iyiköfüfilm

2
May
2009

Killing Uçan Adam’a Karşı (1967)

Yeşilçam kategorilerinde yayınlandı. 1 Yorum Var

kilink-ucan-adama-karsi3

60’lı yıllarda İtalya’dan dahiyane bir eser yayıldı dünyaya ve Türkiye’ye. Bu bir fotoromandı. Erotik polisiye mi desem? Sado-mazo mu? Fantastik anti kahraman mı desem? İskelet adam ya da iskelet resimli bir kostüm giymiş ,adı Killing olan bir anti kahraman.

İkinci sayfada Killing şöyle tanıtılıyor: “Dehşet saçıyor, şeytani dehası ile insanlara kabus hayatı yaşatıyor…” Dina adında bir sevgilisi var; seksi, devamlı siyah iç çamaşırlarıyla dolaşıyor (evde tabii ki). Fotoromandaki diğer kadınlar da çıplaklar; her fırsatta iç çamaşırlarıyla kalıyorlar, seksiler. Jartiyer, kırbaçlar, sado-mazo ölümler, işkenceler… İşte böyle bir fotoroman.

Elleri bağlanmış kadınlar, seksi siyah külot ve sutyenleriyle kanlar içinde kalıncaya kadar kırbaçlanıyor ve ölürken orgazm çığlıkları atıyorlar. Zevk alan vücutlar cezalandırılmalı, ama Killing’de cezalar peşin kesiliyor, cezalandırılan vücutlar zevk alıyorlar. Hep bunlar Marki De Sade’ın yüzünden…

Bizim Yeşilçam’ın uyanık prodüktörleri hemen bir Killing filmi yapıyorlar. Killing’i “Killink” yaparak yani sondaki “g” harfini “k” harfiyle değiştirerek telif problemini de çözüyorlar.

Filmin konusu kısaca şöyle: Killink gizlice Türkiye’ye geliyor… Bir tabut içerisinde, Profesör Hulusi tabutu açıyor. Killink çıkıyor ve formülü istiyor, çünkü bu formül sayesinde dünyayı ele geçirecektir. Prof. Hulusi direniyor, vermek istemiyor bu formülü, tabii Killink de haklı olarak öldürüyor Hulusi’yi. Ama formül eksikmiş meğer, bu yüzden de Killink İstanbul’da bir süre daha kalmaya karar veriyor.

kilink-ucan-adama-karsi2

Prof. Hulusi’nin cesedini bulan komiser gayet Türk “ Boş verin bu olayı büyütmeyelim” diyor. Hulusi’nin oğlu mezarlıkta babası için Fatiha okurken  bir takma sakal cin, deli karışımı ihtiyar çıkıyor, ekolu bir sesle “babanın intikamını al” diyor. Ona sihirli bir sözcükte öğretiyor, “şadem” diyeceksin diyor. Şadem diyen oğul bir anda uçan adam oluyor… Killink’in peşine düşüyor.

Bir sahnede Uçan adam kötü adamların arabasının üstüne atlıyor “küt” diye. Kötü adamlardan biri işe uyanıyor, “Yine arabanın üstünde Uçan adam var” diyor, anlıyoruz ki arabanın tepesine devamlı uçan adamlar düşüyor.

Tabii ki erotik sahneler de var. Profesörün seksi sekreteri Mine Soley o yılların en hoş kadınlarından biri, üstelik çırılçıplak,yine aynanın karşısında soyunuyor. Fotoromana sadık kalınmış ve siyah iç çamaşırı ile sado-mazo bir sahne çekilmeye çalışılmış. Killink önce öpüyor sonra gırtlaklıyor falan… Kalleş bir makas kesiyor bu sahneleri.

kilink-ucan-adama-karsi

Bir başka dünyadan sesleniyormuş gibi bir havası var. Bol çizikli sürreal bir hayat bu. Olmuş olabilir diye düşünüyor insan. Parıldıyor güneş de yanıp sönüyor gözümüzü alıyor. Peki nasıl oluyor da sadece iki renk bir dünya da insanlar, ağaçlar, kuşlar, eşyalar birbirinden ayırt edilebiliyor, ışık gözümüzü alıyor. Eğer hayat sadece beyaz olsaydı hiçbir şey göremezdik, belki siyah bu yüzden var bence. Neyse bu konu beni aşar.

Killing sevgilisi Dina’ya şehirdeki güzel kadınlara musallat olan bir katilden bahsediyor… Dina siyah iç çamaşırlarıyla yine cevap veriyor “O  halde bu şehirdeki bütün güzel kadınlar tehlikede.” Bence de.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...


  • Can Evrenol
    4 May 2009 13:52

    Bu filmi geçen sene sonbahardaFransa’da L’Etrange Festival Strasbourg’da izledim. Cadılar Bayramı gecesi bu filmi Alucarda ile birlikte ‘World Wierd Cinema’ kuşağında çifte matine olarak göstermişlerdi.

    Festivalin düzenleyicilerinden biri bana bir sene öncesinde de Dünyayı Kurtaran Adam’ı gösterdiklerini, bu gibi dönemin Fantastik Türk avantür filmlerine hayran olduklarını söylemişti.

  • Yorumunuz:


    Attack From Planet B Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korku Sitesi Once upon in a time in Western Öteki Sinema SİBB Sinematik Ters Ninja B-Film Blog


    yeni