iyiköfüfilm

wet dream film fest 4

Wet Dream Film Festival erotik sinema alanında büyük bir etkinlikti ve 1970 ve 1971’de gerçekleştirilen iki etkinlikte birçok Danimarka yapımı film sahnelendi. İlginçtir ki festival Kopenhag’da değil Avrupa’nın karşı kültür başkenti olarak anılan Amsterdam’da gerçekleştirildi.

Wet Dream Festival kökenleri, Londra’nın yeraltı dergilerinden IT’in iki eski editörünün birşeyler içmek için 1969’da buluştukları Pazar öğleden sonrasına kadar uzanmaktadır. Tesadüfen her ikisi de yurtdışında yaşayan Amerikan vatandaşları Bill Levy ve Jim Haynes idi. Düzenli ziyaretçileri arasında Christine Keeler, James Baldwin, Dick Gregory, Ronnie (R.D.) Laing ve Mama Cass’ın olduğu ve genç David Bowie’nin rahatsız edilmeden prova yaptığı The Arts Lab on Drury Lane’in kurucularından olan Haynes bir süredir İngiliz yeraltı kültürünün yaratıcı isimlerindendi. Bundan önce ise Haynes Pink Floyd ve Sof Machine’in canlı performanslarına sahne olan UFO adlı gece kulübünü kurmuştu. IT 1966 senesinden beri devam etmekteydi ancak Haynes’in dergiyle olan tüm bağları bu noktada kesilmişti.

Haynes ve Levy cinsellik ve cinsel özgürlük hakkında bir dergi hazırlama fikrini çevrelerine duyuruyordu. Bir sene önce Kasım ayında yayın hayatına başlayan AI Goldstein’in Screw adlı dergisi açıkça bir ilham kaynağıydı. Bununla birlikte sırasıyla 1933 ve 1936’da doğmuş olan Haynes ve Goldstein aynı jenerasyona dahildi ve benzer etkileşimlerden esinlenmişlerdi. İkisi de Hnery Miller’in koşulsuz dürüstlüğü ve Lenny Bruce’un tavizsiz mizahının takipçileriydi. Bununla birlikte Haynes ve Levy başka bir şey istiyordu. Screw iğneleyici saygısızlığı ve mizahı ile tanınmıştı ve onlar odak noktasını mizah yerine cinsel özgürlük -Liberteryanizm- üzerine odaklamayı istediler.

Dergilerinin adını Suck koydular ve daha sonra oyun yazarı Heathcote Williams ve Avustralyalı Germaine Greer’den editör olarak kendilerine katılmalarını istediler. 1970 senesinde Greer The Female Eunuch adlı kitabıyla dünya çapında üne kavuşacaktı ama bundan öncesinde başlıca ilgi alanı olarak Shakespeare’in yerine cinselliği seçmişti. Çeşitli yeraltı dergileri için yazılar yazıyordu ve bu nedenle Suck’a da katılmıştı.

Heathcote’un yardımcı editörü olduğu The Transatlantic Review’ün ofisinde ilk toplantılarını yaptılar. O zamanlar Swinging London’ın ikonik süpermodeli Jean Shrimpton ile birlikteydi ve bu neden ile o da oradaydı. (Toplantı sırasında Heathcote ve Shrimpton müsade isteyerek sevişmek için başka bir odaya gitmişlerdi.) Suck gibi açık sözlü bir yayının merkezinin Londra’da olamayacağını farkeden grup dergiyi tanınmış Dutch Fluxus sanatçısı Willem de Ridder’in kendilerine tasarım ve baskıdan sorumlu olmayı vaat ettiği Amsterdam’da yayınlanmasına karar verdiler.

Tahmin ettikleri gibi dergi İngiltere’de büyük tepki çekti ve yasaklandı. İskoçya polisi Haynes ve Ridder’i sorgulamak için iki polis müfettişini Amsterdam’a gönderirken Londra’nın Compendium kitabevi derginin sayılarını sattığı için saldırıya uğradı ve Bill Levy en nihayetinde İngiltere’ye giriş hakkından mahrum edildi. Diğer bir olay ise polisin Arts Lab’ı basması idi. Görünüşte uyuşturucu ihbarı almışlardı ama Haynes onların Suck dergisinin sayılarını bulmayı umduklarını düşünüyordu. “Gerçekten de bina içerisinde Suck’ın iki kopyası vardı ama bunları bulamadılar –yatağımdaki yastığımın altına gizlemiştim.” Bununla birlikte dergi güvenli bir şekilde Amsterdam’a yerleşmişti ve İngiliz yetkililerinin yapabileceği başka bir şey yoktu. “İlk Avrupalı Seks Dergisi” olarak tanıtılan Suck anında bir başarı hikayesine dönüştü.

wet dream film fest 2

Bu sadece insanlarla dalga geçmeyi amaçlayan bir dergi değildi. “Cinselliği tüm açıklığıyla temsil etme” isteği neticesinde çok sayıda kadın dergiye katkıda bulunmuştu ve bunlar arasında en dikkate çeken Danimarkalı gazeteci ve “avangart feminist” Suzanne Bmgger idi. Bmgger’in Danimarka’da tanınmış bir kişilik haline gelmesi 1967 senesinde TV parodisi Kvindens uendeligefrigtJrelse’de (Womens End- less Liberation) rol almasına kadar uzanıyordu ve 1973’de ilk kitabı Deliver Us Love (Fri os fra ka!rligheden) –ataerkil değerler ve çekirdek ailenin uygunluğuna saldırmıştır- ile yankı uyandırmıştı. 

Suck için yaptığı katkılar arasında Özbekistan’da vahşice tecavüze uğramış olduğunun anlatımı yer alıyordu.

Suck ilk başta iyi başladı ama bir şeyler eksikti: derginin okuyucuları ve yazarlarını bir araya getirmenin bir yolu. İşte bu nedenle bir film festivali fikrini ortaya attılar.

Amsterdam Film Müzesinin yardımıyla Haynes bu etkinliği organize etti ve dünyanın her yerinden insanların katılımı bu çabalarının meyvesini vermesini sağladı. Göz kamaştırıcı Jean Shrimpton Londra’dan gelirken AI Goldstein de Germaine Greer, Richard Neville ve Michael Zwerin gibi isimlerin yanında jüride yer almak için New York’tan geldi. Etkinlik neredeyse her ülkeden misafiri ağırladı ve gösterimlerin kısa sürede tükenmesi ile büyük bir başarı elde edildi. Jüri birincilik ödülünü Ole Ege ve Shinkichi Tajiri tarafından hazırlanan Bodil, a Summer Day in 1910’e verdi ve Donald Cammell’in Performansından Mick Jagger’ın yatakta çekilmiş görüntüleri gibi dikkat çekici anlar yaşandı. Jean Genet Un chant d’amour için Blast ödülünü alırken Christie Eriksson Snow White and the Seven Dwarfs  ile Walt Disney anma ödülünü aldı. Amerikan sexploitation türünün önde gelen isimlerinden Lou Sher de oradaydı ve festivalin uzun metrajlı filmler kategorisi Adultery for Fun and Profit altında ticari dağıtım için ödül alırken festival hakkında Naughty adlı bir belgesel çekildi ve İngiltere’de piyasaya sürüldü.

wet dream film festİlk festivalin başarısından sonra ikinci bir organizasyon için baskılar vardı ve bu ikincisi 1971 senesinin Ekim 20 ve 25 tarihleri arasında gerçekleşti. Daha fazla sansasyonel filmler ve yeraltı aydınlarından oluşan başka bir jüri yer aldı. Dönüş yapanlar arasında Goldstein, Zwerin ve Greer’in yanında Mama Cass (Elliot), William Burroughs gibi yeni isimler ve Miss Angel adlı bir kişi ve porno yanlısı feminist Betty Dodson ve diğerleri yer alıyordu. Haynes’in iyi arkadaşı Jens Jorgen Thorsen ise etkinliği filme almak için oradaydı ve Lou Sher iki nakit ödüle sponsor olarak oradaydı. Bunlardan biri 1000$ değerindeki Altın Dildo Ödülüydü ve kazanan jüri tarafından belirleniyordu, bununla birlikte ABD’de sinema gösterimi için ticari potansiyeli bulunan herhangi filme 50000$ değerindeki Sherpix Ödülü sunuluyordu.

Seks her yerdeydi ve sadece sinema ekranında değildi. Haynes’in kitabında ifade ettiği üzere:

Willem de Ridder kiralamamız için büyük bir bot ayarlamayı başardı. Bot su yatakları ile bu etkinlik için tamamen yenilenmişti ve bol miktarda yiyecek ve oda orkestrası misafirlere güzel anlar yaşatıyordu –bütün bunlar çok ucuz olan sezon biletine dahildi. Bu gemiye dört ya da beş yüz kişi binmişti ve gemi dört-beş saatlik bir yolculuk için Kuzey Denizine açıldı. Geminin odalarından biri aşk odasıydı ve insanlar içeride sevişiyorlardı ve başka bir odada ise insanlar oda orkestrasını dinliyorlardı. Bu kolaylıkla unutulmayacak bir etkinlikti.

Bu da yetmezmiş gibi festival yüzden fazla kişinin giysilerinden kurtularak çıplak bedenlerini bir araya getirdiği büyük bir seks partisi ile zirveye ulaştı.

İnsanlar seks yaptılar ve seks filmleri izlediler ama tam olarak kutladıkları şey neydi? Pornografi mi? Haynes böyle olmadığını düşünüyordu. İkinci festivalin zirvesinde Vtzriety’e de açıkladığı üzere “Geçen senenin Wet Dream Festivali hakkında insanların anlamadığı şey bizlerin ilk başta pornografik unsurlarla değil de özgürlükçülük konseptiyle ilgileniyor olmamızdır. Bu ataerkilliğe karşı bir saldırıdır çünkü insanların neden istedikleri şeyi izleyemediklerini sormaktadır.”

Bu etkinliği ABD’ye taşıma planlarına rağmen üçüncü bir festival hiçbir zaman olamadı ve Suckwet dream film fest 1 takipçileri zamanlarını kendi başlarına bir film hazırlamak için harcadılar. Bir süredir bundan bahsediyorlardı, Haynes’in sözleriyle “güçlü, pozitif, erotik bir film”.

Heynes bir gün Amsterdamlı Max Fischer adlı reklamcıdan bir telefon aldığı zaman bütün parçalar yerine oturmuş gibi görünüyordu. Haynes ve Suck takipçileri ile bir film yapmak istiyordu ve 125,000$ ve Berlin menşeili bir film şirketinin desteği ile çıkagelmişti. Levy ve de Ridder Fischer tarafından beklemeye alınmıştı ve bunu yapmamaları doğrultusunda tavsiyelerde bulunulmuştu ama Haynes bunun peşini bırakmadı. Ön plana çıktı ve Jens Jorgen Thorsen, Lasse Braun, Nicholas Ray ve Dusan Makavejev ve bir dizi bilinmeyen ve ilk deneyimi olan kişi de dahil olmak üzere bir grup yapımcıyı etrafında topladı. Toplamda on üç kişiydi. Parçaların her biri on dakika uzunluğundan olacaktı ve Suck ve genel anlamda cinsel özgürlük hakkında röportajlar ve konuşmalar ile birbirine bağlanacaktı.

Haynes’e göre bu proje tamamen olumsuz bir deneyime dönüşmüştü:

Üzücü olan bu yapımcıların her birinin kendi küçük filmlerini yapmış olması: Jens Jorgen Thorsen’in çekmiş olduğu film [A Piece ofSocial Realism] harikaydı, Heathcote Williams’ın çektiği film mükemmeldi:  herkes bu küçük harika filmleri çekti ve Max [Fischer] bunları Amsterdam’ın bir mezarlığında tuhaf şarkılar söyleyen elemanlar ile birbirine bağladı: ve mezarlıktaki bu şarkıların cinsel özgürlük ya da küçük filmler ile anlayabileceğim hiçbir ilgisi yoktu.

Bu en azından Haynes’e göre finansal bir fiyaskoydu:

Film –genellikle Bill ve Willem’i üzen Wet Dreams adı altında- tüm Avrupa’da, Kanada’da ve Amerika’da [ki ABD’de 1974 senesinde Dreams of Thirteen adı altında yayınlanmıştır] piyasaya sürüldü… 

İngiltere’de film Dreams of a Young Girl adı altında piyasaya sürüldü. Bir keresinde Brewer Street üzerinde yürüken bir porno dükkanının penceresinden içeri baktım ve video kaset olarak orada gördüm ama satın almak için yeterli param yoktu.”

Tolga Demirtaş (tolga@iyikotufilm.com)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...


  • birol
    10 Şub 2016 01:28

    Güzel yazı olmuş eline sağlık yeni yazılarını bekliyorum

  • Yorumunuz:


    Attack From Planet B Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korku Sitesi Once upon in a time in Western Öteki Sinema SİBB Sinematik Ters Ninja B-Film Blog


    yeni