>

Sinemanın parlak spotlarından uzak kalmış ama en az onlar kadar ilgiyi hak eden iyi "kötü film" lerin Tolga Demirtaş tarafından masaya yatırıldığı bu siteye hoşgeldiniz.


Fragman Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korku Sitesi Once upon in a time in Western Ters Ninja B-Film Blog Asya Sineması


Korku Filmleri’ kategorisi arşivi

Çok fazla kişi tarafından bilinmemekle birlikte, 50’lerden itibaren yüz nakli ile ilgili filmler büyük bir gelişme göstererek korku sinemasının bir alt türünü oluşturdu. Georges Franju’nun Les Yeux Sans Visage (1960) isimli filmi ile başlayan gelişme, Jess Franco’nun Awful Dr. Orloff (1962) ve Riccardo Freda’nın Double Face (1969) isimli filmleriyle devam etti. 1974 yılına gelindiğinde ise yönetmenliğini Yılmaz Duru ve Sergio Garrone’nin yaptığı, başrollerinde ise Klaus Kinski, Katia Christine’nin yanı sıra Ayhan Işık ve Erol Taş’ın yer aldığı La Mano Che Nutre La Morte / Evil Face ya da Türk versiyonundaki ismiyle Ölümün Nefesi bu türe bir katkıda bulundu.

Filmin konusuna gelecek olursak kısaca şöyle: Alex (Ayhan Işık) ve eşi Masha (Katia Chrsitine) bir araba kazası geçirirler. Bu kaza sonrası çılgın bir bilim adamı olan Nijinsky’nin  (Klaus Kinski) yaşadığı yere kaldırılırlar. Nijinsky yüzü yanarak deforme olmuş kendi eşini eski güzelliğine getirebilmek için Masha’nın yüzünden doku nakli gerçekleştirir. Ameliyat sonrasında artık Masha’nın yüzüne sahip olan kadın, kendi kocasını bırakıp Alex’le birlikte olmaya başlar ve kocasını öldürmek ister. Karısının bu vefasızlığı sonucu intikam almak isteyen Nijinsky bir yangın çıkarır.
» yazının devamı

Uzun zamandır böyle bir liste yapmak istiyordum. Filmlerle ilgili çok fazla ayrıntıya girmeden B filmlerde boy gösteren akıllara zarar yaratıkları  sizlerle paylaşmak için kolları sıvadım. (Filmlerle ilgili ayrıntılı yazıları ilerleyen günlerde okuyabilirsiniz.)  Listeyi oluştururken belli bir sayı sınırlamasında kalmadım. Fakat kronolojik olarak 1910’lardan 1960’lı yılların  B filmlerden yaratıkları seçtim.

Hollywood’un milyon dolarlık canavarlarına karşın, oldukça ucuza kotarılmış bu canavarlar, günümüz izleyicisine komik gelse de yaratıcılıkta sınır tanımadıkları ortada.

Peki, bu canavarlar nasıl ortaya çıkıyor? B filmler içindeki oluşum süreçleri neler? Bunları birkaç madde altında sıralamakta fayda var;
» yazının devamı

İngilizceye The Ship Of Monsters olarak çevrilen La Nave de los Monstruos bilim kurgunun, canavarların, müziğin, westernin, komedinin ve korkunun iç içe geçtiği bir Meksika filmi. 50’lerin sonunda Meksika, B filmler açısından oldukça fakir bir dönem yaşamaktaydı ama La Nave de los Monstruos bu tanımlama içine dahil olmayacak, nev-i şahsına münhasır bir film. Meksika B bilim kurgu filmleri içinde belki de en iyilerinden birisi. Hatta zamanının oldukça ilerisinde bir film, tabii bunda etkisinde kaldığı Amerikan yapımlarının da etkisi büyük.

İçinde iki uzaylı kadının olduğu bir uzay gemisi dünyaya gelir. Geldikleri gezegendeki erkekler bir bir ölmeye başlayınca, dünyadaki en iyi erkekleri almak ve gezegenlerine götürmek için gelmişlerdir. Karşılaştıkları kovboy Piporro’yu  (Eulalio Gonzales) kaçırmaya karar verirler. Uzay gemisinde kadınlardan başka tek gözlü bir dev, bir iskelet, bir örümcek ve kan emici, beyni dışarı fırlamış canavarlar vardır. Uzaylı kadınlardan bir tanesi bu canavarları gemiden dışarı salar. Bu arada kovboy Piporro ve diğer uzaylı birbirlerine aşık olmuştur ve canavarları durdurmaya çalışırlar.

La Nave de los Monstruos izlemesi keyifli bir film. Her ne kadar bazı küçük sahne hataları yapılmış olsa da rahatsız edecek türden değil. (örneğin uzaylı kızlardan birisi ve kovboy Piporro uzay gemisine girmek için asansöre binerler ve bu sırada kızın elbisesi gridir. Uzay gemisine girince elbisenin rengi değişmiştir. Ayrıca, uzay gemisi dünyadan ayrıldıktan sonra, uzaydan dünyayı gösterdikleri sahnede, dünyanın üzerinde kuzeyden güneye uzanan çizgileri görüyoruz. Sanki bu çekim için bir küreyi kullanmışlar.)


» yazının devamı

Carry On Screaming, Carry On serisine ait filmlerden birisidir. Carry On filmleri, yönetmenliğini Gerald Thomas’ın, yapımcılığını ise Peter Rogers’ın üstlendiği, uzun yıllar devam eden, düşük bütçeli İngiliz komedi serisidir. Bol maskaralık, parodi ve kelime oyunları ile izleyiciyi eğlendiren bu serinin 1958 ve 1978 yılları arasında Pinewood Studios tarafından yapılmış yirmi dokuz orijinal filmi ve bir derlemesi mevcuttur. Ayrıca 1992 yılında da bir ek film yapılmıştır.

Serinin filmlerinin çoğunda neredeyse aynı komedi oyuncuları yer almıştır. Serinin en çok filminde, yirmi altı film ile Kenneth Williams yer alır. Joan Sims, Charles Hawtrey, Sid James, Peter Butterworth, Kenneth Connor, Hattie Jacques, Bernard Bresslaw ve Barbara Windsor serinin birçok filminde oynamış diğer oyunculardır. Her ne kadar komedyen Frankie Howerd de Carry On filmleriyle özdeşleştirilse de kendisi sadece serinin iki filminde ve 1969 yılındaki TV için yapılan özel yeni yıl filminde oynamıştır.

Carry On filmleri komedi unsurlarını genellikle İngiliz toplumunun geleneklerinden ve yaşamından alır. Monarşi, imparatorluk, hemşire-doktor ilişkisi, Hammer korku filmleri, güzel kızlar, kamp hikayeleri, yabancılar ve karavan tatilleri Carry On filmlerine konu olmuştur.

Carry On Screaming! ise serinin onikinci filmidir. Oyuncu kadrosu Carry On filmlerinin tanıdık yüzleri olan Kenneth Williams, Joan Sims, Jim Dale, Charles Hawtrey, Bernard Bresslaw ve Peter Butterworth’den oluşmakta. Ayrıca misafir oyuncu olarak da Harry H. Corbett, Fenella Fielding, John Pertwee, Frank Thornton ve Angela Douglas yer alıyor. Carry On Screaming!’de serinin alışılagelmiş mizah anlayışı, dönemin popüler Hammer korku filmlerinin gotik havasıyla harmanlanarak iyi bir iş çıkarılmış. Ayrıca senaryo da 1953 yapımı House of Wax ile benzer olunca izlemesi keyifli bir film ortaya çıkmış.
» yazının devamı

Noel kutlamaları bazı toplumlarda dini bir anlam taşırken, bazı toplumlarda da sadece yeni bir yılın başlangıcını ifade eder. Ve bu özel günün tüm insanlar için ortak yönü sevdikleriyle bir arada olması ve bir birlerine hediyeler alıp vermesidir. Yeni yıl deyince çoğu insanın aklına ilk olarak Noel Baba karakteri gelir. Noel Baba, beyaz perdede de kendine en çok yer bulan figürlerden biri olmuştur. Birçok farklı film türünde karşımıza çıkan bu karakter korku filmlerinde ise olduğundan farklı bir karaktere bürünmüştür. İyi”kötü film” takipçileri için Noel temalı 10 korku filmini sıraladım:
» yazının devamı