iyiköfüfilm

19
May
2014

Ruggero Deodato Röportajı

Röportaj kategorilerinde yayınlandı.

Ruggero-Deodato

Cannibal Holocaust and the Savage Cinema of Ruggero Deodato

Ropörtaj: Gian Luca Castoldi

Sinema dünyasıyla ilk ilişkiniz 1950’lerde Roberto Rossellini’nin yönetmen asistanı olarak oldu. Bu fırsatı nasıl yakaladınız?

Bu büyük yönetmenin oğlu ile çocukluğumdan beri arkadaştım. Potenza’da doğmuş olmama rağmen her zaman Parioli’de (Roma’nın bir ilçesi) yaşadım ve sinema sektöründe çalışan birçok kişi benimle aynı yerde yaşıyordu. Erken yaşlardan itibaren sinema dünyası beni kendine çekmişti; çok geçmeden kendimi stüdyolarda ufak işler yaparken ve Lorenzo’nun (Rossellini) çok iyi bir arkadaşı olarak buldum , çoğunlukla onun Santa Marinella’daki evindeydim. Bir gün beklenmedik bir şekilde babası bana “Ruggerino, benimle gelip asistanım olmak ister misin?” dedi. Böyle bir şeyi hayal bile etmemiştim ama gittim ve üçüncü yönetmen asistanı olarak ilk filmimi yaptım, daha sonra çok geçmeden ikinci asistan oldum ve her seferinde hiyerarşide bir basamak yükseldim. Rossellini bir dahiydi ve çocukları da harika yeteneklere sahipti. Lorenzo daha da fazlasını yapabilirdi ama babası hiçbir zaman ona fazla yardımcı olmadı, böylece onun birinci yönetmen yardımcısı da ben oldum. Rossellini’nin yönettiği altı filmde çalıştım: II generale della rovere, Ere notte a Roma, Viva l’Italia, Vanina Vanini, Amina nera, ve bir kısa film olan Illibatezza (RO.GO.PA.G projesine olan katkısı). (daha&helliip;)


20
Ağu
2012

Cannibal Girls (1973)

İstismar Filmleri Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Cannibal Girls, 1973 Kanada yapımı bir korku filmi. Filmin yönetmeni Ivan Reitman ve başrollerinde Eugene Levy, Andrea Martin ve Ronald Ulrich yer alıyor. Yönetmen Ivan Reitman, özellikle 80 ve 90’lı yıllar boyunca yaptığı komedi filmleriyle tanınan bir yönetmen. Aynı zamanda yapımcı da olan Reitman, 2000 yılında kurulan The Montecito Picture Company film şirketinin de sahibi. Filmin başrol oyuncusu Eugene Levy ise popüler sinema izleyicisi için oldukça tanıdık bir isim. American Pie filmlerinde başkarakter Jim’in babası olarak hatırlanabilir kendisi.

Cannibal Girls, hikayesi itibariyle şehir efsanesi hissi yaratan ve geleneksel korku filmlerinin bir parodisi olarak nitelendirilebilecek, kült mertebesine erişmiş bir film. Filmde yamyamlık üzerine vaazlar veren bir rahip tarafından yönlendirilen üç genç kızın hikayesi anlatılıyor. Clifford (Eugene Levy) ve Gloria (Andrea Martin) genç bir çifttir. Hafta sonu tatillerini geçirmek için arabalarıyla yola çıkarlar. Küçük bir kasabaya geldiklerinde arabaları arıza yapar ve orada kalmak zorunda kalırlar. Burada eski bir şehir efsanesinden haberdar olurlar: üç yamyam kız ve işledikleri korkunç cinayetler. Bir süre sonra duyduklarının aslında bir şehir efsanesi değil gerçeğin ta kendisi olduğunu görürler.

Film iki başrol oyuncusu olan Eugene Levy ve Andrea Martin’in performanslarına ekledikleri mizahi dokunuşları içeren sahnelere de sahip. Hemen hemen herkesin bildiği Ghostbusters gibi filmlere imza atmış yönetmen Reitman ise özellikle kasaba sahnelerinde kasvetli atmosferi çok güzel bir şekilde yansıtmış. Kullanılan bütçe göz önüne alındığında Cannibal Girls iyi bir ucuz gerilim filmi. Filmin atmosferine büyük katkısı olan gore ve bol miktarda kanlı sahneler yer alıyor. (daha&helliip;)


Diğer adıyla Schiave bianche: violenza in Amazzonia, cannibal filmleri furyasının son örneklerinden biri. Film pazarlama stratejisi olarak Cannibal Holocaust filminin devamı olarak lanse edilmesine karşın birbirinden tamamen farklı filmler. Fakat şunu belirtmeden de geçemeyeceğim ki The Man from the Deep River (1972) filmiyle de bir o kadar benzer özellikler taşıyor.

Film izlemesi zor şiddet sahneleri ve bazı belgesel tarzı gerçek hayan ölümleri içeriyor fakat bu hayvanların ölüm sahneleri Cannibal Holocaust’ta olduğu gibi insanlar tarafından gerçekleştirilmiyor, kendi doğal ortamlarındaki av-avcı ilişkisi içerisinde izleciye sunuluyor. Filmin bir diğer ilginç özelliği ise aşırı gore sahnelerin yanında filmden beklenmeyecek ölçüde duygusal anlar yaşatıyor olması.

Film genç bir kızın mahkemede yargılandığı bir sahne ile açılıyor. Catherine Miles, ailesini, teyzesini ve eniştesini öldürmekle suçlanıyor. Catherine, İngiltere’de yatılı bir lisede okumaktadır. Tatilde ailesinin yanına Amazon bölgesine gider. Ailesi, teyzesi ve eniştesi onun gelişini kutlamak için tekneyle Amazon nehrinde bir gezintiye çıkarlar. Fakat birden nereden geldiği belli olmayan zehirli okların anne ve babasına isabet ettiğini görür. Kendisine gelen oku çıkartmaya çalışırken zehrin etkisiyle yere yığılır gözlerini açtığında başucunda Umukai adında bir yerli durmaktadır. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni