<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İyi &#039;Kötü Film&#039; &#187; Manşet</title>
	<atom:link href="http://iyikotufilm.com/kategori/manset/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://iyikotufilm.com</link>
	<description>&#34;kötü&#34; filmlerin nasıl seyredilmesi gerektiğini öğrenin, onlar genelde çok &#34;iyi&#34; dir.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 15:11:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
		<item>
		<title>The Sexplorer aka The Girl From Starship Venus  (1975)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/the-sexplorer-aka-the-girl-from-starship-venus-1975/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/the-sexplorer-aka-the-girl-from-starship-venus-1975/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 20:40:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilimkurgu Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sexploitation]]></category>
		<category><![CDATA[Andrew Grant]]></category>
		<category><![CDATA[British Comedy]]></category>
		<category><![CDATA[British Sexploitation Film]]></category>
		<category><![CDATA[Derek Ford]]></category>
		<category><![CDATA[Drive-in Cinema]]></category>
		<category><![CDATA[Health and Efficiency]]></category>
		<category><![CDATA[Jack!]]></category>
		<category><![CDATA[Keep It Up]]></category>
		<category><![CDATA[Mark Jones]]></category>
		<category><![CDATA[Monika Ringwald]]></category>
		<category><![CDATA[Quentin Tarantino]]></category>
		<category><![CDATA[Roy Scammell]]></category>
		<category><![CDATA[Softcore Erotic]]></category>
		<category><![CDATA[Stanley Long]]></category>
		<category><![CDATA[Tanya Ferova]]></category>
		<category><![CDATA[The Benny Hill Show]]></category>
		<category><![CDATA[The Girl From Starship Venus]]></category>
		<category><![CDATA[The Sexplorer]]></category>
		<category><![CDATA[The Wife Swappers]]></category>
		<category><![CDATA[What’s Up Nurse]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=1755</guid>
		<description><![CDATA[The Sexplorer yönetmenliğini Derek Ford’un yaptığı İngiliz yapımı bir film. Filmle ilgili internette yaptığım araştırmalarda en çok dikkatimi çeken şey ise filmin Tarantino’nun favori Sexploitation filmleri arasında yer alması. The Sexplorer ya da bilinen diğer adıyla The Girl From Starship Venus tipik bir İngiliz filmi. Film bir İngiliz filmi olmasına rağmen çekildiği dönemde İngiltere’de çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/10/the-sexplorer-poster.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1756" title="the-sexplorer-poster" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/10/the-sexplorer-poster.jpg" alt="the-sexplorer-poster" width="254" height="335" /></a>The Sexplorer yönetmenliğini Derek Ford’un yaptığı İngiliz yapımı bir film. Filmle ilgili internette yaptığım araştırmalarda en çok dikkatimi çeken şey ise filmin Tarantino’nun favori Sexploitation filmleri arasında yer alması.</p>
<p style="text-align: justify;">The Sexplorer ya da bilinen diğer adıyla The Girl From Starship Venus tipik bir İngiliz filmi. Film bir İngiliz filmi olmasına rağmen çekildiği dönemde İngiltere’de çok fazla ilgi görmemiş, fakat Amerika’da özellikle Drive-In sinemalarda ilgiyle karşılanmış. Film softcore erotik sahneler ve tipik İngiliz komedilerinden aşina olduğumuz diyalogları içeriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmimiz bir dış ses eşliğinde uzay görüntüleriyle açılıyor. Purple gezegeninden bir araştırma ekibi Dünyamıza araştırma için gelmektedir. Fakat geldikleri uzay aracı alışılmışın dışında, bir UFO değil metal bilye şeklinde bir cisimdir. Bilye yeryüzüne, Londra’nın arka caddelerinde bir su birikintisine iniş yapar. Su ile temas ettikten sonra birden karşımızda Explorer (dönemin Alman erotik modellerinden Monika Ringwald)’ı görürüz. Explorer aniden soluğu bir masaj salonunda alır. Olan bitene yabancı olan Explorer meraklı gözlerle etrafını süzmektedir. Masaj salonu, seks shop, seks filmi gösterimi yapan bir sinema salonunda yaşadığı küçük birkaç maceradan sonra bir çamaşırhanede iyi kalpli Lecher (Mark Jones) ile tanışır. Lecher gidecek yeri olmayan bu tuhaf kadını evine kabul eder. Fakat Explorer geldiği bu yenidünyayı tanımak istemektedir ve onun bu saf halinden faydalanmak isteyen etrafta birçok erkek vardır…<span id="more-1755"></span></p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/10/the-sexplorer.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1758" title="the-sexplorer" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/10/the-sexplorer.jpg" alt="the-sexplorer" width="660" height="666" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Filmde Explorer’ı yönlendiren erkek dış ses vardır ve telepatik bir şekilde konuşmaktadırlar. Explorer’a ne yapması gerektiğini söylemekte ve onu yönlendirmektedir. Aralarında oldukça komik diyaloglar da geçmekle birlikte filmin sonunda Explorer’ın artık bu sesi dinlemeyişi ve kendini Lecher’ın kollarına bıraktığı sahne ise filmin en feminist sahnesi olarak karşımıza çıkmakta. Explorer burada artık kendine yön veren bir erkeği değil, kendi duygularının sesini dinleyecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmde Explorer rolünü canlandıran Monika Ringwald Alman bir model ve bu rol kendisinin ilk ve tek başrolü. Health and Efficiency dergisinin modeli olmasının yanı sıra The Benny Hill Show’da da yer almış.  Her ne kadar The Sexplorer’da başrolü oynasa da bu da onu bir star yapmaya yetmemiş ve 1978’de evlenerek kariyerine son noktayı koymuş.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin yönetmeni Derek Ford ise 70lerde çevirdiği düşük bütçeli seksploitation filmleriyle (The Wife Swappers, Keep It Up, Jack!, What’s Up Nurse) tanınıyor. İngiliz yönetmen kariyerine ilk olarak erkek kardeşi Donald Ford ile televizyon ve radyolar için yazdığı senaryolar ile başlamış. Yönetmenliğe geçişi ise 60ların sonunda yapımcı Stanley Long ile çalışmaya başlamasıyla olmuş. Yönetmenliği 80lerde bırakan Ford, bu tarihten sonra iki kitap yazmış.</p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/IixjkBz/500x408/0" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/IixjkBz-The-Sexplorer-1975-http-iyikotufilm-com"><img src="http://static.sevenload.com/img/sevenload.png" alt="The Sexplorer (1975) http://iyikotufilm.com/" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/the-sexplorer-aka-the-girl-from-starship-venus-1975/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Supervixens (1975)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/supervixens-1975/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/supervixens-1975/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 14:02:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Thriller]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alejandro Jodorowsky]]></category>
		<category><![CDATA[Beyond The Valley Of The Dolls]]></category>
		<category><![CDATA[Charles Napier]]></category>
		<category><![CDATA[Chesty Anderson]]></category>
		<category><![CDATA[Christy Hartburg]]></category>
		<category><![CDATA[Colleen Brennan]]></category>
		<category><![CDATA[Deborah McGuire]]></category>
		<category><![CDATA[Russ Meyer]]></category>
		<category><![CDATA[Shari Eubank]]></category>
		<category><![CDATA[Supervixens]]></category>
		<category><![CDATA[Timothy Carey]]></category>
		<category><![CDATA[Uschi Digard]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=1728</guid>
		<description><![CDATA[Supervixens yönetmenliğini Russ Meyer’in yaptığı 1975 yapımı cinselliği hicivle harmanlayan bir film. Oyuncu kadrosunda Meyer’in filmlerinde sıkça yer alan Charles Napier, Uschi Digard ve Haji yer alıyor. Ayrıca filmde kariyerinde bu film dahil sadece iki film olan ve Supervixens’de iki rol ile karşımıza çıkan Shari Eubank ve kariyerinin tek rolünü oynayan Christy Hartburg var. Russ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/09/supervixens-poster.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1729" title="supervixens-poster" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/09/supervixens-poster.jpg" alt="supervixens-poster" width="254" height="335" /></a>Supervixens yönetmenliğini Russ Meyer’in yaptığı 1975 yapımı cinselliği hicivle harmanlayan bir film. Oyuncu kadrosunda Meyer’in filmlerinde sıkça yer alan Charles Napier, Uschi Digard ve Haji yer alıyor. Ayrıca filmde kariyerinde bu film dahil sadece iki film olan ve Supervixens’de iki rol ile karşımıza çıkan Shari Eubank ve kariyerinin tek rolünü oynayan Christy Hartburg var.</p>
<p style="text-align: justify;">Russ Meyer, David Lynch ya da Alejandro Jodorowsky gibi filmlerinde kendi ütopik dünyasını yaratan ve bu dünyaya sizi davet eden bir yönetmen. Her ne kadar bu dünyada yaşamak istemesem de, bu dünyayı ziyaret etmek büyük keyif veriyor. Tabii bu durum herkes için geçerli olmayabilir, çünkü Meyer filmlerini ya seversiniz ya da sevmezsiniz. Çoğu izleyici için Pussycat ya da Beyond The Valley Of The Dolls Meyer’in en başarılı filmleri olarak gösterilse de Supervixens de aynı derecede övgüyü hak eden bir film.</p>
<p style="text-align: justify;">Clint (Charles Pitts) bir benzin istasyonunda çalışmaktadır. Müşterisi Super Lorna (Christy Hartburg) tarafından ayartılmak istenir, kız arkadaşı Super Angel (Shari Eubank) bu olayı duyar ve kıskançlıkla kavgaya girişir. Polis memuru Harry (Charles Napier) bu olaya şahit olur. Bu arada Super Angel’a abayı yakan polis memuru Harry, Super Angel’ı öldürür. Fakat cinayet Clint’in üzerine kalır ve yaşadığı yerden kaçar. Bu kaçış sırasında Clint birçok maceraya karışır ve bu maceraların içinde tabii ki Meyer’in olmazsa olmazları iri göğüslü kızlar da vardır. Fakat bu kaçış bir benzin istasyonunda karşısına çıkan Super Vixen (Shari Eubank) ile son bulur. Super Vixen, Super Angel’ın tekrar ete kemiğe bürünmüş halidir. Sonunda tekrar yakalanan bu mutluluk da uzun sürmez, çünkü Harry tekrar ortaya çıkar.<span id="more-1728"></span></p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/09/supervixens.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1731" title="supervixens" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/09/supervixens.jpg" alt="supervixens" width="660" height="666" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Meyer Supervixens’de seyirciyi erotik imaj bombardımanına tutuyor. Fakat çoğu filminde yaptığı gibi erotizm ile porno arasındaki o ince çizgide dolaşıp, pornoya yönelmiyor. Ayrıca bütün bunları bir çizgi romanın hayata geçmiş hali olarak içine mizahı, şiddeti ve seksi katarak harmanlıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmde polis memuru Harry rolündeki Charles Napier oldukça başarılı. Canlandırdığı psikopat, iktidarsız, kadın katili polis rolünde belki de kariyerinin en iyi işini çıkarmış. Ayrıca filmde canlandırdığı iki ayrı rol ile (Super Angel/Super Vixen) Shari Eubank da rolünün hakkını veren bir diğer isim. Fakat Shari ekrandaki karizmasına rağmen sadece iki film çevirmiş. Supervixens’den sonra Timothy Carey ile Chesty Anderson, USN de oynadı ve trash sinemaseverlerin gönlünde taht kurmayı başardı.</p>
<p style="text-align: justify;">Supervixens mizahın, şiddetin, dolgun hatlı kızların, seksin bir sürreal karışımı olarak başka hiçbir filme benzememekte. Tabii ki Russ Meyer’in diğer filmleri hariç.</p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/b4ejbke/500x408/0" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/b4ejbke-Supervixens-1975"><img src="http://static.sevenload.com/img/sevenload.png" alt="Supervixens (1975)" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/supervixens-1975/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Brainiac / El barón del terror (1962)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/the-brainiac-el-baron-del-terror-1962/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/the-brainiac-el-baron-del-terror-1962/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 18:13:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilimkurgu Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Abel Salazar]]></category>
		<category><![CDATA[Cenematografica ABSA]]></category>
		<category><![CDATA[Chano Urueta]]></category>
		<category><![CDATA[El barón del terror]]></category>
		<category><![CDATA[Gothic Horror]]></category>
		<category><![CDATA[Gotik Korku]]></category>
		<category><![CDATA[La Maldicion De La Llorona]]></category>
		<category><![CDATA[La maschera del demonio]]></category>
		<category><![CDATA[Meksika sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Mexican Horror Movies]]></category>
		<category><![CDATA[Misterios De Ultratumba]]></category>
		<category><![CDATA[The Brainiac]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=1716</guid>
		<description><![CDATA[El barón del terror ya da bilinen diğer adıyla The Brainiac oldukça ilginç bir Meksika yapımı korku filmi. Chano Urueta’nın 1962 yapımı bu filmi, her ne kadar Misterios De Ultratumba (1959) ya da La Maldicion De La Llorona (1963) gibi geleneksel Meksika korku filmlerinin özelliklerini pek fazla barındırmasa da izlemesi keyifli, birçok açıdan eşsiz, orijinal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/09/el-baron-del-terror-poster.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1717" title="el-baron-del-terror-poster" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/09/el-baron-del-terror-poster.jpg" alt="el-baron-del-terror-poster" width="254" height="335" /></a>El barón del terror ya da bilinen diğer adıyla The Brainiac oldukça ilginç bir Meksika yapımı korku filmi. Chano Urueta’nın 1962 yapımı bu filmi, her ne kadar Misterios De Ultratumba (1959) ya da La Maldicion De La Llorona (1963) gibi geleneksel Meksika korku filmlerinin özelliklerini pek fazla barındırmasa da izlemesi keyifli, birçok açıdan eşsiz, orijinal bir film.</p>
<p style="text-align: justify;">Film 1661 yılında Meksika’da geçmekte. Baron Vitelius D’Estera (Abel Salazar) Meksika Engizisyon Mahkemesi tarafından büyücülük yaptığı gerekçesiyle ceza alır ve canlı olarak yakılır. Cezası gerçekleşmeden önce Baron, bir kuyrukluyıldız görür ve o an kendisine yapılanların intikamını alacağına yemin eder. 300 yıl sonra, aynı kuyrukluyıldız tekrar geçer ve bu sefer Baron’u beyin yiyen, korkunç bir canavar olarak intikam alması için geri getirir.</p>
<p style="text-align: justify;">El barón del terror’ü orijinal kılan en önemli özellik, başka bir korku filminde örneğine rastlamanın güç olduğu ilginç canavar karakteri. Bunu yanı sıra filmde Baron’un inanılmaz bir cinsel çekiciliği vardır. Kurbanı olan kadınların hepsinde bir cinsel istek uyardıktan sonra çatallı diliyle kurbanlarını öldürür. Erkek kurbanlarını ise hipnotize ederek etkisiz hale getirir. Hipnotize ederken Baron’nun gözlerinde çakan şimşek görülmeye değer. Karşısında birinin Baron’un yüzüne fener tuttuğu açıkça belli oluyor.<span id="more-1716"></span></p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/09/The-brainiac.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1719" title="The-brainiac" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/09/The-brainiac.jpg" alt="The-brainiac" width="660" height="666" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Asil ve centilmen bir karakter tipi çizen Baron’u Vampir filmlerindeki Dracula karakterine benzetmek mümkün. Yine yukarıda da bahsettiğim gibi dönemin birçok Vampir filminde rastlayacağımız bastırılmış cinsellik bu filmde de etkisini hissettiriyor.  Baron’u canlandıran Abel Salazar hakkında birkaç şey söylememekte sanırım haksızlık olur. Abel Salazar dönemin korku filmlerinde boy gösteren bir karakter ve El Baron del Terror filminde de oldukça iyi bir oyunculuk çıkarmış. Bazı sahnelerdeki yüzündeki o hissiz, soğuk bakış ve karizmasıyla rolünün hakkını fazlasıyla verdiğini söylemek gerek. Bir aktör için performansına ilave olarak sesini de kullanması önemli bir avantajdır. Fakat Salazar Meksika dışında gösterilen çoğu filminde dublajlı olarak seyirci karşısına çıkmıştır; yinede seyirciyi bakışları ve mimikleriyle etkilemeyi başarmıştır. Filmle ilgili küçük bir ayrıntı da filmin yapım şirketi olan Cenematografica ABSA dönemin popüler korku film şirketidir ve sahibi de Abel Salazar dır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca filmde 17.yy görüntülerini yansıtan Gotik atmosfer çok başarılı. Aynı zamanda film Mario Bava’nın başyapıtlarından La Maschera Del Demonio’dan (1960) da esinlenmeler içeriyor. Yönetmen Chano Urueta Gotik Korku ile bilim-kurguyu çok iyi harmanlayıp iyi bir iş çıkarmış.</p>
<p style="text-align: justify;">El barón del terror her ne kadar yapılmış en iyi Meksika korku filmi olmasa da izleyiciye keyif veren, kült korku filmleri severlerin izlemesi gereken bir film.</p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/AsnvxZb/500x366/0" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/AsnvxZb-The-Brainiac-1962-http-iyikotufilm-com"><img src="http://static.sevenload.com/img/sevenload.png" alt="The Brainiac (1962 http://iyikotufilm.com/" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/the-brainiac-el-baron-del-terror-1962/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>C&#8217;era una volta il West (1968)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/cera-una-volta-il-west-1968/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/cera-una-volta-il-west-1968/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2009 18:03:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Western]]></category>
		<category><![CDATA[Bernardo Bertolucci]]></category>
		<category><![CDATA[C'era una volta il West]]></category>
		<category><![CDATA[Charles Bronson]]></category>
		<category><![CDATA[Charlton Heston]]></category>
		<category><![CDATA[Claudia Cardinale]]></category>
		<category><![CDATA[C’era una volta il West]]></category>
		<category><![CDATA[Dario Argento]]></category>
		<category><![CDATA[Ennio Morricone]]></category>
		<category><![CDATA[Henry Fonda]]></category>
		<category><![CDATA[Jason Robards]]></category>
		<category><![CDATA[Kirk Douglas]]></category>
		<category><![CDATA[Once Upon a Time in the West]]></category>
		<category><![CDATA[Rock Hudson]]></category>
		<category><![CDATA[Sergio Donati]]></category>
		<category><![CDATA[Sergio Leone]]></category>
		<category><![CDATA[Spaghetti Western]]></category>
		<category><![CDATA[The Bad and The Ugly]]></category>
		<category><![CDATA[The Good]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=1615</guid>
		<description><![CDATA[C’era una volta il West ya da bilinen diğer adıyla Once Upon a Time in the West yönetmenliğini Sergio Leone’nin yaptığı bir epik spaghetti western. Filmin oyuncu kadrosunda Frank rolüyle Henry Fonda, Frank’in güçlü düşmanı Harmonica rolünde Charles Bronson,  haydut Cheyenne’yi canlandıran Jason Robards ve Jill rolüyle Claudia Cardinale yer alıyor. Filmin senaryosu Leone ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/09/Cera-una-volta-il-West-1968.jpg"><img class="size-full wp-image-1616 alignleft" title="C'era-una-volta-il-West-(1968)" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/09/Cera-una-volta-il-West-1968.jpg" alt="C'era-una-volta-il-West-(1968)" width="254" height="335" /></a>C’era una volta il West ya da bilinen diğer adıyla Once Upon a Time in the West yönetmenliğini <a href="http://iyikotufilm.com/sergio-leone/">Sergio Leone</a>’nin yaptığı bir epik <a href="http://iyikotufilm.com/spaghetti-western/">spaghetti western</a>. Filmin oyuncu kadrosunda Frank rolüyle Henry Fonda, Frank’in güçlü düşmanı Harmonica rolünde Charles Bronson,  haydut Cheyenne’yi canlandıran Jason Robards ve Jill rolüyle Claudia Cardinale yer alıyor. Filmin senaryosu Leone ve Sergio Donati’ye ait. Filmin hikayesi ise Leone, Bernardo Bertolucci ve Dario Argento’nun eseri.</p>
<p style="text-align: justify;">Sergio Leone The Good, The Bad and The Ugly filminden sonra Western filmi yapmamaya karar verir. Çünkü söylemek ve anlatmak istediği bütün her şeyi anlattığı düşüncesindedir. Fakat Hollywood Stüdyoları kendisine sürekli Western filmleri yapması konusunda tekliflerde bulunur. Bu tekliflerden birisi United Artists tarafından yapılan ve oyuncu kadrosunda Charlton Heston, Kirk Douglas ve Rock Hudson’ın oynayacağı bir filmdir. Fakat bu teklifi Leone reddeder. Daha sonra Paramount kendisine oldukça büyük bir bütçeye sahip ve Henry Fonda’nın başrolünde olacağı bir film teklifinde bulunur. Leone bir daha Western yapmama inadından kendisinin favori oyuncusu olan ve hep film çekmek istediği Henry Fonda sayesinde vazgeçer ve ortaya Once Upon a Time in The West çıkar.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin konusu kısaca şöyle, Frank (Henry Fonda) kanun dışı işler yapan bir adamdır. Adamlarıyla birlikte yaşadığı yerdeki demiryolu projesiyle ilgili bir takım kirli işlerin içindedir ve bu sebeple birçok cinayet işlemiştir. Öldürdüklerinin içinden Brett McBain’in eşi Jill (Claudia Cardinale) eşinin intikamını almaya karar verir ve Frank’in düşmanları Harmonica (Charles Bronson) ve Cheyenne (Jason Robards) ile birlikte Frank’e karşı gelmeye başlarlar.<span id="more-1615"></span></p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/09/Once-Upon-a-Time-in-the-Wes.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1619" title="Once-Upon-a-Time-in-the-Wes" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/09/Once-Upon-a-Time-in-the-Wes.jpg" alt="Once-Upon-a-Time-in-the-Wes" width="660" height="666" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Oyuncu kadrosunun zenginliği ve performanslarındaki başarı övgüyü hak ediyor. Henry Fonda Frank rolüyle harika bir iş çıkarmış. Zaten kendisi de bir röportajında Once Upon a Time in The West’in favori filmi, Frank’in ise en başarılı bulduğu rolü olduğunu belirtmiş. Canlandırdığı rol kuşkusuz sinema tarihindeki en iyi “kötü adam” performanslarından birisi. Bronson, Cardinale ve Robards da çok iyi oyunculuk sergilemiş filmde.</p>
<p style="text-align: justify;">Film hiç şüphe yok ki Sergio Leone’nin başyapıtı ve Western filmleri içinde belki de en iyisi. Çekimler, oyuncu kadrosu, senaryo ve filme diyaloglar kadar büyük etkisi olan Ennio Morricone’nin harika müzikleriyle izlemesi oldukça keyifli bir film.  Sergio Leone bu filminde de çoğunlukla beraber çalıştığı besteci Ennio Morricone’nin müziklerine yer vermiş. Morricone, yönetmen Leone’nin yönlendirmeleriyle filmin müziklerini henüz çekimler başlamadan tamamlamış. The Good, The Bad and The Ugly’de olduğu gibi bu unutulmaz müzik filmin ihtişamına çok büyük katkıda bulunmuş. Karakterlerin ruhunu çok iyi yansıtan müzikler ortaya çıkmış. Müziklerin filmin çekimlerine başlanmadan bitmiş olması, Leone’nin hep yapmak istediği filmin çekimleri boyunca, oyunculara backgroundda filmin müziklerinin eşlik etmesi isteğini gerçekleştirmiş.</p>
<p style="text-align: justify;">Once Upon a Time in The West oyunculuk, senaryo, yönetmenlik, sinematografi, müzikler ve sahip olduğu bütün her şey ile çok başarılı bir film. Her sahnesiyle izleyici üzerinde büyük etki bırakan izlemeye değer bir film.</p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/kRuIB3R/500x408/0" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/kRuIB3R-Cera-una-volta-il-West-1968-www-iyikotufilm-com"><img src="http://static.sevenload.com/img/sevenload.png" alt="C'era una volta il West (1968) www.iyikotufilm.com" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/cera-una-volta-il-west-1968/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mahakaal (1993)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/mahakaal-1993/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/mahakaal-1993/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2009 06:38:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Asya Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Korku Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[A nightmare on elm street]]></category>
		<category><![CDATA[bollywood]]></category>
		<category><![CDATA[Freddy Krugger]]></category>
		<category><![CDATA[Hint Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Mahakaal]]></category>
		<category><![CDATA[Mondo Macabro]]></category>
		<category><![CDATA[Pete Tombs]]></category>
		<category><![CDATA[Shyam Ramsay]]></category>
		<category><![CDATA[Tulsi Ramsay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=1461</guid>
		<description><![CDATA[Hint Sineması (Bollywood) Hollywood&#8217;dan sonra en üretken ülke sinemasıdır. Bombay şehri Hint Sinema endüstrisinin merkezi olduğu için Bollywood ismini buradan almıştır. Film endüstrisinin bu kadar gelişmiş olmasının sebeplerinden biri Hinduların tam bir sinema tutkunu olmasıdır. Tam olarak rakamları emin olmamakla birlikte yılda ortalama 500&#8242;ün üzerinde film yapılıyor. Filmlerin gişede ulaştığı izleyici sayısı da oldukça yüksek; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/07/MAHAKAAL.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1462" title="MAHAKAAL" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/07/MAHAKAAL.jpg" alt="MAHAKAAL" width="226" height="320" /></a>Hint Sineması (Bollywood) Hollywood&#8217;dan sonra en üretken ülke sinemasıdır. Bombay şehri Hint Sinema endüstrisinin merkezi olduğu için Bollywood ismini buradan almıştır. Film endüstrisinin bu kadar gelişmiş olmasının sebeplerinden biri Hinduların tam bir sinema tutkunu olmasıdır. Tam olarak rakamları emin olmamakla birlikte yılda ortalama 500&#8242;ün üzerinde film yapılıyor. Filmlerin gişede ulaştığı izleyici sayısı da oldukça yüksek; yılda 10 milyonun üzerinde olduğu söyleniyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Hint filmlerinin ortak özellikleri, içinde mutlaka şarkılı, danslı sahnelere yer vermesidir. Video dönemide 80&#8242;lerin sonu ve 90&#8242;ların başında izlediğim filmlerde gözlemlediğim bir diğer özellikse filmlerde cinselliğe yok denecek kadar az yer verilmesidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Her ne kadar Bollywood&#8217;da ağırlıklı olarak dram ve aşk en çok işlenen konular olsa da, Pete Tombs&#8217;un Fantastik Filmler Uzakdoğu&#8217;dan Güney Amerika&#8217;ya adlı kitabında bahsettiği gibi Hint Sineması çok fazla olmasa da fantastik filmlere de imza atmıştır. Kitapta bahsedilmemiş ve Mondo Macabro DVD tarafından geçtiğimiz Mayıs ayında Amerika&#8217;da DVD olarak piyasaya sürülen Mahakaal (1993) kısa zamanda meraklıları tarafından ilgiyle karşılandı.<span id="more-1461"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Film yönetmen koltuğunda Shyam Ramsay ve Tulsi Ramsay kardeşler var. Film A Nightmare on Elm Street (1984) filminin bir ripoff&#8217;u. Bazı sahneler birebir aynı. Fakat filmin bir korku filmi olduğunu bazı sahneler unutturuyor. Komedi kıvamlı dövüş ve şarkılı danslı sahneler tipik Hint filmi havasını yansıtıyor. Fakat bu komedi ve şarkılı danslı sahneler o kadar uzun tutulmuş ki izleyici filmi seyrederken ister istemez filmden kopuyor. Bu sahnelerin oldukça fazla olması filmin süresininde iki saati bulmasına yol açıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Film Anita isimli üniversiteli bir genç kızın rüyasıyla açılıyor. Boş köhne bir evde ilerleyen genç kız çok geçmeden karşısında Mahakaal&#8217;ı görür. Kısa bir boğuşmadan sonra uyanan genç kız kolundaki sızıyla irkilir. Gen kızın kolu yaralanmıştır. Daha sonra filmde genç kızın rüyalarına giren Mahakaal gerçek hayatta da genç kızımızı rahat bırakmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahakaal, Freddy Krugger&#8217;la eldiveni ve yüzündeki yanıklar dışında çok fazla benzerlik göstermiyor. Freddy Krugger&#8217;ın aksine Mahakaal uzun siya deri bir pardesü ve siyah ağırlıklı kıyafetlerle karşımıza çıkıyor. Oyunculuk diğer Hint dram filmlerine göre oldukça kötü.</p>
<p style="text-align: justify;">Güzel bir pazar gününde arkadaşlarınızla birlikte pizza söyleyip gülüp hoşça vakit geçirebileceğiniz ve sizlere farklı bir deneyim yaşatacak iyi&#8221;kötü&#8221; bir film Mahakaal.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/07/mahakaal-poster.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1465" title="mahakaal-poster" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/07/mahakaal-poster.jpg" alt="mahakaal-poster" width="584" height="646" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/mahakaal-1993/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Suspected Death Of A Minor (1975)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/suspected-death-of-a-minor-1975/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/suspected-death-of-a-minor-1975/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2009 20:46:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Claudio Cassinelli]]></category>
		<category><![CDATA[Dario Argento]]></category>
		<category><![CDATA[Eaten Alive]]></category>
		<category><![CDATA[Ernesto Gastaldi]]></category>
		<category><![CDATA[Flavia the Heretic]]></category>
		<category><![CDATA[I corpi presentano tracce di violenza carnale]]></category>
		<category><![CDATA[iyi kötü film]]></category>
		<category><![CDATA[Jenny Tamburi]]></category>
		<category><![CDATA[La Polizia Chiede Aiuto]]></category>
		<category><![CDATA[Lucio Fulci]]></category>
		<category><![CDATA[Massacre in Dinosaur Valley]]></category>
		<category><![CDATA[Massimo Dallamano]]></category>
		<category><![CDATA[Mel Ferrer]]></category>
		<category><![CDATA[Michele Massimo Tarantini]]></category>
		<category><![CDATA[Mountain of the Cannibal God]]></category>
		<category><![CDATA[Murder to the Tune of the Seven Black Notes]]></category>
		<category><![CDATA[Nightmare City]]></category>
		<category><![CDATA[poliziescho]]></category>
		<category><![CDATA[Sergio Martino]]></category>
		<category><![CDATA[The Great Alligator]]></category>
		<category><![CDATA[The New Gladiators ve Murder Rock]]></category>
		<category><![CDATA[The Sinful Nuns of Saint Valentine]]></category>
		<category><![CDATA[Torso]]></category>
		<category><![CDATA[Women in Cell Block 7]]></category>
		<category><![CDATA[Women in Fury]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=901</guid>
		<description><![CDATA[Sergio Martino’nun yönetmenliğini yaptığı film klasik bir giallo’dan ziyade komedi-aksiyon ve thriller’ın iç içe geçtiği bir yapım. Yönetmen bir çok türde filmler yapmış, fakat hiç şüphe yok ki içlerinde en popüler olanları gialloları. Sergio Martino aynı zamanda I corpi presentano tracce di violenza carnale (1973) aka Torso’nun da yönetmenliğini yapmış, belki de kendisini sevmemin en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-902" title="morte-sospetta-di-una-minorenne" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/04/morte-sospetta-di-una-minorenne.jpg" alt="morte-sospetta-di-una-minorenne" width="255" height="346" />Sergio Martino’nun yönetmenliğini yaptığı film klasik bir giallo’dan ziyade komedi-aksiyon ve thriller’ın iç içe geçtiği bir yapım. Yönetmen bir çok türde filmler yapmış, fakat hiç şüphe yok ki içlerinde en popüler olanları gialloları. Sergio Martino aynı zamanda I corpi presentano tracce di violenza carnale (1973) aka Torso’nun da yönetmenliğini yapmış, belki de kendisini sevmemin en önemli sebebi Torso.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin konusunu kısaca özetleyecek olursak, dedektif Paolo Germi (Claudio Cassinelli) ve gizemlerle dolu Marisa bir dans salonunda tanışırlar. Bir gün Germi genç kızı vahşice öldürülmüş vaziyette bulur ve kızın katillerini bulmaya karar verir. Artık karanlık ve entrikalarla dolu ve bolca kanın olduğu bir dünyanın içerisine girmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmde oldukça başarılı, içerisinde komedi unsuru barındıran sahneler mevcut. Daha önce de belirttiğim gibi film klasik bir giallo değil. Başlangıçta tipik bir giallo gibi başlasa da (güneş gözlüklü bir adam sessizce avına yaklaşıyor ve kadını bıçaklamaya başlıyor) cinayetten sonra film daha çok bir “poliziescho” ya ( 1970lerdeki İtalyan suç filmlerine verilen isim)  dönüşüyor. Film yapım tarihi itibariyle de giallo filmlerinin altın çağının sonu, poliziescho filmlerinin başlangıç dönemlerine denk geliyor.<span id="more-901"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Filmin soundtrack’i dahaçok Dario Argento filmlerinden hatırladığımız Goblin’in müziklerini anımsatmakta. Ayrıca filmin senaristi Ernesto Gastaldi’nin Massimo Dallamano’nun harika filmi  &#8220;La Polizia Chiede Aiuto&#8221; (1972) den etkilendiğini söyleyebilirim.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-906" title="morte-sospetta-di-una-minorenne1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/04/morte-sospetta-di-una-minorenne1.jpg" alt="morte-sospetta-di-una-minorenne1" width="608" height="256" /></p>
<p style="text-align: justify;">Filmde İtalyan istismar filmleri sevenler için aşina yüzler görmek mümkün: Claudio Cassinelli (Flavia the Heretic, Mountain of the Cannibal God, ve Lucio Fulci&#8217;nin The New Gladiators ve Murder Rock filmleri), Mel Ferrer (Lenzi ve Hooper’ın Eaten Alive filmleri, Nightmare City, The Great Alligator filmlerinde), Jenny Tamburi (Murder to the Tune of the Seven Black Notes, The Sinful Nuns of Saint Valentine, Women in Cell Block 7). Ayrıca yardımcı yönetmen Michele Massimo Tarantini’yi de Massacre in Dinosaur Valley ve Women in Fury’den hatırlamak mümkün.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-909" title="morte-sospetta-di-una-minorenne2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/04/morte-sospetta-di-una-minorenne2.jpg" alt="morte-sospetta-di-una-minorenne2" width="608" height="256" /></p>
<p style="text-align: justify;">Film için Martino’nun en iyi filmi tabii ki diyemeyiz, fakat farklı türlerin iç içe geçtiği, eğlenceli bir film izlemek isteyenler  ayrıca giallo seven ve poliziescho filmlerine geçiş yapmak isteyen iyi ”kötü film” cilere önerilir.</p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/OOZcf5M/500x408/0" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/OOZcf5M-Suspected-Death-Of-A-Minor-1975"><img src="http://static.sevenload.com/img/sevenload.png" alt="Suspected Death Of A Minor (1975)" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/suspected-death-of-a-minor-1975/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>They&#8217;re Playing with Fire (1984)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/theyre-playing-with-fire-1984/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/theyre-playing-with-fire-1984/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2009 21:12:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Thriller]]></category>
		<category><![CDATA[Battle Beyond the Stars]]></category>
		<category><![CDATA[Chained Heat]]></category>
		<category><![CDATA[Cheesy Slasher]]></category>
		<category><![CDATA[Eric Brown]]></category>
		<category><![CDATA[Grindhouse]]></category>
		<category><![CDATA[Halloween]]></category>
		<category><![CDATA[Howard Avedis]]></category>
		<category><![CDATA[Kidnapped]]></category>
		<category><![CDATA[Malibu Express]]></category>
		<category><![CDATA[Mortuary]]></category>
		<category><![CDATA[Reform School Girls]]></category>
		<category><![CDATA[Rob Zombie]]></category>
		<category><![CDATA[Sybil Danning]]></category>
		<category><![CDATA[Sylvia Kristel]]></category>
		<category><![CDATA[They’re Playing with Fire]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=867</guid>
		<description><![CDATA[80ler deyince aklıma gelen ilk filmlerden biriside They’re Playing with Fire (1984) filmidir. Ülkemizde video piyasasında “Ateşle Oynama” adıyla gösterilen filmin başrollerinde 80lerin b-film kraliçelerinden Sybil Danning’in oynaması da filmi benim için özel kılan sebeplerden bir tanesidir. O dönemde filmden ziyade afişi beni çok etkilemişti. Filmin bir diğer şanslı başrol oyuncusu Eric Brown. Neden mi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="size-full wp-image-868 alignleft" title="theyre-playing-with-fire" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/04/theyre-playing-with-fire.jpg" alt="theyre-playing-with-fire" width="284" height="412" />80ler deyince aklıma gelen ilk filmlerden biriside They’re Playing with Fire (1984) filmidir. Ülkemizde video piyasasında “Ateşle Oynama” adıyla gösterilen filmin başrollerinde 80lerin b-film kraliçelerinden Sybil Danning’in oynaması da filmi benim için özel kılan sebeplerden bir tanesidir. O dönemde filmden ziyade afişi beni çok etkilemişti. Filmin bir diğer şanslı başrol oyuncusu Eric Brown. Neden mi şanslı? 17 yaşında Sylvia Kristel’le erotik bir komedide oynadıktan üç yıl sonra yine bir erotik bomba Sybil Danning’le başrolü paylaşmak en büyük şans bence.</p>
<p style="text-align: justify;">Sybil Danning 80lerin en gözde erotik yıldızlarından genelde b filmlerde boy gösteren oyuncu, Malibu Express, Battle Beyond the Stars, Reform School Girls, Chained Heat gibi filmlerdeki başarısıyla dönemin kült oyuncuları arasında yerini almıştır. Günümüzde de Jump!, Grindhouse, ve Rob Zombie’nin Halloween gibi filmlerinde beyaz perdede tekrar boy göstermekte.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin konusu kısaca şöyle; Diane Stevens (Sybil Danning) üniversitede çalışan bir profesördür. Kocası Eric ise zengin bir aileden gelmektedir. Eric ve Diane, Eric’in ailesinin mirasına erkenden konmak için Diane’in okuldan öğrencisi Jay Richard’ı kullanırlar. Jay saf bir tiptir ve Diane tarafından baştan çıkarılır.<span id="more-867"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Filmin konusu oldukça basit olmasına karşın o dönemlerde en çok kiralanan videolardan birisiydi. (Filmi izlemek için uzunca bir süre sıra beklemiştim.) Yine bunda filmin afişinin de erkekler için oldukça davetkar olduğunu belirtmekte fayda var.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmle ilgili internette yaptığım araştırmalardan çok fazla bir bilgi edinememekle birlikte Amerikalıların bu tip filmler için “Cheesy Slasher” terimini kullandığını gördüm. Filmin yönetmeninden de kısaca bahsedecek olursak, yönetmen koltuğunda Howard Avedis’in oturduğunu görüyoruz. Yönetmeni 80lerin popüler video filmleri Kidnapped (1986) ve Mortuary (1983)’den hatırlıyoruz. Bunu dışında yönetmenin çok kayda değer filminin de olmadığını belirtelim.</p>
<p>80’lerin ucuz filmlerinden hoşlanıyor ve hala bir Sybil Danning filmi görmedim diyorsanız mutlaka izleyin derim.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-872" title="theyre-playing-with-fire-1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/04/theyre-playing-with-fire-1.jpg" alt="theyre-playing-with-fire-1" width="544" height="304" /></p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-874" title="theyre-playing-with-fire-2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/04/theyre-playing-with-fire-2.jpg" alt="theyre-playing-with-fire-2" width="544" height="304" /></p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-875" title="theyre-playing-with-fire-3" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/04/theyre-playing-with-fire-3.jpg" alt="theyre-playing-with-fire-3" width="544" height="304" /></p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/B2Jv74U/500x408/0" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/B2Jv74U-Theyre-Playing-with-Fire"><img src="http://static.sevenload.com/img/sevenload.png" alt="They're Playing with Fire" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/theyre-playing-with-fire-1984/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>A Bay of Blood (1971)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/a-bay-of-blood-1971/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/a-bay-of-blood-1971/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2009 21:00:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Korku Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Anna Maria Rosati]]></category>
		<category><![CDATA[Chris Avram]]></category>
		<category><![CDATA[Claudine Auger]]></category>
		<category><![CDATA[Claudio Camaso]]></category>
		<category><![CDATA[Franco Barberi]]></category>
		<category><![CDATA[Friday the 13th]]></category>
		<category><![CDATA[Herschell Gordon Lewis]]></category>
		<category><![CDATA[Luigi Pistilli]]></category>
		<category><![CDATA[Mario Bava]]></category>
		<category><![CDATA[Slasher]]></category>
		<category><![CDATA[Twitch of the Death Nerve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=613</guid>
		<description><![CDATA[Jason’dan da önce…Crystal gölünden de önce…Bay of Blood vardı. Mario Bava’nın Bay of Blood (aka Twitch of the Death Nerve) filmi gerçek bir slasher efsanesidir. Korku sinemasının bu alt türünün ilk örneklerinden olan film kendisinden sonra birçok filme esin kaynağı olmuştur. Ayrıca türün diğer filmlerine göre  özgün bir senaryo ve güçlü karakterlere sahip bir filmdir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Jason’dan da önce…Crystal gölünden de önce…Bay of Blood vardı.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-614" title="abayofblood" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/03/abayofblood.jpg" alt="abayofblood" width="270" height="390" />Mario Bava’nın Bay of Blood (aka Twitch of the Death Nerve) filmi gerçek bir slasher efsanesidir. Korku sinemasının bu alt türünün ilk örneklerinden olan film kendisinden sonra birçok filme esin kaynağı olmuştur. Ayrıca türün diğer filmlerine göre  özgün bir senaryo ve güçlü karakterlere sahip bir filmdir.</p>
<p style="text-align: justify;">1971 yapımı film Friday the 13th filminin yönetmeni Sean Cunningham’a  ilham kaynağı olan film diyebiliriz. Zaten zamanında Bava’nın filminin ABD’deki dağıtımı Friday the 13th’ün yapımcıları arasında yer alan Georgetown Productions’ın sahiplerinin gerçekleştirmiş olması tesadüf değil. İki film arasındaki benzerlik konularının ana temasından ziyade mekân bağlamında. Bava’nın filminde Friday the 13th’teki gibi mazide travmatik bir deneyimden dolayı akli dengesi bozulmuş sapık bir katil yok, gözünü para hırsı bürümüş bir dizi aç gözlü saygın şahsiyetin maddi çıkar uğruna birbirlerini haklamaları anlatılıyor. Ama her iki film de yerleşim merkezlerinden uzak, doğanın içindeki bir göl kıyısındaki atıl ama yeniden faaliyete geçirilmesi planlanan bir kamp tesisinde geçiyor ve her iki filmde de bu tesise eğlenmek için gelen bir grup genç canlarından oluyor. Üstelik Bava’nın bu filminin Friday the 13th serisi üzerindeki etkisi sadece ilk filmle sınırlı da değil. Serinin ikinci filmindeki bir cinayet sahnesi Bava’nın filminden birebir kopya çekilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Açılıştaki cinayet sahnesinden beklenmedik sona kadar seyirci filmi diken üstünde izliyor. Katilin kim olduğunu bildiğinizi düşünürken bam! Bunu şok edici ve orijinal yollarla yapıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Senaryo iki şüpheli üzerinde yoğunlaşıyor. Kontes’in gayri meşru oğlu ve bir mimar. Kontesin gayri meşru oğlunun karısı ise alkolik bir medyumdur ve kartlarında geleceği görme yetisine sahiptir.<span id="more-613"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Kontesin kızı ve eşi servetin tamamına sahip olmak için gayri meşru olan erkek kardeşini ortadan kaldırmaya çalışmaktadırlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin 60lar ve 80ler deki slasher filmlerinden daha akıllıca olduğundan bahsetmiştim. Fakat şunu belirtmeliyim ki Bava’nın filmografisindeki en favori filmim değil. Filmde bolca kanlı cinayet sahneleri mevcut. Filmin konusunun geçtiği koy bu tarz bir film için oldukça iyi bir lokasyon. A Bay of Blood bir çok giallo unsurunu da barındırıyor. 70lerin başlarındaki en gore filmlerden birisi. Hitchcock’un Psycho’su bu türün ilk örneği olarak kabul edilmekle birlikte Herschell Gordon Lewis’in bazı filmlerinin de bu alt türün ilk örneklerini sergilediğini söyleyebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bava’nın filmdeki renk seçimleri de kırmızı, mavi ve yeşil ağırlıklı. Argento’nun Suspira’da seçtiği renklerde hangi yönetmenden etkilendiğini açık şekilde gösteriyor.</p>
<p>Son olarak filmi bu alt türün fanlarına şiddetle öneriyorum. Hiç sıkılmadan izleyeceğiniz ve filmin sonunda ters köşeye yatacağınız güzel bir yapım.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-615" title="a-bay-of-blood" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/03/a-bay-of-blood.jpg" alt="a-bay-of-blood" width="645" height="180" /></p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/5ftg8Fz/500x408/0" type="text/javascript"></script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/a-bay-of-blood-1971/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Let Sleeping Corpses Lie (1974)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/let-sleeping-corpses-lie-1974/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/let-sleeping-corpses-lie-1974/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2009 20:45:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Korku Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Arthur Kennedy]]></category>
		<category><![CDATA[Eurohorror]]></category>
		<category><![CDATA[Francisco Franco]]></category>
		<category><![CDATA[Jorge Grau]]></category>
		<category><![CDATA[Lucio Fulci]]></category>
		<category><![CDATA[Re-Animator]]></category>
		<category><![CDATA[Stuart Gordon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=590</guid>
		<description><![CDATA[Let Sleeping Corpses Lie, Night of The Living Dead (1968)’in ele alındığı İtalyan-İspanyol karışımı bir film. Film için sadece Night of THe Living Dead’in bir rip offu demek büyük haksızlık olur. Yönetmen Jorge Grau’nun başarılı çalışmasıyla, kullandığı atmosferik manzara, unutulmaz korku sahneleri, gore unsurları ve etkileyici şaşırtmacalarıyla film bir zombi klasiği halini almış. Filmdeki oyunculuk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-591" title="let-sleeping-corpses-lie" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/03/let-sleeping-corpses-lie-207x300.jpg" alt="let-sleeping-corpses-lie" width="207" height="300" />Let Sleeping Corpses Lie, Night of The Living Dead (1968)’in ele alındığı İtalyan-İspanyol karışımı bir film. Film için sadece Night of THe Living Dead’in bir rip offu demek büyük haksızlık olur. Yönetmen Jorge Grau’nun başarılı çalışmasıyla, kullandığı atmosferik manzara, unutulmaz korku sahneleri, gore unsurları ve etkileyici şaşırtmacalarıyla film bir zombi klasiği halini almış. Filmdeki oyunculuk ise diğer zombie filmlerine kıyasla averajın oldukça üstünde.</p>
<p style="text-align: justify;">Sahnede görülen ilk zombi Guthrie. Guthrie’nin Edna’ya saldırısı Night Of The Living Dead’deki Barbara’ya yapılan saldırıyı anımsatıyor. Diğer zombimiz Fernando Hilbeck ise etkileyici suratı ve davranışlarıyla oldukça tehditkâr.</p>
<p style="text-align: justify;">Gore ve korku unsurunun altında filmde belirgin bir biçimde faşizm işlenmekte. Jorge Grau Francisco Franco dönemi boyunca İspanya’da yaşamış bir yönetmen ve yaşadığı dönem etkin olan faşizm unsurunu da filme akıllıca ve etkili bir şekilde yerleştirmiş.</p>
<p style="text-align: justify;">Lucio Fulci filmden etkilenen yönetmenlerden birisi ve film yaptığı gotik zombi filmlerine altlık oluşturmuş. <span id="more-590"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Filmdeki mezarlık sahnesi ilk korku anlarından birisi. George ve Edna’nın morg sahnesi House by the Cemetery (1981) filmine esin kaynağı olmuş. Zombi Guthrie’nin cesetleri geri getirmek için onlara dokunması İsa’nın Lazarus’u ölümden döndürmesine gönderme yapıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmde zombilerin cani gibi gösterilmesine karşın, hikayedeki asıl cani dedektif rolündeki Arthur Kennedy. Arthur Kennedy acımasız, sadist, faşist polis memuru rolünde.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-full wp-image-592" title="let-sleeping-corpses-lie1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/03/let-sleeping-corpses-lie1.jpg" alt="let-sleeping-corpses-lie1" width="631" height="176" /></p>
<p style="text-align: justify;">Filmdeki diğer korku anlarından birisi ise, hastanedeki katliam sahnesi. Lucio Fulci’nin The Beyond (1981) ve Stuart Gordon’un Re-Animator (1985) filmlerinde hastane sahnesinden etkilenmeler mevcut. Asansörde Katie’nin boğazlanması sahnesi, Re-Animator’de Meg’in zombi tarafından boğazlanması sahnesine esin kaynağı olmuş. Unutulmaz bu sahne iki ana karakter için de trajediyle sonuçlanıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Finali ise korku filmi tarihindeki belki de en tatmin edici sürprizle son buluyor. Night of the Living Dead’in aksineLet Sleeping Corpses Lie mutlu bir sonla bitiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/NW5aMxV/500x408/0" type="text/javascript"></script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/let-sleeping-corpses-lie-1974/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Slashers (2001)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/slashers-2001/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/slashers-2001/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2009 13:10:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Korku Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Battle Royale]]></category>
		<category><![CDATA[Chainsaw Charlie]]></category>
		<category><![CDATA[Fangoria]]></category>
		<category><![CDATA[Gore]]></category>
		<category><![CDATA[Maurice Devereaux]]></category>
		<category><![CDATA[Slasher]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=581</guid>
		<description><![CDATA[Yönetmenliğini Maurice Devereaux’un yaptığı son derece eğlenceli bir B-Movie. Film çok düşük bir bütçeyle çekilmiş. Oyuncuların çoğunun ilk ve son filmi. Çekim süresi ise sadece bir gün. Filmde korku ve komedi unsurları iyi harmanlanmış. Gore sahneler düşük bütçeye rağmen oldukça iyi. Filmin konusu özgün, temel olarak insanların para için birbirlerini öldürmesini konu alıyor. Battle Royale [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-582" title="slashersposter" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/03/slashersposter-231x300.jpg" alt="slashersposter" width="222" height="289" />Yönetmenliğini Maurice Devereaux’un yaptığı son derece eğlenceli bir B-Movie. Film çok düşük bir bütçeyle çekilmiş. Oyuncuların çoğunun ilk ve son filmi. Çekim süresi ise sadece bir gün. Filmde korku ve komedi unsurları iyi harmanlanmış. Gore sahneler düşük bütçeye rağmen oldukça iyi.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin konusu özgün, temel olarak insanların para için birbirlerini öldürmesini konu alıyor. Battle Royale filminden etkilenmeler gözden kaçmıyor. Günümüz Reality Show ve BBG yarışmalarına göndermeler de var. Konu, basit olmasına karşın oldukça etkileyici. Japonya’da yapılan bir Reality Show yarışmasına Amerika’dan altı yarışmacı katılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Yarışmacılar bir labirentin içinde sağ kalmaya çalışacaklar. Hem kendi aralarında hem de peşlerine düşen üç katili atlatmaya çalışacakları amansız bir yarışa girerler. Peşlerindeki üç katil ise; Chainsaw Charlie, Doctor Ripper,  Preacherman. Slasher filmlerinin acımasız katillerini andırıyorlar. Film boyunca benim en favori katilim Chainsaw Charlie oldu. Yönetmen M. Devereaux film boyunca Reality Show ve yarışma havasını seyirciye çok iyi yansıtmış.<span id="more-581"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Filmde diyaloglar oldukça eğlenceli ve komik. Seyircinin filmi çok fazla ciddiye almaması isteniyor fakat film yönetmenin tahmininden bile iyi iş yapmış ve ciddiye alınmayı hak ediyor. Fangoria menşeili filmlere çok sıcak bakmasam da bu filmi gerçekten çok sevdim.</p>
<p>Filmdeki karakterler :</p>
<p>Megan: Hukuk öğrencisi.<br />
Davon: Eski bir boksör ve denizci.<br />
Michael: Tam bir serseri.<br />
Brenda: Güzel bir fotomodel.<br />
Rick: Tatlı Sert adam.<br />
Rebecca: Bayanlar içinde en sert olanı. Dövüş sanatlarıyla ilgilenmekte.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-583 aligncenter" title="slashers" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/03/slashers.jpg" alt="slashers" width="574" height="286" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/IfXgzRo/500x408/0" type="text/javascript"></script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/slashers-2001/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
