iyiköfüfilm

20
Ağu
2011

Melantha Blackthorne Röportajı

Röportaj kategorilerinde yayınlandı.

Tolga Demirtaş: Merhaba Melantha, ilk olarak bize kendinden ve kariyerinden biraz bahseder misin?

Melantha Blackthorne: Filmi yaratıcılığımın çıkış noktası olarak seçmiş bir sanatçıyım. Kaçık fikirlerimi benimle aynı kafa yapısındaki insanlarla paylaşmaktan çok hoşlanıyorum. Yönetmenim, yapımcıyım, aktrisim ve katil ruhlu bir kadınım! Ayrıca Robomonkey Prodüksiyon şirketinin sahiplerindenim, fabrika çıkışı filmleri hiçe sayan, kendi türünde bilinen bir yapım şirketi.

Tolga Demirtaş: Korku filmi ağırlıklı bir filmografin var. korkufilmlerini çok sevdiğin için mi bunu seçtin yoksa senin dışında gelişen bir olay mıydı?

Melantha Blackthorne: Her zaman karanlık ve rahatsız edici filmlerden etkilenmişimdir ve böyle şaheserlerin bir parçası olmak istedim.

Kanlı gökkuşaklarını kovalamak hobimdir ve kesinlikle korku filmlerini benim tercihimdi.

T.D.: Aynı zamanda sen bir modelsin. Modellik kariyerin nasıl başladı ve nasıl gidiyor?

M.B.: Bir gün yolda bir fotoğrafçının fotoğraflarımı çekip çekemeyeceğini sormasıyla başladı modellik kariyerim. Çok kısa bir sure yaptım bunu ve hiç bir zaman ciddiye almadım. (daha&helliip;)


4
Oca
2011

Kötü Tohum (1963)

Yeşilçam kategorilerinde yayınlandı.

Kötü Tohum, 1956 yapımı Mervyn LeRoy’in yönettiği The Bad Seed isimli filmin Nevzat Pesen tarafından yazılmış ve yönetilmiş 1963 yapımı yerli uyarlaması. Filmde Alev Oraloğlu ve Leyla Oraloğlu başrolde. Ayrıca Suna Pekuysal, Öztürk Serengil ve Bediva Muvahhit gibi oyuncularda yan rollerde teşrif ediyorlar.

Film, günümüz Türk sineması için bile eşine az rastlanır türde sert bir gerilim filmi. Sinemamızın özellikle o yıllarda sadece komedi ve dram türüne ağırlık verdiğini hesaba katarsak bugün bile çekilse çok büyük yankı uyandıracak bu filmin o dönemde yarattığı etkiyi hayal etmek zor olmasa gerek.

Masum ve sevimli görünüşleri ile bize hayat sevinci aşılayan çocuklar sinemada birçok kez kötü ve katil olarak çizilmiştir. Çocukların uyguladığı şiddet (yabancı tabirle ‘Evil Child’) teması sinemada aslında çokça ele alınan bir konu. Her ne kadar bu türün atası olarak bu filmin de esin kaynagi olan The Bad Seed gösterilse de, popüler bir tür olmasında 1976 yapımı The Omen’in büyük etkisi var. Children of the Corn ve Lord of the Flies’da bu türün diğer bilinen önemli filmleri.

Filmin konusuna gelicek olursak; Sekiz yaşındaki Alev sınıfının en titiz ve çalışkan öğrencisidir. Babası sık sık iş seyahatlerine giden Alev, annesi ve üst katta kendilerini çok seven iki kadınla (Suna Pekuysal- Bediva Muvahhit) yaşamaktadır. Bir de evin hizmetçisi esrarengiz bir hali olan Memo vardır. Alev her ne kadar oldukça zeki bir ögrenci olsa da, ögretmenin de tabiriyle doğru ve yanlışı ayırt edemeyen, kıskanç bir karakteri vardır. Bu nedenle sınıftaki diğer çocuklarla oynamayı istemeyen Alev’in tek arkadasi Cemal isimli bir çocuktur. (daha&helliip;)


22
Eyl
2009

Kanlı Sinema

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

atasteofbloodAlıcıyı neşter ya da kasap satırı sayan birtakım yönetmenlerin başlıca kaygısı, bugünlerde, bir insanı yürüyen hamburger haline getirmek ve bu işi her türlü anlatı, gerçeklik ya da mantık tasasından uzak yapmak galiba.

Önemli olan tek şey cana kıyma, özellikle de, saçılan bütün kanlar, son kertesine varmış kanlı şölenler yok olup gitmekte olan bir türün son çırpınışlarıymışçasına, bu cana kıymaların yapılış biçimidir…

Eleştirmenlerin çoğunca şiddetle ve dizgeli olarak yok sanan, tepeden bakılarak bilmezlikten gelinen ya da küçümsenen kanlı ya da mide bulandırıcı sinema bal gibi de vardır. Tıpkı bayağı cinsel sinema ve karate ya da bilmem ne filmleri gibi onunda kendine özgü seyircisi, dip ve başyapıtları var; doğrudan doğruya düşsel sinemaya girmeyen, ama içinde böyle sahneler bulunan filmlerin çoğalmasına, kum gibi kaymasına bakılırsa bir zamanlar yineleme sinemasının küçük bir serüveni ya da yan eğilimi sayılan şeyin bu gün, şimdi girişmeyi önerdiğimiz kesip parçalayıp incelemeyi hak eden gerçek bir özerk alt-tür haline geldiği söylenebilir. (daha&helliip;)


1
May
2009

Holocaust 2000 (1977)

Bilimkurgu Filmleri Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

holocaust-2000

Robert Caine (Kirk Douglas) Amerikalı bir sanayicidir. Sahip olduğu şirket Orta Doğu’da bir nükleer santral yapmak üzeredir. Oğlu Angel (Simon Ward) babası için çalışmaktadır ve bu santralı yapmaya kararlıdır. Fakat Robert’ın karısı Eva, aynı zamanda şirket kararlarında oldukça etkili, bu işin yapılmasını istemez ve Arap bir suikastçı (Massimo Foschi) tarafından kazayla öldürülür. Asıl hedef Robert’dır.  Nükleer santrale karşı olanlardan birisi de ülkenin yeni başbakanıdır. Başbakan santralin güvenli olmadığını ve projenin iptal edilmesi gerektiğini düşünmektedir. Robert ve Angel her şeyin gayet güvenli olduğunu kanıtlamak için testler yaptırırlar. Fakat bilgisayar ilginç bir hata kodu verir. Robert daha sonra bir papazla tanışır ve papazın bu hata kodu üzerindeki yorumu ilginçtir: bu yaklaşan deccal’in ilk işaretidir. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni