iyiköfüfilm

Son yıllarda özellikle Quentin Tarantino sayesinde grindhouse filmleri sinemaseverler arasında tekrar popülarite kazanmaya başladı. Gayrıresmi şekilde Tarantino, kendisini Amerikan istismar sinemasının kaybettiklerini kazandırmak adına bir sorumlu olarak seçti, Switchblade Sisters gibi filmleri hatırlatmayı üstlenmek yanında tabi ki aynı zamanda sinema izleyicilerini unutulmuş ve sıradışı filmleri araştırmaya yönelten referansların bulunduğu filmler yönetti. (Şunu da unutmamak gerekir ki Tarantino daha büyük izleyici kitlesi tarafından bilinen filmler konusunda da bir otoritedir.)

Daha sonra Grindhouse (2007) ortaya çıktı, Rodriguez ve Tarantino tarafından ortaklaşa yapılan büyük ilgi gören ve zevkle izlenen iki filmden oluşan bir proje. Gişe hasılatından daha önemli olan şey ise kült filmlere ilgi duyan sinemaseverlerin aklına grindhouse terimini tekrar yerleştirmesiydi. O günden sonra grindhouse, the real McCoys tarafından yapılan çift filmlerin pazarlama terimi olarak da kullanıldı. Aynı zamanda Hell Ride, Machete gibi taklitler ve Hobo with a Shotgun gibi yeni filmler de ortaya çıktı.

İstismar sineması geleneksel, iffet taslayan ve de kitleleri sıradanlığa alıştıran filmlere karşı bir tepkiydi. Özünde yatan içgüdü aslında benzer yönlere sahip mesela para kazanmak. Bunun yanında Jack Hill, Herschell Gordon Lewis ve Roger Corman gibi yönetmenlerin çalışmaları takdir edilesi çünkü amaçları ödüllerin peşinden koşmak ya da sosyal bilinçli taklidi yapmak değil. Düşük bütçeli korku filmleri, çete filmleri, erotik filmler ya da blaxploitation filmleri yapan yönetmenler bütçenin azlığından dolayı hızlı çalışmak ve idareli davranmak zorundalar. (daha&helliip;)


6
Şub
2011

Tura Satana

Kavram-Kuram-Fenomen kategorilerinde yayınlandı.

Tura Satana, 1938 doğumlu Japon asıllı Amerikalı oyuncu ve dansçı. Russ Mayer’in1965 yılında yönettiği kült film Faster, Pussycat! Kill Kill filmindeki Varla rolüyle adını duyurdu.

Satana, Hokkaidō, Japonya’da dünyaya geldi. Tam bir melez olan Satana’nın babası yarı Japon yarı Endonezyalı bir sessiz sinema oyuncusu annesi ise yarı Kızılderili yarı Britanyalı bir sirk sanatçısıydı. 2. Dünya savaşı sona erdikten sonra Leone Pine, California’daki Manzanar kampından (Japonların tutulduğu) ailesiyle birlikte Chicago’ya taşındı.

Tura, gerçekten mükemmel bir öğrenciydi. Göğüsleri erken yaşlarda büyümeye başladığından okulda ve günlük yaşamda oldukça dikkat çekiyordu. Bir gün okuldan eve dönerken 5 kişilik bir grubun tecavüzüne uğradı. Fakat tecavüzcüleri asla cezalandırılmadı. Ta ki Satana dövüş sanatlarına ilgi duyup intikamını alana kadar.

Tura daha sonra başka bir okula kayıt yaptırdı. Burada bir çeteye katıldı ve çetenin liderliğini yaptı. Daha sonraki yıllarda Psychotronic Video magazine verdiği röportajda çeteye katılmasının nedenini “Deri motor ceketleri, jean pantolonlar ve botlar giymenin oldukça keyifli” olduğunu söyleyerek açıkladı. Tura Hernando, Mississippi’de henüz 13 yaşındayken evlendi. Evlendiği eşinin de yaşı henüz 17 idi.

Evlendiği yıl Tura Los Angeles’a taşındı ve yaşını olduğundan büyük gösteren sahte bir kimlikle barlarda blues söylemeye başladı. Başarısız olunca da modelliğe geçiş yaptı. Harold Lloyd tarafından çıplak pozları çekildi. Daha sonra Lloyd, Tura’ya oldukça fotojenik olduğunu ve sinemaya atılması gerektiği konusunda tavsiyelerde bulundu. Fakat Tura aşırı makyaj yüzünden yaşadığı cilt problemleri sebebiyle Chicago’ya ailesinin yanına döndü ve burada bir striptizci olarak dans etmeye başladı. Burada oldukça başarılı bir dansçı oldu ve eyalet eyalet bütün ülkeyi gezdi. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni