iyiköfüfilm

27
Oca
2011

Shera Bechard Röportajı

Röportaj kategorilerinde yayınlandı. 1 Yorum Var

Sweet Karma filminin başrol oyuncusu, aynı zamanda Playboy 2010 Miss November güzeli Shera Bechard ile son filmi Sweet Karma, modellik kariyeri ve gelecekteki planları üzerine keyifli bir sohbet yaptık. İyi “Kötü Film” takipçilerinin kayıtsız kalamayacağı bu güzel ile sizleri başbaşa bırakıyoruz.

Tolga Demirtaş: Bize biraz kendinden bahseder misin Shera?

Shera Bechard: Kuzey Ontario’da yer alan Kapuskasing adında küçük bir yerde doğdum ve büyüdüm. Kapuskasing yönetmen James Cameron’ın doğum yeri olarak bilinir en çok. 16 yaşımda yerel bir fotoğrafçı tarafından “keşfedildim”. Fakat en yakın şehir olan Toronto yaşadığım yere 10 saat uzaklıkta olunca18 yaşımda Toronto’ya taşınıncaya kadar modelliği tam olarak yapamadım. Her ne kadar çok fazla modellik yapmasam da Marcus Kilnko, Gavin O’Neill ve Bryan Adams gibi bazı harika fotoğrafçılarla çalıştım.

Tolga Demirtaş: Playboy için 2010 Miss November seçildiğini biliyoruz. Playboy modelliğine başlaman nasıl oldu?

Shera Bechard: Playboy tamamen şans eseri oldu, doğru zamanda doğru yerdeydim. Toronto’da bir karikatür toplantısında bir arkadaşımla karşılaştım. Toplantıda Playboy’da çizen Doug Sneyd’in olduğunu ve beni çizmesinin eğlenceli olacağından bahsetti. Doug beni çizdi ve sonra “eğer hayatımda tanıdığım Playboy’da olması gereken biri varsa o da sensin” dedi. Ona daha önce modellik yaptığımı anlattım ve fotoğraflarımı gönderirsem Hef’e ileteceğini söyledi. İki hafta sonra deneme çekimi yapmak için davet edildim ve 1 ay sonra da Playmate olmak için teklif aldım.

T.D.: Oyunculuğa nasıl başladın? Bize Sweet Karma’da yer alma hikayenden bahseder misin?

S.B.: Modellik yaparken fotoğrafçı Andrew Thomas Hunt ile çalışmıştım. Fotoğraf amatör olarak ilgilendiği bir uğraştı, asıl işi yönetmenlikti. Onunla ilk olarak bir reklam filminde çalıştım, oyunculuk adına ilk deneyimimdi. Daha sonra içinde benim olduğum bir senaryo yazmaya başlamış ama hiç haberim yoktu bundan ve bana daha sonra senaryoyu verdi. İlk başta yapabileceğimi düşünmedim, ama o yapabileceğim konusunda bana güvendi ve beni cesaretlendirdi. İyi ki yapmışım.

T.D.: Tecavüz ve intikam temalı filmler benim en sevdiğim istismar alt türlerindendir. Filmde oynadığın Karma karakteri MS.45 ve Thriller-en grym film’deki karakterlerle benzerlik gösteriyor. Sweet Karma için hazırlanırken, intikam ve tecavüz filmleri araştırıp seyrettin mi?

S.B.: Evet. Ms 45’i, Thriller’ı ve The Limey ve The Brave One filmlerini izledim. Ayrıca Mute Witness ve Sweet&Lowdown filmlerini de dilsiz karakterleri görmek için izledim.

T.D.: Sweet Karma’nın ilk filmin olduğunu biliyoruz. Oyunculuğu sevdin mi?

S.B.: Sevdim. Açıkçası setin ilk günleri korkunçtu. Uzun, geç saatler. Filmin büyük çoğunluğu benim etrafımda döndüğü için de sürekli setteydim. Çok yorucuydu. Ama şimdi özlüyorum.  Fakat artık her gelen filme atlamayacağım, bir sonraki filmimi daha dikkatli seçeceğim.

T.D.: Karma karakteri ilk oyunculuk denemesi için zor bir karakter. Çünkü dilsiz ve duygularını ifade edebilmesi için mimiklerini ve surat ifadesini iyi kullanabilmesi lazım. Ve sen bunu çok iyi başarmışsın. Filme başlamadan önce oyunculuk dersleri aldın mı?

S.B.: Teşekkürler. Kendimi olabildiğince rolün içine sokmaya çalıştım ve onun ayakkabıları içinde olsaydım ne yapardım diye sordum kendime. Yönetmen bu rol için daha önce oyunculuk deneyimi olmayan birisini istemişti. Çünkü deneyimli birisinin dilsiz rolü için oyunculuğunu aşırı kullanıp doğal olmayacağını düşünüyordu. Modellik geçmişim karakteri hayata geçirirken sadece surat ifadelerimi kullanmam açısından bana gerçekten yardımcı oldu.

T.D.: Eğer modellik ve oyunculuğu kıyaslayacak olursan hangisi tercihin olurdu? Modellik ve oyunculuğun zor ve eğlenceli yanları neler?

S.B.: İkisini de eşit derecede sevdiğimi söyleyebilirim. Fakat oyunculuk kesinlikle daha zor, uzun çalışma saatleri ve daha fazla fiziksel yorgunluk. Benim için film yapmanın en eğlenceli yanı kamera arkasındaki çılgın ekip. Örneğin Karma’daki bir tecavüz sahnesini çekerken seyircinin görmediği ekipten birinin masayı ayağıyla devirmesi ya da kostüm sorumlusunun aktörün poposunu kapatması için kıyafet tutması gibi. Kamera arkasındaki ekiple korkunç sahneler bile eğlenceli geçebiliyor.

T.D.: Oyunculuğa devam etmeyi düşünüyor musun?

S.B.: Kesinlikle. Ama doğru rol olmalı. Oyuncu olmak için umutsuz değilim, o yüzden yapmış olmak için bir şey yapmayacağım.

T.D.: Beğendiğin oyuncular kimler?

S.B.: Daniel Day Lewis, Harvey Keitel, Dennis Hooper. Kadın oyuncular ise Bridget Bardot ve Uma Thurman.

T.D.: Web-sitende seyahat etmeyi sevdiğini okudum. Hiç Türkiye’de bulundun mu?

S.B.: Hayır. Umarım bir gün olur.

T.D.: Son olarak Türkiye’deki hayranlarına ne söylemek istersin?

S.B.: Sevgileri ve destekleri için teşekkürler!

Tolga DEMİRTAŞ (tolga@iyikotufilm.com)

Shera Bechard Interview

Tolga Demirtaş: Can you tell us a bit about yourself?

Sehera Bechard: I was born and raised in Kapuskasing, a small logging town in Northern Ontario. The town is probably most famous as the birth place of director James Cameron. When I was 16 a local photographer “discovered” me, but being that the nearest city (Toronto) was 10 hours away I wasn’t able to fully pursue modelling until I moved to Toronto at age 18. Even though I didn’t get a lot of modelling work I did manage to work with some great photographers like Marcus Kilnko, Gavin O’Neill, and Bryan Adams to name a few.

Tolga Demirtaş: We know  that you have been chosen as Miss November 2010 for Playboy. How did you start your Playboy modelling?

Shera Bechard: Playboy came about by pure fluke – being at the right place at the right time. I met a friend at a comic convention in Toronto, and he said there was a cartoonist from Playboy there. My friend thought it’d be fun to have the guy (Doug Sneyd) draw me. So Doug drew me and afterwards he said, “if I’ve ever met anybody in my life that should be in Playboy it’s you”. We got to talking and I told him I had done some modelling, so he told me if I sent him some photos he’d send them to Hef, and that was it. Two weeks later I was invited down to do a test shoot, and a month later was asked to be a Playmate.

T.D.: How did you start acting? Can you tell the story of partaking to Sweet Karma?

S.B.: As a model I worked with photographer Andrew Thomas Hunt. Photography was something he dabbled in but he was really a director. I worked with him once on a commercial, which was my first experience with acting. He then started writing the movie with me in mind, even though I didn’t know about it, and then gave me the script. At first I didn’t think I could do it, but he had faith in me and encouraged me to do it. I’m glad I did.

T.D.: Rape and revenge themed movies are my favourite exploitation sub genre. The character, Karma, that you acted in the film is similar with the main characters of MS. 45 and Thriller-en grym film. While preparing for Sweet Karma, did you search and watch any rape and revenge movies?

S.B.: I did. I watched Ms 45 and Thriller, plus The Limey, and The Brave One. I even watched the films Mute Witness and Sweet & Lowdown just to see other mute characters in film.

T.D.: We know that Sweet Karma is your first movie. Did you like acting ?

S.B.: I do. Admittedly, the first couple of days on set were terrifying. And the long, late hours are horrible. Plus since most of the film revolved around me I was on set all the time, so the whole thing was very tiring. But now that it’s done I miss it. But that said, I’m not just going to jump at any film that comes along, I’m going to pick my next film carefully.

T.D.: I think for the first movie, Karma character is a hard character to act. Because she is mute and you should use your facial expressions to express your feelings. And you were very successful about doing this. Did you get any acting lessons before starting the movie?

S.B.: Thanks. A lot of it was just me bringing as much of myself into the character as possible, and asking myself what would I do if I were in her shoes. The director specifically wanted someone with no acting experience for the role, because he felt that someone with more experience might have overacted the role since she was mute. So my modelling background was really helpful in bringing the character to life with just facial expressions alone.

T.D.: If you compare modelling and acting, which one is your favourite? What are the hardest and funniest aspects of modelling and acting?

S.B.: I’d have to say I like them both equally. But with acting the work is definitely harder – longer hours and much more physical. For me the funniest parts of shooting a movie is the crazy stuff that takes place off camera. Like in shooting the rape scene in Karma, the audience didn’t see the p.a. rocking the table with his foot, or the wardrobe person holding a piece of clothing up to expose the actor’s ass. It’s that kind of stuff that happens off camera in order to make a scene like that more terrying which is very funny about film.

T.D.: Do you want to go on acting in the future?

S.B.: Definitely. But it has to be the right role. I’m not desperate to be an actor so I’m not going to do just anything.

T.D.: Who are your favourite actors and actresses?

S.B.: I like Daniel Day Lewis, Harvey Keitel. Dennis Hopper. For actresses I like Bridget Bardot, and Uma Thurman.

T.D.: I know from your website, you like travelling. Have you ever been to Turkey?

S.B.: No never. Hopefully one day.

T.D.: At last, what would you like to say to your fans in Turkey?

S.B.: Thanks for all your love & support!

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...


  • cem ç
    27 Oca 2011 13:31

    böyle güzel röportajları bekliyoruz sabırsızlıkla.

  • Yorumunuz:


    Attack From Planet B Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korku Sitesi Once upon in a time in Western Öteki Sinema SİBB Sinematik Ters Ninja B-Film Blog


    yeni