iyiköfüfilm

22
Ağu
2009

Katran Bebek (1973)

Yeşilçam kategorilerinde yayınlandı.

katran bebek1Yönetmenliğini Günay Kosova’nın yaptığı film için yönetmenin seks furyasına yumuşak bir geçiş yaptığı  ilk film diyebiliriz. Aynı zamanda Günay Kosova’nın üçüncü yönetmenlik denemesi olan film diğer ilk iki filmi gibi aventür.

Filmi hepsiburada.com adlı alışveriş sitesinden edindim. Açıkçası tipik Yeşilçam erotiklerinden biri çıkacağını düşünürken “trash” sınırlarını zorlayan bir filmle karşılaştım. Daha filmin adından başlıyor merak. “Katran Bebek” acaba filmdeki hatunlar nasıl? Bebek gibi diyor baksana hem Seyyal Taner’de oynuyor filmde ama Seyyal Taner furyayı az filmle ve çok fazla soyunmadan geçiştirdi. Fakat filmde bir diğer erotik yıldızımız Nilgün Ceylan’ı görmek beni gerçekten heyecanlandırdı. CD kabında filmin konusu kısaca özetlenmiş: “Uzakdoğu’dan çok kıymetli ve kutsal bir heykel çalınır…”

Filmin ilk sahnesinde Levent Çakır ve çıplak bir kadın yatağa uzanmış öpüşmektedirler. Filmin bütünüyle alakasız sahnesinden sonra, uzun saçlı (peruk) hippi görünümlü bir adam gerilimli bir müzik eşliğinde etrafa şüphe saçarak dolaşmaktadır. Murat 124 marka araba içinde Seyyal Taner adamı izler. Takip ve heyecan doruktadır.

Derken bizim hippi ve iki adam karşı karşıya gelirler. Uzun uzun bakışıp bir düelloya hazırlanıyor gibidirler.  Hiç konuşmadan bir arabaya biniyorlar. Seyyal öndeki arabayı takip ediyor. Hala filmde tek bir konuşma yok. Aslında böylesi daha iyi çünkü diyaloglar başladığında film başka bir faciaya bürünecek. (daha&helliip;)


Arzu, bir gün eve erken gelir. Yaşlı, zengin, göbekli kocasını yatakta başka bir kadınla yakalar. Yakalanan kadın (Nilgün Ceylan) bütün filmlerde aynı biçimde sevişmekte ve aynı biçimde yakalanmaktadırlar.

Basılan kadın rollerinde kadrolu soyunan oyuncular var sanki. Bu kızlar başrol artistleri kadar güzel değillerdir. Şansları iyi gitmemiştir ve seks filmlerinde bile başrole yükselememişlerdir. Oynadıkları sahnelerin çekimleri yarım gün ya da iki saattir.

Çırılçıplak bir otel odasında yatmaktadırlar. Üzerinde beyaz donlu, göbekli kıllı bir adam. Aniden kapı açılır. İçeri polisler girer. Kadın çığlık atar. Çarşafı üstüne çeker. Veya adamın karısı oteli basmıştır. aynın mizansen tekrarlanır. Bitmiştir rol, parasını alır. Evine, oteline,  randevu evine dönecektir. Biraz önce setin ortasında çırılçıplaktır ama şimdi giyinirken odadan herkesin çıkmasını ister. Şimdi belki de öbür sete gidip hizmetçi rolünü oynayacaktır. Hizmetçi kostümü ( siyah mini elbise, beyaz önlük…) kostümcüden kiralanmıştır. Evin erkeğinin tecavüz etmesini bekler. Ya da bu bir mafya patronudur. Hizmetçiler hiç itiraz etmezler bu sevişmelere. Asıl iş çay, kahve sunmak, bulaşık yıkamak, camları silmek değil evin erkeği tarafından taciz edilmektir. Yine kapı açılır. Hanımefendi gelir. Hizmetçi bağırır “Eyvah hanımım!” Gerçek hayattaki hizmetçiler hiç de bu seks filmlerindeki gibi değildir. Kocaları kahvede okey oynarken onlar yaşadıkları varoşlardan iyi korunan köpekli, bekçili sitelere girip akşama kadar çalışırlar. Vücutları pörsümüştür, gayet çirkinlerdir. Hanımefendinin verdiği kıyafetleri üzerlerine geçirdiklerinde gülünç bir palyaçoya dönerler.

erotik-yesilcam (daha&helliip;)


18
Mar
2009

N’olursun Yapma! Allah Belanı Versin, Ahhh!

Yeşilçam kategorilerinde yayınlandı.

intikam-kadini70’li yıllar Yeşilçam Türk filmleri, tecavüze yüz vermez gibi durmakta ama tecavüzü malzeme olarak kullanmaktan da geri kalmamaktadır. Tecavüz sahneleri uzun uzun çekilmekte, bütün ayrıntıları seyirciyi tahrik etme amacıyla kullanılmaktadır. Bu sahneler ahır, samanlık, üvey baba evi gibi yerlerde gerçekleşmekte genelde Yeşilçamın en tipi bozuk, kötü adamı ya da kavgacı diye nitelediğimiz ağbilerimiz tarafından pratiğe geçmektedir.

Tecavüz edilen kadın her kim ise, belli ki o dönemin havalı, sükseli yıldızlardır. (Zerrin Egeliler, Zerrin Doğan, Figen Han) Tecavüzcüler, belli ki bul filmlerde bile bu kadınların yanına kolay kolay yaklaşacak tipler değildir. Ancak bu tarz sahneler sayesinde, bu kadınlarla yatabileceklerdir. (Burada Kazım Kartal’ı ayırıyorum; çünkü o bu filmlerin jönüydü) Yolsuz, parasız, terso figüran ağabeyler ayıp olmasın hesabı akşamdan hamama gitmekte, bakkaldan yeni bir çorap satın almak zorundaydı. Bu dönemin canım kadınlarının göğüslerini mıncıklıyor, ısırıyor, donunu yırtıyor, elini kadının en imkânsız yerlerine sokuyor. Kafasını kadının bacakları arasına sokuyordu. Yarım yamalak da olsa, bu kadınla yatmış oluyordu bir nevi. Bu gariban Yeşilçam sokağının kaybetmiş çocukları, akşam, ayakçı birahanede havasını atıyor, “Figen Han’ı yedim” ya da “Zerrin’in bacaklarını bir ayırdım…”diyerek konuşuyorlar. Onlar için bulunmaz bir fırsat, rüyaydı bu sahneler. (daha&helliip;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Attack From Planet B Extreme Haribo Giallo For Dummies Immoral Tales Kahramanlar Sinemada Korku Sitesi Once upon in a time in Western Öteki Sinema SİBB Sinematik Ters Ninja B-Film Blog