iyiköfüfilm

7
Mar
2014

Silip (1985)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı. Yorum Yok

silip_1985_posterGenç bir kadın, Tonya, cinsel hayal kırıklığı, kafa karışıklığı ve en kötüsü de şehvet içinde küçük bir Filipin köyünde yaşamaktadır. Köyün keşişi uzaktayken din “öğretmeni” rolünü üstlenmiştir. Köyün geri kalanının cinsel günahkarlar olduğunu düşündüğü için çocuklara cinsellikten uzak durmayı öğretir. Annesinin bir fahişe olduğu için taşlanmasın nedeniyle Tonya, verdiği derslerde biraz fazla katıdır. Ama çocukluk arkadaşı Selma ziyaretine geldiği zaman, her ikisinin de köyün yağız delikanlısı Simon’dan hoşlanıyor olmaları eski duyguların ve düşmanlıkların canlanmasına sebep olur.

Tonya, her ne kadar Simon onu istese de hiçbir zaman Simon ile ilişkiye girmeyecektir. Selma sadece Tonya’dan intikam almak için Simon ile yatmak ister. Ama Selma Tonya’yı harap etmek için aynı zamanda çocukları da uzaklaştırmak istemektedir. Çocuklara Dünya’nın nasıl işlediğini öğretmeye başlar. Onlara nasıl dans edildiğini, hayattan nasıl zevk alınacağını ve cinsel dürtüleriyle ne yapmaları gerektiğini öğretir. Köyün yetişkinleri Tonya’nın deli olduğunu ve çocuklarına zarar verdiğini düşünmeye başlar. Çok geçmeden şehvet akıllarını başlarından alır ve kararlarını verirler: seks, aşk, ihanet ve intikam için şehvet!

Bu filmde çok fazla şey oluyor. Sizlere nelerin olup bittiği hakkında bir fikir vermek amacıyla senaryoya çok basitçe değindim. Bu film elime geçtiği zaman keşfedilmeyi bekleyen başka bir gülünç erotik Güneydoğu Asya filmi olacağını düşünmüştüm (Mystics in Bali gibi) ancak gördüğüm şey cinsel cehalet, baskı ve en kaba haliyle insan arzuları hakkında hoş bir film oldu. Bu film sadece arthouse tipi yabancı sinema örneklerinin gitmeye cesaret edebileceği yerlere gidiyor.

Çocukların doğasında olan cinsel kimliklerini sahneye koymaktadır. Ama hayır, “çocuk pornosu” ile uzaktan yakından alakası yok, o yüzden hemen sinirlenmeyin. Filmin içindeki Selma karakterinin yapmaya çalıştığı şeyi, yani insanların açık fikirli olmalarını sağlamayı denemekte ve onlara seksin şeytani bir şey olmadığını ve erkeklerin sadece insan olduğunu göstermeye çalışmaktadır. Yönetmen ve yazar dramatik, biraz rahatsız edici, şiirsel, erotik ve o kadar da istismarcı olmayan, Alejandro Jodorowsky gibi yapımcıların yanında yerini bulacak (o kadar tuhaf olmasa da) bir film yaratmak için birlikte çalışmıştır.

Deneyimli bir arthouse/exploitation/erotica hayranı için filmde giriş sahnesi dışında (daha önce sözü geçen seks/çocuk dinamiği dışında) gerçekten şoke edici bir şey bulunmamaktadır. Simon köyün et yiyebilmesi için bir bizonu öldürmek üzeredir ama çocuklar bunu yapmaması ve hayvana merhamet etmesi için ona yalvarırlar. Bu çok önemli bir sahne olmasının yanında (izledikten sonra ne demek istediğimi anlayacaksınız) aynı zamanda son derece çarpıcı ve gerçekçidir. Hayvan ölene kadar kafasına bir çekiç ile defalarca vurur. Daha sonra da çocukların gözü önünde karnını deşer. Cannibal Holocaust kıskançlıktan çatlasın! Sadece nedensiz çıplaklık ve şiddetten daha fazlası ilginizi çekiyorsa ve cüretkar sanatsal aşk hikayelerine ilgi duyuyorsanız bu filmi izleyin.

Tolga Demirtaş (tolga@iyikotufilm.com) 

silip_1985

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...


  1. Henüz yorum yapılmamış.

Yorumunuz:


Attack From Planet B Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korku Sitesi Once upon in a time in Western Öteki Sinema SİBB Sinematik Ters Ninja B-Film Blog


yeni