iyiköfüfilm

9
Eki
2013

The Abomination (1986)

B-Film Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

abomination_1986_poster80’li yıllarda yaşanan VHS patlamasının kimisine göre en iyi kimisine göre de en kötü yanlarından birisi video formatında çekilmiş film sayısının artmasıdır. Bağımsız film yapımcıları sahip oldukları VHS kameralar ile film stüdyolarına büyük paralar ödemek yerine bu yolu seçmiştir. Her ne kadar senaryo ve yönetmenlik açısından içler acısı olsalar da bir cazibelerinin olmadığını söylemek de haksızlık olur.

Filmin açılış sahnesi şahit olacağınız bütün şiddet sahnelerini göstererek başlıyor. Yaklaşık 4 dakika sonra annesiyle büyük problemler yaşayan Cody Lee’nin dünyasına giriş yapıyoruz. Cody Lee’nin annesi doktorun akciğerinde tümör olduğunu söylemesine rağmen, umudunu kaybetmemiştir. Kadın Tv’de vaaz veren programlara takıntılı derecede bağlıdır ve bu sayede iyileşeceğini düşünür. Şiddetli bir öksürüğün ardından tümörü atar. Cody eve gelip yatağına yattığında ise tümör canlanır ve Cody’nin ağzından içeri girer. Kendisini garip hissetmeye başlayan Cody, tümörün aslında insanları yiyip bitiren bir canavar olduğunu keşfeder. Bu canavar çoğalmaya başladıkça onu beslemesi gerekecektir.

Bağımsız yapımların en başarılı yanlarından birisi de şüphesiz orijinal hikayeleri. The Abomination içinde bolca Hristiyanlık temasını barındıran bir film. Ayrıca yaratılan canavar, çoğu filmde göremeyeceğiniz türden. (daha&helliip;)


17
Eyl
2013

Pieces (1982)

İstismar Filmleri Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

pieces1982 yapımı Pieces, drive-in sinemalarının favori filmlerinden birisi ve kült bir slasher olarak kabul ediliyor. Filmin yönetmeni İspanyol bir isim, Juan Piguer Simon. Yönetmen, 70’li yılların sonu ve 80’li yılların ortalarına kadar video piyasası için korku, istismar ve bilim kurgu türünde filmler yapmıştır. Bunlar içinde en bilinenleri ise Pieces ve Slugs’dır.

İtalyan yönetmen Joe D’Amato’nun sihirli dokunuşları Pieces’da kendini hissettiriyor. Filmi daha önce izlemiş birisi olarak Joe D’Amato’nun filmin senaristi olduğu gözümden kaçmıştı, fakat geçtiğimiz günlerde tekrar izlediğimde ve detaylı bir inceleme yaptığımda senaryonun usta yönetmene ait olduğunu gördüm ve filme olan sevgim bir kat daha arttı.

Film oldukça kanlı ve bolca gore sahne mevcut. Açılış sahnesiyle bu konuda büyük bir ipucu veriyor seyirciye. Odasında çıplak bir kadın yap-bozu yapan çocuk annesi tarafından yakalanır ve annesinin şiddetine maruz kalır. Buna sinirlenen çocuk odasından çıkar ve tekrar odaya döndüğünde elinde bir balta vardır. Annesini öldürür ve parçalara ayırır. Bu açılış sahnesinin ardından, görüntü 40 yıl sonraya yani filmin çekildiği tarihe atlar. Bu sefer bir üniversite kampüsünde, genç kızlar bir katil tarafından elektrikli testere ile öldürülüp parçalara ayrılmaya başlar. Filmin açılış sahnesi kesinlikle çok başarılı. Türü sevenleri fazlasıyla tatmin eden bu açılış sahnesi filmin geri kalanını da izlettiriyor. (daha&helliip;)


Die-Screaming,-MarianneTürkiye’de “Çığlıklar Arasında” ismiyle bilinen Die Screaming, Marianne, İngiliz yönetmen Pete Walker’ın yönetmenliğini yaptığı, başrollerinde Susan George ve Barry Evans’ın yer aldığı bir korku-gerilim filmi.

İngiliz yönetmen Pete Walker özellikle 70’li yıllar boyunca korku ve seksploitation türünde işlere imza atmış bir yönetmen. Özellikle bu iki türü harmanladığı filmleriyle bilinen yönetmen, filmlerinde genellikle otoriteyi temsil eden bir figüre ve ahlaki ve toplumsal kurallara uymadığı için cezalandırılan bir karaktere yer verir. Otoriteyi temsil eden figürler genellikle rahip ya da yargıç olurken cezalandırılan ise genellikle genç bir kadındır. Andrew Sachs ve Sheila Keith ise filmlerinde sıklıkla yer verdiği iki isimdir.

Hikaye büyük ölçüde korku- gerilim ve dönemin popüler türü giallo arasında gidip gelmekte. Büyüleyici yıldız Susan George, ailesiyle yaşadığı Portekiz’den kaçarak İngiltere’ye gelen dik başlı Marianne’ye hayat veriyor. Babası eski bir yargıç olan Marianne annesinin ölümünün ardından büyük bir servete konar ve 21 yaşına ulaştığı anda para kendisinin olacaktır. Üvey kız kardeşi ve babası portekiz’e dönmesi için yolunu gözlerken (!) o sadece paraya değil aynı zamanda babasının kirli işlerine dair sırlara da ulaşmıştır. Ana hikaye olarak bu çerçevede geçen film, önemsiz alt hikayeleri de içinde barındırıyor. Oldukça tutarsız bir şekilde ilerleyen senaryo, bir sahneyi anlamaya çalışırken birden başka bir sahneye atlıyor. (daha&helliip;)


29
Ağu
2013

Madman (1982)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

madman80’li yılların başında slasher filmlerinin popüler lokasyonu, göl kenarındaki kamp mekanlarıydı. Bu klişenin sürekli tekrarlanması türün fanları için küçük bir sorun olsa da lokasyonu başarıyla kullanan Friday the 13th ve The Burning gibi filmler de yok değil. The Burning’de olduğu gibi Madman filminde de senaryo oldukça basit. Kamp ateşi etrafında anlatılan korkunç bir hikaye ve sonrasında yaşananlar…

Madman’de bir slasherda olması gereken tüm unsurlar mevcut. Basit bir hikaye, cinsel olarak aktif bir gençlik grubu, vahşi ölüm sahneleri… Film her ne kadar çekildiği dönemde çok popüler olamamış, Paramount ya da Warner Bros.’un desteklediği yapımlar gibi büyük sinema salonlarında değil, çoğunlukla drive-in sinemalarında gösterilmiş olsa da zamanla kulaktan kulağa yayılarak, videonun da etkisiyle birçok kişiye ulaşmış ve türünün en iyi örneklerinden birisi olarak kabul görmüştür.  

Senaristliği ve yönetmenliği Joe Giannone’ye ait Amerikan yapımı Madman’in başrollerinde Gaylen Ross ve Tony Fish yer alıyor. Gaylen Ross’u George Romero’nun 1978 yapımı filmi Dawn of the Dead’den hatırlamak mümkün. Film aynı zamanda Madman Marz ve The Legend Lives isimleriyle de biliniyor. Türün filmlerinde sıkça karşılaştığımız korkunç bir hikayenin anlatıldığı, ateşin etrafında oturan gençlerden oluşan tipik bir sahneyle açılan filmde, gençlerden Max arkadaşlarına Madman Marz’ın gerçek hikayesini anlatır. (daha&helliip;)


15
Ağu
2013

Alucarda (1977)

İstismar Filmleri Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

alucardaAlucarda, 1977 Meksika yapımı bir korku filmi. Filmin yönetmeni Juan Lopez Moctezuma, başrolünde ise Tina Romero yer alıyor. Filmin uluslararası arenada bilinen ismi ise Alucarda, the daughter of darkness. Çoğu kişi tarafından filmin 1872 yılına ait Carmilla isimli bir romandan uyarlama olduğu düşünülmektedir. Carmilla, İrlandalı yazar Joseph sheridan Le Fanu’nun kaleme aldığı ve birçok kez beyazperdeye uyarlanmış bir kitap.

Alucarda, konusu ve içeriği itibariyle özellikle gösterimde olduğu yıllarda büyük tartışmalara yol açmış bir film. Dini bir arka planda var olan satanizm, cinayet, exorsizm, orgy sahneler, lezbiyenlik gibi kavramlara ek olarak içerdiği aşırı şiddet sahneleriyle tanınan bir film. Özellikle korku türünü sevenler arasında kült sayılabilecek bir mertebede yer alan Alucarda, hükümet karşıtı ve kiliseye karşı olan tavrı ile de zamanında büyük eleştirilere hedef olmuş.

Ailesini kaybettikten sonra, hayatına yeni bir yön vermek isteyen Justine (Susana Kamini) bir manastıra yerleşir. Orada Alucarda (Tina Romero) ile tanışır. Çok geçmeden, Alucarda Justine’e olan aşkını itiraf eder ve aralarında bir yakınlaşma başlar. Fakat bir süre sonra kızlar şeytan tarafından ele geçirilir ve kabus başlar.

Film, Ken Russell’ın The Devils filmi gibi oldukça gotik bir atmosfere sahip. Setler etkileyici ve yaratıcı. Alucarda, ilginç hikayesinin yanı sıra sunduğu görsel zenginlikle, etkileyici bir film. Oyunculuklara değinecek olursak da Tina Romero’nun iyi bir iş çıkardığını söylemek gerek. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni