<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İyi &#039;Kötü Film&#039; &#187; İstismar Filmleri</title>
	<atom:link href="http://iyikotufilm.com/kategori/istismar-filmleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://iyikotufilm.com</link>
	<description>&#34;kötü&#34; filmlerin nasıl seyredilmesi gerektiğini öğrenin, onlar genelde çok &#34;iyi&#34; dir.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 15:11:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
		<item>
		<title>Assault! Jack the Ripper (1976)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/assault-jack-the-ripper-1976/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/assault-jack-the-ripper-1976/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Jul 2010 13:51:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Asya Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Pinku]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Assault! Jack the Ripper]]></category>
		<category><![CDATA[Black Tight Killers]]></category>
		<category><![CDATA[Bôkô Kirisaki Jakku]]></category>
		<category><![CDATA[Chiho Katsura]]></category>
		<category><![CDATA[Japan Academy Prize]]></category>
		<category><![CDATA[Midori Mori]]></category>
		<category><![CDATA[Naked Seven]]></category>
		<category><![CDATA[Nikkatsu]]></category>
		<category><![CDATA[Rape!]]></category>
		<category><![CDATA[Rape! 13th Hour]]></category>
		<category><![CDATA[Raping!]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Porno]]></category>
		<category><![CDATA[Seijun Suzuki]]></category>
		<category><![CDATA[Tamaki Katsura]]></category>
		<category><![CDATA[Violent Pink]]></category>
		<category><![CDATA[Violent pink eiga]]></category>
		<category><![CDATA[Yasuharu Hasebe]]></category>
		<category><![CDATA[Yôko Azusa]]></category>
		<category><![CDATA[Yutaka Hayashi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2521</guid>
		<description><![CDATA[Assault! Jack the Ripper, ünlü Japon film şirketi Nikkatsu’nun Roman Porno serisinden, “Violent Pink” türünde bir film. Yönetmenliğini Yasuharu Hasebe’nin yaptığı 1976 yapımı bu Japon filminde Tamaki Katsura ve Yutaka Hayashi başrollerde oynuyorlar. Yasuharu Hasebe, Pink filmlerin bir alt türü olan Violent Pink türünde yaptığı filmlerle tanınan bir yönetmen. Assault! Jack the Ripper’ın dışında, Rape! [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/07/Assault_Jack_the_Ripper_poster_1977.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2522" title="Assault!_Jack_the_Ripper_poster_(1977)" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/07/Assault_Jack_the_Ripper_poster_1977.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>Assault! Jack the Ripper, ünlü Japon film şirketi Nikkatsu’nun Roman Porno serisinden, “Violent Pink” türünde bir film. Yönetmenliğini Yasuharu Hasebe’nin yaptığı 1976 yapımı bu Japon filminde Tamaki Katsura ve Yutaka Hayashi başrollerde oynuyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Yasuharu Hasebe, Pink filmlerin bir alt türü olan Violent Pink türünde yaptığı filmlerle tanınan bir yönetmen. Assault! Jack the Ripper’ın dışında, Rape! (1976), Rape! 13th Hour (1977) ve Raping! (1978) yönetmenin bu türde yaptığı bazı filmler. Nikkatsu ile çalışmaya başlaması ise 1958 yılına dayanıyor. İlk olarak yönetmen Seijun Suzuki’nin sekiz sene yardımcılığını yapan Hasebe, tek başına ilk olarak Black Tight Killers (1966) filmini çekiyor. 70’lerin başında televizyon için işler yapan yönetmen, 1974 yılında Naked Seven ile Nikkatsu’ya dönüş yapıyor. 1976 yılında Nikkatsu yönetmene Pink filmler için yeni bir alt tür yaratmasını teklif ediyor. Seks filmlerinde pek başarılı olmadığını düşünen yönetmen önce tereddüt etse de kabul ediyor ve Nikkatsu’yu filmlerinde bolca kan kullandığı konusunda uyarmayı da ihmal etmiyor. Nikkatsu film şirketi ise Roman Porno filmlerinin bu yeni yönetmenini yaratıcılığında özgür bırakmaya karar veriyor ve Hasebe kariyerinin belki de en başarılı filmlerini bu türde veriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Assault! Jack the Ripper Yasuharu Hasebe’nin 1976 yılında yaptığı üç Violent Pink filminden ikincisi. Kendisine göre içlerinde en başarılısı Rape!, fakat senarist Chiho Katsura içlerinde en iyisinin Assault! Jack the Ripper olduğunu düşünüyor. En iyi eleştirileri de zaten bu film toplamış. Özellikle en fazla aldığı övgü ise Hasebe’nin Assault! Jack the Ripper’da kan ve seks arasında çok iyi bir denge kurduğu yönünde.<span id="more-2521"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Filmin kadın başrol oyuncusu Tamaki Katsura yönetmen ile görüşmeye gittiğinde Hasebe, oyuncunun uzun olan saçlarını, filmdeki karakterin Afro permalı bir saç modeline sahip olmasını söylüyor. Oyuncu her ne kadar bunun kendisinin kariyerini bir süreliğine kısıtlayıcı bir etken olduğunu düşünse de yine de kabul ediyor. Genellikle oynadığı diğer filmlerde yan karakterleri canlandıran Katsura, bu filmdeki başrol performansıyla Japan Academy Prize’da En İyi Kadın Oyuncu ödülünü alıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin konusuna gelecek olursak kısaca şöyle; bir restoranda çalışan iki genç yanlışlıkla bir otostopçunun ölümüne sebep olduktan sonra, adam öldürmenin, tecavüzün ve işkencenin ortak zevkleri olduğuna karar verir ve onlar için bir çeşit alem başlar. Özellikle cinayet işledikten sonra yaptıkları seks onlara büyük zevk verir. Rastgele seçtikleri yabancılara yaptıkları işkenceler onlar için bir tür afrodizyak etkisi göstermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmdeki tecavüz ve seksüel şiddet sahneleri insanı huzursuz edecek türden. Oyuncuların performansları ise oldukça başarılı. Belki filmle ilgili tam oturmadığını düşündüğünüz şey filmin Jazz soundtracki olabilir. Fakat film kesinlikle yapılmış en iyi pinku violence filmlerinden biri.</p>
<p style="text-align: justify;">Assault! Jack the Ripper kesinlikle herkese hitap edecek bir film değil. Ama Asya korku sinemasını sevenler, şiddet ve seksin çok iyi harmanlandığı bu filmi mutlaka izlemeli. Ana amacı olan izleyiciyi şok etme ve rahatsızlık vermeyi kesinlikle çok iyi becermiş bir film.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/07/Assault_Jack_the_Ripper_poster_1977_.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2526" title="Assault!_Jack_the_Ripper_poster_(1977)_" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/07/Assault_Jack_the_Ripper_poster_1977_.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/KtLqQrU/500x314" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/KtLqQrU-Assault-Jack-The-Ripper-1976-iyikotufilm-com"><img src="http://static.sevenload.net/img/sevenload.png" alt="Assault Jack! The Ripper (1976) iyikotufilm.com" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/assault-jack-the-ripper-1976/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Malabimba (1979)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/malabimba-1979/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/malabimba-1979/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 05:38:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Korku Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nunsploitation]]></category>
		<category><![CDATA[XXX]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Andrea Bianchi]]></category>
		<category><![CDATA[Beyond the Door]]></category>
		<category><![CDATA[Burial Ground]]></category>
		<category><![CDATA[Gabriele Crisanti]]></category>
		<category><![CDATA[Italian Rip-Off]]></category>
		<category><![CDATA[Katell Laennec]]></category>
		<category><![CDATA[La morte ha sorisso all’assassino]]></category>
		<category><![CDATA[L’ossessa]]></category>
		<category><![CDATA[Malabimba]]></category>
		<category><![CDATA[Mariangela Giordano]]></category>
		<category><![CDATA[nunsploitation]]></category>
		<category><![CDATA[Patrizia Webley]]></category>
		<category><![CDATA[Possession of a Teenager]]></category>
		<category><![CDATA[Pupita Lea]]></category>
		<category><![CDATA[Strip Nude for Your Killer]]></category>
		<category><![CDATA[The Exorcist]]></category>
		<category><![CDATA[The Malicious Whore]]></category>
		<category><![CDATA[The Sexorcist]]></category>
		<category><![CDATA[The Temptor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2496</guid>
		<description><![CDATA[“Malabimba” ya da İngilizce versiyonundaki adıyla “Possession of a Teenager”, “The Exorcist”in sayısını bilmediğimiz İtalyan rip-offlarından bir tanesi.  Daha büyük bütçelerle çekilmiş “Beyond the Door” ya da “The Temptor” dan çok daha iyi olduğunu, belki de en iyi İtalyan “The Exorcist” rip-offlarından biri olduğunu söyleyebilirim. Daniela ‘Bimba’ Karoli (Katell Laennec) ölmüş annesinin ruhu tarafından ele [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/07/malabimba1979.jpg"><img class="size-full wp-image-2497 alignleft" title="malabimba(1979)" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/07/malabimba1979.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>“Malabimba” ya da İngilizce versiyonundaki adıyla “Possession of a Teenager”, “The Exorcist”in sayısını bilmediğimiz İtalyan rip-offlarından bir tanesi.  Daha büyük bütçelerle çekilmiş “Beyond the Door” ya da “The Temptor” dan çok daha iyi olduğunu, belki de en iyi İtalyan “The Exorcist” rip-offlarından biri olduğunu söyleyebilirim.</p>
<p style="text-align: justify;">Daniela ‘Bimba’ Karoli (Katell Laennec) ölmüş annesinin ruhu tarafından ele geçirilir ve sonrasında resmen bir seks canavarına dönüşür. Olay babasını baştan çıkarmaya, büyükbabasına oral seks yapmaya kadar varır. Bu 16 yaşındaki masum genç kızın geçirdiği dönüşüm, seksüel açlık, şiddet, asabiyet izlenmeye değer kesinlikle.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin yönetmeni Andrea Bianchi B film severler için pek de yabancı olmayan bir isim. Yönetmenin “Strip Nude for Your Killer” giallosu, ya da eğlenceli zombie filmi “Burial Ground” tanıdık gelecektir. Eğer “Burial Ground”u izlediyseniz  “Malabimba” hakkında az çok bir fikir yürütebilirsiniz. Andrea Bianchi sınırları olmayan bir yönetmen ve Malabimba’da da bunu görmek mümkün.</p>
<p style="text-align: justify;">Malabimba oldukça çılgın bir film. Seksploitation ve nunsploitation tanımlamasını hak eden fakat gore ya da gerçek bir korku ögesi barındırmayan film, yapımcı Gabriele Crisanti’ya yeteri kadar sleazy gelmemiş olacak ki beş dakikalık hard core seks sahnesi ilave etmiş filme. <span id="more-2496"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Soft- core erotik bir filmden daha fazlasına sahip film, başarılı kamera çalışmaları ve yaratılan ideal ortamla oldukça başarılı. Karoli ailesinin yaşadığı, bir tepede yer alan kale, manastır tarzı ev filmin atmosferine uygun bir seçim olmuş. Sahneleri tamamlayan etkili seçim soundtrack ise atmosferi tamamlamış. Müziklerin bazılarının Joe D’Amato’nun ”La morte ha sorisso all’assassino” filminden alındığını bilmek yine de üzerinizde bıraktığı etkiden bir şey kaybettirmiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmdeki oyunculuklar, İtalyan bir B filminden beklenmeyecek derecede başarılı. Özellikle rahibe Sofia rolündeki Mariangela Giordano’nun performansı izlemeye değer. Bimba’nın Rahibe Sofia’yı baştan çıkarmaya çalıştığı sahnelerdeki performansı, ona karşı koymaya çalışması, bazı durumlarda da buna karşı koyamadığı sahneler oyunculuk açısından beni oldukça etkiledi. Bunun yanı sıra filmle ilgili aklımda kalan en etkili sahnelerden birisi de Bimba’nın dedesine oral seks yapıp öldürdüğü sahne. Dedesi felçli ve çok yaşlıdır. Bimba gizlice odasına girer, baştan çıkartmak için karşısında soyunmaya başlar, daha sonra oral seks yapar ve dedesi orgazma ulaştığı sırada kalp krizi geçirip ölür.</p>
<p style="text-align: justify;">Malabimba diğer İtalyan Exorcist rip-offlarından peformans ve olaya bakış açısı bakımından ayrılıyor. <a href="http://iyikotufilm.com/l%E2%80%99ossessa-aka-the-sexorcist-1974/">L’Ossessa aka The Sexorcist (1974) </a>filmiyle bakış açısı olarak benzer olsa da, atmosfer, kurgu ve oyunculuk bakımından daha başarılı. The Sexorcist’e göre daha sert seks sahneleri barındırıyor.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/07/malabimba_1979.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2501" title="malabimba_(1979)" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/07/malabimba_1979.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/tiXj7CX/500x314" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/tiXj7CX-Malabimba-1979-www-iyikotufilm-com"><img src="http://static.sevenload.net/img/sevenload.png" alt="Malabimba (1979) www.iyikotufilm.com" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/malabimba-1979/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Olga&#8217;s Girls (1964)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/olgas-girls-1964/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/olgas-girls-1964/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jun 2010 19:13:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sexploitation]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alice Denham]]></category>
		<category><![CDATA[Audrey Campbell]]></category>
		<category><![CDATA[Cynthia Grey]]></category>
		<category><![CDATA[Dolly Simmons]]></category>
		<category><![CDATA[George Weiss]]></category>
		<category><![CDATA[Glen or Glenda]]></category>
		<category><![CDATA[Gore]]></category>
		<category><![CDATA[Ilsa]]></category>
		<category><![CDATA[Jane Hill]]></category>
		<category><![CDATA[Jess Franco]]></category>
		<category><![CDATA[Joseph P. Mawra Joseph P. Mawra]]></category>
		<category><![CDATA[Olga's Girls]]></category>
		<category><![CDATA[Olga’s House of Shame]]></category>
		<category><![CDATA[Sleaze]]></category>
		<category><![CDATA[Tchaikovsky]]></category>
		<category><![CDATA[White Slaves of Chinatown]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2416</guid>
		<description><![CDATA[Olga filmleri 60’lı yıllarda yapılan sexploitation türünde bir seridir. Olga’s Girls ise bu serinin ikinci filmi olarak 1964 yılında Joseph Mawra tarafından çekilir. Serinin ilk filmi White Slaves of Chinatown ve sonuncu yani üçüncüsü Olga’s House of Shame de yine aynı yönetmene aittir. Serinin üç filminin de yapımcısı 50’li yıllarda yaptığı Z filmler ve 60’lı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Olga filmleri 60’lı yıllarda yapılan <a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/olgasgirls1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2417" title="olgasgirls1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/olgasgirls1.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>sexploitation türünde bir seridir. Olga’s Girls ise bu serinin ikinci filmi olarak 1964 yılında Joseph Mawra tarafından çekilir. Serinin ilk filmi White Slaves of Chinatown ve sonuncu yani üçüncüsü Olga’s House of Shame de yine aynı yönetmene aittir. Serinin üç filminin de yapımcısı 50’li yıllarda yaptığı Z filmler ve 60’lı yıllardaki sexploitation filmleriyle tanınan George Weiss’dir. 1953 yapımı bir cinsiyet değiştirme hikayesinin anlatıldığı Glen or Glenda filmi Weiss’in en bilinen işidir.</p>
<p style="text-align: justify;">60’ların başında sinemada sleaze ve gore unsurlar yeni yeni görünmeye başlarken, bu üçleme bu unsurları içeren en dikkat çeken istismar filmlerinin başında gelir. Olga filmleri aynı zamanda Jess Franco için de Ilsa serisi açısından büyük bir ilham kaynağı olmuştur.  Beyaz kadın ticareti, uyuşturucu, kaçakçılık, işkence dolu bu seri, çoğu kişi tarafından 30 ve 40’lı yılların klasik exploitation filmlerine bir gönderme şeklinde tanımlanır. Tabii ekstra sleaze unsurlar içererek…</p>
<p style="text-align: justify;">Olga (Audrey Campbell) yerel bir mafya ile bağlantılı çalışan, etrafında kirli işleri yaptırmakta kullandığı kadınların olduğu, bir yer altı çetesinin lideridir. Oldukça zalim, en ufak bir hatayı bile kabul etmeyen Olga, yanındaki kadınları fuhuş yaptırmak ve uyuşturucu ticareti için kullanmaktadır. İstemediği ya da yanlış bir durum olursa kadınlara eziyet etmekten hiç çekinmez. İçlerinden bir kızın muhbirlik yaptığını öğrenir ve gerçekleri öğrenmenin onun için birinci yolu işkencedir. <span id="more-2416"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Olga’s Girls filminin belki de en dikkat çekici özelliği oldukça yaratıcı işkence sahneleri. Ayrıca dönemin güzel mankeni Audrey Campbell oldukça ilginç bir karakter yaratmış. Karakterin zalimliğini gayet iyi yansıtırken, bazı lezbiyen ilişki sahnelerinde kızlara dokunurken ya da öperkenki rahatsız durumu gözden kaçmıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Işık ve gölge oyunlarının gayet başarılı kullanıldığı film, sinematografi açısından düşük bütçesine rağmen oldukça başarılı. Filmle ilgili önemli bir detay da filmin sessiz çekilmiş olması. Hikayesi bir anlatıcı tarafından anlatılan filme karanlık bir belgesel havası vermiş bu özellik. Kullanılan garip kamera açılarıyla farklı bir atmosfer yaratılmış. Fakat çok alakasız sahnelerde örneğin bir anda Tchaikovsky’nin aşk temalı Romeo ve Juliet müziğini duymak gülünç olmuş.</p>
<p style="text-align: justify;">Birkaç gün gibi kısa bir sürede çekilen filmden harika oyunculuklar beklemek anlamsız olur. Fakat dönemin özelliklerini yansıtan, sexploitation türünden hoşlananlar için ideal bir film. Olga serisini izlemeyip merak edenler için de iyi bir başlangıç.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/olgasgirls01.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2418" title="olgasgirls01" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/olgasgirls01.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
<p><script src="http://en.sevenload.com/pl/N6ei14j/500x408" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://en.sevenload.com/videos/N6ei14j-Olgas-Girls"><img src="http://static.sevenload.net/img/sevenload.png" alt="Olga's Girls" width="66" height="10" /></a></p>
<p><!-- INCLUDE javascript_bottom --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/olgas-girls-1964/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Mini-Skirt Mob (1968)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/the-mini-skirt-mob-1968/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/the-mini-skirt-mob-1968/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 May 2010 19:40:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Biker]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Andy Warhol]]></category>
		<category><![CDATA[Beach Party Films]]></category>
		<category><![CDATA[Beat the Devil]]></category>
		<category><![CDATA[Biker Movies]]></category>
		<category><![CDATA[Camp Style]]></category>
		<category><![CDATA[Campy]]></category>
		<category><![CDATA[Cheesy]]></category>
		<category><![CDATA[Diane McBain]]></category>
		<category><![CDATA[Drive-in Films]]></category>
		<category><![CDATA[George Kuchar]]></category>
		<category><![CDATA[Hell’s Belles]]></category>
		<category><![CDATA[John Waters]]></category>
		<category><![CDATA[Kitch]]></category>
		<category><![CDATA[Maury Dexter]]></category>
		<category><![CDATA[MGM]]></category>
		<category><![CDATA[Mike Kuchar]]></category>
		<category><![CDATA[Patty McCormack]]></category>
		<category><![CDATA[Pink Flamingos]]></category>
		<category><![CDATA[Polyester]]></category>
		<category><![CDATA[Ross Hagen]]></category>
		<category><![CDATA[Sherry Jackson]]></category>
		<category><![CDATA[The Bad Seed]]></category>
		<category><![CDATA[The Mini-Skirt Mob]]></category>
		<category><![CDATA[Welcome to the Dollhouse]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2413</guid>
		<description><![CDATA[The Mini-Skirt Mob bir kadın motosiklet çetesini konu alan, 60’lı yılların drive-in sinemaları için yapılmış 1968 yapımı türlerin iç içe geçtiği bir film. Film 60’lı yıllarda istismar alt türlerinden  biker filmlerinin özelliklerini taşısa da yer yer western öğeleri, dönemin popüler gençlik melodramları ve campy unsurlarını da içinde barındırıyor. Filmden önce blogumda daha önce yer vermediğim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/miniskirtmob.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2414" title="miniskirtmob" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/miniskirtmob.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>The Mini-Skirt Mob bir kadın motosiklet çetesini konu alan, 60’lı yılların drive-in sinemaları için yapılmış 1968 yapımı türlerin iç içe geçtiği bir film. Film 60’lı yıllarda istismar alt türlerinden  biker filmlerinin özelliklerini taşısa da yer yer western öğeleri, dönemin popüler gençlik melodramları ve campy unsurlarını da içinde barındırıyor. Filmden önce blogumda daha önce yer vermediğim bir tür olan campy’den de kısaca bahsetmek istiyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Camp genel olarak bir yaşam tarzını ifade eder. Sanatın bütün dallarında kendine yer bulan, çoğu kişi tarafından bir sanat akımı olarak adlandırılan bu tür, “campy”  yada “cheesy” olarak da bilinir. Genel olarak kitsch’e yakın olmasına rağmen, ondan ayrılan en önemli özelliği burada “abartı” ve “bayağılık” bilinçli olarak kullanılır. Sinemada da bu türün en bilinen yönetmenleri George ve Mike Kuchar, Andy Warhol ve John Waters’dır. Türün en bilinen filmleri ise Beat the Devil, Pink Flamingos, Polyester ve Welcome to the Dollhouse filmleridir.</p>
<p style="text-align: justify;">Shayne (Diane McBain) Mini-Skirt Mob ismindeki kadınlardan oluşan bir motosiklet çetesinin lideridir. Erkek arkadaşı rodeocu, kovboy Jeff Logan (Ross Hagen) tarafından aldatılır ve terk edilir. Jeff, Connie (Sherry Jackson) ile evlenir. Bunun üzerine Shayne erkek arkadaşını geri almak için çetesiyle harekete geçer. Mini-Skirt Mob biker filmlerinde görmeye alıştığımız kirli, paspal çetelere benzememektedir. Saçları, makyajları ve kıyafetleriyle farklı bir tarzları vardır. Motosikletli kızlardan çok, 60’lı yılların dergilerinden fırlamış modellere benzemekteler.<span id="more-2413"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Oyunculuklar da yukarıda bahsettiğim gibi kıyafetler gibi abartılı. Tam bir campy havasını seziyorsunuz. Ayrıca filmle ilgili dikkatimi çeken bir diğer husus da filmin yapım şirketinin MGM olması. MGM gibi büyük bir yapım şirketinin, böyle bir filme imza atmış olması, dönemin drive-in filmlerinin dönem içinde ne kadar etkili olduğunu gösteriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Film genel olarak hareketli aksiyon sahneleriyle kendini sonuna kadar izlettiriyor. Detaylara çok takılmadan, dönemin koşullarını göz önünde bulundurarak, o dönemin havasını ve trendlerini izlemek gayet keyifli. Filmin yönetmeni Maury Dexter. 50’li yılların popüler beach party filmleriyle kendisini gösteren yönetmen, dönemin trendlerine uygun The Mini-Skirt Mob ve Hell’s Belles (1970) filmleriyle biker tarzında işlere de imza atmıştır. Filmin oyuncu kadrosu diğer biker filmlere göre daha tanıdık ve popüler isimlerden oluşuyor. Diane McBain, Sherry Jackson, Ross Hagen’ın yanı sıra Patty McCormack’ı çocuk oyuncu olarak üne kavuştuğu 1956 yapımı The Bad Seed filminden hatırlamak mümkün.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/miniskirtmob2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2415" title="miniskirtmob2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/miniskirtmob2.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/YdRjxPD/500x366" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/YdRjxPD-Mini-skirt-mob-1968-www-iyikotufilm-com"><img src="http://static.sevenload.net/img/sevenload.png" alt="Mini-skirt mob (1968) www.iyikotufilm.com" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/the-mini-skirt-mob-1968/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstismar Filmleri</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/istismar-filmleri/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/istismar-filmleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 May 2010 22:35:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[4 mosche di velluto grigio]]></category>
		<category><![CDATA[A Dog's World]]></category>
		<category><![CDATA[A Fistful of Dollars]]></category>
		<category><![CDATA[A nightmare on elm street]]></category>
		<category><![CDATA[Alligator]]></category>
		<category><![CDATA[Alvin Purple]]></category>
		<category><![CDATA[Antichrist]]></category>
		<category><![CDATA[August Underground's Mordum]]></category>
		<category><![CDATA[Baise Moi]]></category>
		<category><![CDATA[Beyond the Time Barrier]]></category>
		<category><![CDATA[Biker Movies]]></category>
		<category><![CDATA[Black Caesar]]></category>
		<category><![CDATA[Black Christmas]]></category>
		<category><![CDATA[Black Shampoo]]></category>
		<category><![CDATA[Blacula]]></category>
		<category><![CDATA[Blaxploitation]]></category>
		<category><![CDATA[Blood Sucking Freaks]]></category>
		<category><![CDATA[Boss Nigger]]></category>
		<category><![CDATA[Britsploitation moveis]]></category>
		<category><![CDATA[Bruceploitation]]></category>
		<category><![CDATA[bump n’ and grind]]></category>
		<category><![CDATA[C.C. and Company]]></category>
		<category><![CDATA[Cannibal Ferox]]></category>
		<category><![CDATA[Cannibal Holocaust]]></category>
		<category><![CDATA[Cannibal Movies]]></category>
		<category><![CDATA[Cannonball]]></category>
		<category><![CDATA[Captive Women]]></category>
		<category><![CDATA[Carnival of Souls]]></category>
		<category><![CDATA[Carsploitation movies]]></category>
		<category><![CDATA[Cautionary films]]></category>
		<category><![CDATA[Chambara movies]]></category>
		<category><![CDATA[Child Bride]]></category>
		<category><![CDATA[Child's Play]]></category>
		<category><![CDATA[Coffy]]></category>
		<category><![CDATA[Combat Shock]]></category>
		<category><![CDATA[Coonskin]]></category>
		<category><![CDATA[Cotton Comes to Harlem]]></category>
		<category><![CDATA[Cujo]]></category>
		<category><![CDATA[Day of the Animals]]></category>
		<category><![CDATA[Deadly Night]]></category>
		<category><![CDATA[Death Race 2000]]></category>
		<category><![CDATA[Death Rides a Horse Django]]></category>
		<category><![CDATA[Death Wish]]></category>
		<category><![CDATA[Derek Jarman]]></category>
		<category><![CDATA[Dirty Mary Crazy Larry]]></category>
		<category><![CDATA[Dolemite]]></category>
		<category><![CDATA[Dövüş sporu filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[drive-in movie theater]]></category>
		<category><![CDATA[Eaten Alive]]></category>
		<category><![CDATA[Eco-terror movies]]></category>
		<category><![CDATA[Edgar G. Ulmer]]></category>
		<category><![CDATA[Eschploitation movies]]></category>
		<category><![CDATA[Exploitation films]]></category>
		<category><![CDATA[Eyes Without a Face]]></category>
		<category><![CDATA[Faces of Death]]></category>
		<category><![CDATA[Falling Down]]></category>
		<category><![CDATA[Fight for Your Life]]></category>
		<category><![CDATA[Flash Gordon's Trip to Mars]]></category>
		<category><![CDATA[For a Few Dollars More]]></category>
		<category><![CDATA[Foxy Brown]]></category>
		<category><![CDATA[Fräulein Devil]]></category>
		<category><![CDATA[Friday the 13th]]></category>
		<category><![CDATA[Frogs]]></category>
		<category><![CDATA[George Pal]]></category>
		<category><![CDATA[Giallo movies]]></category>
		<category><![CDATA[Godzilla]]></category>
		<category><![CDATA[Godzilla vs. the Smog Monster]]></category>
		<category><![CDATA[Gone in 60 Seconds]]></category>
		<category><![CDATA[Great White]]></category>
		<category><![CDATA[Grindhouse]]></category>
		<category><![CDATA[Grizzly]]></category>
		<category><![CDATA[Halloween]]></category>
		<category><![CDATA[Hanzo the Razor]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta Sadiconazia]]></category>
		<category><![CDATA[Hell Up in Harlem]]></category>
		<category><![CDATA[Hells Angels on Wheels]]></category>
		<category><![CDATA[Hillbillies in a Haunted House]]></category>
		<category><![CDATA[Hixploitation movies]]></category>
		<category><![CDATA[Hostel]]></category>
		<category><![CDATA[House Of 1000 Corpses]]></category>
		<category><![CDATA[Humanoids from the Deep]]></category>
		<category><![CDATA[I Drink Your Blood]]></category>
		<category><![CDATA[I Spit On Your Grave]]></category>
		<category><![CDATA[Il Gatto a nove code]]></category>
		<category><![CDATA[Il portiere di notte]]></category>
		<category><![CDATA[Ilsa]]></category>
		<category><![CDATA[Irréversible]]></category>
		<category><![CDATA[Jean-Luc Godard]]></category>
		<category><![CDATA[Killer Nun]]></category>
		<category><![CDATA[L'uccello dalle piume di cristallo]]></category>
		<category><![CDATA[L'ultima orgia del III Reich]]></category>
		<category><![CDATA[La Bestia in Calore]]></category>
		<category><![CDATA[La coda dello scorpione]]></category>
		<category><![CDATA[La ragazza che sapeva troppo]]></category>
		<category><![CDATA[La tarantola dal ventre nero]]></category>
		<category><![CDATA[Lady Snow blood]]></category>
		<category><![CDATA[Last Cannibal World]]></category>
		<category><![CDATA[Last House on Dead End Street]]></category>
		<category><![CDATA[Let Me Die A Woman]]></category>
		<category><![CDATA[Live and Let Die]]></category>
		<category><![CDATA[Lo strano vizio della Signora Wardh]]></category>
		<category><![CDATA[Lone Wolf and Cub]]></category>
		<category><![CDATA[Luis Bunuel]]></category>
		<category><![CDATA[Mad Max]]></category>
		<category><![CDATA[Mars Attacks the World]]></category>
		<category><![CDATA[Martial Arts Movies]]></category>
		<category><![CDATA[Men Behind the Sun]]></category>
		<category><![CDATA[Mercury Theatre Halloween]]></category>
		<category><![CDATA[Mom and Dad]]></category>
		<category><![CDATA[Mondo Cane]]></category>
		<category><![CDATA[Mondo movies]]></category>
		<category><![CDATA[Monster Shark]]></category>
		<category><![CDATA[Moonshine Mountain]]></category>
		<category><![CDATA[My Bloody Valentine]]></category>
		<category><![CDATA[Nam's Angels]]></category>
		<category><![CDATA[Nazisploitation movies]]></category>
		<category><![CDATA[Nekromantik]]></category>
		<category><![CDATA[Night of the Lepus]]></category>
		<category><![CDATA[Not Quite Hollywood: The Wild Untold Story of Ozploitation!]]></category>
		<category><![CDATA[Nunsploitation movies]]></category>
		<category><![CDATA[Orca]]></category>
		<category><![CDATA[Ozploitation movies]]></category>
		<category><![CDATA[Patrick]]></category>
		<category><![CDATA[Pink Flamingos]]></category>
		<category><![CDATA[Piranha]]></category>
		<category><![CDATA[Poor White Trash 2]]></category>
		<category><![CDATA[Pornochanchada movies]]></category>
		<category><![CDATA[Prom Night]]></category>
		<category><![CDATA[Prophecy]]></category>
		<category><![CDATA[Race with the Devil]]></category>
		<category><![CDATA[Rahibe filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rape and Revenge movies]]></category>
		<category><![CDATA[Razorback]]></category>
		<category><![CDATA[Reefer Madness]]></category>
		<category><![CDATA[Repulsion]]></category>
		<category><![CDATA[Salò o le 120 giornate di Sodoma]]></category>
		<category><![CDATA[Salon Kitty]]></category>
		<category><![CDATA[School of the Holy Beast and Sinful Nuns of Saint Valentines]]></category>
		<category><![CDATA[Sei donne per l'assassino]]></category>
		<category><![CDATA[Sex and Fury]]></category>
		<category><![CDATA[Sex Madness]]></category>
		<category><![CDATA[Shaft]]></category>
		<category><![CDATA[She Shoulda Said No]]></category>
		<category><![CDATA[She Wolf of the SS]]></category>
		<category><![CDATA[Shocking Asia]]></category>
		<category><![CDATA[Shogun Assassin]]></category>
		<category><![CDATA[SICK: The Life & Death of Bob Flanagan]]></category>
		<category><![CDATA[Silent Night]]></category>
		<category><![CDATA[Sleepaway Camp]]></category>
		<category><![CDATA[Snuff]]></category>
		<category><![CDATA[Splatter Movies]]></category>
		<category><![CDATA[SS Experiment Camp]]></category>
		<category><![CDATA[Stoner movies]]></category>
		<category><![CDATA[Sugar Hill]]></category>
		<category><![CDATA[Super Fly]]></category>
		<category><![CDATA[Supermasochist]]></category>
		<category><![CDATA[Ta Paidia tou Diavolou]]></category>
		<category><![CDATA[Tarantula]]></category>
		<category><![CDATA[Teensploitation movies]]></category>
		<category><![CDATA[Tenebrae]]></category>
		<category><![CDATA[Tentacles]]></category>
		<category><![CDATA[The Anthropophagus Beast]]></category>
		<category><![CDATA[The Big Gundown]]></category>
		<category><![CDATA[The Blues Brothers]]></category>
		<category><![CDATA[The Born Losers]]></category>
		<category><![CDATA[The Devils]]></category>
		<category><![CDATA[The Driller Killer]]></category>
		<category><![CDATA[The Girl Who Knew Too Much]]></category>
		<category><![CDATA[The Grand Duel]]></category>
		<category><![CDATA[The Great Silence]]></category>
		<category><![CDATA[The Hitcher]]></category>
		<category><![CDATA[The Last House on the Left]]></category>
		<category><![CDATA[The Mack]]></category>
		<category><![CDATA[The Man From Deep River]]></category>
		<category><![CDATA[The Mountain of the Cannibal God]]></category>
		<category><![CDATA[The Outlaw Josey Wales]]></category>
		<category><![CDATA[The Pack]]></category>
		<category><![CDATA[The Texas Chain Saw Massacre]]></category>
		<category><![CDATA[The Thing With Two Heads]]></category>
		<category><![CDATA[The Toolbox Murders]]></category>
		<category><![CDATA[The War of the Worlds]]></category>
		<category><![CDATA[Them!]]></category>
		<category><![CDATA[Thriller - en grym film]]></category>
		<category><![CDATA[Tintorera]]></category>
		<category><![CDATA[Tod Browning]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey Shoot]]></category>
		<category><![CDATA[Two-Lane Blacktop]]></category>
		<category><![CDATA[Un chien andalou]]></category>
		<category><![CDATA[Vanishing Point]]></category>
		<category><![CDATA[Vigilante movies]]></category>
		<category><![CDATA[Walking Talls]]></category>
		<category><![CDATA[William Cameron Menzies]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2390</guid>
		<description><![CDATA[Exploitation film genellikle dehşet verici konular ‘istismar edilerek’ geliştirilen bir film türüdür. “Exploitation” terimi film piyasasında oldukça yaygındır; promosyon ve reklam anlamında her türden film için kullanılır. Bu filmler büyük bir star, özel efektler, seks, şiddet, romantizm gibi bir anlamda sömürecek konulara ihtiyaç duyarlar.  Buna rağmen bir exploitation filmi ağırlıklı olarak sansasyonel reklamcılığa ve filmin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2391" title="exploitation_movies_1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_1.jpg" alt="" width="654" height="256" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Exploitation film </strong>genellikle dehşet verici konular ‘istismar edilerek’ geliştirilen bir film türüdür. “<strong>Exploitation</strong>” terimi film piyasasında oldukça yaygındır; promosyon ve reklam anlamında her türden film için kullanılır. Bu filmler büyük bir star, özel efektler, seks, şiddet, romantizm gibi bir anlamda sömürecek konulara ihtiyaç duyarlar.  Buna rağmen bir exploitation filmi ağırlıklı olarak sansasyonel reklamcılığa ve filmin gerçek kalitesinden ziyade tasvir edilen konunun geniş ve dehşet verici bir şekilde abartılı aktarımına dayanır. Exploitation filmleri genellikle her bakımdan düşük kalitede filmlerdir. Ancak durum her zaman böyle değildir. Exploitation filmleri bazen ciddi anlamda ilgi toplar ve popüler olurlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Tarihçe</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Exploitation filmlerde, müstehcen ya da açık seçik seks sahneleri, sansasyonel şiddet, hap kullanımı, çıplaklık, tuhaf ve korkutucu şeyler, kan, gariplik, yıkım, isyan ve kargaşa en önemli özelliklerdendir. Bu tür filmler sinemacılığın ilk günlerinden beri çekilse de ABD ve Avrupa’da genel anlamdan sansürün ve sinema kurallarının yumuşaması ile birlikte, 1960 ve 70’lerde popülerleşmişlerdir. Ayrıca yapımcılar televizyon nedeniyle kaybettikleri izleyicinin ilgisini çekmek için sansasyonel öğeler kullanmıştır. Çoğu tiyatrolarda oynanamayacak ve ABD’de NC-17 derecesi alamayacak denli düşük bütçeli filmlerdir. 1990’lardan beri exploitation filmler, türü para-sinema olarak adlandıran akademik çevrelerin de dikkatini çekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;<strong>Exploitation</strong>&#8221; sözcüğü çok geniş anlamda tanımlanır ve filmin asıl içeriğinden ziyade seyircinin filmi algılaması ile ilgilenir. <strong>Hays Code</strong>’u geçemeyen sanat filmleri ve exploitation filmler genelde aynı salonlarda gösterildiği için ilgi çekici malzeme ve sanatsal içerik genelde bir aradadır. Explioitation filmler, filmlerinde saldırganlık öğesi baskın olan ve “saygın olmayan” malzemeyi cesurca işleyen ünlü Avrupalı yönetmenler <strong>Derek Jarman</strong>, <strong>Luis Buñuel</strong>, ve  <strong>Jean-Luc Godard</strong> sayesinde gelişmiştir. <strong>Stanley Kubrick</strong>&#8216;in <strong>A Clockwork Orange</strong>, <strong>Tod Browning</strong>&#8216;in <strong>Freaks</strong> ve <strong>Roman Polanski</strong>&#8216;nin <strong>Repulsion</strong> filmi dâhil olmak üzere klasik olarak adlandırılan pek çok filmde seks, şiddet ve exploitation filmleri ile bağdaştırılan şok vardır. Buñuel&#8217;in <strong>Un chien andalou</strong> filmi modern splatter filmine özgü öğeler içermektedir.  Eğer <strong>Carnival of Souls </strong>Avrupa’da çekilmiş olsaydı sanat filmi olarak, öte yandan <strong>Eyes Without a Face </strong>Amerika’da çekilseydi düşük bütçeli bir korku filmi diye sınıflandırılacağı iddia edilmektedir. Sanat filmlerinin ve exploitation filmlerinin seyircisi Hollywood’un sunduklarını genelde reddeder.<span id="more-2390"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2393" title="exploitation_movies_2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_2.jpg" alt="" width="660" height="229" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Exploitation filmler, haberlerde çıkan ve halkın kısa süreli belleğinde yer eden olaylardan yararlanmıştır ancak büyük film stüdyoları büyük bir film çekmek için gerekli zamanın uzun olması dolayısıyla bu projelere pek sıcak bakmaz. Mesela <strong>Child Bride</strong> (1938), Ozarks’ta yaşça büyük adamların küçük yaştaki kızlarla evlenmesine dikkat çekmektedir.   <strong>Reefer Madness</strong> (1936)’da olduğu gibi filmlerde hap kullanımı gibi diğer meseleler büyük film stüdyolarının kendi ortalama seyircilerini ve saygınlıklarını kaybetmemek adına yanaşmayacakları kadar seyirci toplamıştır. <strong>Sex Madness</strong> (1938) evlilik öncesi cinsel ilişkilerden bulaşan zührevi hastalıkları ele almıştır. Hamilelik ve doğum hakkındaki <strong>Mom and Dad</strong> (1945) zor şartlarda tanıtılmıştır. <strong>She Shoulda Said No</strong> (1949) hap kullanımı ve karmaşık seks hayatı konularını birleştirmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Büyük stüdyolardan çok daha önce Finlandiya Kış Savaşı, Kore Savaşı ve Vietnam Savaşı hakkında birtakım savaş filmleri çekilmiştir. <strong>Orson Welles</strong>&#8216;ın <strong>Mercury Theatre Halloween</strong> 1938 radyo yapımı <strong>The War of the Worlds</strong>’u pek çok Amerikalı’yı şok ettiğinden ve haberlere konu olduğundan Universal Pictures, <strong>Flash Gordon&#8217;s Trip to Mars</strong> adlı dizisini kısalttı ve o yıl Kasım ayında gösterime girmek üzere  <strong>Mars Attacks the World</strong> filmini çekti.</p>
<p style="text-align: justify;">Kimi <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Poverty_Row"><strong>Poverty Row</strong></a> düşük bütçeli  <a href="http://iyikotufilm.com/b-filmler/"><strong>B film</strong></a> daha çok büyük stüdyo projelerinden faydalanmıştır. Filmi çekim hızları büyük stüdyo filmlerinin seyircisini çekmek açısından avantaj sağlayabilir. Mesela Edward L. Alperson, Paramount Pictures’ın yönetmeni <strong>George Pal</strong>’ın saygın filmi <strong>The War of the Worlds</strong>’u sinemada ezmek için <strong>William Cameron Menzies</strong>’in  <strong>Invaders from Mars</strong> filmini çekmiştir. Pal’ın  <strong>The Time Machine</strong> filmi de  <strong>Robert Clarke</strong>&#8216;in bir <strong>Edgar G. Ulmer</strong> filmi olan <strong>Beyond the Time Barrier</strong> (1960) tarafından hezimete uğratılmıştır. Bu yüzden, büyük film stüdyoları, yapımcılar ve yıldızlar projelerini gizli tutmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_3.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2394" title="exploitation_movies_3" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_3.jpg" alt="" width="640" height="234" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Açık Sinemalar, otomobille girilen sinemalar (Grindhouse, Drive-in Cinema)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Açık tiyatro (<strong>grindhouse</strong>), genelde exploitation filmleri gösteren tiyatrolar için kullanılan bir Amerikan terimidir. New York’ta <strong>42. Cadde</strong>’deki  “<strong>bump n’ and grind</strong>’ dancing ” ve striptiz afişleri olan burlesque tiyatrolarının batmasından sonra bu adı almıştır. 1960’larda bu tiyatrolar exploitation filmlerinin buluşma yeri olarak kullanılmaya başlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Sinema sahipleri, <strong>drive-in movie theater</strong> (otomobille girip arabadan film seyredilen açık sinemalar) 1960’larda ve 1970’lerde düşüşe geçtiğinde, sinema patronları müşterilerini geri kazanmak için yeni arayışlara başladı. Çözümlerden birisi de exploitation film göstermekti. Aslında, 1970’li yıllardaki bazı yapımcılar doğrudan “<strong>drive-in</strong>” pazarı için filmler yapacaktı. Bunların çoğu, içlerinden bazıları “drive-in” filmlere göndermeler yapan şiddet içerikli aksiyon filmleridir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/drive-in_cinema.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2395" title="drive-in_cinema" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/drive-in_cinema.jpg" alt="" width="450" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Alt türler </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Exploitation filmler, diğer türlerdeki filmlere özgü tarzları ve konuları, özellikle de korku filmlerini ve belgesel filmlerini benimseyebilir. Exploitation film alt türleri, kullandıkları özelliklere göre sınıflandırılır. Konu olarak, exploitation filmi ucuz dergiler gibi sözde sömürücü medyadan da etkilenebilir.  Bunun dışında exploitation filmleri, iki ya da daha fazla türü aynı anda kullanarak, hem slasher film hem de splatter film olarak nitelendirilen <strong>Maniac</strong> (1980) filminde olduğu gibi bazen türleri belirsizleştirmektedir.  Wishman’ın  <strong>Let Me Die A Woman</strong> filmi hem shock documentary hem de  sex exploitation filmi alt türlerine özgü öğeler içermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>1930 ve 1940’ların Cautionary filmleri</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">1930’lu ve 1940’lı yıllarda çekilen exploitation filmleri, aslında ders verici olmalarına rağmen dönemin  oldukça  katı sansür ve incelemelerinden geçen filmlerdir. Genel olarak, evlilik öncesi cinsel ilişkiye ve hap kullanımına ilişkin olası tehlikeler hakkındaki ikaz edici hikâyeler (<strong>cautionary stories</strong>)’dir. Örnekler arasında <strong>Marihuana</strong>, <strong>Mom and Dad</strong>, <strong>Reefer Madness</strong>, <strong>Sex Madness</strong> ve  <strong>She Shoulda Said No!</strong> yer alır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Biker filmler</strong></span><span style="color: #ff0000;"><strong>i</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Marlon Brando’nun başrolde oynadığı 1953 yapımı <strong>The Wild One</strong>, motosiklet çeteleri hakkında çekilen ilk film olma özelliğini taşır. 1950’lerden sonra parçaları toplama otomobiller ve motosikletleri konu alan bir dizi düşük bütçeli asi gençlik filmleri çekilmiştir. American International Pictures&#8217; ın  <strong>The Wild Angels</strong> filminin 1966 daki başarısı 1970’li yıllara değin sürecek bir trendi başlattı. Diğer “<a href="http://iyikotufilm.com/kategori/biker/"><strong>biker filmleri</strong></a>” arasında <strong>Motorpsycho</strong> (1965), <strong>Hells Angels on Wheels</strong> (1967), <strong>The Born Losers </strong>(1967), <a href="http://iyikotufilm.com/satan%E2%80%99s-sadists-1969/"><strong>Satan&#8217;s Sadists</strong></a> (1969), <strong>Nam&#8217;s Angels</strong> (1970) ve <strong>C.C. and Company</strong> (1970) yer alır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/bikerposter.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2396" title="bikerposter" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/bikerposter.jpg" alt="" width="464" height="364" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Blaxploitation </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Black exploitation ya da &#8220;<strong><a href="http://iyikotufilm.com/blaxploitation-filmleri/">blaxploitation</a></strong>&#8221; filmler, siyahi oyuncular ile, görünürde siyahi seyirci için çekilen ve Afro-Amerikan kent çevresi klişesi etrafında dönen filmlerdir.  En önemli temalardan biri Afro-Amerikanların “Beyazları” hile ve şiddet yoluyla alt edebilecekleridir. Bu alt türün ilk örneği Melvin Van Peebles’in <strong>Sweet Sweetback&#8217;s Baadasssss Song</strong> filmidir.  Diğer örnekler arasında <strong>Black Caesar</strong>, <strong>Blacula</strong>, <strong>Black Shampoo</strong>, <strong>Boss Nigger</strong>, <strong>Coffy</strong>, <strong>Coonskin</strong>, <strong>Cotton Comes to Harlem</strong>, <strong><a href="http://iyikotufilm.com/dolemite-1975/">Dolemite</a></strong>, <strong>Foxy Brown</strong>, <strong>Hell Up in Harlem</strong>, <strong>Live and Let Die</strong>, <strong>The Mack</strong>, <strong>Shaft</strong>, <a href="http://iyikotufilm.com/sugar-hill-1974/"><strong>Sugar Hill</strong></a>,  <strong>Super Fly</strong>, <strong>The Thing With Two Heads</strong> ve <strong>Truck Turner</strong> yer alır.  Quentin Tarantino&#8217;nun <strong>Jackie Brown</strong> filmi bu türün modern örneklerinden birisidir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Cannibal filmler</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/italyan-yamyam-cannibal-filmleri/"><strong>Cannibal filmler</strong></a>, ya da diğer adıyla cannibal türü, 1970’li yılların başlarından 1980’li yılların sonları arasında, daha çok İtalyan sinemacılar tarafından çekilen, vahşi ve şiddet ve kan içerikli filmlerin toplamıdır.  Bu filmler genelde Güney Afrika’nın derinliklerindeki ya da Asya yağmur ormanlarındaki kabilelerde geçen ve bu kabilelere karşı bir suç işleyen Batılıların esir alındığı yamyamlık( cannibalism) konusu üzerinde yoğunlaşan filmlerdir. Mondo filmde olduğu gibi, cannibal filmerin de ana teması egzotik yerler ve hayvan olsun insan olsun tüm canlılara karşı gösterilen zalim şiddettir. Bu türün en meşhur filmi, altı hayvanın öldürüldüğü çok tartışmalı<strong> Cannibal Holocaust </strong>(1980)’dir. Diğerleri ise:  <strong>Cannibal Ferox</strong>, <strong>Eaten Alive!</strong>, <strong>The Mountain of the Cannibal God</strong>, <strong>Last Cannibal World</strong>, ve ilk cannibal filmi <strong>The Man From Deep River</strong> dır.  Bu türün en ünlü yönetmenleri ise Umberto Lenzi, Ruggero Deodato, Jesús Franco ve  Joe D&#8217;Amato’dur.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_4.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2397" title="exploitation_movies_4" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_4.jpg" alt="" width="650" height="228" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Chambara filmleri</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">1970’lerd, Japonya’da, eserleri sonraki bir çok filme kaynaklık eden Kazuo Koike’nun “samurai manga”’sının başarısının ardından revizyonist ve geleneksellikten uzak duran samuray filmi türü popülerlik kazandı.  <strong>Hanzo the Razor</strong>, <strong>Lady Snow blood</strong>, <strong>Lone Wolf and Cub</strong>, (ayrıca sexploitation film de sayılan)  <strong>Sex and Fury</strong> ve <strong>Shogun Assassin</strong> gibi filmler önceki Akira Kurosawa filmlerindeki gibi  jidaigeki filmlerin stoacı, katı hassasiyetlerini pek önemsemez; bunun yerine intikam hırsı ile hareket eden anti-kahramanlar , gereksiz çıplaklık, şehvetli seks sahneleri, ürkütücü kılıç oyunları, genelde yaralardan fışkıran bir dolu kan yeni chambara filmin öne çıkan özellikleridir.  .Quentin Tarantino&#8217;nun &#8220;Kill Bill&#8221; volume 1ve volume 2 filmleri modern zamanlar versiyonudur.  Tokyo Shock Films’e ait  &#8220;The Machine Girl&#8221; ve  &#8220;Tokyo Gore Police&#8221; gibi daha yeni filmler de bu başlık altında toplanabilir.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_5.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2398" title="exploitation_movies_5" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_5.jpg" alt="" width="633" height="220" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Carsploitation filmleri</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Carsploitation filmler, o dönem popüler olan, araba yarışı ve spor arabaları ile daha büyük arabaların çarpışması sahneleriyle dolu olma özelliğini taşır. Bu türün en olmazsa olmaz filmi <strong>Vanishing Point</strong>’dir. Diğerleri arasında <strong>The Blues Brothers</strong>, <strong>Cannonball</strong>, <strong>The Hitcher</strong>, <strong>Death Race 2000</strong>, <strong>Dirty Mary Crazy Larry</strong>, <strong>Gone in 60 Seconds</strong>, <strong>Mad Max</strong>, <strong>Race with the Devil</strong> ve  <strong>Two-Lane Blacktop</strong> yer alır.  Quentin Tarantino&#8217;nun Death Proof filmi Russ Meyer ve slasher filmlerin yanı sıra bu türün modern modern bir örneğidir. The Cars ve The Fast and the Furious de bu alt türe girmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Eco-terror filmler </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">“Cinnet- geçiren-doğa”, “doğal terör”  ya da “eko-terör” olarak da bilinen eco-terror filmler, tütüne göre daha büyük ya da daha kızgın tek ya da bir grup hayvanın bir grup insan onları avlamaya çalışırken belli bir bölgede yaşayan insanları korkutması konusunu işler. Bu trend, 1950’lerde atom denemelerine olan merakın dev canavarlı filmlerin popülerliğini artırması ile başlamıştır. Bunlar atom bombalarının uyandırdığı eski çağlardan kalma dev yaratıklar ya da radyasyon sonucu mutasyon geçirmiş sıradan hayvanlardır.  <strong>Godzilla</strong>, <strong>Them!</strong> ve <strong>Tarantula</strong> bu türüm örneklerindendir.  1970’li yıllarda doğayı alt üst etmekle suçlanan kirliliğe, toplu açgözlülüğe, askeri sorumsuzluğa karşı bilincin artmasıyla bu trend yeniden canlanmıştır.  <strong>Night of the Lepus</strong>, <strong>Frogs</strong> ve <strong>Godzilla vs. the Smog Monster</strong> bu filmlerin örneklerindendir. Steven Spielberg&#8217;in 1975 Jaws filminin büyük başarısı, bu başarıdan kâr elde etmek isteyenlerin filmin  ( bazen tamamı çalıntı denilen) birebir benzerlerini çekmelerine neden olmuştur. Bu filmler arasında <strong>Alligator</strong>, <strong>Cujo</strong>, <strong>Day of the Animals</strong>, <strong>Great White</strong>, <strong>Grizzly</strong>, <strong>Humanoids from the Deep</strong>, <strong>Monster Shark</strong>, <strong>Orca</strong>, <strong>The Pack</strong>, <strong>Piranha</strong>, <strong>Prophecy</strong>, <strong>Razorback</strong>, <strong>Tentacles</strong> ve <strong>Tintorera</strong> yer alır.  Bu tür filmlerin en önemli yapımcısı Roger Corman’dır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_6.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2399" title="exploitation_movies_6" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_6.jpg" alt="" width="658" height="240" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Giallo filmleri</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Giallo filmler, hem katilin işlediği vahşi cinayetler hem de cinayetlerin ardından dedektiflerin şüphelileri araştırması etrafında dönen İtalyan yapımı slasher filmlerdir. Bu türün adı İtalyancada sarı anlamına gelen “<strong>Giallo</strong>” sözcüğünden gelir. Sarı, bu filmlerin uyarlandığı ucuz romanların zemin rengidir.  Bu tütün ilk örneği, <strong>La ragazza che sapeva troppo</strong> (The Girl Who Knew Too Much) filmidir. Diğer Giallo filmer arasında <strong>4 mosche di velluto grigio</strong> (Four Flies on Grey Velvet), <strong>Il gatto a nove code</strong> (The Cat o&#8217; Nine Tails),<strong> L&#8217;uccello dalle piume di cristallo</strong> (The Bird with the Crystal Plumage), <strong>La coda dello scorpione</strong> (The Case of the Scorpion&#8217;s Tail), <strong>La tarantola dal ventre nero</strong> (Black Belly of the Tarantula), <strong>Lo strano vizio della Signora Wardh</strong> (The Strange Vice of Mrs. Wardh/Blade of the Ripper), <strong>Sei donne per l&#8217;assassino</strong> (Blood and Black Lace) ve <strong>Tenebrae</strong> yer alır. Dario Argento, Lucio Fulci ve Mario Bava bu tütün en önemli yönetmenlerindendir.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_7.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2400" title="exploitation_movies_7" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_7.jpg" alt="" width="629" height="228" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Mondo filmleri</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Mondo filmler, “<strong>shockumentaries</strong>” olarak da bilinen ve dünyadaki egzotik gelenekler ya da ürkütücü ölüm görüntüleri gibi sansansyonel konuları ele alan documentary film benzeri filmleridir. Mando filmin amacı da tıpkı shock exploition filmlerde oluğu gibi izleyicinin sadece tabu haline getirdikleri konu ile ilgilerini, çekmek değil onları şok etmektedir. En meşhur ilk mando film <strong>Mondo Cane</strong> (A Dog&#8217;s World) filmidir. Bunun dışında <strong>Shocking Asia</strong> ve <strong>Faces of Death</strong> serisi de bu türün örneklerindendir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nazisploitation</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Nazisploitation ya da “<strong>Hasta Sadiconazia</strong>” olarak da adlandırılan Nazi exploitation filmleri, II. Dünya Savaşı’nda Nazilerin ölüm kamplarındaki ve genelevlerdeki mahkûmlara yaptığı işkencelere ağırlık verir. İşkenceler daha çok cinsel anlamdadır; mahkûmlar genelde kadındır ve çıplaktırlar. Bu alt tütün ilk örneği <strong>Love Camp 7 </strong>(1969) idi.  Türün tüm özelliklerini bünyesinde barındırarak popülerleşmesini ve tipik özellikler kazanmasını sağlayan film, iri göğüslü, nimfomanik dominant Ilsa’nin bir Stalag’da mahkûmlara işkence ettiği <strong>Ilsa, She Wolf of the SS </strong>(1974) filmiydi. Diğerleri ise; <strong>Fräulein Devil</strong> (Captive Women 4/Elsa: Fraulein SS/Fraulein Kitty),  <strong>La Bestia in Calore</strong> (SS Hell Camp/SS Experiment Part 2/The Beast in Heat/Horrifying Experiments of the S.S. Last Days),  <strong>L&#8217;ultima orgia del III Reich</strong> (Gestapo&#8217;s Last Orgy/Last Orgy of The Third Reich/Caligula Reincarnated as Hitler), <strong>Salon Kitty</strong> ve <strong>SS Experiment Camp</strong>’dır. Nazisploitation filmlerinin birçoğu Pier Paolo Pasolini’nin kötü şöhretli <strong>Salò o le 120 giornate di Sodoma</strong> (Salo or The 120 Days of Sodom) ve  Liliana Cavani&#8217;nin <strong>Il portiere di notte</strong> (The Night Porter) filmleri gibi sanat filmlerinden etkilenmiştir.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_8.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2401" title="exploitation_movies_8" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_8.jpg" alt="" width="639" height="224" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Ozploitation</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Ozploitation ya da Avusturalya alt türü filmleri, 1970 ve 1980’lerin korku, erotik ve suç filmlerini kapsar. 1971 yılında Avusturalya’da filmleri sınıflandırması konusunda yapılan yenilik, oldukça düşük bütçeli ve özel olarak finanse edilen, vergiden muaf kişilerin desteklediği ve ihracat pazarını hedefleyen filmlerin türemesine neden olmuştur. Başrolde daha çok uluslararası üne sahip (fakat gittikçe çaptan düşen) aktörler yer alır. Ozlpoitation filmlerinin çoğunda kısa ve öz karakterler ve çöl sahneleri önemli rol oynasa da, bu terim o dönemde çekilen izleyiciyi şoke etme ya da izleyicinin içini gıcıklama amacı güden pek çok Avusturalya filmi için kullanılmaktadır.  En çok bilinen Ozploitation filmerinden birkaçı şunlardır: <strong>Mad Max</strong>, <strong>Alvin Purple</strong>, <strong>Patrick</strong> ve <strong>Turkey Shoot</strong>. Bunun yanında türü kapsayan bir de belgesel vardır:  <strong>Not Quite Hollywood: The Wild, Untold Story of Ozploitation! </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Tecavüz/ İntikam Filmleri (Rape and Revenge)<br />
</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bu filmlerde tecavüz edilip ölüme terk edilen kadın kendini toparlar ve sonra kendisinden beklendiği üzere ona tecavüz eden kişi ya da kişiler için kanlı bir intikam planı hazırlar. Bu türün en bilindik örneği <strong>I Spit on Your Grave</strong> (diğer adıyla Day of the Woman)’dir. Diğerleri <strong>Ms. 45</strong> ve <strong>Thriller &#8211; en grym film</strong> (Thriller: A Cruel Picture)’dir. Bunların dışında filmde kadın tecavüzcü tarafından intikam alamayacak hale getirilmiş ve intikamı kadının ailesi almış olsa da <strong>The Last House on the Left </strong> de tecavüz/intikam filmlerine özgü öğeler içermektedir. Quentin Tarantino,  ana kahramanın filmin başında ölüme terk edildiği ve sonra arayışına girdiği  Kill Bill’de bu türe gönderme yapmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Sexploitation</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Sex exploitation, ya da &#8220;sexploitation&#8221; filmleri,  çıplak ya da yarı çıplak kadınların olduğu sahnenelerin gösterilmesinde araç olarak hizmet etmesi bakımından softcore pornography türüne benzer. Çoğu film canlı sevişme sahneleri içerse de, sexploitation filmleri, bölümleri uzatarak ya da oyuncuyu çırılçıplak göstererek bu sahneleri daha şema halinde gösterir. Belki de buna en güzel örnek, en meşhurları <strong>Faster, Pussycat! Kill! Kill!</strong> ve  <strong>Supervixens</strong> olan  Russ Meyer filmleridir. Diğer ünlü sexploitation filmleri ise <strong>Emmanuelle</strong> serisi, <strong>Showgirls</strong> ve  <strong>Caligula</strong>’dır. Caligula’nın yüksek bütçeye sahip olması ve (Malcolm McDowell, John Gielgud, Peter O&#8217;Toole ve Helen Mirren gibi)  önemli aktörlerin rol alması bakımından sexploitation ve genel anlamda exploitation filmleri arasında bir örneği daha yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Shocksploitation </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Shock  exploitation filmler, “shock filmler” ya da &#8220;shocksploitation filmleri”, aşırı gerçekçi ve tüm ayrıntılarıyla verilen şiddet içeren sahneler, gene ayrıntılı tecavüz tasvirleri ve uyarılmış hayvanlarla ilişkiye girme ve ensest tasvirleri gibi seyircide şok etkisi yaratan pek çok öğe içerir. Bu türe verilebilecek örnekler şulardır; <strong>Antichrist</strong>, <strong>August Underground&#8217;s Mordum</strong>, <strong>Baise-moi</strong>, <strong>Blood Sucking Freaks</strong>, <strong>Combat Shock</strong>, <strong>I Drink Your Blood</strong>, <strong>Fight for Your Life</strong>, <strong>Hostel, House Of 1000 Corpses</strong>, <strong>I Spit on Your Grave</strong>, <strong>Ilsa, She Wolf of the SS</strong> ve devamı, <strong>Irréversible</strong>, <strong>Last House on Dead End Street</strong>, <strong>The Last House on the Left</strong>, <strong>Men Behind the Sun</strong>, <strong>Nekromantik</strong>, <strong>Pink Flamingos</strong>, <strong>Salò o le 120 giornate di Sodoma</strong> (Salo or The 120 Days of Sodom), <strong>SICK: The Life &amp; Death of Bob Flanagan</strong>, <strong>Supermasochist</strong>, <strong>Snuff</strong>, <strong>Ta Paidia tou Diavolou</strong> (Island of Death), <strong>Thriller &#8211; en grym film</strong>.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_9.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2402" title="exploitation_movies_9" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_9.jpg" alt="" width="646" height="223" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Slasher filmleri</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Slasher filmler, kurbanlarına sezdirmeden yaklaşıp onları sırayla acımasızca öldüren psikopat katilleri konu alır. Genelde kurbanlar yeni yetmeler ya da genç yetişkinlerdir. Alfred Hitchcock&#8217;un Psycho’sunun türün ana hatlarını oluşturduğu kabul edilmektedir. Tam manasıyla bir tür olarak 1970’lerde ortaya çıkmıştır ve 1980’lerde ise altın çağını yaşamıştır. En meşhur slasher filmleri şunlardır: <strong>A Nightmare on Elm Street</strong>, <strong>The Anthropophagus Beast</strong>, <strong>Black Christmas</strong>, <strong>Child&#8217;s Play</strong>, <strong>The Driller Killer</strong>, <strong>Friday the 13th</strong>, (1978’de türü başlattığı kabul edilir) <strong>Halloween</strong>, <strong>My Bloody Valentine</strong>, <strong>Prom Night</strong>, <strong>Silent Night</strong>, <strong>Deadly Night</strong>, <strong>Sleepaway Camp</strong>, <strong>The Texas Chain Saw Massacre</strong> ve <strong>The Toolbox Murders</strong>. Bu tür, yerleşik slasher film türü geleneğiyle hem dalga geçip hem de onu yücelten Scream’ın başarısı ile 1990’larda yeniden canlanıp popülerleşmiştir. Slasher filmlerin fenomen olacak kadar popüler ve pek çok devam filminin, ön bölümleri,  ya da günümüzde devam eden yeniden çekimleri de beraberinde getirdiği görülmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Spaghetti Western</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Spaghetti Western, ilk 1960’ların ortalarında çekilen İtalyan yapımı Western filmlerin takma adıdır. Bunlar tipik (bazılarında 200ün üstünde ölüm sahnesi vardır.) Hollywood filmlerine nazaran daha vahşi ve ahlâksızdır ve genelde ilk Western filmlere özgü öğelere yer verilmemiştir (bu filmler “atılmıştır” iddiası da mevcuttur). Bu türün örnekleri şunlardır: <strong>Death Rides a Horse, Django</strong>, <strong>The Good, the Bad, and the Ugly</strong>, <strong>The Grand Duel</strong>, <strong>The Great Silence</strong>, <strong>For a Few Dollars More</strong>, <strong>The Big Gundown</strong>, ve <strong>A Fistful of Dollars</strong>.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_10.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2403" title="exploitation_movies_10" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_10.jpg" alt="" width="657" height="226" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Splatter filmleri</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Splatter film ya da kanlı filmler korku filmlerinin bir türüdür ve kan ve şiddet özelikle tüm açıklı ile gözler önüne serilir. En meşhur filmleri <strong>Blood Feast </strong>(1963), <strong>Two Thousand Maniacs!</strong> (1964), <strong>Color Me Blood Red</strong> (1965), <strong>The Gruesome Twosome</strong> (1967) ve <strong>The Wizard of Gore</strong> (1970) olan  Herschell Gordon Lewis ve David F. Friedman sayesinde splatter filmler 1960’lı yıllarda ayrı bir tür olarak tanınmaya başlamıştır. Peter Jackson&#8217;un <strong>Bad Taste</strong> ve <strong>Dead Alive</strong> (ya da Braindead)’inin yanı sıra Sam Raimi&#8217;nin  <strong>Evil Dead</strong> serisi gibi  sonra çekilen bazı splatter filmler abartılı, gerçekdışı, haddinden fazla kanlı olma özelliği gösterdiğinden korku filminden komediye geçiş yapmıştır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Mahkûm kadın filmleri</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Mahkûm kadın filmleri (<a href="http://iyikotufilm.com/guzel-mahkumlar-wip-filmleri/">Women in Prison</a>) yetmişli yılların başında ortaya çıkmıştır ve günümüze kadar popülerliğini korumuştur.   Bu filmler daha çok mahkum kadınlar arasında  yaşanan büyük oranda çıplaklığa, lezbiyenliğe, tecavüze, aşağılamaya, sadizme ve isyana dayanan  mahkumiyet hayatına  ilişkin röntgenci cinsel fantezilerdir. Filmlerden bazıları: Roger Corman&#8217;ın<strong>Women in Cages</strong>, Jesus Franco’nun  <strong>The Big Doll House</strong>, <strong>Bamboo House of Dolls</strong>,<strong> Barbed Wire Dolls</strong> filmleri,  Bruno Mattei’nin <strong>Women&#8217;s Prison Massacre</strong> filmi , Tom DeSimone’un  <strong>Reform School Girls</strong> filmi ve Jonathan Demme’nin <strong>Caged Heat</strong> filmi.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_11.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2404" title="exploitation_movies_11" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/exploitation_movies_11.jpg" alt="" width="634" height="230" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Küçük alt türler</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Britsploitation filmleri:</strong></span> Büyük Britanya’ya da kurulmuş, bazıları  Hammer Horror filmlerine saygı göstermek için çekilen exploitation filmlerdir.  Örnekleri arasında 1974 yılında çekilen İtalyan filmi <strong>The Living Dead at Manchester Morgue</strong> ve 1981 Akademi Ödülü kazanan Amerikan filmi  <strong>An American Werewolf in London</strong> yer alır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Bruceploitation filmleri:</strong></span> Bruce Lee’nin ölümünden kâr elde eden ve onun tıpa tıp benzeri aktörleri kullanan filmlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Cat III filmleri:</strong></span> 80’li yılların ortaları ile 90’lı yılların ortaları boyunca popüler olan ve genelde seri katilleri, tecavüzcüleri ve polisin bunları aramasını konu alan ve sıklıkla şiddet biçimlerini olanca çıplaklığı ile gözler önüne seren Çin filmleridir. Hong Kong’da alacakları yaş sertifikaları (+18)’nın belirlenmesinden sonra bu ismi almıştır. Örnekler arasında  <a href="http://iyikotufilm.com/ebola-syndrome-1996/"><strong>Ebola Syndrome</strong></a>, <strong>Men Behind the Sun</strong>,<strong> Naked Killer</strong>, <strong>Sex and Zen</strong> ve  <strong>The Untold Story</strong> filmleri yer alır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Eschploitation filmleri:</strong></span> Hıristiyanlığa göre kıyamet günü haber veren konuları işleyen gerlilim filmleridir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Hixploitation filmleri:</strong></span> Karikatürize edilmiş çifçileri ile ön plana çıkan Güney Amerika hakkındaki filmlerdir. Örnekleri arasında <strong>Eaten Alive</strong>, <strong>Hillbillies in a Haunted House</strong>, <strong>Moonshine Mountain</strong>, <strong>Poor White Trash 2</strong> ve <strong>Two Thousand Maniacs!</strong> yer alır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Dövüş sporu filmleri:</strong></span> Çeşitli dövüş sporlarının kullanıldığı yoğun dövüş sahneleri ile ön plana çıkan aksiyon filmleridir. Örnekler arasında<strong> The Street Fighter</strong> ve<strong> Sister Street Fighter</strong> serileri ve Bruce Lee’nin oynadığı filmler (The Big Boss, Fist of Fury, Way of the Dragon ve Enter the Dragon) yer alır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Mexploitation filmler:</strong></span> Meksika kültürü hakkındaki ve /veya daha çok suç, hap trafiği, para ve seks içeren Meksika’daki yaşam ile ilgili portlerin sunulduğu filmleridir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Ninja filmleri:</strong></span> Dövüş sporu filmlerinin alt türlerinden biridir; bu filmlerde tipik, gerçek tarihte yer almayan ninjanın görüntüsü, kostümü ve daha çok ninja sihri gibi fantastik öğeler içeren silah deposu odak noktasında yer alır.  Bu filmlerin çoğu stokta bulunan ninja dövüşü videolarının birbirinden bağımsız film projelerine ait videolarla birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Nunsploitation filmleri:</strong></span> Rahibeleri tehlikeli ya da erotik durumlarda betimleyen filmlerdir. Örnekler arasında  <strong>The Devils</strong>, <strong>Killer Nun</strong>, <strong>School of the Holy Beast and Sinful Nuns of Saint Valentines</strong> yer alır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Pinku eiga (Pink filmler):</strong></span> 70’li yıllar boyunca popüler olan ve daha çok seks, tecavüz, işkence, BDSM ve diğer alışılmışın dışındaki erotik bulunan seks subjeleri ile ön plana çıkan Japon sexploitation  filmleridir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Pornochanchada filmleri:</strong></span> Daha çok 1970’li yıllarda çekilen, Brazilya naif softcore porno filmleridir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Stoner filmler:</strong></span> Marihuana kullanımı etrafında dönen filmlerin alt türlerinden biridir. Bu filmlerin tipik özelliği marihuana kullanımını komik ve olumlu bir şekilde göstermesidir. Marihuana kullanımı ana temalardan birdir ve olay örgüsünün neredeyse tamamına yön verir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Teensploitation filmleri:</strong></span> ilk gençlik çağındakiler için çekilen ve  oaly örgüsü hap, seks, alkol ve suç üstüne kurulu filmlerin  yapımcıların yeni yetmeleri sömürdüğü filmlerdir. Teensploitation sözcüğü ilk 1982 yılında gösteri dünyası yayınlarından birinde geçti ve ilk kez 2004 yılında <strong>Merriam Webster&#8217;s Collegiate Dictionary</strong>’  de yer aldı. Muhtemelen en meşhur teensploitation filmleri  <strong>Larry Clark</strong>, <strong>Bully</strong>, <strong>Ken Park</strong> ve <strong>Kids</strong>’in ilk filmleridir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Vigilante filmleri:</strong></span> Adalet elde etmek için bir kişinin kanunlara aykırı davrandığı filmlerdir. Bu filmler hükümetin yolsuzlukları, Vietnam Savaşı’ndaki başarısızlıkları ve suç oranının gittikçe artmasıyla meydana gelen 1970’li yıllardaki huzursuzluğu temel alır. Yükselişteki politik eğilim olan neoconservatism’e işaret ederler. <strong>Death Wish</strong> ve serinin diğer filmleri bu filmlere verilecek klasik örmektir. Bu filmler daha çok Amerikan Yerlisi başkahraman Billy Jack , Coffy gibi blaxploitation filmlerindeki karakterler, kaçak akrabalarını bulmak için küçük kasabalardan büyük şehirlere giden kişiler (örn. 1979&#8242;in Hardcore’u ve 1976&#8242;un Trackdown’u) gibi düzenin içinde sorunlarına çözüm yolu bulamamış bireyleri konu alır. Bu filmlerdeki yasadışı davranan kişinin kendisinin <strong>Walking Talls</strong>’un original üçlemesinde ve yeniden çekiminde, <strong>Mad Max</strong>’da ve Clint Eastwood filmlerinin <strong>Dirty Harry</strong> serilerinde olduğu gibi  hukuk düzenini tarafından köşeye kıstırılmış bir polis olması pek de az  rastlanan bir durum değildir. Diğer örnekler arasında  Martin Scorsese&#8217;in <strong>Taxi Driver</strong> filmi, Sam Peckinpah&#8217;ın <strong>Straw Dogs</strong> filmi, Clint Eastwood&#8217;un <strong>The Outlaw Josey Wales</strong> filmi, Joel Schumacher&#8217;ın <strong>Falling Down</strong> filmi, Thomas Jane’in başrolünü oynadığı <strong>The Punisher</strong> ve pek çok Charles Bronson filmi yer alır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kaynak: <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Exploitation_film">Wikipedia</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/istismar-filmleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vampiros lesbos (1971)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/vampiros-lesbos-1971/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/vampiros-lesbos-1971/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 17:25:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Korku Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[art-house]]></category>
		<category><![CDATA[Bram Stoker]]></category>
		<category><![CDATA[Classic 1970s sexploitation horror]]></category>
		<category><![CDATA[Dennis Price]]></category>
		<category><![CDATA[Dracula’s Guest]]></category>
		<category><![CDATA[European exploitation]]></category>
		<category><![CDATA[Ewa Strömberg]]></category>
		<category><![CDATA[Heidrun Kussin]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[Jaime Chávarri]]></category>
		<category><![CDATA[Jess Franco]]></category>
		<category><![CDATA[Jesus Franco]]></category>
		<category><![CDATA[José Martínez Blanco]]></category>
		<category><![CDATA[Lina Romey]]></category>
		<category><![CDATA[Manfred Hubler]]></category>
		<category><![CDATA[psychedelic exploitation]]></category>
		<category><![CDATA[Sigfried Schwab]]></category>
		<category><![CDATA[sleazy]]></category>
		<category><![CDATA[Soledad Miranda]]></category>
		<category><![CDATA[Trash]]></category>
		<category><![CDATA[Vampiros Lesbos]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2366</guid>
		<description><![CDATA[Vampiros Lesbos yönetmenliğini Jesus Franco’nun yaptığı, Bram Stoker’ın kısa hikayesi “Dracula’s Guest” den esinlenmeler taşıyan, bir erotik gerilim filmi. Avrupa istismar sinemasının oldukça başarılı işlerinden olan bu film, kimilerine göre Franco’nun da ustalık eserlerinden birisi. Filmin konusu kısaca şöyle; Linda Westinghouse (Ewa Strömberg) Simpson&#38;Simpson avukatlık bürosunda çalışan bir avukattır. Rüyalarında ise sürekli kendisini çağıran bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/vampiroslesbos1971.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2365" title="vampiroslesbos(1971)" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/vampiroslesbos1971.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>Vampiros Lesbos yönetmenliğini Jesus Franco’nun yaptığı, Bram Stoker’ın kısa hikayesi “Dracula’s Guest” den esinlenmeler taşıyan, bir erotik gerilim filmi. Avrupa istismar sinemasının oldukça başarılı işlerinden olan bu film, kimilerine göre Franco’nun da ustalık eserlerinden birisi.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin konusu kısaca şöyle; Linda Westinghouse (Ewa Strömberg) Simpson&amp;Simpson avukatlık bürosunda çalışan bir avukattır. Rüyalarında ise sürekli kendisini çağıran bir kadın görmektedir. Bir miras olayı ile ilgili görüşmek üzere genç ve güzel kontes Carody’nin (Soledad Miranda) adadaki evine gider. Nadine Carody’e Kont Dracula’dan miras kalmıştır. Nadine’in büyüleyici güzelliğinden etkilenmemenin imkanı yoktur ve Linda’nın rüyalarında kendisi çağıran kadın Kont Dracula tarafından vampire dönüştürülmüş Nadine’den başkası değildir. Nadine ile aralarında başlayan yakınlaşma filmin de temellerini oluşturur. Bu yakınlaşmadan rahatsız olan Linda’nın erkek arkadaşı, okültizm ile ilgilenen bir doktordan yardım alır ve Linda’yı Nadine’nin etkisinden kurtarmaya çalışır.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmi Türk izleyiciler için ilginç kılan en büyük etken ise filmin İstanbul’da geçiyor olması. İstanbul’u Jess Franco’nun gözünden hem de en önemli filmlerinden birisinde izlemek heyecan verici. Filmi daha önce DVD de seyretmiş olmama rağmen İstanbul Film Festivali kapsamında, beyazperdede izlemek ayrı bir keyifti. Bu keyfi salonu dolduran birçok kişi yaşayamamış olsa da (saçma sapan sebeplerle olur olmaz her şeye gülen bir izleyici topluluğu) benim için güzel bir deneyimdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir vampir filmi olmasına karşın filmde alışılagelmiş olan Hıristiyan imgelerine (kilise, haç vb.) rastlanmayıp bolca camii görüntüsüne yer verilmiş.<span id="more-2366"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Vampiros Lesbos, harika müzikleri, alışılmışın dışındaki kamera açıları, yarattığı rüya atmosferi ve Jess Franco’ya özgü soft seks sahneleri ile Franco’nun en usta işlerinin başında geliyor. Soledad Miranda ve Ewa Strömberg ise belki de sinema tarihindeki en ateşli lezbiyen çift olarak karşımıza çıkıyor. Vampiros Lesbos kimilerine göre ucuz, sıkıcı ve tahammül edilemez gelebilir ama bu sadece hikayeye odaklanmış bir film değil, sanat ve trash’in içiçe geçtiği harika bir karışım.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmi unutulmaz kılan etkenlerden bir tanesi de kesinlikle müzikleri. Bunda kuşkusuz Jess Franco’nun jazz altyapısı yatıyor. Belki de sinemayla tanışmasından daha da eskilere dayanan müzik tutkusu, filmlerinde de etkisini gösteriyor. Özellikle Vampiros Lesbos’da psychedelic müzik ritimleri filmin her sahnesinde izleyiciyi derinden etkiliyor. Manfred Hubler ve Sigfried Schwab’ın imzasını taşıyan filmin müziklerinin bir segmentini Tarantino’nun Jackie Brown filminde de duymak mümkün.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca film Jess Franco’ya özgü küçük dokundurmalar da içeriyor. Örneğin, Linda’nın bir psikiyatra sorunlarından bahsederken, psikiyatrın not aldığını sandığımız bir anda defterine sadece anlamsız resimler yapması ve ona sıradan birinin bile verebileceği telkinlerde bulunması, Jess Franco’nun aykırı yönünü anti-psikiyatr bir tavırla gözler önüne seriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Vampiros Lesbos’dan bahsedip Soledad Miranda’yı da es geçmek olmaz tabii ki. Miranda, Jess Franco’nun Lina Romey ile birlikte fetiş oyuncuları arasında yer alır. Soledad Miranda’nın ani ve zamansız ölümü, Franco üzerinde büyük bir etki yaratmıştır. “Soledad’ın küçük bir reenkarnasyonu” dediği Lina Romey ile bu boşluğu doldurmaya çalışmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Trash filmleri seviyorsanız, bu türün zirvesindeki filmlerden biri olan Vampiros Lesbos’u mutlaka izlemelisiniz. İzlediyseniz bile eğer fırsatınız varsa İstanbul Film Festivali kapsamında ikinci gösterimi önümüzdeki günlerde gösterilecek olan filmi, bir kere de beyazperde de izleme keyfini yaşayın.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/vampiroslesbos_1971.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2367" title="vampiroslesbos_(1971)" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/vampiroslesbos_1971.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
<p><embed id=VideoPlayback src=http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=5855111408561297475&#038;hl=tr&#038;fs=true style=width:400px;height:326px allowFullScreen=true allowScriptAccess=always type=application/x-shockwave-flash> </embed></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/vampiros-lesbos-1971/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seven Women for Satan (1976)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/seven-women-for-satan-1976/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/seven-women-for-satan-1976/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Apr 2010 19:33:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Korku Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Death on the Fourposter]]></category>
		<category><![CDATA[Euro trash]]></category>
		<category><![CDATA[Eurohorror]]></category>
		<category><![CDATA[Eurotica]]></category>
		<category><![CDATA[Howard Vernon]]></category>
		<category><![CDATA[Joëlle Coeur]]></category>
		<category><![CDATA[Les week-ends maléfiques du Comte Zaroff]]></category>
		<category><![CDATA[Martine Azencot]]></category>
		<category><![CDATA[Michel Lemoine]]></category>
		<category><![CDATA[Nathalie Zeiger]]></category>
		<category><![CDATA[Richard Connell]]></category>
		<category><![CDATA[Seven For Women]]></category>
		<category><![CDATA[Seven Women for Satan]]></category>
		<category><![CDATA[Sex on the Beach]]></category>
		<category><![CDATA[Sitges Film Festival]]></category>
		<category><![CDATA[Stéphane Lorry]]></category>
		<category><![CDATA[The Most Dangerous Game]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2362</guid>
		<description><![CDATA[Seven For Women yönetmenliğini, aynı zamanda filmin başrol oyuncusu olan Michel Lemoine’in yaptığı 1976 yapımı bir Fransız erotik korku filmi. Michel Lemoine Avrupa kült sineması severler için tanıdık bir yüz. Farklı türlerdeki filmlerde karşımıza çıkan oyuncuyu “Sex on the Beach” ve “Death on the Fourposter” filmlerinden hatırlamak mümkün. Lemoine aynı zamanda birçok softcore ve hardcore [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/sevenwomenforsatan.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2361" title="sevenwomenforsatan" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/sevenwomenforsatan.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>Seven For Women yönetmenliğini, aynı zamanda filmin başrol oyuncusu olan Michel Lemoine’in yaptığı 1976 yapımı bir Fransız erotik korku filmi. Michel Lemoine Avrupa kült sineması severler için tanıdık bir yüz. Farklı türlerdeki filmlerde karşımıza çıkan oyuncuyu “Sex on the Beach” ve “Death on the Fourposter” filmlerinden hatırlamak mümkün. Lemoine aynı zamanda birçok softcore ve hardcore erotik filme de imza atmış bir yönetmen.</p>
<p style="text-align: justify;">Seven Women for Satan’ın bir klasik olan “The Most Dangerous Game” hikayesinin bir adaptasyonu olmadığını söylemek mümkün ama aynı isimli filmin bol çıplaklık içeren bir “remake”i. The Most Dangerous Game, 1924 yılında Richard Connell tarafından yazılmış, 1932 yılında da beyazperdeye uyarlanmış bir kısa hikaye. Seven Women for Satan da ise The Most Dangerous Game filmindeki Zaroff karakterinin oğlu Boris Zaroff üzerinden dönüyor hikaye.</p>
<p style="text-align: justify;">Boris Zaroff (Michel Lemoine) hafta içi görünürde gayet normal, işine gidip gelen bir adamdır. Fakat sürekli kadınları takip edip onlara işkence yaptığının hayalini kurar. Kadınlar onun için güzel oyuncak bebekler gibidir. Hafta sonları ise bu hayallerini gerçekleştirmek için daha önce kadınlara aynı işkenceleri yapan atalarının da yaşadığı, bir çeşit işkence mabedi olan şatosuna gider. Şatoda kahyası Karl (Howard Vernon) ona bu işkence konusunda yardım eder. Daha önce Karl’ın da ataları Boris Zaroff’un atalarının kahyalığını yapmıştır.<span id="more-2362"></span>Kont Zaroff bu işkenceler sırasında atalarının daha önce işkence yaparak öldürdüğü Fata Morgana (Joelle Coeur)’nın hayalini görür. Uzun saçları ve beyaz elbisesi ile en beklenmedik anlarda sislerin arasında beliren kadın, Zaroff’a hem endişe vermekte hem de bir takıntı haline dönüşmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Fransız sinemasının yasaklı filmleri arasında olan Seven Women for Satan, İspanya da ise 1967 yılından beri yapılan, fantastik ve korku filmi festivali olan Sitges Film Festivali’nde ödül almıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin İngilizce’ye çevrilmiş adı olan Seven Women for Satan’ın konuyla yakından uzaktan herhangi bir ilgisi yok. Belki de izleyici üzerinde biraz daha etki bırakmak için yapılmış küçük bir aldatma olabilir. Bunun yanı sıra film, iyi bir sinematografiye sahip, renkler, kamera çekimi, filmde kullanılan müzik ve özellikle filmin açılış sekansındaki kovalama sahnesi oldukça başarılı ve tedirgin edici.</p>
<p style="text-align: justify;">Yönetmenin daha önce herhangi bir filmini seyretmemiş biri olarak bu filmi bile bende bir Jean Rollin etkisi uyandırdı. Eurohorror ve Eurotica severler için muhakkak görülmesi gereken bir film.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/sevenwomenforsatan1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2363" title="sevenwomenforsatan1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/sevenwomenforsatan1.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/QrpC13V/500x314" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/QrpC13V-Seven-Women-For-Satan-1976-www-iyikotufilm-com"><img src="http://static.sevenload.net/img/sevenload.png" alt="Seven Women For Satan (1976) www.iyikotufilm.com" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/seven-women-for-satan-1976/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Sade&#8221;istik sayıklamalar</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/sadeistik-sayiklamalar/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/sadeistik-sayiklamalar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 20:56:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Asya Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alice Arno]]></category>
		<category><![CDATA[Cent vingt journees de Sodome]]></category>
		<category><![CDATA[Claude Pierson]]></category>
		<category><![CDATA[Harry Alan Towers]]></category>
		<category><![CDATA[Hatsuo Yamaya]]></category>
		<category><![CDATA[Hiroko Isayama]]></category>
		<category><![CDATA[Huguette Boisvert]]></category>
		<category><![CDATA[Jesus Franco]]></category>
		<category><![CDATA[Justine de Sade]]></category>
		<category><![CDATA[Klaus Kinski]]></category>
		<category><![CDATA[Maria Rohm]]></category>
		<category><![CDATA[Marquies De Sade]]></category>
		<category><![CDATA[Marquis de Sade: Justine]]></category>
		<category><![CDATA[Mercedes McCambridge]]></category>
		<category><![CDATA[Onna jigoku: mori wa nureta]]></category>
		<category><![CDATA[Rie Nakagawa]]></category>
		<category><![CDATA[Romina Power]]></category>
		<category><![CDATA[Rosemary Dexter]]></category>
		<category><![CDATA[Tatsumi Kumashiro]]></category>
		<category><![CDATA[The woman with red hair]]></category>
		<category><![CDATA[Woods Are Wet: Woman Hell]]></category>
		<category><![CDATA[Yves Arcanel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2348</guid>
		<description><![CDATA[Bastille isyanı sırasında çıkan kargaşa sırasında Marquies De Sade’ın el yazmaları kayboldu. Bir süre sonra el yazmaları bulundu, 14 Temmuz 1789 günü Justine’in el yazması boş bir hücrede duruyordu (Cent vingt journees de Sodome ile birlikte.).  Kısa bir süre sonra yayınlandı fakat Sade’ın asla bulunamayacağını sandığı eserleri edebiyat tarihinin ölümsüz eserleri arasındaki yerini aldı. Justine, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/03/sadejustine.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2347" title="sadejustine" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/03/sadejustine.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>Bastille isyanı sırasında çıkan kargaşa sırasında Marquies De Sade’ın el yazmaları kayboldu. Bir süre sonra el yazmaları bulundu, 14 Temmuz 1789 günü Justine’in el yazması boş bir hücrede duruyordu (Cent vingt journees de Sodome ile birlikte.).  Kısa bir süre sonra yayınlandı fakat Sade’ın asla bulunamayacağını sandığı eserleri edebiyat tarihinin ölümsüz eserleri arasındaki yerini aldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Justine, Sade’ın en bilinen eserlerinden biridir. Romanda bir manastırdan ayrılan Justine adındaki genç bir kızın başına gelen olaylar anlatılmaktadır. Buraya kadar her şey basit gibi görülebilir fakat Justine’in başından geçenler Sade’ın ahlak, din, toplum ve cinsellikle ilgili felsefi alt yapısını oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Sade’ın romanlarında tanrıya meydan okuma ve kötülükten haz alma durumu vardır. Kuşkusuz Sade asi bir materyalistti ve kötülüğü seviyordu. Sevdiği kötülüğü mahkum eden ise “İyilik”ti. Sade’ın bütün eserlerinde kötülük arzu edilen ve istenilen bir şeymiş gibi görünür. Fakat anlatmak istediği şeyi anlatma yolunu kötülükte bulmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Justine beyazperdeye de birçok kez uyarlandı. İyi “Kötü Film” konseptine uyan birkaç Justine uyarlamasını da kısaca sizlerle paylaşmak istedim. <span id="more-2348"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bunlardan ilki Jesus Franco’nun 1969 yılında yönettiği “Marquis de Sade: Justine” filmidir. Film J. Franco’nun en iyi işlerinden biri. Oyunculuk, görüntü kalitesi, sahneler arası bütünlük ve dönemi yansıtan kostümler başarılı bir şekilde izleyiciye aktarılmış. Klaus Kinski, Romina Power, Jack Palance ve Mercedes Mccambridge gibi oyuncuların performansıyla alışılagelmiş Franco filmlerinin aksine buram buram kalite kokan ve onu eleştirenlere bu filmiyle tokat gibi bir cevap vermiştir. Fakat film Franco’nun gore ve çıplaklık vadeden filmlerinden hoşlanan izleyici için biraz sıkıcı olabilir. Çıplaklık demişken filmdeki çıplaklığın alışıla gelmiş Franco filmlerindeki çıplaklığa geçiş filmlerinden biri olduğunu belirtmekte fayda var. Ayrıca yönetmen orijinal metne de sağdık kalmış, film sinematografi açısından başarılı olsa da Justine’de anlatılmak isteneni Franco pekiyi anlatamamış. Bunu Klaus Kinski’nin canlandırdığı Sade karakterine baktığımızda kolayca anlayabiliyoruz.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/03/Marquis-De-Sades-Justine-1969-.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2349" title="Marquis-De-Sades-Justine-(1969)--" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/03/Marquis-De-Sades-Justine-1969-.jpg" alt="" width="629" height="130" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Bir diğer uyarlama ise uçarı yönetmen Claude Pierson’a ait Justine de Sade (1972) filmidir. Film pek fazla bilinmese de bazı çevreler tarafından en iyi Justine uyarlaması olarak gösterilmekte. Filmde cinsellik ve şiddetin sınırları sonuna kadar zorlanmış, konunun yanı sıra bu sahnelerde filmde romanda olduğu gibi işlenmiş. Bu bakımdan Franco’nun uyarlamasına göre oldukça başarılı ve gerçekçi olduğunu söyleyebilirim.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/03/justine1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2350" title="justine1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/03/justine1.jpg" alt="" width="480" height="480" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Uzakdoğu sinemasına baktığımızda yukarıdaki filmlerle aynı döneme rastlayan bir başka Justine uyarlamasına daha rastlıyoruz “Onna jigoku: mori wa nureta / Woods Are Wet: Woman Hell”. Film kültürel farklılıklardan dolayı diğer iki filme göre konunun bütünlüğüne bire bir sahip olmasa değil. Filmin yönetmeni ise dönemin popüler Nikkatsu yönetmenlerinden Tatsumi Kumashiro. Japon pinku filmleri içinde önemli örneklerden biri olan film şok edici sahneleriyle de izleyiciyi etkilemeyi başarıyor. Bu üç film içinde Claude Pierson&#8217;ın filmiyle birlikte favorim.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/03/Woods-Are-Wet-Woman-Helle.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2351" title="Woods Are Wet Woman Helle" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/03/Woods-Are-Wet-Woman-Helle.jpg" alt="" width="500" height="500" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/sadeistik-sayiklamalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotografando Patrizia (1985)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/fotografando-patrizia-1985/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/fotografando-patrizia-1985/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 22:39:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sexploitation]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Femmina]]></category>
		<category><![CDATA[Fotografando Patrizia]]></category>
		<category><![CDATA[Italian Erotic]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyan Erotik]]></category>
		<category><![CDATA[La lupa]]></category>
		<category><![CDATA[Lorenzo Lena]]></category>
		<category><![CDATA[Malezia]]></category>
		<category><![CDATA[Monica Guerritore]]></category>
		<category><![CDATA[Salvatori Samperi]]></category>
		<category><![CDATA[Sensi]]></category>
		<category><![CDATA[The Dark Side of Love]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2276</guid>
		<description><![CDATA[Fotografando Patrizia yasaklanmış, düşüncesi bile insanı rahatsız eden bir duygunun, tutkunun işlendiği bir film. Açıklanamayacak, ifşa edilemeyecek bir aşkın erotik hikayesi… İki kardeşin erotik hikayesi… 70’li yıllar İtalyan erotik filmlerine baktığımızda komedi unsurunun erotizmden daha etkili olduğunu görüyoruz. İtalya’da bizdeki gibi kayıp yıllar olarak nitelendirilen 70’li yıllardan sonra İtalyan sineması yeni arayışlara giriyor. Fotografando Patrizia [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/02/Fotografando-Patrizia.poster.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2277" title="Fotografando-Patrizia.poster" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/02/Fotografando-Patrizia.poster.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>Fotografando Patrizia yasaklanmış, düşüncesi bile insanı rahatsız eden bir duygunun, tutkunun işlendiği bir film. Açıklanamayacak, ifşa edilemeyecek bir aşkın erotik hikayesi… İki kardeşin erotik hikayesi…</p>
<p style="text-align: justify;">70’li yıllar İtalyan erotik filmlerine baktığımızda komedi unsurunun erotizmden daha etkili olduğunu görüyoruz. İtalya’da bizdeki gibi kayıp yıllar olarak nitelendirilen 70’li yıllardan sonra İtalyan sineması yeni arayışlara giriyor. Fotografando Patrizia da bu arayışların belki de en iyi örneklerinden biri.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmimiz çok alışık olmadığımız, duyduğumuzda ise insanın tüylerini diken diken eden bir konuya sahip.</p>
<p style="text-align: justify;">Patrizia (Monica Guerritore) başarılı bir moda tasarımcısıdır. Erkek kardeşi Emilio (Lorenzo Lena) ise içine kapanık, hastalık hastası, gününü TV karşısında geçiren bir gençtir. İki kardeşin yolları annelerinin ölümüyle tekrar kesişir. Kardeşinin sorumluluğunu üstlenen Patrizia aynı zamanda onun bu içine kapanık halinden uzaklaştırmaya gayret gösterir. Emilio hemen hemen bütün gününü televizyon karşısında oyun oynayarak ya da porno filmler izleyerek geçirmektedir. Sokakta çocukların bisiklete bindiğini gördüğü sahne ise oldukça ilginçtir. Zira Emilio dışarıdaki çocuklara acınası bir yüz ifadesiyle bakar ve hemen içerideki spor salonlarındakine benzer bir bisiklete biner. Emilio, ablası Patrizia’nın özel hayatını da dikkatli bir biçimde izlemektedir. Erkek arkadaşlarıyla ilişkilerini gizli gizli takip eder. İki kardeş artık birbirlerinin özel dünyasıyla o kadar iç içedirler ki duygusal anlamda da bir birlerine yaklaşırlar. Patrizia duştan çıktığı bir sahnede kardeşine bir anne gibi sarılır. İki kardeşin sevgi dolu bu kucaklaşması Patrizia’nın kardeşinin ereksiyon halindeki penisini fark etmesiyle sonra erer. İki kardeş arasında bir süre sonra seksüel bir ilişki başlar. <span id="more-2276"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Filmin en güzel yanlarından biride güzelliğini gözler önüne seren Monica Guerritore. Güzel aktirist filmde kariyerinin en iyi performansını sergilermiş. Genelde yan rollerde izlediğimiz Guerritore tiyatrodan sinemaya geçiş yapan bir oyuncu. 13 yaşında sahnelere adımını atan oyuncu kariyerinde iyi bir karakter oyuncusu olarak başlamış.</p>
<p style="text-align: justify;">Yönetmen Salvatori Samperi’yi genelde tipik İtalyan işi komedilerde ve dramlarda izliyoruz. Samperi, Malezia’da da farklı bir konuyu işlemiş burjuva aile yapısının bir bakıma bir eleştirisini izlemiştik. Bu filmde de böylesi bir eleştirel yönün olduğunu söylemek mümkün. Bunun yanı sıra filmin atmosferi de oldukça etkileyici 80’lere ait bir film olduğuna inanmak güç. Birkaç küçük detay dışında tarihini bilmeseydim filmin kesinlikle 90’lara ait olduğunu söyleyebilirdim.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/02/Fotografando-Patrizia.scanes.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2280" title="Fotografando-Patrizia.scanes" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/02/Fotografando-Patrizia.scanes.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/fotografando-patrizia-1985/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Grazie&#8230; nonna (1975)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/grazie-nonna-1975/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/grazie-nonna-1975/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 14:35:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Komedi Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Edwige Fenech]]></category>
		<category><![CDATA[Franco Martinelli]]></category>
		<category><![CDATA[Grazie... nonna]]></category>
		<category><![CDATA[Italian Erotic Comedy]]></category>
		<category><![CDATA[Italian Z Movies]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyan Erotik Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[Loverboy]]></category>
		<category><![CDATA[Osman F. Seden]]></category>
		<category><![CDATA[Sonia Viviani]]></category>
		<category><![CDATA[Teşekkür Ederim Büyükanne]]></category>
		<category><![CDATA[Valerio Fioravanti]]></category>
		<category><![CDATA[Z films]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2244</guid>
		<description><![CDATA[Grazie…nonna aslında bize çokta uzak bir film değil. 1975 yılında Osman F. Seden bu filmden esinlenerek Teşekkür Ederim Büyükanne filmini çeker. Türk versiyonu filmde büyükanne rolünü İtalyan güzel Sonia Viviani oynamaktadır. Teşekkür Ederim Büyükanne ve Grazie…nona aralarındaki ufak birkaç farklılığın dışında bire bir aynı filmler. Hatta bazı diyaloglar bile aynı. Fakat oyunculuktan mı, yoksa atmosferin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/01/grazie...nonna_.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2245" title="grazie...nonna" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/01/grazie...nonna_.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>Grazie…nonna aslında bize çokta uzak bir film değil. 1975 yılında Osman F. Seden bu filmden esinlenerek Teşekkür Ederim Büyükanne filmini çeker. Türk versiyonu filmde büyükanne rolünü İtalyan güzel Sonia Viviani oynamaktadır. Teşekkür Ederim Büyükanne ve Grazie…nona aralarındaki ufak birkaç farklılığın dışında bire bir aynı filmler. Hatta bazı diyaloglar bile aynı. Fakat oyunculuktan mı, yoksa atmosferin etkisi mi adını siz koyun Teşekkür Ederim Büyükanne bana bu filmden daha eğlenceli ve iyi bir film gibi geldi.</p>
<p style="text-align: justify;">Grazie nonna, yönetmenliğini Franco Martinelli’nin yaptığı, 1975 yapımı bir film. Klasik bir İtalyan erotik-komedi filmi.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk cinsel deneyimini büyükannesiyle yaşayan bir ergen… Büyükanne ise henüz otuzlu yaşların başında, 70lerin İtalyan istismar filmlerinin unutulmaz güzellikteki aktristi Fransız/Cezayir asıllı Edwige Fenech. Persiquetti ailesinin büyükbabaları, ikinci eşiyle evlendiği gece ölür. Yeni büyükanne üvey oğlunu ve üvey torunlarını görmek üzere Venezuella’dan İtalya’ya ziyarete gelir. Büyükanneyi havaalanında karşılama görevi ise evin en genç üyesi Carletto’ya (Valerio Fioravanti) verilir. Yaşlı bir büyükanne bekleyen Carletto, karşısında Maria Juana’yı (Edwige Fenech) görünce şaşkına döner. Böylesine bir güzellik karşısında heyecanlanmadan duramaz. Büyükannesine, karşı konulamaz bir cinsel arzu beslemektedir.   <span id="more-2244"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Carletto bir süre evdekilerden Maria Juana’yı saklar; fakat çok geçmeden Carletto’nun güzel bir kadınla gece gezmelerinde görüldüğü aile üyelerinin kulağına gider. Bir restoranda babasına yakalanan Carletto durumu daha fazla saklayamaz ve büyükanneyi aile üyeleriyle tanıştırır. Filmin bundan sonrası tahmin edebileceğiniz gibi evdeki erkeklerin güzel büyükanne Maria’yı baştan çıkarma uğraşlarıyla geçmekte. Tabi büyükanne erkeklerin aklını başından alırken aile bireyleri arasındaki kopuklukları da ilerleyen günlerde gidermeye çalışacak ve giderayak aileyi birbirine kenetleyecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kuşkusuz filmi en önemli kılan özellik Edwige Fenech’in varlığı. Birçok sahnede Fenech’in kusursuz güzelliğini görmek mümkün. Diğer İtalyan erotiklerine nazaran filmde dikkatimi çeken bir başka husus ise filmdeki kadın oyuncuların (Fenech haricinde) çirkinlikleri. İtalyan erotik komedilerinde çok fazla rastlamadığımız bu özellik erkek izleyicileri rahatsız edebilirdi fakat Fenech’in varlığı bu olumsuzluğu yok etmeye fazlasıyla yetiyor. Fenech’in bu filmini baz alarak oyunculuğu hakkında da birkaç kelam etmek gerekirse tam bir fiyasko olduğunu söyleyebilirim. Komedi erotik filmlerdeki oyunculuğunu birkaç istisna dışında çok beğenmesem de bu filmdeki performansı gerçekten içlerindeki en kötüsüydü.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin oyuncu kadrosu ise birkaç istisna dışında çok parlak değil. Yönetmen Martinelli birçok İtalyan yönetmenden alıştığımız üzere çeşitli türlerde filme imza atmış. Bu özelliği filmde elektriklerin kesildiği bir sahnede kendini fazlasıyla hissettiriyor, kendinizi birden gotik bir korku filminde sanmanız olası.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/01/LoverBoy.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2247" title="LoverBoy" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/01/LoverBoy.jpg" alt="" width="580" height="337" /></a></p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/01/grazie...nonna-edwigefenech.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2249" title="grazie...nonna-edwigefenech" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/01/grazie...nonna-edwigefenech.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/grazie-nonna-1975/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
