iyiköfüfilm

  • iyikötüfilm
  • iyikötüfilm
  • iyikötüfilm
  • iyikötüfilm
  • iyikötüfilm

Nazisploitation Filmleri

Tarih: 08/05/2011

Nazi exploitation (ayrıca Nazisploitation olarak bilinir), İkinci Dünya Savaşı kurgusu üzerine çekilen, kötü Nazilerin sıklıkla esir kamplarında cinsel suçlar işledikleri, exploit ve sexploit filmlerin alt kategorisi bir türdür. Çoğu “hapisteki kadınlar”  üzerine kurgulanan bu filmlerin kurgusu, yüksek sadizm, vahşet ve aşağılama içeren şekilde ölüm kamplarına, Nazi genelevlerine kaymıştır.

Nazisploitation Filmleri
Z Filmler

Z Filmler

Z movie ya da grade-Z movie (Z sınıf) terimi 1960’ların ortasında A film olmayan filmleri tanımlamak için kullanılmaya başlandı. Daha sonraları B ve C filmlerden


Z Filmler
Hammer Film Productions

Hammer Film Productions

Hammer Film Productions Birleşik Krallık merkezli bir film prodüksiyon şirketidir. 1934’te kurulan şirket 1950’lerin ortalarından 1970’lere kadar


Hammer Film Productions
Troma Entertainment

Troma Entertainment

Troma Entertainment, Lloyd Kaufman ve Michael Herz tarafından 1974’te kurulmuş bağımsız film prodüksiyon ve dağıtım şirketidir.


Troma Entertainment
Shaw Brothers Studio

Shaw Brothers Studio

Shaw Brothers (HK) Limited Şirketi’nin sahip olduğu, Shaw Brothers Studio, Hong Kong filmlerinin en önde gelen ve en büyük film prodüksiyon şirketidir.


Shaw Brothers Studio
Bruceploitation

Bruceploitation

Bruce Lee’nin 1973 yılında zamansız ölümünden sonra ortaya çıkmış bir İstismar sineması alt türüdür. Bruce Lee filmleriyle parlayan Hong-Kong aksiyon


Bruceploitation
Ozploitation

Ozploitation

Ozploitation, Avustralya yapımı istismar filmlerine ait bir tanımlama. 70ler ve 80ler boyunca istismar türünün farklı alt türlerine ait filmlerle Avustralya’da


Ozploitation
İtalyan Giallo Filmleri

İtalyan Giallo Filmleri

Bu yazıda Giallo’nun İtalyan sinemasında gösterdiği gelişimi ve döneminin popüler türünün neden yıldan yıla farklılık gösterdiğini


İtalyan Giallo Filmleri
İstismar Filmleri

İstismar Filmleri

Exploitation film genellikle dehşet verici konular ‘istismar edilerek’ geliştirilen bir film türüdür. “Exploitation” terimi film piyasasında oldukça


İstismar Filmleri
Blaxploitation Filmleri

Blaxploitation Filmleri

“Siyah Sinema”nın çıkışı 60’lı yılların sonlarına rastlar. Dönemin sinema sektörü beyazların egemenliği altındayken siyahlar hep ikinci planda kalmıştır.


Blaxploitation Filmleri
29
Nis
2014

Spermula (1976)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

spermula_posterFransız ressam ve film yönetmeni Charles Matton’un hem senaristliğini hem de yönetmenliğini yaptığı film, softcore bir fantastik sinema seyri sunuyor.

1930’lu yılların Amerikasında aşka dair her düşünceyi, sanatsal olguları tamamen reddeden ve cinsel özgürlüğü var oluşun temeli olarak gören bir tarikat varlığını sürdürmektedir. 1937 yılında tarikatın tüm müritleri ortadan kaybolur. Fakat yıllar sonra bir gazeteci tarafından Güney Amerika’nın ormanlarında izlerine rastlanır. Ortadan kaybolan tüm müritler gibi gazeteciden de bir daha haber alınamaz. Film böyle bir açıklayıcı anlatımla açılıyor. Spermula, bedensiz kadın varlıkların yaşadığı bir gezegendir. Başka bir gezegenin gölgesinde tüm ışığını kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalınca gezegeni tahliye edip Dünya’yı ele geçirmeye karar verirler. Bunu yaparken de kadın görünümünde tüm erkekleri önce baştan çıkarıp insanoğlunun soyunu tüketmektir amaçları. Bunu da erkekleri spermulize ederek yapacaklardır yani tüm spermlerini kendilerinden alarak.

Film, artistik erotik sahneleri, gerçeküstü tavrı ve görüntüleriyle oldukça başarılı. Spermula gezegeninin Alman dışavurumcu film setlerini andıran modern atmosferi, kamera kullanımıyla film belki de bir klasik haline gelebilecekken gösterildiği dönemde Fransa’daki “X yasası” nın mağduru olmasıyla biraz arka planda kalmış.

Filmin orijinal Fransız versiyonu her ne kadar artistik bir erotizm sunsa da İngilizce versiyonu bolca sansüre uğrayıp bilim-kurgu komedi halini almış. Devamını oku…


Spermula (1976)
Gun Crazy (1950)
28
Nis
2014

Gun Crazy (1950)

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

gun-crazy-movie-poster-1949Joseph H. Lewis’in yönetmenliğini yaptığı Gun Crazy (Deadly Is the Female, 1950) adlı kült kara film, MacKinlay Kantor’un kısa öyküsünden uyarlandı. Filmin kadrosunda Peggy Cummins (Annie Laurie Starr), John Dall (Barton/Bart Tare), Berry Kroeger (Packett), Anabel Shaw (Ruby Tare Flagler) gibi oyuncular yer alıyor.

Bart, silahla atış yapmayı çok seven bir çocuktur. Ama sadece nesnelere ateş eder. İnsanlara, hayvanlara kesinlikle zarar vermez. Bir gün silah çalınca yakalanır ve ıslahevine gönderilir. Sonrasında orduya yazılıp atış eğitmeni olur ve çocukluğunu geçirdiği kasabaya geri döner. Hayatta tek zevk aldığı şey atış yapmaktır. Kasabadaki çocukluk arkadaşlarıyla beraber bir karnavala giderler ve atış konusunda en az Bart kadar usta olan Laurie’nin gösterisini izlerler. Gösterinin sonunda Laurie, izleyenlere meydan okur ve onu yenene 500 dolar vereceği söylenir. Bart ve Laurie atışta kozlarını paylaşırlar, kazanan Bart olur. Bu küçük düello aşklarının ilk kıvılcımı olur ve işsiz olan Bart, Laurie’nın çalıştığı karnavalda işe girer. Fakat aşklarının önünde bir engel vardır; karnavalın patronu Packett. Çünkü o da Laurie’ya aşıktır. Bart ve Laurie’nın aşkları ortaya çıkınca işten kovulurlar. Ne kadar aşklarının önünde hiçbir engel kalmamış gibi görünse de parasızlık sorun olmaya başlamıştır. Bunun üzerine Laurie, Bart’a ufak soygunlar yapmayı teklif eder. İnsanlara zarar vermekten vicdanen çok korkan Bart, bu teklifi baştan reddetse de aşık olduğu kadına, karşı koyamaz ve kimsenin zarar görmemesi koşuluyla kabul eder.

Bart ve Laurie’nın ortak noktası silahlar olsa da silaha olan bakış açıları çok farklıdır. Laurie, hız ve heyecan seven bir kadındır. Zor durumda kaldığında panikle her şeyi yapabilir. Zaten iyi bir insan olmadığını da baştan Bart’a söylemiştir. Bart ise küçükken öldürdüğü civciv haricinde kimsenin kılına zarar vermemiş, iyi bir insandır. Yapabildiği en iyi şeyin atış yapmak olduğunu düşündüğü için silahlarla ilgilenen iyi, dürüst bir insandır. Fakat aralarındaki bu aşk, Laurie’nın şiddete olan düşkünlüğü yüzünden Bart’ı da kötü bir insan olmaya sürükler. Devamını oku…


Gun Crazy (1950)
House of Wax (1953)
21
Nis
2014

House of Wax (1953)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

house_of_wax_posterAndré De Toth’un yönetmenliğini yaptığı House of Wax (Canavarlar Sarayı, 1953) adlı korku filmi Charles Belden’ın hikayesinden sinemaya aktarıldı. Filmin kadrosunda Vincent Price (Profesör Henry Jarrod), Phyllis Kirk (Sue Allen), Carolyn Jones (Cathy Gray), Charles Bronson (Igor), Frank Lovejoy (Dedektif Tom Brennan), Roy Roberts (Matthew Burke) gibi oyuncular yer alıyor.

Henry Jarrod, balmumu heykeller yapan bir sanatçıdır. Yaptığı eserler arasında Jeanne d’Arc, Marie Antoinette, Cleopatra, Abraham Lincoln ve suikastçısı John Wilkes Booth gibi tarihin önemli isimlerinin balmumu heykelleri vardır. Jarrod çok yeteneklidir fakat hak ettiği paraya ve üne sahip olamamıştır. Jarrod paradan çok sanata önem veren biri olduğu için bu durum onu rahatsız etmese de ortağı Matthew Burke, parasızlıktan hiç memnun değildir. Jarrod’un bu yeteneğini bir korku müzesi kurarak paraya dönüştürebileceğini düşünmektedir. Fakat Jarrod bu fikre pek sıcak bakmamaktadır. Bunun üzerine ortağı sigortadan para alabilmek için balmumu heykellerinin bulunduğu mekanı Jarrod’un gözleri önünde ateşe verir. Tutkuyla bağlı olduğu heykellerini kurtarmaya çalışan Jarrod, bu duruma engel olamaz ve eserleriyle beraber yanar.

Öldüğü düşünülen Jarrod, yangının üzerinden uzun bir zaman geçtikten sonra tekrar ortaya çıkar. Bu sefer ortağının istediği yoldan gider ve korku temalı bir balmumu heykel müzesi açar. Fakat kullandığı teknikte ufak bir değişiklik yapmıştır. İnsanları öldürerek onlardan balmumu heykeller yapmaktadır. Devamını oku…


House of Wax (1953)
Lifespan (1975)
16
Nis
2014

Lifespan (1975)

Bilimkurgu Filmleri İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

lifespanposterTina Aumont‘ın yaptığı her şey izlenebilir niteliktedir. Bu etkileyici kadın 70’lerin Eurocult yıldızları arasında en güzellerinden biridir ve her ne kadar Edwige Fenech‘in popülaritesine erişememiş ya da bu popülerliği koruyamamış olsa da hala hayranları vardır. Tam anlamıyla nefes kesici ve oynadığı filmlerden bazıları üzerine konuşmaya değmeyecek olsa da ekrandaki duruşu ile göz alıcı bir kadın Tina Aumont. Aynı şey Klaus Kinski‘nin son dönem çalışmaları için de söylenebilir (tabi nefes kesici göründüğü için değil ama ekrandaki duruşu için). O da birçok kötü filmde rol aldı ama onu izlemek her zaman ilgi çekiciydi ve rol aldığı filmlere her zaman o özel ‘şeyi’ katmayı başardı.

Lifespan, Aumont ve Kinski’nin merhum Hiram Keller (Seven Death’s In A Cat’s Eye ve Satyricon‘dan hatırlayacaksınız) ile birlikte başrolleri paylaştığı, bir Amerikan tarafından yönetilmiş, Alman ve Hollandalı yapımcılar tarafından da desteklenmiş 1974 yapımı bir arthouse/bilim kurgu/exploitation hibrididir. Yukarıda söz edilen iki oyuncu gibi bu ilginç film de her ne kadar çoğu film eleştirilirken baz alınan standartlara göre çok harika bir film olmasa da o özel ‘şeye’ sahip -ama kendi çapında oldukça harika ve şimdi DVD’si yayınlandığına göre yeniden değerlendirilmeyi hak ediyor.

Dr. Ben Land (Keller), ABD’den yaşlanma ya da gerontoloji üzerine araştırmalar yürüten Dr. Linden ile birlikte çalışmak için Avrupa’ya giden bir bilim adamıdır. Linden öldüğü zaman yerini doldurmak Land’e düşer ve merakına yenik düşerek Linden’ın notları ve eşyalarını karıştırmaya başlar. Devamını oku…


Lifespan (1975)
Lady in the Lake (1947)
11
Nis
2014

Lady in the Lake (1947)

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

Lady in the Lake 1947Robert Montgomery’nin yönetmenliğini yaptığı Lady in the Lake (1947) adlı kült kara film Raymond Chandler’ın aynı adlı romanından uyarlandı. Filmin kadrosunda Robert Montgomery (Philip Marlowe), Audrey Totter (Adrienne Fromsett), Lloyd Nolan (DeGarmot), Leon Ames (Derace Kingsby) gibi oyuncular yer alıyor.

Özel dedektif Philip Marlowe, az parayla çok pisliğin içine balıklama atlatmaktan sıkılmıştır. Polisiye ve korku üzerine ucuz hikayelerin yayınlandığı bir dergiye başından geçen bir olaydan yola çıkarak yazdığı hikayesini yollar. Dergiden onunla görüşmek istediklerine dair bir mektup alır. Marlowe, dergiye gider ve dergi patronunun güzel asistanı Adrienne’dan, umduğundan farklı bir iş teklifi alır. Patronun karısı kayıptır ve onu bulmasını ister. Marlowe baştan isteksiz de olsa bu teklifi kabul eder. Fakat bu iş göründüğünün aksine daha çetrefillidir ve Marlowe, her zamanki gibi bu kirli oyunların içine girip ipuçlarını toplamak için kendine özgü yöntemler kullanacaktır.

Lady in the Lake, hem kara film, hem de sinema tarihi açısından ilginç bir film… Filmin kahramanı Dedektif Philip Marlowe, filmin başında kameraya doğru bakar ve kendini tanıtır. Yaşadığı bir hikaye hakkında ön bilgi verir. Filmin sonuna kadar onun bakış açısıyla olanları izleriz. Marlowe ile beraber ipuçlarını takip ederiz ama o keskin zekası ve deneyimiyle hep izleyiciden bir adım öndedir. Olayları onun bakış açısıyla görsek de hep bir şeyleri kaçırırız. Öznel kamera açısı Marlowe ile tam olarak özdeşleşmemize imkan sağlamaz. Marlowe’u, filmin başında ve sonunda kameraya doğru konuşması haricinde sadece aynaya baktığı birkaç sahnede görebiliriz. Devamını oku…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Lady in the Lake (1947)

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni