iyiköfüfilm

2
Kas
2015

Martin (1977)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

martin1977George A. Romero’nun hem senaryosunu yazıp hem de yönetmenliğini yaptığı Martin (1977) adlı kült korku filmi, farklı bir vampir öyküsü anlatıyor. Vampir mitlerini sorgulayan bir bakış açısını işleyen filmde John Amplas, Lincoln Maazel (Cuda), Christine Forrest (Christina), Elyane Nadeau (Bayan Santini) gibi oyuncuların yanı sıra makyaj sanatçısı Tom Savini (Arthur) ve yönetmen Romero (Peder Howard) da filmde yer alıyor.

Martin, ondan pek hazzetmeyen Katolik kuzeni Cuda’nın yanına taşınır. Cuda, torunu Christina ile beraber yaşayan, huysuz ve bağnaz yaşlı bir adamdır. Martin ise 84 yaşında olmasına rağmen 20’li yaşlarında görünen, çekingen bir gençtir. Cuda’ya göre Martin bir vampirdir hatta Nosferatu’nun ta kendisidir ve ailede onun gibi bu lanetten nasibini almış başka kişilerde vardır. “Önce ruhunu kurtaracağım. Sonra seni yok edeceğim.” diyerek ailenin lanetini kırmaya ant içen Cuda ile Martin arasındaki zorlu mücadele hiç bitmeyecek gibi görünmektedir.

Martin Cuda’nın aksine vampir olduğunu inkar eder, onun kan içmesi ve yaşlanmaması sadece hastalığından dolayıdır. Bunlar haricinde ısıra ısıra sarımsak yiyebilir, güneşe çıkabilir. Haç ona zarar vermez (hatta kiliseye bile gider) ve her gün kan içmesi de şart değildir. Bildiğimiz vampirler, normal bir insandan çok daha güçlüdür ve saldırarak veya insanları hipnotize ederek kanlarını emerler. Ama Martin çelimsizdir ve onun uyku veren iğneleri vardır. İlk önce kurbanına iğne yapar sonrasında ise bileklerini keserek kanlarını emer. Adeta bir seri katil edasıyla etrafı toparlar, izleri siler ve intihar süsü verdiği kurbanını ardında bırakır. Artık onun için bir ritüele dönüşen bu alışkanlığının altında sadece kan arzusu yoktur. Kadınlarla iletişim kurmaktan çekinen Martin, kurbanlarıyla ilişkiye de girer ama bu sefer çekinmesine gerek yoktur. Çünkü onlar zaten bunun farkında değildirler. Bunun için de Martin’in en büyük hayali, uyanık olan bir kadınla seviştikten sonra onunla oturup sohbet edebilmektir. (daha&helliip;)


15
Tem
2014

Kiss of Damned (2012)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

kiss-damned201270’li yıllar Eurohorror piyasasının en tanınan isimleri Jean Rollin, Jess Franco ve Jose Ramon Laraz gibi isimlerdi. Bu yönetmenler korku sineması üzerinde silinmez izler bıraktı. Xan Cassavetes ise filmlerinde şoke edici görüntüler ve çıplaklığı kullanmaktan çekinmeyen bu isimlerin izinden gitmeye çalışan bir yönetmen. Kiss of Damned’i izlediğinizde klasik bir Eurohorror atmosferinin içine girdiğinizi hissediyorsunuz. Bu bakımdan Kiss of Damned geleneklerine sadık bir film.

Djuna, inzivaya çekilmiş sakin bir hayat yaşayan ve hayvanların kanıyla beslenen güzel bir vampirdir. Bir gece video dükkanında yakışıklı Paolo ile karşılaşır. İkili birbirlerine büyük bir tutkuyla bağlanırlar. Bu tutku dolu bağ Djuna’nın Paolo’yu vampire dönüştürmesiyle doruk noktasına ulaşır. Herşey güzel giderken birden Djuna’nın kız kardeşi Mimi ortaya çıkar ve çiftimiz için hayat bir kabusa dönüşür.

Filmin başrollerinde Josephine de La Baume, Roxane Mesquida, Milo Ventimiglia ve Anna Mouglalis yer alıyor. İki kız kardeşi canlandıran La Baume ve Mesquida oyunculuğun yanı sıra modellik de yapan iki isim. Djuna’yı canlandıran Baume aynı zamanda bir şarkıcı. Filmin yönetmeni Xan Cassavetes ise aktör, yönetmen ve senarist olan John Nicholas Cassavetes’in kızı, Nick Cassavetes’in ise kız kardeşi. Amerikan bağımsız sinemasının önemli isimlerinden birisi olan baba Cassavetes, birçok Hollywood filminde de performans sergilemiş bir aktör. Özellikle 1968 yapımı Rosemary’s Baby ve 1967 yapımı The Drity Dozen filmlerinden kendisini hatırlamak mümkün.   (daha&helliip;)


13
Ara
2011

Top 10 Lezbiyen Vampir Filmleri

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

10. Dracula’s Daughter (1936)

Film, Universal’ın Dracula’sının devamı ve bir öncekinin tam da bıraktığı yerden devam ediyor. Kurnaz Lugosi’yi bir tabut içinde ve Van Helsing’i onun katili olarak tutuklanmış görüyoruz. Bu prodüksiyonun odak noktası, şaşırtıcı derece melankolik olan Gloria Holden’ın oynadığı Dracula’nın kızı, Macar kontes Maja Zaleksa üzerinde. Dracula’nın babası olduğu diğer kızlar arasından sıyrılıp nasıl en öne çıktığı hala cevaplanamamış olsa da aynı klasik repliği ondan da duyuyoruz: “Ben şarap içmem.”

Asıl peşinde olduğu psikiyatrist Dr Jeffrey Garth (Otto Krueger) olsa da aynı zamanda iki kadın kurbanı daha var. Çekildiği zaman için çok da şaşırtıcı olmayan bu lezbiyen durum çok ince şekilde işlenmiş ama bu listeye girmeyi kesinlikle hak ediyor. Dracula’s Daughter film tarihindeki ilk lezbiyen vampir olabilir ama bundan daha da önemlisi kendisi aynı zamanda insan kanına olan tutkusuna karşı psikolojik çare arayan ilk neurotik vampir.

(daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni