category><![CDATA[sadism]]></category>
		<category><![CDATA[Scream]]></category>
		<category><![CDATA[Serial Killer]]></category>
		<category><![CDATA[Sex]]></category>
		<category><![CDATA[Sexual Attraction]]></category>
		<category><![CDATA[Sexual Desire]]></category>
		<category><![CDATA[Sexual Murder]]></category>
		<category><![CDATA[Sexual Obsession]]></category>
		<category><![CDATA[Sexual Perversion]]></category>
		<category><![CDATA[Sexual Violence]]></category>
		<category><![CDATA[Soif d'amour de sexe et de meurtres]]></category>
		<category><![CDATA[Thirsty for Love Sex and Murder]]></category>
		<category><![CDATA[Thong]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Strange Vice of Mrs. Wardh]]></category>
		<category><![CDATA[Voyeur]]></category>
		<category><![CDATA[Voyeurism]]></category>
		<category><![CDATA[Woods]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldırım Gencer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=10605</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Giallo” İtalyanlara özgü bir tür olsa da Yeşilçam da buna kayıtsız kalmamıştır. Kalıcı bir izlenim bırakabilmesi için bir giallo&#8217;nun özel bir şeye ihtiyacı vardır. Örneğin, etrafta hiçbir ağaçtan iz yokken ağaçtan atlayarak insanlara saldıran bir katil. Aşka Susayanlar, Seks ve Cinayet, giallo türü için çıtayı yükseltmiş filmlerden biri olan The Strange Vice Of Mrs. Wardh&#8216;ın [&#8230;]</p>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/aska-susayanlar-seks-ve-cinayet-1972/">Aşka Susayanlar, Seks ve Cinayet (1972)</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft"><a href="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2014/05/aska-susayanlar-seks-ve-cinayet.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="484" height="658" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2014/05/aska-susayanlar-seks-ve-cinayet.jpg" alt="aska-susayanlar-seks-ve-cinayet" class="wp-image-10606" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2014/05/aska-susayanlar-seks-ve-cinayet.jpg 484w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2014/05/aska-susayanlar-seks-ve-cinayet-220x300.jpg 220w" sizes="auto, (max-width: 484px) 100vw, 484px" /></a></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph"><em>“Giallo”</em> İtalyanlara özgü bir tür olsa da Yeşilçam da buna kayıtsız kalmamıştır. Kalıcı bir izlenim bırakabilmesi için bir giallo&#8217;nun özel bir şeye ihtiyacı vardır. Örneğin, etrafta hiçbir ağaçtan iz yokken ağaçtan atlayarak insanlara saldıran bir katil.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><i><strong>Aşka Susayanlar, Seks ve Cinayet</strong>,</i> giallo türü için çıtayı yükseltmiş filmlerden biri olan <strong><i>The Strange Vice Of Mrs. Wardh</i></strong>&#8216;ın birebir yeniden çevrilmiş Türk yapımı versiyonu. Ancak <i>Strange Vice</i> bir <i>E.T.</i> ya da <i>Ghostbusters</i> değil -araklanmış Türk yapımı filmlere genelde malzeme olan dünya çapında fenomen haline gelmiş filmlerden değil. Diğer bir deyişle <i>Strange Vice</i>&#8216;ı uyarlamak <i>License To Drive</i>&#8216;ı uyarlamak gibidir. Her iki film de küçük bir grup için başyapıt olsa da geniş yankı uyandırmaz. Yapımcıların 1962 hiti “Sealed With A Kiss”i filmin müzikleri arasına eklemelerinin nedeni de muhtemelen budur. İnsanları bir şekilde çekmek zorundasınız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Siyah bir trençkot, siyah eldivenler, siyah fötr şapka giyen ve güneş gözlükleri takan bir adam kareye girer ve çıplak kadınları jiletle öldürür. Çıplak kadınlar çıplaktır çünkü hiçbirisinin iç çamaşırına verecek parası yoktur. Bu sırada, Mine isimli bir kadın Meriç isimli bir adamla evlidir ama bu cinsellikten yoksun bir evliliktir. Tarık isimli bir tecavüzcüyle bir zamanlar yaşadığı sadomazoşist ilişki Mine&#8217;nin aklından çıkmamaktadır. Katilin ise bunlarla hiçbir alakası yoktur. Çok geçmeden modern dans partileri yapılır, gece yarısı karanfiller dağıtılır, insanlar birbirini aldatır, silahlar sıkılır, sinir krizleri geçirilir, parendeler ve uçan tekmeler atılır. Eğer bütün bunları takip etmek zor geldiyse endişelenmeyin. <i>The Strange Vice Of Mrs. Wardh</i>&#8216;ı seyredebilirsiniz ve bu film yine de size anlamlı gelmeyecektir.</p>



<span id="more-10605"></span>



<p class="wp-block-paragraph"><i>Aşka Susayanlar, Seks ve Cinayet,</i> Türk yapımlarına has mantıksız anlatım geleneğini devam ettiriyor. Bu beklenen bir durum ve Türk yapımlarını bu kadar zevkli yapan özelliklerden biri de bu. Dikkatimizi vermemiz gerekmiyor. Bu abartılı karikatürümsü melodramlarda Türk Örümcek Adamların seri katil olacağını, konunun <i>Jaws</i>&#8216;tan alınacağını, Türk <i>Oliver Hardy</i>&#8216;nin çocukları tokatlayacağını veya bunun gibi kombinasyonlar olacağını biliyoruz. Bu detaylar hikayeyi değil aldığımız keyfi besleyen şeyler. Ve tipik olarak ucuz yapımcılık teknikleri bu detayları tamamlıyor. Aşka Susayanlar’da kullanılan metotlar sadece tamamlayıcı değil. Bunlar sevinç gösterisi yapmamızı sağlayan birer devrim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Filmin müzikleri anlamsız şekilde bir araya getirilmiş hissi veriyor. Her beş saniyede bir yeni bir parça başlıyor. Çoğu zaman bu parçalar birbirinin üstüne biniyor. Nadiren bir parça on saniyeden fazla devam ederse bu da üzerine eklenecek beş farklı şarkı için arka plan oluşturuyor. Bunun yarattığı etki beş aynı anda on beş turntableda rastgele çalmaya başlayıp &#8220;kayıt&#8221; tuşuna basmalarına benzer bir etki yaratıyor. Kafa karıştırıcı ve manyakça. Ve hiçbir zaman bitmiyor. Filmin kurgusu da aynı şekilde ilerliyor, tıpkı şizofrenik bir görüntü akını. Olaylar o kadar hızlı ilerliyor ve film o kadar rastgele kesilmiş ki anlamak için zaman kalmıyor. Sanki birisi daha uzun bir filmden en sevdiği bölümleri almış ve bunları kronolojik sırasıyla birleştirmiş. Bununla birlikte yapımcıların kendi İtalyan stillerini ürettikleri de çok açık. Bir direksiyonun altından, kokteyl bardağının arkasından çekilmiş kareler ve uzun ve boş zoomlamalar. Bir cinayet sahnesine yanıp sönen yeşil ve kırmızı ışıklar eşlik ederken sevişme sahneleri bir sirk aynasından çekilmiş.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><i>Aşka Susayanlar, Seks ve Cinayet</i>, <i>Casus kıran</i> veya <i>Death Warrior</i> gibi tüm zamanların en iyi Türk filmleri düzeyinde değil. Süresi 58 dakika olmasına rağmen çeşitlilikten yoksun. Ama kimin umurunda, eğer her giallo bunun kadar absürt bir şekilde yapılmış olsaydı bunlardan daha fazlasını izlerdim.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Tolga Demirtaş (tolga@iyikotufilm.com)</strong></p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter"><a href="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2014/05/aska_susayanlar_seks_ve_cinayet_2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="600" height="1855" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2014/05/aska_susayanlar_seks_ve_cinayet_2.jpg" alt="aska_susayanlar_seks_ve_cinayet_2" class="wp-image-10612" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2014/05/aska_susayanlar_seks_ve_cinayet_2.jpg 600w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2014/05/aska_susayanlar_seks_ve_cinayet_2-97x300.jpg 97w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2014/05/aska_susayanlar_seks_ve_cinayet_2-331x1024.jpg 331w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph"></p>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/aska-susayanlar-seks-ve-cinayet-1972/">Aşka Susayanlar, Seks ve Cinayet (1972)</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://iyikotufilm.com/aska-susayanlar-seks-ve-cinayet-1972/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The New York Ripper (1982)</title>
		<link>https://iyikotufilm.com/the-new-york-ripper-1982/</link>
					<comments>https://iyikotufilm.com/the-new-york-ripper-1982/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Dec 2013 10:18:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[Korku Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[duck]]></category>
		<category><![CDATA[Gore]]></category>
		<category><![CDATA[katil kim]]></category>
		<category><![CDATA[Lucio Fulci]]></category>
		<category><![CDATA[The New York Ripper]]></category>
		<category><![CDATA[zombie2]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=10178</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zombie 2 (1979) ile beraber Amerika semalarına kanat çırpan&#160;Lucio Fulci’nin burada çektiği filmlerden biri de The New York Ripper. Tipik İtalyan giallosu ve Amerikan slasher’ının hibriti niteliğindeki filmde bu havayı ilk bakışta sezmek mümkün. Filmin senaryosu Gianfranco Clerici, Lucio Fulci, Gene Luotto, Vincenzo Mannino ve Dardano Sacchetti’ye ait. Filmi izlediğinizde bu beş adamı azılı birer [&#8230;]</p>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/the-new-york-ripper-1982/">The New York Ripper (1982)</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft"><a href="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2013/12/new_york_ripper_poster.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="512" height="701" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2013/12/new_york_ripper_poster.jpg" alt="new_york_ripper_poster" class="wp-image-10180" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2013/12/new_york_ripper_poster.jpg 512w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2013/12/new_york_ripper_poster-219x300.jpg 219w" sizes="auto, (max-width: 512px) 100vw, 512px" /></a></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph"><b>Zombie 2 (1979)</b> ile beraber Amerika semalarına kanat çırpan&nbsp;<i>Lucio Fulci</i>’nin burada çektiği filmlerden biri de <b>The New York Ripper</b>. Tipik İtalyan giallosu ve Amerikan slasher’ının hibriti niteliğindeki filmde bu havayı ilk bakışta sezmek mümkün.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Filmin senaryosu <i>Gianfranco Clerici, Lucio Fulci, Gene Luotto, Vincenzo Mannino</i> ve <i>Dardano Sacchetti</i>’ye ait. Filmi izlediğinizde bu beş adamı azılı birer kadın düşmanı olarak görmeniz olası. Filmin gösterime çıktığı dönemlerde aldığı en büyük eleştiri kadına yönelik şiddet konusunda özendirici olması yönündeydi. Asıl kahramanımız hariç öldürülen tüm kadınlar takındıkları davetkar tavırla adeta ölümü hakediyormuş duygusunu uyandırıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Filmimiz bir adam ve köpeğinin ıssız bir yerdeki gezintisiyle açılıyor. Köpek çalılıkların arasında kaybolur ve ağzında bir kadın eliyle görünür. Bundan sonraki sahnelerde bir çok kadın cinayeti beyazperdeye yansımakta. Striptizci, teşhirci bir üniversite öğrencisi ve seks düşkünü evli bir kadın vahşi şekilde öldürülür. Bu cinayetleri araştırmak ve ördek sesli katili bulma görevi New York polis departmanından dedektif Fred Williams’a verilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">The New York Ripper, Fulci’nin 70’li yılların sonlarında başladığı gore furyasının önemli işlerinden biri. Vahşi cinayet sahneleri, güzel kurbanları ve akıllardan çıkmayacak ayak mastürbasyonu sahnesiyle unutulmazlar arasında.&nbsp;</p>



<span id="more-10178"></span>



<p class="wp-block-paragraph">Dedektif rolünde izeldiğimiz <i>Jack Hadley</i> ve <i>Alexandra Delli Colli</i> hatırı sayılır bir performans sergiliyorlar. Fulci’nin en bilinen işlerinden biri olaran film aynı zamanda yönetmenin video nasties listesine girmiş üç filminden biri olma özelliğini taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Tolga Demirtaş (tolga@iyikotufilm.com)</strong></p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter"><a href="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2013/12/the-new-york-ripper.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="674" height="1434" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2013/12/the-new-york-ripper.jpg" alt="the-new-york-ripper" class="wp-image-10185" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2013/12/the-new-york-ripper.jpg 674w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2013/12/the-new-york-ripper-141x300.jpg 141w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2013/12/the-new-york-ripper-481x1024.jpg 481w" sizes="auto, (max-width: 674px) 100vw, 674px" /></a></figure>
</div>


<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"><iframe loading="lazy" src="//www.youtube.com/embed/r5U7F0NJ1RQ" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/the-new-york-ripper-1982/">The New York Ripper (1982)</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://iyikotufilm.com/the-new-york-ripper-1982/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Die Screaming, Marianne (1971)</title>
		<link>https://iyikotufilm.com/die-screaming-marianne-1971/</link>
					<comments>https://iyikotufilm.com/die-screaming-marianne-1971/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Sep 2013 19:50:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[20 year old]]></category>
		<category><![CDATA[Andrew Sachs]]></category>
		<category><![CDATA[austin healy sportscar]]></category>
		<category><![CDATA[Barry Evans]]></category>
		<category><![CDATA[Beach]]></category>
		<category><![CDATA[Bikini]]></category>
		<category><![CDATA[birthday]]></category>
		<category><![CDATA[Bubble Bath]]></category>
		<category><![CDATA[Car Crash]]></category>
		<category><![CDATA[car over cliff]]></category>
		<category><![CDATA[Character Name In Title]]></category>
		<category><![CDATA[Christopher Sandford]]></category>
		<category><![CDATA[Çigliklar arasinda]]></category>
		<category><![CDATA[corrupt judge]]></category>
		<category><![CDATA[Corruption]]></category>
		<category><![CDATA[cutting car brake line]]></category>
		<category><![CDATA[Die Screaming Marianne]]></category>
		<category><![CDATA[Father]]></category>
		<category><![CDATA[fickle woman]]></category>
		<category><![CDATA[Frightmare]]></category>
		<category><![CDATA[garrote]]></category>
		<category><![CDATA[go go dancer]]></category>
		<category><![CDATA[Greed]]></category>
		<category><![CDATA[half sister]]></category>
		<category><![CDATA[horseback riding]]></category>
		<category><![CDATA[Independent Film]]></category>
		<category><![CDATA[inheritance]]></category>
		<category><![CDATA[Jealousy]]></category>
		<category><![CDATA[Judy Huxtable]]></category>
		<category><![CDATA[London England]]></category>
		<category><![CDATA[Mansion]]></category>
		<category><![CDATA[Marriage]]></category>
		<category><![CDATA[mg]]></category>
		<category><![CDATA[Morgue]]></category>
		<category><![CDATA[Murder]]></category>
		<category><![CDATA[Murray Smith]]></category>
		<category><![CDATA[mysterious past]]></category>
		<category><![CDATA[on the run]]></category>
		<category><![CDATA[Pete Walker]]></category>
		<category><![CDATA[Pistol]]></category>
		<category><![CDATA[portugal]]></category>
		<category><![CDATA[running away]]></category>
		<category><![CDATA[sailor]]></category>
		<category><![CDATA[Schizo]]></category>
		<category><![CDATA[Servant]]></category>
		<category><![CDATA[Sheila Keith]]></category>
		<category><![CDATA[steam bath]]></category>
		<category><![CDATA[stock market]]></category>
		<category><![CDATA[Strangulation]]></category>
		<category><![CDATA[Susan George]]></category>
		<category><![CDATA[swiss bank account]]></category>
		<category><![CDATA[villa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=9858</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de “Çığlıklar Arasında” ismiyle bilinen Die Screaming, Marianne, İngiliz yönetmen Pete Walker’ın yönetmenliğini yaptığı, başrollerinde Susan George ve Barry Evans’ın yer aldığı bir korku-gerilim filmi. İngiliz yönetmen Pete Walker özellikle 70’li yıllar boyunca korku ve seksploitation türünde işlere imza atmış bir yönetmen. Özellikle bu iki türü harmanladığı filmleriyle bilinen yönetmen, filmlerinde genellikle otoriteyi temsil eden [&#8230;]</p>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/die-screaming-marianne-1971/">Die Screaming, Marianne (1971)</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft"><a href="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2013/09/Die-Screaming-Marianne.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="430" height="574" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2013/09/Die-Screaming-Marianne.jpg" alt="Die-Screaming,-Marianne" class="wp-image-9859" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2013/09/Die-Screaming-Marianne.jpg 430w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2013/09/Die-Screaming-Marianne-224x300.jpg 224w" sizes="auto, (max-width: 430px) 100vw, 430px" /></a></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de “Çığlıklar Arasında” ismiyle bilinen Die Screaming, Marianne, İngiliz yönetmen Pete Walker’ın yönetmenliğini yaptığı, başrollerinde Susan George ve Barry Evans’ın yer aldığı bir korku-gerilim filmi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İngiliz yönetmen Pete Walker özellikle 70’li yıllar boyunca korku ve seksploitation türünde işlere imza atmış bir yönetmen. Özellikle bu iki türü harmanladığı filmleriyle bilinen yönetmen, filmlerinde genellikle otoriteyi temsil eden bir figüre ve ahlaki ve toplumsal kurallara uymadığı için cezalandırılan bir karaktere yer verir. Otoriteyi temsil eden figürler genellikle rahip ya da yargıç olurken cezalandırılan ise genellikle genç bir kadındır. Andrew Sachs ve Sheila Keith ise filmlerinde sıklıkla yer verdiği iki isimdir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hikaye büyük ölçüde korku- gerilim ve dönemin popüler türü giallo arasında gidip gelmekte. Büyüleyici yıldız Susan George, ailesiyle yaşadığı Portekiz’den kaçarak İngiltere’ye gelen dik başlı Marianne’ye hayat veriyor. Babası eski bir yargıç olan Marianne annesinin ölümünün ardından büyük bir servete konar ve 21 yaşına ulaştığı anda para kendisinin olacaktır. Üvey kız kardeşi ve babası portekiz’e dönmesi için yolunu gözlerken (!) o sadece paraya değil aynı zamanda babasının kirli işlerine dair sırlara da ulaşmıştır. Ana hikaye olarak bu çerçevede geçen film, önemsiz alt hikayeleri de içinde barındırıyor. Oldukça tutarsız bir şekilde ilerleyen senaryo, bir sahneyi anlamaya çalışırken birden başka bir sahneye atlıyor.</p>



<span id="more-9858"></span>



<p class="wp-block-paragraph"> Leo Genn’in canlandırdığı yargıç baba ise kirli işlerini gizlice gerçekleştiren sapkın bir karakteri bizlere yansıtıyor, üvey kız kardeş ise para ve güç için her şeyi yapabilecek yapıda.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yönetmen Pete Walker’ın kariyerinin ilk yıllarında çektiği bu filmin yanı sıra, &nbsp;1974 yapımı Frightmare ve 1976 yapımı Schizo filmleri türün fanları arasında büyük birer üne sahip. Oldukça düşük bir bütçeye sahip olan Die Screaming Marianne yönetmenin diğer filmleri kadar büyük övgüler almasa da dönemin İngiliz korku türü adına izleyiciye önemli ipuçları vermekte.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Tolga Demirtaş (tolga@iyikotufilm.com)</strong></p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter"><a href="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2013/09/Die-Screaming-Marianne-1971.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="1453" src="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2013/09/Die-Screaming-Marianne-1971.jpg" alt="Die-Screaming,-Marianne-(1971)" class="wp-image-9862" srcset="https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2013/09/Die-Screaming-Marianne-1971.jpg 640w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2013/09/Die-Screaming-Marianne-1971-132x300.jpg 132w, https://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2013/09/Die-Screaming-Marianne-1971-451x1024.jpg 451w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"><iframe loading="lazy" src="//www.youtube.com/embed/sUtgxKkz31k" height="315" width="420" allowfullscreen="" frameborder="0"></iframe></p>
<p><a href="https://iyikotufilm.com/die-screaming-marianne-1971/">Die Screaming, Marianne (1971)</a> yazısı ilk önce <a href="https://iyikotufilm.com">İyi Kötü Film</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://iyikotufilm.com/die-screaming-marianne-1971/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
