<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İyi &#039;Kötü Film&#039; &#187; Bilimkurgu Filmleri</title>
	<atom:link href="http://iyikotufilm.com/kategori/bilimkurgu-filmleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://iyikotufilm.com</link>
	<description>&#34;kötü&#34; filmlerin nasıl seyredilmesi gerektiğini öğrenin, onlar genelde çok &#34;iyi&#34; dir.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 20:06:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Voyage to the Prehistoric Planet (1965)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/voyage-to-the-prehistoric-planet-1965/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/voyage-to-the-prehistoric-planet-1965/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 19:26:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilimkurgu Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[2000s]]></category>
		<category><![CDATA[2020s]]></category>
		<category><![CDATA[Alien]]></category>
		<category><![CDATA[Alien Civilization]]></category>
		<category><![CDATA[Basil Rathbone]]></category>
		<category><![CDATA[Curtis Harrington]]></category>
		<category><![CDATA[Dinosaur]]></category>
		<category><![CDATA[Faith Domergue]]></category>
		<category><![CDATA[Gennadi Vernov]]></category>
		<category><![CDATA[Georgi Zhzhyonov]]></category>
		<category><![CDATA[Independent Film]]></category>
		<category><![CDATA[John Bix]]></category>
		<category><![CDATA[Lava]]></category>
		<category><![CDATA[Monster]]></category>
		<category><![CDATA[Nuclear War]]></category>
		<category><![CDATA[Outer Space]]></category>
		<category><![CDATA[Pavel Klushantsev]]></category>
		<category><![CDATA[Planet of the Storms]]></category>
		<category><![CDATA[Planeta Burg]]></category>
		<category><![CDATA[Public Domain]]></category>
		<category><![CDATA[Remake]]></category>
		<category><![CDATA[Reverse Footage]]></category>
		<category><![CDATA[Robot]]></category>
		<category><![CDATA[Venus The Planet]]></category>
		<category><![CDATA[Volcano Eruption]]></category>
		<category><![CDATA[Voyage to the Prehistoric Planet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=7252</guid>
		<description><![CDATA[Yönetmenliğini Curtis Harrington’un yaptığı Voyage to the Prehistoric Planet, 1965 yapımı bir bilim-kurgu filmi. 1962 yılında yönetmen Pavel Klushantsev tarafından çekilen Sovyet filmi Planeta Burg’un (Planet of the Storms) Amerika pazarı için bir nev-i editlenmiş hali. Yönetmen Curtis Harrington, filme Amerikalı aktörleri ve bazı ekstra sahneleri ilave ederek Amerika pazarına sunmuş. Hatta filmde oynayan bazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2012/02/voyage1.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-7255" title="voyage1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2012/02/voyage1-747x1024.jpg" alt="" width="271" height="372" /></a>Yönetmenliğini Curtis Harrington’un yaptığı Voyage to the Prehistoric Planet, 1965 yapımı bir bilim-kurgu filmi. 1962 yılında yönetmen Pavel Klushantsev tarafından çekilen Sovyet filmi Planeta Burg’un (Planet of the Storms) Amerika pazarı için bir nev-i editlenmiş hali. Yönetmen Curtis Harrington, filme Amerikalı aktörleri ve bazı ekstra sahneleri ilave ederek Amerika pazarına sunmuş. Hatta filmde oynayan bazı Sovyet oyuncuların isimleri de değiştirilmiş. Örneğin asıl adı Gennadi Vernov olan oyuncunun ismi Robert Chantal, Georgi Zhzhyonov’un ise Kurt Boden olarak tanıtımlarda yer almış. Filmin başrollerinde ise bu iki ismin yanı sıra Basil Rathbone ve Faith Domergue de yer alıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Yapımcılığı Roger Corman’a ait olan Voyage to the Prehistoric Planet, 2020 yılında geçiyor. Bir grup astronot ve yedi bacaklı robotları 200,000,000 mil yol kat ederek Venüs’e ayak basıyorlar. Prehistorik bir gezegene. Gezegeni keşfe çıkmak için birbirlerinden ayrılan ekip çeşitli canavarların ve dev bitkilerin saldırılarına hedef olmaktan kurtulamıyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Film bazıları gerçekten oldukça başarılı bir şekilde canlandırılmış prehistorik canavarlarla dolu. Filmin açılışında astronotlara saldıran vahşi, uzun kollara sahip dev bitki ise oldukça iyi bir şekilde yansıtılmış. Ayrıca yine filmin başlarında izlediğimiz uzay seyahati sırasındaki efektler de hiç fena değil ve gezegen atmosferi de inandırıcı bir şekilde yaratılmış. Filmin çekildiği zamanı da göz önüne aldığımızda özellikle robotun tasarımı çok başarılı.<span id="more-7252"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Film yukarıda da bahsettiğim gibi orijinali Rus yapımı olan bir filmin modifiye edilmiş hali. Hatta orijinal filmin 3 yıl arayla 2 tane versiyonu yapılmış. Voyage to the Prehistoric planet ise bu 2 filmden ilki. Yapımcı Roger Corman 1965 yılında Rus filmin haklarını satın alınca Amerika pazarı için bazı eklemeler yaparak, tekrar piyasaya sürüyor. 3 yıl sonra yani 1968 yılında ise ilk filmdeki eklemeleri çıkarıp yeni eklemeler yaparak Voyage to the Planet of Prehistoric Women ismiyle yayınlıyor. Filme her ne kadar eklemeler yapılsa ve bazı oyuncular ilave olsa da Roger Corman senaryoya, müziklere, görüntülere ve diyaloglara hiç dokunmayarak doğru bir karar vermiş.</p>
<p style="text-align: justify;">Voyage to the Prehistoric Planet düşük bütçesine rağmen zekice kotarılmış görsel efektleri, atmosferi ve yaratıcı teknolojik fikirleriyle izlemesi oldukça keyifli bir bilim-kurgu filmi.   Ayrıca bu tür hibrit editlenmiş filmlerden hoşlanıyorsanız, örneğin Godfrey Ho’nun Ninja filmleri gibi, bu film tam size göre. Filmi, ön araştırma yapmadan izlediğinizde ise (bu yazıyı okumamış olsaydınız) bu yazdıklarımın belki farkına bile varmayacaktınız. Bu açıdan da iyi bir kötü film Voyage to the Prehistoric Planet.</p>
<p><strong>Tolga Demirtaş (tolga@iyikotufilm.com)</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2012/02/photo-Voyage-sur-la-planete-prehistorique-Voyage-to-the-Prehistoric-Planet-1965-5-vert.jpg"><img class="size-full wp-image-7260 aligncenter" title="photo-Voyage-sur-la-planete-prehistorique-Voyage-to-the-Prehistoric-Planet-1965-5-vert" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2012/02/photo-Voyage-sur-la-planete-prehistorique-Voyage-to-the-Prehistoric-Planet-1965-5-vert.jpg" alt="" width="470" height="1302" /></a></p>
<p>&nbsp;<br />
<iframe width="480" height="360" src="http://www.youtube.com/embed/RpsWRTKm_kY" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/voyage-to-the-prehistoric-planet-1965/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Starcrash (1978)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/starcrash-1978/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/starcrash-1978/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2012 18:55:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[B-Film]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimkurgu Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[B Movie]]></category>
		<category><![CDATA[Beautiful Woman]]></category>
		<category><![CDATA[Cape]]></category>
		<category><![CDATA[Caroline Munro]]></category>
		<category><![CDATA[Christopher Plummer]]></category>
		<category><![CDATA[Crash Landing]]></category>
		<category><![CDATA[Cult Favorite]]></category>
		<category><![CDATA[David Hasselhoff]]></category>
		<category><![CDATA[Evil Man]]></category>
		<category><![CDATA[Explosion]]></category>
		<category><![CDATA[Fictional War]]></category>
		<category><![CDATA[Fire]]></category>
		<category><![CDATA[Good Versus Evil]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilton Camp]]></category>
		<category><![CDATA[Independent Film]]></category>
		<category><![CDATA[Infra Red]]></category>
		<category><![CDATA[Joe Spinell]]></category>
		<category><![CDATA[Judd Hamilton]]></category>
		<category><![CDATA[Laser Gun]]></category>
		<category><![CDATA[Lightsaber]]></category>
		<category><![CDATA[Luigi Cozzi]]></category>
		<category><![CDATA[Manic Laughter]]></category>
		<category><![CDATA[Marjoe Gortner]]></category>
		<category><![CDATA[Megalomaniac]]></category>
		<category><![CDATA[Mothership]]></category>
		<category><![CDATA[Nadia Cassini]]></category>
		<category><![CDATA[Nat Wachsberger]]></category>
		<category><![CDATA[One Word Title]]></category>
		<category><![CDATA[Outer Space]]></category>
		<category><![CDATA[Planet]]></category>
		<category><![CDATA[Psychotronic]]></category>
		<category><![CDATA[Ray Gun]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Tessier]]></category>
		<category><![CDATA[Robot]]></category>
		<category><![CDATA[Scanimate]]></category>
		<category><![CDATA[Sexy Woman]]></category>
		<category><![CDATA[Space Battle]]></category>
		<category><![CDATA[Space Fight]]></category>
		<category><![CDATA[Space Opera]]></category>
		<category><![CDATA[Space Travel]]></category>
		<category><![CDATA[Space War]]></category>
		<category><![CDATA[Spacecraft]]></category>
		<category><![CDATA[Star Wars]]></category>
		<category><![CDATA[Star Wars Remake]]></category>
		<category><![CDATA[Star Wars Rip-off]]></category>
		<category><![CDATA[Time]]></category>
		<category><![CDATA[Traitor]]></category>
		<category><![CDATA[Woman Warrior]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=7107</guid>
		<description><![CDATA[Starcrash 1978 yapımı bir İtalyan bilim-kurgu filmi. Amerika’da Adventures of Stella Star adıyla da bilinen filmin yönetmenliği ve senaristliği Luigi Cozzi’ye ait. Filmin oyuncu kadrosu ise Marjoe Gortner, Caroline Munro, Robert Tessier, Christopher Plummer ve David Hasselhoff’dan oluşuyor. Müzikleri ise Oscar ödüllü müzisyen John Barry’e ait. Star Wars’un elde ettiği büyük başarının ardından, İtalyan yönetmenlerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2012/01/Starcrash-1978-poster.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-7108" title="Starcrash-(1978)-poster" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2012/01/Starcrash-1978-poster.jpg" alt="" width="269" height="400" /></a>Starcrash 1978 yapımı bir İtalyan bilim-kurgu filmi. Amerika’da Adventures of Stella Star adıyla da bilinen filmin yönetmenliği ve senaristliği Luigi Cozzi’ye ait. Filmin oyuncu kadrosu ise Marjoe Gortner, Caroline Munro, Robert Tessier, Christopher Plummer ve David Hasselhoff’dan oluşuyor. Müzikleri ise Oscar ödüllü müzisyen John Barry’e ait.</p>
<p style="text-align: justify;">Star Wars’un elde ettiği büyük başarının ardından, İtalyan yönetmenlerin çokça başvurduğu bir yöntem olan gişede başarı yakalamış filmlerin rip-offunu yapma fikri ile ortaya çıkan bir film Starcrash. Star Wars çekildikten yaklaşık 1 sene sonra yapılan film aslında tam anlamıyla filmin rip-offu değil. Yönetmen Luigi Cozzi’nin de belirttiği gibi aslında oldukça farklı bir film. Farklı karakterleri bir araya getiren bu düşük bütçeli film, Barbarella, Sinbad ve Star Wars’un bir karışımı gibi.</p>
<p style="text-align: justify;">Oldukça düşük bir bütçeyle çekilen film, ucuz özel efektlere sahip. Zaman zaman izleyiciyi gülme krizlerine sokan diyaloglar ve oyuncuların performansları ile film sonuna kadar hiç sıkıcı olmadan ilerliyor. Özellikle Stella Star rolündeki Caroline Munro iyi bir iş çıkarmış. Filmle ilgili bir ayrıntı ise aslında yönetmen ve senarist Luigi Cozzi filmin senaryosunu Star Wars çekilmeden önce yazmış. Fakat yapımcının Star Wars çekildikten sonra filmin rip-offunu yapmak istemesiyle filme bazı Star Wars ögeleri eklemiş.<span id="more-7107"></span> Küçük bir gezegende yaşayan yerlileri kurtarmaya çalışan iyi adamların konusunun işlendiği film her ne kadar başlangıçta Star Wars gibi başlasa da yukarıda bahsettiğim sebeplerle kısa bir süre sonra filmde bu etkiyi görmüyorsunuz. Yönetmen Luigi Cozzi’nin küçüklüğünden beri hayalini kurduğu Ray Harryhausen tadında bir filmin uzayda geçen hali Starcrash. Oyuncu Caroline Munro Harryhausen’in The Golden Voyage of Sinbad filminde de yer alıyor. Ayrıca filmde geçen bazı robotları Luigi Cozzi’nin işlettiği Roma’daki Profondo Rosso dükkanının alt katındaki müzede görebilirsiniz. Hem yönetmen Luigi Cozzi ile de tanışmış olursunuz.</p>
<p style="text-align: justify;">Çok başarılı bir soundtracke sahip film, bir B filmde olması gereken tüm ayrıntıyı içinde barındırıyor. Kesinlikle izlemesi Star Wars’dan daha keyifli olan film, eğlenceli vakit geçirmek için birebir. Yapıldığı dönem birçok eleştiri alsa da günümüzde kült filmler arasında yer alan Starcrash, B filmleri ve bilim-kurguyu sevenlerin kaçırmaması gereken bir film.</p>
<p><strong>Tolga Demirtaş (tolga@iyikotufilm.com)</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2012/01/Starcrash-1978.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-7114" title="Starcrash-(1978)" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2012/01/Starcrash-1978.jpg" alt="" width="648" height="1762" /></a></p>
<p><iframe width="640" height="360" src="http://www.youtube.com/embed/pzfuNSpP0RA" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/starcrash-1978/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En Seksi Uzay Kadınları</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/en-seksi-uzay-kadinlari/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/en-seksi-uzay-kadinlari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Aug 2011 08:38:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilimkurgu Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Francis]]></category>
		<category><![CDATA[Barberella]]></category>
		<category><![CDATA[Battle Beyond the Stars]]></category>
		<category><![CDATA[Caroline Munro]]></category>
		<category><![CDATA[Cinderella 2000]]></category>
		<category><![CDATA[David Hasselhoff]]></category>
		<category><![CDATA[Emmanuelle in Space]]></category>
		<category><![CDATA[En Seksi Uzay Kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[Farrah Fawcett]]></category>
		<category><![CDATA[Forbidden Planet]]></category>
		<category><![CDATA[Harvey Keitel]]></category>
		<category><![CDATA[Jane Fonda]]></category>
		<category><![CDATA[Kirk Douglas]]></category>
		<category><![CDATA[Krista Allen]]></category>
		<category><![CDATA[Laurie Smith]]></category>
		<category><![CDATA[Nude on the Moon]]></category>
		<category><![CDATA[Robin Cannes]]></category>
		<category><![CDATA[Satrun 3]]></category>
		<category><![CDATA[Sex Wars]]></category>
		<category><![CDATA[Starcrash]]></category>
		<category><![CDATA[Stella Star]]></category>
		<category><![CDATA[Sybil Danning]]></category>
		<category><![CDATA[Total Recall]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=5927</guid>
		<description><![CDATA[Barberella (1968): Jane Fonda&#8217;nın baş rolde yer aldığı belki de en meşhur uzay kadını filmdir. Tüm seksiliğiyle kötülüğün başı Durand-Durand ile amansız bir mücadele içinde olan Barberella aynı zaman da en meşhur düşük bütçeli filmlerden de biridir. İlk başta bir porno film olarak çevrilmesi düşünülse de daha sonra çıplaklık içeren bilim kurguya dönülmüş. Biz izleyenlere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/Barbarella-Jane-Fonda-10.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5928" title="Barbarella-Jane-Fonda-10" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/Barbarella-Jane-Fonda-10.jpg" alt="" width="447" height="482" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Barberella (1968):</strong> Jane Fonda&#8217;nın baş rolde yer aldığı belki de en meşhur uzay kadını filmdir. Tüm seksiliğiyle kötülüğün başı Durand-Durand ile amansız bir mücadele içinde olan Barberella aynı zaman da en meşhur düşük bütçeli filmlerden de biridir. İlk başta bir porno film olarak çevrilmesi düşünülse de daha sonra çıplaklık içeren bilim kurguya dönülmüş. Biz izleyenlere ise filmin başında ki striptiz sahnesinin ve güzeller güzeli Jane Fonda&#8217;nın tadını çıkarmak kalıyor.<span id="more-5927"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/scisat2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5931" title="scisat2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/scisat2.jpg" alt="" width="232" height="388" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Satrun 3 (1980):</strong> Kirk Douglas, Farrah Fawcett ve Harvey Keitel&#8217;in rol aldığı 1980 yapımı Saturn 3,genel bilim-kurgu sinemasında kenarda kalmış bir film. 80&#8242;de değil de 70&#8242;ler de çekilmiş olsa olay yaratacağı kesin olan yapım Farrah Fawcett&#8217;ın canlandırdığı Alex karakteriyle listede yerini alıyor. Kırk Douglas&#8217;ın sevgilisi rolündeki Alex diğer tüm uzay kadınlarından aykırı olarak eşine sağdık bir görüntü sergiliyor. Film boyunca Forbidden Planet&#8217;teki Alta&#8217;ı andırıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/Altaira-Morbius-00211.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5934" title="Altaira-Morbius-0021" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/Altaira-Morbius-00211.jpg" alt="" width="281" height="351" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Forbidden Planet (1956):</strong> Barbarella&#8217;nın üstüne basa basa söylediği gibi dünyada ki gelmiş geçmiş en iyi bilin kurgu filmi kesinlikle Forbidden Planet&#8217;tır. 1956 yılında yayımladığında kesinlikle ortalığı ayağa kaldırması bir yana sinema dünyasın da ilk uzay kadını da bu film de gözükmekte. Alta adındaki uzay kadını ise Anne Francis canlandırıyor. Barberella ve Alex&#8217;ın anası gibi de diye biliriz Alta için. Dr.morbius&#8217;un güzel kızı Alta kesinlikle bir o kadar da seksi.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/total_recall_movie_image.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5937" title="total_recall_movie_image" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/total_recall_movie_image.jpg" alt="" width="641" height="242" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Total Recall (1990):</strong> Bilim-kurgu da çığır acan filmlerden biri olan Total Recall farklı bakış acısı ve güzel kurgusuyla uzayın derinliklerin de ki kırmızı gezegen Mars&#8217;tan sıra dışı konular içermekte. Film de Sharon Stone&#8217;un canlandırdığı Lori karakteri dışında, 4 memeli seksi Mary ve sapkınlık arayanlar için ise cüce Thumbelina boy göstermekte.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/stella-1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5939" title="stella-(1)" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/stella-1.jpg" alt="" width="314" height="378" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Starcrash (1978):</strong> David Hasselhoff&#8217;un boy gösterdiği bu Star Wars sonrası filmlerden biri olan Star Crash, baş rol de yer alan Stella Star ile listenin en klas düşük bütçeli yapımı olmayı hak ediyor. Rakipleri olan Star wars ve Battle Star Gallatica&#8217;dan sınıf olarak aşağıda olsa da seksi bir uzay kadını mevzu bahis olduğunda ikisini de nakavt ediyor. Bir Hammer  kadını olan Caroline Munro&#8217;nun canlandırdığı Stella Star gerçekten göz kamaştırıcı. Meşhur çizgi Roman Vampirella&#8217;ı andıran Stella Star, ilerleyen yıllarda gelecek olan italyan bilim-kurgu kadınlarına da örnek teşkil eden bir isimdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/sexwars_balthazar2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5943" title="sexwars_balthazar2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/sexwars_balthazar2.jpg" alt="" width="243" height="193" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sex Wars (1985):</strong> Star Wars uyarlaması olan Sex Wars Dünyayı kurtaran adam tadın bir yapım. Star Wars 1 ve 2&#8242;nin birleşimi tadındaki pornografik uyarlamada, Princess Orgasma (Laurie Smith) ve Princess Layme (Robin Cannes) aklımızı başımızdan alıyor. Kötülüklerin efendisi Lord Balthazar&#8217;ın sonsuz seks işkencesine karşı mücadele eden güzeller. Uzay kadınlarının en seksi yüzlerinden.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/002cmc.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5945" title="002cmc" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/002cmc.jpg" alt="" width="466" height="354" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Emmanuelle in Space (1994):</strong> Meşhur Emmanuelle serisinin uzay ayağında Emmanuelle rolünde Krista Allen yer alıyor.Tüm şehvetiyle yedi bölüm boyunca yüksek seyir zevki sunan Emmanuelle, uzaylıları da baştan çıkartıyor. Bir kısmının uzayda bir kısmınında dünyamızda süre geldiği seri kesinlikle izlenmeli.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/vlcsnap00005x.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5949" title="vlcsnap00005x" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/vlcsnap00005x.jpg" alt="" width="442" height="336" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Cinderella 2000 (1977):</strong> George Orwell&#8217;ın 1984 romanıyla Cinderella öyküsünü birleştiren bu ekstra uçuk film de, robotlar tarafından gözetlenen insanlar seksin yasaklı olduğu bir evrende yaşamaya çalışmaktalar. Filmde dikkatleri üstüne çeken kadınlar ise the Widow, Cindy ve Stella.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/3323829694_a81b2d586d.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5952" title="3323829694_a81b2d586d" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/3323829694_a81b2d586d.jpg" alt="" width="430" height="320" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nude on the Moon (1961)</strong>: Beyazperdeye adını altın harfler ile kazımış bir diğer filmde 1961 yapımı olan Nude on the Moon. Aya gönderilen iki araştırmacının başından geçen macerayı anlatan film. Görsel açıdan çıplaklık, komedi ve erotizm gibi bilim kurgu filmleri arasında pek alışık olmadığımız unsurları harmanlamış. İlk dönem sexploition örneklerinden olan Nude From Moon&#8217;da ise sexy uzay kadını ay tanrıçası rolunde ki Marietta dolgun hatlarıyla göz kamaştırıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/danning.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5954" title="danning" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/08/danning.jpg" alt="" width="343" height="438" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Battle Beyond the Stars (1980):</strong> Star Wars ile Battle Star galatica karışımı bir havaya sahip olan Battle Beyond The Stars bir diğer seksi uzay kadınının yer aldığı film. Kısaca konusu kötü bir toprak sahibinin çifcilere yaptığı zulüm. Ancak bizi liste irtibariyle asıl ilgilendiren Sybil Danning&#8217;ın canladırığı Saint-Exmin karakteri.Tüm çekiciliğini sergileyen Danning Saint-Exmin ile unutulmazlar arasındaki yerini alıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yazan: <a href="http://hariboextremeculture.blogspot.com/2011/03/en-seksi-uzay-kadnlar.html">Anıl Koç</a> (xtrm4haribo@gmail.com)</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/en-seksi-uzay-kadinlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Retroactive (1997)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/retroactive-1997/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/retroactive-1997/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Apr 2011 10:37:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mert Kutay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilimkurgu Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[According to Jim]]></category>
		<category><![CDATA[Back to the Future]]></category>
		<category><![CDATA[Bats]]></category>
		<category><![CDATA[Carnosaur 2]]></category>
		<category><![CDATA[Groundhog Day]]></category>
		<category><![CDATA[James Belushi]]></category>
		<category><![CDATA[Joy Ride 2]]></category>
		<category><![CDATA[Jurassic Park]]></category>
		<category><![CDATA[K-9]]></category>
		<category><![CDATA[Kylie Travis]]></category>
		<category><![CDATA[Los Cronocrímenes]]></category>
		<category><![CDATA[Lou Diamond Phillips]]></category>
		<category><![CDATA[Louis Morneau]]></category>
		<category><![CDATA[M. Emmet Walsh]]></category>
		<category><![CDATA[Mangler 2]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Hamilton-Wright]]></category>
		<category><![CDATA[Roger Corman]]></category>
		<category><![CDATA[Shannon Whirry]]></category>
		<category><![CDATA[The Butterfly Effect]]></category>
		<category><![CDATA[The Hitcher 2]]></category>
		<category><![CDATA[The Triangle]]></category>
		<category><![CDATA[Timecrimes]]></category>
		<category><![CDATA[To Die Standing]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=4596</guid>
		<description><![CDATA[Zaman yolculuğu temalı filmlere her zaman hayranlıkla yaklaşmışımdır. En sevdiğim seri Back to the Future, son yıllarda izlerken en zevk aldığım]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/retroactive-1997/retroafis/" rel="attachment wp-att-4599"><img class="alignleft size-full wp-image-4599" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/04/retroafis.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>Zaman yolculuğu temalı filmlere her zaman hayranlıkla yaklaşmışımdır. En sevdiğim seri Back to the Future, son yıllarda izlerken en zevk aldığım film ise orijinal adı Los Cronocrímenes yani uluslararası ismiyle Timecrimes&#8217;tır. 7-8 yıl önce izlediğim Retroactive&#8217;i yakın zamanlarda tekrar izlediğim için bari boş durmayayım da bunun bir yazısını yazayım, hem benim gibi zaman şeysi içeren filmleri seven kişilerle tanışmış ve görüşmüş olma fırsatını elde ederim, hem de bilmeyenlere tavsiye etmiş olurum diye düşündüm. Fakat baştan söyleyeyim, filmden bir Timecrimes beklemeyin. Geçenlerde The Triangle diye bir film izlemiştim, onu da beklemeyin. Konusu itibariyle biraz Groundhog Day&#8217;i de andırıyor olabilir, bırakın andırsın. İzleyecekseniz bir şey beklemeden izleyin, sonrasında mesuliyet kabul etmiyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Retroactive, Teksas çöllerinde geçen bilimkurgu soslu bir aksiyon filmi. Ucuz bir film olduğu her halinden belli. Güney aksanıyla konuşan James Belushi&#8217;yi According to Jim dizisinden takip etmiş ve hatta K-9 filmini (ve gereksiz devam filmini) izlediyseniz ciddiye almamanız pek olası. Tarafsız bir gözle izlemeye çalışın diyeceğim ama ben yapamadım bunu. Sürekli K-9 geldi aklıma. Zengin bir kocayla evlendikten sonra oyunculuğa veda edip hayır işleriyle uğraşan Kylie Travis filmin başrolünde oynuyor.<span id="more-4596"></span> Travis&#8217;in canlandırdığı karakter Karen, California&#8217;da rehine uzlaşmacılığı yaparken işlerin yanlış gitmesi sonucu rehinelerin ölmesiyle işinden ayrılmış bir polis psikoloğu. Arabasıyla bir tabelaya çarpınca çöl yollarında mahsur kalan Karen&#8217;ın karşısına tuhaf bir çift olan Frank ve Rayanne çıkar. Frank&#8217;i James Belushi, Rayanne&#8217;i ise Shannon Whirry canlandırıyor. Çekici bulma amacıyla Karen, çiftin arabasına biner. Yolda Frank&#8217;in seksist ve iğrenç esprileri ile fevri tavırlarına maruz kalır. Arabadan inmek için an kollarken karısının kendisini aldattığını öğrenen Frank, Rayanne&#8217;i öldürür. Karen deli dana gibi çöllerde koştuktan sonra etrafı tellerle çevrili bir yere gelir. Tellerden atlar ve binaya girer. Binada hala test aşamasında olan bir makina sayesinde yirmi dakika öncesine döner ve olayın şokunu atlattıktan sonra olacakları değiştirmeye çalışır.</p>
<p style="text-align: justify;">Film, en çok bilinen örneklerinden biri olan Kelebek Etkisi&#8217;nde de olduğu gibi bir şeyleri düzeltmeye çalışmanın nafile olduğu fikri üzerinde durmuş. Çünkü her &#8220;geri dönüş&#8221;te Karen daha fazla zarara yol açıyor, daha çok kişinin canı yanıyor. Filmde bolca bulunan mantık hataları -ki bunlar bilimkurgu soslu bir film olduğu için kuantum fiziği ayarında değil, altıpatlar tabancayla 30 atış yapılması gibi hatalardan bahsediyorum- eğer bu temaya ilgi duyuyorsanız görmezden gelinebilecek türden. Filmin yönetmeni Louis Morneau, gerilim türüne aşina olan bir yönetmen fakat genel anlamda başarılı bir yönetmen olduğunu söylemek pek mümkün değil. Son yıllarda video için Joy Ride 2 ve The Hitcher 2 filmlerini çeken yönetmen, iki kez MTV Video Klip ödülü aldıktan sonra Roger Corman&#8217;ın dikkatinden kaçmamış ve Corman&#8217;ın desteğiyle To Die Standing adlı ilk filmini çekmiş. Sonrasında gelen Jurassic Park çakması B-film klasiğinin devamı olan Carnosaur 2 ile Lou Diamond Phillips&#8217;in başrolünde oynadığı katil yarasalar içerikli filmi Bats, adeta yönetmenin video filmlerinden başka gidecek yeri olmadığının canlı kanıtları gibi. Retroactive ise Louis Morneau&#8217;nun filmografisine baktığımızda yıldız gibi parlayan bir film. Filmin senaristlerinden biri ise bir önceki yazımda bahsettiğim Mangler 2 filminin yönetmeni Michael Hamilton-Wright.</p>
<p style="text-align: justify;">Daha önce de söylediğim gibi Dooley&#8217;i aklınıza getirmediğiniz takdirde James Belushi&#8217;yi başarılı bir kötü adam portresi çizerken görebileceğiniz bu filmde, Amerikan sinemasının Nubar Terziyan&#8217;ı M. Emmet Walsh&#8217;u da yan rollerden birinde izleyebilirsiniz. Diğer bahsettiğim filmler hoşunuza gittiyse Retroactive&#8217;e de bir göz atmanızda fayda var.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ffff00;"><strong>Yazan: Mert Kutay (mert@iyikotufilm.com)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/retroactive-1997/ret6/" rel="attachment wp-att-4598"><img class="aligncenter size-full wp-image-4598" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/04/Ret6.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/retroactive-1997/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Class of 1999 (1990)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/class-of-1999-1990/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/class-of-1999-1990/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Mar 2011 15:39:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mert Kutay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilimkurgu Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alice Cooper]]></category>
		<category><![CDATA[Bradley Gregg]]></category>
		<category><![CDATA[Brandon Lee]]></category>
		<category><![CDATA[Class of 1984]]></category>
		<category><![CDATA[Class of 1999 II: The Substitute]]></category>
		<category><![CDATA[Commando]]></category>
		<category><![CDATA[Coolio]]></category>
		<category><![CDATA[Dolph Lundrgen]]></category>
		<category><![CDATA[Fear]]></category>
		<category><![CDATA[Firestarter]]></category>
		<category><![CDATA[Futureworld]]></category>
		<category><![CDATA[It's Alive]]></category>
		<category><![CDATA[John P. Ryan]]></category>
		<category><![CDATA[Lisa Langlois]]></category>
		<category><![CDATA[Malcolm McDowell]]></category>
		<category><![CDATA[Mark L. Lester]]></category>
		<category><![CDATA[Michael J. Fox]]></category>
		<category><![CDATA[Pam Grier]]></category>
		<category><![CDATA[Patrick Kilpatrick]]></category>
		<category><![CDATA[Perry King]]></category>
		<category><![CDATA[Pterodactyl]]></category>
		<category><![CDATA[Roddy McDowall]]></category>
		<category><![CDATA[Showdown in Little Tokyo]]></category>
		<category><![CDATA[Stacy Keach]]></category>
		<category><![CDATA[Stephen King]]></category>
		<category><![CDATA[Teenage Head]]></category>
		<category><![CDATA[The Terminator]]></category>
		<category><![CDATA[The Toxic Avenger]]></category>
		<category><![CDATA[Traci Lind]]></category>
		<category><![CDATA[Westworld]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=4155</guid>
		<description><![CDATA[Yine ülkemizde &#8220;İnsan Değildiler&#8221; ismiyle yayınlanan 1982 tarihli Class of 1984 filminin yazarı ve yönetmeni Mark L. Lester&#8217;ın yazıp yönettiği bu fütüristik film, bir B filmi olmasına rağmen hem kadrosundaki birden çok ünlü oyuncuyla, hem bir B filmine göre derli toplu gidişatı ve toparlanışıyla, hem de esinlendiği filmlere saygısızlık etmeden, esinlenmeyi çalmaya dönüştürmeden saygı duruşunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a rel="attachment wp-att-4156" href="http://iyikotufilm.com/class-of-1999-1990/sinif/"><img class="alignleft size-full wp-image-4156" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/03/sinif.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>Yine ülkemizde &#8220;İnsan Değildiler&#8221; ismiyle yayınlanan 1982 tarihli Class of 1984 filminin yazarı ve yönetmeni Mark L. Lester&#8217;ın yazıp yönettiği bu fütüristik film, bir B filmi olmasına rağmen hem kadrosundaki birden çok ünlü oyuncuyla, hem bir B filmine göre derli toplu gidişatı ve toparlanışıyla, hem de esinlendiği filmlere saygısızlık etmeden, esinlenmeyi çalmaya dönüştürmeden saygı duruşunda bulunduğu için takdire şayan bir film.</p>
<p style="text-align: justify;">Yönetmen Mark L. Lester&#8217;ın filmlerini genellikle video döneminden ve özel kanalların bir bir peydah olduğu yıllardan hatırlayabilirsiniz. &#8220;Class of Bilmemkaç&#8221; filmlerinin dışında yönettiği başrollerinde Dolph Lundrgen ve Brandon Lee&#8217;nin olduğu Showdown in Little Tokyo, gözümde en iyi Stephen King uyarlamalarından biri olan Firestarter, Scharzenneger&#8217;ın Schwarzenneger olduğu dönemlerden Commando bunların sadece birkaç tanesi. Fakat yönetmenin son yıllarda kendisini aşamayıp daha gerilediği de ayrı bir gerçek, 2005 yapımı, sıyrık rapçi Coolio&#8217;nun oynadığı, sözüm ona Türkiye&#8217;de geçen ve Doğubayazıt ormanlarında yaşayan pterodaktillerin dehşet saçtığı Pterodactyl filmini izlerseniz ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz.<span id="more-4155"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Class of 1999&#8242;un selefi Class of 1984 de çok sevdiğim bir filmdir. Devam filmi kadar gelecek abartısı olmasa da çekildiği tarihten iki sene sonra oluşacak olan dünya yorumuyla ilgi çekici bir film olan Class of 1984&#8242;un kadrosunda birkaç korku filminden tanıdık gelecek olan Lisa Langlois, Maymunlar Cehennemi serisinin Caesar ve Cornellius&#8217;u Roddy McDowall, henüz Marty McFly karakteriyle şöhrete kavuşmamış olan tıfıl bir Michael J. Fox yer alıyor. Filmin başrolündeki Andrew Norris adlı öğretmeni ise Perry King canlandırıyor. Andrew, yeni tayin olduğu okulda herşeyin elinden geçtiği çete lideri konumundaki Stegman adlı bir öğrenciyle savaşa giriyor. Filmin soundtracki ise hard rock ve punk rock arasında gidip geliyor. Soundtrackte yer alan Alice Cooper&#8217;dan hariç punk grupları Fear ve Teenage Head birden fazla şarkılarıyla izleyiciye gaz veriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk filmin &#8220;tematik&#8221; devamı olan Class of 1999, filmin çekildiği tarih olan 1989 yılından 10 sene sonrasında geçtiği için senarist Lester&#8217;a olayları ve 10 sene sonraki dünya düşüncesini daha da abartabilme fırsatını vermiş. İlk filmin çekildiği sene, ortada Westworld veya Futureworld dışında fazla katil robot/android temalı bir film olmadığı için ikinci film ilkinden bir hayli değişik olmuş. Class of 1999, ilk filme hikaye veya  karakterler başta olmak üzere hiçbir şekilde benzemiyor. Tek benzerlik okulda geçmesi. İlk filmde iyi karakter\başrol oyuncusu öğretmen ve kötüler çete üyeleriyken devam filminde kötü karakterler öğretmenler (yani katil androidler), protagonist ise eskiden çete üyesi olan bir öğrenci. Film, yukarıda saydığım iki 5 sene öncesinde gişe rekorları kıran The Terminator filminden de esinlenmiş. Özellikle aşağıda resimlerden birinde de görebileceğiniz, öğretmenlerin HUD ekranları Terminatör&#8217;ünkini aratmıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin başrolünde, içeriden yeni çıkıp liseye dönmüş olan Cody Culp&#8217;ı canlandıran Bradley Gregg var ki kendisini Elm Sokağı Kabusu serisinin üçüncü filminden hatırlayabilirsiniz, Freddy&#8217;nin kukla olarak kullanıp sonrasında kullanılmış bir mendil gibi binadan attığı genci canlandırıyordu. Öğretmenleri ise blaxploitation&#8217;ın ünlü kadın oyuncularından &#8220;Black Mama&#8221; Pam Grier, birçok aksiyon filminde gördüğümüz, ilk oynadığı film The Toxic Avenger olan Patrick Kilpatrick ve It&#8217;s Alive serisinden tanıyacağınız John P. Ryan canlandırıyor. Deli doktor rolünde bembeyaz renkli, tuhaf saç kesimiyle Stacy Keach, okul müdürünü ise Malcolm McDowell canlandırıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin konusuna gelecek olursak, 1999 yılında ortalık iyice sapıtmıştır. Polisin bile giremediği serbest atış bölgelerinin ortasında bulunan bir lisenin müdürü, kendisine reddedemeyeceği bir teklifle gelen bir teknoloji şirketinin parmağında oyuncak olur. Şirket, okula güvenlik amaçlı üç adet öğretmen kılığında android verir. Zamanla bu androidlerin yapay zekası evrim geçirir ve dehşet saçmaya başlarlar. Hapisten yeni çıkan, filmin asi delikanlısı Cody Culp ise öğretmenlerden şüphelenir ve Traci Lind tarafından canlandırılan, okul müdürünün kızı Christie ile olayları araştırmaya başlar. Bir yandan da diğer çetelerle, yeni çıkan Edge adlı uyuşturucunun müptelası olmuş olan annesi ve kardeşiyle uğraşır. Şudur budur derken aksiyon başlar, bize de eğlenerek izlemek düşer.</p>
<p style="text-align: justify;">B filmi hayranları için harika bir film olan Class of 1999 ne yazık ki gişede aynı başarıyı gösterememiş. Amerika&#8217;da bütçesinin yarısı kadar hasılat yapan film uluslararası piyasaya da video sektörü üzerinden açılarak para kaybettiren filmler arasına girmiş. Fakat zamanla kült bir film olmuş. 4 sene sonrasında da yapımcılar bir devam filmi daha çekmekte sakınca görmemişler. Class of 1999 II: The Substitute adlı bu filmi gördüğünüz yerde köşe bucak kaçmanızı tavsiye ediyorum.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ffff00;">Yazan: Mert Kutay (mert@iyikotufilm.com)</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ffff00;"><a rel="attachment wp-att-4157" href="http://iyikotufilm.com/class-of-1999-1990/sinif6/"><img class="aligncenter size-full wp-image-4157" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/03/sinif6.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ffff00;"><br />
 </span></p>
<p><iframe title="YouTube video player" width="480" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/QvO4NuUBsFI" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/class-of-1999-1990/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Asphyx (1973)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/the-asphyx-1973/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/the-asphyx-1973/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Feb 2011 18:05:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilimkurgu Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alex Scott]]></category>
		<category><![CDATA[Alison Doody]]></category>
		<category><![CDATA[Christina Beers]]></category>
		<category><![CDATA[Freddie Young]]></category>
		<category><![CDATA[Jane Lapotaire]]></category>
		<category><![CDATA[Laurence Beers]]></category>
		<category><![CDATA[Lawrence Of Arabia]]></category>
		<category><![CDATA[Matthew McGuchan]]></category>
		<category><![CDATA[Peter Newbrook]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Powell]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Stephens]]></category>
		<category><![CDATA[The Asphyx]]></category>
		<category><![CDATA[The Bridge On The River Kwai]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=3784</guid>
		<description><![CDATA[*Dikkat, spoiler içerir. 19. yüzyıl. Çevresinde iyiliksever biri olarak bilinen Hugo Cunningham (Robert Stephens), bir grup ölüm anı fotoğrafında bazı bulanıklıklar tespit eder. Aile arası yapılan bir parti sırasında yaşanan kötü bir kaza şans eseri kaydedilir. Hugo, bu son görüntülerde de karşısına çıkan “şeyi” bedeni terk eden ruh olarak tanımlar. Fakat yaptığı incelemeler, bu şeyin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-3785" title="The-Asphyx" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/02/The-Asphyx.jpg" alt="" width="254" height="335" />*Dikkat, spoiler içerir.</p>
<p style="text-align: justify;">19. yüzyıl. Çevresinde iyiliksever biri olarak bilinen Hugo Cunningham (Robert Stephens), bir grup ölüm anı fotoğrafında bazı bulanıklıklar tespit eder. Aile arası yapılan bir parti sırasında yaşanan kötü bir kaza şans eseri kaydedilir. Hugo, bu son görüntülerde de karşısına çıkan “şeyi” bedeni terk eden ruh olarak tanımlar. Fakat yaptığı incelemeler, bu şeyin bedeni terk etmediğini, aksine bedene doğru gittiğini gösterir. Kaybettiği sevdiklerinin acısıyla, başta kızı Christina (Jane Lapotaire) ve onunla evlenecek olan evlatlık oğlu Giles’ın (Robert Powell) geleceği için bu varlığı kontrol altına alacak deneylere girişir. Antik Yunan’dan Asphyx olarak adlandırılan, ölenlerin ruhlarını yer altı dünyasına götüren bu varlığın kontrolü ile belki de ölümsüzlük mümkün olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Korku sinemasının yapıtaşları dediğimizde hemen aklımıza Amerikan filmleri gelse de, İngiltere’de 1950-1970 yılları arasında, tabii ki Hammer Films sayesinde, bu ülkeye özgü epey iyi filmler çıkmıştır. Genelinde gotik, zarif, atmosferik ve istismar ile alakası olmayan, başyapıt sayılmasa da oldukça iyi filmler barındıran bir sinema bu. Lawrence Of Arabia ve The Bridge On The River Kwai gibi iki önemli filmde çalışmış olan Peter Newbrook’un yönettiği ilk ve tek film olan The Asphyx, tam da bu özellikleri içermekle beraber, büyük umutlarla gösterime girmesine rağmen gişede tam anlamıyla bir hezimete uğrar. <span id="more-3784"></span>Bunun en büyük nedeni aynı yıl gösterime giren The Exorcist’in başarısı ve korku filmi standattlarında ciddi bir değişim yaratması denilebilir. Hem The Exorcist’in zamanına göre sarsıcılığı, hem de istismar sinemasının sesinin yükselmesi ile, tipik İngiliz korku sinemasının demode sayılması kaçınılmaz hale gelir. İlginçtir, The Exorcist’in şok eden özelliklerini abartarak kullanan, bir tür “son çırpınma” filmi diyebileceğimiz To The Devil A Daughter’ın (1976) Hammer Films’in tabutuna çakılan son çivi olduğu söylenir.</p>
<p style="text-align: justify;">The Asphyx’in gösterime girdiği zamandan bugüne kadar göz ardı edilmesinin bir nedeni de, türler arasında kalması. Genelde hafif bilim-kurgu soslu bir korku filmi olarak nitelendirilmekle beraber, filmin en çok eleştirilen özelliği, dram ağırlıklı olması nedeniyle tempo düşüklüğü. Üstelik filmin kötüsünde de bir belirsizlik söz konusu. Korku sinemasının klasik “deli bilim adamına” sahip gibi görünse de, Hugo dünyayı ele geçirmeye niyetli bir deli değil. Filme adını veren gürültücü Asphyx ise, açıkça bir öcü olmasına rağmen filmin asıl kötüsü değil. Erotizm filmin yanından geçmiyor. Kan oranı ise, neredeyse yok gibi. Bu yüzden filme sıkıcı etiketi yapıştırılmasına şaşmamak gerek.</p>
<p style="text-align: justify;">Kendi adıma The Asphyx’i gerçekten beğendiğimi söylemeliyim. İçerdiği kimi mantık hatalarına rağmen (kaza anını çeken kameranın açı değiştirmesi, deney faresinin son durumu vb.) dram ile korku arasında giden yapısı, şoklardan ziyade atmosfere ve konuya önem veren tutumu bence filme ciddiyet katmış. Sinematograf Freddie Young’ın etkisiyle görsel anlamda şık denilebilecek filmin yapım tasarımı dönemi gayet iyi yansıtmış. Yarım yamalak gördüğümüz haliyle Asphyx’ler tam da Lovecraft’ın seveceği cinsten. Yine de, çocukluğunu seksenlerde yaşamış birine ilk elde Ghostbusters’ı hatırlatması da kaçınılmaz. İngiliz sinemasının önemli oyuncularından olan, insanda her an patlayacakmış hissi yaratan Robert Stephens ve kontrollü Robert Powell’ın kimyası tutmuş. Kimi ürkütücü bölümleri yanı sıra finalini de ayrıca beğendiğimi söylemeliyim.</p>
<p style="text-align: justify;">The Asphyx kıyıda köşede, gözlerden uzak kalmış bir film. Bir korku filmi söz konusu olduğunda kan ve çıplaklık (nedense erotizme elim gitmedi) olmazsa olmazınız ise, aman, bu filme yaklaşmayın. Eğer “ciddi” bir tür sever iseniz, hele de Hammer filmlerini seviyorsanız, filmin dram yanının ağır bastığını aklınızda tutmanız kaydıyla, şiddetle tavsiye ederim. Özellikle soğuk havalarda tadı daha iyi çıkabilir. Tabii dizi istilasından kendinize vakit bulabilirseniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Not: The Asphyx’in bu yıl içerisinde çekilecek bir yeniden çevrimi söz konusu. Hugo ve Giles karakterlerini kimin oynayacağı belli olmasa da, Indiana Jones &amp; The Last Crusade’den sonra hiç görmediğim Alison Doody’nin Christina rolünde oynayacağı kesin. Yönetmen olarak Matthew McGuchan’ın bu ilk filmi aynı kaderi paylaşır mı bilmiyorum ama İngiltere dışında doğrudan videoya çıkması muhtemel.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Anıl Seçkin (quattromosche@hotmail.com)</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-3787" title="The-Asphyx2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/02/The-Asphyx2.jpg" alt="" width="660" height="666" /></strong></span></p>
<p><iframe title="YouTube video player" width="640" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/jT6R1Mz9FdA" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/the-asphyx-1973/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2019: After The Fall Of New York (1983)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/2019-after-the-fall-of-new-york-1983/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/2019-after-the-fall-of-new-york-1983/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Feb 2011 21:47:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilimkurgu Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[1990 The Bronx Warriors]]></category>
		<category><![CDATA[2019: After The Fall Of New York]]></category>
		<category><![CDATA[Anna Kanakis]]></category>
		<category><![CDATA[Blastfighter]]></category>
		<category><![CDATA[Endgame]]></category>
		<category><![CDATA[Escape From New York]]></category>
		<category><![CDATA[George Eastman]]></category>
		<category><![CDATA[Mad Max II]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Sopkiw]]></category>
		<category><![CDATA[Planet Of The Apes]]></category>
		<category><![CDATA[Sergio Martino]]></category>
		<category><![CDATA[Star Wars]]></category>
		<category><![CDATA[The Road Warrior]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=3397</guid>
		<description><![CDATA[2019: After The Fall Of New York, yönetmenliğini Sergio Martino’nun yaptığı 1983 yapımı bir İtalyan B filmi. Film 1990 The Bronx Warriors, Blastfighter ve Endgame gibi İtalyan post-apokaliptik tür filmlerin bir diğer örneği. Filmin başrollerinde Michael Sopkiw, Anna Kanakis ve B film deyince akla gelen ilk isimlerden George Eastman yer alıyor. İsminden de anlaşıldığı gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-3398" title="2019-After-The-Fall-Of-New-York1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/02/2019-After-The-Fall-Of-New-York1.jpg" alt="" width="254" height="335" />2019: After The Fall Of New York, yönetmenliğini Sergio Martino’nun yaptığı 1983 yapımı bir İtalyan B filmi. Film 1990 The Bronx Warriors, Blastfighter ve Endgame gibi İtalyan post-apokaliptik tür filmlerin bir diğer örneği. Filmin başrollerinde Michael Sopkiw, Anna Kanakis ve B film deyince akla gelen ilk isimlerden George Eastman yer alıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">İsminden de anlaşıldığı gibi film 2019 yılında geçmekte. Nükleer bir savaş sonrası, insanlar iki gruba ayrılır. Avrupa, Asya ve Afrikalılardan oluşan ve dünyanın büyük bölümünü elinde bulunduran Euraklar ve asilerin oluşturduğu bir Federasyon. Federasyon Euraklar tarafından kontrol edilen New York şehrine sızabilmek için Parsifal isminde bir askeri kullanır. Askerin amacı Dünyada kalan ve doğurganlığı olan son kadını kurtarmaktır. Nitekim son 15 senedir hiç bebek dünyaya gelmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">2019: After The Fall Of New York filminin her ne kadar ana esin kaynağı Escape From New York gibi görünse de film Mad Max II, Planet Of The Apes ve hatta Star Wars’dan da esinlenmeler içermekte. The Road Warrior ve Escape From New York filmlerinin bir çok İtalyan rip-off filmleri için esin kaynağı olduğu aşikar, fakat bu film diğer rip-offlara nazaran kendi şahsına münhasır bir film.</p>
<p style="text-align: justify;">After The Fall Of New York’un Mad Max, Escape From New York gibi post-apokaliptik filmlerden esinlendiğini yukarıda belirtmiştim. Fakat bu kesinlikle filmin kötü bir imajı olduğunu akla getirmemeli, başka filmlerden etkilenmiş ama kesinlikle onların gölgesinde kalmamış. Eğer bu bahsettiğim filmlerden hoşlandıysanız bunu da seveceksiniz. <span id="more-3397"></span>Hatta daha fazla aksiyon ve daha renkli karakterleri barındırdığını söylemek mümkün.  Düşük bütçeli film her ne kadar ucuz özel efektlere sahip olsa da izlemesi eğlenceli ve keyifli. Mad Max’de geleceğin nasıl olacağını gördükten sonra bu filmde de post-apokaliptik bir dünyayı tüm maceralarıyla deneyimleme fırsatımız oluyor. Cyborglar, yalnız savaşçılar, enfeksiyon kapmış insanlar ve tabii bolca aksiyon. Ayrıca filmde birkaç araba kovalamaca sahnesi var ki şaşırtıcı derecede iyi kotarılmış ve ilginç gözüküyor. Aynı zamanda garip görünümlü silahların olduğu bolca dövüş sahnesi de mevcut.</p>
<p style="text-align: justify;">Bilimkurgu türünün bir alt türü olan, post-apokaliptik tarzı B filmlerden hoşlanıyorsanız eğer, sıkılmadan izleyeceğiniz eğlenceli bir film 2019: After The Fall Of New York.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tolga DEMİRTAŞ (tolga@iyikotufilm.com)</strong></span></p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-3401" title="2019-After-The-Fall-Of-New-York2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2011/02/2019-After-The-Fall-Of-New-York2.jpg" alt="" width="660" height="666" /></p>
<p><iframe title="YouTube video player" class="youtube-player" type="text/html" width="480" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/SO7vyh8DE6Q" frameborder="0" allowFullScreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/2019-after-the-fall-of-new-york-1983/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>50&#8242;li Yılların En İyi 10 Dev Yaratık Filmi</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/en-iyi-10-big-bug-filmi/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/en-iyi-10-big-bug-filmi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Sep 2010 19:14:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilimkurgu Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alix Talton]]></category>
		<category><![CDATA[Amazing Colossal Man]]></category>
		<category><![CDATA[Arnold Laven]]></category>
		<category><![CDATA[Audrey Dalton]]></category>
		<category><![CDATA[Beginning of the End]]></category>
		<category><![CDATA[Bert I. Gordon]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinmeyenden Gelen Dev]]></category>
		<category><![CDATA[Bob Steele]]></category>
		<category><![CDATA[Carlos Rivas]]></category>
		<category><![CDATA[Cathy Downs]]></category>
		<category><![CDATA[Craig Stevens]]></category>
		<category><![CDATA[Creature From the Black Lagoon]]></category>
		<category><![CDATA[David Duncan]]></category>
		<category><![CDATA[Dev Gila Canavarı]]></category>
		<category><![CDATA[Dev Yaratığın Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Don Sullivan]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Örümceğe Karşı]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyaya Meydan Okuyan Canavar]]></category>
		<category><![CDATA[Ed Kemmer]]></category>
		<category><![CDATA[Edward Ludwig]]></category>
		<category><![CDATA[Eugene Persson]]></category>
		<category><![CDATA[Frank Hart Taussig]]></category>
		<category><![CDATA[Fred Graham]]></category>
		<category><![CDATA[Gene Roth]]></category>
		<category><![CDATA[Giant From the Unknown]]></category>
		<category><![CDATA[Giant Gila Monster]]></category>
		<category><![CDATA[Glenn Langan]]></category>
		<category><![CDATA[It Came From Outer Space]]></category>
		<category><![CDATA[Jack Arnold]]></category>
		<category><![CDATA[John Agar]]></category>
		<category><![CDATA[June Kenney]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Akrep]]></category>
		<category><![CDATA[Lisa Simone]]></category>
		<category><![CDATA[Mara Corday]]></category>
		<category><![CDATA[Mario Navarro]]></category>
		<category><![CDATA[Martin Berkeley]]></category>
		<category><![CDATA[Monster That Challenged the World]]></category>
		<category><![CDATA[Morris Ankrum]]></category>
		<category><![CDATA[Nathan Juran]]></category>
		<category><![CDATA[Olağanüstü Dev Adam]]></category>
		<category><![CDATA[Ölümcül Peygamber Devesi]]></category>
		<category><![CDATA[Peggie Castle]]></category>
		<category><![CDATA[Peter Graves]]></category>
		<category><![CDATA[Ralph Brooke]]></category>
		<category><![CDATA[Ray Kellogg]]></category>
		<category><![CDATA[Richard Denning]]></category>
		<category><![CDATA[Richard E. Cunha]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Blees]]></category>
		<category><![CDATA[Sally Fraser]]></category>
		<category><![CDATA[Shug Fisher]]></category>
		<category><![CDATA[Sonun Başlangıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Tarantula]]></category>
		<category><![CDATA[The Black Scorpion]]></category>
		<category><![CDATA[The Deadly Mantis]]></category>
		<category><![CDATA[The Spider aka Earth vs. the Spider]]></category>
		<category><![CDATA[Them!]]></category>
		<category><![CDATA[Tim Holt]]></category>
		<category><![CDATA[War of the Colossal Beast]]></category>
		<category><![CDATA[William Hopper]]></category>
		<category><![CDATA[William Hudson]]></category>
		<category><![CDATA[Yeryüzüne Hücum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2658</guid>
		<description><![CDATA[50&#8242;li yıllarla birlikte gelişen Sinema teknolojisiyle sıradışı yapımlar ardı ardına çıkmaya başladı. Bu dönemde çekilen sıradışı filmlerin başvurduğu en önemli kaynaklardan biriyse küçük canlılardı. Bu canlıların mutasyona uğrayıp dev boyutlara ulaşması çevrelerine saçtıkları dehşet dönemin Sinema izleyicisi tarafından ilgiyle karşılandı. &#8220;Big Bug&#8221; filmlerinin temel kuralı mutasyona uğrayıp dev boyutlara uğrayan canlının küçük olması. Yani bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-2659" title="big_bug_movies" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/09/big_bug_movies.jpg" alt="" width="645" height="250" /></p>
<p style="text-align: justify;">50&#8242;li yıllarla birlikte gelişen Sinema teknolojisiyle sıradışı yapımlar ardı ardına çıkmaya başladı. Bu dönemde çekilen sıradışı filmlerin başvurduğu en önemli kaynaklardan biriyse küçük canlılardı. Bu canlıların mutasyona uğrayıp dev boyutlara ulaşması çevrelerine saçtıkları dehşet dönemin Sinema izleyicisi tarafından ilgiyle karşılandı.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Big Bug&#8221; filmlerinin temel kuralı mutasyona uğrayıp dev boyutlara uğrayan canlının küçük olması. Yani bir dinazor filmini &#8220;Big Bug&#8221; sayamayız. Dev bir dinazor sıradışı bir şey değil ama dev bir karınca olunca işler değişiyor. Bu listede sadece 50&#8242;li yıllara yer verdik. Yani Mothra, Konga ve daha bir çoğu da otomatik olarak elenmiş oluyor. Aynı nedenden ötürü King Kong’u da listemize alamıyoruz ama zaten yıllar boyunca yeterince ilgi gördü.<span id="more-2658"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">10. Giant Gila Monster – Dev Gila Canavarı (1959)</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Killer Shrews (Katil Fareler)’i de yapan ikili Ken Curtis ve Ray Kellogg’un bu filmi bir çöl kasabasına dehşet saçan dev bir sürüngeni anlatıyor. Bu sefer bu pullu katilin muazzam boyutunun nedeni nükleer bir sebep değil. Topraktaki mineraller büyüme hızını arttırmış-en azından kasabanın şerifi öyle düşünüyor. Film çekimi sırasında sayısız Matchbox marka oyuncak araba yok edilmiş. İyi bir film değil ama eğlenceli.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-full wp-image-2696" title="GiantGilaMonster2-" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/09/GiantGilaMonster2-.jpg" alt="" width="594" height="188" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>9. The Black Scorpion – Kara Akrep (1957)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Filme adını veren yaratığı King Kong ile ünlenen stop-motion öncüsü Willis O’Brien hareketlendiyor fakat emekleri boşa çıkmış çünkü film boyunca akrebin kağıt hamurundan üretilmiş kafasına yapılan yakın çekimler, akrebi korkutucu olmaktan ziyade fazla rimel sürmüş gibi gösteriyor. Şükürler olsun ki elimizde günü, hatta filmi kurtaran cesur Richard Denning var.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-full wp-image-2697" title="theblackscorpion1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/09/theblackscorpion1.jpg" alt="" width="636" height="176" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>8. The Deadly Mantis – Ölümcül Peygamber Devesi (1957)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Çok sevilen Creature From the Black Lagoon (Kara Gölün Canavarı) ve It Came From Outer Space (Gökten Gelen Canavar) filmlerinin yapımcısı William Alland’ın olağanüstü emeğine rağmen vasatın üstünde bir film. Yaratığın yürüdüğü çekimler asla ikna edici değil ve genel olarak komik. Eskimoların sağa sola kaçıştığı eski, karıncalı görüntüler de inandırıcılığı düşüren etkenlerden biri. Kahramanımız Craig Stevens (Peter Gunn) sonunda dev böceğimizi Holland Tüneli’ne kapatarak kızartmayı başarıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-large wp-image-2698" title="deadly_mantis1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/09/deadly_mantis1-1024x303.jpg" alt="" width="648" height="192" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>7. Amazing Colossal Man – Olağanüstü Dev Adam (1957), War of the Colossal Beast – Dev Yaratığın Savaşı (1958)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bu iki filmin de yapımcısı, drive-in sinemalarda oynayan ‘dev’ temalı filmlerin kralı Bert I. Gordon. Başarısız hareketli çekimlerin sorumlusu da kendisi ve karısı Flora. Bazı sahnelerde kamera dev, kel canavarın içinden geçiyor. Birinci filmde dev adam Hoover Dam’de top atışına maruz kalarak etkisiz hale gelirken, ikinci filmde bir elektrik direğini alarak yüksek voltajlı bir harakiri yapıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-large wp-image-2699" title="The_Amazing_Colossal_Man1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/09/The_Amazing_Colossal_Man1-1024x401.jpg" alt="" width="594" height="233" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>6. The Spider aka Earth vs. the Spider – Dünya Örümceğe Karşı (1958)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bert I. Gordon, kocaman bir canavarın mağarasından çıkıp küçük bir kasabaya korku saldığı bu durağan hikayesiyle geri dönüyor. Bir ceset bir okulun spor salonuna sürükleniyor ama Skip Young’ın harika rock grubunun müziğiyle tekrar canlanıyor. Ed Kemmer, oyunculuğuyla olan bitene bir anlam kazandırmaya çalışırken ortaya çıkan şey Gordon’ın eğlenceli filmlerinden birisi.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-full wp-image-2700" title="spider_poster1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/09/spider_poster1.jpg" alt="" width="609" height="186" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">5. Beginning of the End – Sonun Başlangıcı (1957)</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dev bir çekirge sürüsünün Chicago’da terör estirdiği filmi yazan ve yöneten –başka kim olabilir ki?- yine Bert I. Gordon! B türü korku filmlerinin mihenk taşlarından Peter Graves’in yaratıklara karşı olan planı sürüyü Michigan Gölü’nün derinliklerine göndermek. Filmdeki asıl şok Wrigley binasının tamamen bu aç böceklerin istilası altında olduğunun gösterildiği sahne.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-large wp-image-2701" title="beginningoftheend1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/09/beginningoftheend1-1024x338.jpg" alt="" width="645" height="213" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>4. Them! – Yeryüzüne Hücum (1954)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Dev böcek filmleri arasında ilk ve belki de en zekice yapılmış olan bu filmde konu örgüsü bir dev yaratık istilasından ziyade polisiye film gibi kurgulanıyor. İpuçları cinayetlerinin sorumlusunun dev karıncalar olduğunu ortaya çıkarıyor. Edmund Gwenn, James Whitmore, James Arness ve Joan Weldon’dan oluşan harika oyuncu kadrosunun filmin ihtişamına katkısı su götürmez bir gerçek. Şimdi bakınca dev karıncalar hayal kırıklığı yaşatsa da hala harika bir film.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-full wp-image-2702" title="them1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/09/them1.jpg" alt="" width="642" height="193" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>3. Tarantula – Tarantula (1955)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Yapımcı William Alland ve yönetmen Jack Arnold’ın filmleri hep harika olmuştu. Hala yapılmış olan korku filmleri arasında en korkuncu olan film gergin temposu ve Leo G. Carroll ile John Agar’ın muhteşem performanslarına çok şey borçlu. Çöldeki gizem ve ıssızlık hissinin katkısı büyük ve görsel efektler de göze hiç batmıyor. Clint Eastwood ise azman örümceği sona götürecek olan bombalamayı yapan jet pilotu rolünde.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-full wp-image-2704" title="tarantulal1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/09/tarantulal1.jpg" alt="" width="610" height="176" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>2. Giant From the Unknown – Bilinmeyenden Gelen Dev (1958)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bu filmdeki yaratık dev bir böcek ya da nükleer bir şekilde büyümüş bir kobay faresi değil. 500 yıllık şekerlemesinden bir şimşek çarpması sonucu uyanan gerçekten büyük ve öfkeli bir adam. Ama bu sizin de başınıza gelseydi siz de sinirlenmez miydiniz? Dev, kana susamış zombilerin olduğu filmler arasında bu film açık ara önde. Farklı olması yıllar önce kendisini sevmemi sağlamıştı. She Demons (Dişi Şeytanlar) ve Missile to the Moon (Aya Giden Füze) filmlerinin yönetmeni, sıfır bütçeyle film çekme ustası Richard Cunha’nın bu filminde Ed Kemmer, Morris Ankrum, Sally Fraser, Bob Steele ve efsanevi Jack P. Pierce’ın mükemmel makyajıyla Dev Vargas’ı canlandıran Buddy Baer oynuyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-full wp-image-2705" title="giant-unkown-poster1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/09/giant-unkown-poster1.jpg" alt="" width="604" height="166" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">1. Monster That Challenged the World – Dünyaya Meydan Okuyan Canavar (1957)</span></strong><br />
O bir böcek değil. Bir örümcek de değil. O dev bir yumuşakça ve California’daki Salton denizinin derinliklerinde yuvalanmış. Tim Holt yeniden unutulmaz bir rolle karşımızda, ek olarak Hans Conried yaşlı bir bilim adamını canlandırıyor. Devasa boyuttaki yaratığın gemileri alabora ettiği sahneler çok başarılı. Yönetmen Arnold Laven gerilim havasını filmin tamamına yedirmeyi başarmış. Şaşırtıcı olan ise filmin sıklıkla bu türün eleştirmenlerinin ve hayranlarının gözünden kaçmış olması.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-large wp-image-2706" title="the-monster-that-challenged-the-world1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/09/the-monster-that-challenged-the-world1-1024x312.jpg" alt="" width="616" height="187" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Not:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Gila Canavarı, bir tür boncuklu kertenkeledir. Çölde yaşar ve yılda 4 kez beslenir. Normalde ağır hareket etmesine rağmen sinirlendiği takdirde hızlanıp vahşileşir. Zehirli bir hayvandır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ffff00;"><strong>Yazan: Mert KUTAY <strong>(dryware@gmail.com)</strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong> </strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/en-iyi-10-big-bug-filmi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Them! (1954)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/them-1954/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/them-1954/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Sep 2010 20:30:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilimkurgu Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[big bug]]></category>
		<category><![CDATA[big bug films]]></category>
		<category><![CDATA[big bug movies]]></category>
		<category><![CDATA[Edmund Gwenn]]></category>
		<category><![CDATA[George Worthing Yates]]></category>
		<category><![CDATA[Godzilla]]></category>
		<category><![CDATA[Gojira]]></category>
		<category><![CDATA[Golden Reel Awards]]></category>
		<category><![CDATA[Gordon Douglas]]></category>
		<category><![CDATA[James Arness]]></category>
		<category><![CDATA[James Whitmore]]></category>
		<category><![CDATA[Joan Weldon]]></category>
		<category><![CDATA[King of the Rocket Men]]></category>
		<category><![CDATA[Onslow Stevens]]></category>
		<category><![CDATA[Rodan]]></category>
		<category><![CDATA[Russell S. Hughes]]></category>
		<category><![CDATA[Sean McClory]]></category>
		<category><![CDATA[Ted Sherdeman]]></category>
		<category><![CDATA[Them!]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2647</guid>
		<description><![CDATA[Sene 1954, New Mexico çölü. Çölde bilinmeyen bir sebepten dolayı bir çok insan ölü bulunur ya da kayıptır. Bunların içinde bir FBI ajanı ve ailesi de yer almaktadır. Bunun üzerine polis memuru Ben Peterson (James Whitmore) ve FBI ajanı Bob Graham (James Arness) bu olayın sebebini bulmak üzere araştırmalara başlar. Bu araştırmalarda yardımcı olan Dr. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/09/them_poster.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2648" title="them_poster" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/09/them_poster.jpg" alt="" /></a>Sene 1954, New Mexico çölü. Çölde bilinmeyen bir sebepten dolayı bir çok insan ölü bulunur ya da kayıptır. Bunların içinde bir FBI ajanı ve ailesi de yer almaktadır. Bunun üzerine polis memuru Ben Peterson (James Whitmore) ve FBI ajanı Bob Graham (James Arness) bu olayın sebebini bulmak üzere araştırmalara başlar. Bu araştırmalarda yardımcı olan Dr. Harold Medford (Edmund Gwenn) ve kızı Dr. Patricia Medford (Joan Weldon) olayın sebebini bulur. Sebebp bölgede 9 sene önce yapılan nükleer test sonucu mutasyona uğrayıp dev birer karıncaya dönüşen yaratıklardır.  Dev karıncaları ortadan kaldırmak ve yayılmalarını önlemek amacıyla bir mücadele başlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Them!, 1954 yapımı siyah beyaz bir Amerikan bilim-kurgu filmi. George Worthing Yales’in bir hikayesinden uyarlanan filmin senaryosu Ted Sherdeman ve Russell Hughes tarafından sinemaya uyarlanmış. Filmin yönetmen koltuğunda ise Gordon Douglas oturuyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Them!  yapılmış ilk “big bug” film ve nükleer canavar temalı filmlerin öncülerinden bir tanesi. Özel Efekt dalında Oscar’a aday gösterilen film, Golden Reel Ödülü’ne de En İyi Ses dalında sahip olmuş.</p>
<p style="text-align: justify;">Them! belki de tüm zamanların en çok ilham verici filmlerinden birisi. Çekildiği 1954 yılından sonra birçok dev çekirge, kertenkele ve mutasyona uğramış insan temalı filmler ardı sıra çekilmeye başlıyor. Kendisinden sadece birkaç ay sonra çekilen Godzilla’nın (Gojira) da ilham kaynağı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Dev böceklerin olduğu Rodan (1956) ise direkt olarak Them!’in etkisinde kalmış bir film. <span id="more-2647"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Film aldığı ve aday olduğu ödüllerden de anlaşılacağı üzere çok iyi özel efektlere sahip. Hatta yapımının üzerinden 50 sene geçmiş olmasına rağmen hala aynı etkiyi izleyici üzerinde bırakıyor. Oyuncu performansları da oldukça başarılı. James Whitmore ve Edmund Gwenn rollerinin hakkını fazlasıyla veren oyuncular. Filmin basit ve düz hikayesi başarılı bir şekilde izleyicinin ilgisini film boyunca üzerinde tutuyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir klasik olarak sinema dünyasında yer edinen Them!, kendisinden sonra gelecek birçok dev böcekli, örümcekli, yaratıklı filmlere öncü olmasıyla da önemli bir yere sahip. Özellikle çekildiği 1950’li yılların bilim-kurgu filmlerini sevenler ve konusu itibariyle nükleer testler ve sonucunda mutasyona uğramış yaratıklı filmlerden hoşlananlar için, türünün bu başarılı örneğini mutlaka izlemelerini tavsiye ederim.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/09/them_1954.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2650" title="them_1954" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/09/them_1954.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/g4qEp0i/500x408" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/g4qEp0i-Them-1954-http-iyikotufilm-com"><img src="http://static.sevenload.net/img/sevenload.png" alt="Them! (1954) http://iyikotufilm.com/" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/them-1954/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Apokaliptik ve Post-Apokaliptik Bilimkurgu</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/apokaliptik-ve-post-apokaliptik-bilimkurgu/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/apokaliptik-ve-post-apokaliptik-bilimkurgu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 20:32:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilimkurgu Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kavram-Kuram-Fenomen]]></category>
		<category><![CDATA[A Canticle for Leibowitz]]></category>
		<category><![CDATA[After London]]></category>
		<category><![CDATA[Afterworld]]></category>
		<category><![CDATA[Andre Norton]]></category>
		<category><![CDATA[Apocalyptic]]></category>
		<category><![CDATA[Apokaliptik bilimkurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Bill Murray]]></category>
		<category><![CDATA[Billion Year Spree: The History of Science Fiction]]></category>
		<category><![CDATA[Book of Revelation]]></category>
		<category><![CDATA[Brian Aldiss]]></category>
		<category><![CDATA[By the Waters of Babylon]]></category>
		<category><![CDATA[Caesar's Column]]></category>
		<category><![CDATA[Cormac McCarthy]]></category>
		<category><![CDATA[Cosy catastrophe]]></category>
		<category><![CDATA[David Graham]]></category>
		<category><![CDATA[David R. Palmer]]></category>
		<category><![CDATA[Daybreak 2250]]></category>
		<category><![CDATA[Dies the Fire]]></category>
		<category><![CDATA[Distopya]]></category>
		<category><![CDATA[Down to a Sunless Sea]]></category>
		<category><![CDATA[Duygu KOCABAYLIOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Earth Abides]]></category>
		<category><![CDATA[Edgar Allan Poe]]></category>
		<category><![CDATA[Edmund Boisgilbert]]></category>
		<category><![CDATA[Edwin Balmer]]></category>
		<category><![CDATA[Emergence]]></category>
		<category><![CDATA[eter]]></category>
		<category><![CDATA[Frank Herbert]]></category>
		<category><![CDATA[Freeforall]]></category>
		<category><![CDATA[George R. Stewart]]></category>
		<category><![CDATA[Gnostic]]></category>
		<category><![CDATA[H.G. Wells]]></category>
		<category><![CDATA[I Am Legend]]></category>
		<category><![CDATA[Ignatius L. Donnelly]]></category>
		<category><![CDATA[J. T. McIntosh]]></category>
		<category><![CDATA[Jack London]]></category>
		<category><![CDATA[James]]></category>
		<category><![CDATA[James Howard Kunstler]]></category>
		<category><![CDATA[Jeanne DuPrau]]></category>
		<category><![CDATA[Jerry Pournelle]]></category>
		<category><![CDATA[John Christopher]]></category>
		<category><![CDATA[John Hillcoat]]></category>
		<category><![CDATA[John Wyndham]]></category>
		<category><![CDATA[Jose Saramago]]></category>
		<category><![CDATA[Kodi Smit-McPhee]]></category>
		<category><![CDATA[Larry Niven]]></category>
		<category><![CDATA[Lucifer's Hammer]]></category>
		<category><![CDATA[Manuel de Pedrolo]]></category>
		<category><![CDATA[Margaret Atwood]]></category>
		<category><![CDATA[Mary Shelley]]></category>
		<category><![CDATA[Mecanoscrit del segon origen]]></category>
		<category><![CDATA[Mercury Theatre]]></category>
		<category><![CDATA[Mordecai Roshwald]]></category>
		<category><![CDATA[Nevil Shute]]></category>
		<category><![CDATA[Nuclear Holocausts: Atomic War in Fiction]]></category>
		<category><![CDATA[One in Three Hundred]]></category>
		<category><![CDATA[Orson Welles]]></category>
		<category><![CDATA[Oryx and Crake]]></category>
		<category><![CDATA[Pat Frank]]></category>
		<category><![CDATA[Paul]]></category>
		<category><![CDATA[Paul Brians]]></category>
		<category><![CDATA[Philip Wylie]]></category>
		<category><![CDATA[Post Apocalyptic]]></category>
		<category><![CDATA[Ravage]]></category>
		<category><![CDATA[René Barjavel]]></category>
		<category><![CDATA[Richard Jefferies]]></category>
		<category><![CDATA[Richard Matheson]]></category>
		<category><![CDATA[S. M. Stirling]]></category>
		<category><![CDATA[Saoirse Ronan]]></category>
		<category><![CDATA[Second origin typescript]]></category>
		<category><![CDATA[Sidewall]]></category>
		<category><![CDATA[Star Man's Son]]></category>
		<category><![CDATA[Stephen]]></category>
		<category><![CDATA[Stephen King]]></category>
		<category><![CDATA[Stephen Vincent Benét]]></category>
		<category><![CDATA[Survivors]]></category>
		<category><![CDATA[The City of Ember]]></category>
		<category><![CDATA[The Conversation of Eiros and Charmion]]></category>
		<category><![CDATA[The Day of the Triffids]]></category>
		<category><![CDATA[The Last Man]]></category>
		<category><![CDATA[The Road]]></category>
		<category><![CDATA[The Scarlet Plague San Francisco]]></category>
		<category><![CDATA[The Stand]]></category>
		<category><![CDATA[The War of the Worlds]]></category>
		<category><![CDATA[The White Plague]]></category>
		<category><![CDATA[The World in Winter]]></category>
		<category><![CDATA[The Year of the Flood]]></category>
		<category><![CDATA[Thomas]]></category>
		<category><![CDATA[Viggo Mortensen]]></category>
		<category><![CDATA[Walter M. Miller]]></category>
		<category><![CDATA[When Worlds Collide]]></category>
		<category><![CDATA[World Made By Hand]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2420</guid>
		<description><![CDATA[Apokaliptik bilimkurgu janrı bilimkurgunun bir alt türü olarak, nükleer savaş, salgın hastalık veya başka büyük bir felaket ile insanlığın sonunun geleceğine dair hikâyeler anlatır. Post apokaliptik bilimkurgu ise mekân olarak, bu tarz büyük felaketler sonrası yeniden kurulan dünyada geçer. Zaman ise ya bu felaketten hemen sonrasını anlatır ve hayatta kalanların çektiklerine veya psikolojilerine odaklanır ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/post-apocaliyptic-movie-cover.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2419" title="post-apocaliyptic-movie-cover" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/post-apocaliyptic-movie-cover.jpg" alt="" width="613" height="240" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Apokaliptik bilimkurgu janrı bilimkurgunun bir alt türü olarak, nükleer savaş, salgın hastalık veya başka büyük bir felaket ile insanlığın sonunun geleceğine dair hikâyeler anlatır. Post apokaliptik bilimkurgu ise mekân olarak, bu tarz büyük felaketler sonrası yeniden kurulan dünyada geçer. Zaman ise ya bu felaketten hemen sonrasını anlatır ve hayatta kalanların çektiklerine veya psikolojilerine odaklanır ya da felaketin üzerinden belli bir süre geçtikten sonra, felaket öncesi medeniyetin geçmişte kalan, çoktan unutulmuş halini anlatır. Post-apokaliptik hikâyeler genelde teknolojinin olmadığı ilkel bir gelecekte ya da sadece bazı kırık dökük, eski teknolojik aygıtların kaldığı bir dünyada geçer. Bilimkurgunun bu türü ile distopik toplumlar veya kara ütopyaları ele alan türü arasında çok muğlâk bir sınır vardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu türler, ‘nükleer bir silah ile bütün dünyanın yok edilmesi’ olasılığının, toplumların bilinçlerine yerleştiği İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra popülerlik kazanmışlardır.  Öte yandan, kayda değer apokaliptik romanlar, 19. yüzyılın ilk çeyreğinde Mary Shelley’nin The Last Man romanını yayınlamasına kadar geriye gider. Ayrıca, alt türler apokaliptik edebiyattan, binlerce yıllık hikâyelerden ve yorumlardan beslenir.<span id="more-2420"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Antik Yazıtlar</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Babil ve Yahudi gelenekleri de dâhil olmak üzere pek çok toplum, apokaliptik edebiyat ve mitoloji üretmiştir, bazıları dünyanın ve insanlığın sonunu anlatmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Peygamber Nuh’un ve gemisinin Kutsal Kitap’ta geçen hikâyesi, çürümüş bir medeniyetin sonunu ve onun yerine yeni kurulan bir dünyayı anlatır. Milattan sonraki ilk asırlar pek çok apokaliptik eserin ortaya çıkışına şahit olmuştur. Yeni Ahit’te de yeri olduğu için bunların en bilineni, yok oluşa dair kehanetlerle dolu olan Book of Revelation (Vahiler)’dir. ‘Sırların ifşası’ anlamına gelen apocalypse (kıyamet) sözcüğü de buradan gelmektedir. Dini araştırmalara göre, apokaliptik metinlerde ve hikayelerde ya cennete çıkarılan ya da geleceğin gösterildiği bir insanoğlu vardır ve bu kişi, oldukça gizli sırlar taşır. Birçoğu cennet ve gelecek hakkında olan bu vahiler, bugün yaşanan olayların nedenlerini açıklar.</p>
<p style="text-align: justify;">Yeni Ahit’in Apokrifa külliyatından başka Peter, Paul, Stephen, Thomas, James ve Gnostic  Apokalips’leri vardır.  İncil’den alınan apokaliptik hikayeler de dahil olmak üzere bu dönemin inanç ve fikirleri gelişen Hıristiyan Eskatolojisini de etkilemiştir.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/post-apocaliyptic-movie-cover2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2421" title="post-apocaliyptic-movie-cover2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/post-apocaliyptic-movie-cover2.jpg" alt="" width="626" height="245" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Modern Eserler</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>1900 Öncesi </strong></span><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Modern apokaliptik bilimkurgunun ilk örneği Mary Shelley&#8217;nin 1826’da yazdığı The Last Man romanı olarak gösterilebilir. Bu romanın son bölümünde salgın sonucu insanlığın yok olduğu bir dünyada yaşayan bir adamın hikâyesi anlatılmaktadır. Bu alt türün pek çok unsurunu taşıyan roman, kimileri tarafından ilk bilim kurgu romanı olarak kabul edilmiştir; fakat bu sıfat Shelley&#8217;nin daha önce yazdığı ve daha ünlü olan Frankenstein romanına aittir.</p>
<p style="text-align: justify;">1885’te  Richard Jefferies’ının yazdığı, After London gerçek bir &#8220;post-apokaliptik bilimkurgu &#8221; olarak nitelendirilebilir;  ani ve tanımlamayan bir felaket sonrası İngiltere nüfusu neredeyse yok olmuştur; taşra kasabaları doğal haline geri bürünür ve hayatta kalan bir kaç kişi yarı ortaçağ yaşam tarzına döner. İlk birkaç bölümde sadece, İngiltere’nin dönüştüğü harika doğa tasvirleri anlatılır: tarlalar ormanlarla kaplanır, evcilleşmiş hayvanlar vahşi doğada yaşar, yollar ve kasabaların üzerini doğa ile örtülür, nefret edilen Londra bir göle ve zehirli bir bataklığa dönüşür. Hikâyenin geri kalanı onlarca yıl sonra vahşi hayat ve toplumda geçen tam bir macera, arayıştır; ama ilk bölümler sonraki bilim kurgu hikâyelerine bir temel oluşturmuştur. Benzer şekilde, Stephen Vincent Benét&#8217;in &#8220;By the Waters of Babylon&#8221; (1937) isimli kısa öyküsü belirsiz bir felaketten kaçan ve yerle bir olmuş New York’a gelen bir adamın kabul görme arayışını anlatır. 1898’de basılan H.G. Wells romanı The War of the Worlds , Mars’ta yaşayan varlıklar tarafından dünyanın ele geçirilişini anlatır. Uzaylılar, durdurulamaz araçlar üzerine yerleştirilmiş gelişmiş silahlar ile sistematik olarak Viktoryen dönem İngilteresi’ni yerle bir ederler. Orson Welles, Mercury Theatre’da (Mercury Tiyatrosu) kendi programında romanın radyo uyarlamasını yapınca, roman en çok bilinen erken dönem apokaliptik eserlerden biri olmuştur. Daha sonra pek çok kez sinemada, televizyonda yeniden çevrilmiş ve radyoya, müziğe ve bilgisayar oyunlarına da uyarlanmıştır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/roadwarrior.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2422" title="roadwarrior" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/roadwarrior.jpg" alt="" width="614" height="405" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>1900 Sonrası Eserler</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nükleer Savaş </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Soğuk Savaş dönemi, nükleer savaşın gerçek olması ile bu alt türe olan ilgiyi arttırmıştır.  Paul Brians, 1895-1984 yılları arasındaki hikâyeler, romanlar ve filmlerde geçen atom savaşlarını incelediği  Nuclear Holocausts: Atomic War in Fiction adlı eserini yayınlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Artık bu yıkımı derecesini tahayyül etmek hayal değildir. Mordecai Roshwald&#8217;nin Level 7, Nevil Shute&#8217;nin On the Beach ve Pat Frank&#8217;in Alas, Babylon, gibi bazı yeni eserler genel bilimkurgunun özelliklerini tanımlayan hayali bilim ve teknolojiden kaçınmışlardır. Diğerleri mutantlar, işgalci uzaylılar veya geleceğin egzotik silahları gibi (örn. James Axler&#8217;s Deathlands) daha fantastik öğeler taşır. Walter M. Miller, Jr.&#8217;ın 1959 tarihli A Canticle for Leibowitz adlı yapıtı bu alttürdeki ufuk açıcı bir eserdir. Kilisenin (Katolik veya diğerleri) yeniden yükselişi, sözde ortaçağ toplumu gibi düşünceler ile soykırım öncesindeki dünyanın bilgisini yeniden keşfetme teması bu kitabın merkezini oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bazı teorisyenlere göre, yakın geçmişinde Hiroshima ve Nagasaki’ye atom bombası atılmış olması, pek çok apokaliptik temayı da içerecek biçimde Japonların popüler kültürünü derinden etkilemiştir. Japon&#8217;ların manga ve animeleri apokaliptik hayal ürünleriyle bezelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Andre Norton en bilinen post apokaliptik romanlardan biri olan Star Man&#8217;s Son (AKA, Daybreak 2250)’ı 1952’de yayınlanmıştır. Kitapta genç bir adam olan Fors, radyasyonun mahvettiği bir yerde mutasyona uğramış telepatik bir kedinin yardımıyla bilgiye erişmek için Arthurvari bir arayışa sürüklenir. Kahraman mutasyona geçirmiş yaratıklarla karşılaşır; “canavar yaratıklar&#8221; muhtemelen insanların genetiği bozulmuş bir formudur.</p>
<p style="text-align: justify;">Çocuk romanları yazarı Jeanne DuPrau, 2003’te, genç erişkinler için yazdığı dört kitaplık bir post-apokaliptik serisi olan romanların ilkini yayınlar. The City of Ember, adlı bu roman Bill Murray ve Saoirse Ronan’ın başrolünü paylaştıkları bir film olarak sinemaya da uyarlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Post-apokaliptik bilimkurgunun son eserlerinden olan Cormac McCarthy&#8217;nin Pulitzer Prize-ödüllü The Road (2006) adlı romanı, aynı zamanda yönetmen John Hillcoat tarafından, Viggo Mortensen ve Kodi Smit-McPhee başrollerini paylaştığı bir film ile sinemaya da uyarlanmıştır. Metinde dünyanın bir bölümünü yok eden olayın nedeni asla açıklanmaz.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Salgın Hastalık</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Jack London’ın 1912’de yayınlanan romanı The Scarlet Plague San Francisco’da 2072 yılında geçer; gezegenin nüfusu altmış yıl önce bir salgınla büyük ölçüde azalmıştır. George R. Stewart’ın Earth Abides (1949) adlı eseri insanlığın büyük kısmının bir salgın hastalık tarafından yok edildiğine şahit olan bir adamı anlatır. Adam bilgi ve öğreti biriktirerek, yeni bir medeniyet kurmak için çalışırken, adamın çevresinde zamanla küçük bir topluluk bir araya gelir.</p>
<p style="text-align: justify;">1970’lerde BBC’de yayınlanan bir televizyon dizisi olan Survivors, yakın zamanda 2008’de yeniden çekildi. Dizide, genetik olarak geliştirilen bir virüs, dünya nüfusunun %99’unu öldürür ve sonrasında yaşanan erken etkilenme döneminde hayatta kalan bir grup İngiliz’in öyküsü anlatılır. İlk bölümler salgının hemen ertesindeki etkileri incelerken, ikinci ve üçüncü seriler hayatta kalanların yeni toplumlar kurma ve diğer topluluklarla ilişkiye girmelerini ele alır.</p>
<p style="text-align: justify;">1978’de, Stephen King The Stand’i yayınladı; roman dünyanın sonunu getiren bir grip salgınından kurtulan küçük bir grup insanın yolculuğunu anlatmaktadır. 1949’da yayınlanan Earth Abides romanından etkilendiği söylense de, King&#8217;in kitabı pek çok doğaüstü öğeyi barındırmaktadır ve korku bilimkurgu türünde değerlendirilmektedir. David R. Palmer’ın ödüllü romanı Emergence (1984) insanoğlunun çıkardığı bir salgın hastalık ile dünya nüfusunun çok büyük kısmının yok olduğu bir zamanda geçmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Nobel ödüllü Portekiz yazar Jose Saramago’nun 1995’te kaleme aldığı Körlük isimli romanı, körlüğün kitlesel bir salgın olarak yayıldığı bir şehirde ya da ülkede sosyal yapının altüst oluşunu anlatmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Margaret Atwood’un romanı Oryx and Crake, distopyan post-apokaliptik bilimkurguya bir örnektir. Hikâye genetik olarak dönüştürülmüş bir virüsün, kendileri de genetik olarak oynanmış başkarakter ve küçük bir grup insan dışında herkesi yok ettiği bir çerçeveye oturtulmuştur. Bir seri geri dönüşler ile biyo-korporasyonların idare ettiği bir dünya düzeni tasvir edilir ve kıyamete neden olan olaylar açıklığa kavuşur. Hikâyeyi daha sonra The Year of the Flood takip etmiştir. Kısa öykü &#8220;Freeforall&#8221; ise totaliter bir toplumun cinsel birleşme ile geçen bir salgın hastalığı durdurmaya çalışmasını anlatır.</p>
<p style="text-align: justify;">Richard Matheson&#8217;ın I Am Legend romanında, dünya nüfusunu vampir benzeri yaratıklara dönüştüren global bir salgından etkilenmeyen tek insan olan Robert Neville’in hayatı konu alınır.</p>
<p style="text-align: justify;">Frank Herbert  The White Plague (1982) romanı, IRA tarafından gömülen ve sonra patlayan bir bombanın, moleküler uzmanı biyolog John Roe O&#8217;Neill’in 20 Mayıs 1996 günü karısı ve çocuklarını öldürmesi ile başlar. Ailesini kaybedince çılgına dönen O&#8217;Neill, soykırımvari bir intikam planlar ve kadınları öldüren bir virüs yaratır. O&#8217;Neill daha sonra bu virüsü İrlanda’da (teröristleri desteklediği için), İngiltere’de (İrlandalıları baskı altında tutarak, onlara terör nedeni verdiği için) ve Libya’da (bahsi geçen teröristleri eğittiği için) yayar.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca bu ülkelerde vatandaşları olan hükümetlere, vatandaşlarını geri çekmelerini ve bu ülkeleri karantina altına almalarını söyler. Bu sayede salgın, kendi belirlediği alanda yayılacaktır; sonuçta onlar da O&#8217;Neill’in kaybettiklerini kaybedeceklerdir. Eğer söyledikleri yapılmazsa elinde yayacak daha çok virüs vardır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/post-apocaliyptic-movie-cover3.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2423" title="post-apocaliyptic-movie-cover3" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/post-apocaliyptic-movie-cover3.jpg" alt="" width="620" height="243" /></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Modern Teknolojinin Çöküşü</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">René Barjavel&#8217;in 1943 tarihli romanı Ravage, Fransa&#8217;nın Almanya tarafından işgal edildiği dönemde yazılmıştır. Roman ani bir elektrik kesintisi sonucu kaosun, kıtlığın ve hastalıkların ortaya çıktığı, geleceğin mahvolmuş Fransa’sında geçmektedir ve kurtulmayı başaran bir grup insanın çaresizce hayatta kalma mücadelesini anlatır. Barjavel&#8217;den yarım yüzyıl sonra, S. M. Stirling 2004 yılında benzer temalı  Dies the Fire romanı kaleme almıştır. Romanda dünya çapında ani ve gizemli bir &#8216;Değişim&#8217; fizik kanunlarını değiştirir, sonuç olarak da elektriğin, ateşli silahların ve yüksek enerji isteyen birçok teknolojinin artık çalışmaz. Medeniyet taş taş üste kalmadan çöker ve iki farklı topluluk ortaçağ teknolojilerini, yeteneklerini ve büyülerini yeniden yaratmak için birbirleriyle mücadele ederler. Modern teknolojinin çöküşünü konu alan Afterworld ise bilgisayar animasyon teknolojisi ile geliştirilen Amerikan bilimkurgu televizyon dizisidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Uzaylı Tehditleri</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Edgar Allan Poe&#8217;nun 1839 tarihli kısa öyküsü &#8220;The Conversation of Eiros and Charmion&#8221; da öldükten sonra, dünyanın sonunu getiren kıyameti tartışan iki ruh vardır. Dünyaya çarpan bir kuyruklu yıldız gezegenin atmosferindeki nitrojeni yok etmiş ve geriye sadece oksijen kalmıştır, sonuçta bütün dünya cehenneme dönmüştür. 1933&#8242;te Philip Wylie ve Edwin Balmer&#8217;in birlikte kaleme aldıkları When Worlds Collide adlı romanda dünya sahte bir gezegen olan Bronson Alpha tarafından yok edilir. Seçilmiş bir kaç kişi bir uzay gemisi ile kaçmayı başarır. Romanın devamında kaçmayı başaran bu grup, dünyanın eski yörüngesine yerleşmiş olan Bronson Alpha gezegenin kardeşi Bronson Beta&#8217;da yeni bir hayata başlarlar.</p>
<p style="text-align: justify;">1954&#8242;te  J. T. McIntosh&#8217;ın yazdığı One in Three Hundred romanında bilim adamları, Güneş&#8217;in patlayacağı kesin gün saat ve dakikayı hesaplamayı başarırlar. Sonuçta, güneş gören yarımküreden başlayarak dünya üzerindeki denizler buharlaşacak ve yeryüzündeki hayat 24 saat içerisinde tamamen yok olacaktır. Korkunç kasırgaların ve felaketlerin kopacağı tahmin edilmektedir. Binalar havaya uçacaktır. Tahliye edilen insanları Marsa götürmek için binlerce uzay gemisi üretilir. Güneş patlamaya başladığında her şey takvime göre gerçekleşir, fakat pek çok uzay gemisi  bozulur ve  Marsa gitmeyi başaramaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Jerry Pournelle ve Larry Niven (1977) beraber kaleme aldıkları Lucifer&#8217;s Hammer adlı romanda, büyük felakete yol açan bir kuyruklu yıldızın, dünyaya çarpması ve çeşitli insan topluluklarının felaket sonrası Güney California’da hayatta kalma mücadelesi anlatılır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/post-apocaliyptic-movie-cover4.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2424" title="post-apocaliyptic-movie-cover4" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/06/post-apocaliyptic-movie-cover4.jpg" alt="" width="620" height="243" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Cosy Catastrophe (Cosy Felaketler)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Cosy catastrophe&#8221; post-apokaliptik bilim kurgunun özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında İngiliz bilimkurgu yazarları arasında yayılan bir tarzına verilen isimdir. &#8220;Cosy catastrophe&#8221; tarzında yazılan bir eserde, alışılageldiği gibi bir medeniyet sonlanır ve hayatta kalmayı başararak daha sonra kendi medeniyetlerini kuracak olan bir grup insan dışında herkes ölür. Bu tanımı Brian Aldiss, “Billion Year Spree: The History of Science Fiction” adlı eserde kullanmıştır. Kavram, 1890&#8242;larda Ignatius L. Donnelly (Edmund Boisgilbert takma adıyla), tarafından yazılan Caesar&#8217;s Column isimli romana kadar geriye gider. Zenginlerin iktidarına ve oligarşiye karşı alt sınıfın kanlı isyanı, medeniyetin yıkılmasına neden olur, ama başkahraman (Uganda dağlıklarında Avrupa’nın müstahkem bir kolonisi olan ) evine geri dönmeyi başarır. Cosy mystery, gizemli bilimkurgu (mystery fiction?) türüne benzer özellikler taşır.</p>
<p style="text-align: justify;">The Day of the Triffids romanının yazarı İngiliz John Wyndham, özellikle Brian Aldiss’in eleştirilerine maruz kalmıştır. Eleştirmen L. J. Hurst, kitapta ana karakterin birçok cinayete, intihara ve şansızlıklara tanık olduğunu ve çoğu zaman kendisinin de ölüm tehlikesi ile karşılaştığını söyleyerek Aldiss&#8217;in suçlamalarını reddeder.</p>
<p style="text-align: justify;">John Christopher&#8217;ın romanı The World in Winter (1962) da bu kategori içerisinde yer alır. Ana karakter, güneşin radyasyonunda yaşanan bir düşüş sonucu Avrupa medeniyetinin çöküşüne tanıklık eder ve en aşırı uçlardan kendisini korumayı tutmayı başarır.  Yeterince şanslı olanlar Afrika’ya yerleşmek için kaçarlar, ama burada da kendilerine ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapılır. Sonuçta, içinde Nijerya askerlerinin ve başkahramanın olduğu bir hoverkraft ile Londra’ya yapılan son yolculuk esnasında başkarakter görevi sabote eder; çünkü hayatta kalmayı başaran bir gruba katılan karısıyla beraber orda kalmayı tercih eder.</p>
<p style="text-align: justify;">Katalan yazar Manuel de Pedrolo, 1974’te basılan post-apokaliptik roman “Mecanoscrit del segon origen” (Second origin typescript)’i kaleme almıştır. Dünyadaki bütün canlıları öldüren bir düşman soykırımı sonrası, iki çocuk kazara hayatta kalır.  İnsanlığın kültürünü sürdürmek ve dünya üzerindeki nüfusu artırmak görevi artık ikisindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">David Graham&#8217;ın Down to a Sunless Sea (1979) adlı eseri benzer bir &#8220;cosy catastrophe&#8221; ile başlar. Dünyanın geri kalanı, her tarafa ölümcül radyoaktif maddeler saçan bir nükleer savaş sonrası yok olmuştur; fakat hayatta kalmayı başaran bir grup insan, kahraman bir jet pilotunun yönlendirmesinde Antartika’ya yerleşip insanlığı yeniden kurar.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Petrol krizi sonrası</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">James Howard Kunstler,  World Made By Hand adlı romanında New York’un şehir dışı bölgesini mekân olarak seçer. Bir petrol kaynağı Amerikan ekonomisine ve halkına büyük zarar vererek düşüşe geçmiştir ve Amerikalılar günlük hayatlarını ucuz petrol olmadan sürdürebilmeyi öğrenmek zorunda kalırlar.</p>
<p style="text-align: justify;">David Graham da 1982’de Sidewall adlı kitabında benzer bir konuyu kullanmıştır. Romanda zira OPEC politik amaçlardan ötürü petrol üretimini durdurunca, dünya petrole alternatif aramak zorunda kalır. Hikaye nükleer enerji ile çalışan, yarı-süpersonik okyanus aşan bir aracın inşa edilmesini anlatır ve birçok terörist grup ve ulus dünyanın petrole bağımlı kalması için bu aracı ve girişimi durdurmaya çalışır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İyi&#8221;Kötü Film&#8221; için çeviren: Duygu KOCABAYLIOĞLU</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Apocalyptic_and_post-apocalyptic_fiction">Kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/apokaliptik-ve-post-apokaliptik-bilimkurgu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

