iyiköfüfilm

2
Oca
2012

Karaoke Terror (2003)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı. Yorum Yok

Karaoke Terror, Japon sinemasının sosyolojik eleştiri yapan filmlerinden biri. Aynı zamanda herkese göre olmayan ağır bir kara mizah ile yoğrulmuş. Yalnız filmin adına veya IMDB’de korku türü altında listelenmiş olmasına bakarsanız aradığınızı bulamamanız mümkün. Filmin uyarlandığı  Showa kayo daizenshu adlı kitabın yazarı Ryû Murakami aslında bildik bir isim. Daha önce Takashi Miike’nin yönettiği bir film olan Audition da yazarın romanından uyarlanmış. Tabii bu  filmde Takashi Miike’nin hastalıklı zihninin etkisi de büyük olduğundan Karaoke Terror, Audition ile kıyaslanamayacak bir film. Durağanlık açısından Audition ile benzeşse de Audition kadar boğucu ve rahatsız edici de değil.

Film, iki grubun çatışmasını anlatıyor. Gruplardan biri yirmili yaşlarda, nasıl arkadaş olduklarını bile hatırlamayan ve hepsi de testosteron yüklü gençlerden oluşuyor. Diğer grup ise orta yaşlarda, eşlerinden boşanmış olan ve hepsinin de ismi Midori olan bir grup kadından ibaret. Bu iki grubun tek ortak özelliği Showa döneminin şarkılarına ilgi duymaları. Zaten filmin uyarlandığı kitabın ismi Showa Şarkıları Koleksiyonu gibi bir anlama geliyor. Parçalara bölünmüş olan filmin her bölümüne bir şarkı ismi verilmiş ve her bölümde de bölüme ismini veren şarkı söyleniyor. Filmin müzikal yapısını oluşturan olay bu.

Filmin yönetmeni Karaoke Terror’dan bir sene önce çektiği -ve hastası olduğum- Jam Films’i de yönetmiş olan Tetsuo Shinohara. Yönetmenin diğer filmleri ise genellikle melodram ağırlıklı. Midorilerin elebaşı olarak görünen Midori Hemmi’yi ise Takeshi Kitano’nun Dolls, Fireworks, Takeshis’  ve Summer of Kikujiro bir çok filminden hatırlayabileceğiniz Kayoko Kishimoto canlandırıyor. Filmin çoğu oyuncusunun sahip olduğu beyazperde tecrübesi ise Karaoke Terror’u daha fazla merak etmeye yarayabilir, hatta kağıt üzerinde yüksek beklentilere de sebep olabilir fakat sonuç olarak bu beklentileri tatmin edemeyen bir film olmuş.

Gençlerden birinin yolda peşine takılıp taciz ettiği kadından yüz bulamaması ve bunun sonucunda kadını öldürmesi ile olaylar başlıyor. Bu sefer kadınlardan biri intikam almak için genci öldürüyor. Sonra yiğidolardan biri cinayeti işleyen kadını öldürüyor derken bu böyle sürüp gidiyor. Filmin ara kısımlarında ise başta bahsettiğim Japon toplumu ile ilgili gözlemler ve eleştiriler var. Aslında -benim gibi- Japon kültürünün pek içinde olmayan kişiler için sıkıcı olsa da bir sonraki cinayetin nasıl işleneceğinin verdiği merak filmi izlemeye devam etmeyi sağlıyor. Fakat bu cinayet sahneleri de öyle uzun süren türden olmadığı -fakat eğlendirici olduğu- için beklemeye değer mi, değmez mi orasını takdirinize bırakıyorum. Filmin isminde geçen “terör” kelimesinin filmin genelindeki şiddete göre abartı olduğunu düşünsem de burada filmin son sahnesi devreye giriyor.

Yine kendi adıma konuşayım, bu tarz filmlerde seyircinin beklentisi bitmek bilmeyen diyaloglardan ziyade vahşet görmek olduğundan dolayı filmin iki saati bulan süresi de bana uzun geldi, en azından bir 20 dakikasından feragat edilebilirdi. Cinayet sahneleri ise eğlenceli, eğer -hemen aklıma ilk gören örnek olan- Ichi the Killer tarzı bir süre fışkıran kanlardan ibaret sahneler hoşunuza gidiyorsa eğlenmeniz mümkün. Özellikle filmin ikinci yarısındaki saldırı sahnesi de filmin tavan yaptığı yerlerden. Fakat ne yazık ki filmin finali bu saldırının ulaştığı zirve noktasından pek nasibini alabilmiş değil. Ama yine de filmin geneline göre değerlendirildiğinde yeterli. Filmdeki yan karakterlerden biri olan, aşağıdaki resimlerden birinde de görebileceğiniz  “yaşlı kitapçı” karakterinin göründüğü her sahnede çok güldüm. Özellikle orta yaşlı kadınların Japonya’ya verdiği zararlar üzerine yaptığı çılgın konuşma filmdeki en eğlenceli kısımdı. Filmin afişindeki ve bir sahnesindeki A Clockwork Orange göndermesi de aslında filmin mantığını gayet güzel açıklıyor. Bütün beklentileri bir kenara bırakıp bu filmi kendi gerçeküstü şiddeti ve kendini ciddiye almayan mantığı içerisinde izlemek alacağınız zevki arttırabilir.

Onca çabasına rağmen Karaoke Terror, bana sırf külahının dibindeki “tatlı son”u yiyebilmek için katlanılmış, tatsız tuzsuz bir Cornetto çağrışımı yaptı. Eğer kana bulanmış bir kadın-erkek ya da genç-yaşlı çatışmasını izlemek istiyorsanız ve yazıya rağmen yine de ilginizi çektiyse buyrun.

Yazan: Mert Kutay (mert@iyikotufilm.com)


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...


  1. Henüz yorum yapılmamış.

Yorumunuz:


Attack From Planet B Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korku Sitesi Once upon in a time in Western Öteki Sinema SİBB Sinematik Ters Ninja B-Film Blog


yeni