iyiköfüfilm

31
Oca
2011

The Hills Run Red (2009)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı. 1 Yorum Var

Seksenli yıllar slasher alt türünün doruk noktasıydı. Birçok klasiğin ve serinin ilk temellerinin atıldığı seksenli yıllardan sonra ne yazık ki doksanlı yıllarda slasher türü birkaç örnek dışında verimli bir on yıl olamadı. İkibinli yıllara gelindiğinde ise slasher bana göre tekrar dönüşünü yaptı ve seksenler kadar parlak olmasa da başarılı örneklere imza atıldı. Her ne kadar piyasa yeniden çevrimler ve eski serilerin bilmem kaçıncı devam filmleriyle kirletilse de arada Hatchet, The Tripper ve Behind the Mask: The Rise of Leslie Vernon gibi kalburüstü yapımlar da azımsanamayacak sayıdaydı. The Hills Run Red de bu kalburüstü yapımlardan biri.

Filmin ismi hesapta seksenli yıllarda çekilmiş, çok az süre sinemalarda gösterilmiş ve sonrasında hem gösterimden kaldırılmış, hem de filmin yönetmeni Concannon’ın ortadan yok olduğu aynı isimli filmden geliyor. Bir slasher filmi olan orijinal The Hills Run Red’de Babyface isimli -ki ismini yüzüne geçirmiş olduğu bir bebek maskesinden alıyor- biraz Leatherface, biraz da Jason Voorhees’i andıran bir katil ormanda gençleri doğramaktadır.   Sinefil bir birey olan Tyler, filmin yönetmenin kızını bulur. Amacı arkadaşı Lalo ve sevgilisi Serina ile film hakkında bir belgesel hazırlamak olan Tyler, bir yandan da belki şansa filmi bulur da izlerim diye düşünmektedir. Fakat bilmediği Babyface’in gerçek olduğu ve ormana gelenlere kan işettiğidir.

Filmi izlemeden önce her ne kadar hem video için çekilmiş düşük bütçeli bir yapım olması, hem de daha önceden bahsettiğim son yıllardaki başarısız örneklerin bolca varlığı sebebiyle ön yargı ile yaklaştım. Piyasada yeterince kötü “kötü film” varken neden bir yenisiyle zaman kaybedeyim diye düşünürken zaten sürekli yaptığımın bu olduğunu farkettim ve izlemeye karar verdim. Sonuç tatmin edici oldu. Filmdeki oyunculuklar ve efektler göze batmıyor. Karakterlerle özdeşleşemeseniz de en azından ana karakter olan Tyler ile aynı yolun yolcusu sinefiller olma bahanesiyle sempati ve empati kurabilmek mümkün. Babyface’e gelince, bahsettiğim gibi her ne kadar Leatherface ve Jason Voorhees kırması çakma bir katil olsa da filmdeki tek bir sahne ile onlardan çok şahane bir şekilde ayrılıyor. Hem size hem de kendime saygı duyduğum için spoiler olmaması nedeniyle sahneden bahsetmiyorum, izleyenler anlayacaktır; hatta bana kalırsa sırf bu sahne bile filmi izlemek için yeterli.

“Bakın film burada sona eriyor ama ikincisi de gelebilir, önce bundan kazanacağımız paraya bakalım” dercesine kıllandırıcı bir sahne ile biten film muhtemelen düşük olan bütçesinden daha fazla yararlanmak için komşumuz Bulgaristan’ın başkenti Sofia’da çekilmiş. Film aslında 10 dakika daha uzunmuş ama dağıtımcılığını yapan işgüzar Warner kardeşler filmin gore sahnelerini yontarak 81 dakikaya indirgemiş. Her ne kadar yerli sinema sitesindeki sinema bilgisiyle dolup taşan arkadaşlar filmin forum panolarında “bu ne yha ısledıyım en ıyrenc en gereksıs fılımdııııı!!!!” gibisinden serzenişlerde bulunsa da yurdumuzda da “Kanlı Tepeler” adıyla DVD piyasasına düşen The Hills Run Red , uzun zamandır modern ve güzel bir slasher izlememiş olanlara ilaç gibi gelecektir diye düşünüyorum.

Yazan: Mert Kutay – mert@iyikotufilm.com


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...


  • Ozan
    31 Oca 2011 08:26

    Ah o sinema sitesinde ki godomanlar.

  • Yorumunuz:


    Attack From Planet B Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korku Sitesi Once upon in a time in Western Öteki Sinema SİBB Sinematik Ters Ninja B-Film Blog


    yeni