





Sinemanın parlak spotlarından uzak kalmış ama en az onlar kadar ilgiyi hak eden iyi "kötü film" lerin Tolga Demirtaş tarafından masaya yatırıldığı bu siteye hoşgeldiniz.


Çetin İnanç İstismar Filmleri B-Film Blaxploitation B Movie Dario Argento David Cronenberg Edwige Fenech Emmanuelle Erotik Yeşilçam Exploitation George Eastman Giallo Gore Hammer Film Productions I Spit On Your Grave Italian Trash Jess Franco Jesus Franco Joe D’Amato Joe D'Amato Lucio Fulci Mario Bava Nikkatsu Roger Corman Sergio Martino Sexploitation Slasher Sylvia Kristel Zerrin Doğan
80’li yıllardan unutamadığım ve TRT’de o dönemlerde Pazar sabahları yayınlanan sinema kuşağında defalarca oynayıp ve benim de defalarca seyrettiğim Bilim Kurgu – Komedi filmi Weird Science. Ayrıca filmin 1994’te yayınlanmaya başlayan ve 5 sezon devam eden aynı adla bir tv dizisi uyarlaması da mevcut.
Filmin Yönetmen koltuğunda bu tarz komedi filmlerinin usta ismi John Hughes var. J.Hughes’ı Türk sinema severler Home Alone (1990) ve Beethoven (1992) filmlerinden kolayca hatırlayacaklardır.
Filme gelecek olursak ; özellikle erkeklerin o dönemde uzun süre hafızalarından silinmeyecek Kelly LeBrock onuyor ki kendisini yine 1984 yapımı Women in Red filminde ilk kez beyaz perde de görmüştük. Filmde iki kahramanımız var (Gary ve Wyatt) Amerikalıların deyimi ile tipik iki “loser”. Kafadarlarımız lise öğrencisidir ve okulun iki ponpon kızından hoşlanmaktadır. Fakat bir sorun vardır: kızların iri kıyım erkek arkadaşları. Bu kaslı abiler sürekli bizim kafadarlarla uğraşmaktadır. Fırtınalı bir günde Gary ve Wyatt ilginç bir şeyler denemeye karar verirler: “Hayallerindeki kadını yaratmaya.!” Bunun için hemen işe koyulurlar. Gerekli olan malzeme ellerinin altında mevcuttur(!) bir pc, Barby bebek, muhtelif dergilerden kesilmiş bayan resimleri, birkaç kablo… Sislerin arasından o dönemde gözlerimizin fal taşı gibi açılmasına sebep olan ve sürekli geri tuşuna basıp aynı sahneyi izleme isteği uyandıran Kelly LeBrock (Lisa)’u görürüz. Gary ve Wyatt’ın hayatı bundan sonrası için oldukça eğlenceli ve hareketli olacaktır. Lisa’nın yanlarında görünmesinden sonra gerek okulda gerekse sosyal hayatlarında gözle görülür bir popülerite ve üne kavuşur iki kafadar.

Filmde en hareketli sahne ise evdeki parti sahnesidir. Filmin bu bölümünde başında belirttiğimiz iri kıyım tipler Lisa’yı sürekli ayartmaya çalışmaktadır ve Lisa’yı Gary ve Wyatt’ın yarattığını öğrendikten sonra aynı şeyi kendileri içinde yapmaları için bizim iki kafadarı zorlarlar ama bu sefer işler iyi gitmez. Bir Barbie bebek beklerken The Hills Have Eyes’dan hatırlayacağımız Michael Berryman’ın liderliğindeki Mutant Motor Çetesi başlarına musallat olur. Kendi adıma filmde en eğlendiğim sahneler bu bölümdedir.
Filmin sonlarına geldiğimizde ise Gary ve Wyatt hayallerindeki ponpon kızlara kavuşmuş ve Lisa ise bu iki kafadara iyi bir hayat dersi vermenin huzuru ile başka dersler vermek için Lise’de Beden Eğitimi Hocalığına başlamıştır.
Bu flmi 1987′de izlemiştim. Amanın, tam 22 yıl olmuş. Şu ikinci fotoğraftaki sahneye çok gülmüştüm zamanında. Kelly LeBrock’a karşı biraz ilgim vardı ama gidip Steven Seagal’ı tercih edince hayatımdan sildim.
Daha önemlisi, sevgili Tolga, blog’un hayırlı olsun. Takibimdesin, haberin olsun… Hatta her yazının altına yorum yapmak gibi bir obsesif tutum takınmaya çalışıyorum…
teşekkürler anıl. takibinde olmak güzel.
Yorumunuz: