iyiköfüfilm

Facebook Twitter Instagram
3
Nis
2009

Hakujitsumu (1964)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı. 2 Yorum Var

Bu filmi Tokyo Olimpiyatları’nın açılış töreniyle aynı hafta gösterime sokmak… Takechi’nin kafası gerçekten başka çalışıyormuş. Japonya savaştan yenik çıkmış, dünyaya “Bakın medeniyiz, tertemiziz” imajı vermeye çalışıyor. Tam o sırada bir dişçi bekleme odasında geçen sado-mazoşist bir fantezi vizyona giriyor. Yetkililerin tepkisini tahmin etmek zor değil.

Ertesi yıl Kuroi Yuki’yi çektiğinde ise işler iyice karışıyor. Silah taşıdığında ereksiyon olabilen bir Japon gencin Amerikan askerini öldürmesi… Bu sefer sadece muhafazakarlar değil, işgal kuvvetleri de rahatsız oluyor. Takechi’yi tutukluyorlar. Sonra beraat ediyor tabii. Japonya’da ifade özgürlüğü mücadelesinin kilometre taşlarından biri olup çıkıyor bu dava.

Neyse, dönelim Hakujitsumu’ya.

Tanizaki’nin 1926’da Chuo Koron’da yayınlanan hikayesini Daisan şirketi Takechi’ye getiriyor. “Bunu biraz aç” diyorlar herhalde. Takechi de açıyor. Ama öyle böyle değil.

Filmin Amerika dağıtımını Joseph Green üstlenmiş. Hani şu The Brain That Wouldn’t Die’nin yönetmeni. Green Amerikan sürümüne kendince birkaç sahne eklemiş. Orijinali nasıldı, eklenenler neydi tam bilmiyorum. Ama bir Pinku filmine Amerikalı bir B-film yönetmeninin müdahale etmesi… Sonuç herhalde daha da tuhaflaşmıştır.

Hakajitsumu 1964 dişçi bekleme odası sahnesi Cheiko ve Kurahashi

Cheiko ve Kurahashi dişçinin bekleme odasında bekliyor. Sıradan bir an. Operasyon odasına geçiyorlar. Kurahashi’ye iğne yapıldığı sırada dişçi ve hemşire Cheiko’ya vampirik bir saldırıda bulunuyor. Ya da Kurahashi öyle gördüğünü sanıyor.

Buradan sonrası tamamen Kurahashi’nin zihni. Cheiko’yla ilgili mazoşist fanteziler ardı ardına diziliyor. Takechi’nin derdi Kurahashi’nin ne yaptığı değil. Seyircinin “Cheiko’ya nasıl yardım edebilirim” diye düşünmesini istiyor. Bu ahlaki konumlandırma ilginç. Wakamatsu olsa seyirciyi de suç ortağı yapardı. Takechi daha kibar.

Ha, bir de renkli sahne var. Dönemin avangart yönetmenlerinin favori numarası. Siyah-beyaz akan filmde aniden bir renk patlaması. Kurahashi’nin fantezi dünyasının gerçeklikten koptuğu an. O yıllarda bu numarayı yapmak hem pahalı hem cesur. Bütçe kısıtlı, Pinku filmi çekiyorsun ama gidip renkli negatifle bir sahne kuruyorsun. Takechi’nin sinema takıntısı başka seviyede.

Filmin sonunda kamera Kurahashi’nin hayalinden çıkıyor. Cheiko’nun boynunda ısırık izi var. Seyirciye gülümsüyor ve arabasıyla uzaklaşıyor.

Gördüklerimiz Kurahashi’nin fantezileri miydi, yoksa Cheiko’nun mu? Takechi bu soruyu cevaplamıyor.

Wakamatsu’nun filmleri kadar vurucu değil Hakujitsumu. O sert politik anarşizm, o şiddet dozu burada yok. Ama türün ilk büyük bütçeli örneği olması, edebi kaynağı ve psiko-seksüel derinliğiyle hâlâ sağlam bir iş. Pinku eiga’ya giriş yapmak isteyenler için ideal kapı. Wakamatsu’yla başlarsanız travma geçirebilirsiniz. Takechi daha yumuşak bir geçiş sunuyor.

Tolga D. (tolga@iyikotufilm.com)

Facebookta paylaş Twitterda paylaş Mail ile gönder


2 Yorum

  1. Eunus 23 Ağustos 2009 - 21:05

    Bu güzel yazı için teşekkürler. Yalnız şöyle ufak bir not düşmek isterim: Burada yer alan afiş 1964 tarihli filme değil, Takechi’nin 1981 tarihli ve başrolde Kyoko Aizome’nin oynadığı aynı adlı uyarlamasına ait. 1981 versiyonunun “iddialı” sahnelerine rağmen (sansürsüz halini Hollanda kaynaklı bir videodan seyretmiştim) 1964 versiyonunun çok gerisinde olduğunu da ifade etmeliyim.

    Yanıtla
  2. Tolga Demirtaş 23 Ağustos 2009 - 21:25

    uyarı için çok teşekkürler. afişi orjinaliyle değiştirdim.

    Yanıtla

Yorumunuz:

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm