





Sinemanın parlak spotlarından uzak kalmış ama en az onlar kadar ilgiyi hak eden iyi "kötü film" lerin Tolga Demirtaş tarafından masaya yatırıldığı bu siteye hoşgeldiniz.


Çetin İnanç İstismar Filmleri B-Film Blaxploitation B Movie Dario Argento David Cronenberg Edwige Fenech Emmanuelle Erotik Yeşilçam Exploitation George Eastman Giallo Gore Hammer Film Productions I Spit On Your Grave Italian Trash Jess Franco Jesus Franco Joe D’Amato Joe D'Amato Lucio Fulci Mario Bava Nikkatsu Roger Corman Sergio Martino Sexploitation Slasher Sylvia Kristel Zerrin Doğan
Naked Killer, yönetmenliğini Clarence Fok Yiu-leung’un yaptığı, yapımcılığı ve senaryosu Wong Jing’e ait 1992 yapımı bir Hong Kong filmi. Kanlı şiddet sahneleri ve hız kesmeyen aksiyonuyla tipik Hong Kong aksiyon sinemasının iyi bir örneği. Çoğu eleştirmen ve izleyici için kült mertebesinde olan film, bazı enerjik dövüş sahneleriyle Hong Kong sinemasının tanıdık ismi John Woo’nun işlerini anımsatıyor. Her ne kadar Hong Kong sinemasındaki en başarılı işlere Woo imza atmış olsa da bu film de en seksilerden bir tanesi. Filmdeki kadın oyuncular çok iyi seçilmiş.
Uzak doğu sineması, özellikle Japon sinemasında gördüğümüz Pinku Violence karakterleri Japon sinemasında farklı zamanlarda kendine yer bulmuştur. B filmleri yakından incelediğimizde güçlü kadın karakterler, popüler mainstream Japon sinemasında yer bulan sakin, ev kadını karakterlerine karşı bir savaş içindedir. Naked Killer’da da filmin izleyiciye sunduğu bazen feminizmin uç noktalarına kadar ulaşabilen ve ihlal edilebilen kadınıllığın ve baskın cinsiyet kimliğinin mücadelesi gibi.
Naked Killer tam anlamıyla bir CAT III filmi. Özellikle 80’lerin ortalarından sonra ve 90’ların sonralına kadar Hong-Kong sineması için can simidi olan bu +18 ibareli filmler için kullanılan bir kategori tanımlamasıdır.
Filmimiz oldukça iyi stilize edilmiş bir şiddet sahnesiyle açılıyor. Genç ve güzel bir kadın sisli, kimsenin olmadığı bir caddede evine doğru yürümektedir. Takip edildiğinin farkındadır. Evine kendini zar zor atar. Fakat hiçbir şey olmamış gibi soyunur, müziği açar ve duşa girer. Tam bu sırada kadını takip eden adam da içeri girer ve kadının duş aldığı banyoya yönelir. Perdeyi açar ve aralarında bir mücadele başlar. Oldukça hareketli bir aksiyon sahnesiyle açılan film ilerleyen dakikalarda yaşanacakların müjdecisi gibi.
» yazının devamı

Filmin yıldızı Hong-Kong’lu anti-kahraman Kai’yi canlandıran Anthony Wong. A.Wong’u dönemin bir çok düşük bütçeli CAT III, CAT IIA, CAT IIB filminde izlemek mümkün. Bu filmlerden iki tanesi var ki benim favorim. Bunlar Untold Story ve Ebola Syndrome. İki filmde de Anthony Wong’u tam bir pislik olarak görüyoruz. Recep İvedik’in gore versiyonu da diyebiliriz kendisi için.
Filme gelecek olursak, filmi ya çok sevecek ya da nefret edeceksiniz. Ebola Syndrome’da tahammül sınırlarını zorlayacak derecede şiddet var; fakat bu şiddet unsurlarıyla komedi o kadar güzel harmanlanmış ki izlediğiniz bir şiddet sahnesinde kendinizi gülümserken bulmanız mümkün. Film o dönem iç piyasaya yapılmış; fakat bu tarz filmlere olan ilginin artmasıyla birlikte filmi dünya piyasasına tanıtan DVD’leri de piyasaya sürülüyor.

Kategori III nedir?
Kategoriler Hong Kong’da yayınlanan filmlerin yaş sınırıdır. Kategori I herkesin izleyebileceği filmlerdir. Kategori IIA 12 yaş sınırıyken, Kategori IIB 15 yaş sınırıdır. Kategori III*** yani Cat III ise 18 yaşın altındakilerin kesinlikle izleyemeyeceği filmlerdir. En azından sinemada izleyemeyeceği diyelim çünkü Asya ülkelerinin korsan film piyasası artık uluslararası şebeke haline gelmiş bir durum olduğundan isteyen herkes sokaktaki tezgahlardan istediği filmi edinebilmektedir.
Bir filmin Kategori III kapsamına girebilmesi için içeriğinde küfür, şiddet veya cinsellik olması gerekmektedir. Bazı insanlar Kategori III’ün sadece seks filmleri olduğunu zannetmektedir. Kategori III aslında Hong Kong sinemasının bel kemiğidir. Bir altyapıdır, oyunculardan yönetmenlere, sinema endüstrisinde yer alan herkes önce Kategori III filmlerinde mesleklerini icra ederek pişerler ve sonra ana akım filmlere geçerler.

Kategori III sınıflandırmasına ilk tabi tutulan film 1988 yılında yapılan ve şok edici bir film olan Men Behind the Sun’dır. Film gerçek olaylara dayandığı iddiası ile İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarında Japonların esir Çinliler ve Ruslar üzerinde yaptığı deneyleri ve bu deneyi yapan kişileri anlatmaktadır. Film zamanına göre öylesine şok ediciydi ki filmi sinemada sonuna kadar izleyebilenlerin sayısı azdı. Görüntüler arasında gerçekten yapılan bir çocuk otopsisi ve fareler tarafından yenilen bir kedi de vardı. Filmin yönetmeni Tun Fei Mou ise aslında bir korku filminden ziyade savaş karşıtı bir film yaptığını söyleyerek kendisini savundu. Aslında Tun Fei Mou istemeden bu filmle bir devrin kapısını aralamıştı. Film 1988 yılına kadar yayınlanan filmler arasında en çok izleneni olarak bir hasılat rekoru kırdı. Ve arkasından filmler çorap söküğü gibi gelmeye başladı. Amerikanların grindhouse sinema salonları gibi sadece Kategori III filmleri oynatan sinema salonları açılmaya başladı. Oynayan filmler ucuz ve samimi filmlerdi, sürekli izleyici bulmaları doğaldı. Sinemaya eğlenmek için gidenler ana akım filmlerini bırakıp hem çok daha eğlenceli olan, hem de insanların görmediği akıl dışı şeyler gösteren Kategori III filmlerini izlemeye başladılar. Hong Kong’da porno filmlerin yasak olduğunu da hesaba katınca türdeki filmlerde serbestçe kullanılan sevişme sahneleri de filme izleyici çeken etkenlerden biriydi. Diğer bir etken de aşırı şiddet kullanımıydı, bir John Woo ya da Ringo Lam filminde en vahşi sahneler fünye patlatılarak verilen vurulma sahneleriyken Kategori III’te uçlarda dolaşan abartı şiddet sahneleri vardı. Ayrıca yaş sınırının verdiği rahatlıkla yapılan cinsel içerikli şakalar ve kullanılan küfürler de filmlerin çekiciliğini arttıran bir faktördü.
» yazının devamı
