iyiköfüfilm

1
Haz
2014

SS Hell Camp (1977)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

SS Hell Camp (1977) poster1970’ler boyunca İtalya’da iki farklı düzeyde Nazisploitation filmleri çevrildi. Bunlardan ilki daha sanatsalken diğeri de bunun tam tersiydi. 1974 yılında Ilsa: She Wolf of the S.S. (1974)’ün Amerikan pazarında iyi iş çıkarmasıyla birlikte bir kaç yıl içinde bu filmlerde önemli bir artış oldu. SS Hel Camp (aka The Beast in Heat)’de bu bu furyanın filmlerinden biri. Filmi önemli kılan en büyük özelliği İngiltere’de ki yasaklı filmlerin olduğu Video Nasties listesine girmiş olması.

Film 1977 yılında piyasaya sürülmesine rağmen filmde When the Bell Tolls (1970) filminden bir çok savaş sahnesini kullanmış. Bunun yanısıra TV den elde edilen bir çok savaş görüntüsü de filmde kullanılmış. Brigitte Skay, Gino Turini ve Alfredo Rizzo gibi İtalyan korku ve istismar sinemasının tanıdık bir çok yüzü filmde karşımıza çıkıyor. Filmde Amerikalı aktör Brad Harris de bir rahip olarak karşımıza çıkmakta.

SS Hell Camp’ın kuşkusuz ki en özgün sahneleri laboratuarda geçen sahnelerdir. Filmin yıldızı ise Nazi Teğmeni Dr. Ellen Krarsch rolüyle Almanya doğumlu Macha Magall’dır. Filmde acımasız, sadist ve siyah üniformasının altında bir o kadar da etkileyici. Kimi zaman çıplak göğüslerini okşarken kimi zaman da bir tutsağı hadım ederken karşımıza çıkmakta. Filmin en tuhaf karakterlerinden biri de Neanderthal adamı canlandıran İtalyan vetaran oyuncu Salvatore Baccaro. Filmin avrupada yayınlanan posterlerinde Neanderthal adam goril görünümlü tasvir edilmesine rağmen filmde herhangi bir makyaj söz konusu değil. (daha&helliip;)


26
May
2014

Viol, la grande peur (1978)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Viol, la grande peur (1978)İstismar sineması bir çok alt türe ayrılmıştır. Bu alt türlerden biri de Rapesploitation filmleridir. Pierre Chevalier’in yönetmenliğini yaptığı Viol, la grande peur ya da uluslar arası ismiyle Rape filmi Rapesploitation türünün en sıkı örneklerinden biri.

Fransız Eurocine film şirketinin filmlerinden biri olan Rape, sekiz farklı tecavüz hikayesini işliyor. Yarı mondo kıvamında çekilen film bir grup gazetecinin sekiz farklı tecavüz hikayesini ele almasıyla başlıyor. Bu hikayeler Şili, Fransa ve Vietnam’da geçmekte. Hikayeler oldukça ilginç. Bunlardan en dikkat çekici olanı ise ünlü Fransız porno yıldızı Brigitte Lahaie’nin oynadığı bölüm. Lahaie, kendisine yardımcı olmak isteyen iki kamyon şoförünün tecavüzüne uğrar. Fakat daha sonra tecavüzcülerinden aldığı intikam filmin en dikkat çekici anlarını oluşturuyor. 80’li yıllardan itibaren porno film kariyerine son veren Lahaie’nin porno sektörü dışındaki oyunculuk deneyimlerinin temellerini attığı filmlerden birisi.

Bunun yanısıra filmde oynayan kadın oyuncuların bir çoğu Fransa porno endüstrisinin tanınmış yüzleri. Filmdeki bazı oyuncuların da ilk oyunculuk deneyimi.

Filmin yönetmeni Pierre Chevalier ise Peter Knight ve Lina Cavalcanti takma isimleriyle de bilinen bir yönetmen. 1954 yılında komedi ve gerilim türündeki filmlerle sinema sektörüne giriş yapan Chevalier yetmişli yıllarla birlikte Eurocine film şirketi için birçok seks filmine imza atmıştır. (daha&helliip;)


10
May
2014

Ma mere (2004)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

mamereBu film hakkında düşünmeye başlayana kadar filmi beğendiğimi sanıyordum. Ma Mere (Annem) Fransız yönetmen Christophe Honoré’nin ünlü Fransız filozof ve yazar Georges Bataille’in romanından uyarladığı bir film. Georges Bataille’i daha önce okumuş ve günah ile ilgili teorilerine aşina olan biri olarak bu filmi tam olarak tarafsız bir bakış açısı ve açık fikirlilikle izlemeye çalıştım.

Ma Mere, yazı geçirmek için Kanarya Adaları’ndaki ailesinin yanına giden Pierre isimli küçük bir çocuk hakkında. Babası bir trafik kazasında hayatını kaybettiği zaman Pierre annesiyle (Isabelle Hubert tarafından canlandırılmıştır) baş başa kalmıştı. Annesi kendi ifadesiyle “bir orospu ve bir fahişeydi”. Çapkın bir kadın olan Helen’in hedonist hayat tarzı, oğlunu dünya zevkleriyle tanıştırmasını ve bunları ona öğretmesini de kapsamaktadır.

Bu tanım dolaylı olarak enseste işaret etse de bu olgu filmde hiçbir zaman tam olarak işlenmemiştir. Anne ve oğlu arasında böylesi ahlaksız bir ilişkinin hiçbir zaman gerçekleşmemiş olması ödipus kompleksini doğurmuştur. Bunun yerine annesi, Pierre’in cinsel eğitiminin fiziksel yanlarını üstlenmeleri için kendisi gibi hedonist olan iki arkadaşını onunla tanıştırır.

Ama bu Helen’in Pierre’in hayatından çıktığı anlamına gelmez, onun hayatında hem fiziksel hem de psikolojik bir güç olmayı devam ettirir. Aslında filmin en rahatsız edici noktası film boyunca işlenen Pierre ve Helen arasındaki büyük aşktır. Bu rahatsızlık Pierre üzerinden yansıtılan aşırı muhafazakar fikirler ile daha da artmaktadır.

Sadece Katolik okuluna gidiyor olması değil aynı zamanda Pierre’in çölde dizlerinin üzerine çöküp kutsal kitaptan bölümler okuduğu Fellinivari sahneler ile Pierre’in karakterinin kilisenin sıkı ahlaki kuralları ile annesinin ahlaki rahatlığı arasında kararsızlık içinde olduğu teması işlenmektedir. Hristiyanlığın temel öğretilerini soru cevap şeklinde aktaran bu sahneler, günahkar yaşam tarzı ve annesiyle olan ilişkisinin birbiriyle çatıştığı ve kim olduğu ve gerçekte hangi dünyaya ait olduğu hakkında bir karar vermesi gereken kritik anlardır. (daha&helliip;)


5
May
2014

Rape of the Soul (2006)

İstismar Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Rape of the Soul (2006)Katolik Kilisesinin “Şeytani” Sanatı Gözler Önüne Seriliyor…

Roma Katolik Kilisesinin cinsel istismar skandalı, -bazıları yüzlerce yıl önce yapılmış- sanat eserlerine işlenmiş şeytani ve doğaüstü imgelerle bağdaştırılabilir mi?

Katolik kilisesi karşıtları tarafından değil de kiliseye kendini adamış kişiler tarafından hazırlanan bu yeni belgeselin -“Rape of the Soul”- inanılması güç tezi işte bu.

“Rape of the Soul” New York ve Los Angeles da dahil olmak üzere bazı büyük şehirlerde gösterime girmiştir.

Belgesel, tarihi ve modern dini sanat eserlerinde şeytani, cinsel, doğaüstü ve Katolik kilisesi karşıtı imgelerin süregelen kullanımını gözler önüne seriyor. Filmde ayrıca bu sanat eserlerinin Katolik kilisesinin en yüksek ve en güvenilen mercileri tarafından esrarengiz bir şekilde kabul görmesi de irdelenmektedir.

Piyasaya sürülen içeriğin şeytani ve cinsel imgeler ile şiddet ihtiva etmesi nedeniyle Rape of the Soul 18+ olarak gösterime girmiştir.

Silver Sword International tarafından dağıtımı yapılan film, Katolik kilisesinde cinsel istismarın en büyük nedeni olarak dini sanata işlenmiş cinsel ve şeytani imgelere uzun süre maruz kalmayı göstermektedir.

Cinsel ve doğaüstü imgelerin insan beyni üzerindeki bilinçaltı programlama etkileri ve bunların cinselliği, satanizmi ve okült inançları nasıl teşvik ettiği hakkında detaylı bilgi vermesi için filmde uzman görüşlerine yer verilmiş. Dini eğitim araçları, ilahi kitapları, çocuk kitapları ve dua kitaplarının hepsinin içinde gizlenmiş imgeler olduğu bulunmuştur. (daha&helliip;)


3
May
2014

Sexandroide (1987)

İstismar Filmleri Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

sexandroid_posterFransız porno film yönetmeni Michel Ricaud’un yönetmenliğini yaptığı film, üç kısa hikayeden oluşuyor. Yaklaşık 1 saat süren film, oldukça garipliklerle dolu. Belki de izlediğiniz en garip filmler arasındaki yerini alacak.

Deneysel dokunuşların yer aldığı, dozunda gore’un kullanıldığı, tedirgin edici bir atmosferin hüküm sürdüğü, karanlık olayların ve erotizmin yer aldığı Sexandroide, Teatro Guignol formatında sunulan bir film. Teatro Guignol, 1897 yılından 1962 yılına kadar Paris’te var olmuş bir tiyatro. Yaşamın içinde yer alan seks, vahşet, cinayet gibi kavramları büyük bir gerçekçilikle yaklaşık 10 dakika ile 40 dakika arasında değişen oyunlarla izleyiciye sunan tiyatro, döneminde oldukça popülerlik kazanıyor. Daha sonra İngilizce’ye “grand guignol” terimi giriyor ve bu terim kan, vahşet, şiddet içeren gösterilere atıfta bulunan bir ifade olarak kullanılıyor.

Hikayelerden ilkinde bir barda genç bir kadın habersizce, bir voodoo bebeği aracılığıyla işkenceye uğrar. Tuvalete gittiğinde barda bulunan esrarengiz adam, elindeki voodoo bebeği yoluyla ilk önce kadının kıyafetlerini çıkarır, bebeğin ve bu yolla pek tabii ki kadının vücuduna bıçak saplar, gözlerine, göğüslerine ve vajinasına, kanlar içinde kalana dek işkence eder ve en sonunda boğazını keser. Bolca kan ve çıplaklıkla dolu bu hikayenin ardından gelen ikinci hikaye ise bu üçlü içinde en fazla gore unsurunun olduğu, en vahşisi ve en saçması. Yine bolca vahşet ve işkencenin yer aldığı ikinci hikayede filmin en gore sahneleri yer alıyor. Üçüncü ve son hikayede ise bir vampir tarafından ısırıldıktan sonra şehvet düşkünü, baştan çıkarıcı bir kadına dönüşen kadının hikayesi yer alıyor.

Filmle ilgili ismine bakıp seks ve android dolu bir filmle karşılaşacağını düşünenleri ise bir hayal kırıklığı beklemekte. Android seksini izlemek keyifli ve eğlenceli olabilirdi fakat bu filmde bunları bulamayacaksınız. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Attack From Planet B Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korku Sitesi Once upon in a time in Western Öteki Sinema SİBB Sinematik Ters Ninja B-Film Blog