iyiköfüfilm

70'li Yılların Okült Belgeselleri

70’li Yılların Okült Belgeselleri: 1970’lerde yapılmış olan doğaüstü belgesellerin çekici bir yanı var. Belki de tarzlarıdır – renkleri ve tonları zengin ve canlı ve belki de kullanılan kostümler sevdiğim bir eskilik hissi veriyor. Ya da belki de içeriğiyle ilgili olabilir mi? Modern geleneklerin saygı duyulan kurucularıyla yapılan röportajlar ve sadece gitmeyi hayal edebileceğim yerlerde gerçekleştirilen ayinler bana artık var olmayan bir zaman ve yere erişim imkanı sağlıyor.

Bu filmlerin ruh hali ciddiyet ile gülünçlük arasında gidip geliyor; bir bölümde saygı duyulan bir kişinin samimi ve düşünceli sözlerini duyarken diğer sahne sadece basmakalıp bir hal alıyor; bir sunakta dans eden çıplak bir kadın, orta yaşlı İngiliz bir adamın bir dairede koşuşturması ve çok ama çok sayıda siyah kadife giysiler.

Bazı durumlarda bu filmler ortalama televizyon izleyicisinin ağzı açık bakması için çekilmiş ve ortaya koydukları yapaylık gerçekten insanı esir alıyor. Ama yakından baktığınız zaman bunların popüler medya ile nasıl dikkatle tartılmış yakınlaşmalar olduğunu görebilirsiniz: filme alınan, uzun süredir sürdürülen yöntemler toplumun geneline onların da var olduğunu açıklamak için ulaşıyor.

Günümüzde dijital teknoloji sayesinde bu 70’li Yılların Doğaüstü Okült Belgeselleri orijinal filmin çürümesi için yeterli bir zaman sonrasında hayat buluyor ve ilk başta amaçlanandan daha fazla seyirciyle buluşuyor (bu filmlerin tümüne günümüzde internet yoluyla erişilebiliyor). (daha&helliip;)


16
Mar
2016

Singapore Sling (1990)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Singapore Sling, tam anlamıyla geleneklere aykırı şekilde hazırlanmış bir film. Sinemada bu gibi çalışmalar sadece gece matinesinde kendilerine yer bulabilir.  İşte The Rocky Horror Picture Show ve Eraserhead gibi filmlerin doğuşu da böyle olmuştu ya da Pink Flamingos gibi açıkça şoke edici çalışmaların. Gece matinesinde gösterilen filmler çöp yapımlar olabilir ya da bunlar popüler ve eleştirel zevklere uymayan sanatçıların son kalesi olabilir. Fakat hatrı sayılır derecede bir izleyici kitlesine de sahip olduklarını unutmamak gerekir.

Hem röntgenci hem de sanatsal zevklere hitap eden Singapore Sling’in anavatanı Yunanistan’da kazandığı ödüllerin yanı sıra kusmuk, ensest ve işkenceyi dahi içeren tuhaf seks sahneleri ile Yunanca, Fransızca ve İngilizce diyaloglar filmi oldukça ilginç kılıyor.

Ancak bu filmi arthouse exploitation olarak sınıflandırmadan önce kurgusal entrikalar ve yeni

oyunculuk yöntemlerinin (harmanlanmış karakteri, seslendirme, kamera önünde anlatım ve prova) kendi başına bu filmi istisnai bir sınıfa yerleştirdiğini söylemek gerekir ve eğer filmin konusu farklı olsaydı sinematografi Oscar’a layık olurdu.

Detaylara girmeksizin filmin hikayesinin ölü bir kadına aşık olan gözü pek bir dedektif (Panagiotis Thanasoulis) ile ilgili olduğunu söyleyebiliriz. Dedektifin aşık olduğu kadın Laura’dır ve Julie London’ın Laura adlı melankolik parçası lie akıldan çıkmayacak bir şekilde anlatılır. Singapore Sling, içlerinden biri Laura’ya endişe verici bir şekilde benzeyen iki kadın sosyopatın dedektife taktığı takma isimdir. (daha&helliip;)


7
Oca
2016

Baise-Moi (2000)

İstismar Filmleri XXX kategorilerinde yayınlandı.

baise-moi-posterKadın intikam filmleri, özellikle de exploitation filmleri arasında sıklıkla işlenen bir konu. Pam Grier 1970lerin başında bu türün süper starlarından biriydi; Coffy ve Foxy Brown gibi filmlerde adi kadın satıcılarının, politikacıların ve torbacıların soğukkanlılıkla icabına bakmıştır. O zamanlar Hong Kong da sıkı kadınlardan payına düşeni almıştı ve bunlardan en ünlüsü Deadly China Doll ve Deep Thrust gibi filmlerde bir erkek ordusunu tekmeleyerek, yumruklayarak ve yere çarparak alt eden Angela Mao Ying’dir. 70’lerde cinsiyet politikasının daha da hararetli tartışmalara sahne olmasıyla bunun daha felaket örneklerine rastlanmaya başlanmıştır. 1978 yapımı I Spit on Your Grave bu türün zirvesi (ya da bakış açısına göre türün en düşük noktası) olarak kabul edilmektedir. Bu filmde bir toplu tecavüz kurbanı metodik olarak kendisine saldıranları öldürür. Kararsız Abel Ferrara da, kadın kahramanın kurbanları arasında erkek köpeklerin de olduğu Ms. 45 (1981) ile bu türe katkıda bulunmuştur.

Ataerkil toplumun sapık yönünü altüst eden kadın fantezisi günümüzde de devam etmektedir ancak bunun daha sonraki örnekleri, gösterişli yıldızlar, lüks prodüksiyon ve kaçamaklı son ile kontrolden çıkmış kadın imajının içini boşaltan Thelma and Louise’e öykünmüştür. Virginie Despentes ve Coralie Trinh Thi, Fransa’da bütün sinemalarda yasaklanmış bir hardcore Fransız sanat filmi olan Baise-Moi ile türe hak ettiğini geri kazandırmıştır.

Baise-Moi‘nin referansları ise kusursuzdur. Yardımcı yönetmen Coralie Trinh Thi, tıpkı iki başrol aktris gibi eski bir porno yıldızıdır. Film Danimarka’nın Dogme ekolünün görünümü ve hissiyatına sahiptir; filme alınmak yerine videoya çekilmiştir ve tanınmış yıldızlar yerine “normal insanları” kullanır. Son derece cüretkar olan bu film çok sayıda yakın çekim seks sahnesi ve özellikle de dünya çapında sansüre kurban giden vahşi bir tecavüz sahnesine sahiptir. Filmleri makaslamaktan her zaman kaçınan Kanada filmi porno kategorisinde değerlendirmiş ve Toronto Uluslararası Film Festivalinde istekli bir resepsiyon ile karşılanmasına ve Aton Egoyan gibi bilgelerin yorumlarına rağmen Ontario’nun popüler sinema salonlarında gösterimini reddetmiştir. Bu durumda Amerika piyasasına girmiş olması dahi şaşırtıcıdır. (daha&helliip;)


3
Oca
2016

Alice in Acidland (1969)

B-Film İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

alice_in_acidland_1969_posterSiyah-beyaz yarı belgesel tadındaki Alice in Acidland, softcore seks, yasadışı uyuşturucular ile dolu ve tam anlamıyla tuhaf bir film. Filmde oyuncu kadrosu ya da bir film ekibi bulunmuyor.

Alice ve Kathy, Fransızca öğretmeni Frida tarafından bir havuz başı partisine davet edilen tipik Los Angeles’lı lise öğrencileri. Partide Alice, Frida ile havuzda zaman geçirirken erkek öğretmenler Kathy’den istifade eder. Alice başka bir partiye onunla gelmesi için bakire Betsy’yi ikna eder ve Betsy bu partide “Hayvan” olarak bilinen bir adam tarafından tecavüze uğrar. Bu sırada Frida, Alice’e LSD’ye batırılmış bir küp şeker verir ve Alice tribe girer. Bu sırada Alice’in en iyi arkadaşı Janice’in asit aldığını ve kendisini astığını öğreniriz. Bu uyuşturucu, Sheila adında bir lezbiyen tarafından verilmiştir ve Alice’in tribinde kadınlar, bol miktarda ışık ve ucuz film efektlerine şahit oluruz. Her yerde karşımıza çıkan naratör bize Alice’in artık zihinsel olarak bir bitkiden farkı olmadığını ve sonsuza kadar aşk yazında yaşayacağını söyler.

Alice in Acidland oldukça kısa bir film, 60 dakikadan ibaret. Filmdeki iki parti sahnesindeki seks sahnelerinin en az 10 dakika olduğunu da düşünürsek ve buna Alice’in ilk 15 dakikalık tribini de eklersek nasıl bir filmle karşı karşıya olduğumuzu anlamışsınızdır.

Lise öğrencilerinin hepsi yirmi yaşın üstünde görünüyor. Hepsi implantların kullanılmaya başlanmadığı bir dönem için çok hoş ve çekici kıvrımlara sahip. Erkek öğretmenlerin hepsi açık bağırlarıyla eğlence sunucularını andırıyor. Film başladığı kadar hızlı bir şekilde sona eriyor. (daha&helliip;)


14
Eyl
2015

Eurosleaze Sinemasında BDSM

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Fifty Shades of Grey (2015)

Sosyal medya ve geleneksel medyadaki mevcut trendler/güncellemelere ve karşınıza çıkabilecek herhangi popüler kültür ya da kitlesel ticaret unsuruna dayanarak BDSM’nin yepyeni bir şey olduğunu varsayabilirsiniz. Ya da en azından sinema ve popüler sanattaki etkisinin sonunda hissedildiğini düşünebilirsiniz. Bunlardan ilkinin doğru olmadığını biliyoruz, insanlar tarihin başlangıcından beri birbirlerine keyifle teslimiyet ve hakimiyet gösteriyorlar. Ve ister inanın ister inanmayın ikincisi de doğru değil. BDSM birçok ülkede, türde ve yapımda yıllardan beri sinemanın bir unsuru olmuştur. Porno filmlerden animasyona, türe özgü sinema tuhaflıklarına ve popüler kültür erotik gerilim filmlerine BDSM sinemaya seyircinin kabul edeceğinden daha fazla işlemiştir.

Cruising, Secretary ya da yakın zamanda gösterime giren The Duke of Burgundy gibi filmlerin bir hayranı olarak BDSM’nin popüler sinemadaki kabulüne işaret eden önemli ve tanımlayıcı bir alana odaklanmak istiyorum: Eurosleaze. Bu terim sıklıkla kullanılıyor ama her zaman doğru anlamda değil, ve burada exploitation alt türleri ile kategorize edilen ve ağırlıklı olarak cinsel içeriğe odaklanan Avrupa menşeli filmleri ele alıyoruz. Bu kapsamlı bir liste olmasa da BDSM bakımından daha ezoterik ve tatmin edici bir içeriğe açılan bir kapı olması amaçlanmıştır. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Attack From Planet B Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korku Sitesi Once upon in a time in Western Öteki Sinema SİBB Sinematik Ters Ninja B-Film Blog