<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İyi &#039;Kötü Film&#039; &#187; Post Apokaliptik</title>
	<atom:link href="http://iyikotufilm.com/kategori/post-apokaliptik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://iyikotufilm.com</link>
	<description>&#34;kötü&#34; filmlerin nasıl seyredilmesi gerektiğini öğrenin, onlar genelde çok &#34;iyi&#34; dir.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 15:11:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
		<item>
		<title>Apokaliptik ve Post-Apokaliptik Bilimkurgu</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/apokaliptik-ve-post-apokaliptik-bilimkurgu/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/apokaliptik-ve-post-apokaliptik-bilimkurgu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 20:32:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Post Apokaliptik]]></category>
		<category><![CDATA[A Canticle for Leibowitz]]></category>
		<category><![CDATA[After London]]></category>
		<category><![CDATA[Afterworld]]></category>
		<category><![CDATA[Andre Norton]]></category>
		<category><![CDATA[Apocalyptic]]></category>
		<category><![CDATA[Apokaliptik bilimkurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Bill Murray]]></category>
		<category><![CDATA[Billion Year Spree: The History of Science Fiction]]></category>
		<category><![CDATA[Book of Revelation]]></category>
		<category><![CDATA[Brian Aldiss]]></category>
		<category><![CDATA[By the Waters of Babylon]]></category>
		<category><![CDATA[Caesar's Column]]></category>
		<category><![CDATA[Cormac McCarthy]]></category>
		<category><![CDATA[Cosy catastrophe]]></category>
		<category><![CDATA[David Graham]]></category>
		<category><![CDATA[David R. Palmer]]></category>
		<category><![CDATA[Daybreak 2250]]></category>
		<category><![CDATA[Dies the Fire]]></category>
		<category><![CDATA[Distopya]]></category>
		<category><![CDATA[Down to a Sunless Sea]]></category>
		<category><![CDATA[Duygu KOCABAYLIOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Earth Abides]]></category>
		<category><![CDATA[Edgar Allan Poe]]></category>
		<category><![CDATA[Edmund Boisgilbert]]></category>
		<category><![CDATA[Edwin Balmer]]></category>
		<category><![CDATA[Emergence]]></category>
		<category><![CDATA[eter]]></category>
		<category><![CDATA[Frank Herbert]]></category>
		<category><![CDATA[Freeforall]]></category>
		<category><![CDATA[George R. Stewart]]></category>
		<category><![CDATA[Gnostic]]></category>
		<category><![CDATA[H.G. Wells]]></category>
		<category><![CDATA[I Am Legend]]></category>
		<category><![CDATA[Ignatius L. Donnelly]]></category>
		<category><![CDATA[J. T. McIntosh]]></category>
		<category><![CDATA[Jack London]]></category>
		<category><![CDATA[James]]></category>
		<category><![CDATA[James Howard Kunstler]]></category>
		<category><![CDATA[Jeanne DuPrau]]></category>
		<category><![CDATA[Jerry Pournelle]]></category>
		<category><![CDATA[John Christopher]]></category>
		<category><![CDATA[John Hillcoat]]></category>
		<category><![CDATA[John Wyndham]]></category>
		<category><![CDATA[Jose Saramago]]></category>
		<category><![CDATA[Kodi Smit-McPhee]]></category>
		<category><![CDATA[Larry Niven]]></category>
		<category><![CDATA[Lucifer's Hammer]]></category>
		<category><![CDATA[Manuel de Pedrolo]]></category>
		<category><![CDATA[Margaret Atwood]]></category>
		<category><![CDATA[Mary Shelley]]></category>
		<category><![CDATA[Mecanoscrit del segon origen]]></category>
		<category><![CDATA[Mercury Theatre]]></category>
		<category><![CDATA[Mordecai Roshwald]]></category>
		<category><![CDATA[Nevil Shute]]></category>
		<category><![CDATA[Nuclear Holocausts: Atomic War in Fiction]]></category>
		<category><![CDATA[One in Three Hundred]]></category>
		<category><![CDATA[Orson Welles]]></category>
		<category><![CDATA[Oryx and Crake]]></category>
		<category><![CDATA[Pat Frank]]></category>
		<category><![CDATA[Paul]]></category>
		<category><![CDATA[Paul Brians]]></category>
		<category><![CDATA[Philip Wylie]]></category>
		<category><![CDATA[Post Apocalyptic]]></category>
		<category><![CDATA[Ravage]]></category>
		<category><![CDATA[René Barjavel]]></category>
		<category><![CDATA[Richard Jefferies]]></category>
		<category><![CDATA[Richard Matheson]]></category>
		<category><![CDATA[S. M. Stirling]]></category>
		<category><![CDATA[Saoirse Ronan]]></category>
		<category><![CDATA[Second origin typescript]]></category>
		<category><![CDATA[Sidewall]]></category>
		<category><![CDATA[Star Man's Son]]></category>
		<category><![CDATA[Stephen]]></category>
		<category><![CDATA[Stephen King]]></category>
		<category><![CDATA[Stephen Vincent Benét]]></category>
		<category><![CDATA[Survivors]]></category>
		<category><![CDATA[The City of Ember]]></category>
		<category><![CDATA[The Conversation of Eiros and Charmion]]></category>
		<category><![CDATA[The Day of the Triffids]]></category>
		<category><![CDATA[The Last Man]]></category>
		<category><![CDATA[The Road]]></category>
		<category><![CDATA[The Scarlet Plague San Francisco]]></category>
		<category><![CDATA[The Stand]]></category>
		<category><![CDATA[The War of the Worlds]]></category>
		<category><![CDATA[The White Plague]]></category>
		<category><![CDATA[The World in Winter]]></category>
		<category><![CDATA[The Year of the Flood]]></category>
		<category><![CDATA[Thomas]]></category>
		<category><![CDATA[Viggo Mortensen]]></category>
		<category><![CDATA[Walter M. Miller]]></category>
		<category><![CDATA[When Worlds Collide]]></category>
		<category><![CDATA[World Made By Hand]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2420</guid>
		<description><![CDATA[Apokaliptik bilimkurgu janrı bilimkurgunun bir alt türü olarak, nükleer savaş, salgın hastalık veya başka büyük bir felaket ile insanlığın sonunun geleceğine dair hikâyeler anlatır. Post apokaliptik bilimkurgu ise mekân olarak, bu tarz büyük felaketler sonrası yeniden kurulan dünyada geçer. Zaman ise ya bu felaketten hemen sonrasını anlatır ve hayatta kalanların çektiklerine veya psikolojilerine odaklanır ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/post-apocaliyptic-movie-cover.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2419" title="post-apocaliyptic-movie-cover" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/post-apocaliyptic-movie-cover.jpg" alt="" width="613" height="240" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Apokaliptik bilimkurgu janrı bilimkurgunun bir alt türü olarak, nükleer savaş, salgın hastalık veya başka büyük bir felaket ile insanlığın sonunun geleceğine dair hikâyeler anlatır. Post apokaliptik bilimkurgu ise mekân olarak, bu tarz büyük felaketler sonrası yeniden kurulan dünyada geçer. Zaman ise ya bu felaketten hemen sonrasını anlatır ve hayatta kalanların çektiklerine veya psikolojilerine odaklanır ya da felaketin üzerinden belli bir süre geçtikten sonra, felaket öncesi medeniyetin geçmişte kalan, çoktan unutulmuş halini anlatır. Post-apokaliptik hikâyeler genelde teknolojinin olmadığı ilkel bir gelecekte ya da sadece bazı kırık dökük, eski teknolojik aygıtların kaldığı bir dünyada geçer. Bilimkurgunun bu türü ile distopik toplumlar veya kara ütopyaları ele alan türü arasında çok muğlâk bir sınır vardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu türler, ‘nükleer bir silah ile bütün dünyanın yok edilmesi’ olasılığının, toplumların bilinçlerine yerleştiği İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra popülerlik kazanmışlardır.  Öte yandan, kayda değer apokaliptik romanlar, 19. yüzyılın ilk çeyreğinde Mary Shelley’nin The Last Man romanını yayınlamasına kadar geriye gider. Ayrıca, alt türler apokaliptik edebiyattan, binlerce yıllık hikâyelerden ve yorumlardan beslenir.<span id="more-2420"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Antik Yazıtlar</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Babil ve Yahudi gelenekleri de dâhil olmak üzere pek çok toplum, apokaliptik edebiyat ve mitoloji üretmiştir, bazıları dünyanın ve insanlığın sonunu anlatmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Peygamber Nuh’un ve gemisinin Kutsal Kitap’ta geçen hikâyesi, çürümüş bir medeniyetin sonunu ve onun yerine yeni kurulan bir dünyayı anlatır. Milattan sonraki ilk asırlar pek çok apokaliptik eserin ortaya çıkışına şahit olmuştur. Yeni Ahit’te de yeri olduğu için bunların en bilineni, yok oluşa dair kehanetlerle dolu olan Book of Revelation (Vahiler)’dir. ‘Sırların ifşası’ anlamına gelen apocalypse (kıyamet) sözcüğü de buradan gelmektedir. Dini araştırmalara göre, apokaliptik metinlerde ve hikayelerde ya cennete çıkarılan ya da geleceğin gösterildiği bir insanoğlu vardır ve bu kişi, oldukça gizli sırlar taşır. Birçoğu cennet ve gelecek hakkında olan bu vahiler, bugün yaşanan olayların nedenlerini açıklar.</p>
<p style="text-align: justify;">Yeni Ahit’in Apokrifa külliyatından başka Peter, Paul, Stephen, Thomas, James ve Gnostic  Apokalips’leri vardır.  İncil’den alınan apokaliptik hikayeler de dahil olmak üzere bu dönemin inanç ve fikirleri gelişen Hıristiyan Eskatolojisini de etkilemiştir.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/post-apocaliyptic-movie-cover2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2421" title="post-apocaliyptic-movie-cover2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/post-apocaliyptic-movie-cover2.jpg" alt="" width="626" height="245" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Modern Eserler</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>1900 Öncesi </strong></span><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Modern apokaliptik bilimkurgunun ilk örneği Mary Shelley&#8217;nin 1826’da yazdığı The Last Man romanı olarak gösterilebilir. Bu romanın son bölümünde salgın sonucu insanlığın yok olduğu bir dünyada yaşayan bir adamın hikâyesi anlatılmaktadır. Bu alt türün pek çok unsurunu taşıyan roman, kimileri tarafından ilk bilim kurgu romanı olarak kabul edilmiştir; fakat bu sıfat Shelley&#8217;nin daha önce yazdığı ve daha ünlü olan Frankenstein romanına aittir.</p>
<p style="text-align: justify;">1885’te  Richard Jefferies’ının yazdığı, After London gerçek bir &#8220;post-apokaliptik bilimkurgu &#8221; olarak nitelendirilebilir;  ani ve tanımlamayan bir felaket sonrası İngiltere nüfusu neredeyse yok olmuştur; taşra kasabaları doğal haline geri bürünür ve hayatta kalan bir kaç kişi yarı ortaçağ yaşam tarzına döner. İlk birkaç bölümde sadece, İngiltere’nin dönüştüğü harika doğa tasvirleri anlatılır: tarlalar ormanlarla kaplanır, evcilleşmiş hayvanlar vahşi doğada yaşar, yollar ve kasabaların üzerini doğa ile örtülür, nefret edilen Londra bir göle ve zehirli bir bataklığa dönüşür. Hikâyenin geri kalanı onlarca yıl sonra vahşi hayat ve toplumda geçen tam bir macera, arayıştır; ama ilk bölümler sonraki bilim kurgu hikâyelerine bir temel oluşturmuştur. Benzer şekilde, Stephen Vincent Benét&#8217;in &#8220;By the Waters of Babylon&#8221; (1937) isimli kısa öyküsü belirsiz bir felaketten kaçan ve yerle bir olmuş New York’a gelen bir adamın kabul görme arayışını anlatır. 1898’de basılan H.G. Wells romanı The War of the Worlds , Mars’ta yaşayan varlıklar tarafından dünyanın ele geçirilişini anlatır. Uzaylılar, durdurulamaz araçlar üzerine yerleştirilmiş gelişmiş silahlar ile sistematik olarak Viktoryen dönem İngilteresi’ni yerle bir ederler. Orson Welles, Mercury Theatre’da (Mercury Tiyatrosu) kendi programında romanın radyo uyarlamasını yapınca, roman en çok bilinen erken dönem apokaliptik eserlerden biri olmuştur. Daha sonra pek çok kez sinemada, televizyonda yeniden çevrilmiş ve radyoya, müziğe ve bilgisayar oyunlarına da uyarlanmıştır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/roadwarrior.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2422" title="roadwarrior" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/roadwarrior.jpg" alt="" width="614" height="405" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>1900 Sonrası Eserler</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nükleer Savaş </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Soğuk Savaş dönemi, nükleer savaşın gerçek olması ile bu alt türe olan ilgiyi arttırmıştır.  Paul Brians, 1895-1984 yılları arasındaki hikâyeler, romanlar ve filmlerde geçen atom savaşlarını incelediği  Nuclear Holocausts: Atomic War in Fiction adlı eserini yayınlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Artık bu yıkımı derecesini tahayyül etmek hayal değildir. Mordecai Roshwald&#8217;nin Level 7, Nevil Shute&#8217;nin On the Beach ve Pat Frank&#8217;in Alas, Babylon, gibi bazı yeni eserler genel bilimkurgunun özelliklerini tanımlayan hayali bilim ve teknolojiden kaçınmışlardır. Diğerleri mutantlar, işgalci uzaylılar veya geleceğin egzotik silahları gibi (örn. James Axler&#8217;s Deathlands) daha fantastik öğeler taşır. Walter M. Miller, Jr.&#8217;ın 1959 tarihli A Canticle for Leibowitz adlı yapıtı bu alttürdeki ufuk açıcı bir eserdir. Kilisenin (Katolik veya diğerleri) yeniden yükselişi, sözde ortaçağ toplumu gibi düşünceler ile soykırım öncesindeki dünyanın bilgisini yeniden keşfetme teması bu kitabın merkezini oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bazı teorisyenlere göre, yakın geçmişinde Hiroshima ve Nagasaki’ye atom bombası atılmış olması, pek çok apokaliptik temayı da içerecek biçimde Japonların popüler kültürünü derinden etkilemiştir. Japon&#8217;ların manga ve animeleri apokaliptik hayal ürünleriyle bezelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Andre Norton en bilinen post apokaliptik romanlardan biri olan Star Man&#8217;s Son (AKA, Daybreak 2250)’ı 1952’de yayınlanmıştır. Kitapta genç bir adam olan Fors, radyasyonun mahvettiği bir yerde mutasyona uğramış telepatik bir kedinin yardımıyla bilgiye erişmek için Arthurvari bir arayışa sürüklenir. Kahraman mutasyona geçirmiş yaratıklarla karşılaşır; “canavar yaratıklar&#8221; muhtemelen insanların genetiği bozulmuş bir formudur.</p>
<p style="text-align: justify;">Çocuk romanları yazarı Jeanne DuPrau, 2003’te, genç erişkinler için yazdığı dört kitaplık bir post-apokaliptik serisi olan romanların ilkini yayınlar. The City of Ember, adlı bu roman Bill Murray ve Saoirse Ronan’ın başrolünü paylaştıkları bir film olarak sinemaya da uyarlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Post-apokaliptik bilimkurgunun son eserlerinden olan Cormac McCarthy&#8217;nin Pulitzer Prize-ödüllü The Road (2006) adlı romanı, aynı zamanda yönetmen John Hillcoat tarafından, Viggo Mortensen ve Kodi Smit-McPhee başrollerini paylaştığı bir film ile sinemaya da uyarlanmıştır. Metinde dünyanın bir bölümünü yok eden olayın nedeni asla açıklanmaz.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Salgın Hastalık</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Jack London’ın 1912’de yayınlanan romanı The Scarlet Plague San Francisco’da 2072 yılında geçer; gezegenin nüfusu altmış yıl önce bir salgınla büyük ölçüde azalmıştır. George R. Stewart’ın Earth Abides (1949) adlı eseri insanlığın büyük kısmının bir salgın hastalık tarafından yok edildiğine şahit olan bir adamı anlatır. Adam bilgi ve öğreti biriktirerek, yeni bir medeniyet kurmak için çalışırken, adamın çevresinde zamanla küçük bir topluluk bir araya gelir.</p>
<p style="text-align: justify;">1970’lerde BBC’de yayınlanan bir televizyon dizisi olan Survivors, yakın zamanda 2008’de yeniden çekildi. Dizide, genetik olarak geliştirilen bir virüs, dünya nüfusunun %99’unu öldürür ve sonrasında yaşanan erken etkilenme döneminde hayatta kalan bir grup İngiliz’in öyküsü anlatılır. İlk bölümler salgının hemen ertesindeki etkileri incelerken, ikinci ve üçüncü seriler hayatta kalanların yeni toplumlar kurma ve diğer topluluklarla ilişkiye girmelerini ele alır.</p>
<p style="text-align: justify;">1978’de, Stephen King The Stand’i yayınladı; roman dünyanın sonunu getiren bir grip salgınından kurtulan küçük bir grup insanın yolculuğunu anlatmaktadır. 1949’da yayınlanan Earth Abides romanından etkilendiği söylense de, King&#8217;in kitabı pek çok doğaüstü öğeyi barındırmaktadır ve korku bilimkurgu türünde değerlendirilmektedir. David R. Palmer’ın ödüllü romanı Emergence (1984) insanoğlunun çıkardığı bir salgın hastalık ile dünya nüfusunun çok büyük kısmının yok olduğu bir zamanda geçmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Nobel ödüllü Portekiz yazar Jose Saramago’nun 1995’te kaleme aldığı Körlük isimli romanı, körlüğün kitlesel bir salgın olarak yayıldığı bir şehirde ya da ülkede sosyal yapının altüst oluşunu anlatmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Margaret Atwood’un romanı Oryx and Crake, distopyan post-apokaliptik bilimkurguya bir örnektir. Hikâye genetik olarak dönüştürülmüş bir virüsün, kendileri de genetik olarak oynanmış başkarakter ve küçük bir grup insan dışında herkesi yok ettiği bir çerçeveye oturtulmuştur. Bir seri geri dönüşler ile biyo-korporasyonların idare ettiği bir dünya düzeni tasvir edilir ve kıyamete neden olan olaylar açıklığa kavuşur. Hikâyeyi daha sonra The Year of the Flood takip etmiştir. Kısa öykü &#8220;Freeforall&#8221; ise totaliter bir toplumun cinsel birleşme ile geçen bir salgın hastalığı durdurmaya çalışmasını anlatır.</p>
<p style="text-align: justify;">Richard Matheson&#8217;ın I Am Legend romanında, dünya nüfusunu vampir benzeri yaratıklara dönüştüren global bir salgından etkilenmeyen tek insan olan Robert Neville’in hayatı konu alınır.</p>
<p style="text-align: justify;">Frank Herbert  The White Plague (1982) romanı, IRA tarafından gömülen ve sonra patlayan bir bombanın, moleküler uzmanı biyolog John Roe O&#8217;Neill’in 20 Mayıs 1996 günü karısı ve çocuklarını öldürmesi ile başlar. Ailesini kaybedince çılgına dönen O&#8217;Neill, soykırımvari bir intikam planlar ve kadınları öldüren bir virüs yaratır. O&#8217;Neill daha sonra bu virüsü İrlanda’da (teröristleri desteklediği için), İngiltere’de (İrlandalıları baskı altında tutarak, onlara terör nedeni verdiği için) ve Libya’da (bahsi geçen teröristleri eğittiği için) yayar.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca bu ülkelerde vatandaşları olan hükümetlere, vatandaşlarını geri çekmelerini ve bu ülkeleri karantina altına almalarını söyler. Bu sayede salgın, kendi belirlediği alanda yayılacaktır; sonuçta onlar da O&#8217;Neill’in kaybettiklerini kaybedeceklerdir. Eğer söyledikleri yapılmazsa elinde yayacak daha çok virüs vardır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/post-apocaliyptic-movie-cover3.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2423" title="post-apocaliyptic-movie-cover3" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/post-apocaliyptic-movie-cover3.jpg" alt="" width="620" height="243" /></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Modern Teknolojinin Çöküşü</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">René Barjavel&#8217;in 1943 tarihli romanı Ravage, Fransa&#8217;nın Almanya tarafından işgal edildiği dönemde yazılmıştır. Roman ani bir elektrik kesintisi sonucu kaosun, kıtlığın ve hastalıkların ortaya çıktığı, geleceğin mahvolmuş Fransa’sında geçmektedir ve kurtulmayı başaran bir grup insanın çaresizce hayatta kalma mücadelesini anlatır. Barjavel&#8217;den yarım yüzyıl sonra, S. M. Stirling 2004 yılında benzer temalı  Dies the Fire romanı kaleme almıştır. Romanda dünya çapında ani ve gizemli bir &#8216;Değişim&#8217; fizik kanunlarını değiştirir, sonuç olarak da elektriğin, ateşli silahların ve yüksek enerji isteyen birçok teknolojinin artık çalışmaz. Medeniyet taş taş üste kalmadan çöker ve iki farklı topluluk ortaçağ teknolojilerini, yeteneklerini ve büyülerini yeniden yaratmak için birbirleriyle mücadele ederler. Modern teknolojinin çöküşünü konu alan Afterworld ise bilgisayar animasyon teknolojisi ile geliştirilen Amerikan bilimkurgu televizyon dizisidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Uzaylı Tehditleri</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Edgar Allan Poe&#8217;nun 1839 tarihli kısa öyküsü &#8220;The Conversation of Eiros and Charmion&#8221; da öldükten sonra, dünyanın sonunu getiren kıyameti tartışan iki ruh vardır. Dünyaya çarpan bir kuyruklu yıldız gezegenin atmosferindeki nitrojeni yok etmiş ve geriye sadece oksijen kalmıştır, sonuçta bütün dünya cehenneme dönmüştür. 1933&#8242;te Philip Wylie ve Edwin Balmer&#8217;in birlikte kaleme aldıkları When Worlds Collide adlı romanda dünya sahte bir gezegen olan Bronson Alpha tarafından yok edilir. Seçilmiş bir kaç kişi bir uzay gemisi ile kaçmayı başarır. Romanın devamında kaçmayı başaran bu grup, dünyanın eski yörüngesine yerleşmiş olan Bronson Alpha gezegenin kardeşi Bronson Beta&#8217;da yeni bir hayata başlarlar.</p>
<p style="text-align: justify;">1954&#8242;te  J. T. McIntosh&#8217;ın yazdığı One in Three Hundred romanında bilim adamları, Güneş&#8217;in patlayacağı kesin gün saat ve dakikayı hesaplamayı başarırlar. Sonuçta, güneş gören yarımküreden başlayarak dünya üzerindeki denizler buharlaşacak ve yeryüzündeki hayat 24 saat içerisinde tamamen yok olacaktır. Korkunç kasırgaların ve felaketlerin kopacağı tahmin edilmektedir. Binalar havaya uçacaktır. Tahliye edilen insanları Marsa götürmek için binlerce uzay gemisi üretilir. Güneş patlamaya başladığında her şey takvime göre gerçekleşir, fakat pek çok uzay gemisi  bozulur ve  Marsa gitmeyi başaramaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Jerry Pournelle ve Larry Niven (1977) beraber kaleme aldıkları Lucifer&#8217;s Hammer adlı romanda, büyük felakete yol açan bir kuyruklu yıldızın, dünyaya çarpması ve çeşitli insan topluluklarının felaket sonrası Güney California’da hayatta kalma mücadelesi anlatılır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/post-apocaliyptic-movie-cover4.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2424" title="post-apocaliyptic-movie-cover4" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/post-apocaliyptic-movie-cover4.jpg" alt="" width="620" height="243" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Cosy Catastrophe (Cosy Felaketler)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Cosy catastrophe&#8221; post-apokaliptik bilim kurgunun özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında İngiliz bilimkurgu yazarları arasında yayılan bir tarzına verilen isimdir. &#8220;Cosy catastrophe&#8221; tarzında yazılan bir eserde, alışılageldiği gibi bir medeniyet sonlanır ve hayatta kalmayı başararak daha sonra kendi medeniyetlerini kuracak olan bir grup insan dışında herkes ölür. Bu tanımı Brian Aldiss, “Billion Year Spree: The History of Science Fiction” adlı eserde kullanmıştır. Kavram, 1890&#8242;larda Ignatius L. Donnelly (Edmund Boisgilbert takma adıyla), tarafından yazılan Caesar&#8217;s Column isimli romana kadar geriye gider. Zenginlerin iktidarına ve oligarşiye karşı alt sınıfın kanlı isyanı, medeniyetin yıkılmasına neden olur, ama başkahraman (Uganda dağlıklarında Avrupa’nın müstahkem bir kolonisi olan ) evine geri dönmeyi başarır. Cosy mystery, gizemli bilimkurgu (mystery fiction?) türüne benzer özellikler taşır.</p>
<p style="text-align: justify;">The Day of the Triffids romanının yazarı İngiliz John Wyndham, özellikle Brian Aldiss’in eleştirilerine maruz kalmıştır. Eleştirmen L. J. Hurst, kitapta ana karakterin birçok cinayete, intihara ve şansızlıklara tanık olduğunu ve çoğu zaman kendisinin de ölüm tehlikesi ile karşılaştığını söyleyerek Aldiss&#8217;in suçlamalarını reddeder.</p>
<p style="text-align: justify;">John Christopher&#8217;ın romanı The World in Winter (1962) da bu kategori içerisinde yer alır. Ana karakter, güneşin radyasyonunda yaşanan bir düşüş sonucu Avrupa medeniyetinin çöküşüne tanıklık eder ve en aşırı uçlardan kendisini korumayı tutmayı başarır.  Yeterince şanslı olanlar Afrika’ya yerleşmek için kaçarlar, ama burada da kendilerine ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapılır. Sonuçta, içinde Nijerya askerlerinin ve başkahramanın olduğu bir hoverkraft ile Londra’ya yapılan son yolculuk esnasında başkarakter görevi sabote eder; çünkü hayatta kalmayı başaran bir gruba katılan karısıyla beraber orda kalmayı tercih eder.</p>
<p style="text-align: justify;">Katalan yazar Manuel de Pedrolo, 1974’te basılan post-apokaliptik roman “Mecanoscrit del segon origen” (Second origin typescript)’i kaleme almıştır. Dünyadaki bütün canlıları öldüren bir düşman soykırımı sonrası, iki çocuk kazara hayatta kalır.  İnsanlığın kültürünü sürdürmek ve dünya üzerindeki nüfusu artırmak görevi artık ikisindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">David Graham&#8217;ın Down to a Sunless Sea (1979) adlı eseri benzer bir &#8220;cosy catastrophe&#8221; ile başlar. Dünyanın geri kalanı, her tarafa ölümcül radyoaktif maddeler saçan bir nükleer savaş sonrası yok olmuştur; fakat hayatta kalmayı başaran bir grup insan, kahraman bir jet pilotunun yönlendirmesinde Antartika’ya yerleşip insanlığı yeniden kurar.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Petrol krizi sonrası</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">James Howard Kunstler,  World Made By Hand adlı romanında New York’un şehir dışı bölgesini mekân olarak seçer. Bir petrol kaynağı Amerikan ekonomisine ve halkına büyük zarar vererek düşüşe geçmiştir ve Amerikalılar günlük hayatlarını ucuz petrol olmadan sürdürebilmeyi öğrenmek zorunda kalırlar.</p>
<p style="text-align: justify;">David Graham da 1982’de Sidewall adlı kitabında benzer bir konuyu kullanmıştır. Romanda zira OPEC politik amaçlardan ötürü petrol üretimini durdurunca, dünya petrole alternatif aramak zorunda kalır. Hikaye nükleer enerji ile çalışan, yarı-süpersonik okyanus aşan bir aracın inşa edilmesini anlatır ve birçok terörist grup ve ulus dünyanın petrole bağımlı kalması için bu aracı ve girişimi durdurmaya çalışır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İyi&#8221;Kötü Film&#8221; için çeviren: Duygu KOCABAYLIOĞLU</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Apocalyptic_and_post-apocalyptic_fiction">Kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/apokaliptik-ve-post-apokaliptik-bilimkurgu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hands of Steel (1986)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/hands-of-steel-1986/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/hands-of-steel-1986/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 May 2010 20:10:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimkurgu Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Post Apokaliptik]]></category>
		<category><![CDATA[Andrea Coppola]]></category>
		<category><![CDATA[Arnold Schwarzenegger]]></category>
		<category><![CDATA[Claudio Cassinelli]]></category>
		<category><![CDATA[Daniel Greene]]></category>
		<category><![CDATA[Elisa Briganti]]></category>
		<category><![CDATA[George Eastman]]></category>
		<category><![CDATA[James Cameron]]></category>
		<category><![CDATA[Janet Agren]]></category>
		<category><![CDATA[Lewis E. Ciannelli]]></category>
		<category><![CDATA[Linda Hamilton]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Biehn]]></category>
		<category><![CDATA[Pat Monti]]></category>
		<category><![CDATA[Return of the Terminator]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Ben]]></category>
		<category><![CDATA[Sergio Martino]]></category>
		<category><![CDATA[Terminator]]></category>
		<category><![CDATA[Vendetta dal futuro]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2409</guid>
		<description><![CDATA[Vendetta dal Futuro, yönetmenliğini Sergio Martino’nun yaptığı, başrollerinde Daniel Greene, Luigi Montefiore, John Saxon ve Claudio Cassinelli’nin yer aldığı bilim kurgu türünde bir İtalyan trash.  Film insanlığın bir bakıma kaderini elinde tutan bir bilim adamını öldürmeye programlanmış bir cyborg’un hikayesi. Bu özet size büyük bir ihtimalle “Terminator” ü hatırlatmış olmalı, zira film bazı ülkelerde (Malezya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/hands-of-steel-poster.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2410" title="hands-of-steel-poster" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/hands-of-steel-poster.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>Vendetta dal Futuro, yönetmenliğini Sergio Martino’nun yaptığı, başrollerinde Daniel Greene, Luigi Montefiore, John Saxon ve Claudio Cassinelli’nin yer aldığı bilim kurgu türünde bir İtalyan trash.  Film insanlığın bir bakıma kaderini elinde tutan bir bilim adamını öldürmeye programlanmış bir cyborg’un hikayesi. Bu özet size büyük bir ihtimalle “Terminator” ü hatırlatmış olmalı, zira film bazı ülkelerde (Malezya bunlardan birisi) “Return of the Terminator” ismiyle vizyona girmiş.</p>
<p style="text-align: justify;">Film Terminator filminin yarattığı sansasyonu da arkasına alarak dönemin video piyasası  için piyasaya sürülmüş. İş bilir İtalyan istismar filmi yönetmenleri bunu da es geçmemiş ve Sergio Martino tarafından değerlendirilmiş. 60’lı yılların sonu ve 70’li yılların başlarında kariyerinin en iyi işlerine imza atan yönetmen bu filmde tamamıyla ticari kaygıları göz önünde bulundurmuş.</p>
<p style="text-align: justify;">Film Amerika’nın Arizona eyaletinde geçmekte. Uçsuz bucaksız çöl manzaraları,  şiddet sahneleri, anlamsızca gözümüzün içine sokulmaya çalışılan bilek güreşi sahneleriyle baştan sona sıkmadan ilerleyen meraklısı  için hazine değerinde bir fütüristik film. Helikopterli kovalama sahneleri içinse sanırım oldukça fazla para harcanmış. Bu sahnelerin birinde, filmin çekildiği sırada İtalyan oyuncu Claudio Casinelli helikopter kazasında hayatını kaybetmiş.<span id="more-2409"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Film Paco adındaki bir Cyborg’un bir bilim adamını öldürme girişimiyle açılıyor. Daha sonra polis ve FBI’ın da aralarında olduğu grubun arasından sıyrılan Paco kendini Arizona ıssız Arizona çölünün sıcağına bırakır. Burada izbe bir bara gelen Paco Linda ile tanışır. Barda adını İyi”Kötü Film”de sıklıkla duyduğunuz İtalyan İstismar Sinemasının en önemli isimlerinden George Eastman’ın canlandırdığı Raoul Morales ve bir grup kötü adamla karşılaşır. Bundan sonra Paco hem bu kötü adamlarla hem de kendisini bilim adamını öldürmeye programlayanlarla mücadeleye girişir.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmle ilgili son olarak bahsetmek istediğim şey ise başrol oyuncusu Daniel Greene. Bugüne kadar bir film için seçilmiş en antipatik kişi kendisidir sanırım. Kaslı vücudu, basık burnu ve ilginç saç modeliyle film boyunca arz-ı endam ederken ekran başında bana da büyük  ıstırap yaşattı.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/hands-of-steel-.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2411" title="hands-of-steel-" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/hands-of-steel-.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/PE9F18V/500x314" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/PE9F18V-Hands-of-Steel-1986-www-iyikotufilm-com"><img src="http://static.sevenload.net/img/sevenload.png" alt="Hands of Steel (1986) www.iyikotufilm.com" width="66" height="10" /></a></p>
<p><!-- INCLUDE javascript_bottom --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/hands-of-steel-1986/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2020 Texas Gladiators  (1982)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/2020-texas-gladiators-1982/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/2020-texas-gladiators-1982/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 18:37:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Post Apokaliptik]]></category>
		<category><![CDATA[2020 Freedom Fighters]]></category>
		<category><![CDATA[2020 Texas Gladiators]]></category>
		<category><![CDATA[Al Cliver]]></category>
		<category><![CDATA[Aldo Florio]]></category>
		<category><![CDATA[Anno 2020 - I gladiatori del futuro]]></category>
		<category><![CDATA[Daniel Stephen]]></category>
		<category><![CDATA[George Eastman]]></category>
		<category><![CDATA[Geretta Geretta]]></category>
		<category><![CDATA[Hal Yamanouchi]]></category>
		<category><![CDATA[Harrison Muller Jr.]]></category>
		<category><![CDATA[Isabella Rocchietta]]></category>
		<category><![CDATA[Joe D'Amato]]></category>
		<category><![CDATA[One Eye Force]]></category>
		<category><![CDATA[Palermo Video Filmcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Peter Hooten]]></category>
		<category><![CDATA[Post Apocalyptic]]></category>
		<category><![CDATA[Sabrina Siani]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2322</guid>
		<description><![CDATA[İtalyan B filmlerinin unutulmaz yönetmeni Joe D&#8217;Amato&#8217;nun yönetmenliğini yaptığı, yine İtalyan istismar sinemasının tanıdık yüzlerinden ve Joe D&#8217;Amato&#8217;nun ekürisi George Eastman&#8217;ın senaryosunda katkıda bulunduğu 1982 yapımı post-apokaliptik bir film Anno 2020 &#8211; I gladiatori del futuro. Yıl: 2020.. Yer: Teksas.. Nükleer bir savaşın ardından dünya yerle bir olmuştur ve bir kaos hüküm sürmektedir. Bu kaos [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/03/2020-texas-gladiators.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2323" title="2020-texas-gladiators" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/03/2020-texas-gladiators.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>İtalyan B filmlerinin unutulmaz yönetmeni Joe D&#8217;Amato&#8217;nun yönetmenliğini yaptığı, yine İtalyan istismar sinemasının tanıdık yüzlerinden ve Joe D&#8217;Amato&#8217;nun ekürisi George Eastman&#8217;ın senaryosunda katkıda bulunduğu 1982 yapımı post-apokaliptik bir film Anno 2020 &#8211; I gladiatori del futuro.</p>
<p style="text-align: justify;">Yıl: 2020..</p>
<p style="text-align: justify;">Yer: Teksas..</p>
<p style="text-align: justify;">Nükleer bir savaşın ardından dünya yerle bir olmuştur ve bir kaos hüküm sürmektedir. Bu kaos ortamında ise insanlar birbirleriyle amaçsızca çatışmakta, birbirlerine zarar vermektedirler.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin açılış sahnesi, bir kilisedeki katliam ile başlıyor. Saldırıya uğrayan bir rahip haça çivilenmişken, bir tarafta da rahibelere tecavüz edilmektedir. Bu olaylar olurken içeriye 5 Teksas Gladyatörü girer. Rahip ve rahibeler dışındaki herkesi öldürürler. Görünüşe göre Gladyatörlerin kendilerine göre katı ahlak kuralları ve uygulamaya çalıştıkları bir adalet sistemleri vardır. Nisus (Al Cliver), Catch Dog (Daniel Stephen), Jab (Harrison Muller), Red Wolfe (HalYamanouchi) ve Halakron (Peter Hooten) filmimizin baş karakterleri. Nisus ise grubun lideri konumundadır.Catch Dog, nükleer savaştan kurtulmuş Maida ( Sabrina Siani) isimli güzel bir genç kızı bulur ve tam kıza tecavüz edecekken diğer arkadaşları tarafından bulunur. Nisus ve Catch Dog arasındaki bıçaklı dövüşten sonra, Catch Dog grup tarafından cezalandırılır ve gruptan ayrılır. Gruptan ayrılmasıyla birlikte bir motosiklet çetesine katılır. Bu sırada Maida ve Nisus da evlenmişlerdir.  <span id="more-2322"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Joe D&#8217;Amato&#8217;nun filmlerinden aşina olduğumuz oyuncu George Eastman bu filmde senarist olarak karşımızda. 60ların sonu, 70lerin başında spaghetti westernlerde oyuncu olarak gördüğümüz Eastman, 80lerin başında İtalyan B sinemasının unutulmaz oyuncuları arasına girdi. Özellikle kötü rollerde karşımıza çıkan Eastman&#8217;ın en popüler filmi de yine D&#8217;Amato&#8217;nun yönetmenliğini yaptığı 1980 yapımı Anthropophagous&#8217;tur. Daha sonra oyunculuk kariyerine senaristlik ve birkaç yönetmenlik deneyimini de ekleyen Eastman&#8217;ı bir Türk -İtalyan ortak yapımı filmde Öztürk Serengil ile birlikte görmek mümkün.</p>
<p style="text-align: justify;">1979 yapımı Mad Max filminin gördüğü ilgiden sonra, post apokaliptik dediğimiz istismar sinemasının alt türü 80lerde altın çağını yaşadı. Özellikle İtalyan post apokaliptikleri ve Filipinli yönetmen Cirio H. Santiago&#8217;nun yaptığı filmler bu dönemde büyük ilgi gördü. 2020 Texas Gladiators de, 1981 yapımı Mad Max&#8217;in devam filmi olan Mad Max 2: The Road Warrior&#8217;ın bir rip-off&#8217;udur.</p>
<p style="text-align: justify;">Terk edilmiş çorak toprakların bu yılmaz savaşçıları, 80lerde sahip oldukları ihtişamlı günlere geri dönmeyi ve günümüz seyircisinin ilgisini bekliyor. Şüphesiz bu ilgiyi de hak ediyorlar…</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/03/2020turkish.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2324" title="2020turkish" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/03/2020turkish.jpg" alt="" width="630" height="444" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/03/2020-texas-gladiators-.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2325" title="2020-texas-gladiators-" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/03/2020-texas-gladiators-.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/zcm0XmW/500x408/0" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/zcm0XmW-2020-Texas-Gladiators-1982-www-iyikotufilm-com"><img src="http://static.sevenload.net/img/sevenload.png" alt="2020 Texas Gladiators (1982) www.iyikotufilm.com" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/2020-texas-gladiators-1982/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stryker (1983)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/stryker-1983/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/stryker-1983/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2009 22:29:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Post Apokaliptik]]></category>
		<category><![CDATA[1990: I guerrieri del Bronx]]></category>
		<category><![CDATA[Andrea Savio]]></category>
		<category><![CDATA[Cirio H. Santiago]]></category>
		<category><![CDATA[Enzo G. Castellari]]></category>
		<category><![CDATA[Mike Lane]]></category>
		<category><![CDATA[Post Apocalyptic]]></category>
		<category><![CDATA[Sergio Martino]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Sandor]]></category>
		<category><![CDATA[Trash]]></category>
		<category><![CDATA[Trash Cinema]]></category>
		<category><![CDATA[Trash Film]]></category>
		<category><![CDATA[William Ostrander]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=688</guid>
		<description><![CDATA[Filipinli yönetmen Cirio H. Santiago’nun yönettiği 1983 yapımı kıyamet sonrası, bilim-kurgu macera filmi. Santiago 80ler boyunca bu türde birçok film yapmış, 80ler sonu ve 90lar başında ise savaş ve dövüş filmlerine ağırlık vermiştir. Stryker (1983) filminin benim için özel olan kılan ise 80ler Video furyası döneminde izlediğim ve unutamadığım filmlerden biri olması. Film, Mad Max’in [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-689" title="stryker" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/04/stryker-215x300.jpg" alt="stryker" width="215" height="300" />Filipinli yönetmen Cirio H. Santiago’nun yönettiği 1983 yapımı kıyamet sonrası, bilim-kurgu macera filmi. Santiago 80ler boyunca bu türde birçok film yapmış, 80ler sonu ve 90lar başında ise savaş ve dövüş filmlerine ağırlık vermiştir.</p>
<p>Stryker (1983) filminin benim için özel olan kılan ise 80ler Video furyası döneminde izlediğim ve unutamadığım filmlerden biri olması. Film, Mad Max’in kötü bir taklidi olarak lanse edilse de konu olarak yine aynı dönemde (1983) Giuliano Carnimeo’nun Exterminator’s of the Year 3000 filminin kopyası. İki filminde yapım yılı 1983 olmasına karşın dönemin İtalyan film endüstrisini göz önüne aldığımızda Carnimeo’nun filminden esinlendiğini söylemem sanırım yanlış olmaz.</p>
<p>Konu, nükleer felaket sonrası insanlığın yaşadığı dram üzerine kurulmuş. Nükleer felaket sonrası insanlık için en önemli ihtiyaç su olmuştur Motosiklet çeteleri, deri kıyafetler giymiş barbarlar, ilginç arabalar bu janr’a ait olmazsa olmazlar filmde de fazlasıyla mevcut.  <span id="more-688"></span><br />
“Stryler” hızlı ve hiç düşmeyen temposu izlenebilir olmasındaki en büyük etkenlerden biri. Hızlı araba takip sahneleri, apokaliptik güzeller ve idol bir kahramana sahip. Filmdeki başrol oyuncusu Steve Sandor arabalı takip sahnelerinde bana Death Proof filmindeki Kurt Russell’ı anımsattı.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-692" title="stryker2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/04/stryker2.jpg" alt="stryker2" width="574" height="224" /></p>
<p><script type="text/javascript" src="http://tr.sevenload.com/pl/YlBy224/500x408/0"></script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/stryker-1983/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
