iyiköfüfilm

14
Ara
2010

Brian Yuzna Röportajı

Röportaj kategorilerinde yayınlandı.

Society (1989), Bride of Re-Animator (1989), Return of the Living Dead 3 (1993), The Dentist 2 (1998)  gibi kült olmuş bir çok filmin yönetmenliğini yapan ve Re-Animator (1985), From Beyond (1986), Dolls (1987) gibi hafızalardan silinmeyen pek çok filmin de yapımcısı olan Yönetmen, Prodüktör ve Senarist Brian Yuzna ile yaptığımız röportajı sizler için yayınlıyoruz.

Tolga Demirtaş: Merhaba Bay Yuzna, röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Bu benim için gerçekten büyük bir onur. Öncelikle son zamanlarda neler yapıyorsunuz? Yeni projelerinizden bize biraz bahseder misiniz?

Brian Yuzna: İspanya ve Endonezya’da geçtiğimiz on yıl boyunca çalıştıktan sonra (ve son filmim olan AMPHIBIOUS 3D’nin VFX ve prodüksiyon sonrasını tamamlarken Hollanda, Belçika ve Finlandiya’da geçirdiğim geçen yıldan sonra), Los Angeles’ a geri döndüm ve çeşitli projeler üzerinde çalışmaktayım.  Bunlar, NECRONAUTS (Terry Bissson’un kısa hikayesinden bir uyarlama), THE MEN (senaristi Dan O’Bannon; ve yönetmeni Stuart Gordon), RE-ANIMATOR devam filmi ve diğer çeşitli projeleri kapsıyor.

T.D.: İspanya’da Filmax için Fantastic Factory’de korku filmleri yapıyordunuz, fakat öğrendiğim kadarıyla artık orada çalışmıyorsunuz. Bunun sebebi nedir ve bu sizin için nasıl bir deneyimdi?

B.Y.: Fantastic Factory benim için mükemmel bir deneyimdi. Yıllardır bir “marka” yaratmaya çalışıyordum ve nihayet Filmax’ı buldum. Filmax prodüksiyonda yer almak isteyen İspanyol bir video distribütörüydü ve benim fikirlerimi beğendiler, sonrasında onları uluslararası müşterilerle tanıştırdım. Böylece, İspanya’da tam bir film prodüksiyonu konsepti oluşturmayı başardım – bu İspanya sinema sektörünün başarısına uluslararası piyasada katkı sağlayan bir konseptti.

Fantastik Factory başarılı olunca, Filmax hızla büyüdü ve iç çekişmeler meydana geldi bu da benim etkinliğimi azaltan bir faktör oldu.  Aynı zamanda, İspanya’da  Avrupalı olmayanlar, özellikle Amerikalılar için nitelik kazanmasını daha da zorlaştırmak için teşvik yasalarında değişikliğe gidildi. Fantastic Factory ile elde ettiğim başarıdan gurur duyuyorum. (daha&helliip;)


13
Kas
2010

Shannon Lark Röportajı

Röportaj kategorilerinde yayınlandı.

Tolga DEMİRTAŞ: Merhaba Shannon, öncelikle bize biraz kendinden bahsedebilir misin?

Shannon LARK: Bir bakalım. Korku filmleri yapıyorum ve korku filmlerinde oynuyorum. Yazıyorum, yönetiyorum, yapımcılığını yapıyorum ve aynı şekilde Viscera adında kadınlar için bir korku filmi festivali düzenliyorum.

T.D. Film kariyerine nasıl başladın ve niçin korku filmleri?

S.L. 4 yaşındayken Romeo ve Juliet’i tiyatroda izlediğimde başladı. Oyunda öldükleri sahne herhangi bir şeyin ölümüne ilk şahit oluşumdu. Çok güzeldi. O an hayranı oldum ve video kaset dükkanındayken anneme çaktırmadan video kaset araklamaya başladım. Bana göre korku çok güzel bir deneyim ve hikayeler psikolojik olarak daha korkutucu oldukça daha fazla bağlanıyorum. Herkes hayatında korku ve dehşeti yaşar. Şu an bile dünyada ki insanlar manipülasyonu, terörü, tecavüzü ve ölümü yaşıyor. Bu görmezden gelinemeyecek bir şey. Eğer bu zalimliği yok sayarsak korku daha fazla büyüyüp bizi içine alır. Güvenli bir ortamda olup da o insanlarla aynı şeyi hissedebiliyorsam kendimi dünya için bir şeyler yapıyormuş gibi hissediyorum. Bu yüzden korku türünü çok seviyorum.

T.D. Biraz da kurucusu olduğun Viscera Film Festivali’nden bahsedelim, bize festivali anlatabilir misin?

S.L. Kadınlar için yapılan uluslararası bir kısa korku filmi festivali. Festivali 2006 yılında hala bugün değişmemiş olan profesyonellerin yardımından uzak, kendi başına bir şeyler yapabilme tabanı üzerine kurdum. Dünyanın her yerinde kadınlar korku filmleri yapıyor ve katılımcıların çoğu film yapma işine yeni girmiş kişilerden oluşuyor. Kadınlar için beraber çalışmak ve bir şeyler yaratmak çok önemli. Kadınlara doğumlarından itibaren öğretilen rekabet hissi burada da geçerli sanılsa da film yapmak rekabetle ilişkilendirilmemeli; amaç, kendinizi mümkün olan en güzel şekilde ifade etmek olmalı. Viscera bu çağdaş yapımcılara bu hakkı sunuyor; erkeklerle eşit derecede saygı görmek.

T.D. Favori korku filmlerin neler?

S.L. Alejandro Jodorowsky’den Santa Sangre, Stanley Kubrick’ten The Shining, Peter Jackson’dan Dead Alive. Ama çok daha fazla sevdiğim filmler var. (daha&helliip;)


31
Eki
2010

SS. Sunda Röportajı

Röportaj kategorilerinde yayınlandı.

SS. Sunda (Sandro Yassel Spazio) ile Metin Demirhan’ın blogu sayesinde tanıştım. Blogdaki eski yazıları okurken Metin Demirhan’ın SS. Sunda ile yapmayı planladığı bir röportaj fikri olduğunu ve bunun maalesef gerçekleşemediğini öğrendim. Bu yarım kalmış projeyi hayata geçirmek istedim ve SS. Sunda’ya bir mail attım. Kendisi uzun süre Türkiye’den bir haber alamadığından oldukça şaşırdı ve mutlu oldu. Metin Demirhan’ın ölüm haberini aldığında da bir o kadar üzgündü, ilk verdiği tepki ise “fuck!!! He was too young!” oldu. Metin Demirhan’a yollamış olduğu promo DVD’sinin bende olduğunu öğrenince ve sıkı bir Killing fanı olduğumu duyunca, belgeselinin bir kopyasını bana göndermek istediğini söyledi ve röportaj teklifimi kabul etti. İşte o röportaj…

Tolga D.: Merhabalar, öncelikle bize biraz kendinden bahseder misin?

SS. Sunda: Kendimi yarı underground karikatürist, yarı da bağımsız film yönetmeni olarak tanımlayabilirim. Çizgi romanları ve film izlemeyi çok severim, fakat ilüstrasyonlar ve belgeseller pek ilgi alanıma girmez ama arada atıştırmalık almak gerek..

T.D. Yönetmenliğe nasıl başladın?

SS. Sanırım 1999 yılıydı, arkadaşlar arasında yaptığımız bir şaka neticesinde başladım. Birkaç kısa gore porno filmi yaptım.

T.D. Peki The Diabolikal Super Kriminal belgeseli fikri nasıl ortaya çıktı?

SS. O sıralar uzun metraj bir film çekmek için gerekli paraya sahip değildim ancak yapımcılığını kendimin üstelendiği bir belgeselin altından kalkabilirdim. Bu belgesel için de “Killink/Killing/Sadistik” karakterini seçtim. İtalya’da çoğu kişi tarafından hatırlanmıyorduda. Sanırım sadece Türkiye ve Arjantin’de bu “Suçun Kralı” karakter için daha ciddi ve tarihsel anılar var. The Diabolikal Super Kriminal pahalı bir çalışma oldu aslında ama tabii ki bir kurgusal yapımı düşününce ucuz olduğunu söylemem gerek. (daha&helliip;)


4
Eyl
2010

Asia Carrera Röportajı

Röportaj XXX kategorilerinde yayınlandı.

“Neredeyse bana verilen her türlü rolü oynarım, çünkü normalde sessiz biriyimdir ve pek kişilik sahibi değilimdir, bu yüzden her rol kolay geliyor,  boş bir kağıt gibiyim ve karakteri sıfırdan yaratıyorum.”

Porno dünyasında kendine has bir yeri ve hayran kitlesi olan ve şimdilerde iki çocuğunu tek başına büyütmeye çalışan hayran olunası kadınlar biri Asia Carrera. İyi “Kötü Film” olarak blogumuzda Asia ile yapılmış bir röportajın çevirisini yapıp size sunduk. Keyfini çıkarın.

Asia Carrera’nın biyografisindeki bir satırda şöyle yazıyor:  “Okulda aldığım her B notu için ailem tarafından cezalandırıldım, daha düşük notlar içinse dayak yedim. Sosyalleşmeme kesinlikle izin verilmiyordu.” Kısa süre sonra geleceğin Asyalı-Amerikan (aslında yarı Japon, yarı Alman)  porno yıldızı 17 yaşında evden kaçtı ve başkalarıyla beraber yaşamaya başladı.

Üniversite sınavından aldığı yüksek puan ve yüksek IQ’su sayesinde Rutgers Üniversitesi’ni kazandı. Öğrenci yurdundaki ücretsiz odası onun için geçici bir duraktı. Okuldan kalan boş vakitlerinde striptiz yaparak para kazandı. Aşağılayıcı anılarının karşısında sertleşen erkekleri aşağılamaya terfi etti ve kısa zamanda New Jersey’deki en ünlü striptizcilerden biri oldu. Zamanla işi eğitim programının önüne geçmeye başladı.

Dansçılık sadece asıl paranın kazanıldığı ve daha sonradan en tanınmış yıldızlarından birisi olacağı porno sektörüne bir geçiş kapısıydı. 1998 yılında, kariyerinin zirvesindeyken oyunculuğu bırakıp senaristlik ve yönetmenlik kısmına geçiş yaptı. Aynı zamanda HTML kodlamayı öğrenip kendi sitesi olan www. asiacarrera.com’un dizaynını yaptı. Fakat 1999 yılında, 1.72 boyundaki balık eti yıldız hayatındaki seks eksikliği yüzünden mesleğine geri döndü. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni