iyiköfüfilm

30
Nis
2013

Angel (1984)

B-Film kategorilerinde yayınlandı.

angel15 yaşındaki Molly, okulunda çok başarılıdır. Öğretmenlerinin gözdesi bu kızın bir sırrı vardır. Geceleri “Angel” adıyla fahişelik yapmaktadır! Öğretmenlerinden gizlemektedir ama annesi onu terketmiştir ve babası ölmüştür. Bu yüzden para kazanmalıdır ve bulduğu tek yol budur. Solly adında erkeksi ve ağzı bozuk bir kadının (Susan Tyrrell) pansiyonunda kiralık bir odada kalmaktadır. Odası, yaşadığı bu ikili hayata kontrast oluşturacak şekilde, 15 yaşında bir kıza uyan pembelerle, kurdele ve ponponlarla süslenmiştir. Komşularından birisi iyi yürekli yaşlı travesti Mea’dir (Dick Shawn). Kit Carson adında, hala filmlerde kovboy rolü oynadığını zanneden yaşlı bir adam (Rory Calhoun) da dahil olunca, Molly’nin alternatif ailesi tamamlanmaktadır.

Bu başarıyla gizlenmiş ikili hayat kötü bir hadise sonucu yerle bir olur. Sokaklarda dolaşan bir seri katil vardır ve fahişeleri öldürdükten sonra tecavüz etmektedir. Bu nekrofilin son kurbanı Angel’ın bir meslektaşı olur ve Angel katili görür. Bundan sonra devreye polis girer ve Teğmen Andrews (Cliff Gorman), Angel’ın sırrını keşfeder. Fakat küçük kızın daha büyük sorunları vardır çünkü katil onun peşine düşmüştür. 

Konusundan da anlaşılabileceği gibi filmdeki polisiye ve gerilim unsurları istismar öğelerini bir adım geriden izliyor. Konu 15 yaşında bir fahişenin başından geçtiği için haliyle rahatsız edici. Neyse ki Angel’ı erişkin bir aktrist canlandırıyor ve sadece iç çamaşırlarına kadar soyunuyor. Herhangi bir müşterisiyle ilişkiye girdiği gösterilmiyor. Filmdeki birkaç meme gösterisine Angel’ın dışındaki kızlar katılıyor (Aslında bu istismar kalıplarına uymayan bir şey. Neyse…). Angel’ı canlandıran Donna Wilkes 15 yaşında bir fahişeyi canlandırabilecek şekilde minyon tipli bir aktris. Fakat her ne kadar saçlarını iki yandan at kuyruğu yapsa da yüzü yaşını belli ediyor. (daha&helliip;)


14
Kas
2012

Repulsion (1965)

Korku Filmleri kategorilerinde yayınlandı.

Polanski sınırları zorluyor.

Paris doğumlu Polonyalı yönetmen Roman Polanski’nin Gérard Brach ile senaryosunu geliştirdiği 65 yapımı Repulsion, apartman üçlemesinin (Repulsion, Rosemary’s Baby, Le locataire) ilk filmi olmakla beraber Polanski’nin sanatsal gelişim yolunda ve kariyerinde önemli bir dönüm noktası olmuştur. Ayrıca psikotik sahneleri ve sürrealist geleneği ile sinema tarihinde önem kazanmış, ilk İngilizce filmi olarak kayıtlara geçmiştir. Ama öncelikle Polanski’nin Repulsion’de Psiko-Freud bir deney yarattığını ve hemen bağlamında Alfred Hitchcock’un 60 yapımı Psycho ile arasında Freudyen psikolojik çalışma türünün karşılaştırılabileceğini ve aynı çerçeve içerisinde değerlendirilebileceğini söyleyeyim. Dahası, Repulsion, Polanski’nin ilk -sürrealist- başyapıtı olma niteliğini taşıyor. Eh, hak etmiyor da değil. En nihayetinde, Polonyalı yönetmenin zihnimizi parçalamakta ve psikolojik gerilim yaratmakta oldukça kararlı olduğunu rahatsızlık boyutunun içinde rahatlıkla görebiliyoruz. Anlayacağınız, Repulsion’de Polanski’nin büyüleyici siyah-beyaz gerçeküstü çekimine ve Catherine Deneuve’ün canlandırdığı Carol karakterinin yıkıcı tavrına ve çetrefilli zihnine tanık oluyoruz. Diyeceğim şu ki; Polanski’nin yaptığı gibi gerçeği bir kenara bırakalım -ki yapmadığımız bir şey değil- ve yüz iki dakika boyunca hümanizmin içinde kaybolalım.

Ayrıca Repulsion’in, Polanski’nin diğer filmlerine nazaran daha baskın bir temaya sahip olduğunu görürsünüz. Peki bunun nedeni ne olabilir? Tabii ki toplumdan başka bir şey olamaz. Meselâ kısa filmi Usmiech Zebiczny’yi hatırlayın. 1957’den bu yana Polanski’nin yarattığı karakterler, toplum tarafından değişik formlarda dayatılan bazı sınırları çeşitli şekillerde ihlal ediyor. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İyiKötüFilm Hakkında
İyiKötüFilm Röportajlar
İyiKötüFilm Bağlantılar
Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korkucu Once upon in a time in Western Öteki Sinema Sinematik Ters Ninja

İyiKötüFilm Feeds


İyiKötüFilm
yeni