<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İyi &#039;Kötü Film&#039; &#187; Aksiyon Filmleri</title>
	<atom:link href="http://iyikotufilm.com/kategori/aksiyon-filmleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://iyikotufilm.com</link>
	<description>&#34;kötü&#34; filmlerin nasıl seyredilmesi gerektiğini öğrenin, onlar genelde çok &#34;iyi&#34; dir.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 15:11:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
		<item>
		<title>The Mini-Skirt Mob (1968)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/the-mini-skirt-mob-1968/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/the-mini-skirt-mob-1968/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 May 2010 19:40:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Biker]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Andy Warhol]]></category>
		<category><![CDATA[Beach Party Films]]></category>
		<category><![CDATA[Beat the Devil]]></category>
		<category><![CDATA[Biker Movies]]></category>
		<category><![CDATA[Camp Style]]></category>
		<category><![CDATA[Campy]]></category>
		<category><![CDATA[Cheesy]]></category>
		<category><![CDATA[Diane McBain]]></category>
		<category><![CDATA[Drive-in Films]]></category>
		<category><![CDATA[George Kuchar]]></category>
		<category><![CDATA[Hell’s Belles]]></category>
		<category><![CDATA[John Waters]]></category>
		<category><![CDATA[Kitch]]></category>
		<category><![CDATA[Maury Dexter]]></category>
		<category><![CDATA[MGM]]></category>
		<category><![CDATA[Mike Kuchar]]></category>
		<category><![CDATA[Patty McCormack]]></category>
		<category><![CDATA[Pink Flamingos]]></category>
		<category><![CDATA[Polyester]]></category>
		<category><![CDATA[Ross Hagen]]></category>
		<category><![CDATA[Sherry Jackson]]></category>
		<category><![CDATA[The Bad Seed]]></category>
		<category><![CDATA[The Mini-Skirt Mob]]></category>
		<category><![CDATA[Welcome to the Dollhouse]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2413</guid>
		<description><![CDATA[The Mini-Skirt Mob bir kadın motosiklet çetesini konu alan, 60’lı yılların drive-in sinemaları için yapılmış 1968 yapımı türlerin iç içe geçtiği bir film. Film 60’lı yıllarda istismar alt türlerinden  biker filmlerinin özelliklerini taşısa da yer yer western öğeleri, dönemin popüler gençlik melodramları ve campy unsurlarını da içinde barındırıyor. Filmden önce blogumda daha önce yer vermediğim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/miniskirtmob.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2414" title="miniskirtmob" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/miniskirtmob.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>The Mini-Skirt Mob bir kadın motosiklet çetesini konu alan, 60’lı yılların drive-in sinemaları için yapılmış 1968 yapımı türlerin iç içe geçtiği bir film. Film 60’lı yıllarda istismar alt türlerinden  biker filmlerinin özelliklerini taşısa da yer yer western öğeleri, dönemin popüler gençlik melodramları ve campy unsurlarını da içinde barındırıyor. Filmden önce blogumda daha önce yer vermediğim bir tür olan campy’den de kısaca bahsetmek istiyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Camp genel olarak bir yaşam tarzını ifade eder. Sanatın bütün dallarında kendine yer bulan, çoğu kişi tarafından bir sanat akımı olarak adlandırılan bu tür, “campy”  yada “cheesy” olarak da bilinir. Genel olarak kitsch’e yakın olmasına rağmen, ondan ayrılan en önemli özelliği burada “abartı” ve “bayağılık” bilinçli olarak kullanılır. Sinemada da bu türün en bilinen yönetmenleri George ve Mike Kuchar, Andy Warhol ve John Waters’dır. Türün en bilinen filmleri ise Beat the Devil, Pink Flamingos, Polyester ve Welcome to the Dollhouse filmleridir.</p>
<p style="text-align: justify;">Shayne (Diane McBain) Mini-Skirt Mob ismindeki kadınlardan oluşan bir motosiklet çetesinin lideridir. Erkek arkadaşı rodeocu, kovboy Jeff Logan (Ross Hagen) tarafından aldatılır ve terk edilir. Jeff, Connie (Sherry Jackson) ile evlenir. Bunun üzerine Shayne erkek arkadaşını geri almak için çetesiyle harekete geçer. Mini-Skirt Mob biker filmlerinde görmeye alıştığımız kirli, paspal çetelere benzememektedir. Saçları, makyajları ve kıyafetleriyle farklı bir tarzları vardır. Motosikletli kızlardan çok, 60’lı yılların dergilerinden fırlamış modellere benzemekteler.<span id="more-2413"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Oyunculuklar da yukarıda bahsettiğim gibi kıyafetler gibi abartılı. Tam bir campy havasını seziyorsunuz. Ayrıca filmle ilgili dikkatimi çeken bir diğer husus da filmin yapım şirketinin MGM olması. MGM gibi büyük bir yapım şirketinin, böyle bir filme imza atmış olması, dönemin drive-in filmlerinin dönem içinde ne kadar etkili olduğunu gösteriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Film genel olarak hareketli aksiyon sahneleriyle kendini sonuna kadar izlettiriyor. Detaylara çok takılmadan, dönemin koşullarını göz önünde bulundurarak, o dönemin havasını ve trendlerini izlemek gayet keyifli. Filmin yönetmeni Maury Dexter. 50’li yılların popüler beach party filmleriyle kendisini gösteren yönetmen, dönemin trendlerine uygun The Mini-Skirt Mob ve Hell’s Belles (1970) filmleriyle biker tarzında işlere de imza atmıştır. Filmin oyuncu kadrosu diğer biker filmlere göre daha tanıdık ve popüler isimlerden oluşuyor. Diane McBain, Sherry Jackson, Ross Hagen’ın yanı sıra Patty McCormack’ı çocuk oyuncu olarak üne kavuştuğu 1956 yapımı The Bad Seed filminden hatırlamak mümkün.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/miniskirtmob2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2415" title="miniskirtmob2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/miniskirtmob2.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/YdRjxPD/500x366" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/YdRjxPD-Mini-skirt-mob-1968-www-iyikotufilm-com"><img src="http://static.sevenload.net/img/sevenload.png" alt="Mini-skirt mob (1968) www.iyikotufilm.com" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/the-mini-skirt-mob-1968/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hands of Steel (1986)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/hands-of-steel-1986/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/hands-of-steel-1986/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 May 2010 20:10:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimkurgu Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Post Apokaliptik]]></category>
		<category><![CDATA[Andrea Coppola]]></category>
		<category><![CDATA[Arnold Schwarzenegger]]></category>
		<category><![CDATA[Claudio Cassinelli]]></category>
		<category><![CDATA[Daniel Greene]]></category>
		<category><![CDATA[Elisa Briganti]]></category>
		<category><![CDATA[George Eastman]]></category>
		<category><![CDATA[James Cameron]]></category>
		<category><![CDATA[Janet Agren]]></category>
		<category><![CDATA[Lewis E. Ciannelli]]></category>
		<category><![CDATA[Linda Hamilton]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Biehn]]></category>
		<category><![CDATA[Pat Monti]]></category>
		<category><![CDATA[Return of the Terminator]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Ben]]></category>
		<category><![CDATA[Sergio Martino]]></category>
		<category><![CDATA[Terminator]]></category>
		<category><![CDATA[Vendetta dal futuro]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2409</guid>
		<description><![CDATA[Vendetta dal Futuro, yönetmenliğini Sergio Martino’nun yaptığı, başrollerinde Daniel Greene, Luigi Montefiore, John Saxon ve Claudio Cassinelli’nin yer aldığı bilim kurgu türünde bir İtalyan trash.  Film insanlığın bir bakıma kaderini elinde tutan bir bilim adamını öldürmeye programlanmış bir cyborg’un hikayesi. Bu özet size büyük bir ihtimalle “Terminator” ü hatırlatmış olmalı, zira film bazı ülkelerde (Malezya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/hands-of-steel-poster.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2410" title="hands-of-steel-poster" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/hands-of-steel-poster.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>Vendetta dal Futuro, yönetmenliğini Sergio Martino’nun yaptığı, başrollerinde Daniel Greene, Luigi Montefiore, John Saxon ve Claudio Cassinelli’nin yer aldığı bilim kurgu türünde bir İtalyan trash.  Film insanlığın bir bakıma kaderini elinde tutan bir bilim adamını öldürmeye programlanmış bir cyborg’un hikayesi. Bu özet size büyük bir ihtimalle “Terminator” ü hatırlatmış olmalı, zira film bazı ülkelerde (Malezya bunlardan birisi) “Return of the Terminator” ismiyle vizyona girmiş.</p>
<p style="text-align: justify;">Film Terminator filminin yarattığı sansasyonu da arkasına alarak dönemin video piyasası  için piyasaya sürülmüş. İş bilir İtalyan istismar filmi yönetmenleri bunu da es geçmemiş ve Sergio Martino tarafından değerlendirilmiş. 60’lı yılların sonu ve 70’li yılların başlarında kariyerinin en iyi işlerine imza atan yönetmen bu filmde tamamıyla ticari kaygıları göz önünde bulundurmuş.</p>
<p style="text-align: justify;">Film Amerika’nın Arizona eyaletinde geçmekte. Uçsuz bucaksız çöl manzaraları,  şiddet sahneleri, anlamsızca gözümüzün içine sokulmaya çalışılan bilek güreşi sahneleriyle baştan sona sıkmadan ilerleyen meraklısı  için hazine değerinde bir fütüristik film. Helikopterli kovalama sahneleri içinse sanırım oldukça fazla para harcanmış. Bu sahnelerin birinde, filmin çekildiği sırada İtalyan oyuncu Claudio Casinelli helikopter kazasında hayatını kaybetmiş.<span id="more-2409"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Film Paco adındaki bir Cyborg’un bir bilim adamını öldürme girişimiyle açılıyor. Daha sonra polis ve FBI’ın da aralarında olduğu grubun arasından sıyrılan Paco kendini Arizona ıssız Arizona çölünün sıcağına bırakır. Burada izbe bir bara gelen Paco Linda ile tanışır. Barda adını İyi”Kötü Film”de sıklıkla duyduğunuz İtalyan İstismar Sinemasının en önemli isimlerinden George Eastman’ın canlandırdığı Raoul Morales ve bir grup kötü adamla karşılaşır. Bundan sonra Paco hem bu kötü adamlarla hem de kendisini bilim adamını öldürmeye programlayanlarla mücadeleye girişir.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmle ilgili son olarak bahsetmek istediğim şey ise başrol oyuncusu Daniel Greene. Bugüne kadar bir film için seçilmiş en antipatik kişi kendisidir sanırım. Kaslı vücudu, basık burnu ve ilginç saç modeliyle film boyunca arz-ı endam ederken ekran başında bana da büyük  ıstırap yaşattı.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/hands-of-steel-.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2411" title="hands-of-steel-" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/hands-of-steel-.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/PE9F18V/500x314" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/PE9F18V-Hands-of-Steel-1986-www-iyikotufilm-com"><img src="http://static.sevenload.net/img/sevenload.png" alt="Hands of Steel (1986) www.iyikotufilm.com" width="66" height="10" /></a></p>
<p><!-- INCLUDE javascript_bottom --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/hands-of-steel-1986/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Naked Killer (1992)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/naked-killer-1992/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/naked-killer-1992/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 May 2010 21:49:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Asya Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[CAT III]]></category>
		<category><![CDATA[+18]]></category>
		<category><![CDATA[Carrie Ng]]></category>
		<category><![CDATA[CAT 3]]></category>
		<category><![CDATA[Chik loh go yeung]]></category>
		<category><![CDATA[Chingmy Yau]]></category>
		<category><![CDATA[Clarence Fok Yiu-leung]]></category>
		<category><![CDATA[Hong Kong Aksiyon Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[John Woo]]></category>
		<category><![CDATA[Ken Lo]]></category>
		<category><![CDATA[Madoka Sugawara]]></category>
		<category><![CDATA[Naked Killer]]></category>
		<category><![CDATA[Simon Yam]]></category>
		<category><![CDATA[Wai Yiu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2406</guid>
		<description><![CDATA[Naked Killer, yönetmenliğini Clarence Fok Yiu-leung’un yaptığı, yapımcılığı ve senaryosu Wong Jing’e ait 1992 yapımı bir Hong Kong filmi. Kanlı şiddet sahneleri ve hız kesmeyen aksiyonuyla tipik Hong Kong aksiyon sinemasının iyi bir örneği. Çoğu eleştirmen ve izleyici için kült mertebesinde olan film, bazı enerjik dövüş sahneleriyle Hong Kong sinemasının tanıdık ismi John Woo’nun işlerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/naked_killer.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2407" title="naked_killer" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/naked_killer.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>Naked Killer, yönetmenliğini Clarence Fok Yiu-leung’un yaptığı, yapımcılığı ve senaryosu Wong Jing’e ait 1992 yapımı bir Hong Kong filmi. Kanlı şiddet sahneleri ve hız kesmeyen aksiyonuyla tipik Hong Kong aksiyon sinemasının iyi bir örneği. Çoğu eleştirmen ve izleyici için kült mertebesinde olan film, bazı enerjik dövüş sahneleriyle Hong Kong sinemasının tanıdık ismi John Woo’nun işlerini anımsatıyor. Her ne kadar Hong Kong sinemasındaki en başarılı işlere Woo imza atmış olsa da bu film de en seksilerden bir tanesi. Filmdeki kadın oyuncular çok iyi seçilmiş.</p>
<p style="text-align: justify;">Uzak doğu sineması,  özellikle Japon sinemasında gördüğümüz Pinku Violence karakterleri Japon sinemasında farklı zamanlarda kendine yer bulmuştur. B filmleri yakından incelediğimizde güçlü kadın karakterler, popüler mainstream Japon sinemasında yer bulan sakin, ev kadını karakterlerine karşı bir savaş içindedir. Naked Killer’da da filmin izleyiciye sunduğu bazen feminizmin uç noktalarına kadar ulaşabilen ve ihlal edilebilen kadınıllığın ve baskın cinsiyet kimliğinin mücadelesi gibi.</p>
<p style="text-align: justify;">Naked Killer tam anlamıyla bir CAT III filmi. Özellikle 80’lerin ortalarından sonra ve 90’ların sonralına kadar Hong-Kong sineması için can simidi olan bu +18 ibareli filmler için kullanılan bir kategori tanımlamasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmimiz oldukça iyi stilize edilmiş bir şiddet sahnesiyle açılıyor. Genç  ve güzel bir kadın sisli, kimsenin olmadığı bir caddede evine doğru yürümektedir. Takip edildiğinin farkındadır. Evine kendini zar zor atar. Fakat hiçbir şey olmamış gibi soyunur, müziği açar ve duşa girer. Tam bu sırada kadını takip eden adam da içeri girer ve kadının duş aldığı banyoya yönelir. Perdeyi açar ve aralarında bir mücadele başlar. Oldukça hareketli bir aksiyon sahnesiyle açılan film ilerleyen dakikalarda yaşanacakların müjdecisi gibi.<span id="more-2406"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Kitty (Chingmy Yau) babası mafya tarafından öldürülmüş genç ve güzel bir kadındır. Babasını öldürenlerden intikam almak için mafyanın peşine düşer. Mafyanın liderinin bulunduğu binaya girer ve içeridekilerle amansız bir mücadeleye girişir. İşler istediği gibi gitmez ve kaçmaya başlar. Bu arada esrarengiz kıyafetli bir kadını rehin alır. Rehin aldığı kadın ise Princess (Carrie Ng) lakablı bir yer altı yakuza kadın çetesinin lideridir. Kitty’e yardım eden Princess onun bu intikam ve öldürme yeteneğinden etkilenir ve onu çetenin bir üyesi yapar. Fakat bu kadın yakuza çetesi biraz faklıdır. Örgütün içinde lezbiyen bir hiyerarşi ve liderlik mücadelesi vardır. Princess’in yeni gözdesi olan Kitty’nin çete içinde liderlik mücadelesi veren Sister Cindy’le araları da hiç iyi değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Clarence Fok Yiu-leung Hong-Kong sinemasında bu tarz aksiyon filmleriyle ismini duyuran bir yönetmen. Kadın oyuncu seçiminde de kesinlikle isabetli davranmış ki Chingmy Yau, Carrie Ng, Wai Yiu gibi dönemin güzel oyuncularını bir araya getirmiş. Filmin +18 gibi bir yaş sınırlamasına takılmasında aşırı şiddet görüntülerinin varlığının yanı sıra bir aksiyon filminde olması gereken dozajda cinsellik içerdiğini de belirtmekte fayda var.</p>
<p style="text-align: justify;">Naked Killer gerçek anlamda aksiyonun doruklarında dolaşan bir film. Genel geçer Hollywood izleyicisinin zevklerine pek hitap etmeyeceğini düşündüğüm filmi bu kategorinin dışında kalan seyirciye şiddetle tavsiye ederim.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/naked-killer1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2408" title="naked-killer1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/05/naked-killer1.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/gdTGtpR/500x314" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/gdTGtpR-Naked-Killer-1992-http-iyikotufilm-com"><img src="http://static.sevenload.net/img/sevenload.png" alt="Naked Killer (1992) http://iyikotufilm.com/" width="66" height="10" /></a></p>
<p><!-- INCLUDE javascript_bottom --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/naked-killer-1992/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hong Kong Aksiyon Sineması</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/hong-kong-aksiyon-sinemasi/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/hong-kong-aksiyon-sinemasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Apr 2010 18:49:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Asya Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[A Better Tomorrow]]></category>
		<category><![CDATA[A Chinese Ghost Story]]></category>
		<category><![CDATA[Alan Mak]]></category>
		<category><![CDATA[Andrew Lau]]></category>
		<category><![CDATA[Black Belt Theater]]></category>
		<category><![CDATA[Brigitte Lin]]></category>
		<category><![CDATA[Bruce Lai]]></category>
		<category><![CDATA[Bruce Lee]]></category>
		<category><![CDATA[Chang Cheh]]></category>
		<category><![CDATA[Cheng Pei Pei]]></category>
		<category><![CDATA[Chinese Boxer]]></category>
		<category><![CDATA[Connie Chan Po-chu]]></category>
		<category><![CDATA[Crouching Tiger]]></category>
		<category><![CDATA[Dean Shek]]></category>
		<category><![CDATA[Ekin Cheng]]></category>
		<category><![CDATA[Fist of Fury and Way of the Dragon]]></category>
		<category><![CDATA[Golden Harvest]]></category>
		<category><![CDATA[Golden Swallow]]></category>
		<category><![CDATA[Gordon Liu]]></category>
		<category><![CDATA[Heroic Wind]]></category>
		<category><![CDATA[Hidden Dragon]]></category>
		<category><![CDATA[Hong Kong Action Cinema]]></category>
		<category><![CDATA[Hong Kong Action Movies]]></category>
		<category><![CDATA[Hong Kong Aksiyon Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Jackie Chan]]></category>
		<category><![CDATA[Jet Lie]]></category>
		<category><![CDATA[Jimmy Wang Yu]]></category>
		<category><![CDATA[Jin Yong]]></category>
		<category><![CDATA[John Woo]]></category>
		<category><![CDATA[Johnnie To]]></category>
		<category><![CDATA[Karl Maka]]></category>
		<category><![CDATA[King Hu]]></category>
		<category><![CDATA[Kung Fu Theater]]></category>
		<category><![CDATA[Kwan Tak Hing]]></category>
		<category><![CDATA[Lau Kar Leung]]></category>
		<category><![CDATA[Legendary Weapons of China]]></category>
		<category><![CDATA[Liang Yusheng]]></category>
		<category><![CDATA[Liu Chia Liang]]></category>
		<category><![CDATA[Lo Wei]]></category>
		<category><![CDATA[Maggie Cheung]]></category>
		<category><![CDATA[Merve Yüksel]]></category>
		<category><![CDATA[Milkyway Image]]></category>
		<category><![CDATA[New Fist of Fury]]></category>
		<category><![CDATA[Nicholas Tse]]></category>
		<category><![CDATA[One-Armed Swordsman]]></category>
		<category><![CDATA[Patrick Yau]]></category>
		<category><![CDATA[Raymond Wong]]></category>
		<category><![CDATA[Sacred Fire]]></category>
		<category><![CDATA[Sammo Hung]]></category>
		<category><![CDATA[Shaw Brothers]]></category>
		<category><![CDATA[The 36th Chamber of Shaolin]]></category>
		<category><![CDATA[The Adorned Pavilion]]></category>
		<category><![CDATA[The Burning of the Red Lotus Monastery]]></category>
		<category><![CDATA[The Six-Fingered Lord of the Lute]]></category>
		<category><![CDATA[The True Story of Wong Fei Hung]]></category>
		<category><![CDATA[Ti Lung]]></category>
		<category><![CDATA[Tsui Hark]]></category>
		<category><![CDATA[Wire-fu]]></category>
		<category><![CDATA[Wire-Work]]></category>
		<category><![CDATA[Wong Fei Hung]]></category>
		<category><![CDATA[Wong Fei Hung Bravely Crushing the Fire Formation]]></category>
		<category><![CDATA[Wu-Tang Clan]]></category>
		<category><![CDATA[wuxia]]></category>
		<category><![CDATA[Xu Zenghong]]></category>
		<category><![CDATA[Yuen Biao]]></category>
		<category><![CDATA[Yuen Woo Ping on Yuen]]></category>
		<category><![CDATA[Zu Warriors from the Magic Mountain]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2375</guid>
		<description><![CDATA[Hong Kong aksiyon sineması, Hong Kong film endüstrisinin dünya çapındaki ününün temel kaynağıdır. Hollywood, Çin öykülemesi ve estetik birtakım geleneksel akımları harmanlayarak kültürlerarası yüksek albenisi olan bambaşka bir kültürel farklılık yaratır. Son yıllarda, Amerikan ve Avrupa yapımı aksiyon filmlerinin Hong Kong film türlerinden büyük ölçüde etkilenmesiyle birlikte bu akım bir bakıma tersine dönmüştür de denilebilir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/jackiechan.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2376" title="jackiechan" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/jackiechan.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a><strong>Hong Kong aksiyon sineması</strong>, Hong Kong film endüstrisinin dünya çapındaki ününün temel kaynağıdır. Hollywood, Çin öykülemesi ve estetik birtakım geleneksel akımları harmanlayarak kültürlerarası yüksek albenisi olan bambaşka bir kültürel farklılık yaratır. Son yıllarda, Amerikan ve Avrupa yapımı aksiyon filmlerinin Hong Kong film türlerinden büyük ölçüde etkilenmesiyle birlikte bu akım bir bakıma tersine dönmüştür de denilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk Hong Kong aksiyon filmleri, mistisizm ve eskrime ağırlık veren <strong>wuxia</strong> türünü benimsemişlerdi. Ancak bu eğilim 1930’larda politik nedenlerden ötürü durmuştur. Yerini, halk kahramanı Wong Fei Hung ile özleşmiş ve izleyenlere dünyadan gerçekçi kesitler sunan silahsız Kung fu’ ya bırakmıştır. Shaw Brothers film stüdyosunun herkesçe bilinir kılan daha cesur Kung fu filmlerinin doğuşunun hemen ardından, savaş sonrası kültürel çalkantılar fazlaca akrobatik şiddet içeren ikinci bir Wuxia dalgasının yaşanmasına neden olmuştur. 1970’ler ise uluslar arası star Bruce Lee’nin yükselişi ve ani ölümüne tanıklık etmiştir. Aynı başarıyı, 1980’lerde Jackie Chan yakalamıştır. Komedi, tehlikeli sıçrayışlar ve aksiyon filmlerinde modern kent yaşamının konu edilmesi onun sayesinde popülerlik kazanmıştır. Ve tabi bir de kendine özgü Wushu yetenekleriyle tüm Batı ve Doğu’yu kendine hayran bırakan Jet Li’den bahsetmeden olmaz. <strong>Tsui Hark</strong> ve <strong>John Woo</strong> gibi yaratıcı yönetmenler ve yapımcıların da farklı türleri (örneğin; silahların kullanıldığı filmler, üçlemeler ve doğaüstü temaları) sinemaya kazandırdıklarını vurgulamak gerekir. 1990’larda Hollywood’un önde gelen karakterlerinin çıkışı ile film endüstrisinin ani çöküşü aynı zamana denk gelmektedir.<span id="more-2375"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>İlk Dövüş Sanatı Filmleri</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Aksiyon sinemasına damga vuran en önemli gelişme, en ünlülerinin Hong Kong’ta yapıldığı  Çin dövüş sanatları filmleridir. Bu tür ilk olarak Çin popüler edebiyatıyla ortaya çıkmıştır. 20.yy. başlarında wuxia romanlarında (sıklıkla “savaş şövalyeleri” olarak karışımıza çıkar) âdeta patlama yaşanmış ve genellikle de gazetelerde seriler halinde yayınlanmıştır. Bunlar çoğunlukla mistik ve fantastik öğeleri konu eden kahramanlık destanları ve kılış kuşanan savaşçıların hikâyeleridir. Bu tür, ilk Çin filmlerinin yerini kolayca almış, özellikle de zamanın sinema başkenti sayılan Shangai’da büyük ilgi görmüştür. 1920’lerden başlayarak, wuxia tarzı filmler genelde romanlardan uyarlanmış (örneğin, 1928&#8242; lerde The Burning of the Red Lotus Monastery ve onu takip eden on sekiz seri) ve son derece de popüler olmuştur. Hatta yıllar boyu bu türün Çin film sektörüne hâkim olduğunu söylemek hiç de yanlış olmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu hızlı  yükseliş 1930’larda kültürel ve siyasi tabakadan birtakım kişilerin resmi itirazları neticesinde sona ermiştir. Özellikle de Kuomintang hükümeti, bu tarz filmlerin insanları boş inançlara sevk ettiği ve şiddete yönlendirdiği görüşündeydi. Hong Kong iyi durumda bulanan liberal ekonomisi, kültürü ve gelişmekte olan film endüstrisi ile bir İngiliz Kolonisi iken Wuxia film yapımına ilk adımı atmıştı. İlk dövüş sanatları filmi temelde Çincenin baskın olduğu Hong Kong’un kanton lehçesinde çekilen <strong>The Adorned Pavilion</strong>’du (1938).</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Savaş  sonrası Dövüş Sanatları  Sineması</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">1940’ların sonlarında, İkinci Çin-Japonya Savaşı, Çin İç savaşı ve Çin Kommunist Partisinin iktidara gelmesiyle Çin’de yaşanan büyük ve ani değişiklikler Çince film yapımı devrini kapatarak rolü Hong Kong’a devretti. Daha saygın olarak kabul edilen Mandarin dilindeki sinema çevrelerince bu türe önem verilmezken, film endüstrisi <strong>Wuxia</strong> geleneğini Kanton lehçesinde “B filmler” ve diziler ile sürdürmeye devam etti. Animasyon ve filmde doğrudan kullanılan özel efektler karakterleri sanki uçuyorlarmış ve doğaüstü güçleri varmış gibi göstermek amacıyla kullanılırdı. <strong>The Six-Fingered Lord of the Lute</strong> (1965), <strong>Sacred Fire</strong> ve<strong> Heroic Wind</strong> (1966) bu türlere örnek olarak gösterilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">En ünlü  gerçek hayat dövüş sanatları oyuncusuna örnek olarak <strong>Kwan Tak Hing</strong>’i gösterebiliriz. Yüzlerce filmde halk kahramanı<strong> Wong Fei Hung</strong>’u canlandırarak birkaç nesli kendine hayran bırakan babacan bir sinema yüzü oldu. Oynadığı yüzlerce filmden en bilindik olanları hiç kuşkusuz <strong>The True Story of Wong Fei Hung</strong> (1949), <strong>Wong Fei Hung Bravely Crushing the Fire Formation</strong> (1970) filmleridir. Bu filmlerle sayısız ölmeyen isim ve tarz sinemaya kazandırıldı ve aynı zamanda sinemadaki yerleri de sağlamlaştırılmış oldu: <strong>“Master Wong”</strong> un hala popüler olan karakteri; geleneksel biçimde sunulan dövüş sanatları ve akrobasi ile Çin operasının etkisi; Konfüçyusçu ahlakı sistemin savunucuları olarak görülen dövüş sanatları kahramanları kavramının doğuşu.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/hongkongactioncinema-1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2377" title="hongkongactioncinema-1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/hongkongactioncinema-1.jpg" alt="" width="504" height="504" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>“Yeni Okul” Wuxia</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">1960’  ların ilk yarısına gelindiğinde, dönemin en büyük stüdyosu<strong> Shaw Brothers</strong>, Wuxia ile yeni bir film kuşağı başlattı.<strong> Xu Zenghong</strong>&#8216;ın Temple of the Red Lotus (1965), 1928 klasiğinin bir tekrarı niteliğinde güzel bir başlangıçtı. Bu Mandarin yapımlara daha çok bütçe ayrılmıştı ve daha renklilerdi, yani tarzları daha az gerçek dışı olmakla beraber daha güçlü ve akrobatik şiddet öğeleri sayesinde daha çarpıcıydı.  1950’lerde <strong>Jin Yong</strong> ve <strong>Liang Yusheng</strong> gibi yazarların öncülük ettiği “Yeni Okul” Wuxia romanların rüzgârından ve Japonların meşhur samuray filmlerinden etkilenilmişti.</p>
<p style="text-align: justify;">“Yeni Okul” Wuxia erkek odaklı aksiyon filmleri Hong Kong sinemasının merkezine taşıdı. Daha önceleri çok uzun bir süre kadın starların ekranlarda olduğu veya kadın izleyiciler düşünülerek yapılmış romantik filmler ve müzikaller artık yerini bu filmlere bırakmıştı. Gelgelelim, <strong>Cheng Pei Pei</strong> ve <strong>Connie Chan Po-chu</strong> gibi kadın aksiyon starlar, erkek starlarla aynı sahneyi paylaşacak kadar da kadar ünlülerdi. Daha önceleri yüzme şampiyonu olarak bildiğimiz Jimmy Wang Yu’da verilebilecek en güzel örnek. Onlar, Wuxia öykülemesindeki kadın savaşçı geleneğini sürdürmeye devam ettiler. Dönemin önemli yönetmenleri: <strong>One-Armed Swordsman</strong> (1967), ve <strong>Golden Swallow </strong>(1968) ile<strong> Chang Cheh</strong> ve <strong>Come Drink with Me</strong> (1966) ile <strong>King Hu</strong>. Hu, daha sonraları Swan Brothers’tan ayrılıp Tayvan’da wuxia yapımından bağımsız çalışıp kendi yolunu çizmeye karar verdi. Tarifsiz bir başarı yakalayan <strong>Dragon Inn</strong> (1967, aka Dragon Gate Inn) yönetmenin kendi yolunda ilerlerken ortaya koyduğu çalışmalara güzel bir örnek teşkil ediyor. Chang ise Shaws ile çalışmaya devam etti ve 1980’lerin başlarında hala bu stüdyoda üretken bir yönetmen olarak çalışmayı sürdürüyordu.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/hongkongactioncinema-2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2378" title="hongkongactioncinema-2" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/hongkongactioncinema-2.jpg" alt="" width="642" height="271" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>1970’lerde Kung Fu Fırtınası</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">1970’lerin başında wuxia yerini daha yeni, daha cesur ve daha çarpıcı  (ve Mandarin dilinin konuşulduğu) Kung fu sinemasının bir başka versiyonuna bıraktı. Bu yenilik 1980’lerde de etkisini aynı oranda sürdürmeye devam etti. Dövüş sanatları konusunda ciddi bir eğitimden geçmiş olan <strong>Ti Lung</strong> ve <strong>Gordon Liu</strong> kendilerini savaş filmlerine adayarak film yıldızları arasında en dikkat çekici isimlerden oldular. Jimmy Wang Yu tarafından canlandırılan ve aynı zamanda yönetilen <strong>Chinese Boxer</strong> (1970) Kung Fu fırtınasını ilk estiren film olmasıyla bilinir. Fakat öncü olarak bilinen ve en azından başlangıçta bu rolü üstlenen Shaw Brothers ve yönetmen Chang Cheh’ti. <strong>Vengeance </strong>(1970) bu trendi başlatan ilk filmdi. Bu filmi katkıları inkâr edilemeyecek diğer filmler izledi:  <strong>The Boxer from Shantung</strong> (1972), <strong>Five Deadly Venoms</strong> (1978) ve <strong>Crippled Avengers</strong> (1979). Kung fu sineması, Chang’ in erkeğe ait değerler ve erkekler arasında dostluk kavramları ilgili görüşlerinden özellikle etkilendi; 1960’ların sonlarında wuxia çalışmalarında çokça rastladığımız kadın savaşçı figürlerinin isimleri anılmaz oldu ama tabii ki Angele Mao gibi birkaç popüler ismi hariç tutmakta yarar var.</p>
<p style="text-align: justify;">Türünün en etkili film yapımcısı olarak Chang’ın tek rakibi, uzun süre aksiyon kareografı olarak çalışan <strong>Lau Kar Leung</strong> ‘di (Mandarin dilinde: Liu Chia Liang). Lau, Shaw Brothers ile 1975’te ilk filmi <strong>The Spiritual Boxer</strong>’ı yönetti. Film, Kung fu komedisinin atası niteliğindeydi. Bu filmi takiben <strong>Executioners from Shaolin</strong> (1977), <strong>The 36th Chamber of Shaolin</strong> (1978), ve <strong>Legendary Weapons of China</strong> (1982) adlı filmler ile Lau, dövüş sanatları felsefesine ve geleneğine dikkati çekti ve ekranlara daha gerçekçi, daha hızlı ve daha çetrefilli bir dövüş yansıtmaya çalıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">Kung fu ateşi  yakaladığı uluslarası beğeni ile daha da alevlendi. Bu ilgi sadece Doğu Asya’da görülmedi. Batı da Kung Fu akımına kapılmıştı ve Kung fu filmler ihraç edilip dublajlı versiyonları ile “B film” kategorisine konularak televizyonlarda ve sahnelerde izleyenleriyle buluştu. Böylelikle, çok itibarlı bir pozisyonda olmasa bile ilk kez Hong Kong filmlerine karşı bir farkındalık yaratılmış oldu. Özellikle Afrika kökenli Amerikalılar bu türü benimsediler (Popüler Hip Hop grubu ile örneklendirecek olursak: <strong>Wu-Tang Clan</strong>). Daha önce hep ırkçı ve milliyetçi davaları için savaşmalarına alışkın olduğumuz siyahî kahramanları bu macera hikâyelerinin bir parçası olarak görmek daha önce hiç eşi benzeri görülmemiş bir örnek oluyordu herkes için.</p>
<p style="text-align: justify;">Kuzey Amerika’daki bu filmlerin popülerliği, Ninja filmlerin piyasaya çıktığı  1980’li yıllarda da devam edecekti. Popüler kültürde, bu dönemin filmleri halk arasında Kung Fu Theater (Kung Fu Sahnesi) ya da Black Belt Theater (Kara Kuşak Sahnesi)  olarak bilinmekteydi.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/hongkongactioncinema-3.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2379" title="hongkongactioncinema-3" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/hongkongactioncinema-3.jpg" alt="" width="635" height="182" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bruce Lee</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç kimse bu uluslar arası kimliği Amerika da doğan ve Hong Kong’ta yetişen dövüş <a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/hongkongactioncinema-4.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2380" title="hongkongactioncinema-4" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/hongkongactioncinema-4.jpg" alt="" width="303" height="383" /></a>sanatları sanatçısı ve oyuncusu Bruce Lee’den daha iyi taşıyamazdı. Lee, 32 yaşında vefat etmeden önce tam dört film yapmıştı: <strong>The Big Boss</strong> (1971), <strong>Fist of Fury and Way of the Dragon</strong> (1972) ve <strong>Enter the Dragon</strong> (1973). Fakat bu kısa kariyerinde bile ilk dünyaca ünlü Çinli süper star olmayı başardı. Doğu filmleri üzerine çalışan tarihçi Patrick Macias, Lee’yi şu sözlerle anlatıyor: “eskilerin savaş ruhunu günümüze taşıyan… Kendi dövüş stilini yaratan… Ve insanüstü bir karizmaya sahip olan bir insan.” İlk üç filmi gişe rekorları kırdı ve dünyanın büyük bir bölümünde inanılmaz bir başarı yakaladı. İngilizce olarak çekilen Enter the Dragon ilk Amerika- Hong Kong ortak yapımı filmdi ve gösterildiği andan itibaren 200 milyon dolar gişe yaparak dünyanın en başarılı filmi olma unvanını kazandı. Dahası, Lee’nin sözleşmelerde pintilik yapması ile adı kötüye çıkmış Shaws ile değil de yeni yeni kendini gösteren, genç Golden Harvest ile çalışma kararı, Golden Harvest’ın ani yükselişi ve Shaws’ın da nihai düşüşüne zemin hazırlamış oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Lee’nin zamansız  ölümü ile Lee filmlerinin sahteleri piyasada dolaşmaya başladı. Bruce Li, Bruce Lai gibi benzer sahne adları kullananlar ya da Lee filmlerinin asıl gösteriminde kullanılmayan sahneleri çalanlar dahi oldu hatta bazıları her iki sahteciliğe de başvurdu. Tabi bu geçici heves, daha oldukça yeni bir kavram olan dövüş sanatları filmlerine karşı Batı’da herhangi bir saygı uyandıramadı. Ancak ölümünden sonra yapılan tüm bu muamelelere rağmen, Lee Hong Kong filmleri üzerinde uzun süre kaybolmayacak bir etki yaratmayı çoktan başarmıştı.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Jackie Chan ve Kung fu Komedisi</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bruce Lee’nin uluslar arası ünü ile âşık atabilecek tek isim Jackie Chan’dir.  Zamanının pek çok kung fu oyuncusu gibi, Chan de Pekin Operasında aldığı eğitimin ardından içlerinde Lee’nin de olduğu filmlerde dublörlük yaparak kariyerine başladı. Bir başka Lee akımcısı Lo Wei’nin yönettiği The Big Boss ve Fist of Fury’de yetişmeye başladı. <strong>New Fist of Fury</strong> (1976) gibi çok az başarı yakalayabilen filmlerde de görüldü. Ancak 1978’te, Chan aksiyon kareografçası <strong>Yuen Woo Ping on Yuen</strong>’in ilk yönetmenlik deneyimi olan  <strong>Snake in the Eagle&#8217;s Shadow</strong>’ de onunla çalıştı. Fiziksel komedi ve Kung fu’nun bir arada kullanılması ile Chan çok isabetli bir atış yapmış oldu ve bu tarza âdeta kendi imzasını attı. Yuen ile diğer filmi <strong>Drunken Master</strong> (1978), ve <strong>The Fearless Hyena</strong> (1979) filmindeki yönetmenlik deneyimi aynı zamanda çok büyük başarılardı ve popülerliğini büyük ölçüde perçinlediler.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu filmler ilk Kung fu komedileri olmasalar bile, azalan kung fu türünü  canlandıracak bir moda başlattılar. Chan’nin Pekin Opera Okulundan iki sınıf arkadaşı,  <strong>Sammo Hung </strong>ve <strong>Yuen Biao</strong>, bu alanda özel olarak çalışıp kariyerlerine yön verirken bazen de Chan ile aynı sahneyi paylamışlardı. Özellikle de bu açıdan çok önemliydi. Hung’un fiziksel çevikliği ve aynı zamanda aşırı kilolu olması bir paradoks yaratıyordu ve bu özelliği ile ünlüydü. Aynı zamanda yönetmen ve <strong>Enter the Fat Dragon</strong>’ın (1978) aksiyon koreograflığını yapmasıyla da kendine piyasada bir isim yapmıştı.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Aksiyon Sinemasının Yeniden Keşfi</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Chan’in peşinden gelenler Kung fu rüzgârının yıllarca esmesine yardım etmiş  olabilirdi belki. Ama yine de o, bu ani yükselişin son demlerinde yıldızı parlamıştı ve bu koloni pek tabi yepyeni bir akımın etkisine girecekti. 1980’lerde, o ve çoğu meslektaşı allanıp pullanıp, daha görkemli görünen Hong Kong pop sinemasına girecek ve böylece burada Star Wars sonrası piyasaya dökülecek yazlık Amerikan yapımı kapalı gişe filmlerle yarışabileceklerdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Jackie Chan ve Modern Dövüş Sanatları Filmi</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">1983’e gelindiğinde, Chan başka tarz aksiyon filmlerinde de boy göstermeye başladı. Onlar da dövüş sanatlarını içeriyordu içermesine ancak kapsam, yer ve konu olarak daha az sınırlıydılar. Bu tarzda ilk filmi olan <strong>Project A</strong>’da,  Jackie Chan Dublör Takımının resmi bir oluşum haline geldiği görüldü. Böylece dövüşlere ve her filmde gördüğümüz abartılı düşüp kalkma şakalarına daha karmaşık ve tehlikeli hareketler eklendi (Bir sahnede, Chan bir saat kulesinin en tepesinden atlar ve kubbenin tentelerinden yuvarlanarak aşağı düşer). Bu yeni tür, yapımcılara 19 milyon dolardan daha fazlaya mal olmuştu.</p>
<p style="text-align: justify;">Chan, tıpkı <strong>Police Story</strong>’de (1985)  yaptığı gibi gözünü yükseklere dikip olası maddi hâsılatı da kabul etmiş görünüyordu. Burada Chan hızla giden bir otobüsten atlıyor, patlayan elektrik lambalarına aldırmadan bir direkten aşağıya kayıyor ya da bir marketi ya da bir gecekondu mahallesini darmaduman ediyordu.</p>
<p style="text-align: justify;">1988 yılı  devamında çekilen filmlerse bir nebze Hollywood filmlerini hatırlatan patlamalarıyla bilinir. <strong>Maggie Cheung</strong> bu patlamalardan birinde ciddi şekilde yaralanmış, benzer bir riski bir keresinde Chan de atlatmıştı. Böylece, Polisler, Kung fu ve cam, metal, hızlı araçlar gibi modern kent yaşamının tüm potansiyel tehlikelerini harmanlayarak Jackie Chan, 1980’lerin çağdaş kent aksiyon filmlerinin temelini atmış oluyordu.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/hongkongactioncinema-5.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2381" title="hongkongactioncinema-5" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/hongkongactioncinema-5.jpg" alt="" width="600" height="272" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Tsui Hark ve Cinema City</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Raymond Wong</strong>, <strong>Karl Maka</strong> ve <strong>Dean Shek</strong> gibi komedyenler tarafından 1980 yılında kurulan yapım şirketi Cinema City’ de yapılan filmlerle Chan’in daha büyük çaplı aksiyon filmlerine yönelmesi aynı zamana denk gelmektedir. <strong>Aces Go Places</strong> (1982) ve serileri gibi casus filmleri ile Cinema City modern özel efektlerin kullanımını, James Bond’a özgü üçkâğıtları ve arabaların akrobatik uçuşlarını bu endüstrinin bir parçası haline getirdi. Yönetmen/yapımcı <strong>Tsui Hark</strong> 1981–1983 yıllarında orada çalıştığı dönemde Cinema City tarzına büyük katkılarda bulundu fakat oradan ayrıldıktan sonra sinema dünyasında yarattığı etki daha da büyük oldu. Yönetmenliğini <strong>Ching Siu-tung</strong>’ ın yaptığı <strong>Zu Warriors from the Magic Mountain</strong> (1983) ve<strong> A Chinese Ghost Story </strong>(1987 filmlerinde, Hong Kong’ta var olan özel efektlerin sınırlarını aştı. 1970’lerin Kung fu kamera çekimlerinin yerine daha gösterişli ve daha gelişmiş görsellerle zenginleştirilmiş ve daha sert efektli çekimlerin kullanılmasına öncülük etti.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>John Woo ve Üçleme Filmler</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Tsui Hark, bir yapımcı olarak, John’un çığır açan en kanlı  kahramanlık filmi<strong> A Better Tomorrow</strong>’ un (1986) yaratılmasında büyük katkı sağlamıştır. Woo’nun polis efsaneleri ve üçlemeleri (Çinli gangsterler) abartılı duygusal melodramı hayali (ve aşırı şiddet içerikli) silah çatışmalarıyla çok güzel birleştirmiştir ve bu tarzıyla zaman zaman Woo’nun idolü Chang Cheh’in 1970’li yıllarda çektiği Kung fu filmlerini daha modernize edilmiş halini andırmaktadır. Bu tarz, sinema dünyasında bir başka gişe rekorunu kırmıştır. Aynı zamanda beraber rol aldıkları Chow Yun-Fat’in iniş çıkışlı kariyeri de ani bir yükselişe geçmiş, bir gecede bu kolonin en popüler idolü ve Woo’nun da bir anda favorisi oluvermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/hongkongactioncinema-6.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2382" title="hongkongactioncinema-6" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/hongkongactioncinema-6.jpg" alt="" width="585" height="250" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Wire-Work  Fırtınası</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">1990’lı  yılların başında üçleme filmler yavaş yavaş yok olmaya başlarken, dövüş savaşları dönemi aksiyon türünde yeniden tercih edilir hale geldi. Ancak bu yeni bir dövüş sanatı sineması teknik gelişmelerden ve daha yüksek bütçelerden çokça faydalandı. Bu çok masraflı yapımlar genellikle savaş sırasında havada uçan savaşçılarıyla hatırladığımız çok daha fantastik Wuxia romanlardan uyarlanırdı.  Oyuncular yer çekimine meydan okuyarak çok ince teller üzerinde yürürdü, Batı dünyası, biraz da küçük düşürme amacı güderek bu tarza <strong>Wire-fu</strong> adını vermişti.</p>
<p style="text-align: justify;">Tsui Hark, bir kez daha bu tarza önderlik ediyordu.  <strong>Jin Yong</strong>’un wuxia romanından uyarlanan <strong>Swordsman</strong>’i (1990) çekmiş ve beyaz perdenin favorileri arasına girmeyi başarmıştı (o dönemde televizyon uyarlamaları zaten her yerde hazır ve nazırdı). Hark, sık sık canlandırılan halk kahramanı Wong Fei Hung’yu yeniden hayata döndüren <strong>Once Upon a Time in China</strong>’ nın (1991) yönetmenliğini üstlendi. Her iki filmi,  çoğunu Wushu Şampiyonu Jet Li’nin canlandırdığı bir dizi taklit film ve seriler izledi. Jet Lie hatırlanacağı gibi daha önce Wong tiplemesi ile dünyanın en büyük süper starı olmuştu. Çin adına, 1995 <strong>Taipei Golden Horse Film Festivali</strong>’nde çok özel bir ödül de kazandı. Tayvanlı aktris <strong>Brigitte Lin</strong> ise bu alt türün bir başka dikkat çekici ismiydi. Çift cinsiyetli bir kadın savaşçıyı temsil ediyordu. <strong>The Swordsman 2</strong> (1992) filminde canlandırdığı hain, cinsiyet değiştiren karakteri ile dövüş sanatları dünyasında cinsiyet değişkenliğini temsil etmişti.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/hongkongactioncinema-7.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2383" title="hongkongactioncinema-7" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/hongkongactioncinema-7.jpg" alt="" width="455" height="301" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Batı’daki Esintiler</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bütün bu gelişmeler Hong Kong’u Doğu Asya’nın başlıca sinema merkezi yapmakla kalmadı aynı zamanda Batı’nın dikkatlerini de üzerine çekti. Bir nebze azaltılmış ama kalıcı kung fu sinema etkisi ile beslenerek, Jackie Chan ve Tsui Hark&#8217;ın <strong>Peking Opera Blues</strong> (1986) filmi bir ekol olurken, Woo&#8217;nun filmi <strong>The Killer</strong> (1989) İngiltere’de sınırlı da olsa bir başarı yakalayarak önündeki setleri kaldırmıştır. 90’larda, “alternatif” bir kültür üzerine gözlerini dikmiş olan Batılılar Çin sokağındaki video marketlerde ve tiyatrolarda sıklıkla görülür oldu ve artık bu filmlere bu tarz yerlerde ve tiyatrolarda ulaşmak çok daha kolay hale geldi. Batı eleştirmenleri ve film uzmanları Hong Kong sinemasını gerçek anlamda dikkate alarak birçok önemli kişiyi ve filmi, dünya sinemasının kanonu ilan ettiler.</p>
<p style="text-align: justify;">Tüm bu gelişmelerle beraber Hong Kong, Kuzey Amerikalı film yapımcılarının da desteği ile dünya çapında aksiyon sinemasını tanımlar oldu. <strong>Quentin Tarantino</strong>&#8216;nun <strong>Reservoir Dogs</strong> (1992) filmi <strong>City on Fire</strong>’dan ilham almıştı ve onun iki bölümlü takipçisi <strong>Kill Bill</strong> (2003–04), hem aktör hem de yönetmen olarak tanıdığımız Yuen Woo-Ping’ten esinlenerek dövüş sanatlarına filmde çokça yer vermişti. <strong>Robert Rodriguez</strong>&#8216;in <strong>Desperado</strong> (1995) ve onun 2003 seri filmi <strong>Once Upon a Time in Mexico</strong>, Woo’nun kendine has görsel tarzını yansıtıyordu. <strong>The Wachowski Brothers</strong>&#8216; ın kapalı gişe bilim kurgu filmi <strong>The Matrix</strong> trilogy (1999–2003) de Woo’dan ve Wire fu filmlerinden etkilenilmiş ve sahne arkasında da Yuen ile çalışılmıştır.<strong> Martin Scorsese</strong>&#8216;ın <strong>The Departed</strong> (2006) filmi, <strong>Andrew Lau</strong> ve <strong>Alan Mak</strong> eseri <strong>Infernal Affairs</strong> üçlemesinin (2002-2003) bir tekrarıydı adeta.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/hongkongactioncinema-8.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2384" title="hongkongactioncinema-8" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/hongkongactioncinema-8.jpg" alt="" width="430" height="287" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Pek Çok Önemli Karakter Hollywood Yolcusu</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Hong Kong filmlerinin 1980’li ve 1990’lı yıllarda kazandığı uluslararası ün ve 1990’ların sonlarına doğru film sektöründe görülen ilerlemeler sayesinde, Hong Kong sinemasının yetiştirdiği pek çok isim yollarını Hollywood’a çevirdi. Hollywood onlara Hong Kong yapım şirketleriyle kıyaslanamayacak paralar ödüyor, bütçeler ayırıyordu.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/hongkongactioncinema-9.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2385" title="hongkongactioncinema-9" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/04/hongkongactioncinema-9.jpg" alt="" width="248" height="248" /></a>John Woo 1992’de çektiği <strong>Hard Boiled</strong> filminin ardından Hollywood’a geçti. 1997’deki filmi <strong>Face/Off</strong>, Hollywood’ta kendine özgü tarzıyla büyük bir başarıya imza attı. Bu girişim hem eleştirmen çevrelerce hem de halk tarafından takdire şayan görüldü (dünya çapında 240 milyon dolardan fazla hâsılat yapmıştı). <strong>Mission: Impossible II</strong> (2000) dünya çapında 560 milyon dolar hâsılat yapmış ve kötü bir şekilde eleştirilmiştir. Bu iki filmle aslında Woo, 1980’li ve 1990’lı yıllardaki başarısını yeniden yakalamayı umut etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hong Kong sinemasının on beş yıldan fazla süren başarısından ve Amerikan sinema piyasasını birkaç kez de olsa sallamasından sonra, Jackie Chan’in 1995 yılında yaptığı <strong>Rumble in the Bronx</strong> en sonunda oyuncuya Amerika’da beklediği şöhreti getirmiştir. O zamandan beri, oyuncu içlerinde <strong>Rush Hour </strong>(1998), <strong>Shanghai Noon</strong> (2000),ve onları takiben gelen serileri ile Amerika film stüdyolarında başarıdan başarıya koşmuştur. Amerika stüdyolarında çektiği filmlerin yanı sıra Hong Kong’ta da zaman zaman İngilizce filmler (<strong>Mr. Nice Guy</strong> ve <strong>Who Am I?</strong>) çekmiş, bu filmlerin pek çoğu Avustralya ve Hollanda gibi Batı ülkelerinde çekilirken bazıları da kanton lehçesinde çekilmiştir (2004&#8242;de <strong>New Police Story</strong> ve 2006&#8242;da <strong>Rob-B-Hood</strong>). Amerika’da görülen olağanüstü ilgi nedeniyle, bu filmler genellikle Amerika’da da gösterime girmiş (ki bu Hong Kong filmleri için çok da sık gördüğümüz bir durum değildir) ve hatırı sayılır ölçüde izleyicinin dikkatini çekmeyi de başarmışlardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Jet Lie de 1998 yılında çektiği Hitman filminin ardından Hong Kong’ta çok fazla film ortaya koymadı ve Hollywood’a yoğunlaşan oyuncular kervanına katıldı. <strong>Lethal Weapon 4</strong> (1998) filmindeki küçük rolün ardından Amerika’da isim yapmış ve adını duyurmuş pek çok Hollywood filminde boy gösterdi. Bu zamana dek, Çin sinemasına yalnızca iki filmle dönüş yaptı: <strong>Hero</strong> (2002) ve <strong>Fearless</strong> (2006). Aynı zamanda Fearless’ın onun rol aldığı son geleneksel kung fu filmi olacağını öne sürdü. <strong>Chow Yun-Fat</strong> da Hollywood’ ta şansını deneyen isimler arasındaydı. 1995’teki filmi <strong>Peace Hotel</strong>’in ardından Jet Lie’ninkiler kadar ilgi görmese de Hollywood’ta bir düzine film yapmıştır. <strong>The Replacement Killers</strong> (1998), <strong>The Corruptor</strong> (1999), <strong>Anna and the King</strong> (1999) ve  <strong>Bulletproof Monk</strong> (2003) bu filmlerden bazıları. Bu oyuncu, 2000&#8242;de <strong>Crouching Tiger ve Hidden Dragon</strong> ile Çin sinemasına dönüş yaptı.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Son Trendler</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Hong Kong film endüstrisi 1990’ların ortalarından bu yana birçok kez ani düşüşler yaşamıştır. Yapılan yerli filmlerin sayısı ve elde edilen gişe hâsılatları önemli ölçüde düşmüştür. Amerikan yapımı filmler onlarca yıldır hatta belki de hiç olmadığı kadar piyasa hâkim olmuş durumda. Bu kriz Batı sinema dünyası ile iletişme geçme gereğini doğurmuş ve Hong Kong aksiyon sineması son zamanların en büyük Batı tesirine girmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hollywood dışında baş döndürücü genç oyuncularaysa daimi bir ilgi vardır. Aksiyon filmleri <strong>Ekin Cheng</strong> ve <strong>Nicholas Tse</strong> gibi bebek yüzlü Kantonlu pop müzik idolleri ile adlarını duyurur ve dijital efektlerle de filmler desteklenir. Bu trende öncülük edenlerse bir önceki kuşakta dövüş sanatları dalında eğitilmiş aktörlerden başkası değildir.  1990’ların sonlarına doğru,  Kantonlu pop starların <strong>Downtown Torpedoes</strong> (1997), <strong>Gen-X Cops</strong> ve <strong>Purple Storm</strong> (1999) gibi bazı filmleri daha ileri teknoloji ve daha Amerikan tarzı aksiyon sahneleri ile yeni bir moda akımına şahitlik ediyordu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Andrew Lau</strong>&#8216;nın wuxia tarzı komedi kitabının uyarlaması <strong>The Storm Riders</strong> (1998) rekor kıran bir hâsılat yaptı ve daha önce Hong Kong filmlerinde neredeyse hiç görmediğimiz bilgisayar destekli görüntülerin kullanıldığı bir döneme öncülük etti. <strong>Tsui Hark</strong>’ın çok para harcayıp CGI- destekli çabalarının sonucunda ortaya koyduğu <strong>Time and Tide</strong> (2000) ve <strong>The Legend of Zu</strong> (2001) ise beklenen başarıyı yakalayamadı. Komedi mega starı ve yönetmen Stephan Chow tipik dövüş sanatları geleneğinde kullandığı ince parodileri çizgi filmsel bir biçimde sunmak için dijital efektleri kullandı, sonucunda her biri gişe rekorları kıran  <strong>Shaolin Soccer</strong> (2001) ve <strong>Kung Fu Hustle</strong> (2004) filmlerini sinemaya kazandırdı.</p>
<p style="text-align: justify;">Önemli sayılabilecek bir farklılığı da daha gösterişsiz ve daha aktör odaklı cinayet filmleri yarattı. Bu filmler John Woo’dan ilham almış önceki örneklerinden farklıydı. <strong>Milkyway Image</strong> Yapım Şirketi <strong>Patrick Yau</strong>&#8216;’un<strong> Expect the Unexpected</strong> (1998), <strong>Johnnie To</strong>&#8216;un <strong>The Mission</strong> (1999) ve <strong>Running Out of Time</strong> (1999) filmleriyle bu tarza öncülük etmektedir. <strong>Andrew Lau</strong> ve <strong>Alan Mak</strong>&#8216;un kapalı gişe filmleri <strong>Infernal Affairs</strong> üçlemesi (2002–2003) Polisiye-gerilim tarzındaki bu yeni akımı ateşlediler.</p>
<p style="text-align: justify;">Başka endüstrilerle de birlikte çalışarak, özellikle Çin’de, bambaşka bir iyileştirme ve hayata döndürme stratejisi uygulanıyor. Hong Kong starları ve sektördeki diğer çalışanlar <strong>Crouching Tiger</strong>, <strong>Hidden Dragon</strong> (Taiwan, 2000) ve <strong>Hero</strong> (China, 2002) gibi filmlerle uluslarası wuxia başarılarına imzalarını atmaya devam ediyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong>İyi &#8220;Kötü Film&#8221; için çeviren: </strong><span style="color: #ff0000;"><strong>Merve YÜKSEL</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/hong-kong-aksiyon-sinemasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Five Element Ninjas (1982)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/five-element-ninjas-1982/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/five-element-ninjas-1982/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 17:43:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Asya Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Dövüş Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[5 Deadly Venoms]]></category>
		<category><![CDATA[Chang Cheh]]></category>
		<category><![CDATA[Cheng Tien-chi]]></category>
		<category><![CDATA[Chinese Super Ninjas]]></category>
		<category><![CDATA[Five Element Ninjas]]></category>
		<category><![CDATA[kung fu filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Meng Lo]]></category>
		<category><![CDATA[Mortal Combat]]></category>
		<category><![CDATA[Ren zhe wu di]]></category>
		<category><![CDATA[Shaw Brothers]]></category>
		<category><![CDATA[Shaw Studio]]></category>
		<category><![CDATA[The Kid with the Golden Arms]]></category>
		<category><![CDATA[Tien Hsiang Lung]]></category>
		<category><![CDATA[Unbeatable Dragon]]></category>
		<category><![CDATA[Wai-Man Chan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=2316</guid>
		<description><![CDATA[Five Element Ninjas, yönetmenliğini Chang Cheh’in yaptığı 1982 yapımı bir Shaw Brothers kung fu filmi. Shaw Brothers tarafından yapılmış en iyi işlerden biri olduğunu söylemek mümkün. Film çok sayıda düello sahnesi içermekle beraber, sahnelerin hepsi de inanılmaz bir enerji ile dolu. Koreografinin olduğu kadar oyuncuların da kondisyonlarının etkisiyle çok başarılı bir görsellik sunuyor film. Filmin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/02/five-element-ninjas.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2317" title="five-element-ninjas" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/02/five-element-ninjas.jpg" alt="" width="254" height="335" /></a>Five Element Ninjas, yönetmenliğini Chang Cheh’in yaptığı 1982 yapımı bir Shaw Brothers kung fu filmi. Shaw Brothers tarafından yapılmış en iyi işlerden biri olduğunu söylemek mümkün. Film çok sayıda düello sahnesi içermekle beraber, sahnelerin hepsi de inanılmaz bir enerji ile dolu. Koreografinin olduğu kadar oyuncuların da kondisyonlarının etkisiyle çok başarılı bir görsellik sunuyor film. Filmin tamamında kendini gösteren yaratıcılık, şaşırtıcı derecede kanlı sahneler ve bir o kadar eğlenceli olması filmi kopmadan izlemeyi sağlıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Çektiği dövüş filmleriyle tanınan ve bu konuda oldukça başarılı olan yönetmen Chang Cheh, o sıralar yeni keşfettiği, dövüşteki inanılmaz yeteneği ve çevikliği ile göz dolduran yeni yıldız Cheng Tien-chi’ye bu filminde başrol verir. Yönetmen Chang Cheh Shaw Studio’nun başarılı ve renkli bir kariyere sahip yönetmenlerinden biriyken 1983 yılında Shaw Studios’dan ayrılır ve düşük bütçeli Tayvan filmlerine imza atar fakat geçmişteki başarısını yakalayamaz. Five Element Niinja, yönetmenin Shaw’da yaptığı son başarılı iştir. Oyuncularının da katkısıyla film uluslararası bir üne kavuşur ve oldukça popüler olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Five Element Ninjas, intikam, ihanet ve hırsı içinde barındıran bir film. Konusu ise kısaca şöyle: Cheng Yun ve beş element Ninjaları, bir kung fu okulundaki tüm öğrencileri katlederler. Bu olaydan kurtulan Tsiau Chin Hau kendisine bir öğretmen bulur ve dört arkadaşıyla birlikte Ninjalığın tüm sırlarını öğrenerek, Cheng Yun ve beş element Ninjalardan intikam almaya karar verir. Aldığı eğitimden sonra içindeki intikam ateşi ve hırsla kötü Ninjalara meydan okur. Filme adını veren beş element ise altın, ağaç, su, ateş ve topraktır.  <span id="more-2316"></span>Altın: Bu Ninjalar altın başlık takarlar. Aynı zamanda kalkan görevi görür bu başlıklar. Bıçak kullanmada da çok ustadırlar. Başlıklarının altın yüzeyleri yansıyınca düşmanlarının gözlerini kör eder. Tien-hao ve arkadaşları bu Ninjalarla baş etmek ve başlıkların parlamasını engellemek için çeşitli silahlar kullanırlar. Altın Ninjalar ancak başlıkları parçalanınca öldürülebilirler.</p>
<p style="text-align: justify;">Ağaç: Ağaç Ninjalar ise ağaç kostümü içindedir ve ağaçlara saklanırlar. Yıldız kullanma konusunda da ustadırlar. Düşmanlarına karşı ağaçları kullanarak bir teknik geliştirmişlerdir, ağaçtan ağaca çok rahat atlayarak ilerleyebilmekte ve ağaçları birer kamuflaj olarak kullanmaktadırlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Su: Bu Ninjalar ise düşmanlarına doğru zamanda hamle yapabilmek için suyun altında ilerlerler. Düşmanlarını alt etmek için suyun altında çeşitli numaralar geliştirmişlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ateş: Bu Ninjalar da kullandıkları duman fişekleri ve barut ile düşmanlarını  kör ederler. Ayrıca gizlenmek için de dumandan faydalanırlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Toprak: Toprak Ninjaları ise düşmanlarına toprağın altından saldırırlar. Toprağı bir kamufle aracı olarak kullandıkları gibi toprak altında da çok hızlı hareket edebilme özelliğine sahiptirler.</p>
<p style="text-align: justify;">Five Element Ninjas, Shaw Studios’un en iyi işlerinden biri olmakla birlikte Kung Fu dövüş sanatının da en güzel örneklerinin sergilendiği, iyi bir dövüş koreografisine sahip, fantastik bir iyi”kötü film”.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/02/five-element-ninjas-1982.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2318" title="five-element-ninjas-(1982)" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2010/02/five-element-ninjas-1982.jpg" alt="" width="660" height="666" /></a></p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/TRlWJcs/500x408/0" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/TRlWJcs-Five-element-ninjas-1982-http-iyikotufilm-com"><img src="http://static.sevenload.net/img/sevenload.png" alt="Five element ninjas (1982) http://iyikotufilm.com/" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/five-element-ninjas-1982/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Satanik (1968)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/satanik-1968/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/satanik-1968/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2009 20:09:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimkurgu Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Comic Books]]></category>
		<category><![CDATA[Diabolik]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Marnie Bannister]]></category>
		<category><![CDATA[Emanuelle]]></category>
		<category><![CDATA[Eurospy]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastic Movies]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Femme fatale]]></category>
		<category><![CDATA[Italian Trash]]></category>
		<category><![CDATA[Julio Pena]]></category>
		<category><![CDATA[Killing]]></category>
		<category><![CDATA[Killink]]></category>
		<category><![CDATA[Luigi Montini]]></category>
		<category><![CDATA[Magda Konopka]]></category>
		<category><![CDATA[Mario Bava]]></category>
		<category><![CDATA[Max Bunker]]></category>
		<category><![CDATA[Mister x]]></category>
		<category><![CDATA[Piero Vivarelli]]></category>
		<category><![CDATA[Satanik]]></category>
		<category><![CDATA[Süper Kahramanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Umberto Raho]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=1948</guid>
		<description><![CDATA[Satanik, isminin çağrıştırdığı gibi içinde Şeytani unsurları içeren bir korku filmi değil. Film aynı yıl çevrilen Mario Bava’nın “Diabolik”i gibi maskeli bir çizgi roman kahramanının adaptasyonu. Yönetmenliğini Piero Vivarelli’nin yaptığı filmin başrollerinde ise Magda Konopka, Julio Pena, Umberto Raho, Luigi Montini yer alıyor. Satanik yüzündeki biçimsiz yaralardan kurtulmak isteyen Dr. Marnie Bannister (Magda Konopka)’in hikayesini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/12/satanik-poster.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1949" title="satanik-poster" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/12/satanik-poster.jpg" alt="satanik-poster" width="254" height="335" /></a>Satanik, isminin çağrıştırdığı gibi içinde Şeytani unsurları içeren bir korku filmi değil. Film aynı yıl çevrilen Mario Bava’nın “Diabolik”i gibi maskeli bir çizgi roman kahramanının adaptasyonu. Yönetmenliğini Piero Vivarelli’nin yaptığı filmin başrollerinde ise Magda Konopka, Julio Pena, Umberto Raho, Luigi Montini yer alıyor. Satanik yüzündeki biçimsiz yaralardan kurtulmak isteyen Dr. Marnie Bannister (Magda Konopka)’in hikayesini anlatmakta.</p>
<p style="text-align: justify;">1964 yılında İtalyan çizgi roman yazarı Max Bunker ( ya da bir diğer ismiyle Luciano Secchi) “Killing” isimli bir seriye başlar. Killing’in her kitapta olmasa da bazılarında alt başlık olarak Satanik ismi geçmekteydi. Seri, başka birçok İtalyan çizgi romanına ilham kaynağı olan 1911 yılında yayımlanan Fransız çizgi romanı Fantomas’dan esinlenmekteydi. Fantomas’da da başroldeki erkek karakter iskelet görünümlü bir kıyafet giymekteydi.</p>
<p style="text-align: justify;">Yönetmen’in Satanik’ten öncede Mister X (1967) adında Diabolik tarzında bir casus filmi daha var. Satanik’ten sonra birkaç Emanuelle filmine imza atan yönetmen Piero Vivarelli ve yapımcı/senarist Eduardo Manzanos Brochero çizgi romanı filme çevirirken oldukça özgür davranmış. Çünkü filmde erkek bir kahraman yok, hatta iskelet görünümlü kıyafet giymiş birisi de yok.  Filmde yukarda da belirttiğim gibi Dr. Marnie Bannister’in hikayesi anlatılmakta. Dr. Bannister yüzündeki yaralardan kurtulmak istemektedir.<span id="more-1948"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Madrid’de yaşayan tanıdığı bir bilim adamı hayvanlar üzerinde hücreleri yenileyen bir formül geliştirmiştir. Hayvanlar üzerinde oldukça etkili sonuçlar veren bu formül, hayvanları oldukça agresif yapmaktadır. Bu sebeple profesör Dr. Bannister’in isteğine rağmen bu formülü bir insanın üzerinde denemeyi kabul etmez. Bannister profesörü öldürür ve formülü kendi üzerinde uygular. Çok güzel genç bir kadın olur, fakat aynı zamanda bir katile dönüşmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin senaryosu oldukça eğlenceli, fakat yönetmenin yeterli beceriye ve paraya sahip olamamasından dolayı oldukça eksik kalmış.  Makyaj konusunda da filmin ana karakterine uygulanan makyaj oldukça basit. Filmin başında makyajla yaşlandırılmış kadını gördüğümüzde filmin ilerleyen dakikalarında bir şekilde gençleşmiş olarak karşılaşacağımızı tahmin etmek olası.</p>
<p>60’ların casus filmlerini özellikle içinde bilim kurgu öğelerini barındıranları seviyorsanız Satanik izlemesi keyifli ilginç bir yapım.</p>
<p><a href="http://www.otekisinema.com/2009/12/05/satanik-1968/">Öteki Sinema</a>&#8216;da yazdığım yazıdır.</p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/12/satanic1968.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1955" title="satanic1968" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/12/satanic1968.jpg" alt="satanic1968" width="587" height="300" /></a></p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/12/ssatanik.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1957" title="ssatanik" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/12/ssatanik.jpg" alt="ssatanik" width="591" height="435" /></a></p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/IG1iess/500x408/0" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/IG1iess-Satanik-1968"><img src="http://static.sevenload.net/img/sevenload.png" alt="Satanik 1968" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/satanik-1968/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>El Santo Filmleri</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/el-santo-filmleri/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/el-santo-filmleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 12:25:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alberto Lopez]]></category>
		<category><![CDATA[Batman]]></category>
		<category><![CDATA[Blue Demon]]></category>
		<category><![CDATA[Bruce Wayne]]></category>
		<category><![CDATA[Clark Kent]]></category>
		<category><![CDATA[El Medico Asesino]]></category>
		<category><![CDATA[El Santo]]></category>
		<category><![CDATA[El Santo Movies]]></category>
		<category><![CDATA[Enrique Verhara]]></category>
		<category><![CDATA[Fury of the Karate Experts]]></category>
		<category><![CDATA[Jose Cruz]]></category>
		<category><![CDATA[Lucha Libre]]></category>
		<category><![CDATA[Meksika]]></category>
		<category><![CDATA[Meksika sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Mil Mascaras]]></category>
		<category><![CDATA[Rodolfo Guzman Huerta]]></category>
		<category><![CDATA[rudo]]></category>
		<category><![CDATA[Salvador Lutteroth]]></category>
		<category><![CDATA[Santo vs. The Zombies]]></category>
		<category><![CDATA[Superman]]></category>
		<category><![CDATA[The Evil Brain]]></category>
		<category><![CDATA[The Infernal Men]]></category>
		<category><![CDATA[The Man In The Silver Mask]]></category>
		<category><![CDATA[The Mummies of Guanajuato]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=1765</guid>
		<description><![CDATA[Meksika’da oldukça popüler olan güreşçi kahraman filmleri (Lucha Libre)’nin tarihi oldukça eskilere gider. 1950’lerde görülmeye başlayan bu filmlerin kaynağı 1933 yılında profesyonel güreşi Amerika’dan Meksika’ya getiren Salvador Lutteroth’a dayanır. Lucha Libre ülkede çok tutulan bir spor haline gelirken güreşçilerin taktıkları maskeler de efsaneleşmiştir. Bazı karşılaşmalarda kaybeden güreşçi maskesini çıkarmaya zorlanırdı, böylece yüzü ve gerçek kimliği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;">Meksika’da oldukça popüler olan güreşçi kahraman filmleri (Lucha Libre)’nin tarihi oldukça eskilere gider. 1950’lerde görülmeye başlayan bu filmlerin kaynağı 1933 yılında profesyonel güreşi Amerika’dan Meksika’ya getiren Salvador Lutteroth’a dayanır. Lucha Libre ülkede çok tutulan bir spor haline gelirken güreşçilerin taktıkları maskeler de efsaneleşmiştir. Bazı karşılaşmalarda kaybeden güreşçi maskesini çıkarmaya zorlanırdı, böylece yüzü ve gerçek kimliği öğrenilmiş olurdu. Bu filmlerin başkahramanları hem maskeli güreşçiler hem de suçla mücadele eden bir süper kahramandır. </span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/10/santo-invasion-marcianos-723051.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1766" title="santo-invasion-marcianos-723051" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/10/santo-invasion-marcianos-723051.jpg" alt="santo-invasion-marcianos-723051" width="525" height="393" /></a></span></p>
<p style="text-align: justify;">El Santo, gerçek ismiyle Rodolfo Guzman Huerta 23 Eylül 1917’de Tulancigo, Hidalgo, Meksika’da doğdu. Profesyonel güreş hayatına Peralvillo Cozumel Arena’da, 28 Haziran 1934 yılında, henüz 16 yaşındayken, kendi ismiyle başladı. Kendi ismi dışında ringlerde Rudy Guzman, El Enmascarado, El Hombre Rojo, El Murcielago 2 ve El Demonio Negro isimleriyle yer alan Huerta, ilk olarak “El Santo” ismini ise kariyerine başladıktan 8 sene sonra, 26 Haziran 1942’de kullandı. 1934 yılından 12 Eylül 1982 yılına kadar güreşe devam eden El Santo, 48 yıl boyunca profesyonel olarak güreşti.<span id="more-1765"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Santo ringlerdeki kariyerine “rudo” yani kötü çocuk olarak başlar, ama yıllar geçtikçe ringlerdeki kariyerine iyi adam olarak devam etmeye karar verir. Jose Cruz adındaki bir yayımcı 1952 yılında Santo’nun fantastik maceralarını konu alan haftalık bir çizgi roman serisi çıkarır ve bu Santo figürünün Meksika’da bir efsane olmasına vesile olur. Çizgi roman 35 yıl boyunca yayınlanır ve Meksika’nın en popüler çizgi roman serisi olarak tarihe geçer.</p>
<p style="text-align: justify;">Santo’ya 1952 yılında “The Man In The Silver Mask” serisinde oynaması teklif edilir. Fakat Santo bu teklifi gişede başarısız olacağı düşüncesiyle reddeder.  Bunun üzerine rol başka bir ünlü güreşçi olan El Medico Asesino’ya teklif edilir ve kabul eder. Filmin başarısı üzerine Santo daha sonra gelen tekliflere olumlu bakmaya başlar.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/10/ELSANTO1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1770" title="ELSANTO1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/10/ELSANTO1.jpg" alt="ELSANTO1" width="484" height="378" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Santo’nun ilk filmi 1958 yılında Küba’da oldukça düşük bir bütçeyle çekilen “The Evil Brain” filmidir. Filmde Santo isimsiz maskeli bir ajanı canlandırmaktadır. Bu filmi takip eden başka bir filmde de (The Infernal Men) Santo yine maskeli isimsiz bir kahramandır ve polise uyuşturucu satıcılarıyla olan mücadelesinde yardım eder.</p>
<p style="text-align: justify;">Bruce Wayne ve Clark Kent filmlerde suçla mücadele etmek için Batman ve Superman’e dönüşmesi gerekir ama El Santo her zaman El Santo’dur. Filmlerde, çizgi romanlarda ve güreş kariyerinde  gerçek kimliği özenle saklanmıştır… hatta El Santo maskesiyle uyur.</p>
<p style="text-align: justify;">1961 yılında prodüktör Alberto Lopez’le anlaşmasıyla “El Santo”nun film kariyeri kült klasik “Santo vs. The Zombies” filmiyle tam olarak başlar. Santo’ya bu film için 1700 dolar ödenir. Fakat daha sonra 1964 yılında yapımcı Enrique Verhara ile çalışmaya başladıktan sonra ücretini arttırır.</p>
<p style="text-align: justify;">Santo kariyeri boyunca 1958 yılından 1982 yılına kadar 52 Meksika filminde boy göstermiştir. Bunların içinden 9 tanesi ise diğer ünlü maskeli kahraman Blue Demon’ın başrolde olduğu filmlerdir. Santo’nun en iyi filmi “The Mummies of Guanajuato (1970)”dur. Bu filmde Santo’ya diğer maskeli kahramanlar Blue Demon ve Mil Mascaras eşlik etmektedir. 1977 yılında maskeli kahramanlar filmlerinin popülaritesi kaybolsa da El Santo bu dönemde birkaç filmde daha oynayacak ve 1982 yılında Florida’da çekilen “Fury of the Karate Experts” filmiyle sinema kariyeri ve güreş kariyerine son verecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/el-santo-filmleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Supervixens (1975)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/supervixens-1975/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/supervixens-1975/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 14:02:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Thriller]]></category>
		<category><![CDATA[İstismar Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alejandro Jodorowsky]]></category>
		<category><![CDATA[Beyond The Valley Of The Dolls]]></category>
		<category><![CDATA[Charles Napier]]></category>
		<category><![CDATA[Chesty Anderson]]></category>
		<category><![CDATA[Christy Hartburg]]></category>
		<category><![CDATA[Colleen Brennan]]></category>
		<category><![CDATA[Deborah McGuire]]></category>
		<category><![CDATA[Russ Meyer]]></category>
		<category><![CDATA[Shari Eubank]]></category>
		<category><![CDATA[Supervixens]]></category>
		<category><![CDATA[Timothy Carey]]></category>
		<category><![CDATA[Uschi Digard]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=1728</guid>
		<description><![CDATA[Supervixens yönetmenliğini Russ Meyer’in yaptığı 1975 yapımı cinselliği hicivle harmanlayan bir film. Oyuncu kadrosunda Meyer’in filmlerinde sıkça yer alan Charles Napier, Uschi Digard ve Haji yer alıyor. Ayrıca filmde kariyerinde bu film dahil sadece iki film olan ve Supervixens’de iki rol ile karşımıza çıkan Shari Eubank ve kariyerinin tek rolünü oynayan Christy Hartburg var. Russ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/09/supervixens-poster.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1729" title="supervixens-poster" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/09/supervixens-poster.jpg" alt="supervixens-poster" width="254" height="335" /></a>Supervixens yönetmenliğini Russ Meyer’in yaptığı 1975 yapımı cinselliği hicivle harmanlayan bir film. Oyuncu kadrosunda Meyer’in filmlerinde sıkça yer alan Charles Napier, Uschi Digard ve Haji yer alıyor. Ayrıca filmde kariyerinde bu film dahil sadece iki film olan ve Supervixens’de iki rol ile karşımıza çıkan Shari Eubank ve kariyerinin tek rolünü oynayan Christy Hartburg var.</p>
<p style="text-align: justify;">Russ Meyer, David Lynch ya da Alejandro Jodorowsky gibi filmlerinde kendi ütopik dünyasını yaratan ve bu dünyaya sizi davet eden bir yönetmen. Her ne kadar bu dünyada yaşamak istemesem de, bu dünyayı ziyaret etmek büyük keyif veriyor. Tabii bu durum herkes için geçerli olmayabilir, çünkü Meyer filmlerini ya seversiniz ya da sevmezsiniz. Çoğu izleyici için Pussycat ya da Beyond The Valley Of The Dolls Meyer’in en başarılı filmleri olarak gösterilse de Supervixens de aynı derecede övgüyü hak eden bir film.</p>
<p style="text-align: justify;">Clint (Charles Pitts) bir benzin istasyonunda çalışmaktadır. Müşterisi Super Lorna (Christy Hartburg) tarafından ayartılmak istenir, kız arkadaşı Super Angel (Shari Eubank) bu olayı duyar ve kıskançlıkla kavgaya girişir. Polis memuru Harry (Charles Napier) bu olaya şahit olur. Bu arada Super Angel’a abayı yakan polis memuru Harry, Super Angel’ı öldürür. Fakat cinayet Clint’in üzerine kalır ve yaşadığı yerden kaçar. Bu kaçış sırasında Clint birçok maceraya karışır ve bu maceraların içinde tabii ki Meyer’in olmazsa olmazları iri göğüslü kızlar da vardır. Fakat bu kaçış bir benzin istasyonunda karşısına çıkan Super Vixen (Shari Eubank) ile son bulur. Super Vixen, Super Angel’ın tekrar ete kemiğe bürünmüş halidir. Sonunda tekrar yakalanan bu mutluluk da uzun sürmez, çünkü Harry tekrar ortaya çıkar.<span id="more-1728"></span></p>
<p><a href="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/09/supervixens.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1731" title="supervixens" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/09/supervixens.jpg" alt="supervixens" width="660" height="666" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Meyer Supervixens’de seyirciyi erotik imaj bombardımanına tutuyor. Fakat çoğu filminde yaptığı gibi erotizm ile porno arasındaki o ince çizgide dolaşıp, pornoya yönelmiyor. Ayrıca bütün bunları bir çizgi romanın hayata geçmiş hali olarak içine mizahı, şiddeti ve seksi katarak harmanlıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmde polis memuru Harry rolündeki Charles Napier oldukça başarılı. Canlandırdığı psikopat, iktidarsız, kadın katili polis rolünde belki de kariyerinin en iyi işini çıkarmış. Ayrıca filmde canlandırdığı iki ayrı rol ile (Super Angel/Super Vixen) Shari Eubank da rolünün hakkını veren bir diğer isim. Fakat Shari ekrandaki karizmasına rağmen sadece iki film çevirmiş. Supervixens’den sonra Timothy Carey ile Chesty Anderson, USN de oynadı ve trash sinemaseverlerin gönlünde taht kurmayı başardı.</p>
<p style="text-align: justify;">Supervixens mizahın, şiddetin, dolgun hatlı kızların, seksin bir sürreal karışımı olarak başka hiçbir filme benzememekte. Tabii ki Russ Meyer’in diğer filmleri hariç.</p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/b4ejbke/500x408/0" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/b4ejbke-Supervixens-1975"><img src="http://static.sevenload.com/img/sevenload.png" alt="Supervixens (1975)" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/supervixens-1975/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>American Ninja (1985)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/american-ninja-1985/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/american-ninja-1985/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 May 2009 21:41:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dövüş Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[American Ninja]]></category>
		<category><![CDATA[American Samurai]]></category>
		<category><![CDATA[Cyborg Cop]]></category>
		<category><![CDATA[Die Hard]]></category>
		<category><![CDATA[First Blood]]></category>
		<category><![CDATA[Golden Ninja Warrior]]></category>
		<category><![CDATA[Micheal Duidkoff]]></category>
		<category><![CDATA[Missing in Action]]></category>
		<category><![CDATA[Red Scorpion]]></category>
		<category><![CDATA[Revenge of the Ninja]]></category>
		<category><![CDATA[RoboCop]]></category>
		<category><![CDATA[Steve James]]></category>
		<category><![CDATA[The Ninja Squad]]></category>
		<category><![CDATA[The Punisher]]></category>
		<category><![CDATA[The Running Man]]></category>
		<category><![CDATA[The Terminator]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=1047</guid>
		<description><![CDATA[Aksiyon filmleri açısından 80ler oldukça zengin yıllardı. The Terminator, Missing in Action, Die Hard, Red Scorpion, First Blood, The Punisher, RoboCop, The Running Man ve American Ninja bunlardan bazıları. American Ninja diğer aksiyon filmlerinde olduğu gibi izlemesi oldukça eğlenceli bir film. Gayet başarılı dövüş ve aksiyon sahneleri mevcut. Ayrıca bir Ninja filmini Çin bakış açısı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-1048" title="american_ninja" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/05/american_ninja.jpg" alt="american_ninja" width="244" height="370" />Aksiyon filmleri açısından 80ler oldukça zengin yıllardı. The Terminator, Missing in Action, Die Hard, Red Scorpion, First Blood, The Punisher, RoboCop, The Running Man ve American Ninja bunlardan bazıları. American Ninja diğer aksiyon filmlerinde olduğu gibi izlemesi oldukça eğlenceli bir film. Gayet başarılı dövüş ve aksiyon sahneleri mevcut. Ayrıca bir Ninja filmini Çin bakış açısı (The Ninja Squad, Ninja Terminator, Golden Ninja Warrior gibi) dışında Amerikan gözünden izlemek, Amerikalıların bu işe nasıl yaklaştıklarını görmek adına da izlemeye değer bir film.</p>
<p style="text-align: justify;">Oldukça düşük bir bütçeyle çekilmiş bir film American Ninja, fakat aksiyon açısından oldukça zengin. İyi kotarılmış dövüş sahnelerinin yanı sıra oyunculuk konusunda da gayet başarılı. Micheal Duidkoff’un canlandırdığı karakter gerçekten gizemli ve Steve James’le iyi bir kimya oluşmuş aralarında. Film izleyiciyi sıkmadan hızlı bir şekilde ilerliyor. Yönetmen Sam Firstenberg’in oldukça iyi iş çıkardığı filmde, aksiyon sahnelerindeki fotoğraflar, kamera açıları çok başarılı.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmimizin konusu ise kısaca şöyle: Joe Armstrong (Michael Dudikoff) dövüş sanatlarında oldukça başarılı, Filipinler’de Amerikan ordusu için çalışan bir askerdir. Bir grup tarafından birliğine saldırı olur ve silahlarını çalmak isterler ve bu sırada albayın kızı Patricia’yı kaçırırlar. Joe kızı kurtarıp geri getirir fakat birlikteki herkes ölmüştür. Saldıran çetenin lideri ise planlarını altüst eden bu adamdan intikam almaya karar verir ve bir Ninja ordusunu Joe’yu öldürmek ve kızı geri getirmek için gönderir.  <span id="more-1047"></span>Yönetmenin kuşkusuz en çok bilinen filmleri American Ninja serileri olsa da Revenge of the Ninja (1983), American Samurai (1992), Cyborg Cop (1993) gibi bilindik ve dönemin video piyasasının popüler filmlerine de imza atmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Film ve filmin serileri ülkemizde özel televizyonların yaygınlaşmaya başladığı dönemler özellikle 90’lı yıllarda oldukça sık gösteriliyordu. Bu yüzden belki de Türkiye’de yaşayan bir çok film izleyicisine ilk akıllarına gelen Ninja filmi sorulduğunda büyük çoğunluğu hiç düşünmeden American Ninja cevabını verecektir. Eğer hala izlemediyseniz hiç düşünmeyin ve hemen izleyin…</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1051" title="american-ninja11" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/05/american-ninja11.jpg" alt="american-ninja11" width="500" height="1054" /></p>
<p><script src="http://tr.sevenload.com/pl/UntiWRS/500x408/0" type="text/javascript"></script></p>
<p>Link: <a href="http://tr.sevenload.com/videolar/UntiWRS-American-Ninja-1985-http-iyikotufilm-com"><img src="http://static.sevenload.com/img/sevenload.png" alt="American Ninja (1985) http://iyikotufilm.com/" width="66" height="10" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/american-ninja-1985/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tornado / The Last Blood (1983)</title>
		<link>http://iyikotufilm.com/tornado-the-last-blood-1983/</link>
		<comments>http://iyikotufilm.com/tornado-the-last-blood-1983/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2009 07:46:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Demirtaş</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Antonio Margheriti]]></category>
		<category><![CDATA[Antonio Marsina]]></category>
		<category><![CDATA[Commandos Movie]]></category>
		<category><![CDATA[Cross of Iron]]></category>
		<category><![CDATA[Giancarlo Prete]]></category>
		<category><![CDATA[Gianfranco Couyoumdjian]]></category>
		<category><![CDATA[Italian Trash]]></category>
		<category><![CDATA[Komando]]></category>
		<category><![CDATA[Komando Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Luciano Pigozzi]]></category>
		<category><![CDATA[Sam Peckinpah]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[The Last Blood]]></category>
		<category><![CDATA[The Last Hunter]]></category>
		<category><![CDATA[Tiger Joe]]></category>
		<category><![CDATA[Tito Carpi]]></category>
		<category><![CDATA[Tornado]]></category>
		<category><![CDATA[Vietnam Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Vietnam War]]></category>
		<category><![CDATA[War Movie]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://iyikotufilm.com/?p=919</guid>
		<description><![CDATA[Eski İtalyan yönetmenlerinin en sevdiğim tarafı her türden filme el atmaları. (Western, Korku, Erotik, Dram, Komedi ve hatta Porno) Antonio Margheriti de diğer İtalyan meslektaşları gibi çeşitli bir filmografiye sahip. Ancak bunlar arasında Aksiyon-Savaş filmleriyle öne çıkıyor yönetmen. 80’lerin en üretken İtalyan yönetmenlerinden olan A. Margeriti, dönemin Vietnam Savaş ve Komando filmlerinin en ünlü yönetmenlerinden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-920" title="tornado-the-last-blood1" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/04/tornado-the-last-blood1.jpg" alt="tornado-the-last-blood1" width="234" height="430" />Eski İtalyan yönetmenlerinin en sevdiğim tarafı her türden filme el atmaları. (Western, Korku, Erotik, Dram, Komedi ve hatta Porno) Antonio Margheriti de diğer İtalyan meslektaşları gibi çeşitli bir filmografiye sahip. Ancak bunlar arasında Aksiyon-Savaş filmleriyle öne çıkıyor yönetmen.</p>
<p style="text-align: justify;">80’lerin en üretken İtalyan yönetmenlerinden olan A. Margeriti, dönemin Vietnam Savaş ve Komando filmlerinin en ünlü yönetmenlerinden biri. The Last Hunter (1980), Tiger Joe (1982) ve Tornado (1983) gibi klasiklere imza atmış ve yukarıda bahsettiğim filmler aslında bir üçlemenin parçaları. Tornado belki de içlerinde en zayıf olanı diyebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">Film konusu açısından Peckinpah’ın Cross of Iron filmini anımsatsa da, yönetmenin kattığı ufak tefek yeniliklerle Cross of Iron’un rip-offu demek pek mümkün değil. Tornado biri kaptan diğeri çavuş olan iki Yeşil Bereli’nin fikir ayrılığı üzerine kurulu bir film. Vietnam Savaşı’nın son günlerinde, aklını biraz oynatmış Amerikalı Kaptan (Antonio Marsina, “Leathernecks”) Yeşil Berelileri’ni riskli bir görev için görevlendirir. Çavuş Maggio (Giancarlo Prete, “The Assisi Underground”)komutanının bu tutumundan pek hoşlanmaz. Bir arkadaşı komutanın bu riskli görevlendirmesi sonucu hayatını kaybeder. Bu otoriteden kaçmaya ve Kamboçya’ya gitmeye karar verir. Bu arada bir muhabirle (Luciano Pigozzi, “Double Target”) tanışır. Muhabir kaptanın deliliğini ortaya çıkarmaya ve Maggio’yu da kurtarmaya çalışır.<span id="more-919"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Filmdeki aksiyon sahneleri oldukça ucuz bir şekilde sahnelenmiş ve The Last Hunter’dan görüntüler içermekte. Fakat bu görüntüler filme oldukça iyi bir şekilde entegre edilmiş. Müzikler fena değil ama yine de The Last Hunter’ın seviyesine erişememiş.</p>
<p style="text-align: justify;">Senaryosu dahi senarist Tito Carpi ve Gianfranco Couyoumdijan tarafından yazılmış ve oldukça başarılı. Oyunculuk da gayet iyi. Maggio rolündeki Prete başarılı bir performans sergilemiş. Kırılmaz ve acımasız tarafının yanı sıra izleyiciye sempatik insan yanını da çok iyi yansıtmış. Marsina da manyak Kaptan rolünde gayet iyi. Ayrıca Luciano Pigozzi’yi (aka Allan Collins) görmek hoş olsa da sergilediği performans biraz sıkıcı.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-full wp-image-926" title="tornado-the-last-blood11" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/04/tornado-the-last-blood11.jpg" alt="tornado-the-last-blood11" width="448" height="333" /></p>
<p style="text-align: justify;">The Last Hunter’ın aksine, Margheriti bu filmde savaş karşıtı mesajına çok fazla vurgu yapmıyor. Her ne kadar savaş karşıtı bir film olsa da, bunu gerçekçi ve düz bir şekilde ele alıyor, aşırı vurgu yapmıyor. Ayrıca aksiyon sahneleri oldukça inandırıcı ve sembolik bir imajdan çok gerçekçilik ön planda tutulmuş. Grafik şiddet neredeyse yok gibi. Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki filmde küfürlü sözler oldukça az kullanılmış.</p>
<p style="text-align: justify;">Tornado her ne kadar çok orijinal bir film olmasa da oyuncularının başarılı performansları sayesinde izlenebilir bir film.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-929" title="tornado-the-last-blood4" src="http://iyikotufilm.com/wp-content/uploads/2009/04/tornado-the-last-blood4.jpg" alt="tornado-the-last-blood4" width="594" height="193" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://iyikotufilm.com/tornado-the-last-blood-1983/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
