<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İyi &#039;Kötü Film&#039; &#187; Yeşilçam</title>
	<atom:link href="http://iyikotufilm.com/kategori/yesilcam/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://iyikotufilm.com</link>
	<description>&#34;kötü&#34; filmlerin nasıl seyredilmesi gerektiğini öğrenin, onlar genelde çok &#34;iyi&#34; dir.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 20:06:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Sapık Kadın (1988)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/sapik-kadin-1988/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/sapik-kadin-1988/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 17:58:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mert Kutay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Bahar Öztan]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem Dümer]]></category>
		<category><![CDATA[Gülten Ceylan]]></category>
		<category><![CDATA[Hale Haykır]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Kutman]]></category>
		<category><![CDATA[Mesut Sürmeli]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Elmas]]></category>
		<category><![CDATA[Perihan Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Psycho Woman]]></category>
		<category><![CDATA[Safa Önal]]></category>
		<category><![CDATA[Sapik Kadin]]></category>
		<category><![CDATA[Tarık Tarcan]]></category>
		<category><![CDATA[Tunç Parsçan]]></category>
		<category><![CDATA[Türker İnanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish FATAL ATTRACTION]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Remake]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=6827</guid>
		<description><![CDATA[Türk sinemasının çakma filmler furyasından nasibini ziyadesiyle almış bir film olan Sapık Kadın&#8217;ı muhtemelen izlemeyen yoktur. Bu yüzden bu yazıda bu filmle ilgili bir takım isyanlarımı dile getireceğim. Öncelikle Perihan Savaş&#8217;ın canlandırdığı Tülay isimli kadın karakteri -ki kendisi filmin adı Sapık Kadın olduğu için izleyicinin gözünde filme 1-0 yenik başlıyor- sapık değildir. Kendisi depresyondadır. Kendisine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2012/01/sapkkadnafis.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-7099" title="sapkkadnafis" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2012/01/sapkkadnafis.jpg" alt="" width="285" height="401" /></a>Türk sinemasının çakma filmler furyasından nasibini ziyadesiyle almış bir film olan Sapık Kadın&#8217;ı muhtemelen izlemeyen yoktur. Bu yüzden bu yazıda bu filmle ilgili bir takım isyanlarımı dile getireceğim.</p>
<p style="text-align: justify;">Öncelikle Perihan Savaş&#8217;ın canlandırdığı Tülay isimli kadın karakteri -ki kendisi filmin adı Sapık Kadın olduğu için izleyicinin gözünde filme 1-0 yenik başlıyor- sapık değildir. Kendisi depresyondadır. Kendisine yapılanlar yüzünden depresyondadır ve en sonunda delirir. Sapıklıktan kasıt telefon sapıklığıysa o ayrı. Çünkü kadının Tarık Tarcan&#8217;ın hayat verdiği Ahmet isimli karaktere yaptığı tek kötülük geceleri telefonla arayıp uykusundan etmesidir. Bir de kızının tavşanını öldürüyordu ama ona da kılıf uydurdum, daha geleceğiz oraya.</p>
<p style="text-align: justify;">Muhtemelen izlemeyen yoktur diye başlamıştım fakat yine de kısa bir özet geçeyim. Ahmet avukattır. Hüdaverdi&#8217;ninkilere çok benzeyen gözlüklerini takıp davalara girmektedir. Hukuk alanında parlayan bir yıldızdır. İş hayatındaki başarısı aile hayatında da sürmektedir, bir kızı ve kendisini çok seven, benim ise android olduğundan şüphelendiğim bir karısı vardır. Ahmet&#8217;in yolu gazeteci Tülay ile kesişir, karısı ve kızının kayınvalidesinin yanına gitmesini fırsat bilen Ahmet, Tülay ile orada burada sevişmeye başlar. Hevesini aldıktan sonra Tülay ile ayrılır. Tülay ise Ahmet&#8217;in peşini bırakmaktan yana değildir&#8230; (Gizemli gibi bitirdim.)<span id="more-6827"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Tülay&#8217;ın yaşadıklarına bakalım. Ahmet&#8217;le sevişiyor, hatta çok yakın çekimlerde görebildiğimiz üzere öpüşürken Ahmet&#8217;in tel kadayıf misali bıyıklarının ağzına girmesine müsade ediyor. Dayak yiyor, hakarete uğruyor. Kadın sapık değil, şartlar onu öyle gösteriyor. Bir sahnede Ahmet&#8217;in kızını teyzesiymiş gibi okuldan alıyor, gezdiriyor, lunaparka götürüyor. Bir sahnede uçurumun kenarında itecek gibi oluyor ama bir şey yapmıyor çünkü Tülay&#8217;ın doğası buna müsait değil. Bunun karşılığında ise evini basan Ahmet&#8217;ten yine dayak yiyor. Ahmet burada gönlünden ne koparsa 3-5 bir bakıcı parası atsa olaylar belki daha da büyümeyecek. Filmin daha öncesinde Ahmet&#8217;in ailesi ile olan faaliyetlerini görüyoruz. Ormana gidip mangal yapıyorlar. Bu kadar. Ormana gidip mangal yapmanın sıkıcılığını bilen birisi olduğum için böyle düşünüyor olabilirim fakat Ahmet orada Tülay&#8217;a &#8220;Sağolasın, sayende kızıma benim yaşatamadığım kadar güzel bir gün yaşattın&#8221; diyeceğine kadını dövüyor, hakaretler yağdırıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir diğer konu ise madem Ahmet böyle şahane bir insan, ailesine, yuvasına yürekten bağlı. O zaman senin karıyla kızla ne işin var be adam? Hem sadakatsiz, hem agresif, hem de zeytinyağı gibi bir karakter olan Ahmet&#8217;ten en az Tom ve Jerry&#8217;deki Jerry kadar nefret ediyorum. Hatırlarsanız Tom ve Jerry&#8217;de de alemin sevimlisi diye lanse edilen Jerry&#8217;nin ne kadar kaypak olduğu gün gibi aşikardı. Tom doğası gereği Jerry&#8217;yi kovalıyordu hatta bazen hiçbir şey yapmıyordu, ortak çalışmaları bile gerekiyordu. Ama Jerry&#8217;nin aklı fikri şerefsizlikte olduğu için Tom&#8217;un başına gelmeyen kalmıyordu.</p>
<p style="text-align: justify;">Gelelim Tülay&#8217;ın içinde kabaran vahşeti bastıran insancıl yönüne. Dediğim gibi Tülay, Ahmet&#8217;in gereksiz ve bir o kadar da sinir bozucu kız evladını alıp gezdiriyor, kızın bir teşekkür bile etmemesi üzerine bir an uçurumdan atacak gibi oluyor. Bu sadece takdir edilmemenin, yapılan iyiliğe karşı bir teşekkürün çok görüldüğünü fark etmenin verdiği bir anlık bir öfke. Zaten ondan sonra kendine geliyor. Hayır, o salak kız da &#8220;ne arıyoruz bu uçurumun kenarında&#8221; diye sormayıp aşağı bakarak bıcır bıcır konuşuyor ya, ben olsam çoktan itmiştim. Tülay&#8217;da yine peygamber sabrı varmış.</p>
<p style="text-align: justify;">Tavşanı öldürme sebebine gelirsek Tülay&#8217;ın evde tavşan beslemenin günah olduğu yönündeki spekülasyonlara kapıldığını düşünüyorum. Tabii filmin çekildiği yıllarda internet kullanımı pek, hatta hiç yaygın olmadığından (hatta internet olmadığından da diyebiliriz) Tülay&#8217;ın konuyu araştırma imkanının da olmadığını kolaylıkla görebiliriz. Mesela ben hemen islamiyasam forumlarından sorunun cevabına baktım, günah değilmiş. Çünkü çağımız internet çağı. Tavşanı neden doğaya salmadı da kesti diye sorarsanız, muhtemelen Ahmet ve gerizekalı ailesinin durmadan sağlıklı gibi pikniğe gidip otla beslenmesine gönlü müsaade etmedi, mideleri et görsün diye yapmış olabilir derim.</p>
<p style="text-align: justify;">Sapık Kadın filmi ile ilgili söyleyeceklerim bundan ibaret değil. Bu konuyla ilgili çok doluyum fakat filmi tekrar izleyip hafızamı tazelemem lazım. Ama dediğim gibi Tülay sapık değil. Kendisi iyi ama çevresi kötü.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Yazan: Mert Kutay (mert@iyikotufilm.com)</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2012/01/Sapik-KadinPsycho-Woman-1988.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-7103" title="Sapik-Kadin[Psycho-Woman]-(1988)" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2012/01/Sapik-KadinPsycho-Woman-1988.jpg" alt="" width="544" height="1536" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/sapik-kadin-1988/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk İstismar Sineması</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/turk-istismar-sinemasi/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/turk-istismar-sinemasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Nov 2011 13:26:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kavram-Kuram-Fenomen]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[3 Dev Adam]]></category>
		<category><![CDATA[3 Supermen against Godfather]]></category>
		<category><![CDATA[a Turco]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Rıza Seyfi]]></category>
		<category><![CDATA[Altan Bozkurt]]></category>
		<category><![CDATA[Altan Günbay]]></category>
		<category><![CDATA[Altar]]></category>
		<category><![CDATA[Altın Çocuk Beyrut’ta]]></category>
		<category><![CDATA[Amazons and Supermen]]></category>
		<category><![CDATA[Andreas Vollenweider]]></category>
		<category><![CDATA[Aşka Susayanlar Seks ve Cinayet]]></category>
		<category><![CDATA[Atıf Kaptan]]></category>
		<category><![CDATA[Attilla Khan]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşecik ve Sihirli Cüceler Rüyalar Ülkesinde]]></category>
		<category><![CDATA[Aytekin Akkaya]]></category>
		<category><![CDATA[Badi]]></category>
		<category><![CDATA[Battalgazi Destanı]]></category>
		<category><![CDATA[Behçet Nacar]]></category>
		<category><![CDATA[Belalılar]]></category>
		<category><![CDATA[Bill Barounis]]></category>
		<category><![CDATA[Bill Conti]]></category>
		<category><![CDATA[Binbasi Tayfun]]></category>
		<category><![CDATA[Bırakın Yaşasınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Black Hole]]></category>
		<category><![CDATA[Bombala Oski Bombala]]></category>
		<category><![CDATA[Bruno Mattei]]></category>
		<category><![CDATA[Camille Keaton]]></category>
		<category><![CDATA[Casus Kıran]]></category>
		<category><![CDATA[Cavit Yürüklü]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil]]></category>
		<category><![CDATA[Çetin İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Charles Bronson]]></category>
		<category><![CDATA[Che fanno i nostri supermen tra le vergini della giungla?]]></category>
		<category><![CDATA[Çılgın Kız ve Üç Süper Adam]]></category>
		<category><![CDATA[Çirkin Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Clint Eastwood]]></category>
		<category><![CDATA[Çöl]]></category>
		<category><![CDATA[Conan the Barbarian]]></category>
		<category><![CDATA[Crash che botte!]]></category>
		<category><![CDATA[Cüneyt Arkın]]></category>
		<category><![CDATA[Darth Vader]]></category>
		<category><![CDATA[Death Wish]]></category>
		<category><![CDATA[Demir Yumruk: Devler Geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[Diabolik]]></category>
		<category><![CDATA[Dilber Ay]]></category>
		<category><![CDATA[Dirty Harry]]></category>
		<category><![CDATA[Dişi Kilink]]></category>
		<category><![CDATA[Drakula İstanbul’da]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyayı Kurtaran Adam]]></category>
		<category><![CDATA[e così divennero i tre supermen del West]]></category>
		<category><![CDATA[E.T]]></category>
		<category><![CDATA[Emel Özden]]></category>
		<category><![CDATA[En Büyük Yumruk]]></category>
		<category><![CDATA[Enzo G. Castellari]]></category>
		<category><![CDATA[Exorcist]]></category>
		<category><![CDATA[Fenomenal e il tesoro di Tutankamen]]></category>
		<category><![CDATA[Feri Cansel]]></category>
		<category><![CDATA[Fernando Di Leo]]></category>
		<category><![CDATA[Flash Gordon]]></category>
		<category><![CDATA[Flashman]]></category>
		<category><![CDATA[For Your Eyes Only]]></category>
		<category><![CDATA[Ford Granada]]></category>
		<category><![CDATA[George Lucas]]></category>
		<category><![CDATA[Görünmeyen adam Istanbul’da]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Sarar]]></category>
		<category><![CDATA[I Fantastici tre supermen]]></category>
		<category><![CDATA[I Spit On Your Grave]]></category>
		<category><![CDATA[İhsan Baysal]]></category>
		<category><![CDATA[Il Marchio di Kriminal]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Avcısı]]></category>
		<category><![CDATA[İrfan Atasoy]]></category>
		<category><![CDATA[James Bond]]></category>
		<category><![CDATA[Jaws]]></category>
		<category><![CDATA[John Williams]]></category>
		<category><![CDATA[Judy Garland]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Boğa]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Şimşek]]></category>
		<category><![CDATA[Karpuzcu]]></category>
		<category><![CDATA[Kasırga]]></category>
		<category><![CDATA[Kelepçe]]></category>
		<category><![CDATA[Kilink]]></category>
		<category><![CDATA[Kilink Caniler Kralı]]></category>
		<category><![CDATA[Kilink Frankenstayn’a Karşı]]></category>
		<category><![CDATA[Kilink İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kilink İstanbul’da]]></category>
		<category><![CDATA[Kilink Kolsuz Kahraman’a Karşı]]></category>
		<category><![CDATA[Kilink Ölüm Saçıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Kilink Soy ve Öldür]]></category>
		<category><![CDATA[Kilink Uçan Adama Karşı]]></category>
		<category><![CDATA[Klink İstanbul’da]]></category>
		<category><![CDATA[Komonda Behçet]]></category>
		<category><![CDATA[Korkusuz]]></category>
		<category><![CDATA[Korkusuz Kaptan Swing]]></category>
		<category><![CDATA[Kunt Tulgar]]></category>
		<category><![CDATA[La Gang dell Arancia Meccanica]]></category>
		<category><![CDATA[Levent Çakır]]></category>
		<category><![CDATA[Lizard in a Woman’s Skin]]></category>
		<category><![CDATA[Lucio Fulci]]></category>
		<category><![CDATA[L’Uomo puma]]></category>
		<category><![CDATA[Mandrake Kilink’e Karş]]></category>
		<category><![CDATA[Marvin Hamlisch]]></category>
		<category><![CDATA[Maskeli Şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Muhtar]]></category>
		<category><![CDATA[Moonraker]]></category>
		<category><![CDATA[Mr.Majetsky]]></category>
		<category><![CDATA[My Name Is Nobody]]></category>
		<category><![CDATA[Neutron and the Black Mask]]></category>
		<category><![CDATA[Neutrón el enmascarado negro]]></category>
		<category><![CDATA[Nubar Terziyan]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüler Konuşmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüler Konuşmaz ki]]></category>
		<category><![CDATA[Örümcek Adam]]></category>
		<category><![CDATA[Öyle bir kadın ki]]></category>
		<category><![CDATA[Phenomenal and the Treasure of Tutankamen]]></category>
		<category><![CDATA[Planet of Apes]]></category>
		<category><![CDATA[Raiders of the Lost Ark]]></category>
		<category><![CDATA[Rampage]]></category>
		<category><![CDATA[Renato Polselli]]></category>
		<category><![CDATA[Rocky]]></category>
		<category><![CDATA[Sam Raimi]]></category>
		<category><![CDATA[Şaşkın Hafiye Kilink’e Karşı]]></category>
		<category><![CDATA[Savulun Battal Gazi Geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar Kebapçılar]]></category>
		<category><![CDATA[Sergio Martino]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[Sokakların Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Son Savaşçı]]></category>
		<category><![CDATA[Soy ve Öldür]]></category>
		<category><![CDATA[Star Wars]]></category>
		<category><![CDATA[Steven Spielberg]]></category>
		<category><![CDATA[Süleyman Turan]]></category>
		<category><![CDATA[Süper Adam]]></category>
		<category><![CDATA[Süper Adam İstanbul’da]]></category>
		<category><![CDATA[Süper Adam Kadınlar Arasında]]></category>
		<category><![CDATA[Superargo contro Diabolikus]]></category>
		<category><![CDATA[superbotte]]></category>
		<category><![CDATA[superdonne]]></category>
		<category><![CDATA[Supermen]]></category>
		<category><![CDATA[Süpermen Dönüyor]]></category>
		<category><![CDATA[Süpermenler]]></category>
		<category><![CDATA[Supersonic Man]]></category>
		<category><![CDATA[Superuomini]]></category>
		<category><![CDATA[Sylvester Stallone]]></category>
		<category><![CDATA[Tangerinde Dream]]></category>
		<category><![CDATA[Tarkan]]></category>
		<category><![CDATA[Tarkan Viking Kanı]]></category>
		<category><![CDATA[Tarkan: Altın Madalyon]]></category>
		<category><![CDATA[Tarzan İstanbulda]]></category>
		<category><![CDATA[The Big Racket]]></category>
		<category><![CDATA[The Evil Dead]]></category>
		<category><![CDATA[The Fantastic Three]]></category>
		<category><![CDATA[The Last House on the Left]]></category>
		<category><![CDATA[The Puma Man]]></category>
		<category><![CDATA[The Sting]]></category>
		<category><![CDATA[The Strange Vice of Mrs.Wardh]]></category>
		<category><![CDATA[The Three Fantastic Supermen in the Orient]]></category>
		<category><![CDATA[The Vampire and the Ballerina]]></category>
		<category><![CDATA[The Ventures’ın Out of Limits]]></category>
		<category><![CDATA[Three Supermen in Santo Domingo]]></category>
		<category><![CDATA[Three Supermen in the West]]></category>
		<category><![CDATA[Tony Arzenta aka No Way Out]]></category>
		<category><![CDATA[Toros Canavarı]]></category>
		<category><![CDATA[Tre supermen a Santo Domingo]]></category>
		<category><![CDATA[Tunç Başaran]]></category>
		<category><![CDATA[Turist Ömer]]></category>
		<category><![CDATA[Turist Ömer Uzay Yolunda]]></category>
		<category><![CDATA[Turist Ömer Yamyamlar Arasında]]></category>
		<category><![CDATA[Türk İstismar Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Exploitation Cinema]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Exploitation Movies]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Remake]]></category>
		<category><![CDATA[Üç Süpermen Olimpiyatlarda]]></category>
		<category><![CDATA[Uçan Daireler İstanbul’da]]></category>
		<category><![CDATA[Umberto Lenzi]]></category>
		<category><![CDATA[Vahşi Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Violent Rome]]></category>
		<category><![CDATA[Volkan Kayhan]]></category>
		<category><![CDATA[White Fire]]></category>
		<category><![CDATA[Who Saw Her Die]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldırım Gencer]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmayan Şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmaz Atadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Zagor Kara Bela]]></category>
		<category><![CDATA[Zagor Kara Korsanın Hazineleri]]></category>
		<category><![CDATA[Zerrin Doğan]]></category>
		<category><![CDATA[Zombie Creeping Flesh]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=6694</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye çeşitli kültürlerin birarada olduğu, farklı müziklere, yemeklere, edebiyata ve birçok farklı bölgesinin farklı geleneklere sahip olduğu bir ülke. Şüphesiz ki sinemanın bir toplumun değerleri ve toplumun dolaylı olarak üzerinde büyük bir etkisi vardır. Türk sineması, çoğunlukla geleneksel hikayeler ve kendi sorunları içinde boğulmuş bireylerin oluşturduğu sosyal çevreyle yaşanan iç çatışmalar üzerine yoğunlaşır. Türk sinemasının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/turkish_exploitation.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-6695" title="turkish_exploitation" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/turkish_exploitation.jpg" alt="" width="660" height="322" /></a>Türkiye çeşitli kültürlerin birarada olduğu, farklı müziklere, yemeklere, edebiyata ve birçok farklı bölgesinin farklı geleneklere sahip olduğu bir ülke. Şüphesiz ki sinemanın bir toplumun değerleri ve toplumun dolaylı olarak üzerinde büyük bir etkisi vardır. Türk sineması, çoğunlukla geleneksel hikayeler ve kendi sorunları içinde boğulmuş bireylerin oluşturduğu sosyal çevreyle yaşanan iç çatışmalar üzerine yoğunlaşır. Türk sinemasının yerel filmlerle ilgilenmeye başlaması 1887 yılına dayanır ve I.Dünya Savaşı boyunca kendi filmlerini üretir. Savaştan sonraki yıllarda ise her ne kadar teknik açıdan Fransa, İsveç ve Amerika filmlerinden daha kötü durumda olsa da bir çok belgesel ve kayda değer fimler yaratır. 1940’ların sonunda Türk fimleri abartılı gösterişlerden uzaklaşıp sosyal eleştirilerle ilgilenmeye başlar. 1950 sonları ve 1960 başlarında ise İtalyan neo-realism akımından etkilenir.</p>
<p>1950’li yıllar aynı zamanda Türkiye’nin düşük bütçelerle ve basit teknik olanaklarla çektiği fimlerle istismar sineması alanına girdiği dönemdir. Önceleri bu filmler özgün ve bireysel iken daha sonradan uluslararası alanda gişe rekorları kıran filmlerin kopyaları olmaya başlar.  Bu yıllarda Türkiye çoğunluğu dikkatsizce çekilmiş binden fazla istismar sineması örneği çıkarır. 1970’lerin başlarında ise yılda yaklaşık 400 film yapılır.  Bunlar sonuç olarak bağımsız sinemanın herşeyin anahtarı  olduğu ve herşeyin yapılabildiği– her ne kadar kötü olsa da – bir zaman diliminin eseridir.<span id="more-6694"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/drakula-istanbulda.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-6699" title="drakula-istanbulda" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/drakula-istanbulda-215x300.jpg" alt="" width="215" height="300" /></a>Türk Sineması’nın istismar türünde verdiği ilk örneklerden biri <em>Mehmet Muhtar</em>’ın<strong> Drakula İstanbul’da</strong> isimli filmidir. Film Türkiye bir İslam ülkesi olduğu için içinde hiç haçın gösterilmediği ve kutsal su yerine Müslüman drakulamız için Kur’an’ların kullanıldığı dünyadaki ilk örneğidir. Ayrıca Vampirler Kralı’nı kötü kalpli bir kan emiciden çok seçkin bir beyefendiye benzeyen merhum <em>Atıf Kaptan</em> oynamıştır.  Mekan Londra yerine İstanbul olmuş ve tarih filmin çekildiği tarih olan 1953 olarak gösterilmiştir. Kaba bir siyah beyaz kombinasyonu kullanılarak oldukça ucuz olarak çekilmiş olup İtalyan yönetmen <em>Renato Polselli</em>’nin <strong>The Vampire and the Ballerina</strong>’da başarmış olduğu gibi <em>Mina Hawker</em> karakterini basit bir dansçıya dönüştürerek iyice basitleştirilmiştir. Senaryo <em>Stoker</em>’ın kitabına bağlı olduğu gibi ayrıca <em>Ali Rıza Seyfi</em>’nin vampirizmin Türkçe uyarlaması olan 1958 tarihli Kazıklı Voyvoda kitabından da esinlenilmiştir. Senaryo her iki kaynaktan da etkilenmiş olduğundan kimliği bu şekilde birbirinden ayırt edilemez kalmıştır. Hızlıca ve özensizce çekilmiş olduğundan (örneğin Drakula’nın şatosu ucuz bir tablodur) basit ve komik bir çaba olarak gözükse de 1930’ların Universal yaratık fimleri geleneği açısından ortama uyum sağlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Köpekbalığı! İnsanların başlıca en büyük korkulardan biri canlı canlı yenmek olduğu için köpekbalığı filmleri her zaman popüler olmuştur. Film yapımcıları <em>Steven Spielberg</em>’ün ünlü filmi <strong>Jaws</strong>’ı taklit etmediklerini söyleseler de biri Köpekbalığı! diye bağırdığında  arka fonda <em>John Williams</em>’ın ünlü soundtrack’i eşliğinde ev yapımı tahta bir yüzgeç ve onu takip eden sahnede plastik bir iskeletin ortaya çıkmasıyla durumun tam da öyle olduğunu söyleyebiliriz. Ama final sahnesi tamamen farklı. Evet gerçekten öyle. Berbat bir köpekbalığı kostümü içinde bir adamın güçsüz bir teneke yığınına yumruklar attığı bir sahne düşünün.  Tabii ki film mutlu sonla bitiyor ve insanlar bir disko partisi düzenlerken film sona eriyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/turkishexorcist.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-6702" title="turkishexorcist" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/turkishexorcist-221x300.jpg" alt="" width="221" height="300" /></a><br />
<strong>Jaws</strong> Türkiye’nin ilgi gösterdiği uluslararası gişe rekorları kıran tek film değildi. Yine<em> Steven Spielberg</em>’ün filmi <strong>E.T</strong> de bu furyadan nasibini aldı.<strong> Badi (1983)</strong>, uçan alışveriş sepetiyle, ucuz bodrum katı prodüksiyonuyla o sevimli uzaylıyı başka bir şeye dönüştürmüş oldu.</p>
<p>Hristiyan zeminin Müslüman inançlarıyla değiştirildiği <strong>Şeytan (1974)</strong> filmi de<strong> Exorcist</strong>’in ilginç bir kopyasıydı. İlginç olan nokta asıl filmin orjinal soundtrack’inin birebir kullanılması ve içine şeytan giren kızın kafasının kendi etrafında 360 derece döndüğü o ünlü sahne ve çıplaklık, kusma gibi sahnelerinin birebir alınmış olmasıydı. Diğer bir film ise Türk Star Trek olarak da bilinen <strong>Turist Ömer Uzay Yolunda</strong>’dır. 1974’te çekilmiş bu film ilk <strong>Star Trek</strong> filmi kadar ünlendi. Türkiye’nin tarihi yerlerinde çekilen filmde bu sefer dizinin orijinal jenerikleri kopyalanmadı ve müzikleri de <strong>The Ventures’ın Out of Limits</strong> şarkısıyla değiştirilerek bu kez farklı bir yöntem izlendi.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin fantastik sinema alanındaki belki de en bilinen filmi<strong> Dünyayı Kurtaran Adam</strong>’dır. Bu film <strong>Star Wars, Planet of Apes, Black Hole, Flash Gordon, Moonraker, Raiders of the Lost Ark</strong> ve bir çok diğer filmin çekimlerini ve müziklerini kullandı. Bu öyle bir filmdir ki beyninizi öldürür, gözlerinizi yuvalarından fırlatır. Film, <em>Cüneyt Arkın</em> ve ekibi<strong> Star Wars</strong>’dan çeşitli sahneler gösteren bir ekranın önünde otururken bir patlamayla başlar. Çok düşük bir bütçeyle çekilen bir yapım olduğundan model efektler için stüdyolar yapılamamış ve Arkın bir pilot gibi, asiler kötü adamlar gibi, Ölüm Yıldızı Dünya gibi gösterilmiştir. Kahramanımız güya Princess Leia olan seksi bir fahişeye aşık oluyor, komik görünümlü bir <em>Darth Vader</em>’la ve bir robotla 6 metre uzunlukta aslında tahtadan yapılmış altın bir kılıçla savaşıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Dünyayı Kurtaran Adam</strong> tüm zamanların en kötü filmlerinden biri olarak lanse edilse de kamera arkası ve önündeki eksiklerini saf enerjisiyle telafi ediyor. Çok kötü olabilir ama bir çok Hollywood mainstream komedi filminden çok daha eğlenceli. Bu filmi <em>George Lucas</em>’ınkinden ayıran özelliği çok daha fazla şiddet görüntülerine sahip olması. Bir çocuğun kafatası ezilmiş, hatta kopmuş, ve kahramanımızın yardımcıları bunu kokluyor; Türk Darth Vader’ımızın kafası Arkın’ın çıplak elleriyle ortadan ikiye ayrılıyor. Sadece bu da değil; uzaylılar Susam Sokağı’ndaki kurabiye canavarına benziyor ve Lucas’ın ünlü kafetarya sahnesi sanki tehlikeli bir barda çekilmiş gibi duruyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/turkishstarwars1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-6706" title="turkishstarwars" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/turkishstarwars1.jpg" alt="" width="535" height="364" /></a>Türk Sinemasının bir diğer remake örneği<strong> Ayşecik ve Sihirli Cüceler Rüyalar Ülkesinde</strong>’dir. Filmde <em>Judy Garland</em>’a benzeyen <em>Ayşecik</em> ve bir tornado ile harikalar diyarına fırlatılan bir köpek, Banju yer alır. Burada Dorothy yani Ayşecik Munckinler gibi giyinmiş yedi cücelerle karşılaşır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir çok Western istismar filmi dahi yeniden çekildi. <strong>Öyle bir kadın ki (1979), I Spit on Your Grave (1978)</strong> in Türk versiyonu olarak çekildi ve <em>Camille Keaton</em>’ın olduğu orijinal halinden daha çok seks sahnesi içerdiği gibi, bu sahneler yaklaşık 1 saat kadar sürüyordu. Yılda 40 kadar filmde rol alan etkileyici <em>Zerrin Doğan</em> kirli bir melek olarak bakışlarıyla ruhları eritiyor ve gözlerinizi bu güzellikten alıkoymak da pek zor oluyordu. Türkiye’de çok kısa bir süre için açık seks sahnelerini çekmek ve dağıtmak yasal olduğundan bu film hardcore porno sahneleri içeren ilk filmlerden biridir; ancak orijinal, kesilmemiş halini bulmak çok zordur. <strong>Çirkin Dünya (1974)</strong> ise; üç serserinin bir çift ve oğullarını evde alıkoyduğu orijinal İtalyan ismi <strong>La Gang dell Arancia Meccanica</strong> olan <strong>The last House on the Left (1972)</strong> filminin uyarlamasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/turkishrocky.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-6710" title="turkishrocky" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/turkishrocky-221x300.jpg" alt="" width="221" height="300" /></a><strong>Rocky</strong> filmi ise 1985’de<strong> Kara Şimşek</strong> olarak yeniden çekildi. Filmde<em> Sylvester Stallone</em>’nin rolünü oynayan boksör kahramanımız <em>Serdar Kebapçılar</em>; haydutlar, antremanlar ve dansözlerin zar zor hakkından gelirken <em>Bill Conti</em>’nin filmiyle acımasızca dalga geçiliyordu. Serdar, 1986’da ABD’de <strong>Rampage</strong> adıyla gösterilen filmin Türk versiyonu olan <strong>Korkusuz</strong> filmiyle geri döndü. Filmin finali ise oldukça histerikti; Serdar koca bir orduyu tek bir bazukayla yerle bir ediyordu. Bir diğer <em>Çetin İnanç</em> filmi de yine bir <strong>Rambo</strong> uyarlaması olan 1983 yapımı <strong>Vahşi Kan</strong>’dır. <em>Cüneyt Arkın</em>’ın yer aldığı bu filmde, orijinal film sahne sahne kopyalandı. <em>Stallone</em>’ninkinden fiziksel anlamda daha da yıkıcı olan bu film her ne kadar profesyonellikten çok uzak da olsa, kung fu ve yenilmezliği yücelttiği sahneleriyle hafızalara kazındı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İnsan Avcısı (1979)</strong> filmi de, <strong>Death Wish (1974)</strong> ve <em>Fernando Di Leo</em> ve <em>Enzo G.Castellari</em>’nin İtalyan polisiyeleri, özellikle de <strong>The Big Racket </strong> gibi filmlerin öncülüğünü yaptığı intikam filmlerine Arkın’ın bıçak gibi cevabı oldu.  Arkın filmde ailesi haydutlar tarafından katledilen bir polisi canlandırıyordu. Arkın polis teşkilatından ayrılarak bir silah alıyor ve tek başına savaşa girişip kanlı bir sonla bitiyordu. Kötü adamlar yaptıkları kötülüklere yakışıcak şekilde ortadan kalkıyorlardı. İçlerinden biri tahta bir kutuya kitlenip fırında yakılıyor; bir diğerinin hayaları bir testereyle doğranıyordu. (Aynı sahne başka bir İtalyan-Türk ortak yapımı olan <strong>White Fire</strong> filminde de tekrarlanmıştır.)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Son Savaşçı</strong> (1982) filmiyle Arkın filmlerine devam etti. Aynı zamanda filmin yönetmeni ve senaristi olan <em>Cüneyt Arkın</em> filmde uzakdoğu dövüş sporlarını bilen gizli bir polisi canlandırıyordu. Film boyunca Arkın ninjaları canları çıkıncaya kadar dövdü. Finalde ise Arkın asıl ninjayı kayalıklarda köşeye sıkıştırıyor ve ninja bir anda alev haline dönüşüyordu. Seyirciyi şaşırtmak için yapılan bu sahnede alev alan aslında bir kartonpiyerdi. Bu prodüksiyon belli ki <em>Sam Raimi</em>’nin <strong>The Evil Dead</strong> filminden alınmıştı. Her ne kadar mantıksız, komik gibi görünse de Arkın kafaları kopartıp havalarda uçtukça, film eğlenceli bir hale dönüşüyordu. Dikkatli seyirciler farkedeceklerdir ki <em>Cüneyt Arkın, Lucio Fulci</em>’nin<strong> A Lizard in a Woman’s Skin</strong> filmindeki iki saniyelik bir sahneyi de bu filmde kullanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/kelepce-1982.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-6714" title="kelepce-1982" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/kelepce-1982-217x300.jpg" alt="" width="217" height="300" /></a>Arkın ayrıca<strong> Kelepçe (1982)</strong> başka bir deyişle <em>Türk Dirty Harry</em> filmini yönetmiş ve filmde başrolde oynamıştır. <em>Clint Eastwood</em> modelinin örnek alındığı belli olan bu filmde Arkın sigara müptelası sert bir polisi canlandırır. Gençleri uyuşturucuyla zehirleyen haydutları kovalarken daha havalı gözükmek için Ford Granada model araba kullanır. Ama işe bakın ki Arkın’ın kendi oğlu da bir uyuşturucu bağımlısıdır. Ama fedakarlık yapılmak zorundadır ve Arkın tabancası ve karate kuşağıyla işe girişir. Diğer macera filmlerine kıyasla, Kelepçe daha yumuşak bir filmdir ve Arkın dertlenip içtikçe ve hatta ağladıkça karakterinin yumuşak yönlerini de görmüş oluruz.</p>
<p><strong>En Büyük Yumruk (1983)</strong> ise Arkın’ın diğer bir aşırı şiddet içeren ve hiperaktif aksiyon filmidir. Film bir<strong> James Bond</strong> aksiyon filmi olsa da seyirciyi filmin hangi filmlerden sahneler içerdiğine dair tahminler ürettiren bir teste dönüşürüyor. <strong>Who Saw Her Die, My Name is Nobody, Violent Rome, For Your Eyes Only</strong> gibi filmler kesilip kopyanalarak <strong>En Büyük Yumruk</strong>’u oluşturmuş ve onu hepsinden daha eğlenceli hale getirmiş. Arkın’ın da Bond karakterini hakkıyla oynadığını söylemek gerek. Arkın’ın önceki bol aksiyonlu filmlerinin aksine <em>Ducco Tessari</em>’nin klasik filmi <strong>Tony Arzenta aka No Way Out (1973)</strong> filminin bir kopyası olan<strong> Bırakın Yaşasınlar (1984)</strong>, oldukça sıkıcı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kasırga (1986)</strong> ise tanınmamış İtalyan oyuncuların yer aldığı bir intikam filmi. Müziklerinin<em> Andreas Vollenweider</em> ve <strong>Tangerinde Dream</strong>’den alındığı filmde çalıştığı gazeteye uyuşturucu madde ve beyaz kadın ticareti ile ilgili dizi hazırlayan bir gazeteciyle, onu engellemek isteyen mafyanın öyküsü anlatılıyor. <strong>Karpuzcu (1979)</strong> diğer bir deyişle <em>Türk Mr.Majetsky,</em> içinde hardcore seks sahneleri barındıran <em>Charles Bronson</em>’un 1974 tarihli intikam gerilim filminin bir kopyası; filmin başrollerinde <em>Dilber Ay</em> ve <em>Behçet Nacar</em> yer alıyor. Bir saatlik süresi boyunca <strong>Karpuzcu</strong>, boğaz kesme sahnesi ve oldukça rahatsız edici, uzadıkça uzayan toplu tecavüz sahnesi gibi bir çok vahşet ve seks sahnesi içeriyor. İntikam sahnelerinin çok başarılı olduğu filmde sevgilisine ve mallarına zarar verilen bir adamın intikam öyküsü işleniyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/karpuzcu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-6719" title="karpuzcu" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/karpuzcu-218x300.jpg" alt="" width="218" height="300" /></a><strong>Sokakların Kanunu (1986)</strong> filminde ise Arkın, karısının haydutlar tarafından tecavüze uğradığını öğrenen bir doktoru canlandırıyor. Sadece bu da değil, kızı da evden kaçıp sonunda ölüyor. İyi doktorumuzun iki tecavüzcünün kellesini karısına gümüş tepside getirip karısının da gayet memnun şekilde üzerlerine tükürdüğü sahne unutulmayacak türden.</p>
<p style="text-align: justify;">Süper kahraman filmleri furyası de pek tabii Türk Sineması’nı etkiliyor. Her nekadar kullanılan düşük bütçeler sebebiyle görsel efektlerde oldukça başarısız kalınsa da eksiklerini baştan aşağı sevilebilir kötülükleriyle telafi ediyorlar.<strong> Süper Adam (1971)</strong>, filmin devamı olarak çekilen <strong>Süper Adam İstanbul’da (1972)</strong> ve <strong>Süper Adam Kadınlar Arasında (1972)</strong> da zira öyle. <strong>Klink İstanbul’da (1967)</strong> ise super kahraman filmleri furyasının doğuşunu hızlandıran film olarak tanımlanabilir. <em>Umberto Lenzi</em>’nin Kriminal filminin başarısından etkilenmiş olan senarist <em>Çetin İnanç</em> yönetmen <em>Yılmaz Atadeniz</em> ile birlikte Türk anti kahramanımıza da aynı şekilde iskelet kıyafeti giydiriyor ve kahramanımız aynı tavırları takınıyor. Fantastik Türk filmleri arasında kült haline gelmiş film, döneminde hasılat rekorları kırmış. Aynı furya<strong> Kilink Uçan Adama Karşı (1967)</strong> ve <strong>Kilink Soy ve Öldür (1967)</strong> ile devam ediyor. Aynı kategorideki diğer filmler ise <strong>Korkusuz Kaptan Swing (1971), Zagor Kara Bela (1971)</strong> ve <strong>Zagor Kara Korsanın Hazineleri (1971)</strong>.</p>
<p style="text-align: justify;">Türk super kahraman filmleri 70’ler boyunca küçük bütçeli, komik ama eğlenceli hikayeleriyle hükmünü sürdürmeye devam ediyor. Avrupalılar seri üretime geçerken Türk Sineması renkli filmleriyle bu rekabette galip gelen taraf oluyor. 1960’ların sonu ve 1970’ler zırva süper kahramanlar için zahmetli bir dönem, bu dönemin filmleri: “<strong>Neutron and the Black Mask/Neutrón el enmascarado negro” (1962); “Superargo contro Diabolikus” (1966); “The Fantastic Three/I Fantastici tre supermen” (1967); “Flashman” (1967); “Diabolik” (1968); “Phenomenal and the Treasure of Tutankamen/Fenomenal e il tesoro di Tutankamen” (1968); “Il Marchio di Kriminal” (1968); “Supermen/Che fanno i nostri supermen tra le vergini della giungla?” (1970); “Three Supermen in the West/…e così divennero i tre supermen del West” (1973); “The Three Fantastic Supermen in the Orient/Crash che botte!” (1974); “Amazons and Supermen/Superuomini, superdonne, superbotte” (1975); “The Puma Man/L’Uomo puma” (1980); “Three Supermen in Santo Domingo/Tre supermen a Santo Domingo” (1986); “3 Supermen against Godfather/Süpermenler” (1979: a Turco/Italo co-production Cüneyt Arkin) and “Supersonic Man” (1979).</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/cilginkizucsuperadam.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-6725" title="cilginkizucsuperadam" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/cilginkizucsuperadam-228x300.jpg" alt="" width="228" height="300" /></a>Tipik bir <em>Yılmaz Atadeniz</em> filmi olan düşük bütçeli <strong>Maskeli Şeytan (1970)</strong> da eğlenceli bir film. <em>İrfan Atasoy, Feri Cansel</em> ve <em>Yıldırım Gencer</em>’in başrollerde olduğu filmde tarihi eser kaçakçılığı konusu işlenmiş. Yurt dışına altın kaçırmayı planlayan bir çete ile mücadele eden maskeli şeytanın hikayesinin anlatıldığı filmde, dönemin filmlerinde sıkça rastladığımız birbiriyle alakasız kahramanların aynı filmde yer alması olayı karşımıza çıkar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Çılgın Kız ve Üç Süper Adam (1973)</strong> yönetmenliğini <em>Cavit Yürüklü</em>’nün yaptığı, senaryosu <em>Volkan Kayhan</em>’a ait ve başrollerinde <em>Emel Özden, Levent Çakır, Altan Bozkurt, Hüseyin Sarar</em> ve <em>Nubar Terziyan</em>’ın olduğu pandomim özel efektleriyle ve mantığıyla 1930’ların B-filmlerine benzeyen eğlenceli bir film. Ayrıca Nubar Terziyan’ı kötü bir karakterde izlemek oldukça şaşırtıcı. Düşük bütçeli dönemin Türk filmlerinin çoğunda olduğu gibi bu film de izlemesi oldukça keyifli bir fantastik film. Bunun diğer bir örneği de <strong>Üç Süpermen Olimpiyatlarda (1984)</strong> filmidir, hatta bu filmde <strong>Çılgın Kız ve Üç Süper Adam</strong>’dan alınmış sahneler görmek mümkün.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3 Dev Adam (1973)</strong> fantastik Türk filmleri içinde en çılgın süper kahraman filmi olarak nitelendirilir. <em>Altan Günbay, İhsan Baysal</em> ve <em>Aytekin Akkaya</em>’nın başrollerinde olduğu film <em>Captain America, Santo</em> ve <em>Örümcek Adam</em>’dan bolca örnekler içerir. Bu çeşitleme içinde Örümcek Adam kötü bir karaktere dönüştürülmüştür: İçki içmeyi, sevişmeyi ve insanları değişik şekillerde öldürmeyi sever. Örümcek Adam iyi adamlar tarafından dövülerek öldürülür.</p>
<p style="text-align: justify;">Orijinal kopyaların var olmadığını düşünürsek, <em>Onar Film</em>’in <strong>Kilink İstanbul</strong>’da filminin DVD’sini yayınlaması büyük bir başarıdır. İtalyan film Killing’den esinlenilmiş bu filmde, Kilink’in amacı gizli bir formülle insan ırkını yokedip dünyayı ele geçirmektir. Neden böyle bir şey istediği belli olmasa da bu tüm kötü adamların amacı ve en iyi yaptığı şeydir. Ama Kilink’in planı kusurludur çünkü ortada bir Türk Clark Kent vardır –süper kahramanımız. Kilink’in kadınlarla arası iyidir ve yumruklaşmaktan çok hoşlanır.  Masumları öldürmesi, hiçbir bedel ödemeden işin içinden sıyrılması, genç kızlara işkence etmesi ve pis pis gülerken çenesini sıvazlamasıyla Kilink tam bir “serseriler kralıdır”.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/mandrake_kilinke_kar___1967.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-6729" title="mandrake_kilinke_kar___1967" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/mandrake_kilinke_kar___1967-215x300.jpg" alt="" width="215" height="300" /></a>Kilink beyaz perdeye filmin devamı olan <strong>Kilink Uçan Adama Karşı</strong> ile dönmüştür, Onar Film bu filmi, serinin 3.filmi olan <strong>Kilink, Soy ve Öldür</strong> ile beraber aynı diskte yayınlamıştır. İkinci filmin girişi 22 dakikalık önceki filmin çekimlerinden oluşur, daha sonra Kilink daha fazla şiddet, sadistlik, macera ve erotizmle kaldığı yerden devam eder. Kilink insan ırkını “ölüm ışını”yla yeryüzünden silmeden once Süper Kahraman gelir ve ışın kılıcını yok eder. Kilink burada şunları söyler: “Güvercinler kartallardan kaçamaz” ve “Ben birlikte çalıştığım insanları incitmem”. Süper kahramanın yumruklarıyla yüzü darmadağın olmuş Kilink’in bu sözlerine şüpheyle yaklaşıyorum çünkü onun için çalışan insanları öldürme gibi kötü bir alışkanlığı vardı. Ama böyle kusurlu kahramanlar eğlencelidir ve Kilink bir Avusturyalı prensesten mücevher çalma peşine düşünce öldürme amacını da bir kenara itmiştir. Kilink’in kız arkadaşı sorar; dünyadaki en zengin adamsın, neden Hawaii’ye kaçmıyoruz? Kilink’in bu umurunda değildir, gene de prensesin mücevherlerini çalar. Niye? Çünkü bunu yapabileceğini göstermek istiyordur. Film çok eğlencelidir ama serinin yapımcısı filmin negatiflerini yirmi yıldan daha fazla zaman önce yok ettirince film sonsuza kadar kaybolma noktasına gelmiştir. Betalar ideal şeklinden daha kötü halde bulunmuş olmasına ve Kilink Uçan Adama Karşı’nın son hali bulunamamış olmasına rağmen Onar Film, finali bir slaytla ve röportajla bitirmiştir. DVDler, aktör<em> İrfan Atasoy</em> ve <strong>Komonda Behçet</strong>’in de yönetmeni olan filmin yönetmeni <em>Yılmaz Atadeniz</em>’le röportajları da içerir.</p>
<p style="text-align: justify;">Önceki filmlere kıyasla <strong>Kilink, Soy ve Öldür</strong> daha çok bir yergi, kötü adamın karanlıktaki dansını anlatan bir ajan/macera filmi.  Türkiye’nin füze/radar sitelerini detaylı bir şekilde anlatan ve kötü adamların bunun için savaştıkları bir hikaye üzerine kurulu. Bu da problemin zirve noktası zaten.  Süper kahramanımız Kilink’likten sıyrılıp daha sevilen bir karaktere dönüşmüş – annesinin şükran gözyaşları içinde bir çocuğu canlı canlı derisinin yüzülmesinden bile kurtarıyor – önceki versiyonlarda olsa kendi çocuğu öldürür ve annesine tecavüz ederdi. Ama bunun yanında da, Kilink önceki kötü yanlarını da göstermekten çekinmiyor, kadınları dövüyor, güzel bir kadını baştan çıkardıktan sonra yumruklayıp balkondan aşağı atıp öldürüyor. Filmin sonunda Kilink gününü yaşamış biri olarak kendini polise teslim ediyor. Bu da onun Türk seyircilere armağanı.  Kilink kadınlarla sevişip yaptığı kötülükler yanına kalmış olsa da bu filmde biraz tembelliğe kaçmış. Kilink serisi başka filmlerle de 1967’de devam ediyor: <strong>Kilink Caniler Kralı, Mandrake Kilink’e Karş, Kilink Frankenstayn’a Karşı, Kilink, Ölüler Konuşmaz, Dişi Kilink, Şaşkın Hafiye Kilink’e Karşı</strong>. 1970’lerin başında  maskeli kötü adamımızın adaletten kaçtığı şu filmlerle de seri sürdü:<strong> Kilink Ölüm Saçıyor (1971)</strong> ve <strong>Kilink Kolsuz Kahraman’a Karşı (1974)</strong>.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/A%C5%9Fka-Susayanlar-Seks-ve-Cinayet-1972.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-6732" title="Aşka-Susayanlar-Seks-ve-Cinayet-(1972)" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/A%C5%9Fka-Susayanlar-Seks-ve-Cinayet-1972-220x300.jpg" alt="" width="220" height="300" /></a>Onar Film’in yayınladığı diğer iki film ise <strong>Ölüler Konuşmaz ki (1970)</strong> ve<strong> Aşka Susayanlar Seks ve Cinayet (1972)</strong>. İlki tüyler ürpertici bir perili köşk hikayesi ve tüm kopyaları yok edildiği için sonsuza kadar yok olduğu sanıldı.  Daha sonra bir kopyası tozlar içinde Yeni Lale Film Stüdyosu’nda bulundu ve filmin starı <em>Aytekin Akkaya</em> ile bir röportajı da içeren bir versiyonu daha temiz bir halde seyirciye sunuldu.<strong> Ölüler Konuşmaz</strong> ki, perili köşk klişelerine ve rahatsız edici bir kahkahaya sahip hortlağına rağmen atmosferi oldukça zengin, modu da çok yüksek bir film.  Oyunculuklar vasat olsa da bu gene de filme ayrı bir cazibe katmış. <strong>Aşka Susayanlar Seks ve Cinayet</strong>, <em>Sergio Martino</em>’nun <strong>The</strong> <strong>Strange Vice of Mrs.Wardh</strong>’ın Türk versiyonu.  Filmin süresi 1 saatten az. Tipik olarak prodüksiyon diğer İtalyan filmlerden alıntılar içeriyor ve Gastaldi’nn senaryosu Türk tatlarıyla  yeniden uyarlanmış şekilde karşımıza çıkıyor. Martino’nun sinemasal inceliğinden yoksun ama uygun bir şekilde şık.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tarzan İstanbulda (1953)</strong> yine Onar Film’in yayınladığı ve elli yıldan fazla süredir kaybolduğu söylenen bir filme göre iyi bir kaliteye sahip. Türk sinemasının teknik açıdan ilkel olduğu bir dönemde, <em>Orhan Akdeniz</em>’in yönetmenliği gayet kendinden emin, belgesel görselleri ve diğer Tarzan filmlerinden alıntılarla da yönetmenliğini göstermiş. Tarzan İstanbul’da, Türk kaşiflerinin Ölüm Dağında saklı bir hazine aradıkları ve içinde tüm klişeleri barındıran hikayesi bir çocuğun Afrika’daki macerasını içeriyor. Ana karakterler dakikada bir egzotik hayvanlarla karşılaşıken yerliler ortama uygun hareket ediyor. Belgesel özelliğiyle<em> Bruno Mattei</em>’nin<strong> Zombie Creeping Flesh</strong> filmine ilham olabilirdi ama Afrika ormanlarına neden bir Komodo ejderhası salındığı tamamen anlamsız. <em>Tamer  Balcı</em>’nın canlandırdığı Türk Tarzan,  plastik timsahlarla savaşırken ve evcil maymunu Chitah’ı severken rolünü inandırıcı bir şekilde yerine getirmiş. Film ayrıca iki ilginç ekstraya sahip; ilki kısa bir sahne arkası gösterimi, diğeri de küçük tarzanı canlandıran <em>Kunt Tulgar</em>’la bir söyleşi. Bu söyleşi Yeşilçam hakkında daha fazla şey öğrenmek isteyenlerin ilgisini çekecektir, zira Tulgar <strong>Süpermen Dönüyor</strong>’da süpermeni nasıl uçurduğunu ve <strong>Tarzan Korkusuz Adam</strong>’ı nasıl yönettiğini anlatıyor. Tulgar çoğunluğu fantastik filmlerin oluşturduğu bir çok Türk filmi çekildiğini ve bunlardan çok azının kaldığını belirtiyor.<br />
<a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/Demir-Yumruk-Devler-Geliyor-1973.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-6738" title="Demir-Yumruk-Devler-Geliyor-(1973)" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/Demir-Yumruk-Devler-Geliyor-1973.jpg" alt="" width="253" height="343" /></a><br />
Yönetmen <em>Kunt Tulgar</em><strong> Süpermen Dönüyor</strong> ile gözünü Süpermen’e dikince <em>Richard Donner</em> kutsanmış sayıldı.  Türk Süpermen <em>Haşim Demircioğlu</em> oldukça uyuşuk bir halde dünyayı kurtarmaktaydı. Türk Lois Lane’in sürekli kaçırıldığı ve Süpermenin onu, insanları altına dönüştüren bir silaha sahip kötü adamdan kurtardığı sahnelerden oluşuyordu. Tabii ki de kötü adamın silahını tutabilmesi için kryptonite’e ihtiyacı vardı ama aslında o bir slayt projektörü olduğundan tutmakta zorlanıyordu. Film, uzayın siyah bir karton önünde yılbaşı ağacı dekorasyonları olarak gösterildiği bir sahne ile başlıyor. Demircioğlu’nun performansı (sahne adı <em>Demir Tayfun</em>), kuşkulu süper kahraman özellikleri taşıyor, elini kesecek diye yumruk atmaktan çekiniyor.  Bir röportajında Tulgar, karısının senaryoyu yazdığını ve kostümü onun hazırladığını söylüyor. Ayrıca o sıralarda Demircioğlu askerliğini yapıyormuş. Onun film yıldızı olmasını isteyen Tulgar orduya yalan söyleyip Demircioğlu’nun babasının trafik kazası geçirdiğini söylemiş. Askerden bir hafta izin alan Demircioğlu, bu sürede filmde oynamış.</p>
<p><strong>Demir Yumruk: Devler Geliyor (1973)</strong> ise <em>Tunç Başaran</em>’ın yönettiği, başrollerinde <em>Süleyman Turan, Feri Cansel</em> ve <em>Altan Günbay</em>’ın olduğu filmde tabii ki yine dünyayı ele geçirme planlarının süper kahramanımız devreye girince sonuçsuz kalması anlatılıyor.</p>
<p>Kilink’in ekibinin elinden çıkmış olan <strong>Casus Kıran (1968)</strong> ise <em>DC Comics</em>’in yarattığı bir çizgi roman karakteri olan Spy Smasher’ın üzerine kurulu. Spy Smasher ve arkadaşları, The Mask’i ve onun kötü kalpli arkadaşlarını yerle bir ediyorlar. The Mask dünyayı ele geçirmek istiyor ama Spy Smasher tarafından dayak yiyor. Onar Film kötü haldeki çekimi yenileyerek çok iyi bir iş çıkarmış, şimdi daha bol maskeli aksiyon, vuruş dövüşle izlemesi daha zevkli. Ayrıca diskte yönetmen<em> Yılmaz Atadeniz</em>’le yapılmış bilgilendirici bir söyleşi de yer alıyor.</p>
<p>Ancak çok kısa bir özet olarak burada verebildiğimiz örnekler Türk istismar sinemasının ne kadar geniş olduğunun bir kanıtı. Maalesef bir çoğu da arkalarında solmuş posterler ve anılar bırakarak tamamen yok oldular.  Önceleri kayboldu sanılan sanılan ve var olan diğer filmler ise <strong>Altın Çocuk Beyrut’ta (1967), Uçan daireler Istanbul’da (1955), Görünmeyen adam Istanbul’da (1955), Turist Ömer (1964), Binbasi Tayfun (1968), Örümcek adam (1966), Turist Ömer Yamyamlar Arasında (1970)</strong> ve<strong> Bombala Oski Bombala (1972)</strong> ve birçok diğer film.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/Alt%C4%B1n-%C3%87ocuk-Beyrut%E2%80%99ta-1967.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-6743" title="Altın-Çocuk-Beyrut’ta-(1967)" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/11/Alt%C4%B1n-%C3%87ocuk-Beyrut%E2%80%99ta-1967.jpg" alt="" width="244" height="331" /></a>Saymakla bitmeyecek kadar geniş bir arşive sahip Türk İstismar sineması. <strong>Yılmayan Şeytan (1973), Tarkan Viking Kanı (1971)</strong>, <em>Cüneyt Arkın</em>’ın oynadığı <strong>The Sting (1974)</strong> filminin kopyası <em>Marvin Hamlisch</em> müzikleri ve karate sahneleriyle beraber <strong>Belalılar (1974)</strong> karşınızda! Daha çok Arkın mı istiyorsunuz? Işkence, kılıç dövüşleri ve şeytansı rahibeleriyle <strong>Battalgazi Destanı (1971)</strong> ve <strong>Savulun Battal Gazi Geliyor (1973)</strong> filmlerini bir deneyin. <strong>Cemil (1975)</strong> de ışıklara yumruklar savurup kendini sigara ile resmen öldürüyor ve bunun daha fazlasını <strong>Çöl (1983)</strong> de de yapmaya devam ediyor. <em>Attilla Khan</em> çizgi romanından yola çıkılarak yapılmış <strong>Tarkan (1969)</strong>, filmin devamı <strong>Tarkan: Altın Madalyon (1972)</strong> verebileceğimiz diğer örnekler. <strong>Conan the Barbarian</strong>’ın Türk versiyonu olan <strong>Altar (1985)</strong> var bir de. <strong>Kara Boğa (1974)</strong> Vlad’ın vampir hikayesinin anlatıldığı kanlı bir hikaye, <strong>Toros Canavarı (1961)</strong>’nda ise bolca kıllı mağara adamları var. Liste uzayıp gider…</p>
<p style="text-align: justify;">Onar Film’in kurucusu Bill Barounis Türk fantastik sinemasına olan tutkusunu anlatırken şöyle diyor: “Bu filmlerin beni neden böyle çektiğini bilmiyorum”. Barounis’in ofisi Türk film posterleri ve videoları ile dolu – sanki zamanın unuttuğu bu filmler onun damarlarından fırlamış gibi. Barounis’in deyişiyle; “Naif stilleri, bir büyü gibi. Renkleri ve yaratacılıkları bana çocukluk çizgi romanlarımı hatırlatıyorlar”.  Para için bu işi yapmadıkları belli, sadece daha fazla insana bu filmleri ulaştırma isteği içerisindeler. “Biliyorsunuz, bu filmleri ortaya çıkarıyorum ve tıpkı bir hayran gibi hareket ediyorum, bir tüccar gibi değil. Euro’yu da seviyorum tabii onla da eninde sonunda ilgileneceğim” diyor gülerek Barounis.</p>
<p>Yeşilçam’ın dünyasına dalacak kadar cesur olanlar için, Yeşilçam’ın insanı keyiflendirecek, büyüleyecek ve saf kötülüğüyle beyinlerine çarpacak bir dünya olduğunu söylemek mümkün. Bu yolculuğa kendinizi kaptırdığınız anda dönmek istemeyeceksiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tolga Demirtaş (tolga@iyikotufilm.com)</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/turk-istismar-sinemasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Macera Yolu (1974)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/macera-yolu-1974/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/macera-yolu-1974/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Sep 2011 09:47:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Aykut Bora]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşecik]]></category>
		<category><![CDATA[Beyza Başar]]></category>
		<category><![CDATA[Hamdi Değirmencioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Zan]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Kurt]]></category>
		<category><![CDATA[Macera Yolu]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer Tema]]></category>
		<category><![CDATA[Nejat Okçugil]]></category>
		<category><![CDATA[Rıza Genç]]></category>
		<category><![CDATA[Tarık Şimşek]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Slasher]]></category>
		<category><![CDATA[Zeynep Değirmencioğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=6171</guid>
		<description><![CDATA[Macera Yolu 1974 yapımı bir gerilim filmi. Türk sinemasının o dönemlerde çok alışık olmadığı ya da ilgi duymadığı bir tür bu. Aslında filmi detaylı bir şekilde ele aldığımızda Amerikan Slasher türünün tipik bazı özelliklerini taşıdığını görmek mümkün. Bu yüzden belki de Macera Yolu için Yeşilçam’ın ilk Slasher örneği diyebiliriz. Yönetmenliğini Nejat Okçugil’in yaptığı Macera Yolu’nda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/09/macera-yolu.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-6172" title="macera-yolu" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/09/macera-yolu.jpg" alt="" width="266" height="370" /></a>Macera Yolu 1974 yapımı bir gerilim filmi. Türk sinemasının o dönemlerde çok alışık olmadığı ya da ilgi duymadığı bir tür bu. Aslında filmi detaylı bir şekilde ele aldığımızda Amerikan Slasher türünün tipik bazı özelliklerini taşıdığını görmek mümkün. Bu yüzden belki de Macera Yolu için Yeşilçam’ın ilk Slasher örneği diyebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">Yönetmenliğini Nejat Okçugil’in yaptığı Macera Yolu’nda aynı zamanda dönemin popüler isimlerinden Zeynep Değirmencioğlu yer alıyor. Ayrıca dönemin güzel kadınlarından Beyza Başar’ı ise Slasher filmlerinin klişelerinden ilk öldürülen uçarı sarışın kız rolünde izliyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Hülya (Beyza Başar) ve Ayşe (Zeynep Değirmencioğlu) iki yakın arkadaşlardır. Ayşe, İstanbul’dan Antalya’ya Hülya’nın yanına gitmiştir. Ayşe, Antalya’ya giderken ailesine bu konuda yalan söylemiş ve Hülya’nın ailesinin de onlarla birlikte olacağını söyleyerek izin almıştır. İki arkadaş ebeveynleri olmadan özgürce bir tatilin tadını çıkarmaktadırlar. Hülya, Ayşe’ye göre daha rahat ve erkeklere düşkün bir kızdır. Üstü açık arabalarıyla şehir merkezinde gezmekten sıkılan Hülya, Ayşe’ye bisiklet turuyla şehirlerarası bir yolculuk teklif eder. Ayşe ilk başlarda bunu kabul etmez fakat Hülya’nın ısrarı sonucunda teklifi kabul etmek zorunda kalır. İki kafadar bisikletleriyle eğlenceli bir yolculuğa koyulurlar. Güneşin ve denizin tadını çıkararak yollarına devam eden ikilinin keyfi kendilerine sarkıntılık eden bizim “redneck”ler yüzünden kaçar.<span id="more-6171"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Filmimiz yukarıda bahsettiğim gibi Slasher tarzının bazı klişelerini barındırmakta. Sarışın seks düşkünü kurban kız, iffetli final girl, katilin son ana kadar bilinmemesi, katilin geçmişe dönük bir trajik olay yaşaması ve hikayenin şehirden uzak bir taşrada geçmesi gibi.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin bulunabilen kopyası oldukça sansürlenmiş. 2000’li yıllarda TV’de ilk izlediğim dönemlerde film daha az makaslanmıştı. Şuan bulunabilen kopyası ise gereksiz makaslamalar yüzünden seyir zevkini oldukça baltalamış.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu arada film Zeynep Değirmencioğlu’nun neden yaşı ilerledikçe daha az filmde göründüğünün de bir cevabı sanki. Çünkü kendisinden beklenmeyecek kadar kötü bir oyunculuk sergilemiş. Ayrıca Beyza Başar’ın erkenden öldürülmesi ve kendisini daha fazla izleyememekte ayrı bir kayıp.</p>
<p style="text-align: justify;">Yeşilçam’ın örneğine az rastladığımız gerilim türünün bir örneği olan ve unutulmaya yüz tutmuş bu film İyi “Kötü Film” sever herkes için farklı bir Yeşilçam deneyimi olacak. Ayrıca filmin 70’li yıllarda Drive-In sinemalarda gösterilen Amerikan filmlerine en yakın bulduğum Türk filmlerinden biri olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim.</p>
<p><strong>Tolga Demirtaş (tolga@iyikotufilm.com)</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/09/macerayolu1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-6176" title="macerayolu1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/09/macerayolu1.jpg" alt="" width="634" height="238" /></a><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/09/macerayolu2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-6177" title="macerayolu2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/09/macerayolu2.jpg" alt="" width="634" height="238" /></a><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/09/macerayolu3.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-6178" title="macerayolu3" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/09/macerayolu3.jpg" alt="" width="634" height="238" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/macera-yolu-1974/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çirkin Dünya (1974)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/cirkin-dunya-1974/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/cirkin-dunya-1974/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Aug 2011 09:11:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[A Clockwork Orange Gang]]></category>
		<category><![CDATA[Bülent Kayabaş]]></category>
		<category><![CDATA[Çirkin Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Danyal Topatan]]></category>
		<category><![CDATA[Doğan Bavli]]></category>
		<category><![CDATA[Funny Games]]></category>
		<category><![CDATA[Günfer Feray]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya Koçyiğit]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Hakkı Şen]]></category>
		<category><![CDATA[La Gang Dell’Arancia Meccanica]]></category>
		<category><![CDATA[Last House in Istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Heneke]]></category>
		<category><![CDATA[Oktar Durukan]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Alyanak]]></category>
		<category><![CDATA[Osman F. Seden]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş Başar]]></category>
		<category><![CDATA[Ugly World]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=5849</guid>
		<description><![CDATA[Bazı filmleri unutamazsınız. Yıllar geçtikçe bunu daha iyi anlarsınız. Çirkin Dünya da bu tarz filmlerden biri. 90’lı yılların başında video döneminde izlediğim film, 2000’li yılların başında TV’de de birçok kez gösterildi. Tam bir İstismar Sineması örneği olan film bence Yeşilçam’ın doruk noktalarından biri. Yönetmenliğini Osman F. Seden’in yaptığı film yurt dışında meraklıları arasında da oldukça [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/cirkindunya1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-5850" title="cirkindunya1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/cirkindunya1.jpg" alt="" width="284" height="378" /></a>Bazı filmleri unutamazsınız. Yıllar geçtikçe bunu daha iyi anlarsınız. <em>Çirkin Dünya</em> da bu tarz filmlerden biri. 90’lı yılların başında video döneminde izlediğim film, 2000’li yılların başında TV’de de birçok kez gösterildi. Tam bir İstismar Sineması örneği olan film bence Yeşilçam’ın doruk noktalarından biri.</p>
<p style="text-align: justify;">Yönetmenliğini <em>Osman F. Seden</em>’in yaptığı film yurt dışında meraklıları arasında da oldukça popüler.<em> Last House in Istanbul, A Clockwork Orange Gang</em> gibi isimlerle bilinen film yine 70’li yıllarda İtalya’da<em> La Gang Dell’Arancia Meccanica</em> adıyla sinemada gösterilmiş. Hatta filmin tanıtımında ve afişinde yönetmen dahil oyuncuların da isimleri İtalyanca yazılmış. İnternette filmle ilgili yapacağınız araştırmaların çoğunda filmin A Clockwork Orange’dan esintiler taşıdığı belirtilse de iki filmdeki tek ortak noktanın içerdiği şiddet olduğunu göreceksiniz. Zaten A Clockwork Orange etiketi de tamamen bir İtalyan aldatmacası.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmimiz “Akrep” (Savaş Başar) liderliğindeki üç kişilik bir serseri grubunun genç bir çifte saldırdığı sahneyle açılıyor. Akrep, Deve ve Kedi lakaplı serseriler polisin gelmesiyle olay yerinden hemen uzaklaşır. Çevredeki bir evi gözlerine kestirirler ve beyazperdede yüzlerce kez izlediğimiz bir klişeyle evin zilini çalıp yardım isterler. Eve zorla giren Akrep ve ekibi evine girdikleri aileye korku dolu saatler yaşatacaktır. Yaşantısından anlayacağımız gibi evin erkeği zengin bir doktordur. Karısı Selma rolünde ise bütün güzelliğiyle Hülya Koçyiğit arz-ı ednam etmektedir.<span id="more-5849"></span>Çiftimizin bir de küçük erkek çocukları vardır. Akrep çocuğu kullanarak çifte her istediğini yaptırmaktadır. Aile bu beladan kurtulmak için Akrep ve arkadaşlarına para teklif eder.</p>
<p style="text-align: justify;">The Last House on The Left’in bu filmden iki yıl önce Amerika’da fırtınalar kopardığını düşünürsek Çirkin Dünya’nın neden bu kadar unutulduğunu ve günümüzde de sadece meraklıları tarafından bilindiğini ya da hatırlandığını görmek üzücü.</p>
<p style="text-align: justify;">Film dönemine göre ve Türkiye şartlarına göre düşünüldüğünde oldukça sert ve rahtsız edici. Akrep ve arkadaşlarının ev ahalisine yaşattığı dehşet ve korku izleyiciyi oldukça geriyor. Bir de buna Deve ve Kedi’nin sinirleri alt üst eden, bazen de sinirden güldüren hareketleri eklenince Akrep ve arkadaşlarına olan nefretiniz iki kat daha artıyor. Burada Akrep rolünde izlediğimiz Savaş Başar’a özellikle bir parantez açmamız gerekiyor. Benim Türk Sinemasında izlediğim en iyi kötü adam oyunculuklarından birini sergiliyor. Özellikle bütün olan biten karşısında takındığı acımasız ve cool tavır oldukça etkileyici. Yine Deve ve Kedi karakterleriyle izlediğimiz Oktar Durukan ve Bülent Kayabaş da oldukça başarılı. Hülya Koçyiğit’in oyunculuğu hakkında ise sanırım yorum yapmam gereksiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Film yukarıda da bahsettiğim gibi içerdiği şiddet sahneleriyle dönemin Türk Sinemasının oldukça önünde. Özellikle kadın ve çocuğa karşı uygulanan şiddet bazı anlarda doruk noktasına ulaşıyor. Devenin çoğu havuza batırıp çıkardığı sahne gerçekten izlemeye değer ve rahatsız edici.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmle ilgili benim dikkatimi çeken diğer hususlardan biri de dönemin İtalyan korku filmlerinde görmeye alışık olduğumuz takip eden kamera çekimleri. Yine havuzlu sahnelerdeki su altı çekimi de o dönemki Türk Sinemasında görmeye alışık olmadığımız görüntülerden.</p>
<p style="text-align: justify;">Çirkin Dünya kesinlikle döneminin çok ilerisinde kült olmuş bir Türk filmi. <em>Michael Heneke</em>’nin <em>Funny Games</em>’le yarattığı etkiyi sanırım Osman F. Seden 23 yıl önce yaratmayı başarmış.</p>
<p><strong>Tolga Demirtaş (tolga@iyikotufilm.com)</strong></p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/cirkindunya2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5859" title="cirkindunya2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/cirkindunya2.jpg" alt="" width="633" height="1860" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/cirkin-dunya-1974/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yılmayan Şeytan (1973)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/yilmayan-seytan-1973/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/yilmayan-seytan-1973/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Aug 2011 20:21:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyayı Kurtaran Adam]]></category>
		<category><![CDATA[Erol Günaydin]]></category>
		<category><![CDATA[Erol Taş]]></category>
		<category><![CDATA[Kunt Tulgar]]></category>
		<category><![CDATA[Mine Mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[Mysterious Doctor Satan]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Atadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[The Deathless Devil]]></category>
		<category><![CDATA[The Man Who Saved The World]]></category>
		<category><![CDATA[Tijen Doray]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Trash]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish B movie]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Bad Movies]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Exorcist]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Remake]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Star Wars]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Trash]]></category>
		<category><![CDATA[Yılma Atadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmayan Şeytan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=5752</guid>
		<description><![CDATA[Trash sinemanın en sevdiğim alt türlerinden birisi 1970&#8242;lerin Türk filmleridir. Aşırı coşku ve ciddi bir para açığıyla, incelikten uzak ve telif hakkı yasalarını takdir edilesi bir gamsızlıkla hiçe sayarak, Dünyayı Kurtaran Adam (The Man Who Saved The World [Turkish Star Wars], Şeytan (Turkish Exorcist), Tarkan ve diğer pek çok film ile bize unutulmaz anlar yaşatmıştır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/yilmayanseytan.jpg"><img class="size-full wp-image-5753 alignleft" title="yilmayanseytan" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/yilmayanseytan.jpg" alt="" width="273" height="359" /></a>Trash sinemanın en sevdiğim alt türlerinden birisi 1970&#8242;lerin Türk filmleridir. Aşırı coşku ve ciddi bir para açığıyla, incelikten uzak ve telif hakkı yasalarını takdir edilesi bir gamsızlıkla hiçe sayarak,<em> Dünyayı Kurtaran Adam</em> (The Man Who Saved The World [Turkish Star Wars], <em>Şeytan</em> (Turkish Exorcist), <em>Tarkan</em> ve diğer pek çok film ile bize unutulmaz anlar yaşatmıştır. James Bond ve süper kahraman filmlerini andıran gizemli bir film niteliğindeki<strong> Yılmayan Şeytan</strong> ya da <strong>The Deathless Devil</strong> günümüz eleştirilerine maruz kalan diğer bir filmdir. Ayrıca film Amerikan yapımı<strong> Mysterious Doctor Satan</strong> (1940) adlı 15 bölümlük serinin bir uyarlamasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Yılmayan Şeytan 12 bölümlük bir Amerikan dizisini konu alıyor ve bu hikâyeye belirli bir oranda bağlı kalmaya çalışıyor. Sonuçta ortaya çıkan film sıkıcı kısımları atılmış bir TV şovu gibi yayınlanıyor. Filmin her on dakikasında yaşanacak farklı bir macera ve durdurulması gereken kötü bir karakterle karşılaşılıyor; ancak bu uğraşların hiçbiri filmin sonuna kadar başroldeki kötü karakterin gerçekten yenilmesini sağlamıyor. Bu tarz filmlerde daima harcanabilir fedailer olan kötü karakterin yandaşları bile yeniliyor, tekrar canlanıyor ve bir sonraki macerada iyi adamla dövüşmeye devam ediyorlar. Ancak Yılmayan Şeytan’ın konusu hakkında konuşmak bir noktayı tamamen kaçırmamıza neden olacaktır.<span id="more-5752"></span> Film; gülünç kötü karakterler ve karşılıksız kaçırma olaylarının yaşandığı ve McGuffins teknoloji jargonuna sahip alışıldık bir çizgi roman örneği. Neredeyse bütün beyaz şapkalı şahıslar en az bir kez kaçırılıyor ve sadece beş dakika sonra kurtarılıyor. Öyle ki; artık neredeyse Dr. Şeytan’ın gizli ininin girişine neden sadece bir döner kapı koymadığını merak eder hale geliyorsunuz.</p>
<p style="text-align: justify;">Yılmayan Şeytan’ı muhteşem yapan şey konusu değil, filmde yer alan anlaşılamaz şamatayı sağlayan enerjidir. Modern aksiyon filmlerini izlerken, çok sık olarak aksiyon sahnelerinin her türlü hissiyatı sağlaması ve çabucak sıkıcı bir hal alması için abartılı şekilde cilalanmış ve koreografisinin abartılmış olduğunu düşünürüm. Eğer siz de böyle düşünüyorsanız, bu film tam bir panzehir niteliğinde. Dövüş koreografisi çok kötü değil ve aktörler dövüşürken insanüstü bir canlı gibi görünmüyor; ancak baştan savma, ama yine de ateşli kavgalar bu sahneleri daha ilgi çekici bir hale sokuyor; çünkü gerçekten insanları izliyormuş gibi hissettiriyor. Yanlış anlamayın, film aşırı gerçekçi değil; ancak duygusal açıdan ilgi çekici ve sizi eğlendirecek kadar komik olması için gerçek insan dövüşlerine yeterince yakın. Ve Yılmayan Şeytan&#8217;da karakterler her yerde dövüşüyor. Karada, yeraltında, çatılarda, üstü açılabilen arabalar ve bir yakıt tankeri dahil olmak üzere farklı araçlarda, fabrikada, evde, uçakta, trende, aklınıza gelebilecek her yerde.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmdeki diğer mükemmel kısım kötü adamın &#8220;Doktor Şeytan&#8221; olarak vurgulanmasıdır. Aslında, işini seven bir adam , şimdiye kadar güldüğüm en kötü karakter, karton robot ve açılıp kapanabilir bir zindan ile tamamlanmış gizli bir barınak.. Yandaşları bile bu tip bir filme göre normalden biraz daha fazla kişilik sahibi. Ve neden DÜNYA&#8217;YA HÜKMETMEK isteyen bu deli adamı dinliyorlar? Çünkü,  onun uzaktan infilak ettirebildiği bir canlı bomba yeleği var, tabi ki bu yüzden! İşte bu Yilmayan Seytan&#8217;ı bir dizi dandik süper kahraman filmlerinizden ayrı kılar.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin başında, kendisine babası olarak bildiği kişinin aslında gerçek babası olmadığı ve gerçek babasının Dr. Şeytan&#8217;ı öldüren Bakırbaş adlı bir süper kahraman olduğu söylenir.  Yumuşak huylu ikinci kişiliği Tekin olan Bakırbaş manevi babasından maskeyi alır ve bir dakika içinde odayı terk eder. Gittiğinde, içeri çirkin bir adam girer, Tekin&#8217;in manevi babasının eline şu notu bırakır, &#8220;Bu sana son uyarı. Ölüme hazır ol. -Dr. Şeytan” alevlere boğulmadan bir çırpıda okur. Tekin gelmeden önce haberci manevi babayı oracıkta bıçaklar. Bu da türünün tipik gerekliliklerini tamamlayan iyi bir filmin başka bir örneğidir. Pek çok filmde kahraman anne ve babası öldürülerek motive edilmeye çalışılır.  Bu filmde, Dr Şeytan Tekin&#8217;in babasını iki kez öldürür!</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca genelde belirtilmesi gereken bir kaç nokta var, telif hakkı göz ardı edilerek kullanılan müzik ve Pembe Panter teması gibi. Her şey gerçekten dandik, ancak beni çok eğlendiren bütün olarak her şeyin oldukça fazla enerjik olması oldu. Ve Dr. Şeytan&#8217;ın performansıyla yapılacak çok şey var. O zalim bir deli,  böyle olduğunu kabul ediyor ve şimdi mümkün olan en zalim deli adam olarak daha fazla eğleniyor. Bazen, bir sinema izleyicisinin istediği de tam da budur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tolga Demirtaş (tolga@iyikotufilm.com)</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/yilmayan_seytan.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5759" title="yilmayan_seytan" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/yilmayan_seytan.jpg" alt="" width="642" height="734" /></a></p>
<p><iframe src="http://www.youtube.com/embed/fLZtztZPc7E" frameborder="0" width="640" height="510"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/yilmayan-seytan-1973/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sonia Viviani</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/sonia-viviani/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/sonia-viviani/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Feb 2011 12:30:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kavram-Kuram-Fenomen]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Alessandra Carosi]]></category>
		<category><![CDATA[Alfonso Brescia]]></category>
		<category><![CDATA[Angelo Panaccio]]></category>
		<category><![CDATA[Appuntamento in nero]]></category>
		<category><![CDATA[Assasinio al cimitero etrusco]]></category>
		<category><![CDATA[Bruno Mattei]]></category>
		<category><![CDATA[Claudia Cardinale]]></category>
		<category><![CDATA[Da Corleone a Brooklyn]]></category>
		<category><![CDATA[Delicesine]]></category>
		<category><![CDATA[Delitto d’amore]]></category>
		<category><![CDATA[Fabio Testi]]></category>
		<category><![CDATA[Franco Lo Cascio]]></category>
		<category><![CDATA[Franco Nero]]></category>
		<category><![CDATA[Frittata all’italiana]]></category>
		<category><![CDATA[Grazie nona]]></category>
		<category><![CDATA[Gualtiero Jacopetti]]></category>
		<category><![CDATA[I guappi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir İnanır]]></category>
		<category><![CDATA[KZ9-Lager di Sterminio]]></category>
		<category><![CDATA[La sorprendente eredità del tonto di mammà]]></category>
		<category><![CDATA[Le avventure dell’incredibile Ercole]]></category>
		<category><![CDATA[Le nuove comiche]]></category>
		<category><![CDATA[Licinia Lentini]]></category>
		<category><![CDATA[Luigi Comencini]]></category>
		<category><![CDATA[Lulu77]]></category>
		<category><![CDATA[L’ultimo guappo]]></category>
		<category><![CDATA[Monaco Prensesi Caroline]]></category>
		<category><![CDATA[Mondo candido]]></category>
		<category><![CDATA[Nani Grassia]]></category>
		<category><![CDATA[Napoli si ribella]]></category>
		<category><![CDATA[Nightmare City]]></category>
		<category><![CDATA[Osman F. Seden]]></category>
		<category><![CDATA[Paola Onofri]]></category>
		<category><![CDATA[Pasquale Squitieri]]></category>
		<category><![CDATA[Princess Caroline]]></category>
		<category><![CDATA[Renato Pezzetto]]></category>
		<category><![CDATA[Ria De Simone]]></category>
		<category><![CDATA[Sergio Martino]]></category>
		<category><![CDATA[Sonia Viviani]]></category>
		<category><![CDATA[Sophia Vivianson]]></category>
		<category><![CDATA[Swords and Sandals]]></category>
		<category><![CDATA[Teşekkür Ederim Büyükanne]]></category>
		<category><![CDATA[Tony Askin]]></category>
		<category><![CDATA[Umberto Lenzi]]></category>
		<category><![CDATA[Un urlo nelle tenebre]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=3794</guid>
		<description><![CDATA[Sonia Viviani 70’li yıllarda birçok türde filmde rol almış İtalyan bir aktris. Siyah uzun saçları, nefes kesen güzelliği ve mükemmel vücut hatlarıyla asıl çıkışını erotik komedilerle gerçekleştirmiştir. Sonia Viviani 1958 yılında Roma’da doğdu. Çocukluğunda bale ve piyanoya merak salan Viviani, ailesinin ekonomik olarak zor durumda olmasından dolayı bu merakından vazgeçmek zorunda kaldı. Daha sonraki yıllarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-3795" title="Sonia_Viviani" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/02/Sonia_Viviani.jpg" alt="" width="549" height="280" /></p>
<p style="text-align: justify;">Sonia Viviani 70’li yıllarda birçok türde filmde rol almış İtalyan bir aktris. Siyah uzun saçları, nefes kesen güzelliği ve mükemmel vücut hatlarıyla asıl çıkışını erotik komedilerle gerçekleştirmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonia Viviani 1958 yılında Roma’da doğdu. Çocukluğunda bale ve piyanoya merak salan Viviani, ailesinin ekonomik olarak zor durumda olmasından dolayı bu merakından vazgeçmek zorunda kaldı. Daha sonraki yıllarda Sonia Viviani’nin babasının sinema sektöründe çalışmaya başlamasıyla Sonia’nın kaderi tamamen değişti.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonia Viviani ilk olarak 16 yaşında yönetmenliğini Luigi Comencini’nin yaptığı Delitto d’amore (1974) filminde çok küçük bir rolde beyazperdede boy gösterdi. Bu dönemde yeni filmi için yeni yüzler arayan Pasquale Squitieri, Luigi Comencini’nin de önerisiyle I guappi (1974) filminde Sonia Viviani’ye hatırı sayılır bir rol verdi. Bu filmde Claudia Cardinale, Franco Nero ve Fabio Testi gibi önemli oyuncularla çalışma fırsatı yakalayan Viviani bir sonraki filmi için gelecek tekliflere hazırdı.</p>
<p style="text-align: justify;">O dönemlerde İtalyan sinema sektöründe inanılmaz bir film sirkülasyonu vardı ve Viviani neredeyse bir yıl içerisinde üçüncü filminde de beyazperdede boy gösterecekti. 1975 yılında yönetmenliğini Gualtiero Jacopetti’nin yaptığı kültleşmiş trash film Mondo candido da rol aldı. Aynı yıl ilk korku filmi deneyimini de yaşayan Viviani bir Exorcist rip-off’u olan Franco Lo Cascio ve Angelo Panaccio’nun yönetmenliğini yaptığı Un urlo nelle tenebre filminde tüm güzelliğiyle boy gösterdi.<span id="more-3794"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Yine 1975 yılında Sonia Viviani ilk yurt dışı deneyimini ve ilk başrolünü bir İtalyan filmi olan Grazie nona filminin yeniden çevrimi olan Osman F. Seden’in Teşekkür Ederim Büyükanne filmiyle gerçekleştirdi. Film Türkiye’de oldukça iyi gişe elde etti. Aslında Sonia Viviani filmde tesadüfen yer buldu. Film için anlaşılan yerli bir aktris filmdeki bir duş sahnesinde oynamak istemeyince o dönemlerde Osman F. Seden’le iyi ilişkiler içinde olan İtalyan oyuncu ve oyuncu menajeri Tony Askin, Sonia Viviani’yi önerdi. Filmin Türkiye’de bu kadar çok sevilmesindeki en büyük etken şüphesiz kusursuz güzelliğiyle hala akıllardan çıkmayan Sonia Viviani idi. 1976 yılında yine bir Osman F. Seden filmi olan Delicesine filminde de Kadir İnanır’la birlikte rol aldı. Türkiye’de üst üste iki filmde rol alan Sonia’ya basın da özel ilgi gösterdi. Bu dönemde Türkiye’de sayısız film teklifleri alan Sonia bunları reddetti ve tekrar İtalya’ya döndü.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye macerasından sonra Sonia Viviani İtalya’daki en önemli oyunculuk deneyimini Alfonso Brescia’nın 1976 yapımı Frittata all’italiana filmiyle gerçekleştirdi. Viviani bu dönemde arka arkaya Alfonso Brescia’nın iki filminde oynadı ve oyunculuk açısından Brescia’nın kendisine çok şey kattığını her fırsatta dile getirdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-full wp-image-3804" title="Sonia-Viviani2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/02/Sonia-Viviani2.jpg" alt="" width="659" height="248" /></p>
<p style="text-align: justify;">Viviani 1977 yapımı Lulu77 filmiyle birlikte artık daha çok erotik ağırlıklı filmlerde boy göstermeye başladı. Aynı yıl Bruno Mattei’nin yönetmenliğini yaptığı KZ9-Lager di Sterminio adlı bir Nazi Exploitation filminde rol aldı ve bu filmde kariyeri boyuncaki en cüretkar sahnelerden biri olan Ria De Simone ile bir lezbiyen duş sahnesinde göründü. Aynı yıl bir aksiyon filmi olan Napoli si ribella’da arz-ı endam edip aynı yıl La sorprendente eredità del tonto di mammà (1977) filminde erotizm dolu küçük bir rolde de beyazperdede boy gösterdi.</p>
<p style="text-align: justify;">1974 ve 1977’ye kadar olan dönemde Sonia Viviani tam 15 filmde irili ufaklı rollerde oynadı. 1978 yılında ise Alfonso Brescia’nın yönettiği L’ultimo guappo filminde yönetmenle son kez çalıştı. 1978 yılında oynadığı iki filmde de erotizm dozu yüksek ve oldukça küçük rollerle kamera karşısına geçti. 1979 yılında Da Corleone a Brooklyn ve 1980 yapımı Nightmare City ile yönetmen Umberto Lenzi ile çalışma fırsatı bulan Viviani bu iki filmde önemli rollerde oynama başarısı gösterdi.</p>
<p style="text-align: justify;">80’li yılların başında Nani Grassia’nın birkaç filminde görünüp bir Sergio Martino giallosu olan<img class="alignright size-full wp-image-3808" title="Sonia-Viviani-10" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/02/Sonia-Viviani-10.jpg" alt="" width="150" height="315" /> Assasinio al cimitero etrusco (1983) filminde oynayan Viviani kariyerindeki ilk giallo deneyimine de imza attı. 80’li yıllardaki en önemli rolünü ise 1985 yapımı olan bir Swords and Sandals filmi olan Le avventure dell’incredibile Ercole ile gerçekleştirdi. 1988 yılında televizyon için hazırlanan bir gerilim serisinde de Licinia Lentini, Alessandra Carosi ile birlikte oynadı.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonia Viviani kariyerinin sonlarına doğru Renato Pezzetto ve Paola Onofri ile birlikte bir komedi filmi olan Appuntamento in nero (1990)’da bir polis dedektifini canlandırdı. 1994 yapımı Le nuove comiche ile de sinema kariyeri sona ermiş oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonia Viviani popüler olduğu dönemlerde magazin basınının da yoğun ilgisi altındaydı. Kısa sürede filmleriyle olmasa bile güzelliğiyle popülerlik sağladı ve aralarında Fransa, Amerika, İtalya ve Türkiye’nin olduğu pek çok derginin kapaklarını ve sayfalarını süsledi. Sonia Viviani aynı zamanda Monaco Prensesi Caroline ile benzerliğiyle de adından oldukça söz ettirdi. Hatta bir dönem Prenses Caroline’in hayatını konu alan bir film projesinde adı geçen güzel yıldızın hayalleri projenin gerçekleşmemesiyle son buldu. Fakat İtalya’da Prenses Caroline’i hiciv eden bir parodide rol aldı. İtalya’da herhangi bir filmde başrol şansı yakalayamayan güzel yıldız ilk başrolüne Dangerous Beuty (1983) adındaki bir projeyle çok yaklaşmış fakat projenin askıya alınmasıyla bu şansını kaybetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Tolga Demirtaş (tolga@iyikotufilm.com)</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/sonia-viviani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kötü Tohum (1963)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/kotu-tohum-1963/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/kotu-tohum-1963/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Jan 2011 18:03:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Alev Oraloğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Bediva Muvahhit]]></category>
		<category><![CDATA[Children of the Corn]]></category>
		<category><![CDATA[Evil Child]]></category>
		<category><![CDATA[Kötü Tohum]]></category>
		<category><![CDATA[Leyla Oraloğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Lord of the Flies]]></category>
		<category><![CDATA[Mervyn LeRoy]]></category>
		<category><![CDATA[Nevzat Pesen]]></category>
		<category><![CDATA[Öztürk Serengil]]></category>
		<category><![CDATA[Suna Pekuysal]]></category>
		<category><![CDATA[The Bad Seed]]></category>
		<category><![CDATA[The Omen]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Bad Seed]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=3181</guid>
		<description><![CDATA[Kötü Tohum, 1956 yapımı Mervyn LeRoy’in yönettiği The Bad Seed isimli filmin Nevzat Pesen tarafından yazılmış ve yönetilmiş 1963 yapımı yerli uyarlaması. Filmde Alev Oraloğlu ve Leyla Oraloğlu başrolde. Ayrıca Suna Pekuysal, Öztürk Serengil ve Bediva Muvahhit gibi oyuncularda yan rollerde teşrif ediyorlar. Film, günümüz Türk sineması için bile eşine az rastlanır türde sert bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-3182" title="kotutohum1963" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/01/kotutohum1963.jpg" alt="" width="254" height="335" />Kötü Tohum, 1956 yapımı Mervyn LeRoy’in yönettiği The Bad Seed isimli filmin Nevzat Pesen tarafından yazılmış ve yönetilmiş 1963 yapımı yerli uyarlaması. Filmde Alev Oraloğlu ve Leyla Oraloğlu başrolde. Ayrıca Suna Pekuysal, Öztürk Serengil ve Bediva Muvahhit gibi oyuncularda yan rollerde teşrif ediyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Film, günümüz Türk sineması için bile eşine az rastlanır türde sert bir gerilim filmi. Sinemamızın özellikle o yıllarda sadece komedi ve dram türüne ağırlık verdiğini hesaba katarsak bugün bile çekilse çok büyük yankı uyandıracak bu filmin o dönemde yarattığı etkiyi hayal etmek zor olmasa gerek.</p>
<p style="text-align: justify;">Masum ve sevimli görünüşleri ile bize hayat sevinci aşılayan çocuklar sinemada birçok kez kötü ve katil olarak çizilmiştir. Çocukların uyguladığı şiddet (yabancı tabirle ‘Evil Child’) teması sinemada aslında çokça ele alınan bir konu. Her ne kadar bu türün atası olarak bu filmin de esin kaynagi olan The Bad Seed gösterilse de, popüler bir tür olmasında 1976 yapımı The Omen’in büyük etkisi var. Children of the Corn ve Lord of the Flies’da bu türün diğer bilinen önemli filmleri.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin konusuna gelicek olursak; Sekiz yaşındaki Alev sınıfının en titiz ve çalışkan öğrencisidir. Babası sık sık iş seyahatlerine giden Alev, annesi ve üst katta kendilerini çok seven iki kadınla (Suna Pekuysal- Bediva Muvahhit) yaşamaktadır. Bir de evin hizmetçisi esrarengiz bir hali olan Memo vardır. Alev her ne kadar oldukça zeki bir ögrenci olsa da, ögretmenin de tabiriyle doğru ve yanlışı ayırt edemeyen, kıskanç bir karakteri vardır. Bu nedenle sınıftaki diğer çocuklarla oynamayı istemeyen Alev’in tek arkadasi Cemal isimli bir çocuktur. <span id="more-3181"></span>Cemal bir gün sınıfta en güzel yazı yarışmasını kazanarak öğretmeninden bir madalyon kazanır. Sınıftaki herkes Cemal’i tebrik ederken Alev ise kendi bu ödülü kazanamadığı için epey sinirlenmiştir. Alev kendi içinde taşıdığı bu şeytani ve kıskanç karakterine karşın, dışarıya karşı sevimli ve neşeli çocuk imajını başarıyla sürdürür. Komşuları tarafından devamlı hediyeler alınarak şımartılır. Bütün okulun göl kenarına piknik gezisine gittiği bir gün radyodan bir çocuğun göle düşerek boğulduğu haberi gelir. Bir kaç dakika sonra bu çocuğun Cemal olduğu anons edilir. Alev en yakın arkadaşının bu ölümüne karşın neşesinden hiç bir şey kaybetmez. Annesi Lale ise tüm şüphelerine karşın Alev’in katil bir çocuk olduğunu kabul etmek istemez. Ancak Lale annesinin ünlü bir katil olduğunu öğrendiğinde, kızının da doğuştan onun kanı ile doğan bir kötü tohum olduğunun farkına varır.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin Türk sineması açısından zamanının ötesinde diyebileceğimiz bir gerilim ve görsellige sahip olduğunu söyleyebiliriz. Nevzat Pesen’in yönetmenliği cok iyi. Gerçek hayatta da anne-kız olan Alev ve Lale Oraloğlu da çok iyi bir oyunculuk sergiliyorlar. Filmde özellikle sonlara doğru Hitchcock filmlerine taş çıkartan müthiş bir gerilim var. Filmdeki bu gerilim duygusu sizi bir an bile bırakmıyor. Ufacık bir çocuğun yaptığı şeytanlıklara insanın inanası gelmiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Zamanında yine Lale ve Alev Oraloğlu’nun oynadığı bir tiyatro uyarlaması da bulunan Kötü Tohum, bugün bile büyük bir heyecanla izlenebilecek, Türk sineması için çok özel bir film. Kimi diyaloglar dışında demode diyebileceğimiz hiç bir yönü de yok. Mutlaka keşfedilmesi gereken bir klasik.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-3186" title="kotutohum_1963" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/01/kotutohum_1963.jpg" alt="" width="660" height="666" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yazan: <a href="http://oncewestern.blogspot.com/2010/12/kotu-tohum_24.html">Emre ERKÖSE</a> (<a href="http://oncewestern.blogspot.com/">http://oncewestern.blogspot.com/</a>)</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/kotu-tohum-1963/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gece Otostopçusu (1995)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/gece-otostopcusu-1995/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/gece-otostopcusu-1995/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 20:04:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[A Fassbinder Lie]]></category>
		<category><![CDATA[American Canyon Cinema]]></category>
		<category><![CDATA[Billur Kalkavan]]></category>
		<category><![CDATA[Deneysel Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Deneysel Sinemanın Kısa Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Gece Yolcusu]]></category>
		<category><![CDATA[Klostrofobi]]></category>
		<category><![CDATA[Klostrofobik]]></category>
		<category><![CDATA[Meta Fikm Underground]]></category>
		<category><![CDATA[Meta Film Award]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Demirhan]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm Yolculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüme Yolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Otostopçu]]></category>
		<category><![CDATA[Sabri Kaliç]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Yalçın Dümer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2320</guid>
		<description><![CDATA[İyi”kötü film” severler olarak Türk Sineması’nın bilinmeyen dehlizlerinde ilerlemeye devam ediyoruz. Bu seferki yazıda sizlere Sabri Kaliç’in Gece Otostopçusu (1995) (VCD piyasasındaki ismi; Ölüm Yolculuğu ya da Ölüme Yolculuk) filminden bahsedeceğim. Filmi rahmetli Metin Demirhan’ın arşivinden edindim. VCD olarak izlediğim film, kötü bir görüntü kalitesine sahip olmasına karşın beni oldukça etkiledi. Klostrofobik bir film olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/03/gece-otostopcusu1995.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2319" title="gece-otostopcusu(1995)" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/03/gece-otostopcusu1995.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>İyi”kötü film” severler olarak Türk Sineması’nın bilinmeyen dehlizlerinde ilerlemeye devam ediyoruz. Bu seferki yazıda sizlere Sabri Kaliç’in Gece Otostopçusu (1995) (VCD piyasasındaki ismi; Ölüm Yolculuğu ya da Ölüme Yolculuk) filminden bahsedeceğim.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmi rahmetli Metin Demirhan’ın arşivinden edindim. VCD olarak izlediğim film, kötü bir görüntü kalitesine sahip olmasına karşın beni oldukça etkiledi. Klostrofobik bir film olan Gece Otostopçusu’nun büyük bir bölümü bir aracın içerisinde geçmekte. Başrollerinde Billur Kalkavan, Yalçın Dümer ve Sabri Kaliç’ın olduğu filmde senaryo da S. Kaliç’e ait.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmimiz evli bir çiftin tatil hazırlıkları yaptığı bir sahneyle açılıyor. İlkay ve Cengiz tatil için Abant’a gideceklerdir. Son hazırlıklarını yapmaktadırlar fakat Cengiz olan bitenle ilgisiz ve sadece tv izlemektedir. Bu arada birbirine paralel sahneler arka arkaya gelmektedir. Filmin ilerleyen dakikalarında karşımıza çıkacak psikopat otostopçu da kendi evinde tv izlemektedir. Otostopçu da çantasını hazırlar ve dışarıya çıkar. Bu arada çiftimiz de tatil için yola koyulmuşlardır. Yolda büyük bir sessizlik içerisinde ilerleyen çiftin birbirleriyle olan sohbeti sırasında ikili arasında bir soğukluğun olduğunu anlıyoruz. İlkay zengin bir ailenin kızıdır. Cengiz ise İlkay’la olan evliliği sayesinde kayınpederinin marketler zincirinin müdürlüğünü yapmaktadır. Evliliği boyunca bunun yarattığı ezikliği hisseden Cengiz içten içe İlkay’a karşı bir nefret beslemektedir. İkili zevksiz ve sıkıcı geçen yolculuğu biraz neşeli kılmak için hiç düşünmeden yolda gördükleri bir otostopçuyu araçlarına alırlar. İlk başlarda gayet neşeli geçen yolculuk ilerleyen dakikalarda dehşet dolu dakikalara sahne olacaktır. Bu olay İlkay ve Cengiz’i birbirine daha da yaklaştıracak mıdır, yoksa ikili arasındaki uçurum daha da büyüyecek midir?<span id="more-2320"></span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Film başından sonuna kadar kendini hissettiren amatör bir havaya sahip. Belki de bunda en büyük etken oyuncuların çok kötü olması. Zira senaryo da tam aksine o kadar başarılı. Şok edici ve kanlı final sahnesiyle de kan görmeden gerilmem diyen izleyiciyi de tatmin ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Belki de film kadar filmin yönetmeni Sabri Kaliç hakkında da birkaç cümle yazmamak haksızlık olur.  Özellikle kısa film dalında adını duyuran Kaliç, Gece Otostopçusu filmiyle ilk uzun metrajlı filmini çekmiş oldu. Yaptığı çalışmalarıyla kendi deyimiyle yurt içinde “küçük” yurt dışında “büyük” ilgi gören S. Kaliç 1995 yılında American Canyon Cinema’ya kabul edildi.  2005 yılında Hollandalı bir deneysel film kuruluşu olan META-FILM UNDERGROUND, Kaliç’in 1987 yılında çektiği bir karelik “A FASSBINDER LIE” adlı filmiyle sanatçıyı META-FILM AWARD adlı uluslararası deneysel film ödülüne layık gördü.</p>
<p style="text-align: justify;">Yayımlanmış kitaplarıyla filmlerinden daha üretken olan S. Kaliç, Deneysel Sinemanın Kısa Tarihi (Hil Yayın, İstanbul, 1992) adıyla da oldukça önemli bir esere imza atmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/03/gece-otostopcusu-1995.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2321" title="gece-otostopcusu-(1995)" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/03/gece-otostopcusu-1995.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/peICxiP/500x408/0" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/peICxiP-Gece-Otostopcusu-1995-http-iyikotufilm-com"><img src="http://static.sevenload.net/img/sevenload.png" alt="Gece Otostopçusu (1995) http://iyikotufilm.com/" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/gece-otostopcusu-1995/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şüphenin Bedeli (1995)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/suphenin-bedeli-1995/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/suphenin-bedeli-1995/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 21:04:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Alemdar Film]]></category>
		<category><![CDATA[Antonio Gragnaniello]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Gencer]]></category>
		<category><![CDATA[Çetin İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Kader Diyelim]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Alemdar]]></category>
		<category><![CDATA[Meriç Erkan]]></category>
		<category><![CDATA[Sapık]]></category>
		<category><![CDATA[Şehnaz Dilan]]></category>
		<category><![CDATA[Semih Evin]]></category>
		<category><![CDATA[Şüphenin Bedeli]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Psycho]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Trash]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Trash Film]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2301</guid>
		<description><![CDATA[Bir gün İtalya’dan Antonio Gragnaniello isimli bir araştırmacı tarafından gelen mail sayesinden haberdar oldum bu filmden. Mailde çok fazla bilinmeyen fantastik filmler hakkında bir kitap yazdığından bahsediyor ve bu filme ulaşmak için benden yardım istiyordu. Mailden sonra filmi bir süre aradım fakat sonuç alamadım. Geçtiğimiz haftaya kadar… Geçtiğimiz hafta eskiden video dükkanı işleten bir videocudan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/02/suphenin_bedeli.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2300" title="suphenin_bedeli" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/02/suphenin_bedeli.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>Bir gün İtalya’dan Antonio Gragnaniello isimli bir araştırmacı tarafından gelen mail sayesinden haberdar oldum bu filmden. Mailde çok fazla bilinmeyen fantastik filmler hakkında bir kitap yazdığından bahsediyor ve bu filme ulaşmak için benden yardım istiyordu. Mailden sonra filmi bir süre aradım fakat sonuç alamadım. Geçtiğimiz haftaya kadar… Geçtiğimiz hafta eskiden video dükkanı işleten bir videocudan aldığım yüklü miktardaki video kasetlerin arasında rastladım Şüphenin Bedeli filmine.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin ilk 15 dakikasında video kasetten kaynaklanan bir ses kaybı olsa da görüntü kalitesinde ve sonraki dakikalarda izleme konusunda her hangi bir sıkıntı çekmedim.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin yönetmeni Yeşilçam’ın emektar isimlerinden Mehmet Alemdar. Alemdar, 1970 yılında kurduğu Alemdar Film şirketiyle birçok filmin prodüksiyonunu üstlendi. 1972 yılında Yönetmen Semih Evin’in asistanlığını da yapan Mehmet Alemdar daha sonraki yıllarda Çetin İnanç’la da çalıştı. Bu beraberliğin varlığı çoğu filmde olduğu gibi bu filmde de kendini hissettiriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin konusu ise şöyle: Sırma (Şehnaz Dilan), geçmişte başından kötü bir olay geçmiş, bir sapık tarafından tecavüze uğramış genç ve güzel bir kadındır. Kocası Sinan’la (Cemal Gencer) birlikte bu kötü olayın izlerini silmek için başka bir yere taşınmışlardır. Fakat Sırma bu olayın şokunu üzerinden atamaz. Sürekli bu olayla ilgili sanrılar ve kabuslar görmektedir. Sinan ise filmin başında eşiyle oldukça ilgili görünmekteyken filmin ilerleyen bölümlerinde gittikçe karısından uzaklaşmakta ve gizemli bir havaya bürünmektedir.<span id="more-2301"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bu sırada zengin bir ailenin genç kızı ailesine haber vermeden arkadaşlarıyla bir tatile çıkar. Oldukça endişelenen aile kızlarının kaçırıldığından şüphelenmekte ve gazetelere kayıp ilanı vermiştir. Kayıp kız ve Sinan’ın yolları bir süre sonra kesişir. Bu arada bir dönem sabah programlarının vazgeçilmez ismi Meriç Erkan kırmızı ceketiyle filmin ilerleyen bölümlerinde ortaya çıkar ve Sırma ile yakınlaşır.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmimiz ana hatlarıyla bu dörtlü etrafında şekilleniyor. Trash etiketini gönül rahatlığıyla yapıştırabileceğimiz film, korku ve gerilim filmleri konusunda çok üretken olmayan sinemamız göz önüne alındığında oldukça masumane ve takdiri hak etmektedir. Film kopuklukları ve alakasız diyaloglarına rağmen günümüz pek çok Türk filmine göre kendini izlettirme konusunda bir sıkıntı yaşatmıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Yönetmen Mehmet Alemdar’ın aynı yıl içerisinde çektiği bir diğer korku-gerilim türündeki filmi Kader Diyelim (1995) ise Alfred Hitchcock’un Psycho / Sapık filminden esintiler taşımakla birlikte filmle ilgili kısa bir yazı ve yönetmen Mehmet Alemdar’la ilgili söyleşiyi <a href="http://www.radikal.com.tr/2000/05/14/insan/tra.shtml">buradan</a> okuyabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/02/suphenin_bedeli2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2305" title="suphenin_bedeli2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/02/suphenin_bedeli2.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
<div id="_mcePaste" style="overflow: hidden; position: absolute; left: -10000px; top: 504px; width: 1px; height: 1px;">
<p><!--[if gte mso 9]><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:TrackMoves /> <w:TrackFormatting /> <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone> <w:PunctuationKerning /> <w:ValidateAgainstSchemas /> <w:SaveIfXMLInvalid>false</w:SaveIfXMLInvalid> <w:IgnoreMixedContent>false</w:IgnoreMixedContent> <w:AlwaysShowPlaceholderText>false</w:AlwaysShowPlaceholderText> <w:DoNotPromoteQF /> <w:LidThemeOther>TR</w:LidThemeOther> <w:LidThemeAsian>X-NONE</w:LidThemeAsian> <w:LidThemeComplexScript>X-NONE</w:LidThemeComplexScript> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables /> <w:SnapToGridInCell /> <w:WrapTextWithPunct /> <w:UseAsianBreakRules /> <w:DontGrowAutofit /> <w:SplitPgBreakAndParaMark /> <w:DontVertAlignCellWithSp /> <w:DontBreakConstrainedForcedTables /> <w:DontVertAlignInTxbx /> <w:Word11KerningPairs /> <w:CachedColBalance /> <w:UseFELayout /> </w:Compatibility> <m:mathPr> <m:mathFont m:val="Cambria Math" /> <m:brkBin m:val="before" /> <m:brkBinSub m:val="&#45;-" /> <m:smallFrac m:val="off" /> <m:dispDef /> <m:lMargin m:val="0" /> <m:rMargin m:val="0" /> <m:defJc m:val="centerGroup" /> <m:wrapIndent m:val="1440" /> <m:intLim m:val="subSup" /> <m:naryLim m:val="undOvr" /> </m:mathPr></w:WordDocument> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 9]><xml> <w:LatentStyles DefLockedState="false" DefUnhideWhenUsed="true"   DefSemiHidden="true" DefQFormat="false" DefPriority="99"   LatentStyleCount="267"> <w:LsdException Locked="false" Priority="0" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Normal" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="heading 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 7" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 8" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 9" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 7" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 8" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 9" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="35" QFormat="true" Name="caption" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="10" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Title" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="1" Name="Default Paragraph Font" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="11" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtitle" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="22" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Strong" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="20" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Emphasis" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="59" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Table Grid" /> <w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Placeholder Text" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="1" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="No Spacing" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Revision" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="34" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="List Paragraph" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="29" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Quote" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="30" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Quote" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="19" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Emphasis" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="21" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Emphasis" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="31" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Reference" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="32" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Reference" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="33" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Book Title" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="37" Name="Bibliography" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" QFormat="true" Name="TOC Heading" /> </w:LatentStyles> </xml><![endif]--><!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Cambria Math"; 	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1107304683 0 0 159 0;} @font-face 	{font-family:Calibri; 	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	margin-top:0cm; 	margin-right:0cm; 	margin-bottom:10.0pt; 	margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoChpDefault 	{mso-style-type:export-only; 	mso-default-props:yes; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoPapDefault 	{mso-style-type:export-only; 	margin-bottom:10.0pt; 	line-height:115%;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --><!--[if gte mso 10]> <mce:style><!   /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin-top:0cm; 	mso-para-margin-right:0cm; 	mso-para-margin-bottom:10.0pt; 	mso-para-margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin;} --> <!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt; line-height: 115%;">Bu sırada zengin bir ailenin genç kızı ailesine haber vermeden arkadaşlarıyla bir tatile çıkar. Oldukça endişelenen aile kızlarının kaçırıldığından şüphelenmekte ve gazetelere kayıp ilanı vermiştir. Kayıp kız ve Sinan’ın yolları bir süre sonra kesişir. Bu arada bir dönem sabah programlarının vazgeçilmez ismi Meriç Erkan kırmızı ceketiyle filmin ilerleyen bölümlerinde ortaya çıkar ve Sırma ile yakınlaşır.</span></p>
</div>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/ISDbrq5/500x408/0" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/ISDbrq5-uephenin-Bedeli-1995-http-iyikotufilm-com"><img src="http://static.sevenload.net/img/sevenload.png" alt="Şüphenin Bedeli (1995) http://iyikotufilm.com/" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/suphenin-bedeli-1995/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Örümcek (1972)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/orumcek-1972/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/orumcek-1972/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Jan 2010 22:26:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Cinemageddon]]></category>
		<category><![CDATA[Erden Alkan]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik Türk Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya Darcan]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Zan]]></category>
		<category><![CDATA[İstemi Betil]]></category>
		<category><![CDATA[Marvel Comics]]></category>
		<category><![CDATA[Örümcek]]></category>
		<category><![CDATA[Örümcek Adam]]></category>
		<category><![CDATA[Spiderman]]></category>
		<category><![CDATA[Stan Lee]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Ditko]]></category>
		<category><![CDATA[Süper Kahramanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Taner Oğuz]]></category>
		<category><![CDATA[Tom Braks]]></category>
		<category><![CDATA[Tom Braks-Şeytan Tırnağı]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Spiderman]]></category>
		<category><![CDATA[Üç dev adam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2116</guid>
		<description><![CDATA[Süper kahramanlar beyazperde’nin başı sıkıştıkça sarıldığı karakterlerin başında gelir. Özellikle günümüzde büyük gişe başarısı  elde eden filmler içinde hatırı sayılır süper kahraman filmi görmek mümkün. Asya’dan, Avrupa’ya, Amerika’ya kadar birçok ülke sineması süper kahramanları kullanmıştır. Örümcek Adam karakteri 60’lı yıllarda Marvel Comics adına çalışan Stan Lee ve Steve Ditko tarafından yaratılır. Beyaz perdeye ilk uyarlaması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/01/orumcek1972.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2117" title="orumcek(1972)" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/01/orumcek1972.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>Süper kahramanlar beyazperde’nin başı sıkıştıkça sarıldığı karakterlerin başında gelir. Özellikle günümüzde büyük gişe başarısı  elde eden filmler içinde hatırı sayılır süper kahraman filmi görmek mümkün. Asya’dan, Avrupa’ya, Amerika’ya kadar birçok ülke sineması süper kahramanları kullanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Örümcek Adam karakteri 60’lı yıllarda Marvel Comics adına çalışan Stan Lee ve Steve Ditko tarafından yaratılır. Beyaz perdeye ilk uyarlaması ise bir Türk filmi olan ve 1966 yılında çekilen Örümcek Adam filmidir. Film şuan için kayıp statüsündedir. Örümcek Adam’ın Yeşilçam semalarında göründüğü bir diğer film ise bir İtalyan uyarlaması olan Üç Dev Adam (1973) filmidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun dışında sizlere bahsetmek istediğim ve ilk kez CG’de paylaşıma sunduğum bir diğer uyarlama ise 1972 yapımı Örümcek filmidir. Bu filmde Örümcek Adam, Yeşilçam tarafından yeniden yorumlanmıştır. Kostüm olarak tulum yerine motosiklet kaskı ve üzerinde Örümcek Adam armalı bir deri mont giymektedir kahramanımız. Filmin yönetmen koltuğunda Taner Oguz’u görmekteyiz. Taner Oğuz 1972 yılında bir diğer çizi roman uyarlaması Tom Braks-Şeytan Tırnağı filminin de yönetmenliğini yapmıştır. Filmin oyuncularına göz atacak olursak Örümcek Adam rolünü Hüseyin Zan oynamakta. Hülya Darcan, İstemi Betil ve Erden Alkan’da filmde rol alan diğer oyuncular. <span id="more-2116"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Filmimiz kahramanımız ve etrafındaki kötü adamların bir heykele ulaşması çabası  üzerine yoğunlaşmış. Aksiyon ve silahlı çatışma sahnelerine sıkça rastladığımız filmde günümüz bazı yerli filmlerinde bile rastlamadığımız konu bütünlüğü ve tutarlılığı  görmek mümkün.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmde Renzo adındaki mafya babası bir Buddha heykelinin peşindedir. Renzo’nun avukatı Renzo’ya ait olan heykeli gizli bir yere saklamıştır. Zaten filmimizin açılış sahnesi bu gizli yerde geçmektedir. Avukat heykeli gizlediği yerden almak üzereyken Renzo ve adamları avukatı sıkıştırır. Heykelin yerini söyletmek üzereyken Örümcek (Hüseyin Zan) lakaplı kahramanımız belirir. Bu sırada paniğe kapılan Renzo kaçar fakat avukat çatışma esnasında ölür. Renzo’nun yanında çalışan Ayfer (Hülya Darcan)’le Örümcek arasında da bir ilişki başlar. İkili bir yandan Renzo’ya karşı mücadele ederken diğer yandan da heykelin peşine düşen sürpriz bir isimle mücadele edeceklerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmi ilk izlediğimde beni hayal kırıklığına uğratan şey Örümcek karakterinin basitliği olmuştu. Bir süper kahramandan çok yerli bir halk kahramanını  andıran Örümcek’in iyi silah kullanması, iyi dövüşmesi ve akrobatik hareketleri dışında fazla bir özelliği olmaması onu orijinal Örümcek Adam’dan farklı kılıyor.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/01/orumcek21972.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2120" title="orumcek2(1972)" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/01/orumcek21972.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/orumcek-1972/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

