iyiköfüfilm

22
Kas
2011

Perversion Story (1969)

Giallo kategorilerinde yayınlandı. Yorum Yok

Lucio Fulci’nin yönetmenliğini yaptığı 1969 yapımı filmin başrollerinde Jean Sorrel, Marisa Mell ve Elsa Martinelli yer alıyor. Yönetmenin Amerika’da çektiği film gizem ve gerilimin iç içe olduğu bazı anlarda izleyicide giallo tadı bırakan bir hikayeyi konu alıyor. Fakat gialloların tipik özelliği olan seri cinayetler üzerine yoğunlaşan bir film değil.

Film yukarıda da bahsettiğim gibi zaman zaman giallo tadı verse de ve bazı kişilerce bu sınıfın içine sokulsa da aslında Hitchcock sinemasına çok yakın. Özellikle Hitchcock’un ünlü filmi Vertigo ile benzerlikler yakalanabilir. Bunda tabi ki filmin lokasyon olarak San Francisco’da geçmesi ve ana fikrin benzerliğinin etkisi büyük. Fakat Fulci’nin kendine özgü tarzı ile birlikte.

San Francicso’lu ünlü ve çapkın doktor George Dumurrier (Jean Sorrel) evlidir fakat aynı zamanda bir sevgilisi vardır. Astım hastası olan karısı ölür ve polis kadının zehirlendiğini belirler. Doktor karısının ölümüyle sigortadan aldığı 2 milyon $ sonrasında polis tarafından karısının ölümünden sorumlu tutulur. Bir gün sevgilisiyle gittiği bir striptiz kulübünde dans eden kadın karısına ikizi kadar benzemektedir. Sadece sarı saçlısıdır. Hatta kadının evine gittiğinde onun da karısıyla aynı ilaçları kullandığını görür. Bundan sonra izleyicinin kafasında kadının gerçekten ölüp ölmediğiyle ilgili sorular oluşur. Doktor gerçekten suçlu mudur yoksa kadın yaşıyor mudur?

Filmde Fulci’nin yer verdiği soft-core seks sahneleri oldukça ölçülü kullanılmış. Bu sahnelerdeki etkiyi yükseltmek adına yaptığı artistik ışık kullanımı, kamera açıları ve yaptığı şık dokunuşlar sayesinde, sahneleri izlerken sıkılmak mümkün değil.

Filmin başrol oyuncuları Doktor Dumurrier ve egzotik dansçı Monica Weston rollerindeki Jean Sorrel ve Marisa Mell mükemmel performansları ile oldukça başarılılar. Zaten filmin en ilgi çekici anları bu ikili arasında geçen sahnelerde yer alıyor. Marisa Mell 60’lar İtalyan B filmlerinin Avusturyalı kült figürlerinden biri. Özellikle Mario Bava’nın pop-art, karikatür adaptasyonu 1968 yapımı Diabolik filmindeki Eva Kant rolüyle kendisini hatırlamak mümkün.  Ayrıca filmde tanıdık başka isimlere de rastlamak mümkün; Alberto De Mendoza, John Ireland ve Mario Bava’nın 1974 yapımı kült filmi Cani Arrabbiati’den hatırlayacağımız Riccardo Cucciola gibi.

Aslında temel öykü kendi başına yeterince sağlam; fakat bazı durumlarda önemsiz karakterler kullanılarak ve zaman zaman hikayeyi bulanıklaştırarak, izleyicinin bazı durumlarda filmden koptuğu anlar oluşuyor. Bu yüzden bu sağlam konunun daha derli toplu sunulması daha iyi olabilirdi. Filmin şüphesiz en dikkat çekici sahnesi finaldeki gaz odası sahnesi. Film başlı başına bir kült olamasa da bu son sahne kesinlikle sinema tarihinde unutulmayacaklar arasında yerini aldı.

İtalyan kült yönetmenlerin en büyük erdemlerinden olan sleaze ve zarifliği bir arada kullanma becerisi bu filmde de kendini gösteriyor. Dönemin İtalyan B filmlerini sevenler için kaçırılmaması gereken filmin, Riz Ortolani tarafından yapılan psychedelic müziklerinin de çok başarılı olduğunu belirtmek gerek. Una Sull’Altra izleyicide merak uyandıran, gizemli, ilginç bir film. Bir de bunların üstüne Marisa Mell faktörü eklenince kaçırılmaması gerekenler arasına giriyor.

Tolga Demirtaş (tolga@iyikotufilm.com)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...


  1. Henüz yorum yapılmamış.

Yorumunuz:


Attack From Planet B Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korku Sitesi Once upon in a time in Western Öteki Sinema SİBB Sinematik Ters Ninja B-Film Blog


yeni